Alfisti Turkey

Genel Muhabbet => Gündemden Farklı Konular => Konuyu başlatan: tughan - 01 Ekim 2007, 14:54:14

Başlık: Fıkra!
Gönderen: tughan - 01 Ekim 2007, 14:54:14
Bir TV kanalı Güney Doğu illerine belgesel çekmeye gitmiş. İşte köy köy
dolaşacaklar, ahalinin halini, günlük yaşamını anlatacaklar.
Bir köyde yaşlı bir amca bulmuşlar, sohbeti kuvvetli. "Amca" demişler

>"Sen bize en mutlu günlerinden birini anlat, biz de kaydedelim. Âlem görsün ne mutlu günleriniz var!"

> >Amca başlamış; "Bi gün Hamdo'nun eşegi gayboldi. Daga gittik, eşegi aradık,aradık. Eşegi bulduk, çok sevindik. O sevinçle hepimiz eşegi s....."

> >Yönetmen bir panik atlamış, "Kes, kes, kaydı kes!" Amcaya dönmüş "Aman amca ne yapıyorsun? Hiç öyle hikâye olur mu? Eşekli filan. Sen bize başka mutlu bir hikâyeni anlat"

> >Amca başlamış; "Bi gün Memo'nun garisi gaybodi. Daga gittik, gariyi aradık.Gariyi bulduk, çok sevindik. O sevinçle hepimiz gariyi ....."

> >"Aman aman Amca, anlaşıldı! Sen boşver mutlu hikâyeleri, sen en iyisi
>bize en üzüldüğün hikâyeyi anlat!"

> >"Bi gün daga gittim gayboldim!"

> >Keeeeees


alıntıdır
Başlık: Fıkra!
Gönderen: tughan - 01 Ekim 2007, 14:54:47
Bu da başka;

BIR KÖYÜN CAMISINDE IMAM CEMAATE VAAZ VERMEKTEDIR.
ANSIZIN ICERI DALAN BIR KÖYLÜ KÖYÜ SEL BASMAKTA OLDUGUNU HABER VERIR.BUTUN CEMAAT HEMEN KENDILERINI DISARI ATIP, KACAR. SADECE
IMAM BUTUN ISRARLARA RAGMEN KÖYÜ TERKETMEYI REDDEDER VE TANRI'NIN

KENDISINI KORUYACAGINI SOYLEYEREK,
CAMIDE KALIR.

KISA BIR SURE SONRA SULAR CAMIYE ULASIR,iMAM CARESIZ MINAREYE CIKAR. SULAR MINARENIN ILK KATINA YUKSELIRKEN BIR TEKNE IMAMI KURTARMAYA GELIR. ANCAK DINI BUTUN IMAM,TANRI'NIN KENDISINI KORUYACAGINI
SOYLEYEREK TEKNEYE BINMEZ. SULAR YUKSELIR, IMAM IKINCI KATA CIKMAK
ZORUNDA KALIR.
BIR TEKNE DAHA GELIR, ANCAK IMAM YINE TANRI'NIN KENDISINI
KORUYACAGINA INANCININ TAM OLDUGUNU SOYLEYEREK TEKNEYE BINMEZ.

SULARIYICE YUKSELIR. IMAM ARTIK MINARENIN EN TEPESINDEDIR. BIR HELIKOPTER YAKLASIR.ICINDEKILER DURUMUN KOTU OLDUGUNU ANLATARAK IMAMA HELIKOPTERE GELMESI KONUSUNDA ISRAR EDER.IMAM HELIKOPTERE BINMEYI DE REDDEDER. BIR SURE SONRA SULAR IYICE YUKSELIR VE IMAM BOGULARAK OLUR.
KENDISINI CENNETIN KAPISINDA MELEKLER
KARSILAR
-MELEK: HOSGELDINIZ. CENNETTE KÖSKÜNÜZ HAZIRLANDI. BUYRUN.
-IMAM: CENNETE GIRMEK ISTEDIGIMDEN EMIN DEGILIM.
-MELEK:NEDEN?
-IMAM: TANRI'YA BIRAZ KIRGINIM.
- MELEK: NE OLDU KI?
-iMAM: BEN HAYATIMI IBADET EDEREK GECIRDIM. INSANLARA HEP IYILIK YAPTIM, GUNAHTAN UZAK DURDUM. YASADIGIM KOYU SEL BASTI, HERKES KACTI AMA TANRI'NIN BENI KURTARACAGINA INANDIGIMDAN KALDIM.
GORUYORSUNUZKI SIMDI BURDAYIM...

TAM BU SIRADA YUKARIDAN TANRI'NIN SESI DUYULUR:

- SALAGA IKI TEKNE, BIR HELIKOPTER GONDERDIK
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Alfonso - 01 Ekim 2007, 15:25:56
süper
Başlık: Fıkra!
Gönderen: AlfistiKerem - 01 Ekim 2007, 15:28:40
Hahaha mükemmel olmuş...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 01 Ekim 2007, 15:46:47
İki side güzelmiş...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 01 Ekim 2007, 16:13:51
quote:



> >"Bi gün daga gittim gayboldim!"

> >Keeeeees


alıntıdır


Yarılll!!! AHAHAHA
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 01 Ekim 2007, 16:34:19
harbiden ikiside çok güzel
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 16 Ekim 2007, 09:20:32
Bir kadın beyin hücresi, her nasılsa, erkek kafasının içine düşmüş.. Sağa bakmış kimse yok.. Sola bakmış kimse yok.. Taka tuka kemik duvarlar arasında karanlık bir boşluk..
"Kimse yok mu" diye bağırmış, bir iki.. Derin sessizlik.. Korkmaya da başlayınca sesini iyice yükseltmiş, son gücü ile haykırmış artık..
"Kimse yok mu buradaaaaa?.." Çok derinden ve de çok aşağılardan, belli belirsiz bir yanıt duyulmuş..
"Biz hepimiz burada, aşağıdayız!.."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: AlfistiKerem - 16 Ekim 2007, 11:51:51
Süper yaa...Yok mu Temel fıkraları
Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 16 Ekim 2007, 18:33:58
Süper..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 19 Ekim 2007, 09:19:50
Genç delikanlının annesini okulun müdürü 'Ciddi bir şey görüşeceğiz, acele gelin..' diye çağırmış. Kadıncağız okula gittiğinde "Bakınız.." demiş müdür, "Çok üzgünüm ama oğlunuz dün okula rengârenk elbiseler, yüksek topuklu kadın ayakkabıları giyerek gelmiş.. Dudaklarını da boyamış..!" "Kahretsin.." demiş kadın, "Ben ona kaç kere babasının elbiselerini giymemesini tembih etmiştim!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 22 Ekim 2007, 14:11:50
çok ıyı ya
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 02 Kasım 2007, 08:48:28
Babaya askerdeki oğlundan mektup gelmiş, "Sevgili Baba.." diye başlayan, "Sana nerede olduğumu söyleyemem ama dün bir Kutup Ayısı vurdum.." İki ay sonra yeni bir mektup göndermiş, "Sevgili Baba; sana nerede olduğumu söyleyemem ama dün gece buranın yerlilerinden bir zenci kızla Hula dansı yaptım." Üçüncü mektup birkaç ay sonra gelmiş, yine "Sevgili Baba.." diye başlayan, "Alayın doktoru diyor ki 'Keşke kutup ayısı ile dans edip o yerli karıyı vursaydın..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 02 Kasım 2007, 10:31:38
Anlamadım desem
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 02 Kasım 2007, 11:06:50
beyler galiba açıklamak gerekiyor,çünkü işyerinde de büyük çoğunluk anlamadı.
Şöyle ifade edelim(bu arada admin kızarsa kusura bakmasın ) ;Asker kardeşimiz zenci kızla hula dansının gerisini getirmesi sonucu yakalandığı zührevi hastalık dolayısıyla,alay dokturunun cevabı
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 06 Kasım 2007, 09:13:19
Adam, arkadaşının yeni satın aldığı lüks bir sitedeki apartman katını görmeye gitmiş, güvenlikten geçip arabasını park etmiş, arabadan inerken "Selam yakışıklı.." diye bir ses duymuş.. Yukarı doğru bakmış, beşinci katta, orta yaşlarda, üzerinde içi gözüken incecik bir gecelik, ona seslenmek için beline kadar aşağı sarktığı için göğüsleri gözüken bir afet..
"Hadi yukarı gel bakalım..!"
Adam böyle bir tesadüfü kaçırmamak için göğsünde fırlarcasına çarpan bir kalple binmiş asansöre, heyecandan titreyen parmakları ile basmış 5. katın düğmesine. Tanrım, bitmek bilmemiş o katlar ve kapı açılmış, afet kadın hemen oracıkta adamın pantolonunun kemerini çözmüş, fermuarını indirmiş, pantolonunun dizlerine kadar inmesini sağlamış, sonra adamın en nazik yerine bir tekme savurmuş..
"Aahhh!.." diye çığlık atarak yere yıkılmış adam, "N.. Neden yaptınız öyle?.." "Yaparım..!" demiş kadın sinirden nefes nefese kalarak, "Bu sana, benim yerime bir daha asla, ama asla park etmemen gerektiğini öğretir!."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 06 Kasım 2007, 09:42:58
Şimdik bişey sorucam, kadın evdeyse arabasınıda o çok sevdiği kendi park yerine park etmiş olması gerekmezmiydi.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: onr - 06 Kasım 2007, 10:40:28
quote:

Bir kadın beyin hücresi, her nasılsa, erkek kafasının içine düşmüş.. Sağa bakmış kimse yok.. Sola bakmış kimse yok.. Taka tuka kemik duvarlar arasında karanlık bir boşluk..
"Kimse yok mu" diye bağırmış, bir iki.. Derin sessizlik.. Korkmaya da başlayınca sesini iyice yükseltmiş, son gücü ile haykırmış artık..
"Kimse yok mu buradaaaaa?.." Çok derinden ve de çok aşağılardan, belli belirsiz bir yanıt duyulmuş..
"Biz hepimiz burada, aşağıdayız!.."



Çok iyii yaaa!!!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: onr - 06 Kasım 2007, 10:45:45
Can +1 :))
Ama belki kadın üniversite ögrencisidir ve ev arkadası almıştır arabayı, migrosa Tansaşa falan gitmistir.. Çok mu yaratıcı oldu yaw. :))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 06 Kasım 2007, 10:53:13
hayal dünyası bizim yaratmak bize kalmış
Başlık: Fıkra!
Gönderen: ATA - 06 Kasım 2007, 17:51:35
Arabasının varyatörü bozulmuş tamirdeymiş
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 07 Kasım 2007, 15:31:44
Ahaha. Dizi yapımcıları bizim siteye bakıp feyz alsın iyi hikayeler çıkar burdan
Başlık: Fıkra!
Gönderen: agucba - 07 Kasım 2007, 18:07:55
İnadına park ederdim. Hanımın inadı kırılırdı bir süre sonra, sonra beraber park edilmeye başlanırdı :))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 21 Kasım 2007, 08:51:41
Yaşlı adam doktoruna gidip muayene olmuş, tahlillerden sonra "Bir iyi bir de kötü haberim var.." demiş doktoru, "Hangisini önce duymak istersin?.." " Şeyy.." diye cevap vermiş yaşlı adam, "Önce kötüsünü söyler misiniz?.." "En fazla 2 yıl yaşarsınız..!" "T.. Tam iki yılım mı var?.. B.. Bitecek mi yaşam ondan sonra?.. P.. Peki bunun üzerine bana nasıl iyi haber verebilirsiniz ki?" "Bir de Alzheimer olmuşsunuz. İki hafta sonra tüm bu konuştuklarımızı tamamen unutacaksınız..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 22 Kasım 2007, 08:12:47
Tesadüfen 'Modern Sanat Müzesi'ne giren iki küçük çocuktan biri "Hemen burdan kaçalım.." demiş, "Yoksa bütün bunları bizim bu hale getirdiğimizi zannedecekler.
Sopayı yeriz.."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 23 Kasım 2007, 09:55:22
Narin genç, asker olmak için "Askere alma şubesi"ne gitmiş, bir sürü soruya cevap verdikten sonra ilgili görevli "Homoseksüel olup olmadığını" sormuş, narin genç bu soruya "Evet..!" diye cevap vermiş..
"Gay'siniz yani?.." demiş görevli hayretle, "Bu durumda asker olup birini öldürebilir misiniz?.." "Ayy, kendimden eminim..!" demiş narin genç tavana doğru bakıp dudaklarını yalarken, "Ama bu günler ve günler alabilir..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 26 Kasım 2007, 09:21:57
Temel, kuruyemişçiye gidip sigara alıyor. Bir de ne görsün, sigaranın üstünde şöyle bir yazı: "Sigara cinsel iktidarsızlığa yol açar." Panikle sigarayı geri koyup, adamın kulağına mırıldanır: "Sen yine öldüreninden ver daa kardaşum!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 13 Aralık 2007, 10:59:48
Orta yaşlı zengin ve dul bir kadın artık hayatını yalnız geçiremeyeceğini anlayarak gazeteye bir ilan vermiş;
- ''Zengin bir dul bayan hayatını paylaşabileceği bir hayat arkadaşı arıyor yalnız aşağıda yazılı şartlarıma uyması gerekir''.
-1. ''BENİ DÖVMEYECEK''.
- 2. ''BENİ BIRAKIP KAÇMAYACAK''.
- 3. ''YATAKTA SÜPER OLACAK''. Aylarca telefon çaldı. Ev mektuplardan geçilmedi ve kapının zili durmadı ama sonuçta kadın hiçbirini beğenmedi ve kendine uygun bulamadı. Bir gün kapı çaldı, kadın kapıyı açtığında yerde paspasın üzerinde yatan kolları ve bacakları olmayan bir adam gördü.
-''Kimsin? Ve burada ne yapıyorsun?''.
- ''Merhaba, artık aramanız gerekmiyor, bugün şanslı gününüz ve ben hayallerinizdeki erkeğim bakın kollarım yok sizi dövemem bacaklarım yok istesem'de kaçamam!''.
- ''Eee.. Yatakta süper olduğunu nerden çıkardın?''.
- ''Kapıyı neyle çaldık sanıyorsun''...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 13 Aralık 2007, 11:24:18
e levent e levent..bu günde formundasın
Başlık: Fıkra!
Gönderen: onr - 13 Aralık 2007, 11:31:23
Sonuncusu süper ya!!

Levent teşekkürler...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Aralık 2007, 13:51:58
Adamin biri yeni aldigi arabasi ile ilk defa yola cikmis.
Araba son model, radyoyu acmak istemis ama kanal ayar dugmesini bulamamis.

Hemen servisi arayip durumu bildirmis,servis elemani :

-'Beyefendi, endiselenmeyin!... Bu yeni model bir radyo, kanal ayari
otomatik.

Siz ne dinlemek istediginizi soyleyin o size uygun kanali bulur' demiş...

Adam hemen radyoya seslenmis :

- 'Iglesias !'

Radyodanbir ses duyulmus :

- 'Julio mu, Enrico mu ?'

Adam: 'Julio' der demez radyodan kadife bir ses yükselmis ve karsisinda
Julio Iglesias' in en sevdigi sarkisi...



Yola devam etmis, bir ara:

- 'Jackson' demis.

Radyo sormus:

- 'Michael mi  ? Janet mi ? Jennifer mi ?'

Adam: 'Michael' demis ve karsisinda Michael Jackson...



Arabadan memnun, adam keyifle yola devam ederken yanindan hizla gecen
kamyon arabaya camur sıcratmis.
Adam sinirle:  'Şerrrefffsiz' diye bagirmis.

Radyo hemen sormus: -Erdoğanmı?  Unakıtanmı? Gülmü???

Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Aralık 2007, 13:57:05
Kuzey ırak sorunu yüzünden bir amerikalı ile kapışan Temel, "Siz Irak'ı haksız
yere işgal eden ve teröristlere
yardımeden zorbalarsınız" diye bağırmış.
Amerikalı, hemen karşı saldırıya geçerek;

"Siz Türkler, borç para yemekten
başka bir şey bilmeyen
insanlarsınız.Teknolojiden filan da hiç
anlamazsınız. Oysa bizim işimiz teknolojidir. Bana
bir kalıp çelik yolla, sana koca bir gemi
yapayım"deyince, kafası iyice kızan
Temel;"O da bir şey mi?" demiş, "Sen bana
kız kardeşini yolla, sana geminin bütün
mürettebatını yapayım!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 17 Aralık 2007, 11:21:08
Temel bir gece uyurken yataktan düşer. Kalkıp tekrar yatar. Ancak 10 dakika sonra tekrar düşer.
Bunun üzerine tekrar yatağa yatmak üzereyken içinden:
- "Ulan ilk düşüşümde iyiki kalkmışım yoksa üzerime düşecekmişim." der
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Salleen - 17 Aralık 2007, 18:30:54
tek kelime ile mukkemel ozellıkle birincisi
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 17 Aralık 2007, 19:07:44
Bir suçlu yurt çapinda araniyormuş. Bütün emniyet müdürlüklerine suçlunun bir adet cepheden ve iki adet profilden resmi dagitilmis. Iki gün sonra Trabzon Emniyet Müdürlügü'nden fax gelmis :
- Suçlulardan ikisini yakaladik. Üçüncüsünün yakalanmasi an meselesi...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 18 Aralık 2007, 12:30:05
Japon'un biri Rizede bir kahveye girmiş ve herkese kafa
tutmuş:
- Var mı aranızda delikanlı, varsa çıksın dışarı.
Temel kapıya doğru yürümüş:
-Çıkıyorum ulan, görelim bakalım erkekliğini.
Birkaç dakika sonra Temel ağzı burnu dağılmış bir vaziyette
kahveye geri dönmüş. Peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş.
Temel'i göstererek:
- Ona Toyokumi ustanın "katakori" tekniğiyle vurdum...
Ertesi gün Japon yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine
Temel'den rest.
Ve birkaç dakika sonra kapıda yine ağzı burnu dağılmış bir Temel
ve peşinden de Japon kasılarak içeri girmiş Temel'i göstererek:
- Ona Kuyotomi ustanın
"Kihotomi" tekniğiyle vurdum. Ertesi gün aynı
hikaye: Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş
Temel ve hergün değişik stil kullanan Japon:
- Ona Toyhama'nın "kimanto"
tekniğiyle vurdum.
- Ona Tiyotoki'nin "kohimato" tekniğiyle vurdum.
Bu böylece bir hafta devam etmiş. Ve sekizinci gün Japon yine kahveye
gelip, herkese kafa tutmuş. Yine Temel dışarı çıkmış. Birkaç
dakika sonra herkes suratı dağılmış bir Temel beklerken bu defa Japon her
tarafı kanlar içinde kapıda belirmiş. Temel de hemen arkasından girmiş
içeriye,
Japon'u göstererek gülümsemiş:
- ONA TOYOTA'NIN KRİKOSUYLA VURDUM....
Başlık: Fıkra!
Gönderen: tughan - 19 Aralık 2007, 15:49:12
ahahhaha
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 10 Ocak 2008, 00:40:13
ABD'DE YILIN FIKRASI SECILMIS

   Amerika'da adamin biri isine giderken birden anormal bir trafigin icine duser, ama trafik bir milimetre bile kipirdamamaktadir. Bir sure sonra arabsinin yan camina birisinin tikladigini gorur ve camini acar.

   -Ne var, ne olmus acaba ??

   -Teroristler Bush'u yakaladilar... Eger 1 milyar dolar verilmezse,ustune benzin dokup yakacaklarmis.

   -Haa simdi anladim bu trafigi...

   -Ya iste onun icin, herkesten biraz yardim topluyoruz

   -Insanlar ne kadar veriyor ortalama olarak ?

   -Valla yaklasik olarak 5 'er litre...!!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 22 Ocak 2008, 08:38:19
1. Adam - Karım hayatımı renklendirmem gerektiğini, bunun için oyun oynamamı istiyor..
2. Adam - Hadi ya?.. Harika bir şey bu.. Seninle ne kadar ilgileniyor farkında mısın?.. Ne oyunuymuş bu?.. 1. Adam - İnan ilk defa duyuyorum.. Sen hiç ' Rus Ruleti ' diye bi şey duydun mu?..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 23 Ocak 2008, 08:44:34
Karı koca oturmuş sohbet ederlerken "Karıcığım.." demiş adam, "Ben ölürsem sen tekrar evlenirsin.. Bütün eşyalarımı satacağına söz verir misin?.." "Aa?.. Neden ki?.."
"Bir manyağın eşyalarımı kullanmasını istemiyorum..!" "Yeniden bir manyakla evleneceğimi nerden çıkarıyorsun ki?.."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 23 Ocak 2008, 08:52:52
Sabahları kalkıp Levent beyi okumak alışkanlık oldu bende ,,birde Mr. FULAR takıntısı olmasa. Levent inan ondan iyisin
Başlık: Fıkra!
Gönderen: geg8183 - 23 Ocak 2008, 09:59:00
Valla burada fıkra paylaşımında bulunan herkese çok teşşekkürler.Gündelik iş stresinin içinde özellikle de sabahları ilaç gibi geliyor:) Bakalım arada bizde bişeyler bulalım da hep ye hep ye olmasın:)
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 24 Ocak 2008, 08:35:42
quote:

Sabahları kalkıp Levent beyi okumak alışkanlık oldu bende ,,birde Mr. FULAR takıntısı olmasa. Levent inan ondan iyisin



Recep abi sağolasın  
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 24 Ocak 2008, 09:26:00
Samimi söyledim Levent bey,,,
Bay fular sanki bu ülkede yaşamıyor,insanlar açlıktan ölürken o pastadan bahsediyor adeta,luceskuya çeribaşı diyor adam 7 lisan biliyo 2 üniversite menzunu futbolunda profu...kötülediği takım şampiyon olur,şampiyon olacak dediği takım sürünür,başarısız dediği başarılı olur ne biliyim örneklerini tek tek yazmıyım...he bu kardeş barları sever,enteldir,günde doktor kontrolünde 5-6 vitamin götürür,tabi malıda götürür bu arada ara sıra güzel laf yapar ağzı ,,yani bunları bende severim
Başlık: Fıkra!
Gönderen: onr - 28 Ocak 2008, 18:49:10
Temel'in saatleri! Dursun, saatlerin geri alınacağını duyunca, evdeki bütün saatleri toplayıpsaatçi Temel'e gider. - Ula Temel, saatler geri alunacakmiş.Bizde evdeki saatleri senden satınaldığımız için sana getirdik.Bunları geri alacaksun. Temel kendinden emin bir şekilde: - Oyle yağma yok.Bende duydum ama bir saat geri alınacakmış.Sadece birtanesini alırım ama diğerlerini almam.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 29 Ocak 2008, 13:05:32
Bektasi Cuma'ya camiye gitmis. Camide hoca vaaz veriyor ve sarap
icenleri
siddetle kinamaya basliyor. Bektasi can kulagiyla dinlemeye
baslamis.



Hoca dayatmis, "Sarap icenler obur tarafta her turlu ceza gorecek.
Sarap
icmeyenler her turlu sefa gorecek... Hatta herbirinin emrine 40
huri
verilecek... Sarap icenlerin ise ictikleri her sise sarap kil
kopruden
gecerken boyunlarina asilacak!!!"



Bektasi dayanamamis durdugu yerden seslenmis :
"Hoca efendi, o siseler dolu mu olacak, bos mu!"



Hoca gurlemis, "Bre zindik, sen dolu siselerle obur tarafi
meyhane mi sandin!"



Bektasi basini sallayip itiraz etmis, "Iyi ama hoca, adam basi 40
huri ile
sen de obur tarafi kerhane mi sandin!"



Başlık: Fıkra!
Gönderen: onr - 04 Şubat 2008, 18:21:10
Doktor, erkek hastasını muayene ettikten sonra, adamın eşi ile özel konuşmak
istediğini bildirdi. Adam dışarıya çıktan sonra, kadına ciddi bir sesle
durumu anlatmaya başladı:
"Eşinizin hastalığı ciddi" dedi "Korkunç bir stres'i var. Söylediklerimi
uygulamazsanız, bilin ki ilk gerginlikte ölecek".
Sonra devam etti:
"Her sabah mükemmel bir kahvaltı hazırlamanız gerekli.. Neşeli olmasını
sağlamaya dikkat edin. öğlen için de yanına çok iyi bir yemek vermelisiniz.
Dört başı mamur bir menü. İş yerinde onu yesin. Akşam yemeği olarak ya
yumuşacık bir biftek, ya da bonfile hazırlayın. Bol sebze garnisiyle.
Haftada iki akşam da mükellef bir balık. Rakısına bir adet buz yeterli.
35liğin yarısını geçmesin. Keyiflenir de 'bir duble daha' derse bırakın
içsin. Böylece gevşer biraz daha. Konuşurken sakın keyfini kaçıracak
konulardan bahsedeyim demeyin. Özel problemlerinizi de kesinlikle açmayın.
Yoksa kötüleşiverir. Kendinize mutlaka dekolte bir kıyafet seçin. Bakımlı
olun. Yanına oturup sırtını ovun. Televizyonda maç seyretmesi için her akşam
teşvik edin. Siz de yanına sessizce oturup kırmızı şarap servisi yaparsanız
fevkalade olur. En önemli nokta da şu: Haftada birkaç akşam seks yapın ve
onu her bakımdan tatmin etmeye bakın... Eğer bu söylediklerimi aksatmadan
bir yıl kadar uygularsanız, sanırım o takdirde
kocanız iyileşip normal hayatına dönecektir ve uzun bir mutlu yaşam sizi
bekleyecektir. ".
Eve dönüş yolunda koca, eşine sordu:
"Doktor ne dedi sana?" dedi.
Kadın kısaca cevap verdi:
"Ölecekmişsin! "
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 04 Şubat 2008, 18:27:43
Nuh peygamber bağırır,
BU AĞAÇKAKANLARI GEMİYE KİM ALDI ULAAAAN!
-bir karikatürden alıntı.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 17 Şubat 2008, 22:16:03
Temel yolda giderken karnının çok aç olduğunu hisseder. Köşenin bitiminde gördüğü bir dükkandan içeri girer.

- selamın aleyküm uşağım.
+ aleyküm selam buyur abi.
- ben bir karadeniz pidesi alacaktım da. yalnız burada yemiycem mümkünse sarıver.

adam bir an durup sorar:
+ afedersin abi sen karadenizli misin?

temel bu soruya sinirlenir:
- niyeki kardeşim? karadeniz pidesi yemek için illa karadenizli mi olmak gerekir? misal ben japon olmasam sushi yiyemeyecek miyim? ya da italyan olmazsam pizza vermeyecek misin?

adam cevabı yapıştırır:
+ yok abi o yüzden söylemedim. burası nalbur.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 26 Şubat 2008, 08:17:19
Kadın öğretmen ders anlatırken genç delikanlı öğrencisini tam yanında oturan kız öğrencisi ile konuşurken görünce "Bana bak..!" diye gürlemiş, "Ne konuşuyorsun sen bakiim?.." "Kız arkadaşıma bir soru sordum da efendim.." "Ne soracaksan bana sor..!" "Tamam.." demiş delikanlı, "Bu cumartesi gecesi bende kalır mısınız?."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 05 Mart 2008, 08:15:40
Tanrı Adem'le Havva'yı yaratalı birkaç saat olmuştu ve ikisi üzerindeki son rötuşları yapıyordu. Elinde sadece monte edilecek 2 parça daha kalmıştı. Bunları hangisine takacağı konusunda kararsızdı. Sonunda onlara sormaya karar verdi. "Elimde 2 parça daha var" dedi. "Bunları da sizlere monte edeceğim. Bunlardan biri ayakta işemeye imkân veriyor.
Bunu hanginiz ister?" Adem büyük bir coşkuyla atıldı: "Ben, ben!! Bana ver onu. Çok eğlenceli olacak. Onunla ayakta işeyebileceğim. Ne olur bana ver onu." Adem'in ısrarları ve çocuklar gibi zıplayıp durmasına fazla dayanamayan Tanrı, Havva'yı da bu konuda çok heyecanlı göremeyince, o parçayı Adem'e monte etti.
Adem sevinçten çılgına dönmüştü. Hemen etrafta koşturup her yere işaretini bırakmaya başladı. Bir kayayı ıslattı.
Sonra kuma adını yazdı. Sonra da ilerideki bir taşı vurmaya çalıştı yeni oyuncağıyla. Nihayet sakinleştiğinde Tanrı diğer parçayı monte etmek için Havva'nın yanına gitti. Havva sordu: " Bana takacağın parçanın adı ne?" "Beyin" dedi, Tanrı..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: ATA - 05 Mart 2008, 19:41:27
Adem herşeye rağmen doğru seçim yapmış
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Volkan - 06 Mart 2008, 19:52:42
quote:

Temel yolda giderken karnının çok aç olduğunu hisseder. Köşenin bitiminde gördüğü bir dükkandan içeri girer.

- selamın aleyküm uşağım.
+ aleyküm selam buyur abi.
- ben bir karadeniz pidesi alacaktım da. yalnız burada yemiycem mümkünse sarıver.

adam bir an durup sorar:
+ afedersin abi sen karadenizli misin?

temel bu soruya sinirlenir:
- niyeki kardeşim? karadeniz pidesi yemek için illa karadenizli mi olmak gerekir? misal ben japon olmasam sushi yiyemeyecek miyim? ya da italyan olmazsam pizza vermeyecek misin?

adam cevabı yapıştırır:
+ yok abi o yüzden söylemedim. burası nalbur.



D-3 Söyleyecek sözünüz yoksa mesaj yazmayın: Sırf mesaj atmış olmak için mesaj yazmamalısınız. Sadece gülücük içeren mesajlar, (+1) gibi kirlilik yaratan mesajlara yönetim olarak tolerans tanımamaktayız.

Edited by - agucba on 07/03/2008  21:34:07
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Volkan - 06 Mart 2008, 19:55:35
quote:

Bektasi Cuma'ya camiye gitmis. Camide hoca vaaz veriyor ve sarap
icenleri
siddetle kinamaya basliyor. Bektasi can kulagiyla dinlemeye
baslamis.



Hoca dayatmis, "Sarap icenler obur tarafta her turlu ceza gorecek.
Sarap
icmeyenler her turlu sefa gorecek... Hatta herbirinin emrine 40
huri
verilecek... Sarap icenlerin ise ictikleri her sise sarap kil
kopruden
gecerken boyunlarina asilacak!!!"



Bektasi dayanamamis durdugu yerden seslenmis :
"Hoca efendi, o siseler dolu mu olacak, bos mu!"



Hoca gurlemis, "Bre zindik, sen dolu siselerle obur tarafi
meyhane mi sandin!"



Bektasi basini sallayip itiraz etmis, "Iyi ama hoca, adam basi 40
huri ile
sen de obur tarafi kerhane mi sandin!"








bununla ilgili soyle de bi söz vardı belki duymussunuzdur;

ırmaklarımdan sarap akacak diyorsun cenneti ala meyhane midir?
her mümine 40 huri diyorsun cenneti ala kerhane midir?

carpılmak istemediğim için konuyu burda kapatmak en iyisi bence
Başlık: Fıkra!
Gönderen: AlfistiKerem - 07 Mart 2008, 02:46:52
Okula yeni gelen öğretmen ilk dersinde öğrencilere ilginç bir çağrıda bulunmuş:
-"Kendini geri zekalı hisseden varsa ayağa kalksın..."
Sınıfta çıt yok. Nihayet biri kalkmış:
-"Siz kendinizi geri zekalı mı hissediyorsun?"
-"Hayır", demiş çocuk,
-"Ama sizin tek başına ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı da..."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 07 Mart 2008, 19:36:40
RAHIBE

Bir rahibe taksi cevirmis, yola cıklmışlar. Ama taksi surucusu aynadan
surekli rahibeye bakıyormus. Rahibe neden oyle baktigini sorunca adam:

'Cok ozur dilerim rahibe, size birsey soylemek istiyorum ama kizarsiniz
diye
de cok korkuyorum' demis.

Rahibe gulumsemis:
'Sevgili oglum, benim yasimda, ustelik de rahibe olan birine ne soylersen
soyle hosgorulu davranacagina emin olabilirsin. Bana her istedigini
soyleyebilirsin...'

Bunun uzerine taksi soforu utanarak:
'O zaman...'demis..'seyy... Benim en buyuk fantezim bir rahibeyle sevdigim
sekilde sevismekti de....'

Rahibe yine gulumsemis:
'Ah bu muydu sevgili oglum... Yalniz kucuk bir sorun var... Kesinlikle hem
bekar, hem katolik olman gerekiyor. Yoksa Tanri' ya hesabini veremem.'
Sofor sevincle haykirmis: 'Evet!.. Evet... Ben bekarim ve Katoligim!!'

'O zaman surdan ormanlik yola sapalim..' Ve ormana gelmisler, adam orada en
buyukk fantezisini gerceklestirmis. Hersey bittikten sonra rahibe bir
bakmis,
adam hungur hungur agliyor... 'Neyin var sevgili oglum??'

'Rahibe... Vicdan azabi cekiyorum, n'olur beni bagislayin..Ben size yalan
soyledim.. Ben aslinda hem evliyim, hem Yahudiyim'..."
Bunu duyan rahibe gulmus:

'Ah sevgili oglum kendini uzme... Aslinda ben de gercek rahibe
degilim..Ismim Cemil IPEKCI, muhafazakar bir ibneyim ve AKP
YARARINA bir kiyafet balosuna gidiyorum'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 07 Mart 2008, 20:52:59
Dursun yakınmış:
- Ula Temel artik yaslanduk.
Ayaklarum, kollarum, basum anlayacagun her tarafum agriyi.
Bu yaslilik ne kötü biseydur.
E sen nasilsun bakalum ?
Temel memnun:
-Eyiyum eyiyum.
Anamdan dogdugum ilk günkü gibiyum.
Basumda saçum yok.Agzumda disum yok.
Altuma siçayrum haberum yok..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 17 Mart 2008, 09:43:00
Başbakan Erdoğan'ın yeni talimatı:
-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Tayyip küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi....."  
Başlık: Fıkra!
Gönderen: onr - 17 Mart 2008, 17:39:25
Hırsıza bakın.. : )
Başlık: Fıkra!
Gönderen: ATA - 17 Mart 2008, 19:40:39
İşlediği suçu biliyormuş gibi hınzırca kaçıyor
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 28 Mart 2008, 00:28:13
Erbakan ölmüş ve cennete gitmiş.. meleklerin karşısında cennetin kapsında dururken arkasında saatlerle dolu çok büyük bir kapı görmüş ve sormuş. Bu saatler ne böyle?' melekler cevap vermiş, Bunlar yalan saatleri. Dünyadaki herkesin bir yalan saati vardır. Her yalan söyleyişinde saatteki ibre hareket eder.' Erbakan, Ooo, peki bu kimin saati?' Bu ATATÜRK ün saati.. ibre hiç bir zaman oynamadı, yani hiç yalan söylememiş. İnanılmaz' demiş Erbakan. Peki bu kimin saati?' melekler cevap vermiş. Bu İsmet İnönü'nün saati. İbre iki kez hareket etti, yani İnönü tüm yaşamında sadece iki kez yalan söyledi...'En sonunda Erbakan dayanamamış ve sormuş. Peki Tayyibin saati nerede??' Tayyibin saati Hz.Peygamberimizin ofisinde, onu vantilatör olarak kullanıyor..'

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 04 Nisan 2008, 11:39:17
Japon' un biri,

Rize'de bir kahveye girmis ve,


herkese kafa tutmuş :

--- 'Var mı ? Aranızda delikanlı ?


     Varsa ?  Çıksın dışarı...'                                                            
TEMEL kapıya doğru yürümüş,


--- 'Çıkıyorum ulan !


     Görelim bakalım erkekliğini...'





Birkaç dakika sonra, TEMEL ağzı-burnu dağılmış bir vaziyette,


kahveye geri dönmüş...                                                                


Peşinden de, JAPON kasılarak içeri girmiş


ve kahvedekilere TEMEL'i göstererek :


--- 'Ona, 'Toyokumi' ustanın, 'Katakori' tekniğiyle vurdum.'  





Ertesi gün JAPON yine gelmiş. Yine meydan okuma.


Yine TEMEL' den rest. Ve birkaç dakika sonra kapıda yine,


ağzı-burnu dağılmış bir TEMEL.


Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan JAPON :


--- 'Ona, 'Kuyotomi' ustanın, 'Kihotomi' tekniğiyle vurdum.'





Ertesi gün yine aynı hikaye.


Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş TEMEL ve


hergün değişik bir stil kullanan JAPON :





---  'Ona, 'Toyohama' ustanın, 'Kimanto' tekniğiyle vurdum.'


---  'Ona, 'Tiyotoki'   ustanın, 'Kohimato' tekniğiyle vurdum.'





.............. derken,





Bu böyle bir hafta devam etmiş.





Ve sekizinci gün !     JAPON yine kahveye gelip,


yine herkese kafa tutmuş.


JAPON' un restini gören yine TEMEL olmuş tabii...


Birkaç dakika sonra, herkes yine suratı dağılmış bir TEMEL beklerken,


Bu kez JAPON,


ağız-burun dağılmış, hoşaf  !    Kanlar içinde kapı da belirmiş   ? ? ?





TEMEL' de hemen arkasından girmiş içeriye,


JAPON'  u göstererek :





--- 'Ona, 'Toyota' nın 'Krikosuyla' vurdum' demiş...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 06 Nisan 2008, 10:32:52
Temel, aynalı sigaralığından bir tane sigara çıkarmış, o anda gözü aynaya takılmış
- Ula Dursun ha bu aynadaki adam baa tanıdık geliyi
demiş.
Dursun aynayı temelden almış şöyle bir bakmış
- Ula salak tabi tanıdık gelir bu benim .....
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistihrn - 10 Nisan 2008, 10:50:40
Mantık okuyan oğula baba dersi.

Oxford Üniversitesine matematik tahsiline giden genç, sömestr tatili için evine dönmüştü.Annesi dört gözle beklediği oğlu için en güzel hazırlıkları yapmıştı.Özellikle de oğlunun tavuk sevdiğini bildiği için nar gibi iki tavuk kızartmıştı.Çocuk eve girince büyük sevinçle karşıladılar, anne oğlunun uzun yoldan geldiğini çok acıkmış olduğunu düşünerek mutfağa daldı.Nar gibi kızarmış tavuklar, masada en tok adamın bile iştahını kabartacak şekilde duruyordu.Baba oğluna sordu:" Eeee anlat bakalım oğlum, üniversitede neler öğrendiniz?
- Baba pek çok şey gördüğümüz söylenemez.Fakat bize mantık diye bir konu öğrettiler.Harikulade bir şey.Bak baba bu mantık sayesinde mesela masada 3 tane tavuk olduğunu sana ispatlayabilirim.Baba büyük hayret içerisinde:
- Yaa ! Öyle mi ? Nasıl ispatlayacaksın ?
- Bak baba şu 1.tavuk şu 2.tavuk değil mi ?
- Evet
- İşte 1 , 2 daha 3 eder.O halde masada 3 tavuk vardır.
Büyük paralar harcayarak büyük umutlarla ülkenin en büyük üniversitesine gönderdiği oğlunun böyle saçma sapan şeyler öğrenip dönmesine canı sıkılan baba hanımına dönerek kızgın sesle haykırır:
- "Bak hanım ! Şu birinci tavuğu sen yiyeceksin, 2.sini de ben yiyeceğim 3. sünü de oğlumuz yesin !!!!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: kotchero - 10 Nisan 2008, 12:47:15
İki nasa pilotu bir sonraki gün uzay mekiği ile uzaya çıkacaklardır.

iki kafadar akşam saatlerinde yahu bu kadar çalıştık bari dışarı çıkıp biriki kadeh parlatalım uzaya gitmeden derler.

Ülkede tanınan simalar oldukları için her girdikleri yerde alkol isteselerde verilmemiştir.

Birinin aklına bir fikir gelir
Yahu der bizim araca jet yakıtı koyuyorlaar onda bolca alkol yokmu birer kadaeh atalım der.

İki kafadar kadehleri içer ve odalarında istirahate çekilir.

Derken telefon çalar ve telefonu açaan arkadaşına sen nasılsın miden iyimi demiş

Ya sorma bulanıyo çıkaracak gibiyim der.

Diğeri;
Aman sakın çıkarmaya çalışma ben şu an Japonyadan arıyorum demiş .
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Levent Kobaza - 15 Nisan 2008, 08:50:54
FBI VE TEMEL
FBI, eleman alımı için duyuru yapar. Üç kişi başvurur.
FBI binasında adayların hepsiyle tek tek görüşmeler yapılmaktadır.
İlk adam içeri alınır ve şu sorular sorulur :
'Karını seviyor musun?'
'Evet, efendim.'
'Ülkeni seviyor musun?'
'Evet, efendim.'
'Pekala,biz karını da getirdik. Şu an yan odada.'
Ve masanın üzerine bir tabanca koyar.
'Şimdi odaya gir ve karını öldür!'
Adam silahı alır, yan odaya geçer. 5 dakika hiç ses duyulmaz.
Adam tekrar ilk odaya geri döner.Kravatı gevşemiş, ter içinde kalmıştır.
'Yapamayacağım efendim.'
Ve orayı terk eder.

İkinci adam içeri alınır.
Aynı sorular, aynı yanıtlar...
Ve ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir.
Adam da yapamayacağını söyler ve ayrılır.

Son adam Temel içeri girer.
Aynı sorular. Ayni cevaplar.
Ona da içeri girip karısını öldürmesi söylenir.
Temel içeri girer. 5-10 saniye sonra içerden silah sesleri gelmeye başlar.
'BAM, BAM, BAM, BAM, BAM, BAM!'
Derken kısa bir sessizlik ve ardından gürültülü bir cam kırılması duyulur.
Adamlar içeri girer,
Temel biraz terlemiştir.FBI personeli sorar:
'Ne oldu?'
Temel cevaplar :
'Efendum bana verdiğunuz silah kurusıkı çıktı,
o yüzden karıyı camdan aşağıya atmak zorunda kaldım.'  



Başlık: Fıkra!
Gönderen: n/a - 16 Haziran 2008, 22:10:49
Çocuk babasına sorar,
-baba, ben dünyaya nasıl geldim?
babası,
-gece yatarken, yastığımın altına şeker koydum, sabah kalktığımda ,sen dünyaya gelmiştin.
Çocuk, gece yatarken yastığının altına şeker koyup yatıyor, gece şekerin etrafına karıncalar toplanıyor.
Çocuk sabah baktığında ,karıncaları görüyor, sinirleniyor,
-şimdi size bir çarparım ama , naparsın ,
baba yüreği. :)
Başlık: Fıkra!
Gönderen: admin - 25 Haziran 2008, 10:19:23
Dünya Genetik Projeler Yarışması yapılıyordu. Tüm ülkelerden genetik profesörleri yarışmaya çalışmaları ile katılır.
İlk Fransız profesörün çalışmasını jüri başkanı sorar.

Fransız profesör:
- Ben inek genleri ile tavuk genlerini birleştirdim, ortaya çıkan mahlukatın eti kırmızı et kadar lezzetli, beyaz et kadar sağlıklı oldu.

Diğerleri de çeşitli çalışmalar anlatır. Sıra Türkiye?den Laz profesöre gelir.

Laz profesör:
- Ben, karpuz genleri ile hamamböceği genlerini birleştirdim!

Birden tüm jüri üyelerinden bir kahkaha kopar.
Başkan, laz profesöre:
- Bu çalışma ne işe yarar?

Laz profesör:
- Acayip işe yarıyor, karpuzu keseysun, çekirdekleri kaçayi.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 04 Temmuz 2008, 09:18:34
TÜRK CEHENNEMİ
Dört samimi arkadas ayni arabada yolculuk ederken trafik kazasinda ölürler.
Azrail:
- 'Türk cehennemine mi Avrupa cehennemine mi gitmek istersiniz?' diye sorar.
'Fark nedir?' diye sorarlar.
Azrail:
- 'Avrupa cehenneminde her gün bir kepçe, Türk cehenneminde her gün bir
kova *** yersiniz' der.
Üç tanesi 'Biz Türk dogduk, Türk ölürüz!!...' der.
Bir tanesi ise uyaniktir, Avrupa cehennemini seçer ...
Aradan epey zaman geçer. Avrupa cehennemindeki adam artik kepçe kepçe
*** yemekten bikmistir, arkadaslarinin durumunu merak eder, hallerini görmek
için ziyarete gider. Oysa onlar neseli;halay çekerek,sen sakrak gülerek karsilarlar onu. Dayanamaz sorar:
-'Ben bir kepçesini hazmedemezken siz her gün bir kova *** yiyip nasil bu kadar neseli olursunuz?'
- 'Oglum, oglum!!..' derler, 'Burasi Türk cehennemi, bir gün *** olur kova olmaz, bir gün kova olur *** olmaz, bir gün görevli ise gelmez,
anlayacagın,
3 aydir bir *** yedigimiz yok ?!...'

Başlık: Fıkra!
Gönderen: adnan.geyik - 04 Temmuz 2008, 11:41:18
Iste bu süper gözümden yas geldi. Bende TURK cehennemine gidiyorum.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 08 Temmuz 2008, 17:26:44
Biraz fazla ama uzun süre idare eder.gülmeye devam.
Acı kaybımız

3 ay önce ailemize katılan, Necmi ismini verdiğimiz kaplumbağamız dün  vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin arka bahçesine  gömdük.Hayvancağız durduk yerde can verdiği için gidip Necmi'yi aldığımız  dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda ''Abi onlar kış  uykusuna yatar'' cevabını almış bulunmaktayız, hepimizin başı sağolsun. Bu  vicdan azabıyla ben de çok yaşamam herhalde.



Öncelik

Evlenmeyi düşündüğü erkek arkadaşının ''benden önce biriyle oldun mu?'' sorusuna, ''buraya gelmeden önce mi?'' cevabını vererek evlilik umutlarını  magmalara atan hatunun gerçek sarışın olduğunu söylememe  bilmem gerek  kaldı mı?



Annemin Maceraları

Shrek'in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el ele tutuşmuş  Shrek ve Fiona'yı gören annem, 'Bunlar Süleyman ve Nazmiye  Demirel çifti  mi?' diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden.

 

Alfabe

Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı  istiyorum. Daha ikinci gün: 'Örrrtmenim, taa evden buraya tel çizmeye   mi  geldik, hep yuvarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi?' deme cesaretini  gösterdiği için.



Annem!

'Bu taraf bitti.' diye CD'yi arkasına çeviren ve sonra da 'CD çalar  çalışmıyor!' diye feryat eden anneme alkış az geliyor!



Modem

Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneanem 'Bu ne?' diye  sordu. Ben de kolay anlasın diye 'Hani benim bilgisayarım  var ya onunla  internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu.' diye uzun  uzun açıkladım. Anneannem dinledi beni; 'Yani  modem bu' dedi ve konu  kapandı...



Yaz Okulu

Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite  öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkartılır.



Beyin göçü

Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim midibüsünde  yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. ''Şekerim dördüncü kez  girdim  ÖSS'ye, ama yine kazanamadım, gidicem sonunda Amerika'ya o olucak. Böyle  böyle beyin göçü oluyor işteeaa!'' Sen git, masrafları  ben karşılıyorum.



Alman yazar

Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sınıfa dönüp  'Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır' diyen hocaya, 'Niye,  kağıt  bulamamış mı?' cevabını veren arkadaşa gönderelim.



Düz mantık

Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında ''Bu ev kiralıktır'' yazılı bir  evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin   camında ''Bu da'' yazısını görürseniz bilin ki Trabzon'dasınız.



İngilizce yazılısı

Bir alkış da ingilizce sınavında 'Nice ........' şeklindeki boşluğu 'Nice  mutlu yıllara!' şeklinde dolduran, dahi mi aptal mı olduğunu henüz  anlayamadığımız öğrencime istiyorum.



Hügo'lar Beşledi

Bir alkış da lisede edebiyat kitabından bir metni tüm sınıfa sesli olarak  okurken V. Hugo'ya 'Beşinci Hugo' diyen arkadaşımıza gelsin.



Ne zaman?

Kardeşim karne almıştı. Fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, babamla beni  kenara çekip uyarıları sıralıyordu; 'Sakın çocuğun moralini  bozmayın,  sakın kötü bir şey söylemeyin.' Uyarılar özellikle babama yönelikti; 'Hele  de sen, sakın çocuğun gururunu kırma.' Babam daha  fazla dayanamadı ve  sordu; 'Karne için ne zaman özür dileyeceğiz?'



Havale

Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. Yanımdaki gişede  işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan kadın soruyor:  'Parayı kim  alacak teyze? Alıcısına ne yazalım?' Teyzem cevap veriyor: 'Bu paranın  hayrını görme İnşallah yazalım.'



Lamba

Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmızı ışıkta  geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettiricek anons: 'Bacım o  geçtiğin gece lambası değildi, çek sağa.'



Hacim nedir?

Öğretmen bir arkadaşımdan naklen; 5. Sınıfların Fen Bilgisi sınavının 2. sorusu: 'Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız.' Öğrencimizden gelen cevap: 'Hacdan gelenlere hacim denir. Örnek: Nasılsın hacim?'



Asabi Polis

Hareketli bir Bağdat Caddesi akşamında, polis abilerimiz rutin olduğu  üzere devriye gezmektedir. Işıklarda müşteri bekleyen taksiye  yaklaşılır  ve; ''Ticari, bekleme yapma, devam et.'' anonsu yapılır. Camdan eliyle '1  saniye' işareti yapan taksiciye, ikinci ve çok manidar  anons gelir  ardından; ''Ticari, benne pölümüye girme! Devam et dedik!''



Neden olmasın

5 yaşındaki yeğenime babası soruyor: 'Büyüyünce ne olacaksın kızım?' 'Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?' Babası gayet sakin cevap veriyor: 'Katil' İkisine de meslek hayatlarında başarılar.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 17 Temmuz 2008, 23:31:39
İzmir'de yaşlı bir teyze torunundan proxmiti bilet ödünç alır sonra torunundan nasıl kullanılacağını öğrenir:

--torun derki bindiğinde göstereceksin biip sesi gelince tamam der

yaşlı teyze otobüse biner şöförün anlına tutar bileti şöförde naapsın biip der ve Teyze gider oturur ;)
Başlık: Fıkra!
Gönderen: admin - 18 Temmuz 2008, 10:13:52
Motor merakı olan bizim Temel gitmiş kendisine bir honda motosiklet almış.
Denemek için, şehirlerarası yola çıkıp başlamış hız yapmaya. Yokuş aşağıya
doğru ilerlerken önde gitmekte olan bir mercedese yetişmiş ve sürücüsüne;
"Sen Honda kullanmayi bilir misun?" diye sormuş. Mercedesin sürücüsü daha
evet diyemeden Temel vınnn diye geçip gitmiş. Mercedesin sürücüsü de
geçilmeyi gururuna yediremeyip basmış gaza ve Temel'e yetişip sormuş:
-Peki sen mercedesi bilirmisin?
-Bilmeeem,
Ve vınnnnn diye yine uzaklaşmış. Mercedesin sürücüsü biraz ileride kan
revan içindeki Temel'i görünce yardımına koşmuş ve sormuş:
-Geçmiş olsun. Neden hondayı biliyor musun diye soruyordun be kardeşim?"
Temel güçlükle kaldırmış kafasını:
-Hondanin freni neredeydi diye soracaktum.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: cuneyt - 29 Temmuz 2008, 16:30:55
Fransiz, Ingiliz, Alman, Rus, Iranli, Holandali, bir de bizim Temel barda sohbet ederlerken sira gelmis memleketlerini ovmeye.. Ingiliz,

Arkadaslar. .' demis
'Bizim biramiz cok meshurdur.. icmeye kiyamazsiniz
Fransiz hemen girmis konuya
'Bizim kizlarimiz meshurdur..' demis, 'opmeye kiyamazsiniz'
Alman icini cekip ' Hey gidi memleketim.. 'demis,
'Biz oyle arabalar uretiriz ki binmege doyamazsiniz. .'
Holandali hemen atilmis, 'Evlerimiz.. ' demis,
'Bizim dunya sirini evlerimiz meshurdur..'
Bizim en meshur seyimiz KGB'dir..' demis Rus,
'Dunyanin bir ucunda sinek havalansa haberdardir! ..'
Sira ona gelince Iranli 'Halilarimiz. .' demis,
'Yumusaciktir ve cok meshurdur..'

Sonra hepsi birden suskun oturan Temele donmusler..

Sakin sakin bakmis onlara ve gulerek baslamis soylemeye..
'Bizim delikanlilarimiz meshurdur.

Oyle ki;

Alir Fransizin kizini,

Icer ingilizin birasini,

Atar Almanin arabasina,

Goturur Holandalinin evine,

Yatirir Iran halisinin uzerine,

Degil kocasinin,

KGB'nin bile ruhu duymaz..'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 17:50:54
Alemsin vallahi Cüneyt.Gülmekten karnıma ağrılar girdi ya...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 19:11:11
Eve bir gün tesisatçı çağırmışlar. Adam çalışırken evin küçük oğlu gelip seyretmeye başlamış. Tesisatçı da çocuğun ilgisini görünce takım çantasından tornavidayı çıkartıp çocuğa: "Bu ne biliyor musun?" demiş. Çocuk da "biliyorum, babamda bundan iki tane var. Küçüğüyle prizleri kontrol eder, büyüğüyle masanın bacaklarındaki vidaları sıkar" demiş. Tesisatçı: "İyi, aferin oğlum" demiş. Sonra eline anahtarı almış "Peki bu ne biliyor musun?" demiş. Çocuk: "Biliyorum. Babamda bundan iki tane var. Küçük olanıyla muslukları değiştirir, büyük olanıyla boruları tamir eder." demiş. Tesisatçı "Çattık be..." demiş içinden. Bu kez de çekici alıp "ya bunu bilecek misin?" deyince çocuk "Biliyorum, babamda bundan iki tane var. Küçüğünü cam takarken kullanır, büyüğünü de duvar kırarken kullanır" demiş. Her sorduğuna cevap yetiştiren çocuğa tepesi atan tesisatçı bu sefer fermuarını açıp göstermiş: "Bunu da bilecek misin lan ukala?" deyince çocuk: "Biliyorum, bundan babamda iki tane var. Küçüğüyle çişini yapar, büyüğüyle de annemi" demiş.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 19:13:15
Belgrad Ormanlarında bir akşam üstü
Nihahahah boşuna kıpraşma yavrum.Elimden kurtulamazsın..
Bağırmakta fayda etmez. Bu ormanda seni kimseler duyamaz. Sen iyisi mi
meşhur sözü hatırla ve rahatla.Tecavüz kaçınılmazsa uzan keyfine
bak..Heheheheh..
-Sen şimdi bana tecavüz mü edeceksin?
-Yok nasihat edicem.Tabii ki tecavüz edicem.
-Eminsin yani.
-Tabii eminim,artık tecavüz etmek suç bile değil güzelim.Tecavüzü
ediyorsun,sonra tecavüze uğrayan kız çaresiz seninle evlenmek zorunda
kalıyor,sen yırtıyorsun.
-Demek yırtıyorsun? O zaman gel yırt bakalım.Hatta
sen zahmet etme,ben yırtıyım üstümü başımı.Nasıl olsa yenisini sen
alacaksın.
-Ne diyon sen bacım?
-Bu ayakkabıları da parçalayabilir miyim?
-Bıktım kaç senedir giymekten.
-Ohoooo.Amma konuştun ya.
-Evet ben biraz fazla konuşurum.Şimdiden alışan iyi olur.Malum bir ömür aynı evi paylaşıcaz.Haa bir de unutmadan söyliyim,ben uyurken dişlerimi
gıcırdatırım,sonra söylemedin deme.
-Anlaşıldı,sen beni lafa tutup kaçmayı planlıyon ama yemezler.
-Kim kaçacak? Ben mi? Bence birazdan sen kaçıcan, müstakbel kocacığım. Önce şunu söyliyim,bizde nişanıda düğünüde erkek tarafı yapar bilesin.Nişanda 3 burma bilezik,bir altın saat,5 metrede altın kordon
-Ohaaaaa
-Bence oha joker hakkını hemen kullanma.Çünkü daha düğünde isteyeceklerimi sıralamadım.
-Ne düğünü ya?
-Aaaa düğünsüz hayatta evlenmem.Özel gelinlik isterim,ayrıca ablamların o gece giyeceği tuvaletler de bizzat ellerinden öper
-Ablanlarmı ?
-Evet bizde adetler böyle.Sen sormadan söyliyim,benim 4 ablam var.Sonra düğün salonda olucak.Havayi fişek gösterisi isterim.5 bilezik isterim,tek taş pırlanta yüzük isterim,yurt dışında balayı isterim,kirada oturmam ev isterim,Italyan mobilya isterim.
-Yeteeeeerrrrrrr.Bacım ne yaptın ya?Ben mi sana tecavüz ediyom,sen
mi bana tecavüz ediyon karıştırdım ha!!Ne bu be ?
-Valla canın isterse kocacığım.
-Ne kocası be?
-Tecavüz edicen ya o bakımdan
-Tövbe ..Vazgeçtim.Ben aklımı peynir ekmekle yemedim.Tecavüzün cezası kalkmamış aksine artmış. Bundan ala ceza mı olur?! Şu dakikadan itibaren dünya ahiret bacımsın.Kalk yürü eve bırakayım seni.Ulan bi tecavüz etme zevkimiz
vardı,onunda içine ettiler, iyi mi ?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 19:15:34
Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağa
çekmiş ve polis gelmiş:

"Buyurun memur bey?"
"Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz
"Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mi bitiyor diye baktım"

Karisi lafa atlamış:
"Aaa yapma hayatim. yarım saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda"

Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
"Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???"
"Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra
çözdüm"
Karisi yine atlamış: "Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba...."

Adam kadına bir tane patlatmamak için kendini zor tutarken; polis bu
sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -"Beyefendi bakar mısınız sağ sinyaliniz de kırık"

"Aaaa.. kırık mı?? Sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi... yolda oldu galiba, hiç de fark etmedik"

Karisi çenesini tutamamış yine:
"Amma da attın kocacım, sana 3 haftadır söylüyorum artık su kırık
sinyalin icabına baktır diye....."

Adam en sonunda dayanamamış bağırmış:
"BANA BAK SEN SUSUCAK MISIN ÇAKICAM SIMDI SURATININ ORTASINA!!"

Polis kadına sormuş: "Hanımefendi esiniz size hep böyle mi davranır?"

Kadın cevap vermiş:
"Yok canim....sadece alkollü olduğu zaman"

Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 29 Temmuz 2008, 19:16:11
Before beginning something...............iNSALLAH
       Just at beginning..................... ........BiSMiLLAH
When surprised........................ ...... ALLAH ALLAH
When gave up................. ...............EYVALLAH
To go to the end...... ......................YA ALLAH
Promise................... .......................VALLAH BiLLAH
Self confidence.............. ..................EVELALLAH
Fully motivated........................ ........ALiMALLAH
Bored..............................................FESUPHANALLAH
More bored................ .................... HASBiNALLAH
Give up....................... ................... iLLALLAH
Great inspiration and motivation...........ALLAH, ALLAH, ALLAH
Succeeded.......................................MASALLAH
At failure......................................... HAY ALLAH

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 19:17:43
Üç Amerikan askeri Iraklı bir amcanın bakkalına girerler alış veriş yaparken
'kahrolsun Amerika'diye ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir
papağandan geldiğini görürler.

Bunun uzerine Iraklı bakkal amcaya 'bu papağanı buradan yok et yarın
geldiğimizde görürsek seni mahvederiz'derler.

Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü
papağan kuşunu çok sevmektedir. Derken aklına cami imamlarının papağanı
gelir. Hemen imamın yanına koşar başından geçenleri anlatır ve 'Hocam eğer
sakıncası yoksa papağanları değişelim'der Hoca kabul eder ve değişim
gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler
ve kızarak :'biz sana bunu yok edeceksin demedikmi? '
Amca bu papağan o değil desede inandıramaz.
Sivri zekalı askerin biri ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup
olmadığını der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır:
'Kahrosun Amerika!!
ses çıkmyınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler:
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!
(ses yok)
-Kahrolsun Amerika!

papağan dile gelir
-Amin evlatlarım.....)))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 29 Temmuz 2008, 19:18:40
@Talip

Talipp:

Slm...



KızEvy:

Slm... Hoş geldiniz.



Talipp:

MSN adresinizi oğlumdan aldım.



KızEvy:

Evet . Kızım söyledi. Bekliyorduk zaten



Talipp:

Sizin evde başka PC var mı? Hanımları da görüşmeye davet etsek



KızEvy:

Tabii ki. Bizim hanım online zaten. Kız da internet cafe de.



Talipp:

Ok...



Kaynana34 konuşmaya
katıldı

Oğlananası konuşmaya
katıldı



Talipp:

Hanımlar da geldi. Ben bizim oğlanı da davet ediyorum.



ÇılgınDamat konuşmaya
katıldı

BirEvinBirkızı konuşmaya
katıldı



Oğlananası:

Slm...



KızEvy:

Hoş geldiniz hanım efendi



Kaynana34:

Slm...



Oğlananası:

Hoş bulduk efendim



ÇılgınDamat
gönderiyor:

CICEK.GIF

Aktarımı başlatmak için burayı çift
tıklayın

Kabul
et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet
(Alt+D)



ÇılgınDamat
gönderiyor:

CIKOLATA.GIF

Aktarımı başlatmak için burayı çift
tıklayın

Kabul
et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet
(Alt+D)



Kaynana34:

Ay niye zahmet ettiniz? Teşekkürler.



Talipp:

Zahmet ne demek? Çam sakızı çoban armağanı.



Kaynana34:

Nasılsınız? İyi misiniz? Ben Hacer. Burcu'nun annesiyim.



Talipp:

İyilik elhamdülillah. Sizleri sormalı.



KızEvy:

İyiyiz çok şükür.



Kaynana34:

Sizler Mersin'denmişsiniz değil mi?



Talipp:

Evet efendim. Sizler de İstanbul'dan



Kaynana34:

Evet efendim. Biz iki yıl önce gelmiştik Mersin'e Çok güzel bir yer.



Oğlananası:

Güzeldir. Bekleriz bize de.



KızEvy:

İnşallah. Bu yaz güneyi düşünüyorduk zaten



Oğlananası:

Yaza kalmasın diyoruz. Beey ! Hadisene...



Talipp:

Efendim. Hanım haklı. Sebebi ziyaretimiz malum.



KızEvy:

Evet efendim. Malumumuzdur. Başımızın üstündedir. Hoş geldiniz.



Talipp:

Evlatlarımız net üzerinden tanışmış, kaynaşmışlar. Bize de vazifemizi
yapmak düşüyor. Allah'ın emri Peygamber'in kavliyle Oğlumuz ÇılgınDamat'a
kızımız BirEvinBirKızı'nı istiyoruz.



KızEvy:

Evet beyefendi. Sizin de belirttiğiniz gibi evlatlarımız anlaşmışlar. Eh o
zaman bizlere de hayırlısını dilemek düşer.



Oğlananası:

Müsaitseniz eğer gelecek ay aile içinde bir nişan
yapalım diyoruz.



Kaynana34:

Bekleriz efendim. Biz nişan için gerekli hazırlıkları yaparız. İstanbul'da
kalacak yeriniz yoksa biz ağırlayabiliriz.



Oğlananası:

Yok. Zahmet vermeyelim. Çok kalamayız zaten. Dayımın oğlu var. Bostancı'da
oturuyorlar.



Kaynana34:

Ayol ne zahmeti? Aşk olsun. Akraba olacağız sonuçta. Hem Bostancı çok
uzak. Biz Avcılar'dayız. Yollarda perişan olursunuz. Yerimiz müsait.



Oğlananası:

İnşallah diyelim o zaman.



Kaynana34:

İnşallah efendim. Kızım! Hadisene.



BirEvinBirKızı:


Tamam anneee!



BirEvinBirKızı
gönderiyor:

KAHVE.GIF

Aktarımı başlatmak için burayı çift
tıklayın

Kabul
et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet
(Alt+D)



ÇılgınDamat
gönderiyor:

SOZYUZUGU.GIF

Aktarımı başlatmak için burayı çift
tıklayın

Kabul
et (Alt+C) Farklı kaydet...(Alt+F) Reddet
(Alt+D)



Talipp:

Biz müsaadenizi isteyelim artık. Tanıştığımıza memnun oldum.



KızEvy:

Biz de memnun olduk efendim. Şeref verdiniz.



Talipp:

O şeref bize ait. Hoşça kalın efendim.



KızEvy:

OK . Byeee!



Talipp:

Bye!



Oğlananası:

Bye..



Talipp konuşmadan ayrıldı


Oğlananası konuşmadan
ayrıldı



Kaynana34:

Bye



BirEvinBirKızı:

Bye



Kaynana34 konuşmadan ayrıldı


KızEvy konuşmadan
ayrıldı



ÇılgınDamat:

Bye... Şişşt Burcu kız? Gitme bir yere yaw :-)



BirEvinBirKızı:

Hepsi gitti mi?



ÇılgınDamat:

Gittiler gittiler.Nasılsın aşkım? Çok heyecanlandın mı?



BirEvinBirKızı:

Ay! Ölüyorum zannettim :-(



ÇılgınDamat:

Bak çok korkuyordun. Oldu işte aşkım. Oldu :-)
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 19:19:46
Kizin3 tane talibi varmış ve bir türlü karar veremiyormuş.
birgün arkadaşına gitmiş ve benim 3 tane talibim var ve karar veremiyorum demiş
arkadaşı hemen mesleklerini sormuş
doktor ,telefoncu , öğretmen demiş.
arkadaşı hemen öğretmeni seç demiş
neden diye sormuş
arkadaşı demiş:
doktor devamlı sıradaki der demiş
telefoncu sürekli meşgul
ama öğretmen anlamadıysan TEKRARLAR :)))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 19:23:01
Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl
belirliyorsunuz?

Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.

Siz NE yapardınız?

Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.

Hayır, der doktor.

Normal bir insan küvetin tıpasını çeker
Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 29 Temmuz 2008, 19:23:01
Süpermiş cok güldüm
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Temmuz 2008, 19:27:16
Bir Türk, bir Amerikalı ve bir alman birlikte saunaya gitmişler. Bellerinde birer havlu saunada oturmuşlar ter atarlarken, bip bip bip diye ses duyulmuş. Amerikalı, sağ eliyle sol koluna dokunup,
- "Çağrı cihazım çaldı. Derimin altında elektronik devre var da..." demiş. Aradan biraz zaman geçmiş, bu sefer bir cep telefonu çalmaya başlamış. Bunun üzerine alman, sol avuç içini kulağına götürmüs ve konuşmaya başlamış. Görüşmesi bitince, Türk'e ve Amerikalıya dönüp,
- "Avucumun içinde cep telefonu devresi var da..."
demiş teknolojik olarak geri kalmayı gururuna yediremeyen Türk,
- "Bana bir dakika izin verin"
demiş ve dışarı çıkmış. Birkaç dakika sonra döndüğünde poposunun arasına sıkışmış tuvalet kağıdı sarkıyormuş. Amerikalı ve Alman'ın kendisine garip garip baktığını görünce,
- "Faks geliyor da.."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 29 Temmuz 2008, 19:52:10
Kadın akşam işten çıkar
       Çocuğu yuvadan alır
Markete geçer ıspanak alır
Koştura koştura  eve döner
Çocuğu soyar elini yüzünü yıkar
Kendi üstünü değiştirir
Mutfağa koşar
Bi yandan ıspanakları yıkar bi yandan çocuğun sorularına ve ihtiyaçlarına
cevap verir.
Bi yandan sofrayı hazırla  O DA NE YOĞURT ALMAYI UNUTMUŞTUR! Yoğurtsuz
ıspanak olmaz
Hemen kocasını arar.
Kocadan Kocaya değişen cevaplar:
 1) Ben geç geleceğim. Toplantım var Yoğurtsuz yiyin ( laçkalaşmış koca)

       2) Ben geç geleceğim Çok üzgünüm  tühhhhhh Şimdi ıspanak da yoğurtsuz olmaz
ki E yoğurt getireyim kapıdan bırakayım hemen döneyim toplantı bu kaçırsam
olmaz Mazallah dağlara taşlara işten atılma sebebim olur sonra yoğurt
dökecek ıspanak bile bulamayız ( aldatan koca ya da eve gelmemek için
bahane arayan koca ,ama bi yandan da vicdanı sızlayan koca..)

       3)Aradığınzı numaraya şu anda ulaşılamıyor........(İşte bu aldatan koca)

       4) Mendebur kadın ıspanağı aldın da yoğurdu niye almadın! ("kazma" tipi
koca )

       5) Igggghhhh yine mi ıspanak. Otlaya otlaya sığır olduk ("kalas" tipi koca)

       6) Tamam alırım (monotonlaşmış koca)

       7) tamam alırım başka bişey lazım mı? ( Normal koca)

       8)Tamam hayatım alırım başka bi isteğin var mı? ( Olması gereken koca)

       9) amannn ıspanakla mı uğraştın? Yapmadıysan bırak ya dışardan söyleyelim ya da dışarda yiyelim (Süper koca)

         Olağandışı 1 durum

       1) kadın akşam eve gelir Buzdolabından dün akşam yapılmış yemeği çıkartır
Açar bakar ıspanak. Ama dolapta yoğurt yok kocasını arar
" Ispanağı yapmışsın ama yoğurt almamışsın Unutma gelirken getir"


Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 31 Temmuz 2008, 16:56:12
quote:

Kadın akşam işten çıkar
       Çocuğu yuvadan alır
Markete geçer ıspanak alır
Koştura koştura  eve döner
Çocuğu soyar elini yüzünü yıkar
Kendi üstünü değiştirir
Mutfağa koşar
Bi yandan ıspanakları yıkar bi yandan çocuğun sorularına ve ihtiyaçlarına
cevap verir.
Bi yandan sofrayı hazırla  O DA NE YOĞURT ALMAYI UNUTMUŞTUR! Yoğurtsuz
ıspanak olmaz
Hemen kocasını arar.
Kocadan Kocaya değişen cevaplar:
 1) Ben geç geleceğim. Toplantım var Yoğurtsuz yiyin ( laçkalaşmış koca)

       2) Ben geç geleceğim Çok üzgünüm  tühhhhhh Şimdi ıspanak da yoğurtsuz olmaz
ki E yoğurt getireyim kapıdan bırakayım hemen döneyim toplantı bu kaçırsam
olmaz Mazallah dağlara taşlara işten atılma sebebim olur sonra yoğurt
dökecek ıspanak bile bulamayız ( aldatan koca ya da eve gelmemek için
bahane arayan koca ,ama bi yandan da vicdanı sızlayan koca..)

       3)Aradığınzı numaraya şu anda ulaşılamıyor........(İşte bu aldatan koca)

       4) Mendebur kadın ıspanağı aldın da yoğurdu niye almadın! ("kazma" tipi
koca )

       5) Igggghhhh yine mi ıspanak. Otlaya otlaya sığır olduk ("kalas" tipi koca)

       6) Tamam alırım (monotonlaşmış koca)

       7) tamam alırım başka bişey lazım mı? ( Normal koca)

       8)Tamam hayatım alırım başka bi isteğin var mı? ( Olması gereken koca)

       9) amannn ıspanakla mı uğraştın? Yapmadıysan bırak ya dışardan söyleyelim ya da dışarda yiyelim (Süper koca)

         Olağandışı 1 durum

       1) kadın akşam eve gelir Buzdolabından dün akşam yapılmış yemeği çıkartır
Açar bakar ıspanak. Ama dolapta yoğurt yok kocasını arar
" Ispanağı yapmışsın ama yoğurt almamışsın Unutma gelirken getir"






O kadar çok ıspanak diyorki canım ıspanak çekti..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Temmuz 2008, 17:37:33
Ispanak yiye yiye Temel reis gibi olacağız.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 31 Temmuz 2008, 20:14:12
Ben ıspanak sevmiyorum diyen koca tipi yok mu?
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 01:33:05
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 01:36:06
Evde kadın kocasını haşlıyor: - Hiç olmazsa şu yan komşularımızı örnek al. Kaç yıllık evliler ama birbirlerine hala balayında gibi davraniyorlar. Adam karısını arabada, kapının önünde, her yerde öpüyor. Yazıklar olsun! Sen neden aynı şeyi yapamıyorsun? - Yaparım yapmasına ama, ben kadını iyi tanımıyorum ki...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 01:39:55
Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder; önde giden köpekli bir adam, arkasında iki tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin başındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar: - "Beyefendi, bu acılı gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?" Adam yanıtlar: - "Öndeki karım arkadaki de kayınvalidem." - "Vah vah; başınız sağolsun. Nasıl oldu?" - "Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidem de karıma yardıma gelmiş onu da öldürmüş." Adam biraz düşündükten sonra sorar: - "Beyefendi kopeğinizi ödünç alabilir miyim?" - "Sıraya geç..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 01:42:34
Sarışın yıldız adayı, üstü açık kırmızı arabasını gecenin bir vakti iyice tenhalaşmış ve loşlaşmış Hollywood Bulvarı'nda hızla sürerken trafik polisi çevirdi.. - "Hanımefendi, ehliyetiniz lütfen.." - "Ehliyet nedir, afedersiniz?." - "Kredi kartı büyüklüğünde bir karttır, hanımefendi. Üzerinde resminiz vardır." Sarışın yıldız adayı cüzdanını çıkardı, içinden bir yığın kart döküldü. Üzerinde resmi olanı buldu, uzattı. Polis "Teşekkür ederim" dedi, "Şimdi de ruhsatınız lütfen.." Sarışın mahçup mahçup sordu gene.. "Ruhsat nedir?.." "O da deyim yerinde ise arabanızın kimlik kartıdır. Genelde torpido gözünde durur" diye sabırla yanıtladı polis.. Sarışın torpido gözüne uzandı. Orada gerçekten öyle bir kart vardı. Onu da polise uzattı. Polis ehliyet ve ruhsatı inceledi. İkisi de mükemmeldi. Görünürde her şey normaldi ama ortada da bir gariplik vardı. "Bir dakika lütfen" dedi sarışına ve motosikletinin yanına gitti, telsizle merkezdeki nöbetçi arkadaşını aradı. Olanlari anlattı. Merkezdeki sordu: "Kadin sarışın mı?.." "Evet!.." "Mavi gözlü mü?.." "Evet!.." "Süper mini mi giyiyor?.." "Evet.." "Göğüsleri kazağından fırlıyor mu?." "Evet.." "O zaman hemen arabanın yanına git ve fermuarını indir." "Ne çıldırdın mı sen?.. Ben bunu nasıl yaparım!" diye bağırdı trafik polisi. "Sen git dediğimi yap" dedi, merkezdeki.. Trafik polisi sarışının yanına geldi, fermuarını indirdi.. "Neee" diye bağırdı, sarışın.. "Gene mi alkol muayenesi.."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 01:44:54
Ben üstüme alınmıyorum;
Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade seksi sarışının yanına oturmuş. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin edersiniz. Hangi kapıyı... Yatak odasının kapısını tabii. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine uzanırlarken seksi sarışın sormuş: "Siz dişçisiniz galiba.." "Evet" demiş adam, biraz şaşkın.. "Nerden anladınız?.." "Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle, ne kadar titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de.." Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış: "Siz sadece dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi olmalısınız!.." Adam hafiften kasılmış. Yatağın başucundaki sigara paketine uzanırken mağrur mağrur sormuş: "Peki bunu nerden anladınız?.." "Hiçbir şey hissetmedim de.."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 04 Ağustos 2008, 12:20:02
Abicim süpersin gülmekten çenem ağrıdı
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 14:19:30
Tren kompartımanında üst yatakta yatan adam tam dalıp gitmek üzereydi ki, alt yatakta yatan orta yaşlı kadının sesi duyuldu: "Afedersiniz beyefendi" dedi kadın. "Çok üşüdüm. Acaba bana bir battaniye bulabilir misiniz?" Adamın uykusu da, keyfi de kaçmıştı."Daha iyi bir fikrim var" diye homurdandı, "evliymiş gibi yapmaya ne dersiniz?" Önce mahçup bir kıkırdama duyuldu alt yataktan... Sonra da, "Harika bir fikir" dedi kadın, "Ben mi oraya geleyim, yoksa siz mi buraya inersiniz?" - "Hiçbiri" dedi adam, "Kalk, kendi battaniyeni kendin al..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 14:21:31
Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses: - Binme, bu uçak düşecek! Dönmüş bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş. İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış: - Uçak düştü kurtulan olmadı! Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında: - Binme bu trene, raydan çıkacak! Dönmüş bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş: - Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı... Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses: - Bu otobüse binme, freni patlayacak! Dönmüş yine kimse yok; dayanamamış, bağırmış: - Sen kimsin yahu? - Ben senin iyilik meleğinim! Adam iyice kızmış: - Ulan evlenirken neredeydin!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 14:26:36
Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı, çekilmez bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.
Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine;
"- Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var." der doktor.
"- Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum."
"- Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
"- Peki, kötü haber nedir doktor bey?"
"- Çok nadir görülen bir durumdur. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak."
Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar;
" - Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin için yaşarım. El içine nasıl çıkarım!"
Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir.
Hastaneden taburcu olduğunda;
" - Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir başlangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir. Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri.
" - İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkâna girer.
Tezgâhtara;
" - Yeni bir takım elbise istiyorum" der.
Tezgahtar Joe''yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
" - Bir bakalım. 44 beden!" der.
Joe gülerek;
" - Kesinlikle doğru, nerden anladınız?"
" - Bu benim işim."
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken, tezgâhtar sorar;
" - Yeni bir gömlek de ister misiniz?"
Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;
" - Elbette" der.
Tezgâhtar Joe''ya şöyle bir bakar;
" - Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."
Joe şaşırır;
" - Kesinlikle doğru nerden anladınız?"
" - Bu benim işim!"
Joe gömleği giydi. Evet, gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgâhtar sorar;
" - Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"
" - Evet lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım"
Tezgâhtar Joe''nun ayaklarına bakarak;
" - Evet...9-1/2... E."
Joe iyiden iyiye afallar;
" - İnanamıyorum bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız? Vallahi bravo!"
Tezgâhtar;
" - Efendim. Bu benim işim."
Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar cillop gibi oturur ayaklarına. Şöyle dükkân içerisinde bir tur atarken tezgâhtar sorar;
" - Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim ben!"
Joe aynaya bakarak;
" - Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm." diye içinden geçirir ve " - Evet bir de şapka bakayım kendime!" der tezgâhtara.
Tezgâhtar Joe''nun kafasına bakarak;
" - Eveeeeet...7-5/8."
Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgâhtara;
" - Evet..doğru..nerden bildiniz?" diye sorar.
Tezgâhtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;
" - Bu benim işim efendim" der.
Şapka da süper oturmuştur kafasına.
" - Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye düşünürken tezgâhtar yine sorar;
" - Size bir tane de don verelim efendim."
Joe bir kaç saniye düşünür ve;
" - Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der.
Tezgahtar geri adim atarak "Eveeeeet..36 beden!" der.
Joe gülerek;
" - İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der.
Tezgâhtar kafasını sallayarak;
" - Hayır..size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!..."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 14:32:12
Bir kayın validenin üç damadı varmış. Birgün bunlar tatile denize gitmişler. Kayınvalide "bakayım damatlarım beni ne kadar seviyor" deyip atlamış denize ve boğulma taklidi yapmaya başlamış. "Büyük damadım boğuluyorum ne olur kurtar beni" demiş. Büyük damatta hemen kurtarmış. Ertesi sabah büyük damadın kapısında bi reno laguna üzerinde de bir not "sevgili damadım hayatımı kurtardın kayınvaliden". Ertesi gün ortanca damadı denemiş aynı şekilde oda hayatını kurtarmış onunda kapısında bi reno safrane ve üzerinde bi not: "sevgili damadım hayatımı kurtardın kayınvaliden". Sıra küçük damadı denemeye gelmiş. Ertesi gün yine denize girmiş. "Damadım boğuluyorum ne olur kurtar beni" demiş. Küçük damat "s.kt.r lan boğulursan boğul demiş. Kadında oracıkta boğulup ölmüş. Ertesi gün küçük damadın kapısının önünde bi ferrari üzerinde de bi not "Sevgili damadım hayatımı kurtardın kayınpederin
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 14:34:23
Adamın biri arkadaşıyla yemek yerken "Kolumun ağrısından ölüyorum" diye dert yandı.Arkadaşı da "Ilerde köşedeki marketin önüne yeni bir bilgisayarli cihaz koydular.Üç dolara bir jeton alıyorsun , yanında getirdiğin idrar örnegini açılan kapaktan içeri veriyorsun, on saniye sonra neticeyi ve tedavi için yapman gerekenleri ögreniyorsun"demiş.
Adam hemen idrarını bilgisayara vermiş.10 saniye sonra yazılı olarak cevap gelmiş: "Kolunuzda bir cins eklem agrisi olan Teniselbo oluşmuş. Sıcak tutun, ağır işlerden kaçının, iki haftada düzelecek" Adam, muzurca bu akıllı cihazi nasıl aldatalabileceğini düşünmüş.Bir miktar çesme suyuna köpeginden alınmış bir kılı koymuş, üstüne karısının ve kızının idrar örneklerini eklemiş. cihaza
atmış. 10 saniye sonra yazılı yanıt gelmiş:
1. Çesme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazi almayı düşünün.
2. Köpeğinizde kene var.Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi yıkayın.
3. Kızınız kokain bağımlısı.Bir psikiyatri kliniğine yatırın.
4. Karınız hamile. İkizler sizden degil. İyi bir avukat bulun.
5. Kendinizi bu yolla tatmin etmeyi bırakmazsanız kolunuz iyileşmez
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 15:12:18
İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş;
- ''Baba, merhaba Ben Lale''.
- ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''.
- ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''.
- ''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''.
Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
- ''N'ooldu kızım? anlatsana''.
- ''Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''.
- ''Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin'de bosaniyorsun''.
- ''Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı'ya ben onunla evlendim''.
- ''iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın''.
- ''Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış''.
- ''Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?''.
- ''Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını''.
- ''Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları''.
- ''Sağol baba Eeee şey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var''.
Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur;
- ''Kürtaj'mı? Bi'de hamile'mi kaldın o çocuktan sen?''.
- ''Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden ayrılıyoruz'ya''.
Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;
- ''Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını''.
- ''İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü''.
Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;
- ''Okuldan'mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''.
- ''O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben''.
- ''Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o zencidendir''.
- ''Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır''.
Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
- ''Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini ver bakim''.
- ''Mahmutpaşa Karakolu'ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında''.
- ''Karakol'mu? bi'de karakola'mı düştün layyynnn? Ne yaptın?''.
- ''Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım''
Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar;
- ''Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım''.
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;
- ''Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul'da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin''
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Ağustos 2008, 15:16:51
Sınıfta öğretmen sormuş:
-Dalda üç kuş var, birini vurdum kaç tane kalır? Çocuk cevaplamış:
-Hiç kalmaz öğretmenim. "Olur mu oğlum" demiş öğretmen, "2 tane kalır." "Olmaz öğretmenim" demiş çocuk,
-"Siz birini vurunca diğerleri aptal değil ya sesten ürküp kaçarlar..." Öğretmen şaşırmış ve
-"Aferin oğlum, cevabın yanlış ama düşünce tarzını beğendim." demiş. Sonra çocuk,
-"Öğretmenim, ben de size bir şey sormak istiyorum:
-Karşıdan üç tane bayan geliyor, üçü de dondurma yiyor, ama biri yalayarak, biri ısırarak, diğeri de emerek yiyor dondurmayı. Sizce bunlardan hangisi evlidir?
-"Öğretmen kızmış ama, cevap veremedi dedirtmemek için belli etmemiş,
-"Emerek yiyen evlidir" demiş. Çocuk,
-"Olur mu öğretmenim ne alakası var, parmağında yüzük olan evlidir ama düşünce tarzınızı beğendim." Demiş.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 04 Ağustos 2008, 15:42:49
Ellerine sağlık
Başlık: Fıkra!
Gönderen: 147BLACK - 04 Ağustos 2008, 15:46:56
Politika Nedir?

iste budur :

Çocuk babasina sorar: ?baba politika nedir??

Baba söyle der: ?bak oglum, ben eve para getiriyorum, öyleyse ben kapitalistim.

Annen parayi yönetir, öyleyse o hükümettir.

Deden paranin doðru idare edilip edilmedigine dikkat eder, öyleyse o
da sendikadir.

Hizmetçi kiz ise isçi sinifidir.

bizlerin ise tek hedefi vardir, senin rahatligin. Dolayisiyla sen de halksin ve altinda bezi ile yatan küçük kardesin ise gelecektir.

Söyle bakalim anlayabildin mi??

Çocuk düsünür ve o gece babasinin anlattiklarini düsünecegini söyler.

Gece yarisi cocuk uyanir. Çünkü kücük kardesi altini pisletmistir ve aglamaktadir.

Ne yapacagini bilemeyen çocuk anne ve babasinin yatak odasina gider.

Annesi yalniz ve derin bir sekilde uyumaktadir, öyle ki onu uyandiramaz.

Hizmetçi kizin odasina gider. bakar ki babasi hizmetçi kizla yatmaktadir.

Dedesi de pencereden gizlice onlari izlemektedir.

Hepsi öyle mesguldürler ki çocugun orada oldugunu farketmezler bile.Çocuk hiçbir sey yapamadan yatagina geri döner.

Ertesi sabah baba çocuga kendince politikanin ne oldugunu anlatmasini
ister.

-?evet? der çocuk, ?kapitalizm? isçi sinifini kötüye kullaniyor? sendika bunu seyrediyor? Bu arada hükümet uyuyor? Halk ise dikkate alinmiyor? ve gelecek bokun içinde yatiyor!

iste politika budur..!
_________________
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 04 Ağustos 2008, 15:54:23
Bir şirketin patronu, çalışanlarının onu ciddiye almamasından ve saygı göstermeden her zaman kafalarına göre çalışmalarından yakınıyormuş.
Bir gün şirketten içeri elinde koca bir tabelayla girmiş.

Tabelanın üstünde "Burada Patron Benim" yazıyormuş.
Onu kapısının üstüne asmış ve dışarı toplantıya gitmiş.
Döndüğünde tabelanın üstünde söyle bir not varmış :

- "Karınız aradı, tabelasını geri istiyormuş.." :-))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ağustos 2008, 18:10:08

:) COLADA SİNEK
    Degisik ülkelerden gelmis insanlar; masaya oturup birer cola ismarlar...
    Colalar gelince bakarlar ki, bardaklarynda bir karasinek var;
    İsveçli; ayni bardakta yeni cola getirilmesini ister...
    Ingiliz; yeni bardakta yeni cola ister...
    Finlandiyali; sinegi bardaktan alir ve colayi içer...
    Rus; colayi sinekle içer...
    Çinli; sinegi yer fakat colayi içmez...
    Yahudi; sinegi yakalar ve Çinli'ye satar...
    Yunanli; colanin 2/3 'ünü içer ve yeni cola ister...
    Norveçli; sinegi yakalar ve yem olarak kullanarak baliga çikar...
    Irlandaly; sinegi ezerek colaya karistirir ve Ingiliz'e satar...
    Amerikali; lokantaya tazminat davasi açar ve 65 milyon dolar tazminat talep eder...
    TÜRK; baska gören yoksa sesini çikarmaz, varsa da olayi siddetle kinar...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ağustos 2008, 18:35:47
Kullanmadığı şey Alış verişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer. Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur. - "Şöyle açıklayabilirim..." der. "Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm. Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir çift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldığım fakat rengini beğenmediğin için hiç giymediğin süeteri ona verdim. Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak üzereyken bana "Karınızın artık kullanmadığı başka bir şey var mı bu evde?" diye sordu... Ve işte buradayız..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ağustos 2008, 18:40:18
Scanner Komutan emir erini çağırmış: - "Bana çabuk bir lazer yazıcı bul getir." - "Emredersin komutanım." Bir saat sonra emir eri yanında başka bir er ile gelmiş. - "Lazer yazıcıyı getirdim komutanım." - "Hani nerde lan?" - "Komutanım bu arkadaş laz bir erdir ve bizim bölükte yazıcıdır!" - "Ulan iyi ki, scanner istememişiz be!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ağustos 2008, 18:42:41
İyi ki jinekolog değilim Fevkalade sosyetik bir kokteyl. Dr. Bey smokinleri içinde iki kat yakışıklı. Ağzından da bal akıyor ya. Etrafı her zamanki gibi genç ve güzel hanımlarla çevrili. Bunlardan biri: - "Ah doktor, dişim öyle ağrıyor ki günlerdir", demiş. Sonra yakalamış doktorun elini. Ağzına doğru çekmiş. Çekmekle de kalmamış. Sokmuş doktorun parmağını ağzına. Sol tarafa kaydırmış. İşaret parmağını azı dişine doğru zorla uzatıyor. - "İşte burası... Tam burası... Öyle ağrıyor ki?" Doktor parmağını kadının ağzından kurtarmaya çalışırken söyleniyor: - "Hanımefendi, iyi ki jinekolog değilim..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ağustos 2008, 18:46:11
İkisini de Adamın biri bir gün felç olan bir arkadaşını ziyaret etmiş. Sohbet sırasında felçli arkadaşı adama "terliklerim yukarıda kalmış, onları bana getirir misin lütfen?" diye rica etmiş... Adam yukarı çıkmış, bir de ne görsün! Felçli arkadaşının afet gibi iki kızı varmış. Hemen pratik zekasını çalıştırarak: - "Babanız beni sizinle yatmak için gönderdi" demiş. Kızlar: - "Nasıl olur! İmkanı yok!" demişler. Adam, "İnanmıyorsanız soralım" demiş ve aşağıya seslenmiş: - "İkisini de miii?". Felçli adam bağırmış: - "İkisini dee! İkisini dee!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 19 Ağustos 2008, 15:37:37
Sitemiz avukatları alınmasın ama

Mahkemelerde avukatlar tarafindan sorulmus gerçek sorulardan alinmistir


1. "Uykusunda ölen bir insan, ertesi günün sabahina kadar bunun farkina varamaz, degil mi doktor?"

2. "En genç olan oglunuz, hani su 20 yasinda olan, kaç yasindaydi?"

3. "Resminiz çekilirken orada miydiniz?"

4. "Yalniz miydiniz, yoksa kendi basiniza miydiniz?"

5. "Savasta öldürülen kardesiniz miydi yoksa siz miydiniz?"

6. "Sizi öldürdü mü?"

7. "Çarpisma esnasinda araçlar arasinda ne kadar mesafe vardi?"

8. "Oradan ayrilana kadar orada mi kaldiniz?"

9. "Kaç kere intihar etmeyi basardiniz?"

10. Soru: "8 agustosta mi hamile kaldiniz?"

Cevap: "Evet."

Soru: "peki o anda siz ne yapiyordunuz?"

11. Soru: "Üç çocugunuz var, degil mi?"

Cevap: "Evet."

Soru: "Kaçi erkek?"

Cevap: "Erkek yok."

Soru: "Hiç kiziniz var mi?"

12. Soru: "Merdivenler alt bodruma iniyor dediniz, degil mi?"

Cevap: "Evet."

Soru: "Peki bu merdivenler yukari da çikiyor muydu?"

13. Soru: "Bay ___, geçen yaz kusursuz bir balayina çiktiniz, degil mi?"

Cevap: "Evet, Avrupa'ya..."

Soru: "Esiniz de sizinle geldi mi?"

14. Soru: "Ilk evliliginiz niçin sona ermisti?"

Cevap: "Ölüm sebebiyle."

Soru: "Kim ölmüstü?"

15. Soru: "Süpheliyi tarif edebilir misiniz?"

Cevap: "Orta boyluydu, sakali vardi."

Soru: "Erkek miydi yoksa kadin mi?"

16. Soru: "Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptiniz, doktor?"

Cevap: "Bugüne kadarki bütün otopsilerimi ölüler üzerinde yaptim."

17. Soru: "Bütün cevaplariniz sözlü olmak zorunda, anlastik mi?

Simdi, hangi okula gidiyorsunuz?"

Cevap: "Sözlü."

18. Soru: "Otopsiye basladiginiz zamani hatirliyor musunuz?"

Cevap: "Aksam 8:30 civarinda basladik."

Soru: "Bay___ o esnada ölü müydü?"

Cevap: "Hayir, sandalyeye oturmus neden otopsi yaptigimi merak ediyordu."

19. Soru: "Idrar örnegi verme imkaniniz var mi?"

Cevap: "Kendimi bildim bileli yapabilirim."

20. Soru: "Otopsiye baslamadan önce Bay ___'in nabzina baktiniz mi doktor?"

Cevap: "Hayir."

Soru: "Kalbini dinlediniz mi?"

Cevap: "Hayir."

Soru: "Nefes alip almadigini kontrol ettiniz mi?"

Cevap: "Hayir."

Soru: "O halde siz otopsiye baslarken Bay ___ hala yasiyor olabilir, degil mi?"

Cevap: "Hayir."

Soru: "Nasil bu kadar emin olabiliyorsunuz, doktor?"

Cevap: "Çünkü adamin beyni masamin üstünde bir kavanozun içindeydi."

Soru: "Yine de hasta hala yasiyor olamaz miydi?"

Cevap: "Evet, hatta su anda bir mahkeme salonunda avukatlik yapiyor olabilir."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 19 Ağustos 2008, 19:05:45
Nereden buldun bunları ya???
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 20 Ağustos 2008, 08:33:44
Banada mail ile geldi
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 20 Ağustos 2008, 15:39:38
Trafik polisi anonsları

Trafik polisinin müthiş anonsu

Dar ve tenha bir yolda trafikteyim. Arkamdan trafik polisi geliyor. Kırmızı ışıkta durdum. Bir süre sonra trafik polisinin müthiş anonsu

geldi: ''Yol boş devam et. S..tir et kırmızı, ışığı devam et.' Acaba ehliyetimi henüz almadığımı bilse; 'Ehliyet ve ruhsat. Ruhsat tamam ehliyeti s..tir et.' der miydi?

Göstermelik

Birkaç gün önce trafiğin çok işlek olmadığı bir yerde normal olarak kırmızı ışıkta durdum. O an arkama yanaşan trafik polisinin anonsunu aynen aktarıyorum: '34 XXX... devam et, devam et. Sanki biz olmasak duracaksın.'

Türk polisi ve UFO

Eveeet, şimdi de o kocaman alkışları Antalya'da UFO gördüğü için polisi arayan vatandaşa 'havadayken yapabileceğimiz bir şey yok, inerse tutuklarız' diyen yurdum polisi için alabilir miyiz?

Ukala Şoför

Kendisini durduran trafik polisi 'kırmızı ışıkta geçtiniz' deyince 'uyuyordum görmemişim' diyen yurdum şoförü, evet bildiniz babam...

Dürüst polis

Trafik polisi tarafından çevrilinir. Ehliyet evde unutulmuştur. İki taraf da 'çorba parası' konusunda hemfikirdir ama ben miktarı konusunda karar verememekteyimdir. Cepten 2 adet 20'lik çıkarılıp ruhsatın arasına konur. Polis ruhsatı açar ve 'bu fazla' diyerek 20'liklerden birini geri verir. Benim de bu yurdum polisini alnından öpesim gelir. Dürüst adammış.

İnançlı polis

Yıllar önce sabahın erken bir saatinde nasılsa kimse görmez diye kırmızı ışıkta geçip sola döndüm ve 50 metre ilerdeki kırmızı ışıkta beklerken trafik polisine yakalandım. Kırmızı ışıkta geçtiğimi söyleyip ehliyet ve ruhsatı istediğinde 'Ama ışık sarıydı' itirazıma sert bir komutla 'Yemin et!' dedi. Resmen kalakaldım, insan yalan yere yemin edemiyormuş. Yemin edemediğimi gören sevgili polis kahkayı basarak 'Hadi yırttın, yalan yere yemin etseydin cezayı yazacaktım, bir daha dikkatli ol' dedi ve gitti. Bu olayın nerde olduğunu söylememe gerek yok değil mi? Memleketimin polisini bile özledim ben!

Kaç!

Öğlen saatleri. Trafikteyim. Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum. Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor. Kulak kesilip durumu kavramaya çalışıyorum. Çocuk yayalara kırmızı yanarken karşıdan karşıya geçmiş, tabii bunu gören polis ceza yazıyor. Çocuk, 'Herkes geçiyordu ben de geçtim' gibilerinden kendini savunuyor. Polis umursamaz bir tavırla ekip arabasına giderken yaşlı bir teyze çocuğa bağırıyor 'Kaç oğlum kaç! G.tünde plakan mı var?!'

Polis megafonu

Bir teyzemiz yayalara kırmızı yanmasına rağmen karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, 10 metre öteden megafon sesi gelir polisten, ''Abla, zaten şişmansın bir de pişman olma!''

Hayırlı Cezalar

Yer İstanbul, Yenibosna. Yenibosna'daki otobüs durağından çıktık Avcılar istikametine doğru gideceğiz. Otobüs kısa yoldan yola girebilmek için yasaklı yerden U dönüşü yapıyor. Yurdum polisi görev başında megafon açık ve o anlamlı anons geçiyor. 'Otobüsçü! Cezan hayırlara vesile olsun, devam et sen; ben plakana gönderirim nasıl olsa.'

Kendin dinle

Kocamın arabasını aldığım ve içine sigara kokusu sinmesin diye bütün camlarını açtığım anda en sevdiğim şarkının radyoda çalmaya başlaması üzerine radyonun sesini de sonuna kadar açıp dolaşırken yurdum polisinden gelen anons:' 34 XX, müziği kendin dinle! Kendin dinle ya da parçayı değiştir!'

Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 21 Ağustos 2008, 10:50:41
Kamyon sürücüsü "dikkat, alçak köprü" ikaz levhasını fark ettiğinde iş işten çoktan geçmişti. Olanca hızıyla üst köprüye bindirdi ve orada sıkıştı kaldı. Arkasında kilometrelerce araç kuyruğu oluştuktan sonra trafik/kurtarma ekibi nihayet geldi. Kurtarıcı işine başlarken polis de gözleri sıkışmış kamyonda, sürücüye yaklaşarak söze girmiş olmak için sordu:
- Köprüye sıkıştınız, he?
Sürücü canı burnunda homurdandı:
- Yoo, köprü taşıyordum, mazotum bitti.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 21 Ağustos 2008, 10:53:01
Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda polis nihayet aşırı hız yapan bir aracı durdurdu. Sürücü camı açtı. Ruhsat ve ehliyetini uzattı. Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken keyifle gülümsedi.
- Sizi bütün gün bekledim.
Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim rahatlığıyla, iç çekerek cevap verdi.
- Anlıyorum memur bey. Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 26 Ağustos 2008, 09:28:06
Başbakan Erdoğan, dış destek aramak için İngiltereye ziyarete gitmiş.

Ziyareti sırasında Kraliçe tarafından çay içmeye davet edilen Erdoğan, Kraliçeye kendi liderlik felsefesinin ne olduğunu sormuş. Kraliçe de 'çevremi akıllı insanlarla doldurmak' cevabını vermis.

Erdoğan bunun üzerine kraliçeye çevresindeki insanların akıllı olup olmadiklarını nasıl ayırt ettiğini sormuş.

Kraliçe, 'onlara doğru soruları sorarak ayırt ediyorum' diye yanıtlamış ve 'izin verin göstereyim' demiş.

Kralice hemen Tony Blair'i aramış ve: ' Sayin Başbakan, lütfen bu soruya cevap verin :
Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu? diye sormuş.
Tony Blair : ' Bu, benim majesteleri ' diye yanıtlamış.

Kraliçe: ' Doğru. Teşekkürler. İyi çalışmalar Blair ' demiş ve Erdoğan'a dönerek : ' Gördünüz mü sayın Erdoğan ? '

Erdoğan ; ' Evet majesteleri, çok teşekkür ederim, bu metodunuzu kesinlikle kullanacağım ' diyerek oradan ayrılmış.

Yurda dönüp hemen Unakıtan'ı yanına çağıran Erdoğan, ' Kemal abi sana soracağım bir soruyu cevaplamanı istiyorum ' demiş.

Unakitan : ' Tabii efendim, nedir ? '

Erdoğan : 'Annenin bir çocuğu var, babanın bir çocuğu var, ve bu çocuk senin ne kız ne de erkek kardeşin. Kimdir bu ? '

Unakıtan sağa bakmış , sola bakmış düşünmüş taşınmış ve en sonunda : 'Efendim bunu biraz düşünüp sonra size cevap versem ? ' demiş.
Erdoğan kabul etmiş ve Unakıtan oradan ayrılmış, vakit kaybetmeden danışmanlarını toplantıya çağırmış, saatlerce bu soru üzerinde düşünmüşler, ama kimse bir cevap bulamamış.

En sonunda Kemal Unakıtan Kemal Derviş'i aramış ve durumu açıkladıktan sonra : 'Annenizin bir çocuğu var, babanızın bir çocuğu var, ve bu çocuk sizin ne kız ne de erkek kardeşiniz. Kimdir bu ? ' diye sormuş.

Derviş: ' Bunda bilemeyecek ne var, tabii ki benim ' diye yanıtlamış. Cevabi alan Unakıtan hemen Erdoğan'ı arayarak : ' Cevabı buldum efendim, kim olduğunu biliyorum. Cevabım : Sayin Kemal Derviş ' demiş.

Erdoğan büyük bir hayal kırıklığıyla cevap vermiş: ' Yanlış cevap Kemal Abi, doğru cevap Tony Blair idi.'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfistahakan - 26 Ağustos 2008, 10:06:40
Süper
Başlık: Fıkra!
Gönderen: patricius13 - 26 Ağustos 2008, 21:33:52
quote:

Trafik polisi anonsları

Trafik polisinin müthiş anonsu

Dar ve tenha bir yolda trafikteyim. Arkamdan trafik polisi geliyor. Kırmızı ışıkta durdum. Bir süre sonra trafik polisinin müthiş anonsu

geldi: ''Yol boş devam et. S..tir et kırmızı, ışığı devam et.' Acaba ehliyetimi henüz almadığımı bilse; 'Ehliyet ve ruhsat. Ruhsat tamam ehliyeti s..tir et.' der miydi?

Göstermelik

Birkaç gün önce trafiğin çok işlek olmadığı bir yerde normal olarak kırmızı ışıkta durdum. O an arkama yanaşan trafik polisinin anonsunu aynen aktarıyorum: '34 XXX... devam et, devam et. Sanki biz olmasak duracaksın.'

Türk polisi ve UFO

Eveeet, şimdi de o kocaman alkışları Antalya'da UFO gördüğü için polisi arayan vatandaşa 'havadayken yapabileceğimiz bir şey yok, inerse tutuklarız' diyen yurdum polisi için alabilir miyiz?

Ukala Şoför

Kendisini durduran trafik polisi 'kırmızı ışıkta geçtiniz' deyince 'uyuyordum görmemişim' diyen yurdum şoförü, evet bildiniz babam...

Dürüst polis

Trafik polisi tarafından çevrilinir. Ehliyet evde unutulmuştur. İki taraf da 'çorba parası' konusunda hemfikirdir ama ben miktarı konusunda karar verememekteyimdir. Cepten 2 adet 20'lik çıkarılıp ruhsatın arasına konur. Polis ruhsatı açar ve 'bu fazla' diyerek 20'liklerden birini geri verir. Benim de bu yurdum polisini alnından öpesim gelir. Dürüst adammış.

İnançlı polis

Yıllar önce sabahın erken bir saatinde nasılsa kimse görmez diye kırmızı ışıkta geçip sola döndüm ve 50 metre ilerdeki kırmızı ışıkta beklerken trafik polisine yakalandım. Kırmızı ışıkta geçtiğimi söyleyip ehliyet ve ruhsatı istediğinde 'Ama ışık sarıydı' itirazıma sert bir komutla 'Yemin et!' dedi. Resmen kalakaldım, insan yalan yere yemin edemiyormuş. Yemin edemediğimi gören sevgili polis kahkayı basarak 'Hadi yırttın, yalan yere yemin etseydin cezayı yazacaktım, bir daha dikkatli ol' dedi ve gitti. Bu olayın nerde olduğunu söylememe gerek yok değil mi? Memleketimin polisini bile özledim ben!

Kaç!

Öğlen saatleri. Trafikteyim. Kırmızı ışıkta dururken yandaki kalabalığı fark ediyorum. Bir polis otosu ve kalabalığın ortasında bir genç elini kolunu sallayarak konuşuyor. Kulak kesilip durumu kavramaya çalışıyorum. Çocuk yayalara kırmızı yanarken karşıdan karşıya geçmiş, tabii bunu gören polis ceza yazıyor. Çocuk, 'Herkes geçiyordu ben de geçtim' gibilerinden kendini savunuyor. Polis umursamaz bir tavırla ekip arabasına giderken yaşlı bir teyze çocuğa bağırıyor 'Kaç oğlum kaç! G.tünde plakan mı var?!'

Polis megafonu

Bir teyzemiz yayalara kırmızı yanmasına rağmen karşıdan karşıya geçmeye çalışırken, 10 metre öteden megafon sesi gelir polisten, ''Abla, zaten şişmansın bir de pişman olma!''

Hayırlı Cezalar

Yer İstanbul, Yenibosna. Yenibosna'daki otobüs durağından çıktık Avcılar istikametine doğru gideceğiz. Otobüs kısa yoldan yola girebilmek için yasaklı yerden U dönüşü yapıyor. Yurdum polisi görev başında megafon açık ve o anlamlı anons geçiyor. 'Otobüsçü! Cezan hayırlara vesile olsun, devam et sen; ben plakana gönderirim nasıl olsa.'

Kendin dinle

Kocamın arabasını aldığım ve içine sigara kokusu sinmesin diye bütün camlarını açtığım anda en sevdiğim şarkının radyoda çalmaya başlaması üzerine radyonun sesini de sonuna kadar açıp dolaşırken yurdum polisinden gelen anons:' 34 XX, müziği kendin dinle! Kendin dinle ya da parçayı değiştir!'

Çok güldüm allah ta sizi güldürsün



Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 09 Eylül 2008, 12:56:14
Ancak düşürebildim Doktor hastasını telefonla arar ve hastasına bir kötü; bir de çok kötü haberi olduğunu söyler. Daha sonra "ilk önce hangisini söylememi istersiniz" diye sorar. Hasta ilk önce kötü haberi duymak istediğini söyler. Doktor hastaya "Tahlillerinizi aldım ve ne yazık ki 24 saat ömrünüz kaldı." der. Hasta yıkılmıştır. Doktora sorar "Daha kötü haber ne olabilir ki?" Doktor: "dünden beri sizi arıyorum ama telefonunuzu daha yeni düşürebildim
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 09 Eylül 2008, 12:58:19
"Doktor, ne olur bana yardım edin?" "Neyiniz var?" "Bir aydır her gece aynı korkunç rüyayı görüyorum. Yatağıma uzanmışım ve bir anda 5 tane kadın üstüme saldırıyorlar, üstümdekileri parçalıyorlar!" "Peki siz ne yapıyorsunuz o anda!" "Onları itiyorum!" "Anlıyorum. Peki ben nasıl yardımcı olabilirim?" "Kollarımı kırın!!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 09 Eylül 2008, 13:00:31
Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın: - "Ah doktorcuğum", dedi. "Bu dişi çektirmektense, çocuk doğurmayı tercih ederim." Doktor: - "Öyleyse koltuğun ayarını yapmadan önce kararınızı verin."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 09 Eylül 2008, 13:02:34
Mösyö Dupont'la karısı diş hekimine gittiler. Dupont sordu: - "Kaç paraya diş çekiyorsunuz?" - "İğne yaparsam 150 frank, yapmazsam 100 frank." Dupont hemen karar verdi: - "İğne istemez." Dişçi: - "Aferin çok cesursunuz." - "Ona ne şüphe" Sonra karısına döndü: - "Hadi karıcığım, otur koltuğa ve aç ağzını."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 09 Eylül 2008, 13:09:46
Genç ve güzel kadın, kalp doktoruna şikayetini anlatır. -"Doktor bey, kocamla eve gidiyoruz. Birinci de yoruluyorum, ikinci, göğsüm ve bacaklarımda sızılar başlıyor, üçüncü de çarpıntı başlıyor, dördüncü de ise neredeyse nefes alamıyorum..." Kadın bunları anlattıkça aklından binbir şey geçen doktor önerisini söylüyor: -"Siz de birincide bırakın efendim, yüklenmeyin bu kadar..." -"Birincide nasıl bırakırım doktor bey, dördüncü katta oturuyoruz..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 09 Eylül 2008, 13:12:16
Operasyondan sonra, diş hekimi hastasından vizite ücretinin üç katını ister, kadın bağırmaya başlar: -"Ne münasebet canım, hem beni o kadar bağırttınız, hem de fazla para istiyorsunuz!" -"Zaten olay da o hanımefendi. Dişiniz uyuşuk olduğu halde öyle bir yaygara kopardınız ki, sizden sonra sıra bekleyen iki hastam ofisimi terk ettiler!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: zeitgeist - 09 Eylül 2008, 13:41:50
AMERİKA RÜYASI !...
>
> Sarışın bir afet, köprüye çıkmış intihar etmek düşüncesiyle.
> Tam o sırada köprüden geçmekte olan
> cabriolet bir araç içindeki yakışıklı yurdum insanı
> inmiş ve ellerini uzatmış :
> 'Hanımefendi neden ölesiniz ki. İstediğiniz yeni bir
> hayatsa tutun elimden. Ben makine mühendisiyim.
> Ve yarın gemiyle Amerika 'ya gidiyorum.
> Dilerseniz sizi de kaçak olarak
> gemiye bindirebilirim.' demiş.
> Çaresiz sarışının pek hoşuna gitmiş bu teklif
> ve binmiş lüks spor arabaya uzaklaşmışlar gözden.
> Ertesi gün adam gerçekten gizlice gemiye bindirmiş
> sarışını. Gecesinde sarışına gizli gizli yemekler
> getirmeyi de ihmal etmemiş. Sarışında geceleri
> adamla birlikte olarak yapılan iyiliğin karşılığını
> kendince ödüyormuş. Aradan bir iki ay geçmiş.
> Kaptan bir gün gemiyi kolaçan ederken
> bizim sarışına rastlamış saklandığı yerde.
> 'Sende kimsin..?' diye sormuş.
> Sarışın kısaca anlatmış başından geçenleri ve
> 'işte o hayatımı kurtaran yakışıklı personeliniz
> beni gemiye gizlice bindirdi. Bunca zaman gizlice
> yemek getirerek beni aç bırakmadı.
> Bende bunun karşılığında geceleri
> onunla birlikte oluyorum' demiş.
> Kaptan kahkahayla gülmeye başlamış ve demiş ki :
> 'KIZIM GECELERİ GÜZEL VAKİT GEÇİRDİĞİNİZE
> HAŞA ŞÜPHEM YOK. AMA BU GEMİ
> AMERİKA 'YA GİTMEZ...
> KADIKÖY-EMİNÖNÜ VAPURU BU !...'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 12 Eylül 2008, 14:01:00
MEMLEKETİMDEN MANZARALAR

bir inek, bir beygir, bir eşek, dağılıp insanların ne yaptıklarını öğrenmeye ve beş yıl sonra buluşmaya karar verdiler. Her biri başka yöne yola çıktılar.

Beş yıl sonra buluşma yerine önce inek ile beygir geldi.

Ikisi de perişan bir halde, zayıflamış, dişleri dökülmüş, kamburları çıkmış, adeta çökmüşlerdi.

Beygir sordu: 'Nedir bu ha lin inek?..'

Inek iç çekerek anlattı:

'Bu insanlar merhametsiz. Beni durmadan birbirlerine sattılar. Alan sütümü sağdı. Bir inek daha varmış, onu yanıma koyup çifte koştular, aç bıraktılar. Canımı zor kurtardım be kardeş...'

Sonra beygir anlattı:

'Benim de ağzıma bir demir parçası geçirdiler, ağzımı açamadım. Üzerime bindiler. O indi öbürü bindi, o indi öbürü bindi... Binmedikleri zamanlar zincire vurdular... Belim çöküp de onları taşıyamaz bir hale geldiğimde arkama kocaman bir araba bağladılar, bu sefer birçoğunu birden taşımaya başladım. Ben onları taşıdıkça kırbaçladılar. Canımı zor kurtardım yav inek kardeş...'


Ve uzaktan eşek gözüktü.

Eşek; ıslık çala çala, taşlara tekme ata ata geldi. Mutluydu.

Şişmanlamıştı, tüyleri parlıyordu, gözlerinin içi gülüyordu, üzerinde lacivert takımlar vardı.

Inek ile beygir, 'Nedir bu halin, neler oldu' diye merakla sordular, eşek anlattı:

'Bir memlekete vardım, birisi bağırdıkça insanlar onu alkışlıyordu. Ben de yüksekçe bir yere çıkıp bağırdım. Benim bağırmamı bilirsiniz, duyan benim yanıma koştu, duyan koştu. Onlar geldikçe ben daha çok DİN-İMAN-TURBAN diye bağırdım...'

'Sonra?..'

'Sonra beni başkan seçtiler...'

'Yani sen başkan mı oldun?..'

'Evet... Bir şey yapmama gerek kalmıyordu, ben bağırdıkç! a onlar 'Memleket seninle gurur duyuyor' diye alkışladılar. Yiyecek birçok şey vardı. Ben ise yedim ve bağırdım, yedim ve bağırdım...'

'Pekiii... Senin eşek olduğunu anlamadılar mı?...'

Eşek yanıtladı: 'Anladılar anlamasına da iş işten geçmişti...'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 12 Eylül 2008, 14:06:21
Urfa' lı bir vatandaş mezarında yatan babasını ziyaret eder:
Urfalının Biri Mezarında Yatan Babasını Ziyaret ediyor: Babo nasısan, eyimisen? Gene Fatihayı gaptın, keyfin yerinde. Oraları bilmem amma.... Buraları bura olmaktan çıhmış gayri. Mezarıydan galksan,gafayı yersen. Öldüğüye sevinirsen...
Sıra geceleri bitti artık. Şindi Bitliste beş minare de yok. Hasangalasında caketim de galmamış.. Hem Urfa dağlarında ceylanlar da gezmiy. Herkes: Şak-şuka, şaka da - şuka söylüy...
Ne mırranın, ne de gayfenin dadı galdı, Gayfenin neslisi çıkmış, südü de içinde. Gaçak çay da hepden gaçak olmuş, Sallama içiyler.. Ahhh...
Şu gavur icadı televizyon yokmu? Tam üç tene eve aldım,gene de acans dinliyemiyem. Gumasının yüzünden gocasından ayrılan böyük gız,  Yaseminin penceresinden bakmazsa göremiymiş. Öbür oğlan Gurtlar Vadisi. Hele o güççüğü yokmu ? Sen görmedin. Saçını hep Amerikan kesdiren, Gözü , gulağı oynuy namıssızın. Acun Firarda diy, başka bişey demiy Turizm dersine eyi geliymiş. Valla yalan, Mahsadı çıbıldak garılara baha...
Torunun Şehmuzla iftihar etmelisen, Aletirik Mehendisi çıktı. İş bulamadı, galdırım mehendisiyem diy. Galdırım da yok ya, çamırlarda debeleniy, duruy...
Babo bi de telefon çıkmış,minnacık. Şalvarın cebine on tene sığar şerefsizim. Tele-fon amma teli,meli yok. Eyi bişey de çok yalan söylüy. Ben Siloyu tarlada görüyem, Aradığın gişiye ulaşılmıy diy. Ancaaa foturaf bilem çekiy vallaha...
Bu cümma rühuya hatim indirecektik; Mevlüt Hoca nazlanıy,boğazı ağrıymış. Yoh gendini üçaylara hazırlıymış.... Eve iki tene CD göndermiş, Bunuyla gırk hatim iner demiş. Eh..Sen de bunuyla idare edersiy. Dünya işleri bitmiy. Şindi bana müsade; Aşağı kepir tarlaya gidiyim. Golf oynuyacağım da...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: ottoman - 16 Eylül 2008, 02:59:40
fadime temele derki "temelcim kızma ama artık çocuğumuz olmasın diye ben geceleri kanepede yatıcam"
temel cevap verir, "ne kızcam hanım hatta faydası olacaksa bende orda yatarım"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: salihcevatcan - 16 Eylül 2008, 03:32:05
Öğretmen derste öğrencilerine madenleri ve metalleri anlatıyordu.Konu bitince öğrencilerine sırayla en çok hangi madene sahip olmak istediklerini sordu.
İlk öğrenci altın hocam dedi öğretmeni niçin deyince yeterince altınım olursa kendime bir ferrari alabilirim de ondan diye yanıtladı.
Öğretmen bu sefer bir başka öğrenciye sorduğunda elmas hocam dedi çünkü yeterince elmasım olursa bir lamborgini alabilirim.
Öğretmen yine başka bir öğrenciye sorusunu tekrarladı bu sefer silikon hocam dedi hocası şaşkın neden silikon hem silikon değerli değil dahası maden bile değil.Bunun üzerine öğrenci yanıtladı valla hocam ablamda iki tane var kapının önündeki arabaları hayal bile edemezsiniz.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 08 Ekim 2008, 11:23:34
SİGARA  


 Temel ' le bir adam parkta oturuyormuş.
 Temel sigara içiyormuş. Adam dumandan rahatsız olmuş.
 Dönmüş Temel 'e ve sormuş.
- Kaç yıldır sigara içiyorsun..?
 Temel cevap vermiş ;
- 30 yıl..?

 Adam başlamış nasihata :
- Bak 30 yılda sigaraya verdiğin parayı biriktirsen

 şu karşıdaki lüks villa ve önünde duran son model

 araba senin olabilirdi.

 Temel dönmüş ve sormuş :
- Sen sigara içiy musun..?

 Adam cevaplamış :
- Ben hiç sigara içmedim.

 Temel tekrar sormuş :
- Peçi şu villa ve lüks araba senin mu..?
- Hayır !..

 Temel eklemiş :
- Fazla konuşma o zaman..?  onlar penum...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ekim 2008, 14:38:06

Bir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider. Doktor adama bir kavanoz verir ve:
- "Bunu doldurup yarın bana getirin" der...
Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. Doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar. İhtiyar anlatmaya başlar:
- "Doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadı, sol elimle denedim gene olmadı. Karımı çağırdım, o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi gene olmadı. Baktık olacak gibi değil komşunun karısını çağırdık o da iki elini ve ağzını denedi gene olmadı, deyince doktor kendini tutamamış:
- "Naaptınız, komşunun karısını da mı çağırdınız" diye sormuş.
İhtiyar yanıtlamış:
- "Napalım, açamadık şu lanet kavanozu bir türlü."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ekim 2008, 14:42:46

Genelev işleten bir İtalyan, Milano'da sahibi bulunduğu genelevde oldukça iddialı bir isletmecilik örneği yapmak istemiş. Bütün kadınları toplamış ve demiş ki, bu evde müşterilerimizin bütün isteklerine "evet" demek zorundayız. "Aksi taktirde rekabet sansımız yoktur" demiş. Bu durumu zor da olsa içine sindirmek zorunda bulunan zavallı kadınlar "peki" deyip işlerinin başına geçmişler. Evin sahibi işadamı da girişteki panoya yazmış: "Bu evde kadınlarımıza 'hayır' dedirtemezsiniz. Bütün istekleriniz yerine gelecektir. Aksini ispatlayana en iyi restoranda yemek ve 1 milyon dolar para teklif ediyoruz." Bunu duyan müşteriler akın eder. Her türlü teklifle karşılasan kadınlar seve seve (SS) bütün talepleri karşılarlar. İngiliz'i gelir eline, Almanı gelir kulaklarına, Amerikalısı gelir tersine derken her türlü teklifi karsılar zavallı kadınlar. Nevar ki Temel uzakta değildir. Milano'ya gelir de geneleve gitmeden dönülür mü?.. Temel esasen kapıdaki yazıdan hiç bir şey anlamadan içeri dalar. Ancak işe başlamadan önce temel kadına bir şeyler fısıldar. Kadın sert bir şekilde "HAYIR" der. Bunu duyan temel boynunu büker ve "PEKİ" der. Tabii ki para ödülü kendisini pek memnun etmiştir. Ancak genelev patronu ile aksam yemeğe gidince adam sorar: "Temel, sen bu kadina ne dedin de sana hayir dedi?" Temel valla abi ben bir şey demedim. Ben sadece işin basında kadına sordum  "Türk parasıyla ödeyebilir miyim" diye o da "Hayır" dedi...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ekim 2008, 14:48:29
Amerikada en az 3 farklı objeyi kullanarak dünyanın temel sorunlarının ifade edilmesine dayanan bir yarışma düzenlenir. Bu yarışmaya bizim Temel de katılır ve sahneye başında gaz maskesi elinde bir demet çiçek ve prezervatif takmış bir şekilde çıkarak birincilik ödülünü kazanır. Sunucu Temel'i yanına çağırarak bu objelerden maske ile dünyadaki çevre kirliliğine, çiçeklerle doğanın korunmasının gerekliliğine ve prezervatifle de doğum kontrolünün önemine dikkat çektiğiniz için bu ödülü size layık gördük der. Bunun üzerine Temel aslında ben " prezervatifle sevişmek gaz maskesiyle çiçek koklamaya benzer. " demek istemiştim der.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ekim 2008, 15:04:14
Genç bir sanatçı adayı , kız doktoruna telefon açıp aldığı randevuya gelemeyeceğini söyledi. Doktor sordu: "Neden çok mu hastasınız?"
-Yoo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık. Kısacası doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadı!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Ekim 2008, 15:09:22
Adam karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene biter ve doktor odasından çıkarak kadının yanına gelir ve
- "Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şu kağıda yazdıklarımı uygulayacaksınız" der.
- 1 Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve işe mutlu gitmesini sağlayın.
- 2 Öğlenleri eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğleyemeği ile takdir edildiğini hissettirin, böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
- 3 Akşamları eve geldiğinde yemek özellikle güzel olmalı.
- 4 Eve gelince dinlenmesini sağlayın, hatta ayaklarına masaj yapın.
- 5 Haftada en az üç kere birlikte olun, eğer isterse daha fazla birlikte olun. "Eger bu dediklerimi harfiyen uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak" der doktor. Eve geldiklerinde adam karısına sorar,
- "Ne dedi doktor sana? Kadın cevaplar :
-"Ölecekmissin.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: admin - 20 Ekim 2008, 13:32:51
Üç adam ölür ve cennete giderler. Sorgu meleği birincisine sorar, "Seni cennete yollamadan önce sana bir sorum var: Karına karşı sadık oldun mu?" Adam yanıtlar; "Evet, asla bir başka kadına bakmadım." Sorgu meleği, "Şuradaki Rolls-Royce'u görüyor musun? O senindir. Cennetteyken kullanabilirsin.." Sorgu meleği ikinci adama da aynı soruyu sorar ve şu cevabı alır; "Bir kez karımı aldattım ama bunu ona itiraf ettim. Beni bağışladı ve mutlu yuvamızı kurtardık." Bunun üzerine sorgu meleği, "Şuradaki Mercedes'i görüyor musun? Cennetteyken onu kullanacaksın.." der ve üçüncü adama da sorar, "Karını hiç aldattın mı?" Adam yutkunur ve şöyle der; "itiraf edeyim ki; bulduğum her kıza asıldım ve her fırsatta onlarla yattım, birçoğu ile beraber oldum. Üzgünüm." Sorgu meleği; "Ehh" der, "Ama temelde iyi bir adamsın. Şuradaki eski vosvos'u görüyor musun? Cennette onu kullanacaksın." Bunun üzerine üç adam vedalaşır, arabalarına atlar ve kendi yollarına giderler. Birkaç hafta sonra ikinci ve üçüncü adam birlikte gezerlerken barın önünde birinci adamın Rolls-Royce'unu görürler. Bara girdiklerinde adamın perişan bir halde, etrafındaki boş şişelerin arasında salya sümük oturduğunu görürler ve şaşırırlar. "Heyy! ne oldu sana?" der ikinci adam, "Cennettesin, altında bir Rolls-Royce var, hersey mükemmel ama sen niye bu haldesin?" "Bugün karımı gördüm!" der birinci adam. Diğerleri; "Aaaa! ne kadar güzel, peki derdin nedir?" diye sorarlar. Adam içini çekerek konuşur, "Kaykay'la dolaşıyordu...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 20 Ekim 2008, 17:27:08
Agop ile Eleni evlenmişler ve cicim ayları bittikten sonra Agop eve gelip koltuğuna kurulur kurulmaz,
> gazeteyi yüzüne çekip Eleni'yle hiç ilgilenmez olmuş.
>
> Günlerden bir gün Eleni Agop'tan ilgi beklentisi ile;
> -Bre Agoppp! Mutfagin penceresi bozuldu, yaparsinnn...?
>
> Agop, gazeteyi yüzünden indirmiş, gayet sinirli bir şekilde;
> -'Niye, ben pencereciii...?'
>
> Ertesi gün Eleni yine ilgi görmek umuduyla,
> -'Bre Agoppp, mutfakin muslugu bozuldu yaparsiinnn...?
> -'Niye ben muslukçiii...?'
> Bir sonraki gün
> -'Bre agoppp, tuvaletin sifoni bozuldu, yaparsiinn...?
> -'Niye ben pokçii...?
>
> Ertesi gün eve gelen Agop bi bakar herşey tamir edilmiş !
> -'Kuzum Eleni bunlari sen yaptinn..?'
> -'Yoo.. .'
> -'Ee kim yapti peki ?'
> -'Bilirsin, kapici Abdurrezzak'in bende gözi vardir, yaparsin? dedim, o da dedi 'yaparim, ama bi sartla..'
>
> Agop merak içinde sorar,
> -'Neymis..?'
>
> -'E,dedi bana, ya benimle yatarsin, ya da bi pasta yaparsin !!!'
> Agop rahatlar,
> -'Peki kuzum, ne pastasi yaptin?'
>
> Eleni sinirlenir;
> -'Niye? Ben pastaciii...?
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 20 Ekim 2008, 18:22:45
Bayıldım...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: 147BLACK - 20 Ekim 2008, 22:20:40
Temel kanser olur ve cok kısa bir ömrü kalmıstır ölecek ölmesinede ölümden cok öldükten sonra karısı ne olacak diye kafasına takılır gider heryerde kahvede pastanede önüne gelen herkese ben Rus kızından AİDS kapmısım ölecem diye yayar en son bu doktorunda kulagına gider derki Temel sen AİDS degilsin kansersin kardesim neden AİDS im diye cevreye yayıyorsun Temel sus doktor ne olur caktırma benden sonra hanımı garantiye alıyorum.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: 147BLACK - 20 Ekim 2008, 22:22:46
18+

Basketbolcu bir gece evine bir kız atar. Muhabbet faslı geçtikten sonra yatak odasına giderler.Kız soyunur basketbolcu da gömleğini çıkarır.Kolunda bir puma dövmesi vardır. Bunu gören kız sorar :
- O dövme de ne öyle ?

: Puma'dan sponsorluk almıştım. O yüzden yaptırdım, daha sonra pantolonunu çıkarır. Bacağında Nike dövmesi vardır.

Kız sorar - peki bu ne ?
: O da sponsorumdu. O yüzden yaptırdım , der.

Sonunda basketbolcu anadan doğma soyunur. Penisinin üstünde "aids" yazmaktadır. Bunu gören kız delirir ve bağırmaya başlar:
Hayvan herif ben asla aidsli biriyle yatmam, niye bana söylemedin aidsli olduğunu, ben gidiyorum der. Bunu duyan basketbolcu gayet sakin cevap verir.
- Dur ya merak etme, birazdan adidas olacak !.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: bLaCk PeArL - 21 Ekim 2008, 09:14:33
Bir tavsan ormanda kosarken, esrar saran bir zürafa görür.
Ona:
Dostum Zürafa, içme bunu, sagligina zararli, kosalim form tutalim der ve baslar bunlar kosmaya.
Biraz sonra kokain çekmeye hazirlanan bir fil görürler ve
- Fil arkadasim, kokaini birak, gel bizimle kos beraber form tutalim diyerek ikna eder.
Biraz kostuktan sonra kendine eroin enjekte etmeye hazirlanan aslani görürler.
- Sevgili aslan kardes, batirma kendine bunu, gel bizimle kos,sana da iyi gelir der ve aslan yaklasir tavsana ve yumrugunu indirir tavsanin suratina.
Digerleri saskin:
- Niye yaptin bunu , iyiligimizi istiyordu.
- Bu salak her extacy aldiginda ormanda deli gibi kosturuyor bizi...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 21 Ekim 2008, 10:54:18
Nefis...Bayıldım gülmekten.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 21 Ekim 2008, 15:25:35
Özü,sözü doğru bir avukat ölür ve cennete gider.Yapılan büyük bir karşılama sonrasında doğruca kral dairesine yerleştirilir.Avukat çok şaşırır,çünkü papalar,kardinaller vs bir sürü kıymetli insan sıradan odalardadır.
Teşekkür ederim,ama bu kadar çok kıymetli insan olmasına rağmen neden sadece beni kral dairesine yerleştirdiniz sorabilir miyim der.
Cevap gelir:
Siz cennete gelen ilk avukatsınız da...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 21 Ekim 2008, 15:30:57
Gözleri görmeyen bekar ve de çok fakir Kayseri'liye bir gün cin gelmiş;Benden bir şey dile,yerine getireceğim demiş.
Kayseri'li cevaplamış:
Oğlumu altınlarımı sayarken görmek isterim...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 21 Ekim 2008, 15:45:09
Temel hastaneye gelir.Girişte birinin ağladığını görür,yaklaşıp sorar:
-Hayrola hemşerim nedn ağlıyorsun?
-Kan tahlili yaptırmaya gelmiştim,parmağımı kestiler.
deyince adam,Temel basar feryadı,adamdan daha şiddetli bir şekild ağlamaya başlar.
Adam susar ve Temel'e sorar:
Hemşerim sen neden ağlamaya başladın şimdi?
Temel cevap verir:
Ben idrar tahlili yaptırmaya geldim de...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 21 Ekim 2008, 15:52:04
Görmüş geçirmiş bir dede ile konuşurken sormuşlar;
-Dede ailenin başı erkek midir,kadın mıdır ?
_Erkek baştır,demiş
-Peki kadın nedir diye sormuşlar
-Kadın demiş boyundur,başı nereye isterse oraya çevirir.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 21 Ekim 2008, 16:32:01
Adam uyanık,aklınca gazete satıcısı kıza espri yapacak;
-Bana hem Sabah,hem de Akşam verir misiniz?
Kız adamdan daha uyanık,hazır cevap;
-Boşuna paranızı harcamayın,size bir  Posta yeter bence...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 21 Ekim 2008, 16:42:42
Meclis genel kurul salonunun kapısı bozulmuş.Konuyla ilgilenen bürokrat iki firmadan marangoz çağırarak kapıya bakmalarını ve fiyat vermelerini istemiş.
Birinci marangoz:
-Bu iş 500 Ytl ye olur.200 malzeme,200 işçilik,100 de kar demiş.
Bürokrat ikinci marangoza dönmüş;
-Siz bu işi kaça yaparsınız?
Marangoz cevap vermiş:
-2500 Ytl.
Bürokrat şaşırmış,nasıl bu kadar fiyat farkı olur demiş.
Fahiş fiyat isteyen marangoz açıklamış:
-1000 ben alırım,1000 size veririm,500 e de bu arkadaşa kapıyı yaptırırız...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: ATA - 21 Ekim 2008, 18:16:48
Sonuncu bombaymış Murat Abi =))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: A.S.GÜMÜŞ - 21 Ekim 2008, 20:26:41
bir gazeteci fıkrası birde marangoz süpermiş
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 22 Ekim 2008, 16:04:25

Olay, bir arkadaşımın annesinin gözetmen olarak bulunduğu ilkokulu dışardan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor. Dışardan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor dama. "Maddenin üç halini yazınız" sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: " Katı, Sıvı, Gaz." Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kagıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kagıtların birinde aynen şöyle yer alıyor: - Katır, Sığır, Kaz


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 22 Ekim 2008, 16:09:33

Fenerbahçe en kötü sezonunu gecırmıs ve küme düşmüş. Kaleci Volkan da tanınmamak için kılık degıstırecekmıs. Eve gidip ayakkabı boyasıyla yüzünü boyamış sacını kesmıs ve tam bir zenci olmuş güneş gözlüğünü takıp dışarı cıkmıs. Yaslı bir teyze huuu huuu Volkan diye uzaktan  bağırmış, Volkan apar topar eve gidip daha fazla boya sürmüş dışarı çıktığında aynı teyze Volkan buradayım demıs Volkan yine eve gidip boya sürmüş. Aynı teyze Volkan beni duymuyor musun demıs .Volkan hızla teyzenin yanına gıtmıs ve teyze sen beni nerden tanıyorsun demıs.
Yaslı teyze sinirlice ne teyzesi lan ben Alex'im demış.


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Gouki - 22 Ekim 2008, 22:33:47
quote:


Fenerbahçe en kötü sezonunu gecırmıs ve küme düşmüş. Kaleci Volkan da tanınmamak için kılık degıstırecekmıs. Eve gidip ayakkabı boyasıyla yüzünü boyamış sacını kesmıs ve tam bir zenci olmuş güneş gözlüğünü takıp dışarı cıkmıs. Yaslı bir teyze huuu huuu Volkan diye uzaktan  bağırmış, Volkan apar topar eve gidip daha fazla boya sürmüş dışarı çıktığında aynı teyze Volkan buradayım demıs Volkan yine eve gidip boya sürmüş. Aynı teyze Volkan beni duymuyor musun demıs .Volkan hızla teyzenin yanına gıtmıs ve teyze sen beni nerden tanıyorsun demıs.
Yaslı teyze sinirlice ne teyzesi lan ben Alex'im demış.




Olmamış..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ekim 2008, 14:15:41
Kadın doktora gittikten sonra eve geldi ve kocasına müjdeyi verdi:
- Hamileyim!
Adam şaşkınlık içerisinde:
- İmkansız!.. Ben hep dikkat ederim...

Emin olmak için doktoru ziyaret etti:
- Anlayamıyorum doktor, dikkat etmiştim.

- Bakın bayım... Bu araba kullanırken dikkat etmeye benzer. Siz dikkat edersiniz ama başkası gelip çarpar!..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 24 Ekim 2008, 15:17:35
Bir profesor, yuksek lisans ogrencilerine pazarlama kavramlarini
anlatiyordu:

1. Katildiginiz bir partide buyuleyici bir kiz gordunuz ve yanina
giderek 'Cok zenginim. Evlen benimle!' dediniz. Bu, dogrudan pazarlama
dir.

2. Bir grup arkadasinizla katildiginiz partide buyuleyici bir kiz
gordunuz. Arkadaslarinizdan biri kizin yanina gitti ve sizi isaret
ederek kiza 'O cok zengin. Evlen onunla!' dedi. Bu, reklamdir.

3. Katildiginiz partide buyuleyici bir kiz gordunuz ve yanina gidip
telefon numarasini aldiniz. Ertesi gun arayip 'Cok zenginim. Evlen
benimle!' dediniz. Bu, tele pazarlama dir.

4. Katildiginiz partide buyuleyici bir kiz gordunuz. Kalkip kravatinizi
duzelttiniz, ona dogru yuruyup ickisini tazelediniz, arabanin kapisini
actiniz, cantasini dusurunce egilip aldiniz, kucuk bir gezinti teklif
ettiniz ve sonra 'Bu arada ben cok zenginim. Benimle evlenir misin?'
ediniz. Bu, halkla iliskilerdir.

5. Katildiginiz bir partide buyuleyici bir kiz gordunuz. Yaniniza geldi
ve 'Duyduguma gore cok zenginmissiniz. Benimle evlenir misiniz?' dedi.
Bu, marka bilinirligidir.

6. Katildiginiz bir partide buyuleyici bir kiz gordunuz. Yanina yaklasip
'Ben cok zenginim . Evlen benimle!' dediniz. Suratiniza okkali bir tokat
yapistirdi. Bu, musteri geribildirimidir.

7. Katildiginiz bir partide buyuleyici bir kiz gordunuz. Yanina yaklasip
'Ben cok zenginim. Evlen benimle!' dediniz. O da sizi kocasiyla
tanistirdi. Bu, arz-talep uyusmazligidir.

8. Katildiginiz bir partide buyuleyici bir kiz gordunuz. Yanina
yaklastiniz, ama siz birseyler soyleyemeden once biri gelip ona 'Ben
cok zenginim. Benimle evlenir misin?' dedi ve kiz onunla gitti. Bu,
sizin pazar payiniza goz koyan rekabettir.

9. Katildiginiz bir partide buyuleyici bir kiz gordunuz. Yanina yaklasip
'Ben cok zenginim, evlen benimle!' diyecekken kariniz geldi. Bu, yeni
pazarlara girememektir
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ekim 2008, 18:04:20
Gerçekten de şahaneymiş Hakan.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ekim 2008, 18:14:58
Iki aile varmis ve her iki ailenin de birer kiz çocugu varmis. Birgün misafirlikte
sohbete baslamislar;
-Eee sizin kizdan ne haber?..
-Valla iste ne olsun biliyorsunuz ise girdi geçen sene. Basini kasiyacak vakti
yok. Ilk baslarda geceleri fazla mesai yapiyordu. Sonra hafta sonlari da
çalismaya basladi. Patronu çok sevmis her isi ona veriyormus. Derken Ankara
seyahatleri basladi. Bizimki çanta sekreter gibi patron nereye o oraya.
Sonra Paris seyahatleri filan en sonundabu is böyle olmayack dediler, patronu
ev tuttu. Deli gibi çalisiyor evladim. Ee , peki sizinki ne alemde?
-Valla bizimki orospu oldu, ben sizin kadar güzel anlatamiyorum...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ekim 2008, 18:21:59
Üç sarışın, detektif olmak üzere polis teşkilatına müracaat etmişler. Yapılması icap eden bir sürü imtihandan birini idare etmek işi Komiser Kâzım'a düşmüş. Komiser Kâzım birinci kıza beş saniye müddetle bir dosyadan çıkarttığı bir resmi göstermiş ve;
- ''Söyle kızım bu bir suçlunun resmi, bu adamın bariz ne özelliği var? Bunu ileride nasıl tanırsın?''.
Kız şöyle bir durmuş ve;
- ''Çok kolay adam tek gözlü''.
Komiser Kâzım resme bakmış ve;
- ''kızım bu resim profilden, yani yandan çekilmiş, tabii tek göz göreceksin''.
aynı resmi ikinci kıza gösterip aynı suali sormuş ve;
- ''Bana bak'' diye ilave etmiş, ''Doğru dürüst bir cevap ver''. İkinci kız;
- ''Bu adamı tanımak çok kolay çünkü adamın tek kulağı var''.
Komiser Kâzım "kızım" diye bağırmış.
- ''Bu resim profilden dedik ya adamın suratının öbür yanını göremiyoruz, Onun için kaç gözü, kaç kulağı olduğunu bilemeyiz''. Kâzım üçüncü kıza;
- ''kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalış, beni çıldırtma bu adamın bariz özelliği nedir, bu adamı ileride nasıl tanırsın?'' diye sormuş.
Kız;
- ''Bu adam lens takıyor'' diye cevap vermiş.
Komiser Kâzım şaşkın şaşkın resme bakmış, ama adamın lens takıp takmadığını bir türlü anlayamamış. Merak etmiş, adamın dosyasını açıp okumuş, dosyadaki bilğiye göre hakikaten adam lens takıyormuş. Komiser Kâzım üçüncü kıza hayranlık içinde;
- ''Aferin be kızım doğru bilmişsin, şimdi söyle bakalım bu adamın lens taktığını resimden nasıl anlayabildin?''.
Kız;
- ''Çok kolay tek gözlü, tek kulaklı bir adamın gözlük takacak hali yok ya''...


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ekim 2008, 19:24:21
Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar.
- Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm?
- Tabi canim. Al.
- Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi?
- Hayir, kizmam...
- Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?"
- Peki, al canim.
- Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum...
- Kizmam, soyle bakiyim.
- Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....
- Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.
- Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.
Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar:
- Bu telefon kimindi yahu?...


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ekim 2008, 19:30:31
Ajan Yarışması
Bir gün, CIA, KGB ve MİT teşkilatlarından hangisinin daha başarılı olduğunu tespit etmek için bir "istihbarat yarışması" düzenlenmiş.Bu yarışma uyarınca, her üç teşkilatın en iyi adamlarından oluşan 10'ar kişilik bir grubu Kongo'nun balta girmemiş ormanlarına göndermişler. Ormanın girişinde görevlerini açıklamışlar:
"Ormana girip, en kısa sürede bir zürafa bulup getiren kazanır!"
Önce KGB'liler gitmiş. 15 dakika sonra bir zürafa ile çıkagelmişler.
Sonra CIA gitmiş. 10 dakika sonra zürafa ile gelmişler.
En sonunda bizim MIT gitmiş, 7 dakika sonra bir fille dönmüşler.
Yarışmayı düzenleyenler "Bu ne yaa!" diye sorunca fil atılmış,
"Abi valla ben zürafayım" demiş.


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ekim 2008, 19:34:37
Adamin birini kirmizi isikta gectigi icin polis durdurmus, adamdan
ehliyet ruhsat istemis. Adam da "Yanimda yok, arkadasin evinde
iciyorduk, sanirim fazla kacirdim, biraz sarhosum orada unutmus olmam
lazım" demis.. Polis dumur olmus tabii..Kirmizi isik, alkol, ehliyet ruhsat yok...Gitmis komiserine durumu anlatmis...
Komiser gelmis adama ehliyet ruhsat sormus, adam cikartip uzatmis hemen.Komiser sasirmis tabiii...
Alkolmetreyi cikarip ufletmis, adamda zerre alkol yok...
Sasirmis tabi..
"Yaw memur bana sizin alkollu oldugunuzu ve ehliyetinizin yaninizda
olmadigini soyledi" demis.
Bizim uyanik donmus komisere..
"Siz ona aldirmayin, pek iyi degil galiba.. Birazdan size kirmizi isikta
gectigimi filan da soyleyebilir"


Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 24 Ekim 2008, 19:59:14

 En Geyik


Hande mi yener, Funda mı arar, hayır Seray sever. Bu üçüne önce Nejat işler sonra da Ahmet çakar. Bu geyik Celal'i bayar, bu geyiğe dayanamayan Ferhat göçer.

Yıllar sonra bunlar tarih olur, o tarihide Gönül yazar, Mehmet okur. Bu mesajı 10 kişiye gönderirsen dileklerin kabul olur. Buna da anca Kadir İnanır..

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 27 Ekim 2008, 11:38:28
Harika ya...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:01:56
Domatesler

Mary ne kadar ugrassa da bahcesinde yetistirmeye calistigi domateslerin karsi komsudaki kadar guzel kizarmasini basaramaz ve careyi komsusu John Bey'e isin sirrini sormakta bulur.
Komsu da isin sirrini soyle aciklar;
"Ben her sabah fideleri suladiktan sonra pantolonumu asagi indirip bir muddet karsilarinda dururum, domatesler de utanclarindan kipkirmizi olurlar."
Mary hemen uygulamaya gecer ve bir hafta sonra bu kez John sorar:
"Nasil bir gelisme varmi domateslerde?"
Mary'den cevap:
"Domateslerde bir degisiklik yok ama, salataliklari bir gormelisin!"

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:04:07
GENEL EV ( Gerçek Olay )

Adana genel evi önünde taksicilik yapan amcayı mahallenin yeni yetmeleri kandırıyorlar yalvar yakar edip ve bir kaç şişede rakı hediye edince yaşları tutmayan genç grubunu geneleve sokyama çalışıyor taksici. E kapıda aksi mi aksi bir de bekçi olunca işler epey zorlaşıyor, yine rakı hediyeleri, yine yalvarmalar....  Bekçi razı oluyor ve kurban bayramı sabahı getir gençleri diyor. Gençler hevesli, bunca yıldır duydukları mekanı görecekler v.s vs. (öte tarafını da siz tahmin edin). Sabah namaz sonrası taksici bunları genelevin Kapısında bırakıyor. Kapıda bir kuyruk ki sormayın gitsin. Gençler taksiden inip, bekçi ile bir selamlaşıp sıraya girmeden küt giriyorlar kapıdan içeri. Sıradaki kuyruk homurdanıyor, sesi yüksek çıkanlar itiraz ediyor.

"Olur mu ya böyle hem sıra bekletmedin, hemde yaşı tutmaz gençleri aldın" diye bekçiye  ver yansın.

Bizim bekçi de zaten aksi başliyor bağırmaya...

Bunlar o... çocukları. Bayram sabahı analarının elini öpmeye geldiler.Size ne ulan. !!!!...


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:06:43
Üç Kız Evlenir

Bir kadinin uc tane kiz cocugu vardir.Tesadufen ucune de ayni zamanda talip cikar.Tek bir dugunle ucu de evlenir ve yuvadan ucuuup giderler.(Pirrrr diyerekten)
Kizlarin hepsi de farkli sehirlere gitmislerdir. Anneleri, el bebek gul bebek buyuttugu kizlarinin evlilik
yasamlarini; ancak ozellikle ask hayatlarini merak etmektedir. Ancak kizlari yatak olaylarini acik acik anlatmaktan cekindikleri icin bir yontem gelistirirler.Kizlar annelerine, o gunku Hurriyet gazetesinde
cikan gazete ilanlarina atifta bulunarak, ask hayatlari hakkinda, e-mail yoluyla bilgi vereceklerdir.
Evliligin birinci haftasinda buyuk kizdan mesaj gelir.Mesajda  "RUFFLES"  yazmaktadir.Kadin merakla Hurriyet gazetesini alir ve ilana bakar: "RUFFLES. HEM EGLENCELI, HEM DE DOYURUCU"
Kadin cok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye baslar.
Bir sure sonra ortanca kizindan bir e-mail mesaji gelir.Mesajda  "MAXWELL  COFFEE" yazmaktadir. Hemen gazeteyi eline alir ve ilani bulur: "MAXWELL... HER DAMLADA BUYUK ZEVK" Kadin yine cok mutlu olur ve bu kez kucuk  kizindan mesaj beklemeye baslar.
Uzun sure mesaj gelmez.kadin tedirgin olur, ama beklemeye devam eder.
En sonunda kucuk kizindan da bekledigi mesaj gelir:"BRITISH AIRWAYS"
Kadin merak ve heyecanla Hurriyet gazetesini eline alir ve ilani  okuduktan sonra dusup bayilir:
"BRITISH AIRWAYS.HAFTADA 7 GUN,GUNDE 3 SEFER... USTELIK HER TARAFA"

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:09:32
Sünnetçi

Sünettçinin biri her sünnet ettiğinden kestiği parçayı saklarmış hatıra olsun diye...
Gel zaman git zaman bu parçalar o kadar çoğalmış ki, evde bir koli  dolusu kupkuru meşin gibi parça...
Düşünmüş ne yapçam bunları diye... Atmaya da kıyamıyo hatırası var... En son bişey gelmiş aklına... Gitmiş bir ayakkabıcıya, anlatmış durumu "bu parçalardan bana işe yarar bişey yap" demiş...
Ayakkabıcı "Yaw olurmu öle şey" demiş, ama sünnetçinin ısrarlarına dayanamayıp "Peki peki... bir hafta sonra uğra" demiş...
Bir hafta sonra gitmiş bizimki... Ayakkabıcı "hazır senin şey, al bakalım beğencen mi" demiş.
Sünnetçi bakmış bir CÜZDAN!...
"Yahu..." demiş "O kadar parçadan sadece bunu mu yapabildin?..."
"Çaktırma abi.." demiş ayakkabıcı,
"Biraz okşayınca bavul oluyor!.."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:12:07
Şeytanı da

Fazlasi ile zampara olan bir adam tövbekar olmak istemis. Ne yapayim ne edeyim derken "40 gün 40 gece bir magaraya kapanip dua etmesi" söylenmis.
Eleman magaraya kapanmis. 1 gün 2 gün 3 4 5 derken 39 gün olmus. 39ncu gün disarida bir yagmur bir yagmur, ortaligi sel goturuyor. bir bakmis ki magranin kapisinda yagmur iliklerine kadar islemis bir bayan. Guzel mi guzel. Bayan hemen iceriye girmis. Eleman, bayanin ustunu kurutmak icin ates yakmis. Fakat bayana hic yaklasmamis. Bayan uzerindekilerini kurutmak icin cikartinca, "kendisinin korkutugunu ve adamin kendisine sarilmasini" istemis. Adam sarilirken tovbesini bozmak istemiyor fakat bayan cilvelenince tovbe diye sey kalmiyor ve is bitiyo. Sevismenin ardindan kadin kahkahalar ile gulmeye baslayinca merakla sormus.
- Neden guluyosun ?
Kadin:
- Ben seytanim. Senin tovbeni bozmak icin geldim ve basardim. demis.
Bu sefer adam kahkahalarla gulmeye baslamis ve bu sefer
- Niye guluyosun ? diye kadin sormus.
Adam:
- Bu dunyada becermedigim bi seytan kalmisti . Onu da becerdim ya, bosver gerisini. demiş.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:18:28
İtfaiye

Temel ile Dursun Amerika'da itfaiye teskilatina girerler, yangin ihbari alinir. Çok katli bir binada kreste yangin çikmistir. İtfaiyeci merdiveni çalismaz. Temel yukari çikar. Dursun aşağıda kalir. Temel aşağıda bekleyen Dursun'un kucağına çocukları atmaya
başlar. Temel atar, Dursun tutar, kaldırıma koyar. Bir çocuk, iki çocuk, üç çocuk, derken besinci zenci çocukdur. Temel birakir, Dursun yakalamak için kollarini açmaz.
Çocuk paat yerde. Tekrar at, tut kenara koy, tut at kenara koy. Temel yine zenci çocuk atar Dursun yine tutmaz. Çocuk paat gene yerde.
Dursun yukari bagirir:
"Yaniklari atarak vakit kaybetme.."


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:21:53
Tüp Geçit

Misir hükümeti kizil denizin altina tüp geçit yapmak için ihale açar. ihaleye ingiltereden, amerikadan, japonyadan ve türkiyeden de temelin firmasi olmak üzere birer firma katilir. firmalari teker teker mülakata çagirirlar ve teknik bilgi isterler.
ingiliz firmasi: - biz iki taraftanda eszamanli olarak tüneli kazmaya baslariz ve denizin altinda tam ortada bulusuruz. tüneller arasinda maksimum 1 Metre fark olur. 30 metrelik enindeki tüneldede 1 metreyi rahatlikla düzeltiriz der.
amerikan firmasi: -bizde ikitaraftan kazmaya baslariz ve tam ortada bulusuruz maksimum 50cm farkolur der.
japon firmasi: - biz iki taraftan kazmaya baslariz ve tam ortada bulusuruz. Maksimum 20cm farkolur der.
sira bizim temele gelir. temel der ki : -valla biz de iki taraftan kazmaya
baslariz. ortada bulustuk bulustuk bulusamadik iki tüneliniz olur

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:24:07
Hamileyim

Kadın doktora gittikten sonra eve geldi ve kocasına müjdeyi verdi:
- Hamileyim!
Adam şaşkınlık içerisinde:
- İmkansız!.. Ben hep dikkat ederim...
Emin olmak için doktoru ziyaret etti:
- Anlayamıyorum doktor, dikkat etmiştim.
- Bakın bayım... Bu araba kullanırken dikkat etmeye benzer. Siz dikkat edersiniz
ama başkası gelip çarpar!..


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:26:35
Kahvaltı

Fransiz delikanli, Paris'in bulvar kafesinde oturmus, tipik kahvaltisini yapiyor.. Kahve, kruvasan, ekmek, tereyag, recel.. Yan masaya agzinda cikleti ile tipik bir Amerikali Turist oturmus.. Sohbet baslamis..
Amerikali: O ekmegin hepsini yiyecek misin?.
Fransiz: Tabii..
Amerikali: Biz yemeyiz. Icinden biraz alir yeriz. Kalan bir  ficida toplanir. Fabrikaya gider. Kruvasan yapilir. Fransa'ya satilir.
Fransiz cevap vermemis.
Amerikali: Recel de yer misiniz?.
Fransiz (Ofkeli): Tabii..
Amerikali: Biz meyveyi taze yeriz. Kabuklarini, cekirdeklerini, curumuslerini bir ficida toplar fabrikaya gonderir, recel yapar, Fransizlara satariz.
Fransiz: Peki siz kullandiginiz prezervatifleri sevistikten sonra ne
yaparsiniz?.
Amerikali: Atariz tabi..
Fransiz: Biz atmayiz. Bir ficida icindekilerle biriktirir, fabrikaya
gonderir, ciklet yapar, Amerika'ya satariz.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:29:05
Reklam

Çok iyi giyimli bir iş adamı Vatikan'a gelir papayla görüşmek istediğini söyler. Kendisini bir Kardinal'e götürürler. Adam ısrar eder.
* Sizinle değil, doğrudan Papa ile ve yalnız görüşmek istiyorum.
Sonunda adamı Papa'nın huzuruna çıkarırlar. Ama adamın ne istediğini merak eden Kardinaller kapının dışında kulak kesilmiş içeriyi dinlemektedirler.
İçeride sesler yükselmiştir.
Adam :
* 1 milyar dolar.
Papa :
* Olmaz
* 2 milyar dolar.
* Hayır.
* 5 milyar dolar.
* Hayır.
Adam kapıyı çarpar, hışımla uzaklaşırken Kardinaller içeri koşuşur.
* Sayın Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Düşünün bu para ile kaç katedral, kaç kilise yapılır, dünya üzerine kaç misyoner gönderilirdi. Parayı niçin kabul etmediniz ?
* Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mı deseydik ?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:32:18
Kadınlar Dipsiz Kuyu

Tatile cikmis bir grup kiz arkadas, bes yildizli bir otelin onunden gecerken bir an
duraklarlar. Otelin kapisinda; "Yalnizca bayanlar icin..." yazan bir afiş  asilidir. Yanlarinda eşleri ya da erkek arkadaslari olmadigi için, bu otelde konaklamaya karar
verirler.
Resepsiyondaki akıllara ziyan derecede yakışıklı genç, bayanlara otelin "usulleri" uzerine kucuk bir brifing verir:
"Otelimiz bes katlidir. Teker teker katlari cikin. Arzunuza hitap eden katta  kalabilirsiniz. Hangi katta ne oldugunu aciklayan kucuk tabelalar size yardimci olacaktir. Yalniz dikkat edin,bir kez üst kata çiktiniz mi, bir daha bir alt kata  inemezsiniz. Mukemmel adamin pesinde... Bizimkilerin icini bir heyecan kaplar.Bu epey ilginc bir tatil olacaga benziyordur. Hemen merdivenlere davranirlar.Birinci kattaki
tabelada;
"Bu kattaki erkeklerin hepsi kisa boylu ve vasat tiplidir," yazmaktadir.Hep birlikte burun kivirip, ikinci kata dogru hamle ederler. Buradaki tabela da cok parlak seyler vaad etmez: "Bu kattaki erkeklerin hepsi kisa boylu ve yakisiklidir."
Kadinlar elbette ki buna da bir omuz silkerler. Ucuncu kata geldiklerinde gozlerine uzerinde;
"Bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve vasat gorunumludur," yazan tabela çarpar...
"Dogal olarak" dorduncu katta sanslarini dememeye karar verirler. Nihayet karsilarina;
"Bu kattaki erkeklerin hepsi uzun boylu ve yakisiklidir," yazan ilan cikar.
Kadinlar, hormonlari bedenine dar gelen ergen kizlarin coskusuyla bagirisir  ve birbirlerine sarilirlar. Fakat yine de o galeyan icinde, hala yukarida bir kat daha
kalmis oldugunu hatirlarlar...
Kisa ama yogun bir istisare sonucu, son katta sanslarini denemeye karar verirler. Oyle ya, sonucta her ciktiklari kat, bir oncekinden daha iyi bir cesit" vaad etmektedir.
Heyecanla besinci ve sonuncu kata tirmanirlar. "Zirve"deki tabelada yazanlari dehset icinde okurlar:
"Burada erkek falan yok. Bu kat, yalnizca kadinlari memnun etmenin bir yolu olmadigini
kanitlamak amaciyla insa edilmistir..."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 16:35:00
zamanın mafya babalarından birisi idam cezasıyla yargılanıyormuş. mafya babasının adamları jüri üyelerinden olan temeli sıkıştırır;
- ne yap et,babanın cezasını muebbet hapise çevirt.
temel bu olaydan çok korkar ve mahkeme günü gelir çatar sanıklar dinlenir. jüri karar vemek için bir odaya girer.daha sonra karar açıklanır
- müeebet hapis,
babanın adamları sevinçten havaya uçarlar ve temelin yanına gelerek
- bunu nasıl becerdin.aferin sana aferin derler.
temel babanın adamlarına döner ve şöyle der
- valla uşaklar millet beraat beraat diye tutturdu,müebbet hapise çevirene kadar akla karayı seçtim

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 17:17:57
Adamı, vergi dairesine çağırmışlar.. Yanında bütün defterlerini ve hesaplarını da getirmesini istemişler..
Adam korku içinde, mali danışmanına gitmiş..
Sormuş:
- Vergi dairesine giderken nasıl giyineyim?. Ne tür bir izlenim
bırakırsam, bana daha az vergi cezası keserler?
Mali danışman öğüt vermiş:
- En eski elbiselerini giy.. Yoksul, muhtaç bir görüntü ver ki,
sana az ceza kessinler..
Adam güvenemeyip, bir de avukatına danışmış..
Avukat, mali müşavirin tam tersi bir öğüt vermiş:
- En yeni, en pahalı elbiseni giy.. Güvenli, kendinden emin bir
görüntü ver ki, az ceza kessinler vergiciler..
Adamı bu öğütler tatmin etmemiş.. Aklına güvendiği, filozof bir
arkadaşına aynı soruyu sormuş.. Bu akıllı arkadaş bir hikaye
anlatmış.. Şöyle demiş:
- Bir gelin, zifaf gecesi ne giymesi gerektiğini bir arkadaşına
sorar.. O da, gırtlağa kadar kapalı, koyu renk bir gecelik giymesini tavsiye eder.. Bir başka arkadaşı ise, dekolte, şeffaf bir gecelik giymesini söyler..
Vergi dairesine giderken ne tür bir elbise giymesi için
arkadaşından öğüt bekleyen adam, bu hikayeyi dinledikten sonra, sorar:
- Zifaf gecesi ne giyeceğini bilemeyen gelinle, vergi dairesine
giderken ne giyileceğini soran benim aramda ne gibi bir ortak yan var ki?
Adamın akıllı arkadaşı gülerek, izah eder:
- Ne giyersen giy, başına gelecek şey aynıdır..

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 17:20:29
Bir Afrika ülkesinin devlet başkanı Rusya'ya Yeltsin'e ziyarette bulunur. Resmi görüşmeler derken Rus ruletini öğrenir ve çok beğenir. Yeltsin'e de kendi ülkesine geldiği zaman Afrika ruleti öğreteceğine söz verir. Bir zaman sonra Yeltsin bu ülkeye gider. Resmi görüşmelerden sonra "Sayın Başkanım, bana Afrika Ruleti öğreteceğinizi söylemiştiniz" der.
başkan:
-Tabi sayın Yeltsin.
Yanlarına 6 tane birbirinden güzel ve çıplak kız getirilir.
Afrikalı başkan:
-İste Sayın Yeltsin bunlardan seçtiğiniz bir tanesi size oral seks yapacak.
Yeltsin:
-İyi ama heyecan bunun neresinde?
Afrikalı başkan:
-Sayın Yeltsin, bu kızlardan biri YAMYAM!...


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 17:23:06
Temel ikametgah icin muhtara gitmis.
Muhtar sormus :
- Dogum gunun ?
- 22 Kasim
- Hangi yil ?
- Her yil......

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 17:26:05
Adamin biri yolda giderken gozu , yeni acilan magazaya takilmis ve bir gireyim bakalim neler var demis, girmis magazaya. Guler yuzlu bir tezgahtar adami karsilamis.

Tezgahtar - Buyrun efendim, hosgeldiniz, magazamizi tercih ettiginiz icin tesekkur ederiz. Size nasil yardimci olabiliriz ? Ne bakmistiniz?

Adam - Merhaba. Bana eldiven lazim.
Tezgahtar - Lutfen su bolume gecin, ordaki tezgahtar sizinle ilgilenecek.
Adam - Merhaba. Bana eldiven lazim.
Tezgahtar - Hosgeldiniz, kislik mi , yazlik mi istiyorsunuz?
Adam - Kislik.
Tezgahtar - Oyleyse lutfen su bolume gecin, ordaki tezgahtar sizinle ilgilenecek.
Adam - Merhaba , bana eldiven lazim. Kislik.
Tezgahtar - Merhaba efendim, deri mi yoksa yun mu ?
Adam - Deri.
Tezgahtar - Oyleyse lutfen su bolume gecin, ordaki tezgahtar sizinle ilgilenecek.
Adam - Merhaba , bana eldiven lazim. Kislik ve deri.
Tezgahtar - Merhaba efendim. Gercek deri mi istiyorsunuz yoksa sahte deri mi ?
Adam artik sinirlenmeye baslamis.
Adam - Gercek deri.
Tezgahtar - Su bolume gecin lutfen, ordaki tezgahtar sizinle ilgilenecek.
Adam - Eldiven istiyorum. Kislik ve gercek deri .
Tezgahtar - Tabi, kollarinizi uzatir misiniz, parmaklarinizida iyice acin.
Adam - Tabi, buyrun.
Tezgahtar - Yandaki bolume gecin lutfen.
Adam - Siz benimle dalga mi geciyorsunuz, ben eldiven istiyorum. Verinde gideyim.
Tezgahtar - Telaslanmayin, siz gercekten nasil bir eldiven ariyorsaniz, size en uygun eldiveni alacaksiniz. Biz sizi maksimum derecede memnun edebilmek icin elimizden geleni yapiyoruz. Eldiveninizin bu paltoya uygun olmasini mi istiyorsunuz ?
Adam birazda bagirarak
Adam - Evet
Adam bir sonraki tezgahtarin yanina gider.
Adam - Ben kislik, gercek deriden , fermuarli, bu paltoya uygun , bu ellere giyebilecegim bir cift eldiven istiyorum.
Tezgahtar - Tabi efendim. Fermuarli mi olsun , citcitli mi ?
Adam - Fermuarli.
Tezgahtar - Su tezgahtarla gorusmeniz gerekiyor.

Tam bu sirada kapidan iceri bir adam girer. Bir elinde altindan beton parcalari dokulen klozet, obur elinde tuvalet duvarindan birkac parca fayans, bagirir.
- Iste bu benim tuvaletim, buda tuvaletimin fayansi, popomu da dün size gosterdim, artik verin su tuvalet kagidini.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 17:28:30
Volkswagen arabaları olan iki hanım kendi arabalarına binip şehir dışına çıktılar. Yolda birisinin arabası stop etti. Arabadan inip kaputu açtıysa da bir şey anlayamadı. Arkadaşı yanına yaklaştı ve:
- Üzülme. Benim bağajda bir yedek motor daha var!


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Ekim 2008, 17:31:44
Oldukça seçkin görünüslü bir bayan uçakla Isviçreden dönmekteydi.
Yaninda oturmakta olan rahibe "Özür dilerim peder, sizden bir iyilik isteyebilir miyim?" diye sordu.
Rahip "Elbette kizim, senin için ne yapabilirim?" diye cevapladi.

Kadin açikladi: "Iste problemim; kendime yeni bir epilasyon aleti aldimve buna oldukça yüklü bir para saydim. Sanirim limitlerin oldukça
üzerine çikti ve gümrükte elimden alirlar diye korkuyorum.Acaba gümrükten geçiste bunu cübbenizin altina saklayabilir misiniz?"

Rahip "Tabi ki yapabilirim evladim ama biliyorsunuz ki ben yalan
söyleyemem." diye yanitladi
Kadin "Çok temiz ve dürüst bir yüz ifadeniz var peder, eminim ki size soru filan sormazlar" dedi ve pahali epilasyon aletini pedere verdi.

Uçak havaalanina vardi. Peder gümrükten geçecegi sirada görevli "Peder,bildireceginiz herhangi bir yükünüz var mi?" diye sordu.

Bunun üzerine Peder"Basimdan kusagima kadarki bölümde açiklayacagim herhangi birsey yok,evladim" dedi

Bu yaniti garip bulan görevli "Peki kusaginizin altinda kalan bölümdeneyiniz var?" diye sordu.

Peder yanitladi:"Kadinlarin kullanimi için dizayn edilmis mükemmel, küçük bir alet var,ancak simdiye kadar hiç kullanilmadi!!"
Görevli kahkahadan kirilarak:"Tamam peder geçebilirsin, siradaki!.."



Başlık: Fıkra!
Gönderen: ottoman - 29 Ekim 2008, 19:16:56
Adamın biri elinde büyük bir bıçakla camiye dalar ve sorar:
-aranızda müslüman olan var mı ?
korkudan kimse bişey diyemez. birazdan yaşlı bir adam ayağa kalkar:
-ben müslümanım. der.
Bıçaklı adamla yaşlı adam camiden çıkarlar. adam dışarıdaki inek sürüsünü gösterip:
-amca, şunları kurban edicem de ben beceremem yardım eder misin ? der.
Yaşlı adam baya bir hayvanı kestikten sonra 'ben yoruldum başka birini bul'
der.
Adam bu sefer kanlı bıçakla yine camiye girer ve sorar:
-aranızda başka müslüman var mı ?
az önceki adamı doğradığını düşünen cemaat çok korkar ve herkes aynı anda imama bakar, imam:
-ulan iki rekat namaz kıldırdık diye müslüman mı olduk
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Ekim 2008, 17:06:18
Adamın biri arabasıyla şehirler arası yolda seyahat ederken trafik polisi durdurur.
"İyi Günler beyefendi, ehliyet ruhsat lütfen", der.
Adam: "Buyrun" der ve uzatır.
Trafik polisi bakar: "Yangın söndürücünüz var mı?"
Adam: "Var" der, gösterir.
Polis: "İlkyardım çantası?"
Adam: "Var" der, yine gösterir.
Polis: "Zincir" diye sorar, adam gösterir.
"Takoz?"
"Var."
"Çekme halatı."
"Var."
Polis dayanamaz:
- Mezdekenin kaseti der var mı lan?" der.
Adam güler "O da var" der, kaseti gösterir.
Polis:
- Tak o zaman teybe.
Adam takar, polis oynamaya başlar. Adam gülerek: "Memur bey, napıyosunuz" der.
Polis adama döner:
- Eşşek diilsin, bi yirmilik takarsın artık
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Ekim 2008, 17:08:47
Brooklyn köprüsünde, bir bahar günü , kör bir adam dilencilik yapiyormus. Dizlerinin dibine bir tabela koymus. Üzerinde "DOGUSTAN KÖR" yaziliymis.

Herkes dilencinin önünden geçip gidiyormus. Bir REKLAMCI bunu görmüs. Tabelayi almis arkasina bir seyler yazmis, oldugu yere tekrar birakmis.

Ne olduysa olmus..... Gelip geçen ve bu tabeladaki yeni yaziyi okuyan herkes, baslamis dilencinin önündeki sapkaya, habire para atmaya....

Bir cümle yetmis onca kisiyi etkilemeye ve dilencinin sapkasinin kisa sürede agzina kadar parayla dolup tasmasina...

GÜZEL BIR BAHAR GÜNÜ... AMA BEN BAHARI GÖRMÜYORUM...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Ekim 2008, 17:12:00
Okyanus uzerinde gece ucan bir ucak... Iki fisilti... Biri
kadin,biri erkek...
- "Herkes uyudu hadi gidelim..!"
(Ayak sesleri..)
- "Bu tuvalet bos.. Buna girelim.. Kimse bakmiyor.."
- "Sen once gir..!"
- "Biraz heyecanliyim.. Ben oturabilir miyim?"
- "Prezarvatifin var
degil mi? Haydi tak!"
(Derin nefes sesleri..)
- "Ah parfum de var.. Herseyi de dusunursun..!"
- "Ooh! Harika"
(Uzun sessizlik)
Birden ucagin hoparlorlerinden sert ve dinamik bir
ses...
- "Dikkat dikkat! Kaptaniniz konusuyor..! Arka tuvaletteki iki
kişi size sesleniyorum! Ne yaptiğinizi biliyoruz.. Bu yaptiginiz ucus kurallarina aykiridir.. Simdi lutfen sigaralarinizi sondurun ve duman alarmindan prezervatifi çkarın!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Ekim 2008, 17:14:18
New York da küçük bir çocugu azgin bir köpegin dislerinden kurtaran ve hayvani bogan iri yari delikanlinin yanina kosan gazete muhabiri sormus:

-Kahraman Amerikali çocugun hayatini kurtardi, diye yazabilir miyim?
-Ben Amerikali degil Pakistanliyim" demis adam.

Ertesi gün New York Times da manset:

Köktendinci Müslüman, Central Park`ta bir köpegi bogdu. FBI olayin El Kaide baglantisini arastiriyor.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: A.S.GÜMÜŞ - 31 Ekim 2008, 17:26:47
Askerlikten muaf tutulma talebi :
(Aşağıda anlatılan bu olay resmi kayıtlardan alınmıştır. Tamamen gerçektir.)

Saygı değer Hakim Bey.
Saygılarımla size açıklama özgürlüğümü kullanarak bazı şeyleri bildirmek  istiyorum. Umarım bu durumu en kısa zamanda açıklığa kavuşturursunuz.

Şu günlerde askerliğe çağrılacağım. Adım Cafer Keskinbıçak.               24 yaşındayım ve şu anda 44 yaşında olan Mahmure adındaki dul bir bayanla  üç yıl önce evlendim. Evlendiğim kadının şu anda 25 yaşında Düriye bir kızı var ve babam Ferit Keskinbıçak ise bu bahsetmiş olduğum üvey kızım Düriye ile geçen yılın ocak ayında evlendi. Böylelikle babam, karımın      kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu.
Aynı zamanda, üvey kızım da babamla evlendiği için üvey annem olmuş oldu.
Karımın geçen sene benden hamile kaldı ve bir Kamil adını koyduğumuz bir  oğlumuz oldu.
Oğlum Kamil, üvey kızım Düriye'nin erkek kardeşi ve aynı zamanda babamın  da hem kayınbiraderi ve hem de torunu, üvey annemin de erkek kardeşi    olduğu için benim de dayım oldu.Babamın eşi yani üvey kızım Düriye geçen sene kasım ayında babamdan bir   erkek çocuğu dünyaya getirdi ve adını Arif koydular.

Arif'te ta babamın oğlu olduğu için  benimde erkek kardeşim ve de kızımın  oğlu olduğu için de benim torunum oldu. Yani ben de aynı zamanda torunum olan Arif'in erkek kardeşi oldum. Ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduğuna göre bende eşimin kızının  babası olmuş oldum.
Aynı zamanda kızımın erkek çocuğunun da erkek kardeşi oldum.

Kısacası ben şimdi aynı zamanda üvey kızım Düriye'nin oğlu Arif'in de     büyük babasıyım.

Sayın hakim bey sizden ricam, benim askerlik görevimden muaf olmam yönünde karar vermenizdir.

Zira şu anda ben...
Babam Ferit Keskinbıçak'ın oğluyum.
Babamın üvey kızım ile olan evliliğinden doğan Arif Keskinbıçak'ın        büyükbabasıyım.
Aynı zamanda babamın torunu olan oğlum Kamil Keskinbıçak'ın babasıyım.
Bu durumda, sizde iyi biliyorsunuz ki mevcut kanunlarımız uyarınca     büyükbaba, baba ve oğul aynı zamanda askerlik yapamazlar..

Saygılarımla.
Cafer Keskinbıçak.

Not : Adıyaman ili
................................. ilçesi
............................... Asliye Hukuk Mahkemesince.
..........................Adli Tabiplik raporunda belirtilmiş olan psikolojik rahatsızlıkları ndan ve (!) aile içindeki dengesizliklerden dolayı Cafer Keskinbıçak'ın askerlik hizmetinden muaf tutulmasına ve askerlik şubesindeki dosyasına bu şekilde işlenmesine karar verilmiştir
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Ekim 2008, 18:47:44
Erkekler evlenmeye nasıl karar verir ?

Genç bir erkeğin dört kız arkadaşı vardı ve bir türlü hangisiyle
evleneceğine karar veremiyordu. En sonunda doğru kararı verebilmek için
bir test yapmaya karar verdi. Her birine 1000$ verdi ve "bu parayı
istediğiniz gibi harcayın" dedi..

Birinci kız arkadaşı kendisine yeni elbiseler ve ayakkabılar aldı, kuaföre ve güzellik
salonlarına gitti. Genç erkeğe geri geldiğinde söyle dedi: Senin için en güzeli ben olmak istiyorum,
çünkü seni seviyorum!"

İkinci kız arkadaşı ise genç erkeğin tuttuğu takımın iki
kombine biletini,en sevdiği türden bir suru video CD ve bir ay
yetecek bira ile geri geldi ve söyle dedi: "Bunlar senin için aldığım
hediyeler, eminim seni mutlu edecektir, senin mutlu olmanla
bende mutlu olacak."

Uçuncu kız arkadaşı ise bu parayla iyi bir yatırım yaptı ve kısa bir
sure içersinde para kendini ikiye katladı ve bu parayida çeşitli
yatırım alanlarında kullandı. Genç adama geri gelerek söyle dedi:"Bana verdiğin
parayı birlikte yaşayacağımız mutlu bir gelecek için çoğalttım, çünkü seni seviyorum!"

Dördüncü kız arkadaşı ise bu paranın bir kısmıyla bir suru kitap
aldı, kalan kısmıyla ise fakirlere yemek dağıttı. Genç adama geri
gelerek söyle dedi: "Verdiğin paranın bir kısmıyla sana layık
olabilmek için bir suru
kitap aldım diğer kısmıyla ise senin adına fakirlere yemek dağıttım."

Genç erkek dört kız arkadaşının yaptıklarından çok
etkilenmişti. Karar vermek için epey bir sure düşündü ..... düşündü..... düşündü.....

ve sonunda büyük memeli olanla evlenmeye karar verdi...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Ekim 2008, 18:50:18
Padişahın biri,
- Bana yalan söyleyebilene bir küp dolusu altın vereceğim!
demiş. Yalancılar, hemen saraya koşuşturup başlamışlar yalana;
- Bir kuş, aslanı kapıp yuvasına götürdü.
- Bunun neresi yalan?.. Kuş kartaldır, Arslan da kuzu kadar minik bir yavru. Kaptı mı götürür tabii!..
- Komşu ülkede bir eşeği kral yaptılar!..
- Ülkenin kralı, pencereden bakınırken tacını düşürmüş. Taç da pencerenin altındaki eşeğin başına geçmiş. Taç kimin kafasındaysa, kral odur tabii!..
- Padişahım, ben gökyüzüne bir ok attım. Altı ay sonra geri döndü!
- Senin ok bir ağacın üstüne düşmüştür. Ağaç, sonbaharda yapraklarını dökünce, takılacak yer bulamayıp yere inmiştir.
Böylece padişah, her yalana gerçek bir bahane bulmuş ve kimse padişaha bu yalandır dedirtememiş. Ama bir gün bir Kayserili gelmiş;
- Padişahım, sen benim babamdan borç olarak bir küp dolusu altın almıştın. Şimdi geri almaya geldim. Yalandır dersen ödülümü ver. Yalan değil dersen borcunu öde!..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Ekim 2008, 18:55:26
Renkli kişiliği ve düşük not vermesi ile öğrencileri arasında özel bir üne sahip olan felsefe öğretmeni, sınav yapacağı gün öğrencilere, önce kâğıt ve kalemlerini hazırlamalarını söyledi, sonra da sandalyesini kaldırıp masanın üzerine koydu.
Sonra:
"Sınav sorumu soruyorum" dedi. "Bu sandalyenin var olmadığını
kanıtlayınız."
Sıfırcı felsefe öğretmeni, sınav kâğıtlarını okuduktan sonra, bu konudaki ününe gölge düşüreceğini bilmesine rağmen, hayatında ilk kez bir öğrencisine yüz üzerinden yüz vermek zorunda kaldı.
Öğrencinin sınav kâğıdında yalnızca şu iki sözcük yer alıyordu:
- Hangi sandalyenin?
Başlık: Fıkra!
Gönderen: 147BLACK - 31 Ekim 2008, 19:21:13

--------------------------------------------------------------------------------

Bir kadının üç tane kız çocuğu vardır. Tesadüfen üçüne de aynı zamanda talip çıkar. Tek bir düğünle üçü de evlenir ve yuvadan uçuuup giderler.
Kızların hepsi de farklı şehirlere gitmişlerdir. Anneleri, el bebek gül bebek büyüttüğü kızlarının evlilik yaşamlarını; ancak özellikle aşk hayatlarını merak etmektedir. Ancak kızları yatak olaylarını açık açık anlatmaktan çekindikleri için bir yöntem geliştirirler. Kızlar annelerine, o günkü Hürriyet gazetesinde çıkan gazete ilanlarına atıfta bulunarak, ask hayatları hakkında, *e-mail* yoluyla bilgi vereceklerdir.

Evliliğin birinci haftasında büyük kızdan mesaj gelir. Mesajda RUFFLES yazmaktadır. Kadın merakla Hürriyet gazetesini alır ve ilana bakar.
'RUFFLES. HEM EĞLENCELİ, HEM DE DOYURUCU'
Kadın çok mutlu olur ve yeniden mesaj beklemeye baslar..

Bir süre sonra ortanca kızından bir e-mail mesajı gelir. Mesajda MAXWELL COFFEE yazmaktadır.
Hemen gazeteyi eline alır ve ilanı bulur?
'MAXWELL... HER DAMLADA BÜYÜK ZEVK'

Kadın yine çok mutlu olur ve bu kez küçük kızından mesaj beklemeye baslar. Uzun sure mesaj gelmez. Kadın tedirgin olur, ama beklemeye devam eder. En sonunda küçük kızından da beklediği mesaj gelir:
'TURKISH AIRLINES'
Kadın merak ve heyecanla Hürriyet gazetesini eline alır ve ilanı okuduktan sonra düşüp bayılır
'TURKISH AIRLINES, HAFTADA 7 GÜN, GÜNDE 3 SEFER... ÜSTELİK HER TARAFA' : ))))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 01 Kasım 2008, 14:28:10
Hizmetçi: Aloo?
Adam: ''Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana ''
Hızmetcı: ''Bir dakika efendim ''
hızmetci:'' Alo ''
Adam:'' Ne oldu kızım, hanım nerede? ''
Hızmetcı:'' Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle beraber. ''
Adam:'' Ne, bir adamla mı? ''
Hızmetcı:'' Maalesef, beyfendi. ''
Adam: ''Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür, emrediyorum sana! ''
Hızmetcı: ''Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi? ''
Adam: ''Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..''
Hızmetcı:'' Alo, beyfendi ''
Adam: ''Ne yaptın kızım? ''
Hızmetcı:'' Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra da silahı havuza attım. ''
Adam:'' Ne havuzu? ''
Hızmetcı: ''Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak? ''
Adam:'' Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi Alooo? ''



Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 01 Kasım 2008, 15:09:44
Fıkıhçı Ebû Mansûr Sicistani'ye sordular:
- Kırda bir subaşına gelsek ve gusül almak istesek , ne tarafa dönmeliyiz?
- Elbiselerinize doğru; yoksa hırsız götürür!


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 01 Kasım 2008, 15:27:27

TEM'de bi Ferrari son sürat gidiyomuş. İleride yolun sağında bi Anadol görmüş. Yanında da yaşlı bi adamcağız çaresiz gözlerle yoldan geçenlere bakıyomuş. Ferrarici, adama acıyıp durmuş, "Amca gel seni İstanbul'a götüreyim, yarın bi tamirci getirip arabanı yaptırırsın" demiş. Yaşlı amca, "Oğlum madem bi iyilik yapıyosun tam yap. Benim bütün mal varlığım bu. Bur'da bırakırsam çalarlar arabayı. Sen beni İstanbul'a kadar çekiver" demiş. Ferrarinin şoförü de iyi bi adammış. "Okey amcacım. O zaman arabanı arkaya bağlayalım" demiş ve öylece, önde Ferrari, arkada Anadol TEM'de gitmeye başlamışlar.
Ferrarici yolda giderken, "Acaba bi arabayı çekerken en fazla kaç yaparım?" diye düşünüp köklemiş gazı. 240-260-280 derken uçmuşlar yolda. Bu arada epey de bi araba sollamışlar taabi. Haliyle Anadol'daki amca kafayı yemiş. Arkada, bağırıyomuş, kornaya basıyomuş, selektör yapıyomuş. Zavallıcık korkudan gebermiş.

Ertesi gün bi BMW'ci oto sanayiye, Anadol tamir eden bi dükkana girmiş. "Usta" demiş, "Bana bi ikinci el Anadol bulucan ve onu 300 kilometre yapıcak şekilde modifiye edicen!" Tamirci accayip şaşırmış taabi, "Aman beyim, sen Anadol'a istediğini yap 150'den yukarı çıkaramazsın. 151 yapsın, gel ben sana dükkanın anahtarlarını vericem." BMW'nin şoförü kızmış. "Sen ne diyosun yahu" demiş. "Dün gece ben 250'yle giderken yanımdan en az 280 yapan bi Ferrari geçti. Arkasında da kıçına kadar girmiş bi Anadol vardı. Herifçioğlu kornayla, selektörle Ferrari'den yol istiyodu!




Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 01 Kasım 2008, 15:32:35
Bir grup İngiliz,amerikan ve Türk gemiyle yolculuk ediyorlarmış. Birden şiddetli bir fırtına kopmuş. Geminin batacağını anlayan kaptan hemen yolculara koşup gemiyi boşaltmalarını istemiş. Fakat kimse buna inanmayarak kendini denize atmayı kabul etmemiş.
Bir süre sonra bütün yolcuların ölüm tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gören kaptan hemen bir tayfasını çağırmış.
-Git bir de sen dene onları gemiden atlamaya ikna etmeyi" demiş.
Tayfa gitmiş ve kısa bir süre sonra geri dönmüş.Kaptan merakla sormuş:
-Eee,noldu?
-Hepsi atladılar efendim.
Kaptan çok şaşırmış:
-Nasıl olur,daha demin kıllarını bile kıpırdatmamışlardı. Ne dedin onlara?
-Çok kolay. İngilizlere "Sizin gibi soylu insanlar batmak üzere olan bir gemide olmamalılar" dedim. Amerikalılara deniz suyunun insan vücudu için çok faydalı olduğunu söyledim.
-Peki ya Türklere ne dedin?
-Onlara da "Denize girmek yasak! " dedim.


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 01 Kasım 2008, 15:52:43
Sarışının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar, çok heveslidir.
Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır ve çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir süre sonra sarışın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür, içi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak;
- ''Senin arkadaşın olmamı istermisin?'' diye sorar, çocuk pek hevesli olmamakla birlikte;
- ''tamam'' der.
İlerleme kaydettiğini düşünen sarışın öğretmen;
- ''Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarlarken sen neden burada duruyorsun?''.
Afallayan çocuk hayretle cevap verir;
- ''Çünkü ben kaleciyim''...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 03 Kasım 2008, 16:50:03
Temizlikçi bir kadın dışardan ilkokul diploması almak için sınava girer.
Tabiat bilgisi soruları ve cevapları şöyle:
Soru : Mide ne iş yapar?
Cevap : Sindirim yapar, yediklerimizi öğütür
Soru : Akciğer ne iş yapar?
Cevap : Solunum yapar. Bizi yaşatır.
Soru : Kalp ne iş yapar?
Cevap : Dolaşım yapar.
Soru : Beyin ne iş yapar?
Cevap : Bizim apartmanda kapıcılık yapar

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 03 Kasım 2008, 17:02:52

* muhabir: müslüm bey, hakan taşıyan için arabeskin yeni peygamberi diyorlar. ne diyorsunuz?
müslüm gürses: ben öyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 03 Kasım 2008, 17:06:24
Aşırı kiloları nedeni ile kadınlardan yana hiç şansı olmayan adamın karşısına çıkan melek üç istekte bulunmasını istemiş. Adam da isteklerini sıralamış:
- "Kilolarımdan kurtulayım, incecik olayım, kuş gibi hafif olayım, kadınlara çok yakın olayım". Melek:
- "Derhal" demiş ve adamı kanatlı orkid şekline sokuvermiş.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 03 Kasım 2008, 17:13:11
Adamın Biri hamama gitmiş fakat terlememiş Neden ?  (Cevap : Adam Notermiş )
Başlık: Fıkra!
Gönderen: cem meric - 03 Kasım 2008, 23:40:40
Murat abi gene günündesin tesekkurler paylasımların için
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:21:18
Doktor sırrı

Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:29:05
Adam apartmanın önünde komşusunun her zaman pırıl pırıl duran arabasının sırrını öğrenmek istemiş.
"Yıpranmış kadın külotlarıyla cila sürüyorum.." diye cevap vermiş komşusu.. "Onların pamuklu kumaşı böyle parlatıyor metal yüzeyleri.."
Bekâr adam ertesi gün işte sekreterine "Miss Jones" demiş sıkılarak "Yıpranmış, parçalanmış külotlarınızı ne yapıyorsunuz?"
"Çok özelime giren bir soru bu" demiş Miss Jones, "Ama madem sordunuz söyleyeyim, yani bittikten sonra çarşafların arasında bulabilirsem tekrar giyip evime gidiyorum!.."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:31:48
Karı - koca cumartesi gecesini dışarıda geçirmek üzere hazırlanmışlar, ışıkları söndürmüşler, telesekreteri açmışlar, kuşun kafesinin üzeri kapatılmış, kedi arka bahçeye bırakılmış, yan duraktan taksi gelmiş, tam kapıyı kilitleyip çıkacaklarken kedileri kapı aralığından tekrar içeri girmiş..
Evde kimse yokken kedi kuşu yemeye çalıştığı için evde kalmasını istememişler, kadın taksiye, adam da kediyi tekrar dışarı çıkartmaya gitmiş..
Titiz kadın takside beklerken "Ne olur ne olmaz" diye düşünüp şöför evin bütün gece boş olduğunu bilmesin diye
"Kocam da şimdi geliyor.." demiş, "Annem'e iyi geceler demeyi unutmuş, o da çok kırılır bu tip şeylere, onun için gitti.."
Birkaç dakika sonra kocası da taksiye binmiş,
"Beklettim özür dilerim.." demiş nefes nefese, "Aptal orospu geleceğimi bildiği için yatağın altına saklanmış, elbise askısı ile dürte dürte zar zor dışarı çıkardım, kaçmaya çalışınca ensesinden yakaladım, beni tırmalayıp zarar vermesin diye battaniyeye sardım, vurdum kıçına tekmeyi biz gelene kadar arka bahçede beklesin şıllık."

Şöför, park ettiği yerden çıkarken öndeki arabaya bindirmiş..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:34:27
Adam arabayı kullanıyormuş, yan koltukta karısı, arkasında kayınvalidesi.. İki kadın da zavallı adama sürekli müdahale ediyorlar..
Karısı "Sola geç sola.. Bak tam arkanda araba.." derken arkadan kayınvalidenin "Yavaş sür damat yavaş.." uyarılarını başka başka müdahaleler tamamlamış.. "Yeter yahu!.." diye gürlemiş adam.. "Arabayı kim kullanıyor karar verin... Sen mi annen mi?.."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:38:24
Küçük kız annesine "İlk insan nasıl dünyaya geldi" diye sormuş, "Tanrı Adem ve Havva'yı yarattı, çocukları oldu ve insanoğlu yeryüzüne yayılmaya başladı yavrum" diye izah etmiş annesi..
Birkaç gün sonra küçük kız aynı soruyu babasına sormuş.. "Binlerce yıl önce maymunlar vardı" demiş babası, "Bizler de evrim geçirerek onlardan türedik.."
Farklı iki cevaptan aklı karışan kız annesine gidip "Nasıl olur anne" demiş "Sen bana insanın Tanrı tarafından yaratıldığını, babam da maymunlardan geldiğini söylüyor.. Karıştırıyorum.."
"Karıştırıcak bir şey yok" demiş annesi gülerek, "Ben sana kendi ailemin geçmişini anlattım. Baban da kendi ailesininkini anlatmış, bir tanem..!"

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:47:36
Koca - Sana sinirlenip bağırınca hiç cevap vermiyorsun.. Sinirini nasıl kontrol altında tutuyorsun?..
Karısı - Hemen tuvaletin deliğini fırçalamaya başlıyorum..
Koca - Bu gerçekten etkili oluyor mu?..
Karısı - Evet.. Senin diş fırçanı kullanıyorum!..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:50:03
"Hayatım.." demiş yeni gelin "Ben biber dolması ile ekmek kadayıfını çok güzel yaparım.."
"Hımmm" demiş kocası önündeki tabağa endişe ile bakarak, "Bu hangisi?.."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:52:52
Perişan görünen adam doktorun muayenehanesine gitmiş, ?Komşunun köpeği beni mahvediyor doktor? demiş, ?Sabaha kadar havlıyor, bırakın uyumayı gözümü bile kırpamıyorum!? Doktor, çekmecesine uzanmış, numune ilaçlardan birinin kutusunu adama uzatmış,
?Şu uyku hapını bir deneyin? demiş, ?Çözüm bu... Sorununuz ortadan kalkacak.?
Ertesi gün adam daha bitkin, daha perişan gelmiş muayenehaneye,
?Doktor hay senin çözümünün içine edeyim? diye, ?O it oğlu it ilacı katiyen içmiyor, üstelik elimi de ısırdı!?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 15:57:14
Adam ameliyata alınacağı o yeşil elbisesi ile hastane koridorlarında yalınayak deli gibi koşarken önünü oda arkadaşı kesmiş,
"Ne oldu?.." diye merakla sormuş "Ne bu telaş?.. Nereye?.."
"Hemşire.." demiş nefes nefese adam, "Hemşire, 'Bu bu çok basit bir operasyon.. Korkmana gerek yok.. İnan sonuç çok iyi olacak' dedi..!"
"Daha iyi ya.. Seni rahatlatmak için söylemiş.."
"Tamam da.." demiş adam, "Bu sözleri bana değil, ameliyatı yapacak Doktor'a söylüyordu..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:17:07
Genç ve güzel kız dişi çekileceği için dişçi koltuğuna uzanmış, Diş hekimi her zamanki gibi ?Çok az bir acı duyacaksınız? geleneksel konuşmasını yapıp elindeki kocaman penseyi fıstığın ağzına sokup öne doğru eğilmesiyle birden elektrik çarpmış gibi titremiş, doğrulmaya çalışmış ama beceremeyip ?Bayan..? demiş hastasının kulağına fısıldayarak, ? Testislerimi tuttuğunuzun farkında mısınız?..?
?Evet, Doktor..? demiş fıstık,? Dişimin çekilmesi sırasında karşılıklı olarak birbirimizin canını yakmamak konusunda dikkatli olacağız değil mi?..?
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:20:22
Rahip, evlilikle ilgili vaazında "Üç şey var.. Problem çıkarabilir ve evliliği bitirebilir!" demiş.. "Para, çocuk ve seks..!"
Kadın, hafifçe kocasının kulağına eğilerek "Duydun mu?" diye fısıldamış sinirli sinirli.. "Yırttık! Bunlardan biri bile bizde yok..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:38:24
Rahiple yardımcısı otoyolun kenarında ellerinde "Kardeşler! Yolun sonu yaklaştı.. Biran önce bu tuttuğunuz yoldan dönmelisiniz!" yazan levhayı oradan araba geçtikçe kaldırıp, sürücülere gösteriyorlarmış.. Oradan geçen ilk araç sürücüsü levhayı okur okumaz "Bari bizi burada rahat bırakın dinci herifler!" diye söylenmiş içinden.. Araba virajda kaybolduktan hemen sonra acı bir fren ve arabanın denize uçuş sesi duyulmuş..
"Esasında.." demiş rahip, "Levhaya 'Köprü açıktır. Geçmeyin!' yazsak şu yazdıklarımızdan daha anlaşılır olacak herhalde..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:41:12
Paris Hilton, şimdi de bir buz hokeyi kalecisi ile çıkmaya başlamış.. Konuyu araştıran muhabirlere "Ortak yanımız çok fazla.." demiş Paris Hilton.. "İkimizin de üzerine üzerine sürekli lastikle kaplı sert sopalarla geliyorlar..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:44:26
Adam Rio'da karnaval alanında dolaşırken elinde tabela tutan çırılçıplak bir kız görmüş, tabelada "Öpücük isterseniz 5-50 dolar arası" yazmakta.. Fıstığa yaklaşıp, "Bu fiyat nasıl belirleniyor" diye sormuş, "Öpüşme süresine göre mi?" "Hayır!" demiş fıstık gülerek, "Dudağınızı dayadığınız yere göre..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:47:09
İşsiz adam iş bulmak için bir ajansa müracaat etmiş, ?Bir iş için eleman talebi var? demiş görevli ?Strip show yapan kızların vücutları bebek yağı ile kremlenecek, bildiginiz yerlere minik yıldızlar yapıştırılacak, show biter bitmez üşümesinler diye sabahlıkla sarmalanacaklar, çorapları falan giydirilecek, böyle bir iş işte.?
?B..Ben varım, varım? diye heyecandan titreyerek atılmış adam. ?Çok güzel, sabah saat 07.00 de Adapazarı otobüs terminalinin önüne gelin? demiş ajans görevlisi.
?N..Niye?? diye şaşırmış adam, ?Bu iş Adapazarında mı??
?Hayır? diye cevap vermiş görevli, ?İş İstanbul?da ama müracaat kuyruğunun sonu orada.?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:53:40
Büyük ve Küçük Göğüsün avantajlarını bilin de kızlar, aynaya bakıp keyfinizi bozmayın..

Büyük Göğüslüler..
- En berbat bir günde dahi taksi bulurlar..
- Otobüste erkekler en güzel yeri onlara verirler..
- 'Jogging'i seyrine doyum olmaz bir spor haline getirirler..
- Kısa boylu erkekleri ikna kabiliyetine sahiptirler..
- Paralarını emniyetle taşıyabilecekleri bir yerleri vardır..
- Kaybettikleri küpelerini ilk nerde arayacaklarını bilirler..
- Airbag'sız arabaları rahatlıkla satın alabilirler..

Küçük Göğüslüler..
- Sokakta eğildiklerinde trafik kazasına neden olmazlar..
- Her zaman ayak parmaklarını görebilirler..
- Karınlarının üzerine yatıp keyif yapabilirler..
- İnsanlar onların tişörtlerinin önündeki yazıyı kolay okuyabilirler..
- Sinemaya geç gelince, bütün bir sırayı rahatsız etmeden geçip yerlerine oturabilirler..
- Yüzükoyun yere kapaklanma tehlikesi olmadan aerobik yapabilirler..
- "Kesin bu estetik yaptırmıştır" dedikodularından daima uzak kalabilirler..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:56:34
Tur otobüsü şoförünün omzuna dokunulunca adam hafifçe başını çevirmiş, bir bakmış ki elinde bir avuç badem, yaşlı bir kadın durmaktaymış. Teşekkür ederek almış bademleri ve yemiş. 15 dakika sonra yaşlı kadın tekrar şöförün omuzuna dokunup bir avuç daha badem vermiş ve bu ikramı 5 kere daha yapınca, ?Zahmet ediyorsunuz efendim? demiş saygılı şoför, ?Hep bana yedirdiniz, biraz da kendiniz yesenize?. Yaşlı kadın, ?Çiğneyemiyorum evladım? demiş, ?Dişlerim yok?. Şoför meraklanıp sormuş: ?O halde niye satın alıyorsunuz o zaman?? Kadının cevabı şöyle olmuş: ?Evladım ben sadece üzerindeki çikolata kaplamasını emmesini seviyorum!?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 16:59:08
Adam oturduğu eve yakın süpermarketin ?İndirimli tavuk göğsü? satışına başladığını duyar duymaz hemen koşmuş, ama biraz gecikmiş. Yoğun talep nedeniyle geriye 1-2 tane ezilmiş minicik paket kalmış. Reyondaki kıza, ?Bunlar çok küçük? demiş, ?Karım çerkez tavuğu yapacak bana en az 2 büyük paket lazım?. Tezgahtar kız, ?Merak etmeyin? demiş, ?İçeride 1 tepsi daha var, siz alışverişinize devam edin ben hazırlar sizi anons ettiririm?.

Biraz sonra marketin hoparlörlerinden şöyle bir anons duyulmuş: ?İki büyük göğüs isteyen beyefendi. Göğüsler hazır, reyonun arkasında sizi bekliyorum?.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 17:03:01
Düğünden önce geline harika süslenmiş bir hediye paketi gelmiş, kız kutunun rengârenk kurdelesini heyecanla açmaya çalışırken gözüne üzerine iliştirilmiş bir not çarpmış, 'Kocanı kendine hayran bırakmak istiyorsan ilk gece sadece bunu giy..' diye..
Gelin kutuyu açar açmaz yüzünü bir gülümseme kaplamış.. Kutu bomboşmuş..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 17:12:10
Delikanlı, dedesi ile balık tutuyormuş, sohbet ilerlemiş, yaşlı adam zamanın nasıl olumsuz değiştiğini anlatmaktaymış, konu sağlık problemlerine ve hastalıklara gelmiş..
?Sizin zamanınızda böyle hastalıklar var mıydı dede?..? diye sormuş delikanlı.
?Hayır..? diye cevap vermiş yaşlı adam.
?Peki, emniyetli ilişki için insanlar ne kullanırdı?..?
?Evlilik yüzüğü..!?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 17:15:08
Adam, doktorundan 1 yıllık ömrü kaldığını öğrenince çok üzülmüş ve doğru "Bundan sonra ne yapmalıyım?.." diye akıl danışmak için rahibe gitmiş..
"Hemen marka düşkünü menopoza girmiş bir kadınla evlen.." diye söze başlamış rahip, "Arkasından ikinci el satışa çıkarılan şirket arabalarından bir tane edin. Son olarak da kocaları ölmüş yaşlı kadınların çoğunlukta olduğu apartmana taşın.."
"Bunların bana bir faydası olur mu?.."
"Olur.. Yaşanan her saat resmen bir ömür gibi gelir adama..!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 04 Kasım 2008, 17:18:13
Bu fıkrayı şu anda Çin'de olan ve sitemizi taa oralardan yakinen takip eden sevgili kardeşimiz Cüneyt için ekliyorum:
Çin seyahatimde en çok karşılaştığım sorun lisanlarını bilememem oldu.. Artık işaretlerle ne kadar anlaşılabilirse o kadar başarabiliyordum.. Bir gece önce yemek yediğim ve çok memnun kaldığım restoranın adres kartını işaretlerle istemeye muvaffak olamayınca giriş kapısının ortasındaki Çin alfabesiyle yazılmış yazıyı bire bir kopya ettim ve ertesi gün tekrar gidebilmek için kaldığımız otelin yegâne İngilizce bilen resepsiyon memuruna gösterdim..
"Evet?.." dedi yazıyı okuduktan sonra şaşkın şaşkın yüzüme bakarak,
"Ne yazıyor?.."
"Şeyy.." dedi, "İtiniz.."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: cuneyt - 04 Kasım 2008, 20:54:13
supermis yaww.
Murat abi bu lisan sorunuyla ilgili o kadar cok espri varki ama yazarak degil bizzat tklit ederk anlatabilirim. kismetse bi caylama yapariz fenerde yakin zamanda. guleriz bol bol :)))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:01:05
Solomon'un eşi ölmüş. Gazeteye gitmiş. En ucuzundan standart bir ilan vermek istemiş. Önüne konan kağıda istediği ilanı yazmış:

"Raşel'i kaybettim. Üzgünüm."

Görevli ilanı görünce:

- İsterseniz beş kelimeye kadar uzatabilirsiniz. İki kelime daha hakkınız var, demiş.

- Aynı paraya mı?

Görevli, "Evet aynı paraya" deyince Solomon iki kelime daha eklemiş:

"Toyota'sı satılıktır."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:04:08
Paris'te bir eczaneye giren delikanlı, eczacı bayanı görünce geri dönmeye davrandıysa da genç bayanın; "Ne istediniz?" sorusu üzerine durmak zorunda kaldı.

Delikanlı, bayana "Eczacı beyle görüşecektim" der. Bayan ise;

- Eczanenin sahibi benim. İki de bayan ortağım var. Ne istediğinizi bize söyleyebilirsiniz, deyince delikanlı kızarıp bozararak;

- Son günlerde bana bir şeyler oldu. Kadınlar beni çok tahrik ediyor. Üç beş kadın bile yetmiyor. Bunun için bana acaba ne verebilirsiniz?, deyince eczacı bayan;

- Bir dakika, içerdeki arkadaşlarımla konuşayım, der ve içeri odaya girer.

Arkadaşlarından fikir alıp geri dönünce delikanlıya derdi konusunda çareyi söyler;

- Size ayda iki bin Euro verebiliriz. Bizim evde kalırsınız, yiyip içmek de bizden...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:07:06
Evlenme hazırlığı içindeki çift trafik kazasında ölüp Cennet'e giderler. Damat adayı durumlarını görevli meleğe anlatarak Cennet'te evlenip evlenemeyeceklerini sorar.

- Bir bakayım" der görevli melek.

Aradan üç ay geçtikten sonra Melek gelir ve mağdur çifte sevinçli haberi verir:

- Herşey ayarlandı, sizi evlendirebiliriz!

Damat adayı, peki der, "Biz düşündük de; acaba evliliğimiz yolunda gitmezse boşanabilir miyiz?"

Görevli melek gök gürültüsünü andıran sesiyle kızgın bir cevap verir:

- Siz manyak mısınız?  Cennette bir avukat bulmak ne kadar sürer hiç tahmin edebiliyor musunuz?
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:12:33
Bir adam otel lobisinde kayıt bürosundaki elemana bir soru sordu ve teşekkür ederek masadan ayrılırken kaza ile yanındaki bayana çarptı ve dirseği kadının göğüslerine değdi.

- Madam kalbiniz de göğüsleriniz kadar yumuşak ise eminim beni affedersiniz.

- Seninki de dirseğin kadar sertse oda numaram 436...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:16:10
Otobüsle giderken, Bolu Dağı'nda verilen molada hemen tuvalete koşturdu. Korkunç sıkışmıştı. Şansına boş kabin bulup kendini oraya attı. Tam oturmuştu ki yan kabinden bir ses "merhaba" dedi.

Adam şaşkın "Merhaba" diye cevap verdi.

- Nasılsın?

İlk defa başına böyle bir şey geliyordu. Yine şaşkın şaşkın yanıtladı:

- Sağ ol, iyiyim. sen nasılsın?

- Ne yapıyorsun?

Bir an tereddüt geçirdi. Adam onun tuvalette olduğunu bildiği için mutlaka ne yaptığını da biliyordu. Düşündü ve yanıtladı:

- Ben, İstanbul'dan Ankara'ya gidiyorum. Sen nereye gidiyorsun?

- Hayatım, telefonu kapatıyorum. Yandaki tuvalette bir geri zekalı var. Sana sorduğum sorulara yanıt verip duruyor. Ben seni sonra ararım.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:19:42

Temel'in 3 tane sevgilisi vardir. Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Temel düşünür, taşınır ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye
ögretmen de digerleri degil?" diye.

- Ula, pilmezmisun doktorlar "pugün git yarun cel" der, santralciler de "şu an meşgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi pir taha tekrarluyalum.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:22:17
Yeni evliler gerdeğe girmişler. Erkek pantolonunu dikkatle çıkarmış, geline uzatmış. "Giy bunu" demiş. Kız denemiş. Bel iki misli, düşmüş ayaklarına pantolon.

- Senin pantolonunu giyemem, demiş gelin.

- Tamam demiş, erkek. Bunu aklından hiç çıkarma. Bu evde pantolonu ben giyerim. Yani benim borum öter!

Gelin o sırada soyunmuş. Üzerinde kalan son parçayı da sıyırmış paçasından ve erkeğe uzatmış. "Sen de bunu dene. "

Denemiş erkek. Minnacık tanga ancak dizlerine kadar gelebilmiş adamın.

- Olmuyor" demiş, erkek. Senin külotunun içine giremiyorum.

- Tamam demiş, yeni gelin. Bu tavrın devam ettiği sürece, hayat boyu da giremezsin. Hiç aklından çıkarma.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:51:16
New York'ta bir bankanın önünde duran son model Rolls Royce otomobilden inen adam, hızlı adımlarla bankaya girdi ve önüne çıkan ilk görevliye, bireysel kredi için başvuruda bulunmak istediğini söyledi. Görevli onu müşteri temsilcisine götürdü. Adam, çok acele bir iş için Avrupa'ya gitmek zorunda olduğunu ve bu nedenle bir hafta vadeli beş bin dolar krediye gereksinim duyduğunu söyledi. Müşteri temsilcisi kısa bir araştırma yaptıktan sonra döndü.

- Ticari ve mali sicilinizi inceledik. Bu krediyi almanız için bir engeliniz yok. Fakat bir konuyu belirtmeliyiz. Bizim bankamızla daha önce hiç çalışmamışsınız. Banka olarak sizi resmen tanımıyoruz. Bu nedenle, söz konusu krediyi verebilmemiz için karşılığında sizden bir teminat almak zorundayız.

Adam cebinden Rolls Royce'un anahtarını çıkardı, bankanın müşteri temsilcisine uzattı: "Çok acelem var, uçağa yetişeceğim, kapıdaki Rolls Royce'umu teminat olarak alabilirsiniz. "

Kredi işlemleri çok hızlı bir biçimde tamamlandı. Banka görevlileri Rolls Royce otomobili bankanın garajına çektiler, adama da beş bin dolar krediyi verdiler. Müşteri temsilcisi, kişisel merakını gidermek için bir hafta boyunca özel bir araştırma yaptı ve bankalarının bu yeni müşterisinin çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servet sahibi olduğunu öğrendi. Bir hafta sonra adam yeniden gelip, borcunun anaparası beş bin dolarla, bir haftalık faizi dokuz buçuk doları ödedikten sonra, müşteri temsilcisi bir türlü yenemediği merakının dürtüsüyle sordu:

"Sizin, çok büyük bir iş adamı ve çok büyük bir servetin sahibi olduğunuzu öğrendim. Yalnızca kişisel merakımdan soruyorum. Lütfen söyler misiniz, sizin için çok küçük bir miktar olan beş bin dolarlık krediye neden gereksinim duydunuz?"

Adam hafifçe gülümsedi: "Siz de bana lütfen söyler misiniz? Böyle lüks bir otomobili, New York'ta hangi kapalı garaja, bir hafta boyunca dokuz buçuk dolara bırakabilirsiniz?
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:54:19
Yaşlı bir adam emekliye ayrılır ve kendine bir lisenin yanında küçük bir ev alır. Emekliliğinin ilk bir kaç haftasını huzur içinde geçirir ama sonrasında mahalledeki çocukların sokakta yaptığı maçlardan rahatsız olmaya başlar. Her gün 90 dakika boyunca bağırış çağırış dinlemekten yorulan adam sonunda bir önlem almaya karar verir. Ertesi gün çocuklar maç yaparken sokağa çıkar ve:

- Çok tatlı çocuklarsınız, çok da eğleniyorsunuz. Bu neşenizi sürdürmenizi istiyorum sizden. Ben de sizlerin yaşındayken her gün top oynardım. Eğer her gün burada top oynarsanız her birinize 5 lira vereceğim...

Bu teklif çocukların çok hoşuna gider ve bağıra çağıra maça devam edip sonra da yaşlı adamdan paralarını alırlar. Birkaç gün sonra yaşlı adam yine çocukların önüne çıkar ve onlara şöyle der:

- Çocuklar durumum çok iyi değil, bundan böyle size ancak 3 lira verebileceğim.

Çocuklar pek hoşlanmazlar ama yine devam ederler maça. Aradan bir kaç gün daha geçer ve yaşlı adam yine karşılar onları.

- Bu ay biraz sıkışığım size ancak 1 lira verebileceğim, tamam mı?

İçlerinden en büyük olanı bu duruma kızar:

- Olanaksız bayım, günde 1 lira için bu işi yapacağımızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz. İyice düşünün, fiyatı artırana kadar, burada maç yapmayacağız
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:56:31

Adam yanında oturan kadına fısıldar:

- Şampanya sizi güzelleştiriyor.

- Ama ben bir kadeh dahi içmedim.

- Ben onuncu kadehimdeyim.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 17:59:37
Birinci sınıf öğrencisi okuldan dönünce annesine:

- Bugün öğretmen bize atlardan söz etti. Ama ben atın ne olduğunu hâlâ anlayamadım, demiş.

- Neden ?

- Öğretmen; Atın yavrusuna tay, dişisine kısrak, erkeğine aygır derler, dedi.

- Bunda anlaşılmayacak ne var çocuğum ?

- Peki anneciğim, ne zaman ata, at diyorlar ?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Kasım 2008, 18:01:58
Sorgu yargıcı hazırlık dosyası aşamasında zanlıyı sorguya çekmektedir.

-Yolda bulduğunu iddia ettiğin bu yüzüğü çalmadığını, aşırmadığını söylüyorsun.

-Evet, efendim. Aynen öyle. Yolda buldum. İnanmazsanız sahibine sorun?

-Peki, sahibinin kim olduğunu biliyordun da niye götürüp ona vermedin?

-Vermeyi çok düşündüm. Ama içindeki yazıyı okuyunca içim elvermedi. İhanet etmek istemedim.

-O ne demek? İçinde ne yazıyordu?

-"Ebediyen seninim" yazıyordu, efendim...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: bado - 06 Kasım 2008, 19:40:19
Dünya din adamları bir toplantıda bir araya gelmiş konuşuyorlarmış .
Konu dönmüş dolaşmış, toplanan paralara ve onların hak yolunda
kullanılmasına gelmiş.


İlk olarak bir haham almış sözü;
- Biz demiş. Topladığımız paraları 5 mt. öteye bir çizgi çizerek
çizgiye doğru fırlatırız. Çizgiyi geçenleri hak yolunda kullanırız
geçemeyenler de bize kalır.


İkinci olarak bir papaz söz almış;
- Biz de benzer bir yöntem kullanıyoruz demiş. Kilisede toplanan
paraları 5 mt. öteye koyduğumuz bir kavanoza atarız, kavanoza girenleri
hak yolunda kullanırız, girmeyenler bize kalır demiş.



Son olarak bizim imam söz almış. O da;
- Bizde de durum pek farklı sayılmaz demiş. Biz de topladığımız paraları
yukarıya doğru fırlatırız, Yüce Rabbim ihtiyacı olduğu kadarını içinden
alır, gerisi bize kalır...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Kasım 2008, 21:01:41
Bir gün adamın biri telekız ile 500 dolara anlaşır. Ve geceyi beraber geçirirler. Ancak sabah olup sıra parayı ödemeye gelince, adam cebinde yeteri kadar para olmadığını anlar. Tele kıza parası olmadığını, işyerine vardıktan sonra parayı zarfla göndereceğini söyler. Kız da kabul eder. Adam zarfın üzerine daire kirası yazacağını söyler. Adam işyerine vardıktan sonra parayı hazırlarken aslında gecenin o kadar da iyi geçmediğini, beklediği kadar da eğlenmediğini düşünür. Ve kadına 500 dolar yerine 250 dolar göndermeye karar verir.Zarfın üzerine daire kirası olduğunu belirttikten sonra içine de şöyle bir not iliştirir. -'Hanımefendi size 500 yerine 250 dolar yolluyorum. Çünkü ben; dairenizin daha önce hiç kullanılmamış olduğunu düşünmüştüm, ve dairenizin daha küçük olduğunu sanıyordum...Ayrıca dairenizin ısıtma sistemini de hiç beğenmedim. Daha sıcak olmasını bekliyordum' Ve zarfı kurye ile yollar. Kadın zarfı açtığında paranın eksik olduğunu ve yanına bir not iliştirilmiş olduğunu görür. Notu okuduğunda hemen cevap olarak şunu yazar. -'Beyefendi, böylesi güzel bir dairenin daha önce kullanılmamış olabileceğini nasıl düşünürsünüz. Aslında daire hiç de büyük değil.Sizin dairenin içini dolduracak kadar eşyanız olmadığı için size büyük gözükmüş olabilir. Ayrıca ısıtma sistemi de iyidir ancak siz ateşlemeyi beceremediyseniz ben ne yapabilirim. Not: Zaten siz uyurken daire depozitosu olan 1000 doları cebinizden almıştım. Kira tam ödenmediğinde depozito ev sahibinde kalır. İyigünler'...:)))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Kasım 2008, 21:05:05
Ferdinand Porsche, rahmetli oluyor ve öbür dünyada melekler tarafından   karşılanıyor.
Melekler kendisinin olağanüstü otomobil tasarımından dolayı bir dilek hak ettiğini söyleyerek, isteğini sorar...
Porsche '   Tanrı ile 1 saat konuşmak isterdim.' der.
Melek derhal istediğini yerine getirmek üzere Ferdinand Porsche'yi bir salona alır.
Porsche Tanrıya sorar:' Kadını yaratırken düşüncelerin nerdeydi?
Tanrı: ' Ne demek istiyorsun?'
Porsche: ' Çok hatalı yaratmışsın!'
1.Ön taraf aerodinamik değil.
2.Çok ses yapıyor.
3.Bakım masrafları yüksek.
4.Ayda 5-6 gün tamamen kullanılmaz durumda.
5.Arka taraf çok sarkık duruyor.
6.Sürekli boyanması ve yenilenmesi gerekiyor.
7.Egzoz, emisyona çok yakın.
8.Farlar genellikle küçük.
9.Yakıt da son derece pahalı.
Tanrı kısaca düşündükten sonra cevap verir:
'Ferdinand, bunların hepsi doğru olabilir ama istatistiklere göre bir çok erkek benim icadıma senin icadından daha fazla  biniyor!!.'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Kasım 2008, 21:07:09
Mahir, sabah uyanınca o gün 70 yaşında olduğunu hatırlamış. Yavaş yavaş yataktan kalkarken gözü ayaklarına ilişmiş.
-'Sevgili ayaklarım, Bugün 70 yaşına girdik. 70 senedir Beni istediğim yere götürdüğünüz, bu yaşıma sizinle girdiğim için bahtiyarım,
sizlere çok teşekkür ederim, nice seneler dilerim... '
Sonra dizlerine dikkat etmiş.
-'Sevgili dizlerim, bugün 70 yaşına girdik. Bu kadar sene Beni taşıdınız, bükül dedim büküldünüz, çömel dedim çömeldiniz,
bu yaşıma sizinle birlikte girdiğim için şükür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ederim, nice seneler dilerim...'
Sonra gözü biraz daha yukarı kaymış;  
- 'Eee ulan köftehor, ulan hayırsız emektar' demiş, eğer sen de yaşasaydın bu günümüzü hep birlikte kutlayacaktık. '
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Kasım 2008, 21:09:22
Goril ve Kadın
Bir bahar günü adam ve karısı hayvanat bahçesine giderler. Kadın hoş bir
kolsuz pembe elbise giymiştir. Hayvanat bahçesinde fazla kimse yoktur.
Gezerlerken gorillerin olduğu bölümde oldukça kılli ve iri bir goril
görürler. Goril kadını görünce heyecanlanır ve çite tırmanıp tek eliyle
göğsünü dövmeye baslar. (Gorillerin kur yapma biçimi) Herhalde kadının açık
giysisinden etkilenmiştir. Adam bunun komik olduğunu düşünür ve karısına
gorili daha fazla tahrik etmesini önerir. Kadın elbisesinin omuzlarını
indirir ve goril çığlıklar atmaya başlar. Adam karısını biraz daha
teşhirciliğe ikna eder kadın elbisesinin eteğini biraz yukarı kaldırır ve
goril çıldırır, zıplamakta ve bağırmaktadır. O anda adam karısını yakalar,
gorilin kafesini açar ve karısını içeri atarak kapıyı kapatır.
- şimdi ona başının ağrıdığını söyle..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Kasım 2008, 21:11:24
Sandalet
Bir adamla karısı Mısır'da eski bir çarşıda geziyorlarmış.. Ayakkabı satılan bir dükkanın önünden geçerlerken satıcı içerden seslenmiş, buyur etmiş.
Girmişler, satıcı :
- Çok özel büyülü sandaletlerim var beyefendi, sizi sekste çok vahşi ve kuvvetli yapacak sandaletler.
Adam  pek önemsememiş ama eski günleri özleyen karısının ısrarlarına dayanamayıp sandaletleri denemeye karar
vermiş. Adam sandaletleri giyer giymez gözleri parlamış, kalbi hızlı atmış,fiziksel değişimler başlamış, nefesi sıklaşmış, gözleri büyümüş ve etrafına
farklı bir şekilde bakınmaya başlamış. Karısı bir adım geri kaçmış 'aman Allah'ım dur dur... ' derken adam koşmuş, satıcıyı yakaladığı gibi tezgaha
yatırmış, satıcının pantolonunu parçalayarak çıkarmaya başlamış, bu arada satıcı bir yandan kurtulmaya çalışırken diğer yanda bağırıyormuş :
- Dur ulan, sandaletleri ters giydin!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Kasım 2008, 21:13:29
Sana Babamı Diyir?
           İki çocuğu olan köy delikanlısı askerliğini yapıp da evine döndüğünde  bakmış karısı Fadime üç çocukla bir masanın etrafındalar. Birden öfkelenip bağırmaya başlamış;

- Abovv.. ula kaltak, bu üçüncü çocuk nerden çıktı? Askere giderken iki çocuğumuz vardı... Bu sonuncusu benden olamaz.

Fadime ona gayet sakin cevap verir;  

- Ne bağırıyorsun? Sana baba mı diyir? Oturmuş yoğurdini yiyir!

Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Kasım 2008, 21:15:30
Genç rahibelerden biri koşarak gelir ve baş rahibenin önünde diz çökerek;
- Değerli hemşire, sormayın başıma neler geldi.
- Ne oldu kızım ?
- Arka bahçede çiçek topluyordum, bahçıvanın oğlu ortaya çıktı ve maalesef bana...
- Tecavüz mü etti ?
- Evet.
- Peki kızım sen şimdi git, mutfaktan bir limon al, kes ve suyunu iç.
Bahçıvanın oğlu ile ben ilgilenirim.
- Limon hamileliği önler mi ?
- Hamileliği önlemez de en azından sırıtmanı engeller.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 14 Kasım 2008, 13:34:39
Gorile bayıldım Hakan...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 14 Kasım 2008, 14:39:10
Laza karayollarını boyama işi vermişler. Laz başlamış çalışmaya. İlk gün tam 200 metre boyamış. İkinci gün 100 metre, üçüncü gün 50 metre.
Artık dördüncü gün 10 metre boyayınca amiri Lazı çağırmış:
- Hayırdır evladım iyi çalışıyordun ?
- Ben yine iyi çalışıyorum
- İyi ama dün 50 metre bugün de 10 metre boyamışsın.
- E... haliyle. İlk günlerde boya kovasına gidip gelmek kolaydı, sonraları çok vakit almaya başladı.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 14 Kasım 2008, 14:48:08
Hakim sanığa sormuş:
-Uluslararası kaçakçılık suçu ile suçlanıyorsun. Tüm deliller aleyhine. Söyleyecek bir şeyin var mı?
Sanık boynunu bükmüş ve,
-Aman hakim bey, demiş.. Ben Fenerbahçeliyim. Uluslararası ne gibi bir faaliyetim olabilir ki?

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 14 Kasım 2008, 15:34:17
Amerika'da işlek bir caddede yol tamamen tıkanmış hiç oynamıyor yerinden.
Adam arabasından inip ne oluyor diye bi bakayım demiş.
Yolda elinde kağıt arabaların arasında dolaşan biri
- ne oluyor böyle demiş
-teröristler Bush'u kaçırdı ,1 milyon dolar istiyorlar, vermezsek yakacaklar demiş bende yardım topluyorum.,sizde yardım etmek istermisiniz?
-ortalama ne kadar veriyorlar demiş adam
-valla demiş
5 ile 10 litre arası değişiyo. ( Amerika'da yılın fıkrası )


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 14 Kasım 2008, 15:37:31
Hakim Temel'e sorar
- Niye adamın başına sandalyeyle vurdun?
Boynu bükük Temel
- Ne yapayum, çaresizluk efendum. Masayi kaldiramadum ki
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Kasım 2008, 13:55:49
Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir. Avukat Yargıca hitaben;
- "Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, muvekkilimin bizzat kendisi değildir. Sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için niye bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz." der...
Yargıç , gülümseyerek;
- "Peki o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahküm ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona eşlik edebilir." der...
Müvekkil gülümser. Avukatın yardımıyla müvekkilin takma kolunu çıkartırlar ve dönüp giderler...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Kasım 2008, 14:10:49
Nerelisin?" sorusuna cevap aldiktan sonra otomatikman "içinden mi?" diye sormak.

- Amca, hala, dayi, teyze, görümce, kayinço, eniste, elti, bacanak, kaynana, kayinpeder, baldız, yenge, amcaoglu, halaoglu, dayıoğlu, vb. gibi akrabalik terimleri.

- Sigarayı çoraba veya kulak arkasına koymak.

- Dügünlerde, eglencelerde, toplantilarda, vb. içip içip olay çıkartmak.

- Yabancı dil ögrenirken önce küfürleri ögrenmek, yabancılara Türkçe ögretirken önce küfürleri ögretmek.

- Yolculuk esnasinda yanındakine "Yolculuk nere hemserim?" diye sorarak muhabbete baslamak.

- Mektuplarda "büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden" öpüp, "kestane kebap, acele cevap" beklemek.

- Kendini tanıttıktan sonra digğr yarışmacı arkadaşlara başarılar dilemek.

- Japonları kastederek "Adamlar yapmıs abi!" demek.

- Ortaokul ve lisedeki anı - hatıra defterlerine yazarken "bana kalbin kadar temiz bu sayfayı ayırdığın için..." diye baslamak.

- "Bizim askerdeyken bir çavus vardı..." diye baslayan askerlik anılari.

- "Kim o?" sorusuna "Ben!" diye cevap vermek.

- Telefonu açan kisiye kendini tanıtmadan "Orası neresi?" veya "Sen kimsin?" gibi sorular sormak.

- Neredeyse herkese, herseye takma isim bulmak.

- Misafir gelince hemen çay suyu koymak.

- "Senin paran burda gecmez!" deyip karsıdakinin eline sarılmak.

- Dügün, lokanta, vb. gibi yerlerde masaları birlestirerek oturmak.

- Dügünlerdeki takı merasimleri.

- Otobüs, uçak, hastane, vb. gibi cep telefonu kullanmanın yasak oldugu yerlerde gizli gizli cep telefonu ile konusmak.

- Yüzsüzce rüsvet istedikten sonra abartıp "Helal et!" demek.

- Daha neleeer neler....
- Biz, bizi tanıyormuyuz ?
Gülmedim  1  


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Kasım 2008, 14:16:48
Hz.İsa bir gün yolda perisan bir adama rastlamis. Derdini anlamak için yaklasip sormus neyin var diye.

Adam:

- "Aman sorma", demis."Oglumu kaybettim onu ariyorum..."

İsa:

- "Peki oglunu bir anlat bakiyim"

Adam:

- "Ellerinde ve ayaklarinda çivi delikleri vardi" demis..

İsa, sok olmus ve adama sarilip haykirmis:

- "Baba...!"

Adam da sasirmis ve o da, İsa'ya sarilmis:

- "Pinokyo...!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Kasım 2008, 14:19:22
Mahkeme salonunda hakimin karşısında süklüm püklüm bir
eczacı, ve avaz avaz ağlayan bir kadın... Hakim kadına
sorar: "Bu adamdan Şikayetiniz nedir?"


Kadın ağlaya ağlaya cevap verir: "Bu adamdan davacıyım
hakim bey.. bu sabah bana telefonda çok ağır hakaret etti"
Hakim bu sefer adama sorar: "Bayanın soyledikleri doğru
mu?"

Adam cevap verir: "Bakın hakim bey size herşeyi en baştan
anlatıcam.. bu sabah çalar saati duymamışım, geç kalktım..
kahvaltı bile etmeden hızla giyinip evden fırladım, tam
arabaya bindiğim sırada hem ev hem araba anahtarlarını
içerde unuttuğumu farkettim.. Çilingir arıyacak vaktim
yoktu, camlardan birini kırıp eve pencereden girdim,
anahtarları aldim yola çıktım.. bu sefer hızlı gidiyorum
diye polis durdurdu, bi güzel ceza yedim. Eczaneye gelmeme
3 sokak kala lastiğim patladı.. lastiği değiştirip eczaneye
vardım, kapıda bi sürü insan beni bekliyordu, içerde de
telefon durmaksızın çalıyordu.. Kapıyı açtım içeri girdim
herkes o kadar saat zaten beni beklemiş, kimseyi daha fazla
sinirlendirmeden sırayla reçeteleri alıyorum ilaclari
veriyorum, bu arada telefon hala caliyo.. tam telefonu
açıcam adamın birinin avcuma döktüğü bozukluklar yere
saçıldı, onları toplamaya calışırken kafamı masanın
kenarına vurdum, bu arada telefon hala çalıyor, kafamı
vurunca can havliyle bir irkilmişim arkamda dizili kolonya
sişelerine bir çarptım hepsi yere devrildi, bütün yer
kolonya oldu, bu arada telefon hala çalıyor, ortalığı
temizlemeye koyuldum zar zor her yeri topladım, bu arada
telefon hala çalıyor, sonunda telefonu açtım, arayan bu
hanımdı.. bana "REKTAL (popodan) TERMOMETREYİ NASIL
KULLANABİLiRİİİİM?"diye ?

Hakim Bey.. size yemin ederim.. ben sadece nasıl
kullanacağını söyledim ve şimdi burdayız .
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Kasım 2008, 14:24:31
Bir iktisat seminerinde kahve ve ihtiyac molasi verilmis. konferans sirasinda arkadas olan uc uzman birlikte tuvalete girerek ihtiyac gidermisler.Isini ilk bitiren ellerini yikadiktan sonra makineden pespese kurulama kagitlari alip ellerini kurulamis tam 16 tane kagit havlu harcamis ve arkadaslarina donmus.

Ben bilkent mezunuyum, demis, bizim okulda once temizlik ogretilir. Isini ikinci bitiren tek bir kagit havlu cekmis ellerini o tek havluya dikkatle kurulamis. Diger iki kisiye donmus ben odtü mezunuyum, demis, bize okulda cevreciligi ogrettiler cok kagit harcamak cevreye zararlidir. Ucuncu kisi ne ellerini yikamis, ne kagit almis kendisine saskin saskin bakan arkadaslarina donmus.

-"Ben Ege mezunuyum, demis, bize okulda elimize isemeden cis yapmayi ogrettiler."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Kasım 2008, 14:27:44
Torun, çiftliginde yasayan 90 yasindaki dedesini ziyarete gitmis, hafta sonu..

Sabah kahvaltida dedesi ona sahanda yumurta yapmis..Adam bakmis tabakta yag ve yumurta disinda bazi seyler var..

-"Dede" demis.. "Bu tabak temiz mi?.."

-"Soguksu bu kadar temizler" demis, dedesi..

-"Otur da kahvaltini yap.."

Ögleyin dedesi mangalda et yaparken, gene bakmis, tabakta siyah lekeler..

Gene sormus..

-"Dede, bu tabagin temiz oldugundan emin misin?.."

-"Soguksu bu kadar temizler" demis, dedesi.. "

İkide birde bana bunu sorup durma.. "

Aksam yemege oturmuslar. Torun tabaga bakmis gene, tam agzini açacakken yutkunmus, susmus.. Yemis yemegini..Gece yarisina dogru, dedesine veda edip yola çikmak isterken, kapinin önünde

uyuklamakta olan köpek dikilmis ayaga..

Yolunu kesmis ve dislerini göstererek hirlamaya baslamis.Torun seslenmis..

-"Dede, köpegin beni birakmiyor.."

Televizyonda futbol maçi seyreden dede, kafasini bile çevirmeden bagirmis:

-"SOĞUKSU .. gel oğlum gel!.."




Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Kasım 2008, 14:31:32
Ücra bir köyde yaşayan adamın biri, çektiği zahmetlerden bıkıp usanmış. Büyük bir şehre, fazla bir masraf yapmadan yerleşmek için, Allah'a dua etmis.

"Amin!." deyip ellerini indirdiğinde, bir ses ilham suretinde kalbine yansıyarak:

- Duan, eşref saatine rast geldiğinden, Allah tarafından kabul edildi, demiş.

Adam, sanki bayram yapmış bu müjde karşısında. Fakat hemen :

-Madem ki eşref saatine denk geldi, göç edecegim şehri, oturacağım semti, bana nasip edilecek yerin ve komşularımın özelliklerin ben seçecegim!. demiş.

Kalbinde duyduğu ses, Allah'ın takdirine karışmakla hata ettiğini, herşeyin hayırlısını istemesini söylemiş ama, adam ha bire "Seçimi ben yapacağım " diye diretmiş.

Ses, bunun üzerine:

- Şartlarını söyle bakalım, demis. Ama dikkat et!. Gideceğin yer, sözlerine göre belirlenecek. Yanlış bir şey söylersen, bu işten dönemezsin.

-Anlaşıldı ! demiş adam. İstanbul'u seçiyorum?

-Tamam! demiş ses.

- Deniz de görülsün,demiş, bu sefer adam. Her tarafta bol bol agaç bulunsun, bu köydekiler gibi. Bir de büyük veli olsun yakınlarında.


-Son şartım da şudur !. diye atılmış adam. Sağımdaki, solumdaki, altımdaki, üstümdeki, hiç bir komşum beni rahatsız etmeyecek. Karı-koca kavgası olmayacak. Ne kapıdan, ne de pencerelerden, içki ve sigara kokusu sızmayacak. Komşularımız, televizyon ya da teyplerinin sesini açmayacak, yüksek sesle bile konuşmayacaklar, bahçeme çöp atmayacaklar, üstümüze balkondan bir şey dökmeyecekler. Bu şartları sağlayan bir yer istiyorum.

Kalbine yansıyan ses, o an kesilmiş. Adam, heyecanla bekliyormuş kararı.

Bir süre sonra cevap verilmiş:

-İstediğin şartlar doğrultusunda, yerin belirlenmiştir!. Hemen yarından sonra, Eyüp Sultan Mezarlığı'na gidiyorsun!



Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 17 Kasım 2008, 10:52:22
Ateist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş Evrim ne güzellikler yaratıyor! diye düşünüp mest oluyormuş. Birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha hızlı olduğunu fark ediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, tam vurmaya hazırlanırken adam
 
- 'Allahım! diye bağırmış.
 
Bir anda zaman durmuş, ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş, bir anda orman kararmış ve gökyüzünden bir ışık huzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
 
- 'Yıllarca bana inanmadın, yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?' demiş.

Adam utanç içinde:
- 'Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama hiç olmazsa ayıyı dindar yapabilir misin?' demiş.

- 'Peki' diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş.
Nehir tekrar akmaya başlamış her şey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesini de göğe doğru çevirmiş ve konuşmaya başlamış;
 
- 'Allahım, senin rızkınla orucumu açıyorum, hamdolsun bana verdiğin nimetlere...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 16:44:39
Genç bir adam süpermarkette dolaşırken yaşlı bir kadının kendisini izlediğini fark eder. Fazla umursamadan alışverişine devam eder.
Bir şeyler alır ve kasaya gelir. Bu sırada yaşlı kadın adama:
- "Size bakmamdan rahatsız oldunuz ama yeni ölen oğluma çok benziyorsunuz bu yüzden size bakıyorum" der.
Bunun üzerine adam üzülerek:
- "Oğlunuzu kaybetmenize çok üzüldüm. Yapabileceğim bir şey varsa çekinmeyin söyleyin." der
Yaşlı kadında
- "Marketten çıkarken bana güle güle anne derseniz bu beni çok mutlu eder."
Ve kadın marketten çıkar. Adam da ona
- "Güle güle anne" diyerek veda eder.
Kasadaki tezgahtar alışverişinin 100 milyon tuttuğunu söyler.
Adam şaşırır ve
- "Ama nasıl olur ben sadece bir kaç ufak şey aldım." diye çıkışır.
Bunun üzerine tezgahtar kız
- "Anneniz onun aldıklarını da sizin ödeyeceğini söyledi."



Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 16:47:31
Yamyam baba-oğul balta girmemiş ormanda dolaşırken
nehirde yıkanan genç ve çok güzel bir kadın görürler.
Oğul sorar:
-Ne dersin baba, yiyelim mi onu?
Baba bir an düşündükten sonra:
-Hayır, bunu eve götürür, onun yerine anneni yeriz! der.



Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 16:49:59

"Heey dostum iyi haberlerini aldim, evlenmissin!!"
"Evet bu 4. oldu"
"Onceki ücüne ne oldu peki?"
"Ücü de öldü.."
"Yapma ya.. cok uzuldum.. nasil oldu peki?"
"Ilk karim yedigi mantarlardan zehirlenerek öldü"
"Bu korkunc bisey.. peki ya ikincisi?"
"O da mantar zehirlenmesinden öldü"
"Tanrim ne kaderin varmis senin... ya ücüncüsü? Yoksa o da mi..."
"Hayir hayir.. o boynu kirilarak öldü"
"Anliyorum.. kazaydi yani.."
"Hayir... mantarlari yemedi.... "




Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 16:53:00

Genç ve güzel sekreter son günlerde iyice açik saçik giyinmeye baslamis.
Özellikle yürüdügü zaman ortaya çikan görüntü genç patronun aklini çelecek
duruma gelmis. Birgün yine bu ortam olusunca, patron kapiyi kilitlemis ve
sekretere karsisindaki koltuga oturmasini söylemis. Sekreter koltuga öyle bir
oturmus ki, genç patronun gözleri yuvasindan oynamis. Sekreterin dizlerine
ellerini koyarak sormus :
- Bu satilik mi?
Sekreter tokati indirmis ve buz gibi öfke dolu bir sesle:
- Elbette hayir. Siz beni ne saniyorsunuz?
Patron hiç istifini bozmamis :
- Eger satmayi düsünmüyorsan reklamini da yapma..


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 16:56:01
Adam son derece sevdigi ve saydigi karisinin 60inci yas gününde önemli konuklarini da davet ettigi parti için bir pasta ismarlamis.

- "Üzerine ne yazmami istersiniz?" diye sormus Karadenizli pastaci.. Adam bir an düsünüp:
- "Yillarla yoruldun ama, inan daha mükemmelsin" yazilsin! demis adam.

- "Peki efendim pastanin üzerine nasil yerlestirelim bu yaziyi?"
- "Iki satir halinde olsun, üstte 'Yillarla yoruldun ama' altta 'Inan daha mükemmelsin' seklinde olabilir.."

Parti günü tüm davetlilerin önüne kivilcimlar saçan maytaplarla pasta gelmis. Üzerinde aynen söyle yazarak:

"Üstte yillarla yoruldun ama
Altta inan daha mükemmelsin"


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 17:05:46

Ali okulda karnesini almış eve dogru gider
Zile basar ve babasi acar.
Hoş geldin evlat hoş bulduk baba .
Karnemi aldim. Hemen göster öyleyse:
bu ne oglum tarihten bir almışsın
ee napiyim baba, hep ben
dogmadan onceki seyleri soruyorlar



Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 17:10:53

Öğretmenin okuldaki ilk günüydü,sıraların arasına dolaşırken öğrencilere şöyle dedi;
-Çocuklar kendini geri zekalı hisseden varsa,ayağa kalksın.

Sınıftan çık çıkmamış ama sonunda bir çocuk ayağa kalkmış öğretmen sormuş
-Oğlum sen kendini geri zekalı mı hissediyorsun???
Çocuk
-Hayır ama sadece sizin ayakta kalmanıza gönlüm razı olmadı öğretmenim demiş...



Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 17:17:09
feminist
Dünya feministler toplantısı yapılıyormuş.İlk sözü Alman feminist almış.-Geçen yıl aldığımız karar uyarınca kocama dedim ki:Bundan sonra kendi çamaşırlarını kendin yıkayacaksın.Birinci gün bişey görmedim,ikinci gün bişey görmedim,üçüncü gün baktım sadece kendi çamaşırlarını değil benimkileri de yıkıyordu.İngiliz feminist ;-geçen yıl aldığımız karar uyarınca kocama dedim ki:bundan sonra kendi bulaşıklarını kendin yıkayacacksın.Birinci gün bişey görmedim,ikinci gün bişey görmedim,üçüncü gün baktım sadece kendi bulaşıklarını değil benimkileri de yıkıyordu.Bizim feminist;-Geçen yıl aldığımız karar uyarınca kocama dedim ki:Bundan sonra kendi yemeğini kendin yapacaksın.Birinci gün bişey görmedim,ikinci gün bişey görmedim,üçüncü gün sol gözüm açılmaya başladı,azıcık görmeye başladım.


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 17 Kasım 2008, 17:20:53

Birgün yaşlı adam çok susamış.ve bilmedigi bir evin kapısını çalmiş.kapıyı altı yedi yaşlarında bir kız açmış.
adam kıza;
bana bir bardak su verebilirmisin diye sormuş
kız;ayran versem olurmu
adam;olur tabi demiş
kız ayranı almak için içeri gitmiş.geldinde bir tas dolusu ayran varmış içinde.adam ayranı içmiş ve kıza teşekkür etmiş.adam tam giderken kıza sormuş;
yavrum ben senden su istedim sen neden ayran içmemi söyledin
kız;çünkü o ayranın içine fare düşmüştü
adam bu lafı duyunca tası yere fırlatır ve tas kırılır
kız basar feryadı
anne bu amca köpegin tasını kırdı




Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 18 Kasım 2008, 14:21:10
zeki adam bill gates

Bir hippi, Michael Jordan, Bill Gates ve Dalai Lama aynı uçakta yolculuk ediyorlarmış.



Oldukça yüksek bir irtifada uçarlarken, uçağın motorları birdenbire bozulmuş ve uçak hızla düşmeye başlamış. Pilot büyük bir telaşla yolcuların yanına gelmiş. "Beyler" demiş "biraz sonra yere çakılacağız ve sadece dört tane paraşütümüz var, biri bende!" deyip paraşütü ile uçaktan atlamış.



Michael Jordan hemen ayaga fırlayarak "Beyler" demiş

"Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara ihtiyacı var" ve bir paraşüt kapıp uçaktan atlamış.



Derken, Bill Gates de hemen ayaga fırlamış "Beyler" demiş

"Biliyorsunuz ben de dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın benim gibi zeki insanlara ihtiyacı var" ve o da paraşütlerden birini kapıp

atlamış.



Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmışlar. Dalai Lama "Evlat, ben

oldukça verimli ve bereketli bir hayat yaşadım, gerçek aydınlığı

buldum. Oysa senin önünde uzun ve güzel bir hayat var. Paraşütü al ve atla, kendini kurtar"



Hippi gülmüş:

"Endişelenme dede, kendini dünyanın en zeki adamı sanan, az önce benim sırt çantamla atladı!"....  

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 18 Kasım 2008, 14:27:43

Temel doktora gitmis.



- Hastayim doktor, cok hastayim, vucudumun her yeri agriyor, nereme dokunsam sizim sizim sizliyor, dokuluyor...



Doktor:



- Nasil hastalik o, tum vucudunu saran, agritan?



Temel parmaginin ucuyla kafasina dokunmus.



- Ay ay ay...



Sonra gogsune parmagini basmis ve yine aciyla bagirmis. Sonra beline, yine acidan allak bullak olmus, sonra bacaklarina... Temel parmagini neresine dokundursa agriyla irkiliyormus... Doktor daha fazla dayanamamis.



- Ver bakayim su elini, demis; Bak oglum senin parmagin kirik...  

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 18 Kasım 2008, 14:54:32
Nebraska?da yaşlı bir adam yaşardı.patates ekini için bahçeyi kazdırması gerekiyordu , lakin bu çok zor bir işti.tek oğlu olan david ona yardım edebilirdi fakat oda hapisteydi.yaşlı adam oğluna bir mektup yazdı ve müşkülatını izah etti.
Sevgili david , patates bahçemi kazdıramıyacağımdam kendimi çok kötü hissediyorum.bahçeyi kazmak için oldukça yaşlanmış sayılırım.burada olsan üyün derdim bitecekti.biliyorum ki senbenim içib hallederdin.sevgiler baban.
Birkaç gün sonra oğlundan bir mektup aldı.
Babacığım , babacığım allah aşkına bahçeyi kazma , ben oraya cesetleri gömüştüm.sevgiler devaid?
Ertesi gün sabaha karşı 4 te fbı ve yerel çıkageldi ve tüm sahayı kazdı lakin bir cesede rastlamadılar.yaşlı adamdan özür dileyerek gittiler.aynı gün yaşlı adam oğlundan bir mektup daha aldı.
Babacığım , şimdi patatesleri ekebilirsin.bu şartlarda yapabileceğimin en iyisini yaptım .
Sevgiler david?.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 18 Kasım 2008, 15:03:51
Nasil yagmur nasil firtina, adam bir taksiye el kaldirir, taksi durur..

    Adam gidecegi yeri söyleyince, taksici kizarak

    "Ohoo orasi çok yakin alamam seni" der ve gazlar gider..

    Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde evine gitmeyi basarir.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi duragindadir ve üçüncü siradadir..

    Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanasir:

    - Ataköye kaça götürürsün ?"

    - 5 milyon

    - Sana 20 milyon veririm ama benimle beraber olursan.

    - Hadi be sapik misin, defol..

    Adam bu cevabi alinca ikinci siradaki taksiye yanasir

    - Ataköye kaça götürürsün ?

    - 5 milyon

    - Sana 20 milyon veririm ama benimle beraber olursan.

    - Vay sapikkk vayy defol

    Sira üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. Adam yanasir:

    - Ataköye kaça götürürsün ?

    - 5 milyon

    - Peki sana 20 milyon veririm ama bir sartim var

    - Nedir ?

    - Giderken diger taksicilere el salliyacaksin

    - Ayibettin abi tabii...

   

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 18 Kasım 2008, 15:06:32
Dünyanın gelişmiş ülkeleri bir araya gelmişler. Bir gün, en son teknolojilerle üretilmiş bir bilgisayara bütün ülkelerle ilgili verileri yüklemişler ve sormuşlar: "Dünyanın sahibi kim olacak?"



Bilgisayar uzun süre bilgileri değerlendirmiş ve büyük an gelmiş. Nefesler tutulmuş. Bilgisayar, sonucu yazıcıya göndermiş. Hakem heyeti sonucu ilan etmiş. "Türkiye"



Herkes şaşırmış. Mutlaka bir yanlışlık olmuştur düşüncesiyle aynı soruyu bir kez daha sormuşlar Bilgisayar uzun süre çalıştıktan sonucu yazıcıya göndermiş. "Türkiye"



Tüm dünya şoka girmiş. Birisinin aklına "niye?" diye sormak gelmiş. Herkes bu fikri beğenmiş ve bilgisayara sormuşlar. "Niye?"



Bilgisayar sonucu yazıcıya hiç düşünmeden göndermiş.

"Herkes bir gün uzaya çıkacak ve dünya Türklere kalacak
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Kasım 2008, 17:28:05
Hali vakti yerinde bir ailenin genç kızı eve geldiğinde, annesini ayna karşısında yeni kürküne hayran hayran bakarken bulur.
Çevreci genç kız sinirli bir sesle:
- Anne! Sen şu üstündekini giyip gösteriş yapacaksın diye, zavallı, savunmasız, masum bir yaratığın ne acılar çektiğini biliyor musun?
Annesi:
- Müge! Sen baban hakkında ne biçim konuşuyorsun bakiyim!...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: onr - 10 Aralık 2008, 13:37:17
Doktorun bekleme odasında, son derece hasta oldukları her hallerinden
belli üç adam oturuyormuş. . Hastalardan birisi 24 saatin 24'ünde de
içen bir alkolikmiş.. İkincisi, sigaraları birbirine ekleyen bir
tiryaki.. Üçüncü sevişmeden duramayan azgın bir eşcinsel.. Üçünü de
uzun uzun muayene eden doktor, sonuçları açıklamak için adamları
odasına çağırmış.
-'Haberler kötü' demiş... 'Üçünüz de uçurumun kenarındasınız. . Bu
alışkanlığınızı derhal bırakmanız gerek..
Sen bir yudum daha içersen, sen bir nefes daha çekersen, sen bir daha
bir erkekle ilişkiye girersen bittiniz. Orada kalırsınız. Bakın tane
tane tekrar ediyorum.. Aranızdan herhangi biri bu alışkanlığı bir
defa, sadece bir defa dahi tekrarlarsa ölecektir.. Hepsi bu kadar..'
Üç kafadar muayenehaneden birlikte çıkmışlar, Yürürlerken bir barın parlak ışıkları, yüksek müzik alkoliği kandırmış..
- 'Bütün doktorlar palavracıdır. Bayılırlar yasaklamaya' demiş ve
dalmış içeriye... Ötekiler de peşinden..
Alkolik bir duble viskiyi kafasına dikmesiyle oraya yığılmış kalmış..
Diğer ikisi dehşet içinde bardan fırlamışlar. .
Karmakarışık duygularla yürürlerken kaldırımda yeni yakılmış, dumanı
tüten kocaman bir puro görmüşler..
Tiryaki aniden durmuş. Derin derin bakmaya başlamış yerdeki puroya..
Eşcinsel tiryakiyi dürtmüş..
-'Eğer onu almak için eğilirsen... Bil ki, ikimiz de öldük!'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: alfa146 - 26 Aralık 2008, 11:45:05
Yakın zamanların birinde Kayseri`de Amerikalıların yardımı ile karayoluçalışmaları yapılıyormuş. Bölgeye yakın bir köyde de köylüler bir patikayolu yapıyorlarmış. Bunun için bir eşeği tepeye doğru kovalayıp onun geçtiğiyeri sertleştirerek yolu tamamlıyorlarmış. Malum, hayvan içgüdüsel olarakhedefe doğru en az yorucu yolu seçer ya!...Bu köylüler, O sırada orada vazifeli olan bir Amerikalı mühendisin dikkatiniçekmiş.Mühendis olanları merak ederek tercümanı ile yanlarına gitmiş-'Kolay gelsin, ne yapıyorsunuz burada böyle?'İçlerinden en uyanık olanı;-'Yol yapıyoz' diye cevap vermiş.-'E, bu eşek ne işe yarıyor?'Köylü genel işlem sırasını şöyle bir anlatmış. Eşeğin yolun neredengeçeceği ne karar verdiğini söylemiş. Amerikalı mühendis çok ilginç bulduğubu fikre yerlere yatmış gülmekten:-'Eee...Eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?'Köylü cevap vermiş:-'O zaman Amerika`dan mühendis getirtiyoruz!!!--
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 30 Aralık 2008, 18:38:03

Doktorun biri yeni bir muayenehane açmış. Kapıya yazmış... " Vizite ücreti 100 Dolar. İyileştiremediğimiz hastaya beş mislini geri veriyoruz..." Vizite pahalı ama, doktor gerçekten doktor... Her gelen hasta iyileşip gidiyor... Doktorun ünü her geçen gün artıyormuş... Uyanığın biri doktora gidecek, iyileşmeyecek ve beş misli parayı geri alacak ya, kapıyı çalmış... "Doktor! Ağzımın tadı hiç yok... Öyle kötüyüm ki, hiçbir şeyin tadını alamıyorum..." Doktor... Adama şöyle bir bakmış, hemşireye seslenmiş: "Hemşire hanım! Sekiz numaralı kutuyu getirin" Hemşire adama uzatmış kutuyu, adam, bir kaşık içindekinden yemiş ve anında tükürmüş... "Ama Bu ***!!!!!" Doktor sakin, "Evet! İyileştiniz. Tad alıyorsunuz artık.." Adam, parayı ödemiş sinirleri tepesinde gitmiş... Aradan birkaç ay geçmiş. Büyük bir hırsla yeniden kapısına dayanmış doktorun .. "Doktor bey, ben de hafıza kaybı başladı... Herşeyi unutuyorum...!" Doktor, adama şöyle bir bakmış yine, hemşireye dönmüş, "Kızım, sekiz numaralı kutuyu getirir misin?" demiş. Adam, hemen itiraz etmiş, "Ama, o kutuda *** var!"... Doktor, "Doğru! Bakın, hafızanız da yerine geldi!...." Adam, ağlamaklı, hırsla ödemiş parayı çıkmış dışarı... Kurmuş da kurmuş intikam planlarını... Birkaç ay sonra.. "Doktor! Ben de iktidarsızlık başladı... Durumum kötü, hiçbir şey yapamıyorum..." Doktor adamı gözüyle şöyle bir inceleyip, "Hemşire hanım sekiz Numaralı kutuyu getirir misin" diye seslenince, adam, tüm hırsıyla, "Öperim,seni de sekiz numaralı kutunu da..." diye bağırmış.. Doktor gayet sakin, "Geçmiş olsun! Artık yapabiliyorsunuz!!!!"


Başlık: Fıkra!
Gönderen: agucba - 30 Aralık 2008, 21:23:11
Kamyon sürücüsü 'dikkat, alçak köprü' ikaz levhasını fark ettiğinde iş işten çoktan geçmişti. Olanca hızıyla üst köprüye bindirdi ve orada sıkıştı kaldı. Arkasında kilometrelerce araç kuyruğu oluştuktan sonra trafik/kurtarma ekibi nihayet geldi. Kurtarıcı işine başlarken polis de gözleri sıkışmış kamyonda, sürücüye yaklaşarak söze girmiş olmak için sordu:

- Köprüye sıkıştınız, he?
Sürücü canı burnunda homurdandı:
- Yo, köprü taşıyordum, mazotum bitti.

**********

Trafik kuralı ihlali yapan kimsenin çıkmadığı uzun bir nöbetin sonunda polis nihayet aşırı hız yapan bir aracı durdurdu. Sürücü camı açtı. Ruhsat ve ehliyetini uzattı. Polis ceza makbuzunu cebinden çıkarırken keyifle gülümsedi.

- Sizi bütün gün bekledim.
Sürücü nasıl olsa cezamı öyle ya da böyle çekeceğim rahatlığıyla, iç çekerek cevap verdi.
- Anlıyorum memur bey. Elimden geldiği kadar hızlı gelmeye çalıştım ben de.
Polis, dakikalar süren gülmesi kesilmeyince adama eliyle git, git işareti yaptı ve adam cezadan kurtuldu.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: tolga_ozhan - 31 Aralık 2008, 12:41:26
Bu fıkra değil yaşanmış bir olay ama fıkra gibi olduğu için anlatayım.

Gece taksim dönüşünde bir mecidiyeköy'de çevirme var. Polis alkol muayenesi yapıyor.
Alkollu bir adam giriyor çevirmeye. Araba şirket arabası ve ehliyet giderse işi gidecek. Arabada tek başına oturuyor. polisi bekliyor. Derken aklına birşey geliyor. Hemen aradan geçip arka koltuğa oturuyor. Polis eliyor.
-polis: nerede sürücü arkadaşım.
-adam: abi arkadaş alkollüydü kaçtı
-polis: e geç sen kullan o zaman
-adam: ben kullanamam alkollüyüm
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 31 Aralık 2008, 13:02:29
Bunu akıl eden arkadaş herhalde Temel fıkralarını çok okuyor olsa gerek.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 12:25:59
İki araba birbirlerine yaklaşıyorlardı. Birinin içinde bi adam diğerinde bi kadın... Tam yanyana geldiklerinde adam cami açıp kadına DOMUZ!!! diye bağırdı ve konuşmasına devam edecekken kadın çok sinirlendi ve o da camı açıp adamaHAYVAN!!! diye cevap verdi...ve arabalar yollarına devam ettiler...
Kadın tam virajı dönmüştü ki yolun ortasında duran kocaman bir domuza çarptı. Bu hikayeden çıkarılacak sonuç :
- kadınlar dinlemeyi bi öğrenebilseler...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 12:34:02
Yaşlı bir çift her yıl yılda bir gelen festivale giderlermiş. Her sene yaşlı adam gezi başına 10 dolara biletle katılınan bir uçak gezintisine katılmak ister, her sene de karısı itiraz eder ve şöyle dermiş:

- 10 dolar 10 dolardır.

Üç yıl beş yıl "10 dolar 10 dolardır" derken, en sonunda yaşlı adam demiş ki;"- Bak, artık 71 yaşındayım, bu uçağa bu sene binmezsem bir daha hiç şansım olmayabilir." Fakat karısı tınmamış ve şöyle demiş;"- 10 dolar 10 dolardır...". Ama bu sırada uçağın pilotu bunları duymuş ve ikisine bir pazarlık önermiş. İkisi de uçağa binecekler, eğer uçuşun başından sonuna ses çıkarmadan dururlarsa bedava. Ama eğer çıt çıkarırlarsa, 10 dolar ödeyecekler...Yaşlı çift kabul etmiş. Ve uçağa binmişler. Pilot da bahis söz konusu olunca başlamış acayip manevralar yapmaya...Taklalar atmış, uçağı kendi ekseninde döndürmüş, ani duruşlar,dönüşler,dalışlar yapmış. Ama arkadan ses yok ! En sonunda pes etmiş ve uçağı indirmiş. Yaşlı adama dönmüş;

- Bildiğim her numarayı denedim. İyi dayandınız. İkiniz de çıt çıkarmadınız...Yaşlı adam cevap vermiş:

- Karım uçaktan düşünce aklımdan söylemek geldi ama, 10 dolar 10 dolardır...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 12:42:14
Yeryüzündeki herkes ölür ve Tanrı'nın huzuruna çıkarlar... Tanrı der ki: "Erkekler 2 sıra olsun; bir sırada karıları tarafından yönetilen erkekler, diğer sırada karılarını yöneten erkekler. Ayrıca bütün kadınları cennete aldım; onlar meleklerle birlikte gidecekler şimdi.." Böylece kadınlar gittikten sonra Tanrı erkeklerin karşısına geçer. Bir bakar ki karıları tarafindan yönetilen erkeklerin sırası 100 km.'den uzun; ama karılarını yöneten erkeklerin sırasında sadece bir adam duruyor. Tanrı diğer sıradakilere çok kızar: "Kendinizden utanın!! Sizi bu dünyada güç ve idarenin temsilcisi olarak yarattım ve şuraya bakın, hepiniz güçsüz karaktersiz 100 km.lik bir sürü olmuşsunuz. Bakın bir tek erkek kulum şu yan sırada tek başına gururla dikiliyor. Ondan ders alın! Oğlum, sen anlat bunlara, sen ne yaptın da "karılarını yöneten erkekler" sırasında bir tek sen oldun?" Ve adam cevap verir: - "Bilmem... karım bana burda durmamı söyledi"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 12:51:16
Cennetle cehennemdekiler birgun demişlerki aramızda bir köprü yapalım arada sırada birbirımize gidip geliriz.Anlaşmışlar yarısını cennetdekiler yarısını da cehennemdekiler yapıcak.
Ertesi sabah cennetdekiler bir bakmışki köprünün yarısı tamam. Sabaha kadar bitirmişler.
Aradan aylar geçmiş ama cennet tarafında kıpırdama yok. Cehennemdekiler sormuslar;
- Ya ne oldu vazmı gectınız? Bakın biz hemen yaptık siz daha başlamadınız.
Cennettekilerin cevabı:
- Vallahi aradık taradık cenneti didik didik ettik ama bir tane muteahit bulamadık.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 12:54:12
Fizikçi, matematikçi, kimyacı, jeolog ve antropologdan oluşan bir heyet bir araştırma için arazide bulunmaktadır. Birden yağmur bastırır. Hemen yakındaki bir arazi evine sığınırlar. Ev sahibi bunlara bir şeyler ikram etmek için biraz ayrılır. Hepsinin dikkati soba üzerinde toplanır. Soba yerden 1 m. kadar yukarda, altındaki dizili taşların üzerindedir. Sobanın niçin böyle kurulmuş olabileceğine dair bir tartışma başlar.
Kimyacı:
-Adam sobayı yükselterek aktivasyon enerjisini düşürmüş, böylece daha kolay yakmayı amaçlamış.
Fizikçi:
-Adam sobayı yükselterek konveksiyon yoluyla odanın daha kısa sürede ısınmasını sağlamak istemiş.
Jeolog:
-Burası tektonik hareketlilik bölgesi olduğundan herhangi bir deprem anında sobanin taşların üzerine yıkılmasını sağlayarak yangın olasılığını azaltmayı amaçlamış.
Matematikçi:
-Sobayı odanın geometrik merkezine kurmuş, böylece de odanın düzgün bir şekilde ısınmasını sağlamış.
Antropolog:
- Adam ilkel topluluklarda görülen ateşe tapmanın daha hafif biçimi olan ateşe saygı nedeniyle sobayı yukarıya kurmuş.
Bu sırada ev sahibi içeri girer ve ona sobanın yukarda olmasının nedenini sorarlar. Adam cevap verir:
- Boru yetmedi!!!!!!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 13:00:16
İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş;
- ''Baba, merhaba Ben Lale''.
- ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''.
- ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''.
- ''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''.
Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
- ''N'ooldu kızım? anlatsana''.
- ''Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''.
- ''Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin'de bosaniyorsun''.
- ''Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı'ya ben onunla evlendim''.
- ''iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın''.
- ''Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış''.
- ''Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?''.
- ''Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir rezillik yapacağını''.
- ''Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları''.
- ''Sağol baba Eeee şey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var''.
Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur;
- ''Kürtaj'mı? Bi'de hamile'mi kaldın o çocuktan sen?''.
- ''Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden ayrılıyoruz'ya''.
Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;
- ''Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını''.
- ''İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü''.
Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;
- ''Okuldan'mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''.
- ''O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben''.
- ''Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o zencidendir''.
- ''Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır''.
Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
- ''Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini ver bakim''.
- ''Mahmutpaşa Karakolu'ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında''.
- ''Karakol'mu? bi'de karakola'mı düştün layyynnn? Ne yaptın?''.
- ''Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım''
Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar;
- ''Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım''.
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;
- ''Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul'da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin''...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 13:03:08
Kizin3 tane talibi varmış ve bir türlü karar veremiyormuş.
birgün arkadaşına gitmiş ve benim 3 tane talibim var ve karar veremiyorum demiş
arkadaşı hemen mesleklerini sormuş
doktor ,telefoncu , öğretmen demiş.
arkadaşı hemen öğretmeni seç demiş
neden diye sormuş
arkadaşı demiş:
doktor devamlı sıradaki der demiş
telefoncu sürekli meşgul
ama öğretmen anlamadıysan TEKRARLAR :)))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 13:06:14
Sınıfta öğretmen sormuş:
-Dalda üç kuş var, birini vurdum kaç tane kalır? Çocuk cevaplamış:
-Hiç kalmaz öğretmenim. "Olur mu oğlum" demiş öğretmen, "2 tane kalır." "Olmaz öğretmenim" demiş çocuk,
-"Siz birini vurunca diğerleri aptal değil ya sesten ürküp kaçarlar..." Öğretmen şaşırmış ve
-"Aferin oğlum, cevabın yanlış ama düşünce tarzını beğendim." demiş. Sonra çocuk,
-"Öğretmenim, ben de size bir şey sormak istiyorum:
-Karşıdan üç tane bayan geliyor, üçü de dondurma yiyor, ama biri yalayarak, biri ısırarak, diğeri de emerek yiyor dondurmayı. Sizce bunlardan hangisi evlidir?
-"Öğretmen kızmış ama, cevap veremedi dedirtmemek için belli etmemiş,
-"Emerek yiyen evlidir" demiş. Çocuk,
-"Olur mu öğretmenim ne alakası var, parmağında yüzük olan evlidir ama düşünce tarzınızı beğendim." Demiş.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 05 Ocak 2009, 13:10:00
Adam karısıyla arabada giderken polis sirenini duymuş, hemen sağa
çekmiş ve polis gelmiş:

"Buyurun memur bey?"
"Beyefendi direksiyon başındayken cep telefonuyla konuşuyordunuz
"Yok efendim sadece bip yaptı, ben de şarjı mi bitiyor diye baktım"

Karisi lafa atlamış:
"Aaa yapma hayatim. yarım saattir ortağınla iş görüşmesi yapıyordun telefonda"

Adam karısına tip tip bakarken polis yine sormuş:
"Beyefendi emniyet kemerinizi neden takmıyorsunuz???"
"Memur bey takmıştım ama sizin geldiğinizi görünce durduktan sonra
çözdüm"
Karisi yine atlamış: "Aman sekerim sen de o kemeri hayatında bir kere taktın mı acaba...."

Adam kadına bir tane patlatmamak için kendini zor tutarken; polis bu
sefer de arabayı incelemeye başlamış vee... -"Beyefendi bakar mısınız sağ sinyaliniz de kırık"

"Aaaa.. kırık mı?? Sabah yola çıkarken kontrol ettim kırık diildi... yolda oldu galiba, hiç de fark etmedik"

Karisi çenesini tutamamış yine:
"Amma da attın kocacım, sana 3 haftadır söylüyorum artık su kırık
sinyalin icabına baktır diye....."

Adam en sonunda dayanamamış bağırmış:
"BANA BAK SEN SUSUCAK MISIN ÇAKICAM SIMDI SURATININ ORTASINA!!"

Polis kadına sormuş: "Hanımefendi esiniz size hep böyle mi davranır?"

Kadın cevap vermiş:
"Yok canim....sadece alkollü olduğu zaman"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Ocak 2009, 14:00:40

Camii hocası hanımlara vaaz veriyormuş. Kadınlardan biri sormuş:
-Hocam bir muhendisle yatarsak onun cezası ne kadardır?
- Hoca "Çok günah cehennemde en az 3 sene kalırsın" demiş.
- "Avukatla yatarsak?"
- "5 sene"
- "Doktorla yatarsam?"
- "4 sene"
- "Peki hocam hocayla yatarsam?"
-Hoca : "Seni gidi seniii ... sen cennete gitmek istiyorsun galiba... :
-)"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Ocak 2009, 14:24:51
İzmirde 15 yıl kadar oluyor maçta yanıma süzme Karadenizli müthiş çenebaz bir vatandaşımız düştü. Günün olayı idi Nataşa konusu. Evli idi, onun da ilgisi vardi Nataşalara.. Dayanamadım sordum. "Karınızı aldatmak nasıl bir duygu " diye acaba? Suçluluk duymuyor muydu? Verdiği cevap şu oldu:
- Onlar da karı diye yıllarca bizi aldatmışlardur da! "


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Ocak 2009, 15:41:10
Odanın birine 1 kadın, 1 ütü ve 1 gömlek koymuşlar. 5 dakika içinde gömleği ütüleyip, kadınla beraber olan kişi kazanacakmış. Japon, almış ütüyü eline gömleği bir güzel ütülemiş. Kadına sıra gelince süre bitmiş. Çıkışta : Bizde prensip budur demiş: Önce iş gelir. Fransız girmiş ve hemen kadına saldırmış. Ütüye sıra gelince süre bitmiş. Çıkışta: Bizde prensip budur demiş: Önce aşk gelir. Türk girmiş. Girer girmez vermiş kadına ütüyle gömlegi, o ütülerken kadının işini bitirmiş ve kazanmış. Çıkışta: Bizde prensip budur demiş: ..Çalışanı öperler... :)
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Ocak 2009, 16:29:08
Öğretmen, 8_10 yaşındaki erkek çocukları biraraya toplamış, nezaket, görgü kuralları ve yaşam dersleri veriyormuş. 'Michael' demiş,
- 'Genç bir hanımla ilk kez akşam yemeğine çıkıyorsun. Masaya oturdunuz ve tam o sırada senin çişin geldi. Kız arkadaşına ne dersin ?' Michael hiç düşünmeksizin yanıtlamış:
-'Bir dakika, çişimi yapmam lazım.' Öğretmen gülümsemiş:
-'Ama bu pek kaba olmadı mı ? Şöyle daha kibar bir şekilde söylesek ?' 'Sherman, sen söyle bakalım ne dersin ?' Sherman biraz düşünmüş:
-'Çok özür dilerim, tuvalete gitmem gerek, hemen döneceğim.' Öğretmen onaylamış:
-'Bakın bu daha iyi oldu. Ama yine de yemekteyken tuvalet kelimesini kullanmasak, ne dersiniz ?' 'Edward, sen söyle bakalım, nasıl izin alırsın kız arkadaşından ?' Edward kendinden emin:
-'Sevgilim, bana bir dakika müsaade eder misin ? Çok eski bir arkadaşımla bir el sıkışacağız. Hem durum uygun olursa yemekten sonra seni onunla tanıştırabilirim de !' Öğretmen bayılmış...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Ocak 2009, 16:35:52
Genç bir sanatçı adayı  kız doktoruna telefon açıp aldığı randevuya gelemeyeceğini söyledi. Doktor sordu: "Neden çok mu hastasınız?"
-Yoo değilim. Yalnız bugün bir prodüktöre gidip bir rol istedim. Sonra terzime gittim. Daha sonra ev sahibiyle kira meselesini tartıştık. Kısacası doktor bey, bir defa daha soyunacak halim kalmadı!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Ocak 2009, 16:55:30
Kadın doğum uzmanı bir doktor yaptığı işten zevk almamaya başlamış. Yıllardır doğum yaptırmak artık doktara eğlenceli gelmiyormuş ve sonunda işini değiştirmeye karar vermiş. Bir takım araştırmalar sonucunda motorcu olmaya, bu işin çok eğlenceli olduğuna karar vermiş. Hemen bir eğitim kurumuna başvurarak kurs almaya başlamış.
Nihayet kurs bitmiş ve usta öğretici kursiyerleri sınava almış ve sonuçları bakanlığa yollamış. Bakanlık sonuçları incelerken bi bakmışlar bizim doktor 100 puanlık sınavdan 150 almış. "Nasıl olur bu. Bu işte torpil var muhakkak" deyip hemen iki müfettişi göndermişler kurs merkezine. Usta öğreticiyi bulup sormuşlar:
- Ne iş bu ne sordun sınavda.
- Müfettiş bey ne sorayım klasik şeyler işte, yağı değiştir, bujileri temizle, yağ filitresini sök değiştir, radyatörün suyu falan işte.
- İyide kardeşim bu adam nasıl aldı bu notu.
- Valla müfettiş bey adam ne dersem hepsini yaptı.
- Tamam anladık kardeşim onu niye 100 değilde 150 onu soruyorum.
- Haaaaa... İyide müfettiş bey adam bütün dediklerimi ekzos deliğinden yaptı kaç verseydim!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Ocak 2009, 16:59:48
Bir kadın ve bir erkek doktorun özel muayenehanesine giderek vizite ücretin öderler ve muayene olmak istediklerini söylerler.
Doktor; anlatın bakalım neyiniz var?
Adam; doktor bey, ben 15 yıllık evliyim fakat bugüne kadar karımı hiç mutlu edemedim. Sağlıklı bir cinsel ilişkimiz olmuyor.
Doktor çifte şöyle bir bakar ve masanın çekçecesinden çıkardığı bir tane hapı erkeğe uzatarak; "bunu yut ve arka odaya gidip deneyin"
Adam hapı alır ve yanındaki kadınla birlikte doktor muayenehanesinin arkasındaki odaya geçerek sağlıklı bir şekilde işini görür ve mutlu bir ifadeyle çıkarlar, doktora da teşekkür ederler.
Doktor çiftin mutluluğunu görünce dayanamaz ve; "Aslında bu bir doktor sırrı, söylenmez ama yine de ben size bir sır vereyim. Sizin hiç bir şeyiniz yok. Sadece psikolojik. Çünkü size verdiğim ilaç Aspirin'di."
Adam sırıtarak; "Doktor bey, bende size bir sır vereyim mi? Bu kadın benim karım değil, yatacak yer bulamadık da.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: cem meric - 08 Ocak 2009, 15:05:55
ÜNLÜ KAHRAMANLARIMIZIN HAZİN SONU!
SONRADAN NELER YAPTILAR?

Kırmızı Başlıklı Kız: Anneannesini yiyen kurtla, bu
vahim olaydan 5 yıl sonra sade bir törenle evlendi. Dünya evine
nikâhtan sonra giren Kırmızı Başlıklı Kızın bu mutlu evlilikten Bobi,
Tobi ve Hüsrev adlarında 3 eniği oldu. Eşinin anneannesini yediği
için vicdan azabından geberen Kurt, sonunda tiner ve bali
batağına düşerek intihar etti.

Pamuk Prenses: Kendini öperek uyandıran beyaz atlı
prensin azılı bir beyaz kadın simsarı olduğunu öğrendiğinde onun için
artık çok geçti.
Avrupa'da pek çok kötü yerlerde çalıştıktan sonra
"Smooth on the Water" yani Koy Koy Suyundan da Koy Koy
adlı bir kitap yazarak Orta Çağ Avrupasının fuhuş âlemini anlattı.

Peter Pan: Havada uçan, karada kaçan bu
kahramanımız uçmak ve kaçmakla
bir yere varamayacağını anlayarak tövbeye geldi.
Mistik Doğu'yu merak ederek yollara düşen genç adam,
gezisinin Anadolu durağında çok etkilendiği yurdumuza
yerleşme kararı aldı.
Erciş Pan Turizmin de kurucuları arasında yer alan Peter Pan,
birkaç yıl sonra Hac farizasını yerine getirmek için gittiği kutsal
topraklarda, taşlanan şeytandan seken irice bir taşın omurilik soğanını
ezmesi sonucu hayatını kaybetti. Kabri, Şattülarap'tadır.

Pembe Panter: Şanlı panter ırkının karizmasını
âleme papyon ettiği ve atalarının adını lekelediği iddiasıyla
Kara PanterlerÖrgütü tarafından sokak ortasında hunharca
parçalanarak öldürüldü. Sağlığında pembe rengi yüzünden,
şööle bööleymiş, yumurtaymış, cillopmuş, karpuzmuş,
hötöröfmüş gibi iddialarla karşı karşıya kalan Pembe Panter aynı zamanda
Mazlum-Der Kuzey Amerika Şubesi üyesiydi.

Heidi: Çizgi filmde Dedesi rolünde oynayan
aksakallı, nur yüzlü, tevekkül adamı kisvesine bürünmüş ihtiyar oyuncu Hans
Manfred Singer tarafından mesajlı tacize uğradığı iddiasıyla film
şirketiyle olan anlaşmasını feshetti. İhtiyar Oyuncu her ne kadar, O
mesajları,kendisini torun rolüne motive etmek için ben
gönderdim. Bunu Peter'e de yaptım, Klara'ya da,
öbür kızlara da dediyse de kimseyi inandıramadı.
Genç ve çıtır formatındaki Heidi, 1975
yılında Almanya'da yaşayan Becayiş İstempele adlı Pülümürlü
bir gurbetçimizle evlenerek Türkiye'ye yerleşti. Ömercik Aslan
Parçası,Kezban Paris'te ve 3 Süpermenler İsmail Dürüt'e Karşı gibi
filmlerde yardımcı kadın oyuncu rollerine çıktığında ise o eski
şöhretinden eser kalmamıştı. Heidi, 1983 yılında Şile'deki evinde, 5
numara örgü şişini şah damarına sokarak intihar etmiş olarak bulundu.

Red Kit: Vahşi Batı'nın bu gözü pek kovboyu,
Dalton Kardeşlerin ortancalarından Vilyım'la uygunsuz bir pozisyonda
yakalandı. Sevenleri tarafından linç edilmek istenirken son anda kaçmayı
başaran Red, 1895 yılında atı Düldül'ü Masaçuset Sucuk Pastırma ve Et
Mamulleri Fabrikasına satarak küçük bir kanoyla Amerika'danMalezya'ya kaçtı.
Bir daha da izine rastlanamadı.

Keloğlan: Can Kızla evlendikten 3 yıl sonra
şiddetli geçimsizlikten ayrıldılar. Benzini Şelden, Akılı Kelden düsturunun
yaratıcısı olan Keloğlan, kahramanlık dünyasından ayrıldıktan sonra
bozacılık, şıracılık, tellaklık gibi işlere girip çıktı. Bir dönem Yeniçeri
Ocağına kaydını yaptıran kahramanımız, Fındıkkurdu 1 adlı askeri
tatbikatta kafasına mancınık taşı çarpmasıyla eğitim zayiatı oldu.

Cin Ali: Asıl adı Fehim Bilgeyts'tir. Çizgi diziden
ayrılmasının ardından, Bunca Yıl Nasıl Çiroz Kaldım adlı bir diyet
kitabı yazdı. Bu eseri, dönemin Hükümeti tarafından toplatılan
Fehim Bilgeyts, İstanbul DGM'de yargılanarak cezaevine konuldu. Cin
Ali dizisinde oynadığı yıllarda, rol arkadaşı olan Karagözlü
Kuzu'yu mangal yaparak eşini dostunu rakı alemine çağırdığı ve dostunun
derisini Türk Hava Kurumu'na vermediği iddiaları yüzünden zor durumda
kaldı. Bir dönem Beşiktaş'ta futbol da oynayan Bilgeyts, daha sonra
Deli Yürek, Deli Dumrul, Baba Evi ve Ali Veli Kırk dokuz Elli gibi
önemli TV dizilerinin senaryosunu kaleme aldı.

Kızıl maske: Ormanda 10 kaplan gücünde olduğunu
ispat etmek için Show TVyi arayıncaya kadar harbiden de ormanın en kuul, en
gizemli, en delikanlı şahsiyetlerinden biriydi. Yıllarca rantını
yediği 10 kaplan gücündeyim bilaaader tribinin sonu artık gelmişti.
Baseniyle beşe on dilme üzerinden 20'lik çivi söktüğünü iddia eden
Malatyalı Berber Cebrail Künefe ile karıştırılarak canlı yayında
kendisinden çivileri sökmesi istendi. Bu arada Kızıl maske zannedilerek
arenaya sürülen Cebrail de kaplanlar tarafından lime lime
parçalanmaktaydı. Bu olaydan sonra bir daha insan içine çıkamayan Kızıl maske,
ormanın en denyo çocuğu olarak hayvanat ve nebatatın hafızalarına kazındı
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 13 Ocak 2009, 12:39:16
Zengin bir Arap kalp ameliyati geçirecekmis.
        Doktorlar, ameliyat öncesi bir tedbir olarak bir miktar
        kan  depolamak istemisler.
        Ama bu Arap'in kani çok nadir bir kan imis. Bütün
        dünyayi arayip  taramislar ve sonunda Kudüs'te yasayan bir yahudide
        bu kanin  oldugu anlasilmis.
        Yahudi kan vermeye razi olmus ve ameliyat da yapilmis.
        Ameliyattan sonra zengin Arap, kendisine kan veren
        Yahudiye  tesekkürleri ile beraber müthis bir otomobil ve bir
        milyon dolar  para yollamis.
        ....
        Bir kaç ay sonra Arap'in bir kere daha ameliyat  olmasi icap etmis.
        Doktorlar yine Yahudi'yi aramislar ve Yahudi'de  tekrar kan
        verecegini söylemis.Arap yine ameliyat edilmis.
        Ancak bu defa kendisine kan veren Yahudiye bir tesekkür  notu ile
        bir kutu şam baklavasi yollamis.
        Çok daha kiymetli hediyeler ve para bekleyen Yahudi bu  ise çok  bozulmus.
        Kan verdigi Arap zenginine bir telefon açip neden bu  kadar cimri  davrandigini sormus.
        Arap kahkahalar atarak su cevabi vermis:
        'Ya habibi, gözümün nuru...  Artik damarlarimda Yahudi kanı dolasiyor!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 15 Ocak 2009, 19:45:49
Buyrun size seçme saçmalar.

Almanya'da Almanlar yaşıyorsa Sakarya'da sakarlar mı yaşar?

File çorap aldım.
-File niye aldın? Kendine alsaydın ya..

Abi sana Sıla'nın selamı var.
-Hangi Sıla?
-Gayri Safi Milli HaSıla

Taşımasuyla neden değirmen dönmez?
-Çünkü Taşımasu bir japon kızıdır.
-Peki Taşımasu annesinden nasıl su ister?
-Mataramasuko.

Bankacı fil neden hapise girmiş?
-Bankayı hortumladığı için.

Her şeyi bilen ördeklere ne denir?
-Blendax

Kızın biri kitap okurken ölmüş. Neden?
-Satırbaşına gelmiş.

- Fransız ihtilali neye karşı yapılmıştır?
-Sabaha karşı

-Küçük su birikintisine ne denir?
-Sucuk

Yerin kulağı vardır benim de kulağım var.. o zaman ben yer miyim ? Yemem..

Sen o çeteyi tanıyor musun
Hangi çeteyi
Peçeteyi.

Mercedes bile namaz kılmıyor renault clio

Bu konuda sen ne diyorsun;
-katılıyorum
-sıvılıyorum
-gazlıyorum:)

John Wayne'in ebesi kimdir?
-Ebeveyn.

-Gözlüklerin numaralımı?
-Yok kale arkası...

Cin Ali mavi mürekkebe düşerse nolur?
-Blue Jean

Çok makbule geçti şimdide Ayşe geçiyor.

Yangın dolabını açmışlar nolmuş?
Yang çok kızmış!

-Alinin selamı var.
-hangi Ali?
-Şehirlerarası Otobüs termin-ali

Erkek ata ne denir?
Bayat

En güzel çay hangi dağda içilir?
Çay bar-dağı'nda

Yıkanan Ton'a ne denir?
- Washington

Kral tahta çıkınca ne yapmış?
-Tahtayı yerine takmış.

Adamın biri yüzme bilmiyormuş,denize düşmüş fakat bir şey olmamış.
Neden?
-Adamın tipi kayıkmış.

Örümcek adam ağ atamıyormuş,neden?
-Çünkü ağ bağlantısı kopmuş.


Ben kamyonu sürüyordum,leonardo da vinci.

Bir elmanın içinden bir kurt çıkmasından daha kötü ne olabilir?
-Bilemediniz iki kurt değil,yarım kurt çıkması!

Sarışınlar neden 11'i yazamazlar?
-Hangi 1'i önce yazacaklarını bilmedikleri için.

4.murat neden intihar etmiş..?
İlk 3 e giremediği için.

Sarışın pizza ısmarlar.
Pizzacı sorar: "6 parçaya mı böleyim, 8 parçaya mi?
Sarışın "6'ya böl", der, "sekiz parçayı bitiremem".

77 yi neden bugüne kadar kimse ayıramamış?
-Seven'leri ayırmak günahta ondan:)

Temel kahvede işe başlar,müşterilerden biri seslenir:
-Temel bize üç çay, biri açık olsun.
-Hangisi?

Sıcak buza ne denir?
-Hatice. (hot ice)

Hangi pansiyonda kalınmaz?
-Süspansiyon.

Sana bir kıllık yapayım,içine kıllarını koyarsın.

Sen şimdi terlemişsindir,ben sana bir terlik getireyim en iyisi.

Şoförle konuşmayın,adi herif herkese laf taşıyor!

İlk görüşte aşka inanır mısın? Yoksa tekrar mı gidip geleyim?

Boşluktaki file ne denir_
-Fil in the blanks.

Geçen gün arkadaslarla firinda patates yiyorduk,
firin sicak geldi bahçeye çiktik

Cem Uzan, üstünü örteyim

Başlık: Fıkra!
Gönderen: cuneyt - 15 Ocak 2009, 20:19:37
quote:

Sıcak buza ne denir?
-Hatice. (hot ice)



Abi evde gulme krizine sebep oldu cok yasa sen :)))

Anladin neden oldugunu :)))
Başlık: Fıkra!
Gönderen: eomer - 15 Ocak 2009, 23:41:13
henuz trafik kazalarinda tutanak tutulmaya baslanmamis. iki araba carpisiyor, soforlerden biri erkek digeri kadin.
kadin adama donuyor ve cilveli bir sekilde:
+bu kaza tanismamiz icin bir bahane saniyorum, arabada sarap var tanismamiz serefine icelim isterseniz
adam bayiliyor tabii bu teklife, sisenin yarisine gelince farkediyor ve kadina soruyor
-siz neden icmiyorsunuz?
+ben polis geldikten sonra icecegim
Başlık: Fıkra!
Gönderen: eomer - 15 Ocak 2009, 23:44:46
bir gün bir darvinist ormanda yürüyüşe çıkar.
bir kokarcayı görür ve '' evrimin mucizesine bak fare ne hale gelmiş'' der.
sonra bir papağan görüp '' ne kadar harika bişey bu evrim renkli renkli bisürü kuş türetmiş'' der.
bi süre sonra arkasında bir çıtırtı duyar ve ona yaklaşan büyük bi boz ayı görür. bunun korkusuyla son sürat kaçmaya başlar.
yüzlerce metre koştuktan sonra ayağı takılır ve yere düşer.
yüzünü çevirince ayının kendisine doğru gelen pençesini görür ve allahım kurtar beni diye bağarır.
işte o an ırmak, rüzgar durur, dağların arasından bir ışık ona doğru yaklaşır.
birden bire bir ses duyar, ona derki
_evladım yıllarca beni yalanladın ve bütün yarattıklarımı imkansız bir rastlantılar zincirine bağladın! şimdi seni nasıl affetmemi bekliyorsun?!
adam cevaplar
_ey yüce tanrım! tamam seni anlıyorum belki bu saatten sonra benimle ilgili pek yapacak bişey kalmadı, ama en azından şu ayıyı biraz dini bütün yapta beni affetsin.
o anda hafif bir gülme sesi duyulur ve tanrı tekrar konuşur.
_tamam evladım.
bir parmak şıklatması duyulur ve herşey, tek bir farkla, tekrar hareketlenir. ayı iki pençesinide havaya kaldırmış ve birşeyler mırıldanmaktadır.
canını kurtardığını düşünen adam biraz dinleme başlayınca şunu duyar.
_niyet ettim allah rızasıyla orucumu açmaya, bismillahirahmanirahim...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ocak 2009, 14:32:54
4 Arkadaş balık avlamaya meraklıymışlar.Karıları ise onların bu meraklarını bir türlü anlayamıyorlarmış.
Bir gün yine toplanıp balık avına gittiklerinde 1."Ya buraya gelebilmek için akşam lüks bir yerde yemek sözü vermek zorunda kaldım" demiş.2."Ben de yeni bir plazma tv almak zorunda kaldım"demiş.3."Siz ucuz kurtulmuşsunuz,"Ben yeni bir araba sözü verdim" demiş.
Bu arada 4.arkadaşlarının hiç sesi çıkmayınca,"Sen ne alma sözü vererek gelebildin?"diye sormuşlar.
Arkadaşları "Hiçbir şey" cevabını verince,çok şaşırıp,"nasıl başardın bunu "diye sormuşlar.
Adam demiş ki;"Saati sabahın 05.30 una kurdum,eşim uyanınca da ona sordum seks mi,yoksa balık avı mı "diye.
Ee demiş arkadaşları adama"Ne cevap verdi?"
"Üstünü sıkı giy,yoksa üşütürsün kocacığım" demiş kadın.
Tabii ki bu çiftlerin uzun yıllardır evli olduklarını eklemeye gerek yok herhalde...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 24 Ocak 2009, 15:36:18
Geçtiğimiz günlerde bir toplantıda eski Cumhurbaşkanları 'ndan Demirel'e ülkenin durumu hakkında ne düşündüğü sorulmuş. Demirel de soruyu yönelten kişiye:"Bak sana bunu bir fıkrayla anlatayım da pazar neşesi olsun" demiş. Demirel'in anlattığı fıkra :

Osmanlı döneminde yolsuzlukları ile ünlü Karakuşi adında bir kadı varmış. Bir gün Karakuşi Kadı, bir fırının önünden geçerken burnuna güzel bir koku gelmiş.

Vitrinde güveç içinde nar gibi kızarmış sahibini bekleyen nefis bir ördek var... Karakuşi Kadı, fırıncıya 'Ben bunu aldım' demiş.

Kadıya itiraz edilir mi? Fırıncı hemen ördeği paket yapıp vermiş.

Az sonra ördeğin sahibi gelmiş: 'Hani bizim ördek?'

Fırıncı boynunu büküp 'Uçtu' deyince iş kavgaya dönüşmüş. Kavga sırasında fırıncı, araya giren bir gayrimüslim müşterinin gözünü çıkarınca korkup kaçmaya başlamış... Gayrimüslim de peşinde kovalıyor...

Bir duvardan atlarken, bilmeden öteki taraftaki hamile bir kadının üstüne düşmüş.
Kadın, çocuğunu düşürdüğü için, kadının kocası da fırıncının peşine düşmüş.
Can havliyle kaçan fırıncının çarpıp devirdiği Yahudi bir vatandaş da kızıp peşlerine takılmış...

Sonunda duruma müdahale eden zaptiyeler hepsini yakalayarak Karakuşi Kadının karşısına çıkarmışlar.

Kadı sırayla sormuş... Ördeğin sahibi,'Bu adam ördeğimi hiç etti' diye şikáyet etmiş.

Karakuşi Kadı, fırıncıya sormuş: 'Ne yaptın bu adamın ördeğini?'

Fırıncı 'Uçtu' demiş. Kadı, kara kaplı defterini açmış:

'Ördeğin karşısında tayyar yazılı. Tayyar 'Uçar' anlamına gelir. O halde ördeğin uçması suç değil' diyerek fırıncının beraatına karar vermiş.

Gözü çıkan gayrimüslim vatandaşa sormuş... Onun şikáyetine de kara kaplı defterden bir madde bulmuş: 'Her kim, gayrimüslimin iki gözünü çıkara, o müslimin tek gözü çıkarıla...'

Davacı 'Ne olacak?' diye sorunca Karakuşi Kadı, 'Şimdi' demiş, 'Fırıncı senin öbür gözünü de çıkaracak, biz de onun tek gözünü çıkaracağız.'

Tabii gayrimüslim şikáyetinden hemen vazgeçmiş, fırıncı bu davadan da beraat etmiş.

Çocuğunu kaybeden kadının kocasına da Karakuşi Kadı, 'Tamam' demiş, 'Karını vereceksin, bu adam yerine yeni çocuk koyacak.'

Böyle olunca adam da şikayetini anında geri almış, fırıncı bu davadan da kurtulmuş.
Kadı dönmüş Yahudi'ye: 'Senin şikáyetin ne?'Bre?

Yahudi ellerini açmış, 'Ne diyeyim kadı efendi' demiş, 'Adaletinle bin yaşa sen, e mi !'

Demirel bu fıkrayı anlattıktan sonra kendisini dinleyen topluluğa dönerek, kıssadan hisse: Ananı "öpen" kadı ise, kime şikáyet edeceksin?.. Bugün ülkedeki durum bu! Anladın mı?

 


Başlık: Fıkra!
Gönderen: XETRaM - 25 Ocak 2009, 11:17:01
Haha çok Güldüm buna :D

quote:

bir gün bir darvinist ormanda yürüyüşe çıkar.
bir kokarcayı görür ve '' evrimin mucizesine bak fare ne hale gelmiş'' der.
sonra bir papağan görüp '' ne kadar harika bişey bu evrim renkli renkli bisürü kuş türetmiş'' der.
bi süre sonra arkasında bir çıtırtı duyar ve ona yaklaşan büyük bi boz ayı görür. bunun korkusuyla son sürat kaçmaya başlar.
yüzlerce metre koştuktan sonra ayağı takılır ve yere düşer.
yüzünü çevirince ayının kendisine doğru gelen pençesini görür ve allahım kurtar beni diye bağarır.
işte o an ırmak, rüzgar durur, dağların arasından bir ışık ona doğru yaklaşır.
birden bire bir ses duyar, ona derki
_evladım yıllarca beni yalanladın ve bütün yarattıklarımı imkansız bir rastlantılar zincirine bağladın! şimdi seni nasıl affetmemi bekliyorsun?!
adam cevaplar
_ey yüce tanrım! tamam seni anlıyorum belki bu saatten sonra benimle ilgili pek yapacak bişey kalmadı, ama en azından şu ayıyı biraz dini bütün yapta beni affetsin.
o anda hafif bir gülme sesi duyulur ve tanrı tekrar konuşur.
_tamam evladım.
bir parmak şıklatması duyulur ve herşey, tek bir farkla, tekrar hareketlenir. ayı iki pençesinide havaya kaldırmış ve birşeyler mırıldanmaktadır.
canını kurtardığını düşünen adam biraz dinleme başlayınca şunu duyar.
_niyet ettim allah rızasıyla orucumu açmaya, bismillahirahmanirahim...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 26 Ocak 2009, 17:12:06
Hani su IETT'nin yesil otobüsleri var ya; çevreci ve ABS frenli olanlar .Abi gayet güzel bir gün herkes kendi kivaminda ve tadinda yolculuk ederken birden bir telefon sesiyle irkildik. Gazman'inki gibi çaliyodu.Neyse adam çalan telefonu açti ve konusmaya basladi. Biraz argosu rahatsiz ediyordu çevreyi ama, asil rahatsizlik veren kapali olmasi gereken telefonun açik ve kullanilir vaziyette olmasiydi. Tabi çok geçmeden IETT söförünün ikaz sesi duyuldu;
-Beyfendi cep telefonuyla bu otobüste konusmaniz yasak!
Adam hiç iplemeden konusmaya devam etti. Söför tekrar uyardi;
-Beyfendi kime diyorum, cep telefonuyla konusmaniz yasak, aaaa!
Adam hala konusuyor valla hiç tinmiyor. Söför daha fazla dayanamadi bir hisimla el frenini çektigi gibi, caaaart diye durdurdu otobüsü ve herifin tepesine dikildi.
- Kardesim ne laf anlamaz adamsin sen yaaaaa! Bu otobüste cep telefonuyla konusamazssiiiin. Yasak yaaa yasaaaaak!
Söförün bu hiddetli haraketinin ardindan telefonla konusan adam bir an duraksadi ve telefonda konustugu kisiye dönerek;
- Aloo, Hilmi abi benim bu otobüste cep telefonuyla konusmam yasakmis abi. Naapalim abi, tamam sen konus ben sadece dinliyorum aabiii. Cümleten apistik kaldik billa
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 26 Ocak 2009, 17:16:08
Bir gün Izmir' de Belediye otobüsünde gidiyoruz arkadaslarla. Bizim arkadas bos yer buldu ve oturdu. Sonraki durakta da eli bastonlu yasli bi amca geldi. Arkadas da killigina adama yer vermedi. Adam o arkadasin oturdugu koltugun yanina geldi ve ayakta arkadasin yer vermesini bekliyor. Fakat arkadas yerini vermedi. Neyse adamcagizin da yazik bastonu otobüs hareket ettikçe bi o tarafa bi bu tarafa kayiyo. Arkadas dayanamadi ve yasli amcaya
-Amca bastonun ucuna lastik takarsan kaymaz dedi.
Adam söyle bakti sonra
-o lastigi zamaninda baban taksaydi simdi sen olmazdin, ben de orda oturuyo olurdum deyince bütün otobüs koptu.
Arkadas o gün bu gündür belediye otobüsüne binmez.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: bado - 27 Ocak 2009, 22:36:43
Misira gezmeye giden Temel ile Dursun'un kayigi Nil nehrinde batar. Tabii
  hünerlerini ortaya koymanin tam zamani gelmistir. Sampiyonlar gibi yüzmeye
   baslarlar. Bir ara Temel kocaman bir nesnenin kendilerine dogru
geldigini görür.
  Dev bir timsah istahla onlara dogru yüzmektedir. Temel keyifle bagirir :
  - Ula Dursun, ise bak, adamlarin kurtarma gemileri bile Lacoste
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 28 Ocak 2009, 13:44:30
Sicilya'nın bir kasabası varmış ki kadınları hiç rahat durmaz, ikide bir kocalarını aldatırlarmış. Kasabanın yaşlı papazı kocasını boynuzladıktan sonra doğru günah çıkartmaya gelen bu kadınlardan bıkmış... ' papaz efendi, şeytana uyup kocamı aldattım.' diyerek karşısına geçip günah çıkartmak istediklerinde papaz sinirlenir 'ayıptır günahtır. boyna kocamı aldattım diye geliyorsunuz, bari ayağım taşa takıldı deyin ben anlarım...' demiş...kadınların da işine geldiği için artık kimse kocamı geyikledim demez papaz efendi ayağım taşa takıldı diyerek konuyu açarlarmış... derken yaşlı papaz ölmüş, yerine bir başka papaz gelmiş ve bakmış ki kasabanın kadınları aşırı derecede namuslu. Taşa takılıp düştüklerinde oraları buraları açılıyor diye günah çıkartmak istiyorlar... doğru belediye başkanına gidip durumu anlatmış ve derhal kaldırımların düzgün olarak onarılmasını istemiş ama duruma vakıf olan başkan katılırcasına gülmeye başlayınca papaz şaşırmış ve ' sayın başkan gülüyorsunuz ama en çok da sizin eşiniz taşa takılıyor... lütfen yaniiii... '....
Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 28 Ocak 2009, 17:16:13
quote:

Misira gezmeye giden Temel ile Dursun'un kayigi Nil nehrinde batar. Tabii
  hünerlerini ortaya koymanin tam zamani gelmistir. Sampiyonlar gibi yüzmeye
   baslarlar. Bir ara Temel kocaman bir nesnenin kendilerine dogru
geldigini görür.
  Dev bir timsah istahla onlara dogru yüzmektedir. Temel keyifle bagirir :
  - Ula Dursun, ise bak, adamlarin kurtarma gemileri bile Lacoste




Abi bu ne yaa?? Süpermiş valla kopardı..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 26 Şubat 2009, 13:30:34
Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir.

Boş zamanlarını hep bowling ve voleybol oynayarak geçirmektedir.

Karısı bu duruma üzülür ve bir hafta sonu onu striptiz kulübüne
götürmeye karar verir.

O akşam beraberce kulübe giderler.

Kapıdaki bodyguard,
"Hey Roger! Seni görmek ne güzel!" der.
Karısı şaşırır,
"Daha önce buraya gelmişmiydin Roger?"
Roger,
"Hayır hayır o adamı bowlingten tanıyorum..."
İçeri girerler ve bir masaya otururlar.
Garson gelir,
"İyi akşamlar Roger! Herzamanki gibi Cin tonik degil mi?"
Karısı,
"Roger bana bak sen buraya daha önce geldin degil mi?"
Hafif hafif öfkelenmeye başlayan karısını sakinleştirmek zordur.
Roger,
"Ne alakası var! Voleyboldan tanırım onu bir iki tek içmişliğimiz var
ordan yani..."
Karısı pek tatmin olmamıştır ama susar. Derken stiriptizci hatunlardan
biri masaya gelir, stritipzci,
"Selam Roger! Yine özel masa şovundan mı istersin?"
Roger boka batmıştır... Karısı hışımla yerinden kalkar ve kulübü terk
eder, Roger peşinden koşar, Kadın bir taksiye biner ve taksi kalkmadan
Roger da yetişir, Karısı öfkeden patlayacak gibidir...
O sırada şoför arkaya döner ve şöyle der,
"Bu geceki çok suratsızmış Roger!"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 10 Mart 2009, 13:09:31
Osmanlı döneminde Osmanlı ve Bizanslılar savaş yaparlar. Bizans donanmasının komutanı Aptülkadir. Osmanlı donanmasında Osman Paşa vardır. Bizans savaşa 10 gemiyle katılır. Aptülkadir'in yaveri Ziyakadir bağırır:

-Paşam, paşam, Osmanlı donanması 3 gemiyle geliyor. Aptulkadir:

-Yaver, kırmızı gömleği at aşağıya. Yaralandığım zaman askerlerimin morali bozulmasın.

Gömleği giyer ve yaver bağırır:

-Paşam, paşam, Osmanlı donanmasının 3 geisinin yanında 30 gemisi daha geliyor.

-Yaver, kahverengi pantalonumu getirin...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 10 Mart 2009, 13:13:13
Türk'e sormuslar:

- Yarin dünyaya dev bir meteor çarpacak. Okyanuslar tasacak, dünya nüfusunun yarisi o anda ölecek. Havaya yükselen tozlar dünyayi karanliga gömecek. Buzul çagi baslayacak. Kalanlar da bu çagda ortadan kalkacaklar. Insanligin sonu gelecek. Böyle bir felaketi önceden haber alsan ne yaparsin???

Türk hiç düsünmeden yanitlamis:

- Bütün paramla dolar alirim!!!!

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 10 Mart 2009, 13:16:32
Başkan Bush'un yeni talimatı:
-Üzerinde resmim olan pul bastırdım, bundan böyle başkanlığın bütün mektuplarında bu pullar kullanılacak.
Bir süre sonra görülmüş ki pullar zarfa bir türlü yapışmıyor.
Başkan Bush küplere binmiş ve yetkiliyi çağırıp sormuş;
- Üstünde resmim olan pullar yapışmıyor, arkalarına zamk sürmediniz mi?
- Sürdük efendim, demiş yetkili ve eklemiş;
- Yapışmamasının nedeni, herkesin pulun ön yüzüne tükürmesi....."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 10 Mart 2009, 13:47:30
Birgün Viyana´da bir Avusturya´lı arkadaşım bir Türk`ün arabasına binmiş. Yolda ilerlemeye başlamışlar. Lambalara gelince ışık kırmızı olmasına rağmen bizim Türk gaza basıp geçmiş. Avusturya`lı şaşkın bir edayla :
- Kırmızı ışıkta niye geçtin.
Bizimki kendinden emin bir ifadeyle:
- Ben Türk´üm.
Yola devam etmişler ve karşılarına yine kırmızı ışık gelmiş, durmaksızın devam etmiş. Avusturya`lı birazda alaylı bir ifadeyle:
- Niye kırmızıda geçtin. Bizimki aynı emin ifadelerle:
- Ben Türk`üm.
Yola devam etmişler, epeyce bir yol aldıktan sonra yine lambalara yaklaşmışlar, ve ışıklarda yeşilmiş. Bizim şöför durmuş. Avusturya`lı arkadaşı:
- Yahu niye durdun, devam etsene. Bizim Türk korkak bir sesle:
Bir TÜRK GEÇEBİLİR!!!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: BARLAS - 16 Mart 2009, 17:48:38
Edirne Gümrük kapisinda bir Ingiliz, bir Fransiz, bir Türk  hududu geçmek için  bekliyorlarmis.
Gümrük görevlileri valizlerini kontrol etmeye baslamis.
Önce Ingiliz'in valizine  bakmislar.
Içinden 7 adet don çikmis. '
Niye 7 tane?'  diye Ingiliz'e sormuslar.
O da : 'Haftanin yedi gün var. Hepsi için bir tane.
Pazartesi, Sali, Çarsamba...' demis.
Vay be ! ' demis görevli, 'Helal olsun.. Medeniyete,  temizlige bak adamlardaki ..'

Sira Fransiz'in valizine gelmis.
Açmislar bakmislar 8 tane ! don ..
' 7'yi anladik da , niye 8 ? ' diye sormuslar..
Fransiz : 'Pazartesi, Sali, Çarsamba... Hergün için bir tane,
bir tane de ne olur ne olmaz diye yedek aldim' demis ..
'Vay be' diye düsünmüs bizim gümrükçüler .. 'Adamlardaki temizlige medeniyete bak, Ingilizleri de geçtiler temizlikte' ...
Sira Temel'e gelince açmislar bakmislar tam 12 adet don.
'Iste !' demisler. Ne varsa bizim insanimizda var.
Avrupali ile kiyas kabul  etmez.. Su medeniyete, su temizlige bak..

Yabancilar da duysun diye sormuslar : '
NEDEN 12 ADET ?'
Bizimki cevap vermis : 'Ocak, Subat, Mart, Nisan, ......'
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 20 Mart 2009, 10:55:17
Temel ile Idris'in canlari kadin cekmis.
Ellerine geçen Victoria' Secret kataloğuna bayılmışlar.
Hem kadınlar ilik gibi,
hem cins cins,
her renkten var,
hem de ucuz,
tanesi 20-30 bilemedin 40 dolar,
hemen siparişe koyulmuşlar.
Birkac hafta sonra Temel bakmis hatunlardan ses yok...
Idris'i aramis. "Benim kari hala gelmedi, ısmarlıyalı üç hafta oldu,
seninkinden haber var mi" diye sormus.
Idris'ten cevap:
" Merak etme ,eli kulağindadır, benimkisi donunu gonderdi, kendisi de
herhalde cok yakinda gelir"

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 23 Mart 2009, 10:05:41



--------------------------------------------------------------------------------
From: arehasayin@hotmail.com
Subject: :)
Date: Wed, 4 Mar 2009 09:14:12 +0200



                                                         r e h a





--------------------------------------------------------------------------------
HARİTA

Kadının biri kumsalda yürürken ayağı eski bir
lambaya takılmış, kadın lambayı kumların içinden
çıkarmış,ovalamış .Lambadan cin çıkmış ve;
-Sadece bir dilek hakkın var, iyi düşün öyle dile demiş.
Kadın hiç tereddüt etmeden, cebinden bir harita
Çıkararak
-Orta Doğu´da barış istiyorum. Bu haritadaki ülkeleri görüyormusun? Bu ülkelerin
birbiriyle savaşmayı bırakmasını, barışın tesis
edilmesini diliyorum. deyivermiş.
Cin haritaya bakmış ve dehşetle;
- Tanrı aşkına Kadın! Bu ülkeler binlerce yıldır savaşıyorlar.Tamam işimde iyiyim ama
o kadar da değil! Bunun yapılabileceğini sanmıyorum.Başka bir dilekte bulun.diye
bağırmış.
Kadın birkaç dakika düşünmüş ve ;
- Hayatım boyunca doğru erkeği bulamadım bilirsin; hem
düşünceli,hem karizmatik , hem eğlenceli
biri,sevecen, ilgili, sürekli futbol izlemeyecek ve
ömür boyu sadıkolacak erkek diliyorum.demiş.
Cin derin bir iç çekmiş:
-Uzat şu kahrolası haritayı...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 23 Mart 2009, 15:52:23
Mutluydum.
Kız arkadaşımla bir yıldan beri nişanlıydık ve evlenmeye karar
verdik. Ailem bize her türlü yardımı yaptı, arkadaşlarım
cesaretlendirdiler ve kız arkadaşım rüya gibiydi!!

Fakat beni rahatsız eden bir şey vardı;
nişanlımın küçük kız kardeşi.

Müstakbel baldızım açık-saçık giyinen yirmi yaşında bir afetti. Ne
zaman yakınıma gelse öne egilip iç çamaşır şovu yapardı. Bunu
başkalarının yanında yapmadığı için temkinli olmalıydım.

Bir gün baldız düğün davetiyelerini kontrol etmek için beni yanına çağırdı. Yanına vardığımda yalnızdı; yakında evleneceğimi, bana karşı engelleyemediği ve engellemek istemediği duygu ve arzularının olduğunu kulağıma fısıldadı.

Kendimi ablasına adamamı ve evlenmeden önce benimle yatmak
istediğini söyledi. Söyleyecek bir kelime bulamadım. Tamamen şoke olmuştum.

"Yukarı yatak odama çıkıyorum ve eğer beni istiyorsan yukarı gel" dedi. Afallayıp kalmıştım, merdivenleri çıkarken arkasından şok içinde bakıyordum. Merdivenlerin sonuna vardığında pantalonunu çıkartıp aşağıya bana doğru fırlattı.

Bir kaç dakika öylece kalakaldım. Sonra arkamı dönüp ön kapıya doğru yürüdüm. Kapıyı açtım ve evden çıkarak arabama doğru yürümeye başladım ki, Müstakbel kayınpederim dışarıda bekliyordu.

Gözyaşları içinde sevgiyle bana sarılarak,
"Küçük sınavımızı başarıyla geçtiğin için hepimiz çok mutluyuz,
kızımıza senden iyi bir damat bulamazmışız. Ailemize hoşgeldin."
dedi.

Not: Hikayenin ana fikri...
Siz siz olun, prezervatifiniz daima arabanızda dursun...

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 23 Mart 2009, 15:56:35
Bayan öğretmen bioleji dersinde afacana sorar:
"Bana bir örnek ver! der. Ormanda durmadan zıplayan yeşil şey nedir?"

"Kurbağa öğretmenim."

"Doğrudur ama bir çekirge de olabilir. Peki, eşek boyunda olup ormanda yürüyen kahverengi bir yaratık nedir?

"Ayı öğretmenim."

"Doğrudur ama bir geyik te olabilir, çocuklar."

Bir müddet sonra Afacan el kaldırır.
"Öğretmenim bir soruda ben sorabilir miyim?" der.

"Tabii, buyur..."

"Ağıza alınırken serttir, bir müddet gevelendikten sonra esneyip yumuşar ve ağızdan çıkarıldığında ıslak ve beyazdır?"


Bunun üzerine kızarıp bozaran öğretmen Afacana bir tokat yapıştırır.
"Doğrudur öğretmenim," der Afacan.
"Ama bir sakız da olabilir."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 23 Mart 2009, 16:12:05
Büyük sehirlerimizden birinde iki bayan gezmeden dönerlerken dolmusa biniyorlar. Dolmusta o an icin bir önde bir de arkada yer var. Birisi öne digeri arkaya oturuyor haliyle.

Önde oturan hemen cikarip iki kisilik ücreti veriyor dolmus söförüne. Arkada oturan bayan da ücret vermeye niyetlenince öndeki bayan arkaya sesleniyor:

-"Naimeeee, ben önden verdim zaten. Bir de sen arkadan vermeee!. "
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 23 Mart 2009, 16:22:50
TEM'de bi Ferrari son sürat gidiyomuş. İleride yolun sağında bi Anadol görmüş. Yanında da yaşlı bi adamcağız çaresiz gözlerle yoldan geçenlere bakıyomuş.

Ferrarici, adama acıyıp durmuş, "Amca gel seni İstanbul'a götüreyim, yarın bi tamirci getirip arabanı yaptırırsın" demiş. Yaşlı amca, "Oğlum madem bi iyilik yapıyosun tam yap. Benim bütün mal varlığım bu. Burda bırakırsam çalarlar arabayı. Sen beni İstanbul'a kadar çekiver" demiş.

Ferrarinin şoförü de iyi bi adammış.
"Okey amcacım. O zaman arabanı arkaya bağlayalım" demiş ve öylece, önde Ferrari, arkada Anadol TEM'de gitmeye başlamışlar.

Ferrarici yolda giderken, "Acaba bi arabayı çekerken en fazla kaç
yaparım?" diye düşünüp köklemiş gazı. 240-260-280 derken uçmuşlar yolda. Bu arada epey de bi araba sollamışlar taabi.

Haliyle Anadol'daki amca kafayı yemiş. Arkada, bağırıyomuş, kornaya basıyomuş, selektör yapıyomuş. Zavallıcık korkudan gebermiş.

Ertesi gün bi BMW'ci oto sanayiye, Anadol tamir eden bi dükkana
girmiş. "Usta" demiş, "Bana bi ikinci el Anadol bulucan ve onu 300
kilometre yapıcak şekilde modifiye edicen!" Tamirci accayip şaşırmış
taabi,

"Aman beyim, sen Anadol'a istediğini yap 150'den yukarı çıkaramazsın. 151 yapsın, gel ben sana dükkanın anahtarlarını
vericem."

BMW'nin şoförü kızmış. "Sen ne diyosun yahu" demiş. "Dün
gece ben 250'yle giderken yanımdan en az 280 yapan bi Ferrari geçti. Arkasında da kıçına kadar girmiş bi Anadol vardı. Herifçioğlu
kornayla, selektörle Ferrari'den yol istiyodu!


Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 28 Nisan 2009, 15:13:40






 Evliliklerinin ilk gecesinde yeni gelin nefis bir gecelikle odaya
girer.
Damat pek mutludur: "Güzelim, artik evli oldugumuza göre geceligi
çikarabilirsin."
Gelin söz dinler ve soyunur...
"Aman Allahim" der damat, " bir resmini çekmek istiyorum." Kiz sasirir,
- Neden resim çekmek istiyorsun?
- Seni bu güzel halinle daima yanimda tasimak istiyorum DA ondan
sevgilim.
Neyse.. Damat, gelinin resmini çeker.
Bir süre sonra banyoya giren damat üzerinde bir sortla çikar. Gelin
de ayni oyunu yapar.
-Evli oldugumuza göre sortu çikarabilirsin hayatim" der. Damat
sortunu çikarir...
Gelin: "inanmiyorum, dur bir resmini çekecegim." Damat tedirgin,
"Canim resmi NE yapacaksin?"
-Büyüttürecegim...




Başlık: Fıkra!
Gönderen: Borracho - 28 Nisan 2009, 15:37:19
iki adam karsilasmislar, biri digerine :
"su alfa'ndan kurtul da, bir volkswagen golf al" demiş...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 29 Nisan 2009, 10:30:53
Rus fizikciler yerin 100 metre altinda bakir tel bulduklarini,  bunun
ise atalarinin bundan 300 yil öncesinde telefon sebekelerinin
oldugunu kanitladigini duyurdular.

Bu olaydan 1 hafta sonra Amerikan gazetelerinde ilginç bir manset.
Amerikan bilim adamlari yerin 200 metre altinda 450 yil öncesine ait
fiber optik hatlar bulduklarini, bunun ise, Amerikan toplumunun
Ruslardan 450 yil öncesinde gelismis digital haberlesme sistemleri
oldugunu söylediler.

Bir hafta geçmeden Türk gazetelerinde yeni bir manset. Türk bilim
adamlari yerin 500 metre altina kadar kazdiklarini ve hiçbirsey
bulamadiklarini,

bunun ise atalarinin 600 yil öncesinde  kablosuz (wireless)  iletisim
sistemlerini kullandiklarini söylediler...
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Mayıs 2009, 09:57:22
Bir gün Ali, öğretmeni Ayşe Hanıma giderek dersten sonra kendisiyle görüşmek
istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:

-Sorun nedir Ali?

- Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek
istiyorum.

İstek konusunda bilgi verilen Müdür Ali'ye bunun için bir testten geçmeyi
isteyip istemediğini sordu.

Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.

-Söyle bakalım Ali: 3X4




-Oniki

-Peki 6X6




-Otuzaltı Müdür Bey

-Japonya'nın başkenti




-Tokyo
 
Ve test bir saat sürdü, Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali'nin
öğretmeni de soru sormak istedi.
Ali ve Müdür bu isteği kabul ettiler.

Öğretmen sorulara başladı:
-İneklerde dört tane, ben de iki tane olan nedir?






-Bacaklar öğretmenim!

-Doğru! Peki; senin pantolonunun içinde olup, benim pantolonumun içinde
olmayan nedir?

Müdür bu soruya çok şaşırır.






- Cepler öğretmenim.

-Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir.

Velet tereddütsüz yanıt verdi:






-Afrika'dır öğretmenim.

-Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir?

Müdür gözleri fal taşı gibi açılmış tam konuşacakken Ali yanıtladı:






-Tırnak cilası.

-Peki. Bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir?

Müdür kulaklarına inanamıyordu.






-Yatak öğretmenim.

- Kadın vücudunda en nemli organ hangisidir?






-Dil öğretmenim.

Nefes nefese kalan Müdür test'i bitirmeye karar verdi ve:

- Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan Üniversiteye göndereceğim. Çünkü

ben bütün sorulara yanlış cevap verdim!

KISSADAN HİSSE:   İnsanların ahlakları yaşlandıkça bozulur
Başlık: Fıkra!
Gönderen: admin - 06 Mayıs 2009, 11:28:34
Mevsim yaz, aylardan Ağustos ayı. Riviera kıyısında küçük bir kasaba, yaz sezonu, ancak yağmur yağıyor,  yani kasaba bomboş. Herkesin borcu var ve kredi ile yaşıyorlar.

Şans eseri bir otele zengin bir Rus geliyor ve resepsiyona 100 $ bırakıp, odaya bakmaya çıkıyor.

- Otel sahibi parayı hemen alıp, et marketine olan borcunu ödüyor.

- Market sahibi 100 doları kaparak, hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor.

- Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle kredili hizmet veren son defa birlikte olduğu fahişeye götürüyor.

- Fahişe parayı alıp aynı otele giderek oraya olan borcunu ödüyor...

- Ve o anda Rus müşteri odadan geri dönüyor ve odayı beğenmediğini söyleyip 100 $ parasını alarak kasabayı terk ediyor.

- Rus müşterinin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor, ancak:

TÜM KASABA BORÇLARINDAN KURTULUYOR VE GELECEĞE ÜMİTLE BAKIYOR !!!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 13 Mayıs 2009, 16:09:38
Çapa Tıp Fakültesinde okuyanlar Anatomi hocası Sami ZAN'ın ününü bilirler.
Sami hoca üreme organlarını kendi üslubuyla anlatan ve her dersinde 400
kişilik anfide dışarıdan gelenlerle birlikte yaklaşık 700-1000 kişiyle
dolduran çok değerli bir hoca idi...
Anatomi derslerinin birinde, erkek menisindeki yüksek glikoz, yani bizim
bildiğimiz şekerin seviyesini anlatıyordu. O yıl liseden mezun genç bir
öğrenci kız arkadaşımız el kaldırdı ve bombayı patlattı.
- Anladığım kadarı ile menide çok şeker olduğunu söylüyorsunuz..
- 'Evet, aynen öyle' dedi Sami hoca ve dediklerini destekleyen istatistik
oranların tablosunu gösterdi. Arkadaşımız gene elini kaldırıp söz istedi:
- O zaman tadı neden şekerli değil?..
Amfide korkunç bir sessizlik oldu... Ve sonra bütün amfi gök gürül tüsü gibi
bir kahkaha koyverdi... Yüzü birden kıpkırmızı olan arkadaşımız, hızla
defterle kapıya koşarken, Sami Hoca çok ciddi bir yüz ve buz gibi sesle
dersi sürdürdü...
- Şeker tadı alınamaz. Çünkü şekeri hisseden tat alma hücreleri insanın
dilinin ucundadır... Gırtlak derinliğinde ise, acıyı ve ekşi tadı algılayan
reseptörler bulunur... Sana neşeli bir gün dilerim kızım....
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 13 Mayıs 2009, 16:12:48
Öğrenci kızlar bir gün, Sami ZAN hoca, yine bel altına inerse sınıfı terk
etmek için karar almış.
Hoca, O gün penisi anlatırken işi ülkelere göre boyut sınıflandırmasına
getirmiş. Afrika'da maşallah 25-35 cm olanlar var karayılan gibi diye
kaptırmış, anlatıyor. O ara kapıya gözü takılıyor, kızlar ayaklanmış sınıfı
terk ediyorlar.
'Ne O hanımlar Afrika'ya uçak mı kalkıyor' deyince hepsi geri dönmüş.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 13 Mayıs 2009, 19:27:24
Kadınların dört yaşı olurmuş.
Birincisi;kimliğindeki yaş,
ikincisi;hissettiği yaş,
üçüncüsü;gösterdiği yaş ve
dördüncüsüise; söylediği yaş!


Amerikalı erkek bir bilim adamının yaptığı araştırma,
Kadınların hayatının 4 ana döneme ayrıldığını ortaya koymuş:

1) Herşeye ağzı açık ayran budalası olarak baktıkları,
söylenen her güzel lafa kolay kandıkları 17 - 25 yaş arasındaki
KAZ Dönemi.

2) Güzelliklerinin farkına vardıkları, o yüzden hep
kapris üstüne kapris yaptıkları 25 - 35 yaş arasındaki
NAZ Dönemi.

3) Hayatı (erkekleri) tanıyıp gözlerinin açıldığı
35 - 45 yaş arasındaki
KURNAZ Dönemi.

4) Mihrabın yıkıldığı, herşeyin bittiği 45 yaş sonrası
ENKAZ Dönemi
Erkeklerin hayatıda 4 ana döneme ayrılir...

1. 17-30 yas arasi: KAZ Dönemi.

2. 30-40 yas arasi: KAZ Dönemi.

3. 40-60 yas arasi: KAZ Dönemi

4. 60 ve sonrasi : 'ENKAZ yada EN KAZ' Dönemi  

                     YAŞINA GÖRE ERKEK                                                      

*20 yaşında erkek FİAT gibidir. Küçük ama hızlı.

*20-30 yaş arasında PORSHE gibidir. Hızlı  ve konforlu.

*30-40 arası erkek VOLVO gibidir. Biraz sıkıcı ama teknik olarak mükemmel.

*40-50 arası erkek OPEL gibidir. Yapabileceğinden fazlasını vaat eder.

*50-60 arasında ise eski bir FORD gibidir. Harekete geçirmek için karbüratöre biraz alkol koymak gerekir.



YAŞINA GÖRE KADIN



*15-25 arasında kadın AFRİKA gibidir. Yarı keşfedilmiş, yarı bakir.

*25-35 arasında AMERİKA gibidir. Tamamı keşfedilmiş ve bilimsel olarak mükemmel.

*35-45 yaşları arasında HİNDİSTAN ve JAPONYA gibidir. Çok ateşli, bilge ve güzel.

*45-55 arasında FRANSA gibidir. Savaştan hasarlı çıkmış ama hala çekici.

*55-60 arasında kadın ALMANYA gibidir. Savaşı kaybetmiştir ama umutları vardır.

*60-70 arasında kadın RUSYA gibidir. Geniş, sakin ama kimsenin gitmediği.

*70?inden sonra kadın TÜRKİYE gibidir. Şanlı bir geçmiş ama gelecek yok.


Kadını tanımlamanın en güzel yolu onu toplara benzetmektir...
20* yaşında futbol topudur... (22 kişi peşinden koşar.)
30* yaşında basketbol topudur... (10 kişi peşinden koşar.)
40* yaşında golf topudur... (1 kişi peşinden koşar.)
50* yaşında pingpong topudur... (2 kişi birbirine atar.)
60* yaşında voleybol topudur... (Kimse tutmak istemez.)
70* yaşında yakar toptur... (Herkes kaçar.)

Erkeği tanımlamanın en güzel yolu onu meyvelere benzetmektir...
20*yaşında hindistan cevizi gibidir... (Çok şey vaat eder, az şey verir.)
30*yaşında mantar gibidir... (Tehlikeli ama lezzetli.)
40*yaşında karpuz gibidir... (Büyük,yuvarlak ve sulu)
50*yaşında mandalina gibidir... (Mevsimi yılda bir gelir.)
60*yaşında kuru üzüm gibidir... (Kuru,buruşuk ve ucuz.)
70*yaşında kelek gibidir... (Ancak Turşusu kurulur.)




Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 15 Mayıs 2009, 11:57:56
> > 18 yaşındaki kız, annesine iki aydır hastalanamadigini söyler.
> Annesi, çok tedirgin olur ve eczaneye bir hamilelik testi almaya gider
> ve sonuçlar kizin hamile oldugunu gösterir.
> Anne çildirmistir, bagirir çagirir ve bunu yapan hangi domuz, bilmek
> istiyorum' der.

> Kiz telefon açar ve yarim saat içinde bir Ferrari evin önünde durur,
> içinden hafif kirlasmis saçlari ve çok pahali bir elbisenin içinde
> manyak yakisikli biri iner ve kapidan içeri girer.
>
> Anne baba ve kizla beraber otururlar. Adam,Kiziniz durumu anlatti' der
> 'kisisel durumumdan dolayi kizinizla evlenemem.' der,
> ' ancak tüm sorumlulugu aliyorum' der.
>
> Eğer bir kiz çocugu dogarsa ;
> Annesine bir ev, bir yazlik villa ve 1 milyon dolarlik bir banka hesabi,
>
> Eger bir erkek çocuk olursa ;
> Birkaç fabrika ve bir milyon
dolarlik bir hesap,
>
> Eger ikiz dogarsa ;
> Her ikisine de 500 bin dolarlik hesap ve birer fabrika verecegim,' der.
>
> 'Ancak düsük olursa....'
> O zamana kadar sessizce bekleyen baba elini
> dostça adamin omuzuna koyar ve
>
> 'O zaman tekrar denersiniz evladım' der

Başlık: Fıkra!
Gönderen: cuneyt - 15 Mayıs 2009, 12:40:43
Birgun Adanali ile iyi dostu Gayserili oturmus sohbet ediyorlar. Sohbet muhabbet derken Adanali ovunme ihtiyaci hissetmis.

- Agam bizim Adana'da bi tallamiz vardi. Sabah gun dogumu arabayla yola cikiyoduk aksam tee gun batiminda daha tallanin obur ucuna varamiyoduk.

Tabi bu Gayseriliye dincek laf deel. Gayserili altta kalmamis;

- Oole kotu eski bi araba bizde de varidi saatik yinisi aldik.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 18 Mayıs 2009, 12:55:51
TEMEL ve Dursun para kazanmak için geldikleri İstanbul'da dolaşırken bir dükkan görmüşler:

"Pantolon - 5 TL, Gömlek - 2,5 TL, Palto - 10 TL"

Temel'de şimşek çakmış; "Ula Tursun, bu fiyatlar harika, biz şimdi buradan 100 tane pantol, 100 tane gömlek, 10 tane palto alsak, Trabizon'a dönsek, bunları en az 3 katı fiyatına satar zengin oluruz daaa..."

Dalmışlar dükkana... Temel hemen atılmış:

"Bana 100 tane pantol, 500 lira eder, 100 tane gömlek, 250 lira eder, 10 tane de palto, 100 lira eder... Alın şu 850 lirayı yükleyin arabaya."

Dükkan sahibi sormuş; "Siz Laz mısınız?" Temel bozulmuş; "Nerden anladın daaa?"

Dükkan sahibi gülümseyerek yanıtlamış;

"Kardeşim bakmadınız mı? Burası kuru temizleme dükkanı"
Başlık: Fıkra!
Gönderen: eomer - 26 Mayıs 2009, 09:06:04
Üç İşletmeci ve üç Mühendis iş icabı trenle bir seyahate çıkacaklardır.Tren garında üç işletmeci üç bilet aldığı halde, mühendisler yalnızca bir tane alırlar. İşletmeciler bunun sebebini sorduklarındaysa, 'Bekleyin ve görün' derler. Trene binerler,bir süre sonra üç mühendis kalkıp beraberce tuvalete gider. Kondüktor gelir, üç işletmeciden üç bileti aldıktan sonra tuvaletin kapısını çalar,'biletiniz lütfen' der. Mühendislerden biri eliyle bileti dışarı uzatır.
 
İşletmeciler de bunu görürler. Artık taktiği kapmışlardır. Dönüş zamanı gelmiştir,yine gardalardır.İşletmecil er gidip bir bilet alırlar. Bakarlar mühendisler bu sefer hiç bilet almıyor, şaşkınlıkla yine sebebini sorarlar, 'Bekleyin ve görün'der yine mühendisler. Yolculuk başlar. İşletmeciler beraberce kalkıp tuvalete giderler, ardından da mühendisler de karşısındaki tuvalete. Kondüktorun gelmesine yakın,mühendislerden biri dışarı çıkar, karşıdaki tuvaletin kapısını tıklatıp 'biletiniz lütfen' der. Açılan kapıdan bir el bileti uzatır. Bileti alan mühendis diğer tuvalete geri girer.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: babi - 27 Mayıs 2009, 13:49:55
AZERBAYCAN DİALOGLARI


--------------------------------------------------------------------------------

ETİ'NİN AZERBAYCAN'DAKİ REKLAMİ
Bir Sormacam Var Balalar / Gaydi Gaptır Gaptır /
Çaya Gaamaltıya Gatar / Dimeli Nedir Nedir /
Miskimit Denince Ahla / Tamam Şindi Gaptım /
Heman Onun Adı Düşer / Eti Eti Eti :))


--------------------------------------------------------------------------------

ARADIGINIZ KİSİ KAPSAMA ALANİ DİSİNDA İSE:
"Aradiginiz Nümreye Zeng Çatmir. Tilifon Ya Söndürülür Ya Da Eat
Dairesi Haricindedir. Hayis Edirik Biraz Sonra Zengeyleyesiniz."


--------------------------------------------------------------------------------

SELULIT KREMI REKLAMI
Kadın Manken:
-Kepınızın Melumıdır. Selilit Avratları Dehsete Düşirir...


--------------------------------------------------------------------------------

HABERLER
Spıker:
-Gardas Ölke Türkıye'nın Alı Prezıdentı Ahmet Necdet Sezer, Tütün
Icımlıgı Yasasını Gerı Deptı...


--------------------------------------------------------------------------------

İPANA REKLAMI
Dıs Ses:
-Yenı Yetmelerınızın, Körpelerınızın Dıslerını Ipana Ile Dıdıkleyın...


--------------------------------------------------------------------------------

REJOİCE SLOGANİ "Yika Ve Çik!" Ya, Azerbeycan'da Söyleymis:

"Çitilirem Çitilirem Çikirem!"

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 08 Haziran 2009, 13:34:04
Bir gelin ve kaynana sürekli kavga ediyorlarmış. Kaynanası ile her gün kavga etmekten bıkan gelin en sonunda ağzını açmış ve söylenmeye başlamış:
- Kadın! Kadın! Sen ne diyorsun¿ Ne demek "ne getirdin bu eve¿"
Üzerini çıkartıp göğüslerini göstererek:
- İki tane kristal avize.
Göbeğini göstererek:
- Bir tane bünyan halı.
Donunu çıkartarak:
- Renkli bir televizyon getirdim. Peki senin oğlun ne getirdi¿ 'Kırık bir anten'. O da benim sayemde düzeliyor!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 25 Haziran 2009, 14:56:42


Temel bir gün bir kitap yazmaya karar verir ve hemen Orhan Pamuk'a koşar.

'Sevgili Üstat, ben bir kitap yazmaya karar verdim ama çok satsın istiyorum ne yapmalıyım' der.

Pamuk:

'Bak oğlum, Türkiye'de tutan üç şey vardır. Birincisi seks, ikincisi asalet, sonuncusu da gizem. Sen kitaba bunları içeren bir başlık koyarsan kitabın en az on bin satar'

Temel hemen başlamış kitabı yazmaya, üç ay sonra geri gelmiş. Orhan Pamuk kitabın adını sormuş... Temel de:

'Kontesi kim becerdi?' demiş. Orhan Pamuk:

'Aferin, çok güzel olmuş, kontes ile asaleti, becermekle seksi vurgulamışsın, kim de gizemle ilgili. Ama sana söylemeyi unuttuğum bir şey daha var: Türkiye'de en çok tutan şey aslında dindir. Bir de onu koyarsan, o zaman best-seller olursun.'

Temel yine çıkmış ve kitabı değiştirmeye başlamış. Bir ay sonra tekrar geri gelmiş. Orhan Pamuk kitabın adını sormuş. Temel cevap vermiş:

'Allah Allah! Kontesi kim becerdi?'


Başlık: Fıkra!
Gönderen: cem meric - 01 Temmuz 2009, 18:54:35
Arabanın lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.
Adam arabayı kenara zor yanaştırır.
Sonraki işlem malum...
Kriko, stepne, bijon anahtarı ve tekeri söker.
Ama söktüğü 4 adet bijon, yuvarlanıp yağmur mazgalına düşer.
Mazgal açılır gibi değil,
Bijonlar görünmüyor bile.
Adam bir sağına bakar, bir soluna bakar,
çaresiz kaldırıma çöker.
Olayı en başından beri akıl hastanesinin demir parmaklıklı penceresinden izleyen bir deli, seslenir;
- Ula salaaak! Sen ne yapıyorsun orda öyle?
- Sorma birader, lastik patladı ve değiştirirken bijonları mazgala düşürdüm.
- Düşündüğün şeye bak! Diğer lastiklerden birer tane bijon çıkar. Hepsi 3 bijonlu olsun.
Seni, 1 lastikçiye kadar idare eder.

Adam hemen denileni yapar.
Ve akıl hastanesindeki deliye seslenir:
- Senin ne işin var tımarhanede?
Cevap müthiştir....
- Biz burada delilikten yatıyoruz kardeşim, salaklıktan değil...!
Başlık: Fıkra!
Gönderen: cem meric - 01 Temmuz 2009, 18:57:24
Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil-i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola çıkmış.

Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.

Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.
Padişah, ihtiyarı selamlamış:
"Selamunaleykum ey pir'i fani..."

"Aleykumselam ey serdar'ı cihan..."

Padişah sormuş:

"Altılarda ne yaptın?"

"Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor..."

Padişah gene sormuş:

"Geceleri kalkmadın mı?"

"Kalktık... Lakin, ellere yaradı..."

Padişah gülmüş:

"Bir kaz göndersem yolar mısın?"

"Hem de ciyaklatmadan..."

Padişahla baş vezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar. Padişah baş vezire dönmüş:

"Ne konuştuğumuzu anladın mı?"

"Hayır padişahım..."

Padişah sinirlenmiş:

"Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım."

Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına dönmüş. Bakmış adam hala orada çalışıyor.

"Ne konuştunuz siz padişahla..."

Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:

"Kusura bakma. Bedava söyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim."

Baş vezir, yüz altın vermiş.

"Sen padişahı, serdar-ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu."

"Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi."

Vezir kafasını kaşımış. "Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek?..."

Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.

"Padişah, altı aylık yaz döneminde çalışmadın mı ki, kış günü çalışıyorsun, diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.(32 ise ağızdaki dişten kinaye, boğaz)"

Vezir bir soru daha sormuş... "Geceleri kalkmadın mı ne demek?"

Adam bir yüz altın daha almış.

"Çocukların yok mu diye sordu. Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim..."

Vezir gene kafasını sallamış.

"Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek..."

Adam gülmüş.

"Onu da sen bul..."
Başlık: Fıkra!
Gönderen: KAKIRMAN - 10 Temmuz 2009, 19:18:40
EŞŞEK DEYİP GEÇME....

1950?li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye?ye. Bir kısım
imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış. O zamanlarda yol
güzergâhını belirleyecek alet yok, eleman yok.
Na fı?a mühendisleri eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından, elemanlar
şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet
belirliyorlarmış . Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış
ve sormuş:
- Ne yapıyorlar böyle?
- Rampada yolun güzergâhını belirliyorlar.
- Anlayamadım?
- Eşek %7 eğimin üstüne çıkmaz, biz de eşeğin izinde kazık çakıp
rampada yol güzergâhı belirliyoruz.
Deyince Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. Yatışınca da sormuş:
- Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Kayserili bozgun? cevap vermiş:
- Amerika?dan mühendis getirtiyoruz.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 14 Temmuz 2009, 14:07:34
*SEVİŞMENİN TARİFİ ÇOCUĞUNUZA NASIL ANLATILIR

çocuk: Baba, sevişmek neden eğlencelidir?
Baba: Sevişmek sana aynı, parmağınla burnunu karıştırmak gibi bir duygu
verir, bu yüzden çok zevklidir.

çocuk: Peki kadınlar neden erkeklerden daha çok zevk alırlar?
Baba: Burnunu karıştırdığında burnun mu yoksa parmağın mı daha mutlu olur?

çocuk: O zaman kadınlar neden tecavüze uğramaktan bu derece nefret ederler?
Baba: Tecavüze uğramak, yolda yürürken birinin gelip burnunu karıştırması
gibidir. Bu hoşuna gider miydi?

çocuk: Hmm.. Kadınlar neden adet günlerinde seks yapmazlar?
Baba: Burnun kanarken burnunu karıştırır mısın? Onun gibi bişii.

çocuk: Erkekler neden sevişirken prezervatif takmaktan hoşlanmazlar?
Baba: Elinde eldiven varken burnunu karıştırmaktan zevk alır mısın oğlum?

Çocuk: Baba, sana ooohaaaa demek
istiyorum, süpersin yaaa! *
Başlık: Fıkra!
Gönderen: tolga_ozhan - 31 Temmuz 2009, 21:56:35
Ahbet bey 97'sinde Hüseyin Bey ise 92'sine erişmiş. Yıllardır dostlukları devam etmekte...
Bir gün Ahmet Bey, Hüseyin Bey'in evinde yemeğe davet edilmiş. Ahbet Bey'in dikkatini çekmiş o gece.
Hüseyin Bey karısına hitab ederken.
''Gülüm, Hayatım, Balım, Tatlım, Şekerim Sevgilim, Ruhum'' gibi laflar kullanıyor.
Bir ara karısı mutfakdayken yine ''Bir tanem nerelerdesin yemeğin soğuyacak'' demiş. Ahmet Bey dayanamamış: ''Yahu dikkat ediyorum, karına ne iltifatlı laflar ediyorsun, ballar, şekerler... Bunca seneden sonra olacak şey değil bravo sana'' demiş.
Hüseyin Bey şöyle bir arkasını dönüp karısının hala mutfakta olduğunu tesbit ettikten sonra: ''Sorma birader'' demiş. ''Ne balı ne şekeri... 10 yıl oluyor bizim Hatunun adını unuttum bir türlü çıkaramıyorum...''
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Jakomo - 01 Ağustos 2009, 10:05:37
Güzin Abla yerine mesela Erkan Ağabey olsaydı :))))))



Sevgili Erkan Ağabey..
Bana yardımcı olursunuz diye size yazıyorum..
Geçen gece işe giderken kocamı her zamanki gibi evde TV seyrederken bıraktım. Arabamla daha 500 metre gitmedim ki motor stop etti. Hayli uğraşıp çalıştıramayınca kocamdan yardım almak için eve geri döndüm.
Eve girince gözlerime inanamadım.. Kocam komşunun kızı ile yatağımızda. Ben
32, kocam 34 yaşında. Komşunun kızı ise 22.  Biz 10 yıldır evliyiz..Yakalanınca resmen çöktü ve itiraf etmek zorunda kaldı. 6 aydır birliktelermiş..
Lütfen bana yardım eder misiniz, ne yapmalıyım ?..
Sevgilerimle
Gülben.
                              ***

Sevgili Gülben,
Hava soğuksa, hele kısa mesafelerde motor ısınmadan gaza fazla bastıysan
arabalar genelde bunu yapar..
Kaputu aç yakıt borularına şöyle bir bak, ezilme, çöküntü gibi bir şey var mı?  Manifold bağlantılarını ve karbüratörü gözden geçir.
Eğer bunlar sorunu çözemezler ise sorun yakıt pompasında olabilir. Bujilere
yeterli benzin gelmiyordur. (Bu arada araban tüplü mü, benzinli mi, dizel mi, yazmamışsın)

Umarım yardımcı oldum,

Erkan abin..
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Aralık 2009, 00:55:37

Son istatistikler: Erkekler sex den sonra ne yapar?
-2% birşeyler yer.
-3% sigara içer.
-4% duş alir.
-5% uyur.
-86% kalkar, giyinir ve evine karısının yanına gider.

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Aralık 2009, 01:01:31
Kayserili Tuhafiyeci dükkanindan geçimini saglayabiliyor, bir kösede üç bes kurus da biriktirebiliyordu.


Günün birinde sagindaki dükkan bosaldi, derken orasi da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha... Rekabet basladi, isleri
kötüye gitti.

Ama sonunda bir çözüm yolu buldu :

Sagindaki komsusu, dükkaninin üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdirmisti.

Solundaki, en büyük tuhafiye magazasi, yazili bir bez asmisti.

Bizimki,
ikisinin ortasina su yaziyi koydurdu :

Magazaya buradan girilir.
Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Aralık 2009, 01:51:55
imam, papaz ve haham
Bir imam, bir haham ve bir papaz ormanda geliyorlarmış. Bir gölün kenarına gelmişler. Hava sıcak mı sıcak. Bakmışlar çevrede de kimse yok, soyunup göle girmişler. Çıktıklarında bir bakmışlar ki kıyafetleri ortada yok. Aramışlar taramışlar ama bir türlü bulamamışlar. Sonunda haham "Benim evim ormanın içinde, biraz ileride. Benim eve gidelim, ben size giyecek bir şeyler veririm" deyince beraber ormanın içinde anadan üryan hahamın evine yürümeye başlamışlar. Tam eve yaklaştıkları sırada bir grup kadın belirmiş. Kaçacak biryerde yok. Papaz hemen şeyini kapatmış. Haham da hemen şeyini kapatmış iki eli ile. İmam ise yüzünü kapatmış. Kadınlar geçtikten sonra hahamla papaz imama neden şeyini kapamadığını sormuşlar. İmam "Sizi bilmem ama benim cemaatte beni yüzümden tanırlar, demiş."

Başlık: Fıkra!
Gönderen: Dentist - 06 Aralık 2009, 01:56:19
Akıllı Er
Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli kadin "Aferin genc kiza Nasil yapistirdi tokadi" diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir.
Genc kiz da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi " diye dusunmektedir.
Albay ise "Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik" diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir:
"Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya...




Başlık: Fıkra!
Gönderen: admin - 12 Şubat 2010, 15:55:06
Temel 6 vites sonmodel bi alfaromeo araba almış ,arkadaşlarına hava basmak için "ha bu arabayla akşama trabzona girerum "demiş.Arkadaşları yaav teme atma istanbul nire trabzon nire akşama giremezzsin demişler ,temel varmısınız iddaya demiş ve basmış gaza akşama trabzona varmış yanındaki şahitlerle telefon etmiş herkez şaşırmış tabii

Sona telefonda yine idda istemiş haçan varmisinuz daha kısa zamanda döneyrum demiş ,arkadaşları tamam ula demişler ve temel çıkmış yolaaaaa.....

1gün temel yok 2 gün temel yok 3. gün sonunda temel gelmiş,arkadaşları yaav nerdesin 1 günde gittin 3 günde anca döndün demişler,temel şöyle cevap vermiş

Habu alete giderken 6 vites koymuşlar ama geri gelirken 1 vites vardı napayum demiş