Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Alfa'larımızı Valeye Vermek:)

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

tughan

Özellikle Selespeed bir Alfanız varsa o zaman başınız dertte işte, adam vitesi anlamıyor ve 12514252 tane hareket yaptırıyor vitese. Benim bildiğim selespeed durduğu yerde 5.vitese kadar gitmez. Bir gün yıkamadan sonra arabaya bir bindim, vites göstergesinde 5 yazıyor. Nasıl ya diye gözlerim  :o böyle açılmıştı. Ha bir de ayağını frene basmadığı için 1 e veya geriye geçiremeyenler var. Valla yürürüm, 5 km de yürürüm ama arabamı valeye vermem. Pederin arabayı bile vermiyorum ben, inanılmaz kılım vale olayına.
Tuğhan.
156 Selespeed

Kaan

en sinir olduğum şey alfamın direksiyonuna benden başka birisinin oturması. siz siz olun kimselere el sürdürmeyin kızınıza. benim için namus belası gibidir bu iş  8) ne olursa olsun anahtarı bende duracak. gözüm arkada kalmayacak. gerekirse yürürüm üşürüm ıslanırım ama valeye vermem arkadaş.
sonuçta üvey evlat değil ki bu :D
1 hayal
5 duyu
6.his

alihsans

Bir kez İstinye Sait İskender'de kayınpederin yanında ayıp olmasın diye valeye teslim ettim. Onda da çaktırmadan park edene kadar izledim. Boynum birkaç santim uzamıştır herhalde. :D
Ben de valeye teslim olmayanlardanım.
Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.

Everybody should drive a Mini, everybody should own a Mini at some point or you're incomplete as a human being. JAMES MAY

blackgear

You are not allowed to view links. Register or Login
Özellikle Selespeed bir Alfanız varsa o zaman başınız dertte işte, adam vitesi anlamıyor ve 12514252 tane hareket yaptırıyor vitese. Benim bildiğim selespeed durduğu yerde 5.vitese kadar gitmez. Bir gün yıkamadan sonra arabaya bir bindim, vites göstergesinde 5 yazıyor. Nasıl ya diye gözlerim  :o böyle açılmıştı. Ha bir de ayağını frene basmadığı için 1 e veya geriye geçiremeyenler var. Valla yürürüm, 5 km de yürürüm ama arabamı valeye vermem. Pederin arabayı bile vermiyorum ben, inanılmaz kılım vale olayına.

SS' in kullanım mantığı Punto yarıotomatik ile aynı ya o yüzden çok yabancılık çekmiyor valeler.

Bu arada, arkadaş almış bir tane ikinci el yarı otomatik Punto, bu ne la çakma SS dedim, ne alakası var dedi :)) Park etmek için bana verdi aracı, geri viteste habire boşa atıp duruyordu, çakma değilmiş, bildiğin SS dedim  :haydi:

h.t

Ne Alfamı ne şirket arabamı valeye veririm.. İçim bir türlü rahat etmiyor..

Sadece Ankara emek 4 te bulunan kanatçının valesine arabayı veriyorum . Ordaki vale abi normalde Ankara Üniversitesi Diş hekimliği fakültesinde çalışıyor , ordan tanıdığım için  :D

cyk

You are not allowed to view links. Register or Login
Dertliyim ben bu konuda, ve mekanın önündeki arabaların en dandiği Maserati değilse vermemek için elimden geleni yaparım.

Evet gittiğimiz mekanlarda bizimkilerden çok daha pahalı arabalar oluyor ANCAK, valeler Alfa Romeo seviyor. Benim başıma gelen birçok olaydan en kıl olduklarımı aktarayım.

Bir gün Kordon'da Tavacı Recep Usta'ya gittim, verdim anahtarı valeye, ne de olsa önü Range Rover dolu mekanın, o zamanlar kaldırıma da park ediyorlar. Adam aldı, gözümün önünde bindi, bire taktı, 20 metrelik yerde kalkış yaptı devir kesiciye girdi, üstüne bir de kaldırımdan indi dikkat etmeden bende şiraze kaydı. Bağırdım napıyosun lan sen diye. Mekandaki diğer adamlara da döndüm hemen getirsin arabamı diye. Getirdiler arabayı, önce adama fırça, sonra adamlara fırça, sonra mekanın içine girdim bulduğum herkese ayrı anlattım böyle mi valelik yaptırıyorsunuz burda diye. Sonuç? Aman efendim kusura bakmayın canım efendim kusura bakmayın. Vale işe devam.

Bir başka gün, arkadaşın düğünde İstanbul'dayım, pederin arabayla gittim. Pederin araba 2010'da sıfır alınmış, henüz 40.000 km'yi görmemiş, özenle binilen bir dede arabası. Henüz bir kere yan vermişliği, patinaj çekmişliği yok. Düğün tabi yapacak bir şey yok, verdik valeye, yine gözümün önünde gazladı, ya bismillah çektim arkadan yine bağırdım. İdareci de dibimde, "babamın arabası bu, ben bile bir kere böyle kullanmadım, neyinize güveniyorsunuz arkadaşım" diye çıkıştım, "kusura bakma eleman yeni" falan dedi, neyse uzatmayayım gittim herifin elinden aldım anahtarı, küfrü de patlattım bilmem ne yap git bana park yeri göster, elini sürersen bu arabaya belanı bulursun diye.

2 sene önce, yazın, arkadaşım Çeşme'de beach club açmıştı, onun mekanı diye valeye de verdim anahtarı. Mekanın önü Panameralar, Maseratiler dolu. Akşam oldu, tam mekandan çıkıyorum bir baktım eleman yaklaşıyor benim arabayla 100 metre ilerden. İndi geldi yanıma "hayırdır bilader?" dedim, "abi akşam ya, bütün arabaları mekan önüne topluyoruz millet çıkmaya başladı diye" gibi bir yalan attı. Hemen ardından da "abi çok güzel araba ya, memnun musun bari?" falan diye soruyor. Test sürüşünü bitirmiş paşam bir de üstüne soru soruyor. Arkadaşımın mekanı diye arıza çıkarmadım ama bir daha oraya gittiğimde de vermedim anahtarı.

Bitmedi :) Çeşme Ilıca'daki Kırçiçeği'ne gittim, mekan önü kalabalık. Parkedecek tek yer bir tane 911'in çıkış rotası. Geldiler "abi sen bırak araba çıkarken çekeriz" diye. "Tamam zaten dışarıda oturacağım görüyorum arabayı, haber verirsiniz ben çekerim" dedim, "abi öyle olmaz ki" diyorlar, bir iki defa tekrar söyledim "abi o zaman başka yere park et" dediler. Sizi de mekanınızı da ..... diye bağırarak devam ettim, 50 metre ilerisinde Konyalı Yusuf Usta'ya gittim. Göster yer ben park ederim dedim, gösterdi, park ettim, kapımı açtı, parasını verdim. Mutlu mutlu yemek yedim çıktım. Olay bu kadar basit.

Bitmediiiii. Karşıyaka'da sokak arası otoparka parkettim, ne kadar işin var dediler, 5 dakika dedim. Arkamda da araba olmamasına rağmen anahtarı da bıraktırdılar. Normalde niye bırakayım diyip bırakmam, ama 5 dakikada ne olabilir ki diye bıraktım. Hatalıymışım. 5 dakika sonra geri geldiğimde müzik sesi açılmış, adam garajın içinde arabayı sürüp duruyordu, beni görünce hemen park manevrası yapıyormuş gibi koydu arabayı bir yere. Halbuki arkam zaten boştu ilk koyduğum yerde, oynatmaya gerek yoktu. Arabaya bindim, sürücü koltuğuyla oynanmış. Herif yine test etmiş yani. Kaç para dedim 12 lira dediler 5 dakikaya (İzmir'de 12 saat resmi park tarifesi 6,5 TL'dir). El insaf derken hadi dedim uğraşmayayım at hırsızlarıyla verdim lanet ederek çıktım.

Hadi son anlatayım, yine bir arkadaşımın düğününe gittim, o mekanda da hiçbir şekilde park yerinden para alınmaz, genelde de kendin parkedersin. Elemanlar geldi "abi anahtarı bırakacan" diye. Ben de malım tabi, alın test sürüşünü yapın diye bırakayım anahtarı. "Kardeşim sen göster ben parkederim" dedim, yok yine anlamadılar. Bırak diye ısrar ediyorlar, araba çıkacak olursa çıkamazmış. Ara telefondan geleyim dedim, yok abi arayamayız falan diyor. En son bana geldi, gittim bi arabanın arkasına park ettim, bak dedim telefon numaram bu, ister ararsın, ister aramazsın, hadi eyvallah. Baktı ki olmayacak, "abi tamam yeaaauuv" dedi, gitti diğer arabayı çekti ben onun yerine parkettim, böylece anahtarı vermemiş oldum. Ama çıkışta "abi borcun şu kadar" dediler, parasız park yerine para verdim. İçim rahat olsun da onların üç kuruşu eksik olsun.

Daha neler neler var da, özeti bunlar.

Vale bir mekana kayıp da ettirebilir, kazandırabilir de. Böyle at hırsızı tipli apaçileri önünde Ferrarisi Maseratisi eksik olmayan mekana koyarsan 50 milyon doları olan ve o Ferrari umrunda olmayan adam dışındaki herkes huzursuz olmaya devam eder, gerekirse mekan değiştirir. Ama sen valeni insana çevirip iletişim kurma yeteneğini aşılarsan mekanının müşterisi de memnun kalır.

Yani abiler, özet olarak, ben artık ekstrem şekilde mecbur olmadıkça hiçbir koşulda ne valeye ne otoparkçıya anahtar vermem. Sırf bu yüzden, işyerimde, işyerimin hemen önünde arabayı tutabilecek, tanıdığım, bildiğim her işimi halleden, çevre gece mekanlarının valesi olan adama dahi vermiyorum, gidip kapalı otoparka 6,5 TL'ye park edip 10 dakika iş yerine yürüyorum.

İlla ki anahtar vereceksem "ne kadar sürer" sorusunu "uzun sürecekse bi turluycam ona göre" olarak algıladığım için "5 dakikaya dönerim" fiks cevabım oluyor. Size de tavsiye ederim.

Unutmayın ki Hilton vs uluslararası firmalar olmadıkça, kişi başı yemeğe 200-300 TL verdiğiniz mekanlar bile aracınıza bir şey olursa yan çizecek, çok çok valeyi kovacaklardır. Stres içinde bir gece geçirmektense vermeyin gitsin. Daha bu sene arkadaşımın servis bakımına bıraktığı arabası Toyota YETKİLİ bayiisi içinde bordrolu çalışan personel tarafından kullanılırken kaza yaptı ve Toyota bunu karşılamıyor, arkadaşım dava yoluna gitti.

Toyota bu konumdaysa, diğerleri ne yapar siz düşünün.

İşin özü, en iyi vale, olmayan valedir.

En güzeli arabanı kendin park edeceksin gerekirse 5-10 dakika yürüyeceksin mekana kafan rahat olacak :yukari-ok:

halil

You are not allowed to view links. Register or Login
cehennemde ateş yoktur.her insan kendi  ateşini bu dünyadan götürür.P.S.A

coyote

Yıllar önce ilk aracımı (Skoda Favorit) çekle satmıştım. (Demek ki o zamanlar, halen insanlara güvenmek diye bir şey varmış, şimdi şaka gibi geliyor) Neyse bir ay sonra çeki tahsil etmek için bankaya gittik, para filan yok. Aradık taradık bulduk adamı. Bizim (onun) aracı valeye vermiş, vale aracı başka bir araca çarpmış, ehliyeti olmadığı için de bırakıp kaçmış, gidiş o gidiş. Geçmiş zaman, çarptığı aracı hatırlamıyorum ama, kendi aracının ve karşı tarafın hasarı, bizim çek bedeline yakındı. Neyse, epey bir uğraş sonucu parayı aldık ama, ucundan kıyısından, biz de vale mağduru olmuş olduk. O yüzden, hayatımda aracımı valeye vermedim, vermem de.

thuGLife

   Bende aracımı valeye vermeyenlerdenim hele bu yaz Kuşadasında gördüklerimden sonra hiç vermem. Evimiz Tren isimli mekanın 300-500 metre yakınında, mekan çok kalabalık oluyo bunlar bizim sokağa dadanmış geliyolar gidiyolar 18-25 yaş arası çocuklar ne arabaların ağzına ediyolar. Sokak kazıdan dolayı delik deşik ben 3 km ile gidiyorum orda elemanlar o arabalarla sürekli gazı kökleyip gelip gidyolar. Beğendikleri arabaların içinde oturuyolar müzik dinliyolar arada 1 tur atıp geliyorlar falan. 1 yaz sabaha kadar cazır cuzur takıldılar o kadar polisi aradık ipleyen olmadı.
  Valenin bir saygınlığı olur düzgün oturaklı biri olur. Ufacık yam yam tipli çocuklardan böyle vale olur. İş yerlerinin umursamazlığı ve aç gözlülüğü bence. Ayrıca insanımızın nasıl olsa benim değil ne olursa olsun mantığıyla hareket etmesi çok acı.