Alfisti Turkey
Alfisti Turkey

Gönderen Konu: Arabam.com GT Testi..  (Okunma sayısı 1031 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

admin

  • Amministratore
  • İleti: 5.783
    • Çevrimdışı
Arabam.com GT Testi..
« : 06 Ekim 2005, 20:58:03 »

ALFA ROMEO GT 2.0 JTS Selespeed Distinctive (2005/09)


 


 


Genel Bilgiler



İtalyan üretici Alfa Romeo'nun 2003 yılında Cenevre Otomobil Fuarı'nda tanıtıp aynı yıl sonbaharda satışa sunduğu sportif modeli GT, 1.8 litre 140 HP, 2.0 litre 165 HP ve 3.2 litre 240 HP'lik benzinli, 1.9 litre 150 HP'lik turbo dizel JTD motorlarla üretiliyor. Bu motorlardan 1.8 litrelik versiyon dışında bütün benzinli seçenekler ülkemizde satılırken dizel versiyon sipariş üzerine ithal edilebiliyor. Otomobilde direksiyondan kumanda edilebilen Selespeed sıralı otomatik şanzıman opsiyonel olarak alınabiliyor. Karoser, iç mekan

Kuruluşundan itibaren ismi sportiflikle özdeşleşmiş Alfa Romeo markası için coupeler model gamında hep büyük önem taşımıştır. Bu karoser formatında son dönemi GTV ile geçiren İtalyan üretici, yeni model 159'un platformunda yükselen Giugiaro tasarımı Brera'dan önceki dönemi, 156 platformu üzerinde Bertone tarafından şekillendirilen GT'ye ayırdı. Burun yapısıyla makyaj öncesi 147 ve 156'nın basık tavanlı sentezi gibi görünen otomobilin kaslı profili ve eski Fiat Coupe'yi hatırlatan kuyruk yapısı toplamda kendisine fazlasıyla baktıran etkileyici bir bütün oluşturuyor. Özellikle xenon farlarla ortalığı aydınlatan bir Alfa GT'nin önündeki araçta ilerlerken, aynada beliren görüntü gerçekten ürpertici. Kabin bir coupe için fazlasıyla konforlu ve geniş. Benzer yorumu Megane RS için de yapmıştık, demek ki lüks coupeler dışında da böyle bir pazar gerçeği var. 147 ve 156'dan farklı olarak pütürlü soft touch plastikten vazgeçilen kokpitte Uzakdoğulu üreticilerin kokpit malzemesini hatırlatan plastik kullanılmış. Bu bir hata ama orta konsolda kullanılan büyük renkli bilgi ekranı da marka imajına önemli etki sağlayan bir unsur. Alfa Romeo'nun ucuzdan hızla uzaklaşıp bu tip donanımlara ağırlık vermesi gerekiyor. Aynı etkileyici görüntüyü sürücü koltuğuna oturulduğu zaman üç kollu direksiyon simidi ve daha derinde içi içe geçmiş gösterge tablosunda da yakalamak mümkün.


Özellikle gece sürüşlerinde kokpitten yayılan kırmızı ışık tonları şıklığı daha da artırıyor. Garip ama bu coupenin kabin ve bagajında bir aileyi mutlu edebilecek kadar kullanım alanı var. Sportif tasarımlı, yanal desteklere sahip ısıtmalı ön koltukları olan GT'nin arka koltuklarında iki yolcu için yeterli diz ve baş mesafesi yer alıyor. Arka koltuk sırtlıklarının kafalıklar çıkartılmadan katlanabilmesi bagajı genişletmek gerektiğinde pratiklik sağlıyor. 320 litrelik bagaj hacmi 905 litreye kadar genişletilebiliyor. Arka koltuk sırtlığındaki kayak boşluğu dört yolcuyu rahatsız etmeden kayakların da taşınabilmesini sağlıyor.





Motor, performans

İtalyan üreticinin 1998'den bu yana 145, 146, 156, 166, GTV ve Spider'da kullandığı 1970 cc hacimli 150 HP gücündeki motor, bu uzun zaman dilimi içinde işletim ve ateşleme sisteminde yapılan değişiklik ve geliştirmelerle bugüne kadar ulaştı. Yıllarca daha etkili ateşleme sağlamak ve düşük yakıt tüketimi için her bir silindirde benzini çift bujiyle ateşleyen Twinspark teknolojisini kullanan Alfa Romeo, 2002'den itibaren ürün gamma eklenen JTS kodlu motorlarda yeniden tek bujiye döndü. Direkt benzin enjeksiyonu JTS (Jet Thrust Stoichiometric), 2000'lerin basında Renault tarafından IDE (Injection Direct Essence), Mitsubishi tarafından GDI (Gasoline Direct Injection) adıyla kullanılmış ama beklenen verim alınamadığı için motor gamından kaldırılmıştı. Sistem VW Grubu'ndaysa halen FSI (Fuel Stratified Injection) adıyla kullanılıyor. Alfa Romeo'nun inadı tüketimden çok, motor hacmini büyütmeden daha fazla performans sağlayabilmek için. Yoksa bu tip bir coupeden yakıt ekonomist beklemek olsa olsa iyimserlik sayılabilir. Selespeed şanzımanlı otomobilde vites değişimleri vites kolundan olduğu gibi 147 ve 156'dan alışık olduğumuz gibi direksiyonun arkasındaki düğmelerle de yapılabiliyor. Çalışma prensibini tekrar anlatmayacağımız Selespeed için tek söylememiz gereken, yavaşlık ve zaman zaman tüm elektro hidrolik şanzımanlar gibi boşa çıkma sorunlarının tamamen giderilmiş olduğu. Motorun hırçınlığına azimle direniyor ve BMWnin SMG'si gibi değişimleri çok çabuk yapıyor. Vites değişimlerindeki anlık yığılma hissini derinden homurdanan motorun tıpkı bir maratoncu gibi nefeslenip tekrar atağa kalkması olarak yorumlayabiliriz. City moduna alındığında sadece otomatik kullanım imkanı sunan sistem, bu modda sakin sürüşler sağlayabiliyor. Değişen devirlerde yük ve istenen güce göre minimum yakıt tüketilmesi için değişken supap zamanlama kontrol sistemiyle donatılan motor, bu teknolojiye rağmen alt devirlerde çok da canlı değil. Orta devirlerde kendine gelen motor gaza en iyi tepkileri 4000 d/d'nin üzerinde -yakıt ekonomisiyle vedalaşıldığı nokta!- veriyor. Özellikle Sport modundaki sürüşlerde 6000 d/d'den 7000 d/d'ye kadar tırmanabilen devir yolculukları motorun keyfinin en çok çıktığı anlar. Üçüncü viteste 6000 d/d'de 150 km/s'yi aşan GT'nin, beşinci vitesiyse -ekonomi amaçlı kullanmayı seçenleri yok sayarsak- sadece 200 km/s'nin üzerinde kullanılabiliyor, çünkü dördüncü viteste de bu hıza ulaşmak mümkün. Görünüm ve motor sesinden tahrik olmayıp -ki bu da tıbbi bir sorunu gösterebilir- sakin kullanım yeminleri edilmediği taktirde Alfa Romeo GT'yle hız yapmamak imkansız. Kast ettiğimiz asla limitleri aşmak değil, sadece bazı manevraları çabuk yapmak. Hızlanmalar, ara hızlanmalar bu ateşli İtalyan'la kesinlikle çok zevkli. Ama mantık dahilindeki sürüşlerde 10 litre civarında gerçekleşebilen yakıt tüketimi söz ettiğimiz zevkleri yaşarken 14 litreye kadar yükselebiliyor.



Kullanım, konfor

Önde dört kollu bağımsız, arkada çok kollu travers bağlantıları, kontrol ve denge çubukları... Gelişmiş süspansiyon elemanları, yol tutuş performansım üst düzeyde tutabilmek için GT'nin altyapısını adeta sıkı sıkıya örmüş. Öyle ki en çetin viraj koşullarında bile elektronik kontrol ünitesine gizlenmiş ESP'nin Alfa Romeo yorumu VDC (Vehicle Dynamic Control/dinamik araç kontrolü) kaygan yüzeyler dışında pek görev üstlenmiyor. Vites konsolundaki ASR düğmesiyle çekiş kontrol sistemi devreden çıkartılabiliyor ama VDC devreden çıkartılamadığı için her an göreve hazır. GT'nin süspansiyon sistemi yol tutuşun garantörlerinden biri olan süspansiyon sıkılığının yanı sıra ancak tatminkar düzeyde yumuşaklık da sunuyor. Daha fazlasını arayanları 156'da ağırlamak gerek. Selespeed şanzımanlı GT'nin keyfini alabilmek için sadece şanzıman tepkilerine alışmak gerekiyor. Zira motor coupe keyfi için sesiyle, çekişiyle elinden geleni yapıyor. Trafikte yaşanabilecek kimi sıkışık durumlarda selektör yapmak yerine soldaki vites düşürme düğmesine basmaksa, vites oranlarına ve devir bandına alışmaktan daha önemli bir durum... Görüş açıları iri arka yan camlar sayesinde bir coupe için oldukça temiz olan GT'nin kabininde ergonomi sıkıntısı yok. Genel olarak birçok modelinde motorun canlılığı, şanzıman özellikleri ve yol tutuş gibi sürüş dinamiklerim belirleyen temel noktalarda çok başarılı olan Alfa Romeo tehlike anında bunların tümünün garantörü olan frenajda da göz kamaştırıyor. GT'yle yaptığımız panik frenlerde saptadığımız 34 metrelik duruşlar müthiş güven hissi yaratıyor.

« Son Düzenleme: 06 Ekim 2005, 20:58:03 Gönderen: admin »
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

 

GoogleTagged