Alfisti Turkey
Alfisti Turkey

Gönderen Konu: Hastanın doktoru, önce kendisidir. (Amatör tamirat maceram)  (Okunma sayısı 2116 defa)

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

RUH

  • Membro
  • İleti: 13
    • Çevrimdışı
Merhaba arkadaşlar,

Öncelikle bu formda yeniyim. Bu formu kullanarak sizlerden bir çok faydalı bilgi edindim, kuranın eline, katkı sunanların emeklerine sağlık. Ben de başka arkadaşlara faydalı olması için naçizane amatör ustalık maceramı paylaşmak istedim.

Öncelikle kendimi tanıtayım. 1980 İst. doğumluyum. Evliyim ve İstanbul da yaşıyorum. Elektronik tasarım uzmanı olarak özel sektörde çalışıyorum.

03/2016 tarihinde çocukluk hayalim olan kırmızı bir Alfa Romeo 156 1.6TS (2003 Model MK1) araç edindim. Aracımı çok seviyorum. Ben 3. sahibiyim ve hali ile biraz yaşlanmış ve yıpranmış bir araç. Ancak bir şarap nasıl yıllandıkça değer kazanıyorsa, bir araç da benim gözümde yıllandıkça değer kazanan bir objedir. Ama kimin elinde olduğu da önemli tabii ki.

Aracımda tüp yoktur ve içine piknik tüpü bile şimdiye kadar girmemiştir  :) Açıkçası beni bu konuda yadırgayabilirsiniz ancak ben spor otomobil kategorisine girebilecek her otomobilde tüp ve dizele karşıyım. Alfa Romeo da ise tüp ve dizele 2 kat karşıyım :) Benim arabama girebilecek tek tüp, yangın söndürme tüpü olur ancak :)

Neyse,

Aracımı 105.000 de aldım ve kilometresi ile hiç oynanmamıştır. Şu an 146.000 de. Ben aracımı aldığımda 13 yaşındaydı ve o yaşına kadar 105.000 yapmıştı yani yıllık ortalaması 8.000Km civarıdır. Ben aldıktan sonra da yıllık ortalaması 27.000Km civarıdır. Hali ile 13 yıldır uyuyan yaşlı bir kısrağı uyandırmış olduk :) Ve spora 13 yıl ara vermiş bir futbolcunun, 13 yıl sonra sahaya geri dönmesi gibi bir olayı yaşayınca istemeden ufak tefek sıkıntılar nüksetti :)

Öncelikle aracımı ilk aldığımda ciddi alt takım sorunları vardı. Aracımı konusunda uzman olan bir ustaya verdim. Alt takımlar, yağ kaçakları, frenler, diskler, triger kayışı, baskı balata seti, alt merkezi, yağı, suyu, balatası derken aklınıza gelebilecek her türlü ağar bakımları da dahil her bir incik boncuğuna kadar yaptırdım. Arabayı satın aldığımda verdiğim paranın beşte birini vererek arabayı toplattım ve binilebilecek hale getirttim. Ancak 1000Km sonra baskı balata ses yapmaya başladı, hoşuma gitmedi ve aynı ustaya yine yaptırdım ve baskı balata seti yine değişti. Ancak aynı ses bir 1000Km sonra yine gelince ve ustanın başka bir sebepten dolayı bana yalanından ötürü ustayı değiştirdim. Ve kendim komple alt merkez de dahil orijinal baskı balata seti alıp, başka bir ustaya değiştirttim. Üzerinden 3000Km geçti ve çok şükür baskıda en ufak sıkıntı yok, hala pamuk gibi ve kavraması harika. Ses meselesinde tık yok artık. Aracımı (trafiğe kapalı yolda test ettim, bu beyaz kısım polis abiler için :) ) test ettim ve 240Km olan kadranda 220Km azıcık geçtim ve 15 dakika 200Km üzeri kadım. Bir sıkıntı göremedim çok şükür :)  Ancak aracımda toplamda yaptığım masraf çılgın boyuttadır. Lastiklerine varıncaya kadar yeniledim. Gördüğüm ve gözüme batan her şeyi teker, teker hallettim. Hala aklımda olan yenileme planları var. Aracı aldığım fiyatın yarısı kadar bir masrafta bulundum. Ancak bu denli masraf ve ustalara git, gel derken insan şunu anlıyor.

Bir aracın en iyi doktoru ziyadesi ile onun ustası, kullananıdır.

Baktık ustaya vermek ile bitmiyor :) biz de kendi işimizi amatör tarafından kendimiz halledelim dedik. Zaman, zaman araç tamir etmek için gereken şeyleri satın almaya başladım. Aracın koltuğuna daha önce kılıf almıştım. Ancak koltuk üzerinde bulunan airbag i kılıf kapatınca kılıfın uygun olmadığını satın aldıktan sonra anladım. Güvenliğe çok önem verdiğim için uygun kılıf baktım. Ancak fiyatı bana gereksiz pahalı geldi ve ben bunu kendim yaparım dedim. Sonra başladım koltukları sökmeye ve eşimle birlikte evde dikiş makinesi ile ölçüp biçerek kılıf diktik. Açıkçası çok da harika oldu diyebilirim. Kenarlarına lastik diktik ve eski kot pantolonların arka ceplerini kesip, koltuğa küçük ama işlevsel cepler eklenmesini sağladık kılıf sayesinde :)

Tamir maceram bu şekil başladı.

Bir gün Esenyurt ta bir bakkalın önüne park etmiştim. Sabah çıktığımda ön kaputun tam üzerinde sol dikizden, sağ dikize kadar büyük puntolar ile,  taşla yazılmış Kürtçe bir yazı vardı. Çok sinirlendim ama elimde, hangi o... ç.... nun yaptığına dair bir delil yoktu. Akabinde bir zaman sonra aynı bakkalın önüne aracımı tekrardan koymam icap etti ve aynı yere yine park ettim. Sabah işe gitmek için aracıma bindim ve arabayı çalıştırıp gaza hafif dokunup ilerlemem ile birlikte bir çatırdı sesi gelmeye başladı. Hemen durup inip arabanın altına baktığımda gözüme inanamadım. Zira ben arabamı park ettikten sonra biri, sivri ve büyük bir kaya parçasını şoför kısmındaki ön tamponun içine doğru resmen tepiştirmiş ve oraya itinalı koymuştu. Akşam park ederken böyle bir taş olmadığına da emindim. Biri araç hasar alsın diye şekilli koymuştu çünkü o taşı. Ve tabi ki emeline de kavuşmuştu. Arabanın tamponunda bulunan sis farı ve kaşlık kırılmış. Sis farın tam arkasında olan (ismini çok sonra öğrendiğim) hava filtresine giren susturucu da kırılmıştı. Yapana söve, söve çıktım oradan. Gıybet yapmak istemiyorum ancak her iki olayın faalinin de bakkal olduğu kanısındayım nedense. Neyse olan oldu ve tamir edilecek hususlar çıkmıştı.

Aracın yaz bakımı için bir ustaya o kısmın tamiri için para vermiştim. Hatta ön tamponu sökmek gerekir, işçiliği biraz fazla demiş ve pazarlık bile yapmadan masrafı neyse vereceğimi belirtermiştim. Peşin parasını vermiştim. Aracı aldığımda, kırık kısım pek gözüken bir yerde olmadığı için bakamadım. Diğer şeyler yapılmıştı. Ancak sonra yapılmamış olduğunu fark ettim ve ustayı aradığımda, ben tam bilmiyorum kalfa ilgilendi, şöyleydi, böyleydi, getir bir bakalım. Kalfa atladı herhalde gibi kem küm etmeye başladı. Ayrıca parasını verdiğim halde değişmesi gereken polen filtresinin bile değiştirilmemiş olduğunu da içeriye gelen kokunun polen filtresinden kaynaklı olabileceğini araştırıp, filtrenin internetten nerede olduğunu bulup, bizzat kendim söküp bakınca değişmemiş de olduğunu anlamıştım.

Hem bir önceki yalan söyleyen usta olsun, hem de ikinci ustadan olsun memnun kalmadım ve kolları sıvadık.

Önce aracımı kriko ile kaldırıp, bulduğum parke taşlarının üzerine oturtturdum.



Akabinde polen filtresinden başladım. Üstteki resimdeki parça ön konsolda yolcu tarafında, torpidonun hemen altında bulunan keçeli muhafaza kapağını sökünce gözükmektedir. Bu parça 3 tane vida ile yerine sabittir. Uzun kollu lokma ve cırcır kol ile sökülüyor ve içerisinde 2 adet polen filtresi var. Ben söktüğümde taaaa benden önceki sahibinin taktırdığı, üzerinde böcekli ve tek parça olan uygun olmayan bir filtre çıktı. Bu tek parça filtrenin yerine ölçüsü tam gelmemiş, boşluk kalan kısımda toz ve toprak öbek halinde birikmişti. Bu kısmı temizleyip uygun filtreyi yerine takttım. Ancak filtrenin hava sirkülasyon giriş yönü var. Takarken giriş yönünün doğru olduğuna dikkat ediniz! Bu filtreyi 1,5 yılda 3 kez değiştirdim. Her seferinde de karbon bazlı olması için ekstra para veriyordum üstelik. Oysa üzerinden çıkan başka bir araç modeline ait ve karbon bazlı değil, karton bazlı idi. Eğer bir usta size 156 nın filtresini değiştirdik derse, ona yerini sorun ve tipini sorun derim. Kendi yalanını suratına yapıştırıverin inek heriflerin  >:(







Üstteki resimlerde de kırılan hava filtre susturucusu mevcut. Öncelikle bu hava filtre susturucu denilen, içinde keçe gibi bir malzeme olan plastik malzemeden imal, büyük davlumbaz gibi olan bu parçanın arıza yapabilecek hiçbir yanı yok. Arıza yapmadığı için açıkçası hiçbir parçacı da getirtmiyor zira talebi yok. O nedenle ben bunun sıfırını bulamadım ve çıkma olarak ikitellide bulabildim. Bu parçayı da tamponu tek taraftan sökünce de değiştirmesi çok kolay.



Üstteki resimde gözüktüğü üzere arabayı yukarı kaldırınca da şoför kısmındaki tekerin fren balatasına bağlı tek damarlı bir kablonun da kopuk olduğunu fark ettim. Fren balatasına giden bu kablo frenler bittiği zaman fren arıza lamba ve uyarılarını yakan sensore ait. Bunu da çok iyi bir şekilde lehimledim. Su ve tozdan korumak için soğuk silikon ile dolgusunu yaptım. En az eskisi kadar sağlam oldu.

Ve gelelim kırılan sis far kısmına. Öncelikle taş sis farın arkasına yerleştirildiği için, farda köşesindeki camda minicik bir kırılma dışında bir problem yoktu. Kırık olan kaşlığın yenisini zor bela 3. parçacıda buldum ve aldım. Ancak kaşlık tampona tam uyuyordu lakin far, kaşlığa direk takılamıyordu. Diğer fara baktım ve far ile kaşlık arasında başka bir plastik parça olduğunu fark ettim. Bu parça kırılıp kaybolmuştu ve başladığım işin ortasında yenisini bulmam güçtü.

Bende kaşlık ile farı aldım elime çıktım eve. Bilgisayarın başına geçtim ve far ile kaşlık arasına geçen bu plastik parçanın birebir, aynısı olmasa da daha sağlam olanını çizdim :) Orijinali ince bir parça olan bu parçanın kalın ve sağlam olanını çizip, evde 3D yazıcı olduğu için yazıcı ile 4,5 saatte bastım  :)



Elimde bulunan siyah renkli hammaddenin son kullanım tarihi geçtiği için, beyaz renkli hammadde ile bastım ama kaşlığın arkasında olduğu için gözüken bir parça değildir. Far yerine öyle güzel oturdu ki, öyle sağlam oldu ki, diğer kısma da mı bu şekil yapsam diye düşünmedim değil açıkçası :)



Veee gelelim su kabına. Uyuyan kısrağı koşturunca, su kabında pas ve kir oluşmaya başladı. Açıkçası size tavsiyem su kabında biriken kiri düzenli temizleyin. Ve su kabında yağ görmediğiniz müddetçe kabım paslı kirli diye çok da endişe etmeyin. Zira su kabının bir amacı da motor soğutma sistemindeki kir ve tortunun su kabında birikmesini sağlamaktır. Su kabını parçalarsanız, pisliğin içinde birikmesini sağlayacak özel bir kanal sistemi görürsünüz. O nedenle su kabında pisliğin birikmesi gayet normaldir. Ve kilometreye bağlı olarak pislik artar ve bunun sökülüp düzenli temiz tutulması gereklidir. Ek olarak ben su kabını sökünce, içinden çıkan suyu tekrar koymadan önce filtreliyorum. Böylelikle suyu da temizlemiş oluyorum. Ve bu kabın sökülüp temizlenmesi için de ustaya para vermiştim. Ancak usta söktük temizledik, lakin çıkmadı demişti. Nedense bana hiç de sökülmüş gibi gelmemişti, zira senede 2 defa motor suyunu komple değiştiriyorum. Yaz başında ve kış başında. Her iki periyoda da döneme uygun antifiriz karışımı yaptırıyorum. Hatta suyu da musluk suyu değil, saf su kullanıyorum. Benzin istasyonlarında 1.5TL ye satılan 0.5mL lik şişeli saf sudan eşek yükü ile alıp, saf suyu ve antifirizi kendim temin edip, oranı da kendim söylüyorum. Kabın temizlenmesi için de parasını veriyorum buna rağmen, Ahhh şu usta milleti Ahhhh. Yalana bulaşmasalar daha iyi olacak ama nedense yalan bunları çok dürtüklüyor. İnanın 10TL veriyorsam, bunun 5TL lik karşılığını yapıyorlar, gerisi yalan maalesef. Benim karşılaştıklarım mı bu şekil yoksa hepsi mi böyle anlayamadım.



Üstteki resimdeki gibi kap pırıl, pırıl oldu. Daha önce kabın içindeki suyun rengini bırakın, su var mı yok mu belli bile olmuyordu. Şimdi ise pırıl pırıl parlıyor. Kabı şu şekil temizledim. Kimyasallar kaba zarar verebilir diye, ama siz kimyasal da kullanabilirsiniz, tercih meselesi bence. Ben iki deliği lastik eldivene tepilmiş peçete ile tıkayıp sızdırmazlık sağladıktan sonra, sıcak su doldurdum yarı hizada kaba. Akabinde içine bir avuç temiz kum ve bir avuç da kalın bulaşık makine tuzu koyup, kapağını kapatıp, başladım çalkalamaya. Kum ve tuz resmen içerideki yapışmış pası kiri kazıdı.

Arabada 2~3 ay önce benzin kokusu başlamıştı. Zaman zaman geliyor, tümseklerden falan geçtikten sonra, zaman zaman da keskinleşiyordu. Yine tabii ki yakıt sisteminin A dan Z ye kontrol edilmesi için ustaya vermiştim. Araçtan her daim koku gelmiyordu. Ama arabayı sıkıştırınca veya uzun yolda yakıt buram buram kokuyordu. Ve çok da yol yaptığım için iyi biliyorum 1 depoda 100Km kaybım oluyor, araç fazla yakıyordu. Usta aynen şunu söyledi. Aracın yakıt sistemine en ince detayına kadar baktık. Ne depoda çatlak, nede hortum veya başka şeylerde bir kaçak var. Yakıt sisteminde bir sorun yok. Aracın yakıtı zengin karışım yakıyor ve egzozdan çiğ yakıt atıyor olabilirsin. Ancak ustanın görüşü beni tatmin etmedi ve hem bu form sayfasından, hem de internetten başladım alabildiğince araştırmaya. Bütün deliller koltuğun altındaki yakıt pompasını gösteriyordu.

Daha önce kılıf dikerken arka koltuğu çıkardığımda yerini görmüştüm. Ve dün akşam eşimle birlikte koltuğu söktük. Koltuğun altında 4 somunlu siyah bir muhafaza kapağı var. Bunu da söktük ve gördüğümüz manzara işte bu arkadaşlar.



Bu araçlarda bence bir üretim hatası olan BOSH marka bu pompanın her kesin söylediği gibi + kısmında kılcal çatlama olmuş ve yakıt dışarı akıyordu. Bu resimde üst kapağın temizlenmiş hali. Söktüğümüzde sim siyah bir toz ve yakıt karışımı başçık vardı. Eşimle bu siyah çamuru temizledik ve beyaz renkte kapak ortaya çıktı. Biz o + işaretinin içindeki yakıtı temizledikçe, araç çalışmadığı halde yine yakıt geliyordu. Sanırım marş kapandıktan sonra hortumun içindeki sıkışan basınçtan dolayı yakıt çatlaktan kusuyordu. Bir çok sitede burayı bir kaç kat kuvvetli yapıştırıcı ile tamir ettiklerini söylüyorlar. Ancak bende elektronik için kullanılan çok özel ve muazzam sağlam bir EPOXY mevcut. O nedenle ben bunu EPOXY ile komple dolgu yaparak o kısmı tamir edeceğim. Henüz tamir etmedim ama bu akşam da bu kısmı yapacağım.

Ek olarak yaşadığım bir durumu da dile getirmek isterim. Aracımın genel problemlerinin tespiti için aracımı 1 yıl kadar önce Beylikdüzü Birmota randevu alarak götürdüm. Ancak sabah ilk randevu bende olmasına karşın, bir türlü arabama bakılmıyor bir kenarda kedi yavrusu gibi bekletiliyordum. Benden sonra gelen randevusu bile olmayan yeni model araçlar alınıyor ancak ben bir türlü alınmıyordum. Zaman artık öğleden sonrayı geçmiş ve benim sabır taşım taşmıştı. En sonunda yetkili birini bulmaya çalıştım ve yetkili olan birine neden bakmadıklarını sordum. Randevu sırası ile bakılacağını belirtti. Ama sabah 8 de gelmiş olmama ve benden sonra gelenlerin bile işini halledip gitmiş olan insanları görmezden gelen yetkiliye, expertiz yapıp yapmadıklarını sordum. Yaptıklarını söyledi ve hiç ihtiyacım olmamasına karşın tam bir expertiz yaptırmak istediğimi söyledim. Ve o zaman 260TL tutarındaki parasını da ödedim. Sabahtan beri bekletilen araba parayı basınca lifte alındı. Neyse iş bitti ve neyi olup olmadığını sordum. Hani arabayı götürürken bir problemi olduğu için götürmedim. Bu usta milletinden usandığım için ve içim rahat etmediği için açıkçası para bana battı ve servise göstereyim problem gördükleri ek bir şey varsa orada yaptırırım dediydim. Ancak serviste gördüğüm muamele ilk andan itibaren çok kötüydü. Neyse arabama bakan usta geldi ve arka viraj demiri hafif eğri dedi, değişse de olur, değişmese de, çok hafif bir eğiklik ancak biz değişmesini tavsiye ederiz dedi. Çok önemli bir problem yok dedi. Daha sonra şanzıman kısmında ismini unuttum bir tıpanın conta kısmından hafif bir yağ kaçağı var dedi. (Not: Aracı çok sonra bakıma verdiğimde söylenen kısımda yağ kaçağı çıkmadı. Sadece çok eskiden bir kaçak varmış, yağ akmış ama izi kalmış. Sonra yapılmış zaten) Bir de yol bilgisayarı ekran problemi. Zaten klasik bir şey bu ekran problemi ve bilmediğim şey de değil hani yani. Mekanik olarak bunlar dedi aracın başka bir şeyi yok dedi ve kaportacı gelecek o da iletecek dedi. Neyse bir kaportacı geldi ve sağında solunda vuruk kısımları söyledi. Arka bagaj kapağının değiştiğini iletti. Ben arabayı almadan özel bir firmaya expertiz yaptırmıştım. Ve bagaj kapağının değiştiğini ve boyalı yerleri biliyordum zaten, neyse kaput ve tavanda boya yok onlar orijinal dedi ve gitti. Ben yine kedi yavrusu gibi kaldım. Ve gittim yetkiliye böyle expertiz mi olur raporum nerede dedim. Adam aynen şöyle dedi, biz yazılı rapor veremiyoruz maalesef. Kardeşim bunu baştan desene, böyle bir saçmalığı ilk defa görüyorum. Hani arabama bakmıyorlar, arabam eski ve yaşlı olduğu için adam resmen hakir görüyor, bir de parası ile expertiz yaptırıyorum buna rağmen 2 çift laf bu mu yani? Allahtan soğuk kanlı bir insanım ve para ile derdim de yok. Dedim eksik gördüğün her şeyi yaptıracağım bana fiyat teklifi verin. Neyse çoooook uzun olan bu meselenin kısası maalesef 1 ay git gel, görüş, yazış, bir türlü fiyat teklifi verilmedi. Parası ile yaptıracağım ona rağmen arabanın kendi servisinden hizmet alamadım. Sadece inadına 5.000TL - 10.000TL masraf çıkartsa yine yaptıracağım ama yok kardeşim. Bir türlü o boktan rapor ve teklif gelmedi gitti.   :duvar:

Sanıyorlar ki her gelen gibi burada problemi öğrenir, dışarıda yaptırırım. İnek herifler düşündüğünüz gibi olsa, sırf sadece arabama bak diye sana 260TL bayılır mıyım. Ama bu denli karaktersizler. Serviste gördüğüm muamele maalesef beni resmen servis ve usta kısmından iğrendirmiştir.

Ve kişisel amatör tamir serüvenimde son konu, daha önce konsoldaki yolcu airbag i ya değişti yada güneşten airbag in olduğu kapak esnedi tam bilmiyorum. Ama her hâlükârda bu kapakta güneşten kaynaklı bir deforme vardı ve bu kapağın altındaki plastik parçalar da kopuktu. Bilgisayarda çizdim bu parçaları ve 3D yazıcı ile bu parçaları da basıp değiştirdim. Bastığım hammaddenin kullanma tarihi geçtiği için kendini saldı, o nedenle müsait bir anda yine basacağım bu parçayı.

Neyse gelelim asıl konumuza toplamda 1 haftamı alan bu genel tamir sürecinde yaşadığım tecrübeyi özetlemeye çalıştım. Çok uzun olduğunun da farkındayım. Ancak tecrübemin ihtiyacı olanlara bir çözüm olmasını umut ederim.

Sevgi ve selamlarımla bol keyifli sürüşler dilerim.
Saygılarımla




Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

peyzaj44

  • Membro
  • İleti: 24
    • Çevrimdışı
çok teşekkürler çok açıklayıcı ve akıcı bir yazı olmuş.Ben sizin tamamen lpg ve dizel yazınıza tamammen katılıyorum vede destekliyorum.
Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

murat

  • Amministratore
  • İleti: 6.092
    • Çevrimdışı
Öncelikle samimi paylaşım için teşekkürler. Resimlerde bir sorun var, hiçbirini göremedim. Ben de kılıfa sizlerin LPG ye karşı olduğunuzdan çok daha karşıyım  :p Hele ki Alfada görünce cinnete geliyorum  şahsen :haydi:

Forumu takip ederek bilgiler edindim demişsiniz ama Beylikdüzü konusunda iyi takip edememişsiniz, her zaman böyle orası, skandalları bitmiyor. Otorapor filan bile inanın bana Alfa'yı özel olarak onlardan daha iyi bilecektir. Hele ki şu an çalışan ustalarının son gördükleri 156 eminim sizinkidir. Evet insan başına gelince birçok şeyi detayıyla öğreniyor ama yakıt sistemi ile ilgili bir tamirata pek de girişmemenizi önermek isterim naçizane. Ayrıca İstanbul'da burada da tavsiye edilen birçok özel servis ve usta mevcut. 156 nın parça bolluğu ve ucuzluğu düşünüldüğünde seçeneksiz olmadığınız düşünüyorum. Ha insanın kendi Alfasına kendi eliyle birşeyler yapmasının hazzını biliyorum elbette. Ama uğraştığınız bazı konuları kendinizi yormadan kolayca çözebilirmişsiniz gibi geldi bana, böylece bu konudaki enerjinizi daha ekonomik kullanabilirsiniz.

İlk mesajınız olduğundan "hoşgeldiniz"i buraya yazıyorum ama Üyelerimiz ve Alfa Romeo başlığına da teşriflerinizi bekliyoruz  :alfisti:
Cuore Sportivo...

147 1.6 TS (2005)
145 1.4 TS (1998)
156 1.6 TS (2004)
156 2.0 SS SW (2004)
159 1.9 JTD SW (2009)
Giuilietta 1.6 JTD (2014)
166 2.4 JTD (2003)

RUH

  • Membro
  • İleti: 13
    • Çevrimdışı
Murat Bey öncelikle hoş buldum, sağ olun.

Resimlerin gözükmemesi konusunda biraz acemiyim ve nasıl yükleneceğini bilmiyorum. Resim ekle butonuna bastığımda  [_i_m_g_]_[_/_i_m_g_]   (alt tire karakterini ben ekledim) şeklinde bir yazı çıkıyor. Buraya resmin linkinin ekleneceğini düşünerek dropbox hesabıma yüklediğim resimlerin linkini yapıştırmıştım. Ancak sanırsam farklı bir şekil resim eklenmektedir.

https://www.dropbox.com/s/spt6le3c5bmb4op/IMG_20170812_184648.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/1ht3abqkda4s84g/IMG_20170830_155808.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/ezyqqoqmgmuojqb/IMG_20170830_155916.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/p4eaync8vdiz2dg/IMG_20170830_160007.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/xm41cw6bf5scmxw/IMG_20170831_115626.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/kz2oqlgd8nm5dxs/IMG_20170831_123447.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/5kot7tdi03foxda/IMG_20170831_163644.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/o60askwnj42msab/IMG_20170831_165427.jpg?dl=0
https://www.dropbox.com/s/c9hifk3dhgcyom7/IMG_20170906_081535.jpg?dl=0

Üstte resimlerimin dropbox linkleri var, bu resimleri nasıl yükler ve paylaşabilirim? Yardımcı olabilir misiniz?

Üyelerimiz ve Alfa Romeo başlığını da muhakkak ziyaret edeceğim.

Yakıt sistemi gibi hassas şeylerin tamiratı konusundaki düşüncelerinize tamamıyla katılıyorum. O nedenle amatörce yaptığım tamirat işini ben de geçici görmekteyim. Bu pompanın yenisi piyasada rahat bulunuyor ve yenisini alıp muhakkak değişimini sağlayacağım. Hassas parça ve işçiliklerde ben de okuyucu arkadaşlara işin ehline bırakmalarını öneririm. Ancak aracımı bir gün boyunca inceleyip bakması için bıraktığım ve servis ücretini de peşin olarak ödediğim, kendine usta diyen meslek erbabı kişinin verdiği cevaba tatmin olamadım bir türlü. Bu da acı bir gerçek ki, ustayım diyen kişi parasını alıyor ama işi geçiştiriyor. Sonrası, müşteri git, gel maalesef.

Birmot kısmında da, benim yazdıklarım gerçekten özetin özeti niteliğinde ve ben de eminim, son gördükleri 156 benimkidir. Zaten ilk randevu alırken sekreterin araç modelini sorduğunda 156 dediğim vakit FİAT mı diye cevap vermesinden şüphelenmem gerekirdi :)

Özel servis konusunda da İstanbulda özellikle karşıda çok işin ehli usta var. Buna eminim. Ancak artık kendilerini öyle bir noktada görüyorlar ki, insan sanıyor ki ulaşılmaz ve yapılmaz bir iş bu Alfa Romeo tamir etmek. Ve sadece kendileri anlar, diğer ustalar ve gelen müşteri bir b..k anlamaz sanıyorlar. O nedenle bu anlayış beni çok usandırdı açıkçası. Bir kısmına gittim. Diğerlerine de giderim. Ustadan önce adam arayışım sürecektir her daim. Lakin az ve zor bulundukları da bir aşikar bence.

Saygılarımı sunarım.


Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

Alfadanadam

  • Moderatore
  • İleti: 12.595
    • Çevrimdışı
Öncelikle hoşgeldiniz, bence gayet güzel bir giriş olmuş. Arabasına kendi girişenleri hep sevmişimdir :)

O airbag ile ilgili görüntü kroniktir. Değişim olduğunu sanmıyorum. Bundan sonra dikkat edin çoğunun bir köşesi kalkıktır hafiften. Sanayide oraya uygun plastik geçmeler bulabilirsiniz. Ama dikkat edin, airbag açılması gerektiğinde açılabilmesi/kopabilmesi için çok ince bağlantıları var o kopçaların.
Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

TRSemih

  • Membro
  • İleti: 3.645
    • Çevrimdışı
Hoş geldiniz Ali Bey. Emeğinize sağlık, bolca uğraşmışsınız. Mağduriyetleriniz içinse geçmiş olsun. Umarım tekrarını yaşamadan güzel günlerde kullanırsınız Rosso'yu :)

Koltuk kılıflarının görselini merak ettim  :) resimlerini paylaşmak isterseniz aşağıdaki bağlantıda nasıl resim eklenildiğine dair bir kılavuz bulabilirsiniz.

http://www.alfistiturkey.com/forum/yeni-uye-adaylarimizin-dikkatine/hizliresim-com-ile-siteye-resim-ekleme-yontemi/msg181790/#msg181790

airbag kapağının klipsleri zamanla sıcak/soğuk gibi doğal nedenlerden ötürü deforme oluyor. 147 ve 156'larda kroniktir. En son 2 yıl önce kuzenimin 147'sinin yolcu airbag kapağı klipslerini Akota'dan (Yetkili Servis) alıp, değiştirmiştik.
159 '06 1.9 JTDM (2016-...)
156 '05 1.6 TS (2012-19)
156 '98 2.0 TS (2014-15)

hiktor

  • Membro
  • İleti: 282
    • Çevrimdışı
Öncelikle hoş geldiniz.
"Alırsın Ford olursun lord, Alırsın Alfa olursun usta" derler bizim sanayide... Valla ben usta oldum sayılır. bizimki hem merak, hem de mecburiyetten.
1985 Sprint 1.5 Boxer (Siyah)
1985 Sprint 1.5 Boxer (Kırmızı)
1986 Sprint 1.5 Boxer (Sarı)
1990 33 1.5 Boxer (kırmızı)
1994 155 2.0 TS (Kırmızı)
1996 146 1.6 Boxer (Siyah)
1998 156 2.0 TS (Yeşil)
1999 156 1.6 TS (Yeşil)
2000 2.0 TS SS (Nuvola)
2008 159 1.9 JTDM QTronic (Füme)
(Sadece Alfa olanlar. 3-5 tane de diğerleri...)

misket

  • Membro
  • İleti: 558
    • Çevrimdışı
Baştan sona zevkle ve birazda üzülerek okudum, maalesef usta kısmının çoğu karşılaştıklarınız gibi sıkıntılı.
En güzeli yapılabilecekleri elden geliyor ise kişinin kendisi yapması, ama Alfa bu huyludur usta görmeden duramıyor. Bir ara tork anahtarı alıp köşeye koymayı düşünmüştüm.
Birazdan bende bir konu açacağım bakalım çare bulabilecek miyiz :)
« Son Düzenleme: 08 Eylül 2017, 18:39:11 Gönderen: misket »

RUH

  • Membro
  • İleti: 13
    • Çevrimdışı
Merhaba arkadaşlar,

Amatör tamirat maceram isimli bu makaleyi 2 yıl kadar önce yazmıştım. O zaman forma resim ekleme konusunda bir bilgim olmadığı için resimleri düzgün ekleyememiştim.

Bu macerama ait resimleri şimdi forma ekleyeceğim ve aracımla yaşadığım yeni tamirat maceralarını da anlatacağım. Bu başlığı zamanla genişleterek, aracımla ilgili tamirat tadilat maceralarımı fırsat buldukça paylaşmak ve kendi aracı ile tamirat işleri üzerine uğraşmak isteyenlere referans olmaya çalışacağım.

Öncelikle bundan 2 yıl kadar önce ve aşağıda belirttiğim tamirat maceralarında, kırılmış olan hava filtresine giden susturucuyu o vakit çıkması ile şu şekil değiştirmiştim.





Akabinde yine kırılmış olan far kaşın tekini o zaman bulamadığım için, diğer far kaşını söküp Solidworks de kabaca çizip, kendi 3D yazıcımda basmış ve yerine monte ederek tamir etmiştim. Kendi bastığım plastik parça orijinalinden sağlamdı diyebilirim  :yukari-ok:



Ve Alfa Romeo 156 da kronik sayılan yakıt pompası çatlamasına gelelim. Yine o vakit, arka koltuğu söküp yakıt pompasına ulaştıktan sonra, yakıt pompasının üzerinde bulunan çatlağı nalburlarda ve yapı marketlerinde satılan hızlı yapıştırıcı ile yapıştırıp tamir etmiştim. Hızlı yapıştırıcıyı uygulamadan önce yüzeyi iyi temizleyin ve yüzeyde benzin kalmasın arkadaşlar. O günden beri pompa ile sorun yaşamıyorum. Hala tamir ettiğim gibi sorunsuz kullanıyorum. Lakin müsait bir zamanda bu pompayı yenisi ile değiştirmek istiyorum ama bu arka koltuğu söküp, geri takmak gözümü korkutuyor şu anlık  :(



Ve gelelim kopmuş olan fren sensor kablosuna bunu da havya ile lehimleyip tamir etmiştim. Geçenlerde ön fren disk ve balatalarını değiştirtmiştim. Usta söktüğü zaman gördüm. Hali hazırda 2 yıl önce tamir ettiğim gibi sapa sağlamdı kablo  :D



Ve kendi değiştirdiğim polen filtresi. Bu polen filtresi hemen ön yolcu tarafında torpidonun altındadır. Torpidonun altına yatınca gözüken 3 somunu söktüğünüzde bu filtreyi kolaylıkla değiştirebilirsiniz. Değişimi zor değil ama ulaşması çok pratik değil elbet. Artık kendi aracımda polen filtresi, hava filtresi, yağ filtresi, bujiler, motor yağı, hidrolik yağı ve şanzıman yağı gibi değişebilecek şeyleri kendim değiştiriyorum. Zamanında bunları değiştirmek için ustalara para veriyordum. Yakın zaman önce aldığım bir karar doğrultusunda ne olursa olsun, ustaya verecek olduğum parayı alete verip kendim halletmeye çalışıyorum. Aracımda yaptığım tamiratları buradan devamında paylaşacağım.



Ve gelelim genleşme kabına. Arkadaşlar motor soğutma suyunun bulunduğu bu kap bende lanet bir hal almıştı artık. Üzerinden 2 yıl geçti, ben temizledikçe o paslanıyordu. En sonunda özellikle kışın damlatma sorunu artan radyatörün fişini çektim ve yenisi ile değiştirdim. Eski su kabı üzerinde duruyordu ve yaklaşık 1 ay kadar önce eski su kabını da yenisi ile değiştirdim. Ancak bu yeni su kabına gelmeden önce aşağıda tarif ettiğim su kabı temizleme işini yapmadan önce ve yaptıktan sonra su kabı nasıl görünüyor ana bir bakalım isterseniz.

Temizlemeden önce görünen kap,







Temizledikten sonra görünen kap,





Temizlemeden önce inanın eski paslı halinde iken araçtaki soğutma sıvısının seviyesi bile gözükmemekteydi. Ancak aşağıda tarif ettiğim şekilde temizledikten sonra bu şekil tertemiz olmuştu 2 yıl önce.

Ve gelelim 2 yıl önce eşimle birlikte araca yaptığımız kılıf dikim işine  :haydi:

2 yıl geçti ancak hala sapa sağlam kendi diktiğimiz kılıfı kullanıyoruz. İkinci çocuğumuz var, biri 5 yaşlarında diğeri 11 aylık ve bu kılıf neler ve nelere katlandı tahmin bile edemezsiniz  :D :D :D

Açıkçası biz kendi diktiğimiz kılıftan çok memnunuz. Kalın bir kumaş ve iyi oturuyor. Ayrıca çıkartıp çamaşır makinesinde yıkayıp ütüleyebilmekteyiz de. Ayrıca deri koltuğun yazın nasıl bir şey olduğunu bilen bilir  :duvar:

Bu kılıf bize hem yazın hem de kışın iyi bir konfor sunmaktadır.









Evet arkadaşlar buraya kadarki kısım 2 yıl önce yaptığım tamirat, tadilat işine aitti. O zaman aracımla başlayan ufak çaplı bu merak ve usta milletine zamanla tepesi atan biri olarak artık zamanla aracım üzerinde daha çok tamirat işleri yapmaya ve araçla ilgili daha fazla bilgi edinmeye başladım. Hatta artık arkadaş ve çevreden gelen farklı marka ve model araçlara dair konularda da yardımcı olabildiğim durumlar fazlası ile olmaktadır.

Şunu da belirtmek isterim. Ben 2 yıl önce aracımda tüp olmadığını ve tüpe karşı olduğumu belirtmiştim. Her ne kadar ekonomik koşullar yakıt konusunda canımı çok acıtsa da hali hazırda aracıma tüp girmemiştir ve asla da giremez. Bir Alfa Rome yu asla tüplü düşünemiyorum bile. Ve yılda ortalama 27.000Km yaptığımı da belirtmek isterim  :lol:

Bir aracı bu denli aktif kullanınca hali hazırda bakımı da çok olmaktadır. Yılda 2 kez sağlam bakıma sokuyorum. Yazlık ve kışlık bakımları ayrı, ayrı yapıyor veya yaptırıyorum. Aracımla birkaç kez Van'a gittim. Zigana'ya çıktım. Akdeniz, Ege, Karadeniz ve Güneydoğu ile İç Anadolu dahil gidilebilecek bir çok yere aracımla gittim. Öyle yollarda aracımı sürdüm ki, bazı yerlerde bırakın bu aracı, tankla gidebilecek olduğunuz arazi koşul ve şartlarında gezdim.

Alfa Romeo bence tam bir tutku. Bu tutkunun kaynağı insanın yolda bir araç üzerinde gezerken, içindeki güç ile aracın gücünün birleşmesinden kaynaklı. Yani yere daha yakın olan bu araçta hissettiğiniz o hızın verdiği heyecan ile sanki bir kaplanın üzerine binmişsiniz de, kaplan pençelerini sonuna kadar açmış ve tüm gücü ile koşuyor gibi. Abartmıyorum ama iyi bakımlı bir Alfa Romeo ya bindiğimde hissettiğim tek şey oluyor, PENÇE  :rock:

Sanki o lastikte pençeler varmış da yola yapışa yapışa gidiyormuş, yola tırnaklarını geçiriyormuş gibi hissediyorsunuz. Ve 3500 devri geçip, varyatör işini yaptığında Alfanızın size mırıldaması kükremeye dönüştüğü an, onda farklı bir RUH un olduğunu hissediyorsunuz. İşte Alfa dan aldığım haz ve keyif bu ve bu keyfi yaşatacak çok az araç var bence.

Son yaptığım şeyden de bahsetmeden geçemeyeceğim. Geçenlerde şehir dışına çıktım. Malumunuz kış mevsimindeyiz. Nevşehir tarafından Ankara ya giriyorum oradan İstanbul'a geçeceğim ve otobandayım. Zaten hava yağışlıydı ve sağlam bir tipi başladı ama ne tipi, öyle böyle değil. Göz gözü görmüyor. Ön camdan görünebilen tek şey bir öndeki aracın lambaları. Çok yoğun bir trafik baş gösterdi, çoğu hafif araç yolda gidemiyor. İlerledikçe emniyet şeridindeki araçların sayısı artmaya başladı. 200.000TL üzerindeki son model araçları bile emniyet şeridine çekmiş, kaputu açmış ve dörtlüleri yakmış vaziyette görünce neler hissettiğimi bilemezsiniz. Yolda 10Km ile anca gidiliyor ve giden hafif araç sayısı azalmaya başladı. Benim derdim yolun tamamıyla kapanmadan kaçmak elbet  :lol:

Önümdeki kamyonlara uzunu çakıp yol istiyorum ama sadece tek şeritte ezilmiş kar var ve ancak oradan millet gidebiliyor. O tek şerit dışında kalan yerleri görmek bile mümkün değil. Yerde sağlam 1 karış kar var. Bendeki 4 lastik de kış lastiği ve sıfır. En sonunda kafamdaki şalter attı ve sol kısımdaki bir karış karlı kısma çıkıp selektör çaka, çaka sollamaya başladım ünümdeki kamyon yığınını.

Akabinde kamyonlar bittikten sonra önüm açıldı ama bir halt gördüğüm de yok. Yolu sadece sağ ve soldaki elektrik direklerine bakara ortalamaya çalışıp gitmeye gayret ediyorum. Neyse belli kilometre sonra tipi biraz hafifledi ama yerde hala 1 karış kar mevcut. Tek tük tuzlama araçları görüyorum ama onlar da tek şeridi tuzluyorlar. Orada da ekseriyetten kamyon veya 4 x 4 tarzı araçlar oluyor.

O an hiç yapılmayacak bir şey yaptım ve tam bir karışlık kar ve buzun olduğu boş olan şeritte yaklaşık 200Km gittim.

Bu mesafeyi bu zeminde tam 120Km hız ile gittim. Üstünü azcık aşmış da olabiliriz  :lol: ama kuralar ve limit dahilinde elbet  :kahve: Zaman zaman kazalar gördüm ve yol gerçekten berbattı. Ancak 1 karış kar ve buzun üzerinde saatte 120Km hız ile gitmek inanın manyak bir şey. Tek kelime ile delilik lakin alınan haz, tarifsiz bence. Milletin maksimum 30Km gittiği ve çoğu aracın ilerleyemediği için emniyet şeridinde beklediği ve bir kısmının çekici üzerinde gittiği bir yol ve şartta 200Km mesafeyi 120Km ile gidiyor olmak çılgıncaydı.

Dikiz aynasından görebildiğim tek şey, arka lastiklerin yerden kaldırdığı kar fırtınasıydı  :S Solladığım araba bile görünmüyordu. Yüzbinlerce liralık araçların yanından mermi gibi gittiğini hissetmek tarifsiz bir zevkti.

Bolu'ya yaklaştığımda bir mola yerine girdim. Zira aracın ön cam su fıskiyesi donmuş ve su püskürtmüyordu. Bakımları ve antifriz seviyeleri normaldi ama ona rağmen tipide o hızla gidince donmuşlardı. Çalışan tek şey sileceklerdi ve sileceklerle gelebilmiştim.

Mola yerine girdiğimde araç şu şekildi,





Evet bu kar değil buz. Aracın sadece rüzgar direnci olan kısımlarda buz kalıplaşmıştı. Ön kısımda 2-3 santimlik buz kalıp halindeydi. Mola yerinde yıkamacıya su ile buzları çözdürüp yoluma devam ettim.

Elbette her zevkin bir bedeli oluyor maalesef  :lol:

Bu zevkli sürüşün bedeli de aks kafaları oldu. İç ve dış takım olarak aks kafalarını aldım. Lakin henüz takmak fırsat olmadı.

Usta milletine gıcığım olduğu için zor ve teknik bir iş olan aks değiştirme işini de kendim yapacağım. Hatta yaza doğru da triger değiştirme işini de kendim yapma niyetim var. Ve yaptıkça da amatör tamirat ve tadilat çalışmalarımı buradan paylaşmaya devam edeceğim.

Bu ara dmax de yayımlanmakta olan orijinal adı ile Wheeler Dealers programının bir hayranıyım. Programdan ayrılan Edd China yı ve yaptıklarını taktir ediyor ve kendisini beğenerek Youtube üzerinden de takip ediyorum.

Birçok konuda bilgi dağarcığımı genişleten bu program ile Youtube üzerinden kanalında çalışmalar sunan Edd China yı takip etmenizi tavsiye ederim.

Neyse geyiği fazla uzatmadan son yaptığım işe gelelim.

Antifriz damıtmak, filtrelemek veya sentezlemek kimyada karşılığı her ne ise o işte  :D :D :D

Şöyle bir düzenek yaptım,





5 litrelik pet su şişesini kesip ters çevirerek içerisine kum koydum. Kumlar dökülmesin diye de eski bir bezi 2 kat olarak kapağa sabitledim. Ancak kumu içeriye koymadan evvel 6-7 defa temiz su ile iyice yıkadım. Araç üzerine yeni aldığım su kabını takacaktım ancak paslı olan soğutma suyundaki pası filtrelemek istiyordum. Temiz kaba paslı su koymak istemedim. Ayrıca motor suyunu kışa girmeden değiştirdiğim için tekrardan değiştirmek de istemedim.

O nedenle bu filtre düzeneğini yaptım.

Akabinde motorda kalan suyu da pratik bir şekilde filtreleyeyim dedim. Ve sökmüş olduğum kabın çıkış hortumuna daha büyük bir hortum bağlayıp motordan kaba direk boşalttım. Aracı çalıştırdığımda klimayı da açtım ki orada temizlenmeyen su kalmasın diye.

Ayrıca bu işlemi yaparken genleşme kabını yerine taktım ve içine biraz filtrelenmiş su koydum. Her defasında araçtan genleşme kabındaki su kadar su çekip filtreliyor ve tekrar kaba koyuyordum. Zira araç hava yapabilir ve havasını almak gerekebilirdi.



Sonuç olarak aracın içindeki tüm soğutma suyunu bu şekil filtreden geçirerek motora geri verdim.





Sıfır genleşme kabı ve filtrelenmiş motor suyu.

Elbette bu işlemi yapmadan önce bir Antifiriz Bomesi satın alıp, filtreleme işleminden önce ve sonrasını kontrol ettim. Bir değişiklik yoktu.

Benim amacım daha kalın partikülleri temizlemek olduğu için kalın bir kum kullandım ve kum seviyesini fazla artırmadım. Sonucu gerçekten çok beğendim. Baya kilo metre de kullandım ve hala kap ilk koyduğum gibi ter temiz.

Bu ara bir bilgi de paylaşmak isterim. Eski kabın içi pütürlü bir yapıdaydı. Sanırım zamanla antifiriz kabın plastiğin iç yüzeyinde belli bir değişime ve aşınmaya neden oluyor. O nedenle kabı ne kadar temizlersem temizleyeyim tekrardan kısa bir süre sonra kabın içinde pas oluşumu gözlemliyordum. Gerçi bu kötü de sayılmaz, neden derseniz, kaba tutunamayan bu pas ve tortu demek oluyor ki başka yere tutunacak ve başka yerleri tıkayabilecek. O nedenle genleşme kabının içinde kaba tortuları tutsun diye kanallı bir yapı vardır. Zamanla bu kanalların içinde pas ve tortu birikir ve belli zamanlarda temizlenmesi gerektiği kanısındayım. Hatta belli bir kullanımdan sonra bu kabı komple değiştirmek daha iyi olacaktır. Değişik soğutma sistemi yıkama veya özel makineler ile flush denilen bu işlemi yapmak veya yaptırmak da mümkün elbet. Lakin ben alüminyum malzemeden oluşan motor blok içine farklı bir kimyevi madde girsin istemediğim için bu şekil kendim yaptım. Belli aralıklar ile bu filtreleme işini yapacağım. Ve bunu yaptıkça da ve belli kilometrede bir motor suyunu komple değiştirince de bu noktadan ciddi bir sorun ile karşılaşmayacağımı tahmin ediyorum.

Evet amatör maceram şimdilik bu kadardır.

İlerleyen süreçte bu sayfadan paylaşımda bulunacağım.

Saygılarımla.
Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

umitkilic

  • Membro
  • İleti: 378
    • Çevrimdışı
Memlekete sizin gibi insanlar lazım.insanın birşeyleri kendisinin yapması,yapabilmesi ne kadar zevkli,değil mi?


Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

ysbilgin

  • Membro
  • İleti: 418
    • Çevrimdışı
Elinize sağlık, bir şeyleri kendinin halletmesi kadar güzel bir şey yok.
Ama koltuk kılıfları üzerine bir şerh düşmek istiyorum. :)
Hayat sıkıcı otomobillere binmek için çok kısa!

Theillest

  • Membro
  • İleti: 820
    • Çevrimdışı
Aynı düşüncelere katılıyorum hocam ve kendi aracımda bir çok şeyi kendim yaptım ve inanın kendi yaptığınız kadar ustalar uğraşmıyor ve baştan sağma yapıyor şükür 4 senedir bir kere bizi yolda bırakmadı . Hatta lift alma düşüncesi bile var araba bizde kalırsa amatörce uğraşmak için bakalım :) Bende sadece kılıfları sevemedim diyebilirim ama el emeğiniz var elinize sağlık .

LG-H815 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Alfista35

  • Membro
  • İleti: 284
    • Çevrimdışı
Soluksuz okudum , mükemmel bir anlatım ve iş çıkarmışsınız. Tebrik ediyorum.  :alkis:
Alfa Romeo 156 1.6 TS Distinctive

ademirtas

  • Membro
  • İleti: 160
    • Çevrimdışı
Büyük emek var tebrikler...

GM 8 d cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

1996 - Alfa Romeo GTV
2008 - Fiat Grande Punto
1998 - Alfa Romeo 156
2000 - Alfa Romeo 156 SS
2006 - Alfa Romeo 159 JTDm
1999 - Alfa Romeo 156 2.5 V6

S.Asil

  • Membro
  • İleti: 98
    • Çevrimdışı
Bir nefeste okudum , ellerinize sağlık , keyifli sürüşler :)
Alfa Romeo 156 SW mk2 (1)
Alfa Romeo 156 1.9JTD mk1.5 (2)

legolas

  • Membro
  • İleti: 94
    • Çevrimdışı
Çok keyifle okudum, hem yaptıklarınız hem de bunu güzel hikayeleştirmeniz çok güzel. Ellerinize sağlık, yolunuz açık olsun.

Alsift140

  • Membro
  • İleti: 265
    • Çevrimdışı
Elinize sağlık, ufak şeyler için ustalara para kaptırmaya hiç gerek yok gerçekten.

Yanlız karda o şekilde gitmenizin başarısı alfa'nın değil lastiklerin başarısı, genede büyük risk almışsınız bidaha yapmayın bence.

Genleşme kabını temizledikçe kirleniyorsa kir ve pas olmayabilir, silindir contasından, egzoz dumanı ve yağ giriyor olabilir soğutma suyuna, dikkatli gözlem yapın derim.

Ufak bir eleştiri yapmak istiyorum müsaadenizle, koltuk kılıflarını söküp atın bence,alfa ya yakışmaz kılıf falan

HTC 10 evo cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

umdere

  • Membro
  • İleti: 16
    • Çevrimdışı
Çok güzel işler çıkartmışsınız. Ben de dediğiniz gibi usta milletinin ukalalık ve sahtekarlığından sıkıldığım için kendi işimi olabildiğince kendim yapıyorum.
Bende ağır hasar kayıtlı Giulietta olduğu için ve toplayan kişi berbat topladığı için de bayağı iş yaptım :)

ONEPLUS A3010 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi

Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

alperturkeri

  • Membro
  • İleti: 108
    • Çevrimdışı
Elinize sağlık insanın kendi problemini çözmesini verdiği mutluluk paha biçilemez bence :)
Alfisti Turkey Faydalı Bağlantılar:
İlk Okunacak Başlık | Forum Kuralları | Resim Ekleme Sanatı

olcaycharger

  • Membro
  • İleti: 162
    • Çevrimdışı
Aynı benim kafasınız. Bende bıktım piyasadaki çakallardan iş bilmez insanlardan. Kolay gelsin ve başarılar...
Olcay Meral
1998 156 2.5 V6 24V Nero

Vesper

  • Membro
  • İleti: 100
    • Çevrimdışı
Keyifle okuyanlardanım, elinize sağlık :)
2013 1.4 170 Hp TCT Giulietta "Nero Etna"

 

GoogleTagged



SimplePortal 2.3.7 © 2008-2021, SimplePortal