:alfisti:bunlar iş aralarında veya hobby zamanlarında çizilen alfa veya alfa izleri taşıyan çalışmalardır. belki bu tür işler yapan kişiler de vardır aranızda. alfa ve fiat grubunun asıl mucizesi aslen tasarım. tasarımı bazen kendi bünyesinde yaptığı gibi, bazı projelerde dışarıdan satın alıyor. elbet ben ve bazı kişiler kullanıcı olmanın yanısıra böyle tasarım konularında yıllardır birşeyler çizeriz. profosyonel beklenti olmadan bunu yapan başka insanlar ile de karşılaşırız. Alfa ile ilgilenmek sadece bu araçları kullanmak değildir. biraz da bu ruhu belirleyen tasarıma eşlik edebilmek için düşünmektir, kalemi ele alıp. Emre adında bir genç arkadaşımızı biliyorum alfa'ya işler çizen. Sanırım milano'da idi. ben daha grafik ağırlıklı konular ile ilgileniyorum profpoyonel yaşamımda. ama bazen çok daha teknik işleri, endüstriyel veya custom işler de tasarlamak gerekiyor.elbet hepsi otomotiv ile ilgili konular olamıyor. ama yaptığım alfa romeo eskizlerini burada paylaşacağım. bunlar gibi yüzlerce binlerce çizim toplanıyor tasarım ofislerince. dahası bunlar bir tema veya yön belirlenerek çiziliyor. yayınladıklarımda bu tür bir yön yoktur dolayısı ile herhangi bir disipline sahip değillerdir.
ve
izlemedeyim :serefe:
karalamalardan biri..bildiğimiz kuş ağzı panjur aslında tümüyle tasarıma yön veriyor..ister istemez kuşun gözlerini yani farları yerleştirmek istiyorsunuz. asıl eğlence de bu. panjurun v açısını, kavisleri bulmakta. şimdiye kadar yapılanlar kaç çeşit saymak lazım. ama hala yüzelerce kombinasyon var. far , panjur yerleşimi,açısı, üst teğet mi,far orta aksının panjurun neresinden geçeceğine dair. bir de bunların kendi formlarına dair varyasyonlar ile daha çizilecek çok şey var..
model numaralandırmalarındaki strateji başka markalar ile çakışmaları engellemek için olsa gerek.140 serisinin stopları 150 veya 160 serisindekilerden alınır mı , derken , c sütunu bagaj camı birleşimi ,145 lerdeki detayın şıklığı..gibi birşeyler.. :alfisti:
Alfa Romeo 75 Birth (http://www.youtube.com/watch?v=mZa_VCiUyco#)
bu filmi defalarca seyretmiş olabilirsiniz.
otomotiv sektöründe yıllardır değişmeyen tasarım sürecini anlatıyor. elbette bu yöntemlein uygulanmadığı dönemler de yaşanmış. ancak en gırgırı ingilterede yeni piyasaya çıkmak isteyen bir markanın 50 li yıllarda 27 santimetre sağı solundan farklı uzunlukta ürettiği aracı araçların ilk partisi toplandıktan sonra farketmesi olmuş. oysa bu işin temeli gemi sanayiinden geliyor otomobiller ağaç ve ağaçlardan elde edilen şimdilerde kontrplak diye bildiğimiz levhaların el ile imal edilmiş olanlarıyla modellenmiş. ama onları da üretmeden önce çizim yapılmış.. uzun uzadıya çalışılan çizimler ..eskizler resimlere onlar teknik resimlere dönüşmüş hep. alfa , bugatti, lancia, fiat, ferrari ardından gelen lamborghini ve benim her zman herşeyden öncelikli tercihim de tomosa panthera gibi italyan atlıları ne olursa olsun tasarıma değer vermişler..gerçi aralarında ettore bugatti gibi biri de çıkmış ve şu lafı etmiş..otomobiller güzel olmak zorunda değillerdir..bu sebeple uzun yıllar bugatti hatta çirkinliği ile anılmış.. şu zamanlarda gördüğümüz araçların ise bir anlamda tekrar modellemeler ile oluşturulması gerçeği elbette bazı detayların mecburen tekrar edilmesinden ileri geliyor.. custom made veya koleksiyon araçları üretmek son 20 yılda anlaşılır bir piyasa oldu. şimdilerde üretilen 4c, 8c gibi araçlar hem amca oğlu maseratide yapılan çalışmalardan arta kalanlar hem de biraz da eğlenelim neiviinden araçlar. bu sebeple derim ki her zman bir otomobilin ilanında yazan Türkiye'de tek ,dünyada 12 tane var gibi uydurma satırlar bilgisiz, otomobil ruhundan uzak insanların tazdığı satalım bundan kurtulalım da ne olursa olsun diye yazılıyor. aracınızı dünyada tek haline getirmek versiyonlarının haricinde bir araç haline ulaştırmak sizin elinizde.. aracın a sütununa veya ön tamponun altına yerleştireceğiniz tek bir siyah, kırmızı , yeşil , gri nokta dahi bu araca kimlik katar elbette. yalnız alfaya birşey yapabilmek için hakikaten birşeyleri çok kez yapmak gerekli. elbette maseratye de öyledir. ancak her aklına gelenin aracı özelleştirmek için spor yay kullanması, jant büyütmesi çok çok tehlikeli. alfa iyi mühendislik ile yapılmış bir araç.. bir hayat tarzına hitab ediyor. burada bazen öyle komik oluyoruz ki. kaç lira yakıyoru konuşurken kaçırdığımız ruh. hızlı araçlar için henüz kimse yeni bir çözüm sunamadı.. hız fazla enerji gerektiriyor ve bunu da fosil yakıtla karşılıyoruz. alfa iyi otomobil kullanmak demek bence.. kuzenleri gibi..lancia ve maserati.. kimseyi rahatsız etmeden kendi riski ile araç kullanmak demek. ve bir daha önemli yanı ki bu herşeyin ötesinde. araç park halinde iken sahibini tanımlıyor. eğer doğru kişi onu satın almışsa.
kaput altı far denemesi..
motor ağırlık merkezinin yere yakınlaşması ile daha verimli olacaktır.. yere yakın şase merkez kaç kuvvetine daha az maruz kalacak çok daha fazla güç hareket için kulllanılacaktır. bu zincirde birinci geçilmesi gereken engel tekerlek. dairesel hareket eden bir sistemin dez avantajlarını yaşamak..mühendislik diyor ki aktarma organları ile dairesel hareketle hareket ve ivme kazanıyoruz..100 yıl sonra buna gerek kalacak mı..yüzeyi iterek hareket etmeyi becerebilsek keşke.. insan düşünmeden edemiyor..
retro birşeyler..
bu yıllardan sonra ince işçiliklere yine geri dönülecek mi bilmiyoruz.. motoru arkada olan bir alfa ..dolayısı ile yeni hava girişleri düşünmek gerektiridi..gövdeye yeni hava geçiş yolları yerleştirmek estetik yanında karasörün kuvvetlenmesini sağlayacaktır..çünkü belli bir yorulma derecesine kadar metal ya da düz olan her malzeme harektlendikçe kuvvetlenir..katlı bir gazeteyi yırtmanın zorluğu gibi..bu da şaseye ve sac altı kuşaklara olan ihtiyacı azalttığı gibi,kaza anında direnci yükseltecektir..
elimizde bir de böyle 160 serisine ithafen birşeyler bulunsun diye çizmiştim..
Merakla takip ediyorum, emeğinize sağlık.
logoların geçirdiği evreler.
1986 gibi bir tarihte zincirlikuyu'ya etiler istikametinden gelip alt geçitten dönerken duvara sürtürek bir kaza yaşamıştı bir dostumuz. araç yeni getirilmişti..hepimiz çok hızlı gidildiğine dair ileri geri konuşmuştuk..
Alfa Romeo GTV 3.0 V6 - seconda prova (http://www.youtube.com/watch?v=Jh4HqjhGP0c#)
araç standart donannımdı elbette.. ve gri araçta olduğu gibi bir kangurunun bayır aşağı koşarken dönmeye çalışması gibi hareket ediyordu..arka ayakların itişi ile ön ayaklar işlevsizleşiyordu ..her arkadan itişli aracın limitini aşması sonucu olacağı gibi..müthiş bir tasarımdır bu araç.. şu zamana kadar net bir taklidi de yapılmamıştır..80 li yıllarda bu ve gulia'lar gulietta'lar alfasud'lar istanbul'da cirit atardı..
gtv gibi bir aracın Türkiye'de 100-200 den çok kullanıldığını sanıyorum..belki bu konuda bir yerlerde kayıtlar vardır bir yerlerde..
75 i gördüğümüzde yine 87-88 idi herhalde..bir mimar büyüğümüz almış idi.. tasarım olarak çok şey ifade ediyordu bizler için..İtalyan tasarımına post modernizime, Mario Botta, Ettoe Sotsiass, Çekoslavak tasarımcı Borek Spek'e hayran olduğumuzu idrak etmeye başlamıştık.. bizlere bu araçlar mimarlık, mobilya, tasarım, gerçek dünya arasında çok şey öğretiyordu. keskin hatları öğreniyorduk. her keskin hattın bir yumak yuvarlak hattan oluşan başka şeyleri ifade ettiğini öğreniyorduk..
gtv bizim kanımızı kaynatıyordu. arça duruyordu ama aslında gidiyor gibi duruyordu..arkasındaki hafif kalkıklık hissi deli ediyordu bizi. akademinin önünde zaman zaman park ettiğini gördüğümüzde..
şimdi mi..rakamlı modellerin şaşkınlığını sanırım topralayacaklar.. müthiş bir çok takım bmw e 30 kasalardaki efsaneyi hala ve hala 75 ile kırmayı başarıyor avrupa'da. 155 ler hala harika kasaları ile akıllarda kalıyorlar..seyircilerini hayran bırakıyorlar pist yarışlarında. ülkemizde yazık ki araba sevdası bir tiyatro eseri adıdır.. çok kişi satın aldığı aracı sonraki sahibi için kullanır.. hala boyalar sorulur.. kaç mikron boya var bakılır kaportada.. sayın dostar..kullandığınız aracı satmak için kullandığınız sürece size çok masraf açar. yıllar içinde yok edilen alfasudlar, sprintler, gtv ler gibi şu an kullandığınız araçlar..hızlı olmaları gerekmiyor.. az yakmaları da gerekmiyor. akselerasyonnnn.. alfanın hikayesi budur.. hızlanmanın çabukluğu ve sürekliliği.. italya'da kilometrelerce yolu hızla gidebileceğiniz yollar yoktur aynı bizdeki gibi.. durmanız yavaşlamanız gerekir.. sizden yavaş giden araç önünüze çıktığında yavaşlamanız gerekir.. taa ki O araç döneceği yere gidene kadar Onu taciz etmeden rahatsız etmeden takip etmeniz beklenir.. yolu boş gördüğünüz anda ise bir alfanız varsa bekleme süreniz, yavaşlama süreniz , size geri verilen hediye gibidir. motor sesini yükseltirken yavaşlamış olmanın zevkini farkedersiniz.. işte bu asıl konsepttir.. bu sebeple Allahın japonu süreyya takım yıldızlı boxer motorlu aracı yapmayı akıl etmiştir.. saygılarımla..
logo
kartal gözleri ..
Emeğinize sağlık.Keyifle takip ediyoruz.
8c nin efsanesini başlatan otomobil.. hala kullanan var.. 5-6 ay önce bir tanesi ingilterede müzayedeye çıktı..deli gibi kıymetli.. Alfa Romeo Classic-Cars (http://www.youtube.com/watch?v=zJr7VZaKHzY#ws)
benim için bunları bir yerlerde paylaşmak çok eğlenceli ve inanılmaz zevkli. ilgilenen, okuyan, kıymetli bulan herkese teşekkür ederim.
Kaleminize sağlık. Keyifle takip ediyorum.
:yukari-ok: :clover:
logo
Takipteyiz. Müthiş. ..
zagato 1956.. brera'nın dayandığı baz bu olmalı derim..zagato bir tasarım firması.. Zorro'nun Z si kadar kudretli logosu ile koleksiyon olması kesin olan Alfaları çiziyorlar..
tasarım tarihinde 60 lı yıllara kadar süren bir hız simgesi vardır..metal yan çıtalar hız ifade eder.. yuvarlak hatlar uçak ifadesi.. hava girişlerindeki basıklık aslen bir spitfire ya da masserschimithin gövdesini andırıyor..
yeni çizgiler yeni hatlar adlı otomobil dergilerinin tanımlarının neden bayat olduğunu anlıyoruz değil mi..
karaketeristik ifade kuş burnu ve gözler..net.. kopyalanamaz görüntü..benzerini çizmek demek alfa romeo yapmak demek..
yeni Gtv'grand tourismo veloce böyle birşey olabilir mi..bakacağız artık..yine de kuzen lancia 037 şasesi hala müthiştir.. alfada olmayan 037 motoru arkadadır. supercharger ve turbo var..ve 4 çeker..
Gtv'grand tourismo veloce için eksik resim..
Gtv'grand tourismo veloce dediğimiz cihazın lancia'daki karşılığı
Elinize sağlık. Takipteyim. :alfisti: :kahve:
sırf konunun akışını bozmamak için yazıyım,yazmıyım tereddütünde kaldım.zevkle takipteyiz :alkis:
lütfen ne kadar katılım olursa o kadar zevkli olacak eminim.
gün içinde de tasarım ile uğraşıyorum.
benim için yazdığım ve paylaştıklarım hayatımın parçası.
otomobil konusunda paylaşılan tüm fikir ve bilgiler ilgimi çekiyor. unutmayınız ki ben bazı şeyler ile ilgilenip bazı şeyleri öğrenebilirim. herbirimizin ortaya koyacağı bilgi başka bir bilgiye ulaşmaya sebep olacaktır..arar buluruz ve daha çok şeyi anlamamız mümkün olur böylece.
saygılarımla.
Alfasud.. İtalya'nın güneyi kuzeye göre dil, yaşama şekli, fikir, iş disiplini gibi her konuda çok çok farklı.. Kuzey ekonomisinin güneyi canlandırması beklentisi ile Alfa'lar güneyde imal edilsin istenmiş..işte bu modeller ki bizler İstanbul'da çok görürdük, AlfaSud'lar.. işçilik hataları konusunda önemli sorunları olduğundan bahsedilirdi..
Sanki bir Maserati'nin ön konsolunda düğmeler sarsıntıdan dolayı, hiç yerinden fırlamıyordu. klimaları sanki muhteşem çalışıyordu maseratilerin.. bir alfasud'un satış rakamının 25 katı fiyatta satılmasına rağmen..
şu zamanda Türkiyede kaç alfasud yaşıyordur ki..5 tane çıkar mı..
80 lerde yapılmış bu araca bakalım..
Almanya'da pist yarışlarında kullanılanlar var.
https://www.google.com/search?q=alfasud&client=safari&rls=en&tbm=isch&imgil=QXTCSYvCl_ieBM%253A%253B89PC5yDnA-ETMM%253Bhttp%25253A%25252F%25252Fworldcarslist.com%25252Fpage%25252Falfa-romeo-alfasud-12%25252Fdefault.html&source=iu&pf=m&fir=QXTCSYvCl_ieBM%253A%252C89PC5yDnA-ETMM%252C_&usg=__Oa8nIICxqW6DfT4PH9PNnLunhJQ%3D&biw=1440&bih=764&ved=0CCcQyjc&ei=8lB8VLmRG-XMygOMiYCoDQ#facrc=_&imgdii=_&imgrc=ZHVzQo6VgnQa1M%253A%3BDDl7aVBDBl8gTM%3Bhttp%253A%252F%252Falfasud.alfisti.net%252Fasus420.jpg%3Bhttp%253A%252F%252Falfasud.alfisti.net%252Fasus7ae.html%3B750%3B521 (https://www.google.com/search?q=alfasud&client=safari&rls=en&tbm=isch&imgil=QXTCSYvCl_ieBM%253A%253B89PC5yDnA-ETMM%253Bhttp%25253A%25252F%25252Fworldcarslist.com%25252Fpage%25252Falfa-romeo-alfasud-12%25252Fdefault.html&source=iu&pf=m&fir=QXTCSYvCl_ieBM%253A%252C89PC5yDnA-ETMM%252C_&usg=__Oa8nIICxqW6DfT4PH9PNnLunhJQ%3D&biw=1440&bih=764&ved=0CCcQyjc&ei=8lB8VLmRG-XMygOMiYCoDQ#facrc=_&imgdii=_&imgrc=ZHVzQo6VgnQa1M%253A%3BDDl7aVBDBl8gTM%3Bhttp%253A%252F%252Falfasud.alfisti.net%252Fasus420.jpg%3Bhttp%253A%252F%252Falfasud.alfisti.net%252Fasus7ae.html%3B750%3B521)
şimdi bu burun tasarımının saab'ta, bmw de kullanıldığı yılları düşünelim..2000 e yakın ..
öncü olmak bu herhalde..
böyle güzel bir kuş varmış .1950 li yıllar olmalı. erken dönem bir zagato zzs olsa gerek..
You are not allowed to view links.
Register or Login
böyle güzel bir kuş varmış .1950 li yıllar olmalı. erken dönem bir zagato zzs olsa gerek..
Bir pazar günü hoş bir havada , bu güzelliği bir güzel temizleyip , sonra da sahilde bir tur atmak kadar keyifli bir şey yoktur herhalde .
33 kaput altı skeç...
kolye, yüzük, benzeri bir aksesuar olsa da insan yanında yakınında bulundursa...
1976 da Newyork'da taksi olarak kullanılması için tasarlanmış bir konsept.
taxi olarak ortaya atılan fikir daha sonra fiat ulysee olarak üretildi.. citroen, peugeot ortak üretimi yapıldı..1998 modelini satın almıştım. Bursa Tofaş fabrikasında misafirleri karşılamak için kullanılmış bir araçtı. 180 bin km. de idi araç..son derece bakımlı idi..yine öncü bir vites pozisyonu, 2 lt turbo 160 beygirdi. Michael Schumacher 'i pit alanına getiren bir fotoğraftan yola çıkarak peşine düşmüştüm o zamanlar.. müthiştir bunlar..
Ellerinize,emeğinize sağlık takipteyiz. :alkis:
alfa çizmek..
dünya touring otomobil yarışı..1600 motor 4 kapılı araçların yarışı..380 ve 320 beygir araçlar ile yapılıyor..bulunulan yıl ve bir önceki yıla ait 2 grup araçlar giriyor yarışa..
art nuveo AlfaRomeo ..yepyeni diye bir tür oluşacak 10 yıl içinde..bu kişisel öngörüm..hatlara daha derin oluklar ve çıkıntılar girecek..diyorum..
:yukari-ok: :alkis: :nazar: :alfisti:
164 ile ilgili düşünceler
Müthiş bir konu olmuş. Emeklerinize sağlık.
LG-D802 cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
pist versiyonları hayranlık vericidir 75 de..
düzeltmedir.. 155..
Elinize sağlık keyifle takip ettim devamını bekliyoruz :yukari-ok:
kırmızının tadına doyum olmaz..
75
yerel takım yarışları..takım=garaj.. yarış ruhuna ve alıkanlığına sahip kişiler, grupları oluşturur. yarışlar gerek uğraşanlar gerekse seyredenler açısından bir kültür oluşturmuştur. sokaklarda hayatı riske atmak akla gelmez. çok daha pratik olan bir yöntem vardır. bir disiplin altında , üstüne üstlük para kazanarak yarışmak. bunlar için ulusal yarışlarda kullanılan araçların benzerleri veya eskiyenleri yapılır , satın alınır.
Aslen konu bir mühendislik kültürüdür. Yarışçı ise yeteneklerini, cesaretini vaktini , sağlığını ve yaşam biçimini otomobil yarışına adamış insandır. ya da hobisi yarışmak olan değişik adamlar ve kadınlardır. Sokaklarda belki de aramızda sayısız yetenekli ve yeterli nitelikteki insan vardır. Burada önemli bir faktör ise sağlık ve vücudun yapısıdır. Vücutlarımızın bazı farkları son derece ayırt edici özellik taşır. Kan basıncımızın farkı, nabız atışı ile ayırt edilen, tansiyon , reflekse olan etkisi, beynin saniyede yaptığı verdiği tepki aldığı karar ........
yarış sırasında ortalama 800-900-1000 kg lık bir araçta 300 beygir 400 newtona yakın bir basınçla hareket ederken , ne bu aktiviteyi yapma süresi içinde 100 lerce kez aldığınız basınç darbesi ile sinirlenmelisiniz, ne bu kadar güç ve akışkanlık sırasında bezginlik yaşayıp tembellik sayılacak bir alt ya da bir üst vites kararı almalısınız. ne sağ 1 derece farklı direksiyon kırmalısınız ne erken frenaj yapmalısınız. ya da tüm bunlardan sadece birini yaptığınız için yarış sistematiğinizi değiştirmelisiniz..
nedne tüm bunları yazıyorum.. sokaklarda , otoyollarda yarışmayı hayal dahi etmeyiniz.. minik bir bilgi..bir tigra ile bilecikte 98 de yaptığım kazanın tek sebebi frene basarken yaptığım sertlikti.. araç 30 ila 40 km hızla gidiyordu.. hava temiz, sabah saat 8:00 bir yokuşun başında idim.. sağımdaki aracın ani ysola yaptığı atak ile frene bastım.. yokuş aşağı 5 yada 6 kez döndüm..tarım il müdürlüğünün kaldırımına vurarak durdum.. sebep..
sebep çok teknik bir şey sayılabiliir.. bilecik biliyorsunuz mermeri ile ünlü.. mermer ocaklarından arta kalan küçük taşları asfalta katarlarmış.. mıcır olarak..bu mıcır diğer taşların fosil yapısından farklı olarak bünyesine birşeyler alamaz ve asfalt ile birleşmez..asfaltın sürtünme karşısında verdiği tepkiden daha zorlu şartlara mukavimdir..ama birşey onu daha da belirgin kılar..çiğ yağdığında kaygandır.. sabah 8 de yağan çiğ bu asfaltı buzdan farksız kılıyordu..
bizler çok sert mermerler olabiliriz..çok sağlıklı insanalr da olabiliriz ama yarış otomobili kullanacak kişiler değilizdir.. hızlı araç kullanmak aracın hızlı olması ile yeterli bir şart oluşturmaz..konu araca uyumlu yapıda bir sürücüdür..
nabzı 70-80 atan.. tansiyonu küçük 4-5 büyük 7-8 arası mesela..bu arada yeterli beyinsel tepkiyi verebilen.. oratalama dakikada 50-70 hatta montecarlo gibi bir pistte ortalama 3 saniyede bir.. zor elbet..
işte bu temel sebepler ile bizler otomobil yarışlarını seyrediyoruz.. yani birileri bu işi çok iyi yapabilecek insanlar..
işte bu sebeple biz bu insanalara saygı duymalıyız..
bu arada neden yarışıyor bunca pahalı yatırımla insanalr ne ile geçiniyorlar. para için yarışıyorlar.. araçların yarışlara hazırlanmaları için yarış takımlarının veya daha alt işletme olan garajların yatırımcılara, sponsorlara ihtiyacı var.. yatırımcılar prestij ile marka ve firmaların elde ettikleri başarıların yanında anılmayı istiyorlar.. isimlerini pistte kalma süresi, bilinirlik oluşturma kapasitesi, yarışta derece alma kapasitesine göre, kullanılan teknik ( motor tipi , motora uygulanan yeni ekleme vb.) , kullanılan temel markaya göre ve taşıyacak takıma aracın neresinde kaç santimetre karelik alan için ne kadar ödeme yapacaklarını belirliyorlar.
biz bu araçların oluşturdukları imajı, yarışın geçtiği alanın bize uyandırdığı merak ve ilgi, aralarındaki rakabet, kazanılacak ödülün, prestijin, idealin bizde uyandırdığı ilgiye göre yarış ile ilgileniriz..ama bunları bizde oluşturan bilgi olmaz ise farkında değilizdir.
yayın organları özellikle yarış yayını yapmayı önemsiz bulunca tüm bunların hepsi boşa gider. yayın yarışı yapmak oldukça zor bir iş. kazanılanın reklam geliri olduğunu düşününce Türkiye gibi bir ülkede kimin hangi sinerjiyi planlayacağını ben ön görecek değilim elbet..
Ancak bunun yapılması halinde olumlu bir tek şey beni en başından beri çok ilgilendiriyor.. Otomobil kullanma ve yarış bilinci oluşmalıdır.. ekli fotoğrafta bir Türk firmasının bu konuyu aslen akıl edebildiğinin örneğini görüyoruz..
bu işlere erken başlayanlardan birinin fotoğrafını buldum..
uzak hedef derim bunun için.. ruhu yansıttığını düşünüyor olabilirsiniz..
gt versiyon
supersport version
yeni köşe , açık köşe , kesilmiş köşe , olarak adlandırılan burun formları 80 sonlarında konuşulmaya başlandı. herkes bir burun elde etmek istedi. oysa eskiden kalan soba borusuna far takılmış , boru da gövdeye gömüldü gibi bir durum hala yapılabilir..çünkü ön panelde 140 serisinde gelinen bombeli yüz formu ve formları ile birleşmesi hala olası.
arz ederim.