Gelin ?Türkçeyi? Yok Edelim!
Başlığı yanlış okumadınız, artık topluca Türkçeyi yok etmeye çalışıyoruz. Madem ki Türkçeyi korumayı beceremiyoruz ve özentiliğimiz yüzünden Türkçeyi her gün biraz daha köreltiyoruz, o zaman en iyisi bu dili kökten yok edelim ve Türkçeden çok daha güzel olan bir dili (İngilizceyi) kullanmaya başlayalım. Böyle yaparsak ne türkçe için dertlenecek bir kişi kalır ne de korumak zorunda olduğumuz bir dil. Geleceğimiz (yani İngilizceye kavuştuğumuz gün), çok güzel olacak.
Şimdi öncelikle bu yazıyı Türkçe yazdığım için özür diliyorum; çünkü pat diye diğer dile geçemeyiz. Sonuçta akıllı insanlarız ve Türkçeyi bir anda yok etmeyi düşünmüyoruz. Zaten bunu yapmamız çok zor olur. Biz önce toplumu bizim gibi düşünmeye çağıracağız, sonra biraz baskı uygulayıp her şeyi İngilizce yapacağız ve bir süre sonra İngilizce kendiliğinden Türkçeyi ezip geçecek. Böylelikle şu ezik, güçsüz ve değersiz Türkçeden kurtulacak ve artık bütün dünyanın iletişim dili hâline gelen, şanlı İngilizceye kavuşmuş olacağız. Ahh, şimdi bile o günleri düşündüğümde heyecanlanıyorum.
Bu yazıyı Türkçe yazmak zorundayım; fakat kurallara bu kadar da dikkat edilmez ki canım! Şu yazıyı biraz çarpıtarak işe başlayalım. En azından Türkçe (tüh, yine büyük harfle yazdım şu dili) karakterleri kullanmayız başlangıçta. Sonra ?k? yerine ?q?; ?v? yerine ?w?, ?ş? yerine ?sh?; ?ç? yerine ?ch? harflerini kullanmaya başlarız. ?Ö? ve ?ü? gibi İngiliz alfabesinde bulunmayan harfleri de kaldırıp atarız. Zaten ?ğ? harfi çok gereksiz, onu da çıkardık mı mis gibi İngiliz alfabesine kavuşmuş oluruz. Böylece kökten İngilizceye geçtiğimizde, çok zorlanmaz bu millet.
Türk gençliği olarak internette kullanılan Türkçeyi ?böle acaip shekiller yaparaq? bozalım. Çevremizdeki herkesi, Türkçe karakter kullanmamaları konusunda uyaralım. ?Bye, ok, thanks? gibi sıradanlaşmış sözcükleri kullanın dememe gerek yok diye düşünüyorum. Zaten bunlar köyde yaşayanların bile dilinden düşmüyor. Bundan böyle İngilizcedeki söz varlığını taşımaya çalışacağız. Yani kimsenin bilmediği, yeni İngilizce sözcükleri kullanarak, bu sözcükleri herkesin öğrenmesini sağlayacağız. Artık ?duygusal? sözcüğü yerine ?emotional? demek moda olsun. Şu güzelim computere bilgisayar demek ne kadar ahmakça bir şey? ?Friend?lerle ?cafe?de ?tea? içerken, ?garson?dan İngilizce ?rap, rock veya metal music? çalmasını isteyelim. Şu ?çalmak? sözcüğü de bir an önce ?play? olsun. Sonra üstümüze İngilizce yazılı ?t-shirt?leri giyerek insanlara artık İngilizce konuşmanın gerekliliğini gösterelim. Aslında bu söylediklerimiz in hepsini şu anda yapıyorlar; fakat biz daha aşırısına gidelim.
Sokaklardaki bütün satıcılarla görüşelim, dükkan adlarını İngilizce yapsınlar. En azından tabelalarına ?shop, center? falan eklesinler şimdilik. Yeni açılan iş yerlerinin de sahipleriyle görüşelim. Gerekirse aramızda para toplayıp dükkanlarına İngilizce ad verenlere ödül verelim. İnsanları bu konuda teşvik etmek lazım. Şöyle uzunca bir caddenin bir ucundan, diğer ucuna baktığımızda, her yeri ışıl ışıl parlayan İngilizce sözcüklerle donatılmış olarak görelim, başka bir dileğim yok. Bütün lokantalardaki yiyecek / içecek listeleri İngilizce olsun. Kırtasiyeler, marketler ve bunlar gibi bütün alışveriş merkezleri, ürünlerin adlarını İngilizce yapsın. Böylece insanlar o İngilizce sözcükleri her gün görüp öğrenirler. İş yerlerine, kapılarına asmaları için ?Welcome? yazılı süs eşyaları hediye edelim. Ayrıca yabancı müzik çalmayan yerlere, topluca gitmeme kararı alalım. Gerekirse insanlarla ?Ya siz hâlâ Türkçe müzik mi dinliyorsunuz?? diyerek dalga geçelim. E aslında bunları yapan da çok. Daha farklı şeyler bulmamız gerekiyor. Türkçeyi yok etmek için, daha etkili çalışmalar yapmamız lazım.
Eğitim dilinin de bir an önce değişmesi gerekiyor. Biz Türkçe konuşmaya bile utanıyorken, onunla eğitim görmemiz resmen felaket bir durum. Önce okuldaki öğretmenlere baskı yaparak işe başlarız. Yazılı kağıtlarını İngilizce ifadelerle süsleriz. İngilizce dersinin, daha çok olmasını isteriz. Sıraların üzerine bile İngilizce sözler kazırız. Hiç olmadı yürüyüş yapar, dersleri İngilizce işlemek istediğimizi söyleriz. Üniversitelerin bile İngilizce eğitim yapması için yetkili makamlara dilekçe yazarız. Hepimiz topluca İngilizce kurslarına yazılırız ve böylece her ilde onlarca yabancı dil (şu güzel İngilizceye yine yabancı dedim, affedin) kurs merkezinin açılmasını sağlarız. Belki ilk aşamada konuşmada zorluk çekebiliriz. Ama temel sözcükleri Türkçe cümlelerin içine sıkıştırabiliri z. ?Mother! Bize bu evening fırında chicken yapar mısın? O yemek very good bence.? biçiminde ifadelerle, İngilizcemizi güçlendirebilir iz diyeceğim; fakat bunları zaten her gün yapıyoruz. İnsanlara Türkçeyi unutturacak başka bir yol yok mu?
Yeni doğan çocuklara Türkçe ad verirlerse, tepkimizi ortaya koyalım. ?Zeynep, Alper, Merve, Ahmet, Yağmur? da neymiş? ?Rose, Martin, John, Melissa? gibi adlar varken, ne gerek var çocukların gelecekleriyle oynamaya? Çocuklardan sonra beslediğimiz hayvanlara da İngilizce adlar verelim. Sonra odamızın kapısına ?Mrs. Angel Girl?s Room / Mr. Spider Child?s Room? gibi takma adlar (yani nickname?ler) asalım. Msn adresinde Türkçe sözcük kullananları silmeyenlere İngilizce konuşmak nasip olmasın, ölene kadar bu çürük dille konuşmak zorunda kalsınlar! Kolumuza İngilizce dövme yaptıralım, maçlarda İngilizce pankart açalım, telefonumuza İngilizce müziklerden zil sesi yükleyelim?
Of, off! Aklıma şu anda Türkiye?de yapılmayan hiçbir şey gelmiyor. En iyisi biz hiçbir şey yapmayalım. Zaten benlik bilincine sahip (!) Türkler, Türkçeyi atıp İngilizceyi getirmek için yapılacak ne varsa yapıyorlar. Bu gidişle çok sürmez 20-30 yıl sonra Türkçenin yalnızca ?adı? kalır büyük olasılıkla.
Dipçe: Bu yazı, güzel dilimiz Türkçedeki yabancılaşmanın ne boyuta ulaşabileceğini farklı bir yaklaşımla gösterebilmek için yazılmıştır. Bütün Türklük değerlerimize TÜRKler?den daha çok zarar veren kimse yoktur. Kendi kuyusunu kazma alanında da biz TÜRKler?den daha yetenekli başka bir ulus yoktur. Ne yazık ki bu yüce ulus, titreyip kendine dönmediği sürece yalnızca dilini değil, bütün benliğini kaybedecektir. Umuyorum ki Yüce Önder?in dediği gibi; ?Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen TÜRK milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtaracaktır.?Kaynak (http://turkmac.com/forum/index.php/topic,12032.0/topicseen.html)
Eline emeğine sağlık Hüseyin Bey.
Keşke, bu dile öğretmenlerimiz gibi herkes sahip çıkabilse.
Ellerinize sağlık. Keşke biraz daha dikkat edebilsek güzel dilimize.
Daha çok televizyonda bozuluyor dilimiz. Kendini aydın zanneden ukalalar,yabancı kelime kullanarak konuşmayı marifet zannediyorlar. Mutlaka, bu ukalaları seyreden televizyonzedeler kullanılan kelimlerden etkileniyorlar.
Teşekkür ederim Hüseyin abi.
Uzun zamandır aklımdaydı böyle bir yazı bulup ve internette forumlarda paylaşmak. Elinize sağlık teşekkürler.
Dünyanın en güzel diline sahibiz, değerini bilelim.
Hüseyin tesekkürler... Dilerim genc neslimiz de bizim gibi kafalarını calıstırıp dillerine sahip cıkarlar diyorum. Ama onlar internet dili ile konusmayı daha uygun görüyorlar. Neleri kaybettiklerinin farkında degiller. Ve bizi tutucu, gelismeye kapalı olarak görüyorlar.
Mümkünse okuyun, okutun. (http://www.sinanoglu.net/)
Her alanda uygulanan vahşi kapitalizmin, toplumumuzu doğrudan etkileyen çok önemli bir sonucu da bu işte.
Artık ülkeleri ele geçirip,kendilerine boyun eğmelerini sağlamak için tanka,topa,füzeye gerek yok.
Her koldan yapılan saldırılar sonucu toplumun kültür birikimi önce aşınmaya uğratılır,sonra da zaman içinde yok edilip,yeni ve bağımlı bir kültür oluşturulur.
Dil ise,bir ülke kültürünün en önemli parçalarındandır;o nedenle de en çok o aşındırılmaya çalışılır.
Bu konuda yetkili ve sorumlu olan kişiler ile kurumlar var olan olumsuzlukları düzeltmek için hiçbir çaba göstermedikleri gibi,adeta teşvik eden bir davranış içindeler.
Ece bizim şimdiki yaşımıza geldiğinde nasıl bir dil konuşacak,doğrusu çok merak ediyorum,ve bu konuda ne yazık ki geleceğe hiç umutla bakamıyorum...
Ohooo siz Azrayla bi konuşun derim ben bunlar ne ki
Büyüyene kadar izin verdim ona ben amcası, bırak keyfini sürsün.
Yazıda bahsedilenlere katılmakla birlikte yine de çok zorda kalırsak ya da bir tercih yapmak durumunda kalırsak İngilizce bir tercih olabilir belki. Doğu bölgelerimizde adı değişen yerleşim birimlerimizi, Türkçe dışında yayın yapan yayın organlarını vesaire gibi hususları da düşünmemiz gerekir eğer bu kadar hassassak diye düşünüyorum.
Diğer taraftan Türkçe'nin özellikle TV kanallarında katledildiği görüşündeyim. Bu konuda bir çözüm belki öpüşmeye, rakı-bira görüntüsüne çocuklara kötü örnek olur diye ceza veren RTÜK'ün kötü Türkçe kullanımına da ceza vermeyi düşünmesi olabilir.
Nerede öyle .........lı RTÜK başkanı Barlas ? Hepsi günü kurtarma peşinde ne yazık ki
Hadi hayırlısı, belki bu örnekle beraber diğer plaza canlıları da bundan örnek alır.
http://ekonomi.milliyet.com.tr/eczacibasi-plaza-dili-ne-savas/ekonomi/detay/1711083/default.htm
Hadi bakalım... :))
Uzun zamandır buna karşı önlem almaya çalışıyoruz. Fakat her atılan adımla beraber, durum sanki daha kötüleşiyor. Okullarda sürekli Türkçe'yi düzgün konuşma, yabancılaştırmama konularında etkinlikler düzenliyoruz ama nafile. Nasıl bir mikropsa bu içimize işleyen, hepimizi esiri almış gidiyor. Yazının tümüne katılmakla beraber, daha nice örnekler var diyebilrim.
Umarım güzel dilimiz Türkçe'yi, bize yabancılaşmadan geri kazanabiliriz.
Çok önemli ve özen gösterilmesi gereken bir konu...Önce evinin önünü süpür derler ya, o yüzden önce bu forumda "LÜTFEN" Türkçe'mizi düzgün kullanalım...
NOT: Yazının son paragrafında "yüce ulus" denmiş ama Türk ulusu hiç de "yüce" bir ulus değil...bence tabii :-X
Eline sağlık.
Turizm sektöründe yıllarca çalıştıktan sonra şunu söyleyebilirim genel geçer bir dil dünya üzerinde mevcut değil. İngilizce sadece bilgisayar program yazı dili olduğu için 1 adım önde haricinde dünyada geçerli dil benim için Türkçe dir. Yıllardır söylerim ama insanımız kendini öyle kaptırmış durumdaki. Ama tabi bu sömürge olmakla alakalı bir durum, nasıl Senegal vb gibi ülkelerin geçerli dili fransızcaysa maalesef Türkiyede de ingilizce genel kabul görüyor
LG-P880 cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
En basitinden tabela kanunun çıkması lazım biran önce... Ağır yaptırımlar uygulanmalı sapık supuk ecnebice tabelalar yazdırıp asan kişilere.
(https://fbcdn-sphotos-f-a.akamaihd.net/hphotos-ak-ash3/942740_10151640526267931_178080274_n.jpg)
Dile, yabanci kelimelerin karistirilmasi, o dile yeterli derecede malik olmamaktan kaynaklidir bana kalir ise. fakat ilk cumlem, gunluk konusmalar icin gecerli olmak ile birlikte, bilim, teknoloji sanayi gibi gelismelerin cogunlugunun bati kaynakli olmasi ve turk dil kurumunun bu yabanci kelimelerin yerine dogru terimleri uretmekte ve insanlara benimsetmekte gec kalmis olmasi bu yozlasmayi kacinilmaz hale getirmistir.
Yine de yukarida yazdiklarim, ?böle acaip shekiller yaparaq? orneginde gorebileceginiz gibi zaten anlatimi bozuk olan bir ifadenin turkcemiz ses yapisi disinda yazima dokulmesinin herhangi bir sekilde hakli gostermez.
Egitimin, ve gercek milliyetcilik ruhunun ulkemizdeki her bireye ve en kucuk devlet politikasina dahi yansitilmasinin yadsinamaz gercegi gozler onundedir. Burada bahsedilen milliyetcilik kelimesi, herhangi bir siyasi partinin goruslerini burada deklare etmek veya reklam etmek amaci ile yazilmamistir. Soylenmek istenen, en basit eurovision sarki yarismasina bile hic bir zaman, fransiz dili haricinde bir dil ile yazilmis bir parca katilmayan bir fransa ulkesinin yaptigi, kendi milli degerlerini boyle basit organizasyonlara bile indirgeyerek, ulke politikasi haline getirmis olmalarinin bizim icin de bir gereklilik oldugunu vurgulamaktir.
saygi ve selam ile,
umarim yazim veya anlatim hatasi yapmamisimdir.
Bence yazıda anlatılan şeylerle yok olmaz.
Yani "Dönerchi" ve benzeri uygulamalar sadece salakça veya geyikçe yapılmış göndermeler/espiriler. Maksat sadece ilgi çekmek. "aa ne değişik heheh" dedirtmek...
Ha bir de forumlarda falan aynen voyager'ın dediği gibi, "böle acaip shekiller yaparaq" şeklindeki yazımlar var. Onlara hastayım.
Ya da "nbr nslsn,grzkl bana dms kii" şeklinde ergen kız mesajları...
Asıl dertler bence bunlar.
Ya da benim asıl takıldığım ve "Türkçe yok oluyor, elden gidiyor" diye felaket tellallığı yapıp, İngilizce veya başka dillerdeki kelimeleri gösterip, forumlarda yabancı takma isimleri, mağaza tabelalarında yabancı isimleri gösterip eyvah tüh tüh diyen bu tip makalelerin, Türkçe'nin asıl temeli olan dilbilgisi ve kelimelerin yanlış kullanımına hiç değinmemesi.
Örneğin toplumun yüzde kaçı İADE'ye "geri iade" diyor bir bakın.
Veya Şarj - Şarz örneği.
Bunları geçtik, birçok kişi dilbilgisinden bihaber.
Ayrı yazılması gereken ki'ler ayrı yazılmıyor. Veya birleştirilecekler ayrı yazılıyor.
Ayrı yazılması gereken de'ler da'lar birleşik, birleşik yazılması gerekenler ayrı yazılıyor. Veya hiç dikkat edilmiyor.
Bir bakın, toplumun yüzde kaçı de'leri da'ları ayrı yazması gerekirken doğru kullanıyor.
Örneğin:
- Arabada beklesin. (Bir şahıstan bahsediyoruz, "O" gizli özne :))
- Araba da beklesin. (Nesneden bahsediyoruz. Arabanın kendisinden)
Ama bunu kesinlikle ayırt edemeyen var.
Ve sırf bu yüzden birçok kişiyle iddialaşıyorum, tartışıyorum.
Kaldı ki bunlar üniversite mezunu vb. insanlar bir de düşünün.
Onu da geçtim, en çok karşılaştığım ve sinir olduğum mevzu ise:
"Yapdım, gitdim, bırakdım, tutdum, bakdım" şeklinde yazanlar.
Bu tip bir yazımı okudukça gözlerime inanamıyorum. Demek ki diyorum bu vatandaşlara eğitim veren bir dilbilgisi hocası yoktu. Ya da bu vatandaşlar bu sırada derste değildi.
Yahu bu hatayı 3-5 kişi yapsa anlayacağım. Nereden çıkmış arkadaş? Kim öğretmiş bu yanlışı doğru diye??? Gerçekten çok merak ediyorum.
Türkçe dediğimiz dil zaten %100 Türkçe değil.
Arapça, Farsça, Fransızca, ne ararsan var. Örneğin: Reklam, şoför gibi kelimeler Türkçe midir :) Fransızca... Telaffuzu bile aynı :)
Bunun üzerine bir de Batı'dan gelen veya teknoloji sayesinde mecburen artık "terim" haline gelen, çoğunluğu İngilizce kelimeler de yerleşmiş. Ha sanıyor musunuz ki diğer diller bundan etkilenmemiş... Hiç mümkün mü?
ABD'de adamlar yazımları kısaltmak için çeşitli terimler uydurmuşlar.
Forumda yazarken anlamayıp hayret ettiği bir şeye WTF? diyor.
4U diyor, "for you" diye okuyor.
Peki "Allah, dilimiz gitti, tüh bittik öldük" diyorlar mı? Hiç sanmıyorum.
Dediğim gibi, bence çok daha önemli olanı, dilbilgisi ve kelimelerin doğru kullanımları.
Şahsen çok dikkat ederim, etmeye çalışırım, buna rağmen bilmediğim, yanlış bildiğim okunuşlar, çeşitli kullanımlar falan varmış. Karşılaştıkça düzeltmeye çalışıyorum.
Türkçe asıl bunlara dikkat edildiğinde yok olmaz.
İsterse "Turkche" yazsınlar.
Geçenlerde birisi "TUVTURK'un isminde niye Ü yok" demiş. Tartışma yine Türkçe'nin yok olmasına gelmiş. Arkadaş, orada iki nokta olmaması ile birşey olmaz, merak etmeyin. Sen dilini doğru kullanıyorsan, kullanmayı biliyorsan, dilbilgisine dikkat ediyorsan zaten sorun yok.
Bir ekleme daha yapayım...
Ülkemizde bazı yabancı şirketlerde komik İngilizce kullanımları oluyor.
Onlara acayip uyuz oluyorum.
Adam geliyor, "bilmemne reportlarını ciyem'e yolladın mı" diyor.
"Raporu genel müdüre yolladın mı" desene arkadaş şuna?
Ya da biri geliyor, "geçende işte aytii geldiii..."
Bilgi İşlem... İsmi var bunun değil mi?
Veya arkadaşımız çok teknik, ultra uzman, süper mühendis... Başlıyor...
"Hacı bunun spec'leri uymuyor, biz buna bi roteyşın yapalım"...
Eeeeeeeeee, Ali Sami ama :)
Bunlar bana son derece özenti şeyler geliyor ve şirketlerde böyle konuşmalar duydukça hem gülmemek için kendimi zor tutuyorum, hem de fena halde sinir oluyorum.
Asıl önemi olan/olması gereken mevzular bence bunlar.
Onur Bey, bu yazdıklarınıza sonuna kadar katılıyorum.
Bunun haricinde bıraktım de'leri, da'ları, her gün kullandığımız herkes, bazen, buğu, yalnız ve şu anda aklıma gelmeyen bir çok kelimeyi hem konuşma hem de yazılı dilinde yanlış kullanıyoruz.
Mesela kendi kullanımımda olan tüm bilgisayarlarda sık kullanılan uzantılarda TDK'nin sayfası mutlaka kayıtlıdır. Sırf emin olmadığım durumlarda yanlış yazmamak ve kendimi düzeltmek için. :)
Kesinlikle hocam, birşeyler daha aklımdaydı, hem uzatmayayım dedim hem de bazı vermek istediğim örnekleri unuttum.
Aynen bunları yazacaktım.
Buğu'ya "buğ" yazan gördüm :) Yalnız ve herkes en büyük yanlış yapılanlar.
Promasyon var :)
Hadi günlük yaşantıda çok önemli değil.
Hürriyet, Milliyet gibi gazetelerde haber giren editörler bile bu yanlışları yapabiliyorlar.
Adamlara yorum yazıyorum, yorumu yayınlamadıkları gibi, düzeltmiyorlar da :)
Millet sağa sola dilekçe yazıyor ediyor... Ama ne yazdığı belli değil. Bir sürü yanlış...
Uygun konu bulamadığım için buraya yazıyorum.İmzalardaki büyük resimler forum estetiğini bozuyor.Sayfa kaydırırken sayfaya resim eklenmiş zannedip durmamıza neden oluyor ayrıca.İmzada sadece yazı olması daha estetik olur gibi duruyor.Ya da illa olacaksa yönetim belli bir boyut belirlesin.Gerçekten göze çok kötü gözüküyor.Dandik paylaşım forumu havası veriyor.
Kubailay Bey, şöyle bir başlık var uygun;
http://www.alfistiturkey.com/forum/alfistiturkey-com/sitenin-yenilenmesi-ve-destek-talebi/220/