-3 lerde dolaştığımız şu günlerde ( izmir deyip geçmeyin tire izmire benzemez
) el freninizin tutmucam dediği oluyor mu? hayır yıllarca bingöl de yaşadım ve eksi derecelerde el freni kullanmam( donarsa fena olur
) ama kısa süreli duraklamalarımda da el frenini çektiğimde bana direnç gösteriyor ve tutmayıp geri düşüyor... arabam alfa yerine volvo falan olsa "hımm hava soğuk, el frenini çekme bakiim" demek istiyo dicem ama alfa işte.. böyle şeylere aklı çalışmaz...
var mı bunu yaşayan 147 ve 156 sahipleri?
abi bunu ben de biliyorum ama kısa süreli duraklamalarda motoru kapatmayıp el freni ile durabilmek istiyorum sadece o kadar...
tufancım -3 değil sadece, sıcaklık sıfıra yaklaştığı yani ciddi ölçüde soğuduğu her zaman bu isteksizliği yapıyor.. muhtemelen normalde de gergin olan sistem hava daha da soğuyunca tutmayacam diyor.. yoksa normal boşluk bırakılmış bir sistemde bu sıcaklık değişimlerine uyabilmesi gerekir... ya da bilerek fazla boşluk bırakılmadı soğukda kullanılmasın diye ama bunu alfadan beklemiyorum, yapan bir üretici de duymadım:)
quote:
her alfanın farklı bir karakteri var diye boşuna demiyoruz burda :))
bende ilk defa duydum sabah burasında 0 civarıydı olmadı hiç o tarz birşey...
Çok ilginç.. Tamam soğukta tel gerginleşir ama hiç tutmayacak şekilde ayarlandığını filan zannetmiyorum ben.. Normal sıcaklıkta kaç kademe çekilebiliyor acaba el freninin Ulvi.. Onu normal tutan bir 147 ile karşılaştırmak lazım..
çok teşekkür ederim. o gün başıma gelenler tamamen talihsizlikler zinciri. bu kadar şanssızlık üst üste gelmesi inanılmaz bir şeydi. neyse sağlık olsun.
ben şimdi destan yazmadan konuyu özetlemeye çalışayım. yerde 3-4 cm buz vardı ve otoparktan çıktıktan kısa bir süre sonra bir sorun olduğunu anladım. meğersem sağ arka lastik dönmüyormuş. 1-2 dk sonra dönmeye karar verdim. 3 tekerlekle canavar gibi gidiyordum. ta ki çok hafif eğimli bir yokuş gelene kadar. 3 tekerle o yokuşu çıkamadım.
bu yol aslında 2 şerit bir yoldu ama kar yüzünden tek şeride düşmüştü. arabayı sağa çektim biraz ama sakat duruyordu. tek şerit yolu iyice daraltıyordum. geri geri de gidilecek durum yoktu. 1 km falan gitmem gerekiyordu. çevreden 3-4 kişi yardıma geldi ve arabayı sağa çekmeye karar verdik.
sağa park etmemi engelleyen 30-40 cmlik bir kar bariyeri vardı. sağ arka teker dönmediği için de aşamıyorduk bir türlü. üçüncü veya dördüncü denemede hep beraber bir çaba yüklendi arklar. araba engeli aştı ve yokuş aşağı kaymaya başladı. frene asıldım, el frenini çektim ama hiç fayda etmedi. belki 10 mt kaydıktan sonra yol kenarında karların arasına gömülmüş park halindeki bir arabaya çarparak durabildi. 2 arabanın tamponu da patladı.
yine allaha şükür diyorum 4-5 kişi arabayı çeşitli yerlerinden itmeye çalışıyorduk. bir anlık dalgınlıkla altına birini de alabilirdi, iki araba arasında sıkışan da olabilirdi. allaha şükür cana geleceğine mala geldi.
çok büyük şansızlık geçmiş olsun!
Geçmiş olsun anılcım..
El freni olayında bugün benzer bir kaç hikaye duydum.. İyice soğuklarda arabayı el freni çekili bırakmamak mantıklı bir hareket..
geçmiş olsun anılcım..ben çok dikkat ederdim bu el freni mevzuuna ama bu sabah ta benim başıma geldi..dün akşam el alışkanlığı çekmişim el frenini..içime doğmuş gibi bir kavanoz sıcak su ile indim evden ve donan kilidimi açtım..arabayı bir güzel çalıştırdım ve ısıttım..
sonra çıktım bizim sokaktan ana caddeye..ama bi enayilik var..bir baktım ki iki arka lastik de kilit :) neyse bi koşu evden bir kova sıcak su aldım ve jantlardan içeri balatalara döktüm ama bana mısın demedi...ileri geri ileri geri onlarca defadan sonra dönmeye karar verdi ama giderken gazı kesince araba direk durma eğilimine giriyordu..iş yerime vardım neyse, yaklaşık 2-3 km. ..muhtemelen arka diskler ile balataları bir miktar eskittim bu sayede...
Aksilikler bitmedi, bu sefer de binerken açtığım kapı kilidi tekerleklerle uğraşırken ve yoldaykenki süreçte donmuş tekrar..kısacası kapıları kilitleyemeden fabrikadan içeri girdim ...1-2 saat sonra birini gönderip kapıları kilitlettim..
Buradan sonrası komik..Bizim adama kapıların dördünü de kontrol ettin mi dedim, benimle kafa yapma bülent bey arabanın iki tane kapısı var demesin mi :))
Akşam iş çıkışı baktım neyseki kalan kapılarını da kilitlemiş :)
4 kapı olayı çok iyi ya :)) zaten arabaya yeni binicek birileri olduğu zaman direk ön kapıya filan yöneliyorlar. hele yol kenarından birilerini alıcaksan inip kapıyı açman lazım, yoksa öle bakınıyor insanlar. garip geliyor bilmemeleri.
çok teşekkür ederim arklar. nerdeyse 1 sene önce oldu bu olay. buzun şakası olmuyormuş gerçekten. o zaman anladım. o araba nasıl fırladı, nasıl o kadar kaydı hala kavrayamadım. biri kameraya çekseydi ibret-i alem koyardık siteye
bülent senin anlattığın olay da ayrı bir komedi. arka kapılar bu arabaların en büyük esprisi gerçekten
peki sevgili bülent arabayı çıkarman kesin gerekiyor muydu? bence zorlamasan daha iyi olurdu ama?
ya sorma, ara sokaktan caddeye çıkana kadar emin olamadım dönmediklerine. Araba normal ilerliyordu çünkü :) tam caddeye çıkarken tatlı tatlı attı arkasını. Ben zaten zaman zaman el freni ile döndüğüm için dönreken hemen uyandım arkaların kilitlendiğini :)
Yola da çıkmış bulundum, bi de karadenizli inadı bindi artık dönüş yoktu yani :)