(https://live.staticflickr.com/65535/55144636705_5ba88f5ff5_c.jpg) (https://flic.kr/p/2s1WFhn)Alfa-Romeo 156-1997 (https://flic.kr/p/2s1WFhn) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
24 Kasım 1997 gecesi ,21 farklı Avrupa ülkesinden 56 tane gazetecinin gönderdiği oylarla gerçekleştirilen "1998 Yılın Otomobili" seçimlerini en yakın rakibi Golf'ten neredeyse 2 kat fazla puan toplayarak Alfa 156 kazanmıştı.56 gazetecinin 40'ının tam puan verdiği 156 bu ezici üstünlüğüyle Alfa Romeo tarihinde ilk kez " Car Of The Year " ödülünü almıştı.
Alfa 156 ,Walter da Silva'nın Alfa Romeo 156 için ortaya koyduğu etkileyici tasarım dilini , zarafet ve kaslı gövde hatlarıyla birleştirmişti . 156 ,Alfa Romeo'nun klasik dönemlerinden gelen karakteristik detaylarla birleşerek markanın köklü kimliğini modern bir yorumla yeniden ortaya koyuyordu. Bu tasarım, Alfa Romeo'nun imajını yenilemek için harika bir fırsattı. 156 yalnızca görünümüyle değil, sunduğu teknik altyapıyla da dikkat çekiyordu. Keyifli sürüş karakterine sahip motor seçenekleri ve önceki modellere kıyasla (155,75) belirgin şekilde yükselen üretim kalitesi, modelin güçlü yönleri arasındaydı. Bunun yanında tamamen yenilenen ve oldukça gelişmiş bir süspansiyon sistemi sayesinde otomobil, segmentinde örnek gösterilecek seviyede bir yol tutuş sergiliyordu. 12 Ocak 1998 tarihinde İsveç'in Stokholm kentinde "Yılın Otomobili" ödülü resmi olarak 156'ya takdim edildi.
Marka ,yeni modelinde inovasyonu ve yaratıcılığı Alfa Romeo genleriyle birleştirmişti, 1.6 Twinspark, 1.8 Twinspark , 1.9 JTD , 2.0 Twinspark , 2.4 JTD , 2.5 V6 (6 ileri) motor seçenekleri ilk olarak satışa sunulmuştu .Bu geniş motor yelpazesine 2002 yılında makyajla birlikte 3.2 GTA modeli de eklenmişti. Bu motor seçeneklerinin içinde tartışmasız en dikkat çekeni ilk defa "Common Rail" teknolojili binek otomobil motoru olan 2.4 JTD olmuştu.
Common RailKısaca bahsedersek Common Rail; bir kontrolcü tarafından kontrol edilen enjektörlerin değişen yük durumlarına göre basıncı ve miktarı ayarlayıp yanma odasına yüksek basınçla püskürtme operasyonudur.Bu teknoloji dizel motoru modern hale dönüştürüp ,aile otomobillerinde konforlu ve verimli şekilde kullanabilmesinde büyük rol oynadı.90'ların başında Fiat'ın bünyesindeki Magneti Marelli tarafından geliştirildi ancak Fiat o zaman ki mali zorluklar nedeniyle dünya çapında sistemi milyonlarca araca tedarik edebilecek üretim kapasitesine ve yatırım bütçesine sahip değildi. Teknolojiyi BOSCH satın almıştı, Fiat, patentleri satarken teknolojiyi ilk kullanan marka olma ayrıcalığını saklı tuttu. Alfa Romeo, 155 modelinin beklenen etkiyi yaratamaması nedeniyle zor bir dönemden geçiyordu. Fiat yönetimi, yeni model olan 156'nın sadece tasarımıyla değil, teknik özellikleriyle de devrim yaratmasını istiyordu. "Common Rail" gibi çığır açan bir teknolojinin bu modelde tanıtılması, markanın teknolojik liderliğini kanıtlamak için mükemmel bir fırsattı. Fiat, bu teknolojiyi ilk kullanan olma hakkını saklı tuttuğu için, Mercedes-Benz aynı yıl bu teknolojiyi (CDI adıyla) duyurmasına rağmen, Alfa Romeo 156 birkaç haftalık bir farkla "dünyanın ilk common rail binek aracı" ünvanını tarihe geçirdi.(https://live.staticflickr.com/65535/55140766126_a4da489549.jpg) (https://flic.kr/p/2s1AQGf)görsel_2026-03-11_011709003 (https://flic.kr/p/2s1AQGf) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
2.0 , 1.8 ve 1.6 Twinspark motorları 155, 144 ve 120 beygir güç üreterek çoğu rakiplerinden daha güçlüydü ve devir çevirme isteğiyle en azından benim kullandığım akranlarından (Audi A4, BMW 3.16 ) daha zevkli ve handling konusunda öne çıkıyordu.3 farklı hacimdeki motorlar çok benzese de küçük bir dipnot :1.6 ve 1.8 hacimden farklı olarak, 2 litre Twinspark piston kolu boyundan dolayı balans(denge) miline sahiptir.
Ürün gamında bulunan 1.6 1.8 2.0 üniteleri her ne kadar Twinspark olarak isimlendirilse de; ilk versiyon Euro 2 Twinsparklarda bir bobin kendi silindirinin ana bujisini ve başka bir silindirin yardımcı bujisini ateşler. Örneğin; (1.bobin 4.silindirin yardımcı bujisini ateşler, 2.bobinlede 3.bobin aynı şekilde iş birliği yapar).Makyajla birlikte Euro3 normlarına geçince, "Wastedspark" yerini "Twinspark"a bıraktı( burdaki "Twinspark" ateşleme tipinin ismidir). Yeni tipte her bobin kendi ana bujisini ve hemen ardından kendi yardımcı bujisini senkronize olarak ateşler .Bu ateşleme değişikliği, emisyon değerlerini ekstra katalizörle birlikte Euro3 standartlarına uygun hale getirmiştir.
Ülkemizde bazı ustalar , Euro2 TS motorlara yeni tip buji kablosu takabiliyor gerekçeleri Alfa da bu güncellemeyi yapmış olması fakat ; Euro2-3 motorların elektronik kontrol üniteleri (ECU) bile farklı.
Ayrıca Euro 3 normlarına geçişte 2.0 ünitenin gücü 155 HP 187 nm tork değerinden, 150 HP ,181 nm tork değerlerine düşmüştür . Tork düşmesine rağmen Euro3 2.0TS, maksimum torkunu 300 devir düşükte verebiliyor.
TS motorların yanında 2.5 V6 "Busso" seçeneği de satışa sunulmuştu. 2.5 60 derece V makine Ferrari çığlıklarıyla Type932 şasesine terzi işi oturmuştu. 80'li yılların başında GTV6 ile ünlenen bu motor sesi ve tınısıyla "İl Violino di Arese" Arese'nin kemanı olarak anılmaya başlar. 2.5 V6 seçeneğinin yanına 2002 yılında GTA modeliyle birlikte 3.2 versiyonu da katıldı. Bu versiyon 250HP gücünde Busso V6'nın yaklaşık 30 yıllık hayatında geldiği en son noktaydı ve büyük Busso anlamına gelen " Bussone" olarak anıldı.
(https://live.staticflickr.com/65535/55147962925_6f65cfb8bb.jpg) (https://flic.kr/p/2s2eJ3Z)Adsız (https://flic.kr/p/2s2eJ3Z) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Tasarım
Walter de Silva'nın şefliğinde Alfa Romeo radikal kararlar alıp yeni bir berlina üretmişti. Gizli arka kapı kolları ilk defa bir otomobilde görülüyordu. Benim asıl dikkatimi çeken; arka kapı kollarının döneminin ne kadar ilerisinde olduğundan ziyade, bunun ön kapı kollarının retro tasarımıyla birlikte harmanlanarak kullanılabilmesi olmuştur. Diğer radikal bir tasarım öğesi de plakanın, otomobillerde alışılagelmişin dışında sol tarafta bulunmasıdır. Alfa 156'nın yekpare tasarımı, ön tarafta "Scudetto" olarak adlandırılan kalp formundaki panjurla başlıyor; otomobilin geri kalanı ise bu panjura göre ölçeklendirilmiş. Alfa Romeo 156'nın tasarımındaki en radikal dokunuş, hiç şüphesiz merkeze değil, sola yerleştirilen asimetrik plakadır. Markanın ruhunu temsil eden 'Scudetto' ızgarasının tamponun alt kısmına kadar uzanması, geleneksel plaka yerleşimini imkansız kılmış; Walter usta , estetikten ödün vermemek adına plakayı yana kaydırmıştır. Bu zorunluluktan doğan asimetri, 156'ya karakteristik bir 'bakış' kazandırırken, onu sıradan sedanların simetrik ve sıkıcı görüntüsünden koparıp, adeta kişi bir spor otomobil havasına sokmuştur. Bugün bile caddede bir 156 gördüğünüzde dikkatinizi çeken o ilk detay, aslında otomotiv tasarımında görsel imzanın ne kadar güçlü olabileceğinin kanıtıdır
(https://live.staticflickr.com/65535/55142763404_fa466605c5.jpg) (https://flic.kr/p/2s1M5q5)ext (https://flic.kr/p/2s1M5q5) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
(https://live.staticflickr.com/65535/55142914275_f32b002ceb.jpg) (https://flic.kr/p/2s1MRgi)ext1 (https://flic.kr/p/2s1MRgi) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Walter De Silva kitabında, 156'nın tasarımı için birçok farklı çizim yaptığını yazmış ve bu çizimleri paylaşmış; son olarak kabul edilen çizim ise 156'yı yaratmıştı.
Sanırım kabul görmeyen çizimleri geliştirip VAG grubuna geçince o tasarımlardan modeller yaratmış :D çizimlerin bazı Audi ve Volkswagen modellerine benzerliği manidar, Bkz : Audi A4 .
(https://live.staticflickr.com/65535/55142210978_160c8a849b.jpg) (https://flic.kr/p/2s1Jfcu)sketch1 (https://flic.kr/p/2s1Jfcu) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
İç Mekan
Bir Alfista olduğum için söylemiyorum; bence iç-dış mekan akışını tarihte en iyi yakalayan modellerin başında 156 ve 159 geliyor. 156'nın iç mekanında, dışında olduğu gibi eski Alfa modellerinin izleri bulunuyor. Dürbün şeklinde olan devir ve hız göstergeleri ile orta konsolda konumlandırılmış üçlü gösterge, sürücüye hakimiyet hissini veriyor. Deri koltuk opsiyonuyla birlikte Momo üretimi deri koltuklar 4 farklı renk seçeneğiyle sunulmuştu. Ahşap direksiyonları ve vites topuzu da Momo üretimiydi; fakat deri direksiyonları Momo değil, maalesef en azından benim 1998 Kasım üretimi otomobilimin direksiyonu Momo değildi. Açıkça söylemem gerekir ki iç mekanda kalite hissi yer yer düşük (kapılarla torpido birleşimi, taban halısı, aydınlatma lambası gibi). Bunlar dışında torpido, deriler ve ahşaplar oldukça kaliteli hissettiriyor. Elime sıfır ahşap direksiyon ve topuz geçince kalitesine hayran kalmıştım.
(https://live.staticflickr.com/65535/55142530676_03815c652e_c.jpg) (https://flic.kr/p/2s1KTew)interior (https://flic.kr/p/2s1KTew) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
156'nın beni en etkileyen noktalarından bir tanesi deri koltukları; rahatlığı standart kadife koltuklar kadar olmasa da oldukça rahat ve virajda tutan formda. Deri kalitesi son derece yüksek; iyi bakıldığı takdirde 25 yaşında bile güzel görünebiliyor. Alfistiturkey.net adresinde konuları bulunan 2018-2024 yılları arası bana yol arkadaşlığı yapmış olan 3 farklı eski otomobilim buna bir örnek. 156'nın kişiselleştirme seçenekleri arasında Sport Pack 1-2-3 sunulmuş; spor paketin içeriğinde Recaro koltuk, marşpiyel ve yere daha yakın süspansiyon gibi farklılıklar bulunuyor; fakat ne yazık ki ülkemize gelen 156'lar Sport Pack değil, en azından ben rastlamadım. Zamanın distribütörü Zeytinoğlu Motorlu Taşıtlar A.Ş.; 2.0 ve 2.5 V6 motorda alınabilecek opsiyonları deri koltuk, sunroof ve araç telefonu olarak sınırlamış.
Alman modifiye markası Zender, Alfa 156'nın dışı için güzel bir bodykit yapmış ve Alfa Romeo bunu kataloglarında da kullanıcıya sunmuştu. Benim bildiğim bir tane kırmızı fabrikasyon komple Zender bodykitli 2002 Selespeed ve alfisturkey.net'te konusu olan, sonradan orijinal parçalarla Zender bodykit yapılan 1999 manuel vites bir 156 var.
(https://live.staticflickr.com/65535/55143409317_3cce8ef24e_c.jpg) (https://flic.kr/p/2s1Qoqv)broşür4 (https://flic.kr/p/2s1Qoqv) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Yol Tutuş
(https://live.staticflickr.com/65535/55144321016_681f07875f.jpg) (https://flic.kr/p/2s1V4rs)156restyling_4051 (https://flic.kr/p/2s1V4rs) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Bir Alfa Romeo sahibi değilken sürekli duyduğum; 156'nın yol tutuş becerilerinin yüksek olduğuydu. Bu becerilerin kaynağına inince bizi karşılayan, ön tarafta çift salıncaklı bir sistem görüyoruz. Bu sistem, araç gövdesi virajda yana yatsa bile tekerleğin kamber açısını optimize ederek lastiğin yolla olan temasını korumaya yardımcı oluyor. Biraz akademik çalışma taramasında, Slovakya'da bulunan Zilina Üniversitesinde Molnár ve arkadaşlarının yaptığı çalışmaya rastladım (merak edenler kaynakça kısmından makalenin tamamına erişebilir). Makalede 4 farklı tip incelenmiş. Bizim 156'lardaki sistem "Kısa-Uzun ve Açılı Çift Salıncak" (Non-parallel different length) olarak geçiyor; diğerleri ise bildiğimiz "Düz Paralel Kollar". Makalede, benim de çok sevdiğim bir mühendislik programı olan Altair MotionView programı; bir aracın v = 50 km/sa hızla R = 30 m yarıçaplı sola doğru bir virajdan geçişini simüle etmek için kullanılmıştır. Özet olarak; Alfa 156'nın farklı uzunluktaki paralel olmayan kollardan (çift salıncak) oluşan aks yapısı, viraj sırasında dış tekerleği yola tam dik tutmaya çalışıyor; sonuç olarak lastik yere tam basıp maksimum tutunma sağlıyor. Diğer tasarımlarda ise tekerlek dışa doğru yamuluyor (pozitif kamber).
Simülasyon verilerine göre; viraj alırken dikey yükün yaklaşık %68'i dış tekerleğe binerken, iç tekerlekte bu oran %32'ye düşmektedir. Dış tekerleğe binen bu yoğun baskı altında, standart süspansiyon sistemleri tekerlek açısını koruyamayıp verimsiz bir "pozitif kamber" açısına geçiş yaparken; Alfa'nın özel çift salıncak geometrisi, tekerleği yola tam dik tutarak tutunmayı maksimize ediyor.
Bu geometrik kararlılık, direksiyon tepkisi ve sürüş güvenliği üzerinde doğrudan belirleyici bir rol oynar. Pacejka lastik modellemesiyle yapılan analizler; kamber açısının pozitife kaymasıyla birlikte aracın ağırlık merkezinin yörüngeden sapma miktarının (yan kayma açısı) arttığını ve bu durumun "önden kayma" (understeer) eğilimini şiddetlendirdiğini göstermektedir. Özetle Alfa 156'nın viraj içindeki kararlılığı; dış tekerleğin açısal sapmasını sıfıra yakın tutarak yan kaymayı minimuma indirmesi ve bu sayede direksiyon komutlarına sadık kalarak çizgide kalabilmesi sayesinde gerçekleşmektedir.
Makale, kamber ayarı değiştirildiğinde neler olduğunu da test etmiş. Fabrika çıkışı olan -1.1° kamber değeri 0° veya pozitife çekildiğinde, viraj içindeki kamber açısı +2.5° gibi yüksek seviyelere çıkıyor. Helezon yayların esnemesi ve gövde yatması da kamberi oluşturan ana bileşenlerden olduğu için Alfa Romeo; fabrikasyon yayları kısa olan, dolayısıyla gövde yatması daha az olan Sport Pack 156'lar için farklı bir ön-arka düzen geometrisi geliştirmiş.
Bu bağlamda kişisel tavsiyem; 156'nın limitleri sonuna kadar güvenli kullanılmak isteniyorsa ön-arka düzen ayarları tam yerinde olmalı. Arka denge kolundaki en ufak bir yamukluk arka tekerleğe açı verdirip, siz "156'nın virajı çok iyi ya, döner burayı" diyerek girdiğiniz virajda beklenmedik tepkiler verip kaza riski oluşturabilir.
(https://live.staticflickr.com/65535/55144360257_35aa0936a2_z.jpg) (https://flic.kr/p/2s1Vg72)kamber (https://flic.kr/p/2s1Vg72) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Arka tarafta ise işler daha karmaşık; arka traversten tekerleğe giden 2+2 farklı uzunlukta denge kolları, şasiden tekerleğe giden ve sanayilerimizde birden fazla ismi olan (bare kol, tandır kolu gibi) ama benim "arka salıncak" olarak adlandırdığım süspansiyon elemanı, viraj denge çubuğu ve helezonun amortisörün içinde olduğu MacPherson tipi yapı, 156'nın arka süspansiyon sistemini oluşturuyor. İnternette farklı kaynaklardan bulabildiğim kadarıyla 156'nın torsiyonel rijitliği 110.000 kgm/rad (yaklaşık 19.200 Nm/derece) civarındadır ve bu değerle rakiplerinin çoğundan daha rijit bir gövde sunmaktadır.
Kullanıcı deneyimi olarak 156'nın, önden çekişli otomobillerin en zevkli örneklerinden bir tanesi olduğunu söyleyebilirim. Arka taraftaki pasif yönlendirme kabiliyeti, oldukça kısa direksiyon turu, Euro 2 TS motorlardaki telli gaz kelebeği, başarılı frenleri ve karakteristik Twinspark emiş sesi; sportif sürüşteki zevk unsurlarının temellerini oluşturuyor.
(https://live.staticflickr.com/65535/55145671855_af2c6b5f35_c.jpg) (https://flic.kr/p/2s22YZM)italyan-usulu-kalp-agrisi-alfa-romeo-156-gta2930 (https://flic.kr/p/2s22YZM) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Formula 1 Teknolojisini Halka İndiren İlk otomobil
Magneti Marelli, 1989'da Ferrari F1 takımı için geliştirdiği bu sistemi tasarlarken savaş uçaklarının hidrolik kanatçık kontrol mekanizmalarından ilham aldı. Mühendisler, şanzıman gövdesinin tam üzerine Magneti Marelli üretimi elektro-hidrolik bir aktüatör ünitesi (vites robotu) yerleştirdi. Bu ünite, sürücü direksiyon üzerindeki düğmelere bastığı anda yaklaşık 50 bar basınçla çalışan hidrolik pistonlar aracılığıyla debriyaj çatalını ayırır ve vites millerini fiziksel olarak itip çekerek vites değişimini gerçekleştirir. Sürücü kapısı açıldığı an devreye giren elektrikli pompa, sistemi her an vites değişimine hazır tutmak için basınç tüpünde basınç depolar.
İlk olarak Ferrai 355'te kullanılan sistem, 156 tanıtıldıktan 2 sene sonra 156'ya entegre edilmişti. Alfa Romeo'nun "Selespeed" olarak tanıttığı bu teknolojiye kadar "otomatik vites" demek, hantal, vites geçişlerini hissettirmeyen ve yakıt tüketen tork konvertörlü kutular demekti.Selespeed Sürücüye manuel bir aracın mekanik sertliğini hissettiriyordu. Vites küçültürken kendi kendine ara gazı vermesi, o dönem otomatik vites kutusunda devrim yaratmıştı.1999 yılında ne servisler bu karmaşık hidrolik sistemi tamir edebilecek bilgiye sahipti, ne de arıza tespit yöntemleri basitti. Sensör arızaları ve basınç kayıpları sistemi "güvenilmez" damgasıyla baş başa bıraktı.
İlk üretilen Euro2 motora entegre Selespeed 156'lar BOSCH Motronic 3.1 kullanırken, makyajlı versiyon Euro3 motora entegre Selesped 156'lar Motronic 7.3.1 kullanır. Ana kontrolcüyle birlikte Selespeed kontrolcüsü de yeni yazılıma geçmiştir.Yeni yazılımla birlikte Selespeed Rev-Matchleri daha sakin yapıp,eski sürümün CİTY modunda 1.vitese düşmek için nerdeyse durma noktasına gelme zorunluluğu ortadan kalkmıştır. Alfa Romeo ustasından öğrendiğim kadarıyla, 1. Ve 2. Viteslerin dişli ve senkromençleri makyajla birlikte güncellenmiş ve 3-2 , 2-1 geçişleri daha sarsıntısız hale getirilmiş.
Sportwagon
2000 yılına gelindiğinde 156 satışları 200.000 adeti geçmişti ve marka iyi bir trend yakalamıştı tam bu sırada marka Cenevre Otomobil Fuarında Sportwagon versiyonu tanıttı.156 Sportwagon'un tasarımı, Centro Stile Alfa Romeo tarafından geliştirilmiştir. Sedan versiyonunun Walter de Silva tarafından oluşturulan karakteristik çizgileri korunurken, Sportwagon modelinde arka bölüm " Sportif Wagon" olarak yeniden tasarlanmıştır. Amaç, klasik ve hantal station wagon görüntüsünden uzaklaşıp daha sportif ve dinamik bir siluet yaratmaktı. Yükselen omuz çizgisi, eğimli arka cam ve kompakt bagaj tasarımı sayesinde 156 Sportwagon, hem pratik bir kullanım sunan hem de Alfa Romeo'nun sportif DNA'sını yansıtan station wagon haline gelmiştir.Bir dönem ailemize de hizmet etmiş SW 156 , sedandan daha az bir bagaj hacmine sahip.
Sportwagon sadece görsellikten ibaret değildi. Araç yüklendiğinde arkasının yere çökmesini önlemek için opsiyonel olarak sunulan "Nivomat" isimli kendinden seviye ayarlı bir süspansiyon sistemiyle donatılmıştı. Bu sistem, herhangi bir elektronik desteğe ihtiyaç duymadan, aracın sürüş esnasındaki salınımından enerji alarak hidrolik basınç üretir ve aracı yük altındayken bile ideal sürüş yüksekliğinde tutardı.Bagaj kapağının üstüne konumlandırdığı spoiler ile ,sedan aerodinamisini wagon kasa tipinde elde etmeyi amaçlamıştı.
(https://live.staticflickr.com/65535/55149656994_561c564507.jpg) (https://flic.kr/p/2s2opD5)7f57e382ef83798efab2e19d1b7b4a72 (https://flic.kr/p/2s2opD5) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
(https://live.staticflickr.com/65535/55149801335_dc1593bf6d.jpg) (https://flic.kr/p/2s2p9xH)2d51f033ad2abc85517e96e7fc54b364 (https://flic.kr/p/2s2p9xH) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Tüketim
Bazı otomobillerle ekonomik sürüş oldukça zordur; örneğin bir Fransız GTI'ın içindeyken aklıma en son gelecek husus tüketimdir. Alfa 156 bir "hothatch" olmayıp, hatta kompakt D segment bir otomobil olmasına rağmen; 2.0 versiyonuyla dönemin hothatch'lerinin peşinden gidip üstüne onlardan daha iyi dönebildiği için tüketim geri planda kalıyor. Fabrika verilerinden bahsetmek yerine tecrübelerimden bahsetmek isterim.
İki farklı makyaj öncesi 156 ile 60.000 kilometreden fazla yol katettim; yol bilgisayarı olmadığı için hiç net tüketim hesabı yapamadım. Üçüncü 156'm olan makyajlı Selespeed 156'da sonunda yol bilgisayarına erişebilmiştim. Hem Mk2 156'nın ehlileştirilmiş bir model olması hem de benim o dönem çok fazla uzun yol yapmam neticesinde tüketime dikkat etmeye başlamıştım. Değerlerim; Ankara-Sakarya arası 110 km/s sabit hızda 6.3 litreyi göstermişti. İstanbul şehir içi trafiğinde ise bu değer 10-11 litre arasında değişiyordu.
Giorgetto Giugiaro'nun Makyaj Operasyonu
Alfa Romeo; Walter De Silva'nın ayrılışını, o yıllarda otomobil tarihinin 20. yüzyılda yaşadığı zirve dönemde DeLorean DMC-12 (Geleceğe Dönüş filmindeki arabadır), Golf Mk1 gibi efsaneleşmiş tasarımlara imzalar atmış, "Yüzyılın Otomobil Tasarımcısı" seçilmiş Giorgetto Giugiaro ile doldurmuştu. Geçmişte de Alfa Romeo için tasarımlar yapmış, marka geleneklerini iyi bilen Giugiaro; 2002 yılında Brera konseptini tasarlamış, ardından 156'nın makyaj operasyonuna girişmişti.
(https://live.staticflickr.com/65535/55145490928_b5b4a0b472_z.jpg) (https://flic.kr/p/2s224dm)Alfa Romeo Brera Concept 1-lg (https://flic.kr/p/2s224dm) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Makyajda ön ve arka tasarım tamamen değişmişti; Walter De Silva'nın imzası olan kesik stop bitimi yerini kaş formuna bırakmıştı, bu stop formu 159'da da devam etti. Otomobil artık daha modern bir yüze ve yeni bir slogana sahipti: "1 hayal, 5 duyu, 6. his". Dipnot olarak; aslında 156'nın makyaj operasyonu, Alfa'nın stil merkezi "Centro Stile Alfa Romeo" tarafından 2002 yılında iç mekan yenilemesi olarak başlatılmıştı. Bu durum, 2002 yılının ikinci ve 2003 yılının ilk yarısında üretilen arabalara dışı makyajsız, içi makyajlı olarak yansımıştı. Bu versiyon, Türkiye sanayilerinde müstehcen bir lakaba sahip olsa da genelde "Mk1.5" olarak biliniyor.
2003 yılının ikinci yarısından sonra üretilen 156'ların ufak bir kısmı hariç tamamı içi ve dışı makyajlı olarak üretildi. Bahsettiğim o "ufak" kısım; motoru pek de ufak olmayan ama üretim adedi az, dolayısıyla özel olan GTA modeliydi. GTA; şişik çamurlukları ve sportif tamponlarıyla birlikte içi makyajlanmış bir Serie 1 156'dır. Alfaowner'dan aldığım bilgiler doğrultusunda, Ekim 2005'e kadar 5.029 adet 156 GTA satılmış; bunların 852 tanesi Selespeed, 2.178 adedi de Sportwagon versiyonmuş. Resmi yollarla giren ve geçmişte Fer-Mas bünyesinde bulunan sadece bir tane TR plakalı 156 GTA vardır.
2005 yılında Walter De Silva verdiği bir röportajda şu cümleyi söylemiş;[/size
Alıntı yapılan: Walter De Silva156'nın yeniden tasarımında burnunu çok fazla uzattılar ve onu bir karıncayiyene dönüştürdüler.Aynı işlemi 147'ye uyguladıklarında sonuç sadece daha büyük bir karıncayiyen oldu."
156 makyaj operasyonu ,159 geliştirilirken markanın 3 yıl orta segment pazarında bulunmasına yardım etti. De Silva'nın kaleminde çıkıp ,Giugiaro'nun makyajladığı bir model olarak tarihe geçti.
(https://live.staticflickr.com/65535/55146147027_33764bb3ec_z.jpg) (https://flic.kr/p/2s25qfp)Alfa_Romeo-156_2.4_JTD-2003-Front.ed12226a (https://flic.kr/p/2s25qfp) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
(https://live.staticflickr.com/65535/55146147542_0fa135e807_z.jpg) (https://flic.kr/p/2s25qph)Alfa_Romeo-156_2.4_JTD-2003-1280-e687df4cff9ec5e28c01903db1d30d3263 (https://flic.kr/p/2s25qph) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
(https://live.staticflickr.com/65535/55147338159_e599291b08_z.jpg) (https://flic.kr/p/2s2bwka)Alfa_Romeo-156_2.4_JTD-2003-1280-7ddd70ba36fee75ba5ce521a9231937b3d (https://flic.kr/p/2s2bwka) by tomsawyer (https://www.flickr.com/photos/186671299@N08/), on Flickr
Günümüzde Alfa 156
Makaleyi yazdığım tarih olan Mart 2026'da bir 156 sahibi olmak hala mümkün ve temizi bulunabilir durumda. 2018-2024 arasında kullanmış olduğum 4 farklı 156'nın hiçbir parçasını bulamama sorunu yaşamadım. Hali hazırda topladığım henüz 200.000 kilometreyi yeni geçmiş bir 156'nın parçalarını ararken zorlanmadan buluyorum. Zaman içinde sahip olduğum her 156'nın farklı karakteri vardı,aynı şase aynı motor olmasına rağmen bebeklik günlerinden yıllar geçtiği , geçmiş sahiplerinde tamiratlar gördüğü için farklı karakterlere bürünmüştü. 156'nın bugünlere gelirken kimler tarafından nasıl bakımlar gördüğü çok önemli. Sıradan otomobilde farkına varılmayacak bir direksiyon boşluğu 156'nın sürüş zevkini baltalayıp karakterinde büyük bir ödün vermesine sebep olabilir, 156'nın o meşhur sürüş karakteri tam olarak bu "hassas denge" üzerine kuruludur. Mühendisler aracı virajda en iyi noktada tutmak için süspansiyon geometrisini çok ince ayarlamışlardır ancak bu denge onu bakım hassasiyetine iter. Lastik basıncınız 2 psi düşse veya rot ayarınız 1 derece kaysa, o muazzam yol tutuşu hemen bozulur. Yani sistem "mükemmel" çalıştığı kadar "hassas" haldedir. Günlük kullanmak isteyenler bu hassasiyetin farkına varıp 156'nın artık " Modern Klasik" sınıfına girdiğini bilip satın almalı.
156 -159 karşılaştırma yazısında görüşmek üzere.
Kaynakça
Denis Molnár, Miroslav Blatnický, Ján Dižo, Vadym Ishchuk,
Numerical Analysis of the Wheel Camber of the Front Axle of a Passenger Car During Cornering,Transportation Research Procedia Volume 74,2023,Pages 379-386,ISSN 2352-1465,https://doi.org/10.1016/j.trpro.2023.11.158. (https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S2352146523004544)
https://www.media.stellantis.com/em-en/alfa-romeo/press/new-alfa-156-and-alfa-156-gta
https://www.caroftheyear.org/winners/1998/index.php
alfaowner.com
https://www.magnetimarelli-parts-and-services.com/news/2022/news/robotised-gearboxes-amt-selespeed.html
https://en.wikipedia.org/wiki/Wasted_spark_system
https://en.wikipedia.org/wiki/Alfa_Romeo_Twin_Spark_engine