Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Otomobil Sevgim ve Alfa Maceram Nasıl Başladı?

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

ATA

Aslında buraya yazacaklarım, daha önce bu sitede okuduğum bazı anılara çok benzemekte, çünkü anımsadığım kadarıyla bazı kişileride Alfa ile tanışması benim gibi çocukluktan başlıyor.

Öncelikle otomobillere merakım nasıl başladığını antalmak istiyorum ama nasıl başladığını bende bilmiyorum. Daha doğrusu kendimi bildim bileli otomobiller benim için çok farklı ve çok özel maddeler oldular. Zaman zaman sadece metal, cam, plastik ve lastik parçalarının birleşiminden ortaya çıkan bu materyalleri neden bu kadar fazla sevdiğimi ben bile anyalamadım ve halihazırda anlayamıyorum. =)

VW Beetle 1303' leri bilirsiniz, yani bildiğimiz tospağa olan bu aracın motoru hepimizin bildiği boxer tipi ve hava soğutmalı olduğundan sesi hayli ilginç ve farklıdır. Ama henüz 1,5 yaşında olan bir bebeğin, salonda otururken sokaktan geçen herhangi bir Beetle sesini duyunca 'vosvos, vosvos!' diye bağırmasından ilginç olamaz herhalde. 2 yaşında ise söyleyeildiği ilk kelimeler ise Anne, Baba, Ayı(dayı), ua(su), dede, kaa (kaan, kuzenim) mamanne(babanne), ananne (annenanne), murat 24 (124), mersemes (mercedes), mitsubisu (mitsubihisi), vosvos! Evet bu ilginç, herkesin ilerde çok akıllı olacağını düşündüğü ve otomobillere bu kadar meraklı olan bebek benmişim, ama büyüdükçe çokta akıllı olmadığım, aklımın sadece otomobillere çalıştığı konusu artık daha çok gündemde.=)) Bu bilgiler annemin benim bebekliğimde tutuğu aylık gibi özel bir defterde yazdığı için kesinlikle doğrudur.

İlk okula başlıyorum ama daha okumayı sökemediğim için ne kadar çok istesem de, bana otomobil dergisi almıyorlar. O dönemlerde en sevdiğim otomobil şüphesiz babamın sahip olduğu İtalyan üretimi Tipo SX. Zaman ilerliyor ilkokul 2 ve 3'e geçiyorum ve okumayı yazmayı o almadıkları otomobil dergileri sayesinde söküp, ilerletiyorum ama Cinali kitaplaından sonra yazıları biraz küçük geliyor =) O zamanlar sadece Otohaber ve Auto Show dergileri var ve benim için en güzel otomobil Tempra SW 2.0. Çünkü hala o Tipo'ya sahibiz ve o serinin en üst modeli o. Ferrari verseler almam, Tempra SW'ye binerim yani o derece, aptalca seviyorum Temparyı. =)

Gene o dönemlerde sınıftan ben ve bir kaç arkadaşım kola kutusuyla maç yapmak yerine okulun bahçesinde ki otomobilleri incelerdik. O zamanlar bizim için en güzel otomobil, kadranın da en çok hız yazan otomobildi. Bu bahçedekilerden biricisi 240km/h gösteren kırmızı renkli bir Alfa, diğeri ise 220Km/h gösteren beyaz Astra F, diğerleride 200km/h ve altı olarak gidiyordu... Şimdilerde anlıyorum ku o 240'lık kadran yepyeni bir 33 1.7ie QV'ye aitmiş. =(

Zaman geçiyor, sene 1999. Tipo'muz bizden önceki sahibinde yaptığı büyük kaza yüzünden elimizde satılık olarak uzun bir süre bekledikten sonra satmayı başarıyoruz ve geçici olarak bir Kia Sephia alıyoruz. Ben o sene orta 2'ye yeni geçmiştim ve yaz aylarıydı. Deli gibi BMW 318 si istiyorum, o zamanlar E36 kasa en güncel model bu arada, biraz pahallı bu yüzden. Yazın sıcaktan pişmiş, baklonda beklerden birden kapının önüne yeşil garip bir Alfa yaklaşıyor. O zamana kadar 156'da dahil Alfa'nın her modelinden, şu anda uzakdoğu otomobillerinden tiksindiğim gibi tiksiniyorum, hatta düşünün modelin 146 olduğundan tereddüd ediyorum =) Çocukluk işte, birde otomobilden anlıyoruz diye geçiniyoruz o zamanlar. Neyse, o yeşil iğrenç Alfa'nın içinden babam iniyor ve ben şaşkınlık içinde 'Bu araba alınır mı?'  falan diye söylenirken kendimi kapıda arabanın yanına gitmeye hazırlanırken buluyorum. Meraklıyım ya, iğrençte olsa gidip kurcalamam lazım =)) Babamda kurcalamak istediğmi bildiği için hemen o kıpkırmızı anahtarı bana uzatıyor ve ben ilk şokumu geçiriyorum. Kırmızı bir anahtar, enteresan... İçine biniyorum, kadranda 220km/h yazıyor, o yaşlarda da ilk baktığım yer orasıymış. Çift airbag, abs, konsolda yazan Alfa Romeo yazısı, koltuk yükseklik ayarı, yuvarlak havalandırmalar pedallarda ve göstergede Alfa logosu beni çok ama çok etkiliyor. Ama cahillik işte bu seferde 1400cc araç, 1600cc Tipo'dan sonra dandik diyorum ama onunda cevabını almam çok uzun sürmüyor... =)

Babam otomobillerden gerçekten anlamaz, her zaman otomobilde sadelik arar. Gösterişten uzak, sessiz sakin otomobiller sever, yolda asla gaza basmaz, sakin kullanır(dı). Ta ki 146'yı alıncaya kadar. Otomobili yıkatmayı lüks olarak gören biriyken, 146'yı her hafta düzenli olarak yıkatmaya başlamıştı. Tam o dönemlerde babamın 1.6 Opel Astra G kasa kullanan yakın bir arkadaşı, bizim 146 1.4 diye dalga geçer dururdu. Bir gün Pamukkale'ye doğru yola çıkacakken 'Sen önce çık, ben nasılsa yetişim.' falan gibi laflar etmişti ama sakin kullanıcı olan babam pek aldırış etmemişti. Otoyolda yanyana giderken aralarında hafif bir yarış başlamıştı ve ben hayatımda ilk kez babamın 140km/h geçtiğini görmüştüm ama benim için daha da keyif verici olan 200km/h e kadar çıkıpda o 1.6 Astra'nın bizi hep yarım boy arkadan takip etmiş olmasıydı =)) Dönüş yolunda da babamın arkadaşı Alfa'yı kullanmak istemiş ve virajlı dağ yollarında kullandıktan sonra, yol tutuşunun çok güzel olduğunu söylemişti ve ben artık resmen, daha otomobil kullanmayı bile bilmiyorken Alfa Romeo'ya aşık olmuştum. Artık sadece ve sadece Alfalar ile ilgili testler okuyordum ve Car&Men adlı dergilde çıkan bir reklamda dünyada ki Alfa fanatiklerine Alfisti denildiğini öğreniyorum. Derginin yılı ve sayısı malesef aklımda değil ama o reklam halen duvarımda asılı.

Günler geçti 146 2 kez bakıma girdi ve o bakım paralarıyla herhalde o zamalar bir Şahin alabilirdik. Tabi o dönemlerde distribitörün saygıdeğer Zeytinoğlu Holding olduğunu unutmamak gerek. '99 krizide vurunca 146'mız, devrik Tipo'ya nazaran kısa sürede satıldı, satıldığı gün ağladım. Gerçekten çok üzülmüştüm, çünkü yaşım gereği hiç kullanma fırsatım olmamıştı...

Lise çağlarında artık son hız yerini, 0-100km/h hızlanma sürelerine bırakmış ve turbolu Subarularla, vtec açan Hondalar ilgimi çekiyordu. Ama her zaman aklımın bir köşesinde Bella'lar vardı ve arşıvlerimin ön özel yeri onlara aitti... Ama bir daha asla Alfa sahibi olamayacağımızı düşünüyordum, ta ki 2006 yılında Focus almaya gittiğimizde ilk gördüğümüz 156'yı yani şimdi ki kullandığım RAL40'ı alıncaya kadar. =) Onca Focus, Fiesra, ek Civic ies baktıktan sonra hiç birisinin içimize sinmediğini anlayarak, babamla birlikte galeride ilk gördüğümüz 156'nın içine binerek 'işte bu' dedik ve sanayide ustalar onay verdikten sonra (Tipo'da azımız yandı bi kere) pazarlığımızı yaparak 156'mızı aldık ve 3 senedir benim bir ara küsmem hariç, hiç şikayetesiz kullanmaktayım.

Yazdıklarım sıkıcı olmasın ve sürükleyici olsun diye uğraştım ama lisede ki denemeleri saymazsak bu benim ilk yazdığım yazı sayılır. Neticede sayısal bölümde sözel görmüyoruz =) Hüseyin Abinin yazdıkları kadar olmasada sıkılmadan okumuşsunuzdur umarım.



Edited by - ATA on 03/05/2009  21:56:32
1997 145 1.4 Ts (1999-2001)
2001 156 1.6 Ts (2006-2015)
1996 Gtv 2.0 V6 Tb
2009 MiTo 1.6 Jtdm
1991 75 2.0 Ts
2006 156 1.6 Ts

tolga_ozhan

#1
Ağzına sağlık Ata çok güzel anlatmışsın. Ben çok küçükken arabanın güzeliğini isminin güzeliğiyle kıyaslıyordum. Tabiki alfa romeo en egzotik isme sahip olduğu için benim için en güzel arabaydı. Yıllar sonra gördüm ki en güzeli olmasa bile en bana göre olanıymış.

ATA

#2
Bende yazıda yazmadım ama Alfa Romeo markası bana nedense hep Rafet El Roman kullanıyormuş gibi bir çarışım yapardı =))
1997 145 1.4 Ts (1999-2001)
2001 156 1.6 Ts (2006-2015)
1996 Gtv 2.0 V6 Tb
2009 MiTo 1.6 Jtdm
1991 75 2.0 Ts
2006 156 1.6 Ts

cem meric

#3
Ellerine sağlık çok güzel olmuş 1 çırpıda okunuverdi :) part 2 bekliyoruz.

Borracho

#4
ben ortaokuldaydim ve bagdat caddesi'nde oturuyorduk. ilk kez bir galeride satilan, pırıl pırıl  su yesili bir alfa romeo spider icimdeki otomobil sevgisini atesledi. sansa aynı sene babam nerden bulmussa bulmus,  icine sticker yapistirilan albümler vardi kimisi futbol kimisi otomobl ile ilgili, onlardan bir tane eve getirmis, italyanca.

italyan lisesinde okudugum icin italyancam ilerlesin diye o siralar italyanca sagda solda bulunan hersey getiriliyor eve. bu albümün konusu da alfa romeo tarihiydi. bende ilk kez bu kadar ilgiyle okudugum italyanca bir albüme sahip olmus oldum. ister istemez hem yesil spider'in etkisi, hem bu albümün destegi ile ortaokulda belki de en iyi bildigim konu alfa romeo oluverdi.

üniversite doneminde ailem sagolsun ilk arabam olarak bana bir fiat uno aldi. alfa degildi ama hic olmazsa yine bir italyandi. sonra amerika'ya master'a gidince uno'yu sattim. donüste uno'nun agabeyi tipo slx'in istanbul'da beni bekledigini gördüm. ailem bana tipoyu uygun görmüstü ve tipo tek nefret ettigim otomobilim  oldu. sonra ilgiyle alfa 147'yi takip etmeye basladim ama param yetmiyordu, formunu begendigim bir focus aldim, bu sefer kendi kararimla... hedefe bir adim yaklasmistim artik... is hayatinda yillar birikmis para olarak donmeye baslayinca, 2.el temiz bir alfa romeo 147 almaya karar verdim. o dönem 30.000 km altinda satilik olan istanbul'daki tüm 147'leri 2 gün boyunca dolastim. en son vesuvio grisi 2004 model bir Alfa 147'yi küçükyalı birmot'ta buldum. ve gururla direksiyonuna gectim. beraberligimiz boyunca beni gerceken hic üzmedi. alfa hakkinda cikan güven probleminin bir sehir efsanesi oldugunu bana kanitladi. yine tertemiz bir sekilde sattim. bugun 2. alfam 159 SW yeni dogan bebegimle birlikte ailemizin yeni ferdi oldu ve bizi güvenle tasiyor. alfa aski devam ediyor ve kütüphanemdeki alfa tarihi kitabimi ileride kücük kizima devretmek üzere sakliyorum :)

Edited by - Borracho on 03/05/2009  22:28:04

ATA

#5
quote:
formunu begendigim bir focus aldim,


İlginçtir, bu forumda bir önceki otomobili focus olan 3-4 üye daha vardı sanırım ve yazdığım gibi otomobil alacakken ilk baktığım model Focus idi. Herhalde iyi yol tutuşu bizi çeken özelliği olsa gerek.
1997 145 1.4 Ts (1999-2001)
2001 156 1.6 Ts (2006-2015)
1996 Gtv 2.0 V6 Tb
2009 MiTo 1.6 Jtdm
1991 75 2.0 Ts
2006 156 1.6 Ts

burcintun

#6
Ata çok çok güzel bir yazı ellerine sağlık. Böylelikle hikayeni öğrenmiş olduk.

admin

#7
Çok güzel Ata.
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

Cem

#8
Bir çırpda okudum Ata,ellerine sağlık. 2. Bölümü bekliyorum=)

Alfadanadam

#9
Çok güzel bir yazı olmuş Ata :)

omeroguz

#10
Güzel bir yazı olmuş, ellerine sağlık Ata...
Mersemes e hala gülüyorum :)

Jakomo

#11
Devamı nerede Ata ???
Sabır, boyun eğmek değil, mücadele etmektir !!!!

1996 145 1,7 16V
2001 156 SWSS Mk1,5
1994 164 V6 TB
1999 156 2,5 V6 
2003 156 SS MK 1,5
2004 156 SWSS Mk2
2007 GT
1996 BMW E36 320i Coupe M-technik
1999 166 V6 TB
1997 145 QV
2004 156 SWSS
2010 MiTo 1,4 TB

murat

#12
""Evet bu ilginç, herkesin ilerde çok akıllı olacağını düşündüğü ve otomobillere bu kadar meraklı olan bebek benmişim, ama büyüdükçe çokta akıllı olmadığım, aklımın sadece otomobillere çalıştığı konusu artık daha çok gündemde.=)"""

Hangimiz öyle değiliz ki Atacım Çok güzel bir yazı olmuş kardeşim
Cuore Sportivo...

147 1.6 TS (2005)
145 1.4 TS (1998)
156 1.6 TS (2004)
156 2.0 SS SW (2004)
159 1.9 JTD SW (2009)
Giuilietta 1.6 JTD (2014)
166 2.4 JTD (2003)
Giuilietta 1.6 JTD (2012)
Giuilietta 1.6 JTD (2015)

ATA

#13
Çok teşekkürler, devamı gelecek tabi ki
1997 145 1.4 Ts (1999-2001)
2001 156 1.6 Ts (2006-2015)
1996 Gtv 2.0 V6 Tb
2009 MiTo 1.6 Jtdm
1991 75 2.0 Ts
2006 156 1.6 Ts

Borracho

#14
Ata bu arada çok güzel ve içten bir yazı olmuş...sayisal sözel farketmiyor insanin icind olduktan sonra. :))  tebrikler.

AlfistiKerem

#15
Çok güzel bir yazı olmuş Ata,süper...

babi

#16
Ata ellerine,diline sağlık çok güzel bir yazı.
Hakan Senyıl
Giulietta 1.4 TB
159 1.9 JTD SW
156 2.0 [url="//sw.ss"]SW.SS[/url]
156 1.6 TS

Togay Tuzcu

#17
Okuyunca insanın hoşuna gidiyor. Benimki pek farkına varmadan başladı aslında. Daha önceleri evin arabası olan Citroen kullanıyordum. Sonraları benimde bir tane olsun diye aranmaya başladım. Bu sefer hiç katkısız kendi paramla alacaktım. O yüzden elimdeki bütçeye göre araba bakmaya başladım. Çalışma saatlerinden dolayı araç bakmak için gezemiyorum. Bol bol internetten araştırdım. Baktım, evirdim çevirdim. En sonunda 2 tane 145 üzerinde karar kıldım biri kırmızı biri lacivert. Gittim ikisine de baktım. Ama o kadar heyecan vericiydiki doğru düzgün bakmadım bile. Hemen çıkıp sürmek istiyordum. Citroen den indim lacivert 145 e bindim. Marşa bastım ve daha ilk kalkışta park halindeki 156 selespeed in üzerine çıkıyordum.. O an anladım ki bu araba kesinlikle Citroen değil.. Zaten ilk turdan sonra ben 145 i almıştım :) Kendisini 1.7 16V Boxer ve onu kesinlikle seviyorum. Sesi çok başka ve sürüşüde. Evet uzun yolda yüksek devirlerde sesi yorucu olabiliyor. Ama olsun :)

frantic

#18
Benimde ilgim çok küçük yaşta başlamıştı resimlerim falan var pederin opel ascona sını yıkamaya çalışırken :) peşinden yine opel kadett vectra diye giderken 1.7 33 ler ilk ilgimi çeken alfa olmuştu aynı yazıda bahsedildiği gibi son hız muhabbetinden dolayı. Ama 98 yılını hiç unutmam oturduğumuz yerdeki sıfır kırmızı 156 yı gördüğüm anda ozamana kadar astra gsi gibi araçlara olan ilgim biranda bitmiş ve tam bir alfa hastası olmuştum :) maddi imkanlar el vermediğinden 2003te olsunda alfa olsun diyerek 75imi aldırmıştım şimdi satınca yine 156 aşkım depreşti umarım 11 yıl sonrada olsa o büyük hayalime kavuşabilirim.
Buarada Ata yazın gerçekten güzel olmuş , okuması çok zevkliydi teşekkürler
Utku Çakmak

*MIT0 5
*147 Collezione
*156 2.0TS
*33 1.5
*156 1.6TS Dist.
*75 2.0TS

CrazyRomeo156

#19
Tüm hikayeleri okumak çok güzeldi,teşekkürler.
ATA'nın ki  çok sürükleyici  +rep verilse verirdim