Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Alfa Spider, Bertone ve Montreal ile bir gezinti

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

agucba

Alfa Romeo Spider, Montreal ve Bertone ile sürüş izlenimi
Sevgi, Keyif ve Heyecan


Alfa Romeo, dünyada bu yakışıklı Milano?lular kadar duyuları harekete geçiren çok az otomobil vardır. 2000 GTV, Spider 2000 ve Montreal bunun için hedef örneklerdir. Bunlar çekingen taşıma araçları olmak yerine sürüş esnasında büyülü bir havayı temin eden otomobillerdir.

Register or Login" border=0>

Dondurma sezonu başlıyor. Garsonlar açık havada tekrar Coppa Amaretto veya Coppa Amarena servis etmeye başladıklarında, onları, yani Alfa Bertone ve Alfa Spider?ları tekrar görmeye ve duymaya başlarız. Nasıl ki arılar çiçeklerin etrafında daireler çiziyorlarsa, onlar da dondurma cafélerinin etrafından konacak bir yer ararlar. Bu durumda onlara, hemen tezgahın yanında park etmelerine izin vermek gerek. Alfa Romeo?nun 100 yıllık tarihi düşünüldüğünde bu baş köşeyi her halikarda hak ediyorlar.

Giulia Sprint GT?nin adı Bertone olarak değişiyor
İlk defa 1963 yılındaki Frankfurt Otomobil Fuarı?nda (IAA 1963) Milano?lu bir kreasyon olarak Alfa Romeo Giulia Sprint GT adı ile ziyaretçilerin karşısına çıkan otomobilin, yıllar sonra bu baş köşeye yerleşeceğini sezemiyorlardı. Yeni çıkan bu model, Giulia Sprint modelinin yerine çıkmıştı ve kendisinden sonra gelecek modellerde de kullanılanacak olan Bertone adı ile anılmaya başlanacaktı. Ancak auto motor und sport test sürücüleri, Alfa?nın bu yeni modelinin çok büyük atılım olduğunu ?Eşine az rastlanan ve tam sürücünün altıcı hissini harekete geçirecek olan bir otomobil? kelimeleri ile dile getirmeyi ihmal etmediler.
Bugün bile, üzerinden 40 yıl geçmiş olmasına rağmen, Bertone sürücüleri auto motor und sport test sürücülerinin yazmış olduklarını başlarını sallayarak onaylayacaklardır. Bu otomobil ile tesadüfi bir şekilde de olsa tanışmış olanları bekleyen tehlike, bağımlılık yapması ve kişinin onu elde etmek için en uygun zamanı fırsat bilmesidir. Bugün bile bu otomobili göre bir otomobil fanatiğinin yüzünde, torununu gören bir dedenin yüzündeki tebessüm ile eş değer bir gülümseme görülür.

Giugiaro, Giulia Sprint GT ile bir şaheser yarattı
O zamanlar henüz tasarımcı Giorgetto Giugiaro?nın yönetiminde çalışan Bertone, fonksiyonel ama yine de şık olan bir tasarım ile bir anıt yaratmış oldu. İlk Bertone Coupé tasarımının kolay tanınmasını sağlayan belirleyici ayrıntı, motor kaputunun bir nevi basamaklı yapısı ki buna Alfisti kısaca ?Kantenhaube? takma adını verdiler. Alfa Romeo GT 1300, bu ayrıntıyı Kasım 1970?e kadar taşımaya devam etti, zaten bundan sonra tüm Bertone?ler artık düz bir motor kaputuna sahip oldular. Genel anlamda 1977?deki son üretim senesine kadar Bertone modellerinde geniş çaplı tasarım değişiklerine gidilmedi. Estetik dokunuşlara gerek görmeyen ve cazibesini farklı saç tasarımları ve makyaj ile sağlayan bir ?bella signorina??da olduğu gibi Alfa da Bertone?nin dışında ve içinde ufak optik değişikler yapmakla yetindi, genel anlamda teknik geliştirmelere yöneldi. Aşırı sportiflik amacı ile üretilmiş olan çift ateşlemeli ve daha hafif alüminyum karosrisi ile GTA modellerinin bile ilk bakışta Bertone olduğu anlaşılıyordu.

Uzmanlar aradaki farkları görebiliyorlar
Bu hikayede adı geçen Alfa Romeo 2000 GTV, 1968 yılında tanıtılan 1750 GTV?nin çift farları ile, ancak daha az krom aplikasyonlara sahip ön ızgarası ile karşımızda. 1971 yılında tanıtılan model için bir başka tanıtıcı özellik, geri vites lambaları entegre edilmiş arka farları. Uzmanlar yine ön konsol içindeki farklılıkları da görmekte. Büyük hız göstergesi ile büyük devir sayacının arasına küçük hararet ve benzin seviye göstergeleri girmiş oldu.
Kabul, 1750?nin içi daha güzel çünkü göstergeler daha çekici ve krom ile çevrelenmişler ancak bunlar sürüşü etkileyen şeyler değiller. Bir pazar sabahı, virajlı köy yollarında dört kişiye yer sağlayan Bertone ile dolaşmak, küçük üçgen camı açıp içerisinin temiz hava ile dolmasını sağlamak en güzel anlardan biridir. Aslında camı açmak sadece hava almaktan ziyade sanki Adriano Celentano?nun Azzuro isimli şarkısını söylerken çıkardığı hırıltıya benzer sese sahip çift egzantrikli motoru dinlemek için daha uygun.

Başarısı kanıtlanmış motor konstrüksiyonu ve örnek çevre görüşü
1954 yılında Giulietta?yı 1.3 litrelik hacmi ile de kanatlandıran hafif alaşımdan yapılma, zincir tahrikli çift egzantrikli, fincanlar ile kontrol edilen supapları, yağlanmiş silindirli bloklarına sahip olan motor şimdi de karşımızda. İki litrelik versiyonda sadece 5.500 devirde ulaşılan 131 beygir ile motorun yaklaşık bir tonluk ağırlık ile boğuşmasına hiç gerek kalmamakta. Hiç bir şekilde yüksek devirleri çevirmeye gerek kalmadan hızlı bir tempo ile seyahat edilebiliyor. Kolay kullanımlı ancak emirlere kesin cevap veren direksiyon ile virajları dönmek büyük bir keyif. Yol daralmaya başladığından örnek teşkil edecek kadar iyi olan çevreye hakimiyet ve günümüzdeki örneklerine göre dar kalan 1.58 metrelik karoseri genişliğinin nimetlerini kullanmak gerekiyor.
Nötr ile önden kayma eğilimi arasında bir sürüşe sahip olan otomobili kullanmak büyük bir keyif, ve büyük hataları tolore edebilecek kadar iyi olan süspansiyon sistemi, kontrolü kaybedip ilk çalılığa dalmanızı engelleyecektir. Arkadaki sabit aks sistemi iyi bir yol tutuşu garanti edecek sertliğe sahipiken, aynı zamanda insanın belini rahatsız etmeyecek kadar da konfora sahip. Aslında bu kombinasyonun, yani sportiflik, sürüş zevki ve günlük kullanıma uygunluk arasındaki denge karşısında saygı ile şapkamızı çıkartıp eğilmemiz gerekmekte, buna söylenecek tek kelime ?mükemmel? olacaktır.

Alfa Spider, Pinanfarina?nın kaleminden yaratıldı
105 model serisi, yani Giulia sedanın genlerinden gelen  Alfa Romeo Spider 2000 de Bertone kadar etkiye sahip oldu. Bu muhteşem karoseriyi Pinanfarina?nın kaleminden çıktı ve 1966 yılında seri olarak satışına başlandı. Tanıtım kitapçığında gösterilen yuvarlak arka kısmı için güneş altındaki en güzel tasarım tanımlaması yapılmış ama güzellik kavramı zaten kişiye göre değişmekte. Henüz Kasım 1969 yılında zaten değiştirilimiş arka tasarımı ile yeni Spider Torino fuarında tanıtılmış oldu. Yuvarlak arka tasarımdan vazgeçilmesi pratik anlamda avantajlar getiriyordu. Buna göre ?Fastback? olarak tanınmaya başlayan modelin bagaj hacmi de genişlemiş oluyordu. Böylelikle çok bagajlı bir tura artık hiç bir şey engel olamayacaktı.
Genç bir çifti dağlarda ve göl kenarında dolaştırıp herkesi buna davet eden bröşür 1981 yılında içinde kahverengi bir Spider ile mümkün oldu. Alfa, Spider?in tamamen gezinti aracı olduğunu ve bunda abartılacak bir durum olmadığını bu model ile anlatmaya çalışıyordu.

Vites değiştirmeden sürüş yapmak veya 190 km/s?e kadar çıkmak, Spider her ikisini de yapabilmekte
Alfa Romeo Spider 2000?nin ahşap direksiyonunun arkasında sürücü kendini evinde gibi hissetmekte ve palmiye ağaçları ile kaplı bir yolda güneşi hissederek ilerlemeyi veya akşam vakti yıldızları izleyerek gitmeyi sabırsızlıkla beklemekte. Bu esnada iç mekanda esen rüzgarın şiddetine tamamen sağ ayak karar vermekte. Sürücü, ayağı ile ne kadar basacağına karar verirse, içeride de o kadar rüzgar esmekte. Veya sürücü, motorun tüm gücünü kullanarak farklı bir keyfe ulaşabilirsiniz. Talep edilmesi halinde, Spider 2000 ile 190 km/s?e çıkabilirsiniz. Yalnız bu durumda tavanınızın kapalı olması gerekmektedir. Tavanın sadece iki gergi yardımı ile inanılmaz basit yapısı sayesinde, yağmur başlaması sonrasında çabucak bir şekilde tavanı kapatabiliyorsunuz.
Fastback Spider?in kullanımı da aynı Bertone gibi çok kolay ve zahmetsiz. Acelesi olmayanlar, Veglia devir saatini 2.000-3.000 devir arasında sabit tutarak keyifli sürüşler gerçekleştirebilir. Motor bu devirler arasında en güzel sesleri vermekte, 18,5 mkg?lık torkun %90?ı 2.000 devir ile 5.700 devir aralığında alınabildiğinden, Alfa Romeo Spider 2000 ile vites değişimlerine gerek kalmadan ilerlemek mümkün ve ayrıca motorun inanılmaz elastik yapısının keyfini de çıkartabiliyorsunuz. Ancak tereyağından kıl çeker gibi kolay olan 5 vitesli şanzımanın geçişleri sürücüyü devamlı vites değiştirmek için provoke etmekte ve böylece harika motor sesini de şarkı gibi söyletebilmkte.

Üçlü arasındaki en egzotik seçenek: Alfa Romeo Montreal
Bertone ve Spider daha çok harmonik modeller olarak karşımıza çıkarken, üçüncü adayımız Alfa Romeo Montreal farklı bir boyutta yer almakta. Zaten köşe ve kenarlardan meydana gelen bir karakter değil midir sanki ilk randevumuzdaki gibi bizi heyecanlandıran!
Montreal, Alfa?daki egzotik rolü oynamakta, insanlar tarafından ilgi ile izlenmekte ve bilinmez bakışlara maruz kalmakta. Bir Alfa? Sekiz silindirli? Süper bir otomobil. Montreal, dünyada böyle bir izlenim bıraktı. Montreal, kendisini inceleyenlerin karşına biraz da sürpriz detaylar ile çıkmakta. Bu sürprizler, mesela içeride iki büyük yuvarlak içerisinde toplanmış göstergeler, farların üzerinde olan katlanır far kapakları, motor kaputu üzerindeki NACA hava girişleri veya B sütunu hizasında olan ve yolcu kabininin havalanmasını sağlayan hava ızgaraları sayılabilir. Bu ızgaralar devamlı olarak Montreal?in aslında ortadan motorlu olarak tasarlandığı dedikodusunun yayılmasına neden olsa da gerçek öyle değil.

Bertone?nin prototipi ilk defa 1967 yılındaki Montreal Fuar?ında görücüye çıktı
Montreal?in tasarımı,Bertone?nin Kanada?daki Montreal şehrinde düzenlenen Expo 1967?de sergilenen iki prototipini esas alıyordu. Alfa Bertone platformu üzerine inşa edilen iki prototipte de önde yerleştirilmiş dört silindirli bir motor vardı. Prototipte kullanılan farların üzerindeki çizik şeklindeki boşluklar ile motor kaputu ile B sütunundaki iki sıra şeklindeki havalandırma delikleri Montreal?e tasarım konusunda ilham verdi. Motor kaputundaki havalandırma deliklerinden 1970 yılında Cenevre?de sergilenen seri üretim versiyonunda vazgeçilmişti.

Montreal?in V8 motorunun Alfa Romeo T33/2 ile akrabalığı var
O zaman ki tasarımcı olan Marcello Gandini?nin de söyldiği gibi ortadan motorlu bir otomobil hiç bir zaman düşünülmemişti. İnsanların kafasını karıştıran belki de yarış otomobili Alfa T33/2?deki motorun kullanımın planlanması idi. Gerçekten de Alfa mühendisleri zehirli bir yarış motorunu bir Spica benzin enjeksiyonu ile sivilleştirerek spor coupé?nin önüne monte etmeyi başardılar. Zaten motoru sayesinde de insanları kendine hayran bırakmasını bildi. Kontak anaktarının çevrilmesi ile beraber çalışmaya başlayan iki adet benzin pompası yakıt sistemini beslemekte. Bu başlangıç V dizilişli sekiz silindir, silindir sırası başına iki adet egzantrik mili, kuru kartel tipi yağlama veya çift devre akımlı kondensatör ateşleme sistemi gibi teknik detaylar için bir önsöz mahiyeti taşımakta. Bu teknik ayrıntılarda mekanik aksamların beraber çalışması daha sonra hafif bir hırlama veya yüksek bir nara atarcamşcasına kadar yüksek sesler çıkarabilmekte.
5.000 devir gibi bir dilimde ilerlediğinizde, 6.500 devirde ulaşılan 200 beygir gücün nasıl bir his olduğunu anlamaya başlıyor gibisiniz. Gaz pedalına her dokunuş, anında hızın yükselmesi ile ödüllendiriiyor, motor ateşli bir mizaca bürünmekte, iç kabine bir yarış atmosferi havası bürünmekte. Beş vitesli ZF şanzıman da bu duruma layıkı ile destek vermekte, birinci vites sol altta, aynen motor sporlarında olduğu gibi. Vites yolları çok kısa ve hiç bir boşluk yaratmadan yerlerine geçmekte. Çok güçlü ve elastik 2,6 litrelik motor ile şanzıman, kesinlikle bu otomobilin en güçlü yanlarını oluşturmakta. Alfa, ne yazık ki ufak değişikliklerle Bertone süspansiyon sisteminin kullanılması ve Montreal?in gücüne eşdeğer bir fren sistemi kullanmaması ile hatalı davranmış oldu. Ancak, Montreal?i temiz düzgün yollarda yüksek süratte sehayat edebileceğiniz bir model olarak görürseniz, kendisininden çok keyif alacaksınız. Bu keyfi tatmak için Bertone ve Spider?da olduğu gibi dondurma sezonunu beklemenize gerek olmayacaktır.

Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>
Register or Login" border=0>

///////////////

Alfadanadam

#1
Uzun zamandır okuduğum en keyifli yazılardan biriydi. Ellerine sağlık dostum.

İbrahim Koç

#2
elinize sağlık

ku2

#3
Tasarım dili olarak ne kadar tutarlılık var...Şuna bak ya..

Mesela vw yeni kaplumbağa tasarımını çıkardı.. Bir önceki tasarımın içi eskiden izler taşıyordu...ama maalesef yeni çıkan model de ise içi jetta ile aynı.. Eee.. ne anladım ben bundan... Keza Scirocconun iç tasarımı öyle .. Çok sıkıcı.. Öte yandan, Peugeot RCZnin içi ise 308 ile aynı.. Farkılaşma yok..

Alfa'da ise temel elemanların tasarımı çok yerinde..ve marka kimliği, tasarım dili son derece oturmuş..ve gelenekselmiş bir durumda sunuluyor..

Mesela...yukaridaki resimlerden yola çıkarak bakarsak..

Spider'in içindeki temel tasarım öğeleri, yıllar sonra tasarlanan 156'da da yerini buldu..
Register or Login" border=0>

156 mk1
Register or Login" border=0>

156 mk2
Register or Login" border=0>

159
Register or Login" border=0>

8c
Register or Login" border=0>



Edited by - selimgencoglu on 14/11/2011  11:57:52
--
2004 Subaru Impreza WRX STI / 34 VK 0778
2015 Subaru Levorg 1.6 GT-S SPORT / 06 BM 4785

bado

#4
eline sağlık serkan abi.
Bahadır BAYRAK --- 2011 Alfa Romeo Giulietta /

depeche101

#5
Çok büyük keyifle okudum , elinize sağlık