Alfa Romeo 75 2.5 V6: Köşe ve çıkıntıların sonu.
Fiat firmayı teslim almadan önce Alfa, firmanın 75. yılı şerefine transaxle sistemini kullanarak son gerçek Alfa olarak tanımlanan modeli olan Alfa 75'i çıkarttı ve aynı zamanda bir çağın sonunu da getirmiş oldu. Son Alfa Romeo'nın klasik olma kalitesine sahip modelinin testi karşınızda.
Bella Macchina! Ne zamanlardı ama gaza pedalına basarak kalp atışlarının yükseltildiği zamanlar? Bunları tekrardan yaşamak isteyenlerin efsanevi Alfa 75 modeli ile kısa bir gezintiye çıkmaları yeterli olacaktır. Kısa piston yollarına (strok) sahip olan 2,5 litrelik altı silindirli motorun tepkileri bıçak kadar keskin. Motor, sadece 1,3 ton ağırlığında olan kasayı etkili bir şekilde ileri taşımakta. Her devir aralığında farklı bir ses çıkartaran motor en alt devirlerden 6.000 devir üstüne kadar çıkabiliyor. Bella Macchina! 70'li yılların sonundan itibaren Alfa'nın top modellerinde yer bulan motor, insanı sarhoş eden bir etkiye sahip idi. Bugün Holden'den alınan V6 motorların etkisiz sesine karşın çok büyük bir fark var. Devamlı ve devamlı olarak altı silindirlinin melodik Crescendo'sunu duymak için, sürücünün eli devamlı olarak kısa oranlı beş vitese gider.
Motor önde, vites kutusu arkada.
Alfa 75'te motor ile arka tekerleri hareket ettiren aksı bir araya getiren aktarma organları, Transaxle-Tarzı ile birbirine bağlanmıştır. Üretim maliyetleri açısından çok yüksek olan bu sistemi sadece zamanının çok yüksek maliyetleri spor otomobillerinde bulabiliyordunuz, ancak yine bununla beraber 50:50 ağırlık dağılımına ulaşabiliyordunuz. Alfa Romeo böylece arkadan itişli modellerine eşine az rastlanır bir denge ve hakimiyet imkanı sağlıyordu. Arkadan itiş ve hafif kullanımlı hidrolik direksiyon ile bu otomobili farklı virajlarda tam olması gerektiği gibi yönlendirebiliyordunuz. Gaza çok hafif bir dokunuş ile virajları hafif drift yaprak dönebiliyorsunz.
Alfa 75, bu denli bir sürüş zevkini sunan son seri otomobil olacaktı. Çünkü Fiat'ın Alfa Romeo'yu alması ise arkadan itiş sisteminin üretimi tamamlanacak ve tarihteki yerini alacaktı. Alfisti sanki bunu önceden sezinlemiş olacak ki 1977 yılında üretilmeye başlayan Giulietta'nın halefi 75 ile etkili bir son hazırlamaya çalıştı. Aynı selefi gibi 75 de Ermanno Cressoni'nin kaleminden çıktı. Arese'deki Centro Stile'nin yöneticisi kama biçimli tasarımında bir adım daha ileri gitmiş oldu. Cressoni aynı zamanda düşük bir rüzgar direnç katsayının yanında rüzgara karşı koyan alanın da az olmasına özen gösterilen, zamanı için alışamadık bir sedan tasarlarken, bu tasarım modern tasarımlar için de ileride ilham kaynağı oldu.
Tam zamanında gelen doğum günü hediyesi.
Motor ve yürüyen aksam teknolojisi açısından bakıldığında, Alfa mühendisleri 1972 yılında Alfetta ile kullanmaya başladıkları yapı prensibinin ilerletilmiş halini kullanıyorlardı. Artık kendini ıspatlamış teknolojinin ilerici bir tasarım ile birleştirilmesi iyi bir sonuç vermişti. 17. Mayıs 1985, yani bir firmanın tam 75. yaşını kutladığı zamandan kısa bir süre sonra ortaya çıkan sonuç, Alfa 75'in kendisinden bir sene önce piyasaya çıkan Alfa 90 bile başarılı olacağı idi. Daha başlangıç aşamasında ürün gamında beş farklı motor var idi: Bir tarafta kendini kanıtlamış olan üstten çift egzantrikli dört silindirli motorun 1,6, 1,8 ve iki litrelik vesiyonları. Dell' Orto çift karbüratör ile 110 ile 128 arasında güç alınabiliyordu. Bu sayfalarda portresini çizmeye çalıştığımız 2,5 litrelik V6 ise 156 BG veriyordu. Diğer yanda 95 BG veren iki litrelik bir dizel vardı. Aslında Alfa 75 sedan tasarımının yanında bir de beş kapılı Sport Wagon olarak da üretilecekti. 1986 yılındaki Cenevre fuarında bir prototipi de sergilenmişti. Hatta Alfa fabrikasında birkaç tane ön üretimi gerçekleşmiş model bile vardı. Ancak 1 Ocak 1987'deki Fiat geçişi sonrasında yeni sahipler, Sport Wagon'un üstünü anında çizdiler. Hatta dört kapılı sedan bile Fiat Şefi Vittorio Ghidella'nın takibinde idi: «İyi bir otomobil ama üretim aşamasında çok pahalı.» Yine de bu tespite rağmen Alfa 75'in ürün gamı zaman ile genişletilmişti. Mesela 155 BG'lik dört silindirli 1,8 litre bir turbo motor ile. Bu motor nerede ise 2,5 V6 ile aynı performansı veriyordu, ve iki litrenin altındaki hacmi ile de belirgin şekilde İtalya'da daha az bir vergiye sahipti. 1,8 litrelik turbo motorlu versiyon, aynı şekilde motorsporları homologazyonu için üretilmiş olan 500 serisi Turbo Evoluzione gibi İsviçre'ye çok az sayıda giriş yaptı (yazı bir İsviçre makalesinden alıntıdır). 1986 yılı itibarı ile İsviçre'de çok katı emisyon kuralları geçerli olduğundan ve katalizatör de olmadan turbo emisyon kurallarını geçemiyordu, aynı diğer 75'ler gibi. Bu sebeple Amerika pazarı için planlanmış model olan 2,5-Liter-Kat-Version Milano 1987 yılında hemen burası için (İsviçre) de devreye girdi. Bu model lastik körüklü daha büyük tamponlarında ayırt edilebiliyordu. Karbüratörlü modellerin egzoz gazı temizleme işlemini yerine getiren yeni bir tasarlanmıştı. Yeni, 145 BG'lik (bazı pazarlarda kat olmadan 148 BG) enjeksiyonlu 2.0 Twin Spark, aynı zamanda da çift ateşleme sistemine sahip idi. Bu motorun temeli motorsporlarında yer almış ve kendi ıspatlamış GTA motoru temeline dayanıyordu ve aynı 3,0 litre hacme sahip 182 BG'lik altı silindirli motor gibi Alfa mühendislerinin kendi tasarımı idi.
Klasik olma potansiyeli olan bir model.
1988 yılı sonu itibarı ile 75 modeline hafif bir makyaj uygulanarak ön ızgarasının şekli değiştirildi, iki litreden itibaren olan modellerde çamurluk üstü ilaveler ve marşpiyeller eklendi. Son olarak 1990 yılında piyasaya sürülen 2.0 Twin Spark'ın Limited Edition serisi ile 192 BG'lik 3.0 V6 Quadrifoglio Verde serisi, ürün gamını tamamlamış oldu. Nerede ise yedi yıllık üretim süresinden sonra 1992 yılının ilkbaharında son Alfa 75 bantlardan çıkmış oldu. Bir çok Alfa sever için bu son gerçek Alfa idi. Bu sebeple pahası yüksek tutulan ve klasik olma ihtimali olan bir modeldir. Modelin mekaniği güçlü ve geniş yedek parça tedariği sebebi ile problemsizdir. Ve iyi karoseri pas koruma tedbirleri ile Alfa 75, daha fabrikasında çürümeye yüz tutmayan ilk Alfa'ydı denilebilir. Ancak sac aksam ve iç dış trim malzemeleri resmi olarak artk üretilmemektedir. Bu durum ve farklı modellerin çok olması sebebi ile orijinal parça bulmak sıkıntı yaratabiliyor. Genellikle bir çok farklı versiyondan temin edilen parçalar kullanılıyordu. Mesela makalemize konu olan 1987 model 2.5 Milano'nun ön ızgara ve marşpiyelleri makyajlı versiyonlara ait, Ronal jantları ise final serisinde çıkan Limited Edition'a ait. Bu tip durumlar koleksiyona ait olma şansını azaltıyorsa da tutkuya hiçbir etkisi olmuyordu.
Uzman Tavsiyeleri
«Çamurluk altı plastiklerinde ve marşpiyel altında mutlaka çürüme kontrol edilmelidir. Motorlar problemsiz ve uzun kilometreler yapmaya müsait. Motorların tek sıkıntısı krankmillerindeki dengesizlik ve ikinci vitesteki "cartlama" sayılabilir. Koltukların kumaşlarında da sık sık aşınmalar gözlenebilir. Mekanik akşamların tedariğinde sıkıntı çekmezsiniz. İç aksamdaki bir çok trim aksamı ile dışardaki trim aksamlarını ise ancak ikinci el olarak bulabilirsiniz.»
Jürg Moser
Garage Stalder & Moser
8548 Ellikon
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-45ed0122-79480.jpg&hash=929d57d54f56dd446e1eb20998aa861121917b9f)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-67980e23-79490.jpg&hash=4a6d1a54622fd47812d079340f82c9a1a78c0704)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-785ab7c4-79488.jpg&hash=b295d69b70d63bc9d6fcb58f698830cf1e13d846)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-7a6b2c90-79478.jpg&hash=05e4038db42231ac62858b44d3da9b5c50ff5318)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-7b6ebcd1-79484.jpg&hash=de64a4071c0c502b47a13aee1b12e9e2f6fe932c)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-857a7840-79483.jpg&hash=ec364775964d499cd1ccba42e019ae9907ef3e52)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-87754644-79504.jpg&hash=faa9a1e634c41c08b8b617ed6cadc6d8d5918057)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-9397269b-79485.jpg&hash=d0d0c0298f7aee3d9dec1bcd43238a2d98a4d7d0)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-a2e24884-79492.jpg&hash=d3912fa4989f0426416f13897a54aec9827e2200)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-ac79903c-79475.jpg&hash=4dcc4616378bb08d3f6dc7f10eeab7634cac6676)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-b027bc7e-79505.jpg&hash=170591e871b84c01bd0d618672dcf8b27011227f)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-b6aa292d-79495.jpg&hash=f80aa8ccc025f39c034a7888cad513aabe9f4feb)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-d5a532a1-79493.jpg&hash=9c3ea6bfa532c28b0cd324e16344765a954f39fc)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-d8b22225-79482.jpg&hash=d1ed2c16e00bf897aa6cf421da00e67ed643c185)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-f5dc4440-79477.jpg&hash=988dae8840c6066c3c820b0de33d73d93458a51e)
(https://www.alfistiturkey.net/forum/proxy.php?request=http%3A%2F%2Fauto-klassik.ch%2Fwp-content%2Fgallery%2Falfa-romeo-75-2-5-v6%2Falfa-romeo-75-2-5-v6-1986-1988-fotoshowimage-f6e9c47d-79476.jpg&hash=d3314c60956da6917fb37fc64956f994b5d134bc)
@admin;
Baştan sona keyifle okudum,
Fotograflara bayıldım.
O'nu daha da çok sevdim.
Teşekkürler :alkis:
Admin çok teşekkürler, 75 hakkında hiç bilmediğim şeyler öğrendim ve hemen babama da ilettim.
Açıkçası 75 kullanmadan Alfa kullandım diyemez bir Alfisti, derse 75'e binmemiştir..
Bizim 92 model 2.0 kırmızı şeytanımız bu makaledeki bilgileri doğruluyordu.. Şimdi Adana yollarında olsa da ilerde bi 3.0 Amerika koleksiyon için almayı düşünüyorum..
İlk kullandığım araba idi, gidişi, viraja girişi, sollama yaparken öne atılışı su damlası formu vs.. Gerçekten bu Alfanın tadını hiç birisi vermiyor..
Sedan ama spor araba gibi yerdesiniz, direksiyonun ağırlığı özellike Bodruma giderken tek gidişli yollarda bagajın ağzına kadar dolu olup ve 4 kişiyle solllama yaparken öne o atılışı, zincir trigerin özel has sesine ait motoru gerçekten bu aracı çok özel kılıyor..
Geçen sene Milano'da tertemiz bir tane görünce dakikalarca başından ayrılamamıştık..
Sevgili babacım bilmesede benim aracı sakin sakin kullandığımı düşünsede, bu araç altınızdaysa gaza basmamak ve drift yapmamak gibi bir seçeneğiz olmadığını bilirsiniz..
Tüm 75 severlere sevgiler :)
Keyifle okudum..
Jantlar çok güzel.
:yukari-ok:
You are not allowed to view links.
Register or
Login
Körüklü tamponlari sevmesemde resimlerdeki 75 tablo gibi.
75 bir gün benimde sahip olmak istediğim bir Alfa. Çok özel bir otomobil.
Tapatalk
You are not allowed to view links.
Register or Login
Admin çok teşekkürler, 75 hakkında hiç bilmediğim şeyler öğrendim ve hemen babama da ilettim.
Açıkçası 75 kullanmadan Alfa kullandım diyemez bir Alfisti, derse 75'e binmemiştir..
Bizim 92 model 2.0 kırmızı şeytanımız bu makaledeki bilgileri doğruluyordu.. Şimdi Adana yollarında olsa da ilerde bi 3.0 Amerika koleksiyon için almayı düşünüyorum..
İlk kullandığım araba idi, gidişi, viraja girişi, sollama yaparken öne atılışı su damlası formu vs.. Gerçekten bu Alfanın tadını hiç birisi vermiyor..
Sedan ama spor araba gibi yerdesiniz, direksiyonun ağırlığı özellike Bodruma giderken tek gidişli yollarda bagajın ağzına kadar dolu olup ve 4 kişiyle solllama yaparken öne o atılışı, zincir trigerin özel has sesine ait motoru gerçekten bu aracı çok özel kılıyor..
Geçen sene Milano'da tertemiz bir tane görünce dakikalarca başından ayrılamamıştık..
Sevgili babacım bilmesede benim aracı sakin sakin kullandığımı düşünsede, bu araç altınızdaysa gaza basmamak ve drift yapmamak gibi bir seçeneğiz olmadığını bilirsiniz..
Tüm 75 severlere sevgiler :)
çok güzel yazmışsın kardeşim, sizin o Alfa 75'i bende unutamıyorum :yukari-ok:
You are not allowed to view links.
Register or
Login yazılacak herşeyi yazmışsınız.hele ki son kısım imzamı atarım.bazı arkadaşlar (burda kimseye yönelik bi eleştri yapmıyorum) yanlanıyo bununla,adam gibi kullanılmıyo dediğimizde nazarında bi apaçi gibi görsede bizi farketmez.biyerde siz artık mudahale etmiyosunuz araba kendi yanlıyo.3 tane cezam var :)) çok araba kullandım ve açıkcası hayatta sert araba kullanmazdım.75 farklı.enjeksiyonlu bi arabada karburatörlü gibi aragazı vermek,motorun muhteşem hırıltısı,arabayı görenin dönüp birdaha baktığı ,oğul gibi.. anlayamassınız :D.sözün özü imkanı olanlara hazır 3 5 tane düzgün 75 varken alıp tatmalarını tavsiye edeceğim bir lezzet.diğer alfalara her zaman binersiniz.75 i tadın
çok enteresan,2.5 v6 motorda 220 kadran var,bizim t.s lerde 260. sanırım son serilerde ellerinde olanı kullandılar araçlarda,260 kadran 3.0 lara gider ancak.2. vitesteki cartlama çok kötü,kesinlikle 2 de devir çevirip aynı hızla 3 e geçemiyorsunuz :( bu arada makale için çok teşekkürler You are not allowed to view links.
Register or
Login. bilgisayarıma kaydettim,arada bir okur alfamla gurur duyarım,bir devrin kapanış modeli nede olsa.
You are not allowed to view links.
Register or
Login teşekkürler
Çok şanslısın valla, ileride tekrar bu şahesere bineceğim..
Aynen benimde gözüm takıldı 220'ye bizdeki 260'dı. Dediğin gibi olabilir 260'ları artık tasarruf olsun diye kullanmış olabilirler
İlginç olan aynaları ve bagajı, değişik geldi..Ama en güzelleri bence son makyajlı 92'li modeli
bizdekiler makyaj gördükten sonraki aynalar.ama benim bu aynalar daha hoşuma gidiyor.uygun yollu denk gelirse ebayden alırım.benim sağ yok zaten.dodikde makyajla gelmiş zaten.bagaj ufak bunda,sanırım o versiyonda benzin deposu orda,egzoz sağda olduğuna göre
You are not allowed to view links.
Register or Login
bizdekiler makyaj gördükten sonraki aynalar.ama benim bu aynalar daha hoşuma gidiyor.uygun yollu denk gelirse ebayden alırım.benim sağ yok zaten.dodikde makyajla gelmiş zaten.bagaj ufak bunda,sanırım o versiyonda benzin deposu orda,egzoz sağda olduğuna göre
Benzin deposu Amerika için üretilenlerde ufak. Malum orda güvelik regülasyonları önemli, benzin deposu yeri ve hacmi için amerikan versiyonlarda bagajdan çalmışlar alanı.
Haklısın bu kadar ufak olması şaşırtıcı. 75 çok büyük bir araba değil ama hacmine göre bagajı inanılmaz geniş. Bizim modellerde benzin deposu alttan gözüküyordu, Amerikada benzin deposundan dolayı çıkan yangınlar vs dediğin gibi regülasyonlar var baya ondan dolayı çok ufak kalmış
Aynaları hoşuma gitti ama bagajdaaki çıta makyajlı modellerde olması hem tasarım hemde aerodinamik açıdan daha iyi özellikle yüksek hızlarda arabanın arka tarafınıda yere yapıştırıp inanılmaz bir yol tutuş sağlıyor tabii en önemlisi babamın her zaman söylediği "
Alfa 75'te motor ile arka tekerleri hareket ettiren aksı bir araya getiren aktarma organları, Transaxle-Tarzı ile birbirine bağlanmıştır. Üretim maliyetleri açısından çok yüksek olan bu sistemi sadece zamanının çok yüksek maliyetleri spor otomobillerinde bulabiliyordunuz, ancak yine bununla beraber 50:50 ağırlık dağılımına ulaşabiliyordunuz. Alfa Romeo böylece arkadan itişli modellerine eşine az rastlanır bir denge ve hakimiyet imkanı sağlıyordu. Arkadan itiş ve hafif kullanımlı hidrolik direksiyon ile bu otomobili farklı virajlarda tam olması gerektiği gibi yönlendirebiliyordunuz. Gaza çok hafif bir dokunuş ile virajları hafif drift yaprak dönebiliyorsunz."
You are not allowed to view links.
Register or
Login, birde babam sakın ola virajlarda vites değiştirme derdi :) Bir kere dalgınlığıma gelince hafif arkayı oynattım ama çabuk toparladım önden çekişli araba gibi olmadığı için dikkatli olmak lazım..
Kısaca 75'inde huyu suyu var, kullanma raconu var yoksa drift yapayım derken...
75 Alfa'nın bence en güzel dirft arabası, yurtdışında bu iş meslek ve hobi olmuşken burdaki algısı drift yapan apaçi sıfatı yiyiyor.. Ama tabii bununda bir raconu kuralı var her yerde yaparsan olmaz
Bende yapardım ama çok dikkatli bir şekilde genelde etrafta pek araba olmadığında, bence en iyisi bu işin eğitimini almak, profesyonelce pistte yapmak
You are not allowed to view links.
Register or
Login ;drift derken amiyane tabir,arabaya kıç attırsan drift deniyo ya,bizdeki ağız alışkanlığı.yaklaşık 2 sene olcak,2 defa sıfır çizmişliğim var topu topu,oda nasıl oluyo diye meraktan.arabasına acıyan o sıfır olayına pek girmemeli zaten.,hiçbi mantığı yok.ama trafiğin akmadığı yuvarlaklar veya ağır girilen musait virajlar kıç attırmak için ideal,çok güzel topluyo namussuz :)benim olayım o,viraj gördümmü dayanamıyorum. yoksa drift kim biz kim.zaten debriyajı çok can sıkıcı öyle cayır cayır döneyim,sağlı sollu boş bi arazide oynıyım falan dersen su koyveriyo.orjinalini bulması dert,taktırması ayrı dert.eski arabayla tutar liftte kalır hesabı kimse uğraşmak istemiyor.elden iş gelmiyorsa 156 alıp paşa paşa binmek lazım.75 birazda arabasını sağlamken kurcalayıp bozacak,sonra o bozduğunu tekrara yapmaya uğraşcak adam arabası :)) ama kaput altı falan bunun için musait,156 yla falan o şekilde uğraşamazsın.benim gibi günlük kullanan için böyle tabii.2 araba olarak kullanılırsa ölümsüz olur bence.