Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Sinir hastası yaptı beni bu Giulietta sevdası..

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

murat

#25
Valla bu ikinci el olayı tamamen bir efsane artık...Ben sattığım tüm Alfalarda kar ettim...Araçla çok ilgili bu , her marka için de böyle
Cuore Sportivo...

147 1.6 TS (2005)
145 1.4 TS (1998)
156 1.6 TS (2004)
156 2.0 SS SW (2004)
159 1.9 JTD SW (2009)
Giuilietta 1.6 JTD (2014)
166 2.4 JTD (2003)
Giuilietta 1.6 JTD (2012)
Giuilietta 1.6 JTD (2015)

drcalibra

#26
Valla Murat bey birde benim Alfa 156 yı satıversenizde bende omega 3.2 v6 alsam da rahat etsem :)

alpuras

#27
quote:

Gelişme var mı ?




Herhangi bir gelişme yok. Arkadaşların geri dönme gibi bir huyları hiç bir zaman olmadığı için bilemiyorum şu anda. Bende haftasonu boşu boşuna arayıp sinirlerimi kaldırmak istemedim. Yarın abime falan aratıp sordurucam ama zaten muhtemelen fabrikada bu kadar bekletmezler koyu camları olmadan üretime sokmuşlardır diye düşünüyorum. Birmot artık bize bi lazer cam yapar en ücretsizinden. Aksesuar olarakta mat siyah vites topuzu, arka difüzör, ekstra egzos ucu,iphone konnektörü falanda hediye edicekler, daha bilmeselerde bunu :D Biz de 35 sene Fiat bayiiliği yaptık zamanında ,genel müdürlükten de birkaç tanıdığı çıkar babamın. İşlerden vakit bulsak hakkımızı alıcaz inşallah.. Bu arada borusana gittim, neredeyse aynı fiyata çok güzel bir mini john cooper works var. Bakalım birmot çok uğraştı almıyım diye Giulietta'yı. Biraz daha uğraşırlarsa artık ona bakıcaz herhalde.

drcalibra

#28
Acaba bu birmot daha çok Fiat satmak için mi Alfa Romeo konusunda kasıyor.Mesela grande punto yada linea veya bravo almak için gittiğinizde bu kadar sıkıntı yaratıyorlar mı?

Nicola Larini

#29
Valla ne zamandır yazmıyım diyordum ama kendimi tutamıyorum artık :) Arkadaşlar eski bir Birmot yöneticisi olarak söyleyeceklerim yanlış anlaşılmasın çünkü Birmot'tan önce BMW de satış sonrası yöneticiliği yapmıştım. Birmot'taki 3 senemden sonra da bu ülkede misyonumu tamamladığıma inanarak başka bir sektörde faaliyet gösteriyorum artık. Açıkcası BMW satış sonrası yönetimi dünyada öncü standartlar getirmiş ve ilklerin uygulayıcısıdır. Sistem heryerde vardır ancak sistemin başarısı uygulayanların sağlıklı denetlenmesidir. işte bu da malesef birçok markanın halen daha beceremediği büyük bir eksikliktir. Birçok sebep vardır. Ama en önemlisi çalışan sirkülasyonu ve eğitimdir. Borusan da çalışan turnover ı ile diğer markalar arasında ciddi oran farkı vardır. BMW den sonra Birmot'a geldiğimde, aldığım altyapı eğitimi sayesinde burada birçok yanlışın düzeltmek üzere kolları sıvamıştım. Hatta Türkiye'nin ilk ayrı Alfa Romeo servis alanını da oluşturmuş, Tofaş'tan bununla ilgili bana sadece fayans ve servis lifti rengi verilmesine rağmen İtalya'daki servislerden bu standartları almıştım. Daha sonra Tofaş genel bir marka anketinde Alfacıların ( bu onların tabiri, ben olsam müşterime Alfacı demem, alfisti, alfa romeo kullanıcısı veya müşterisi daha yerinde olurdu) ayrı bir yerde hizmet almak isteme oranı %11 miş. Yani ben boşuna uğraşmışım. :) Daha sonrasındaki toplantılarda Tofaş'taki sorumlu yöneticilere dedim ki siz birgün kaçınılmaz olarak bunu yapacaksınız. Zira blok muafiyet uygulaması gelecek. şimdiden bunun altyapısına katkı verin, en azından benim yaptığıma tü kaka demeyin. Doğuş bunun hazırlığını yapıyor. Aldığım cevabı burada söylemeyeceğim. Herşey ortada zaten. Tofaş cephesinde durum bu iken Birmot cephesinde ise farklı bir durum yoktu. Bir kere bütün otomobil distribütörlerinde markanın merkezinde satış sonrası hizmetler müdürü olur ve servis noktalarındaki müdürlerde bu kişiye bağlıdır. Ben Birmot'a başladığımda bu pozisyonda birisi vardı ve 2 ay sonra ayrıldı o tarihten bu tarihe hala daha birisi yok. Ne kadar ironik değil mi? Bu şekilde servislerinizde bir standart oturtabilir, denetim mekanizması yaratabilir misiniz? Herkes her telden çalıyor hala.  Ve servisine gelsin diye % lik indirimlerin peşindeler. Devir müşteri memnuniyet devri değil müşteri sadakat devri. Bir müşterinin seninle ilişkisi aldığı kaliteli satış hizmeti ile başlar aynı kalitede ve fazlasında satış sonrasında devam ederse sadakat yaratırsın. 159 un tanıtımında insanlara showroomda şarap ikram edip dışarıda test sürüşü aracımız sizi bekliyor diyemezsin. Alfa Romeo hakkında tek söyleyebileceğin şey onun elegan olması değildir. Otomobilin satışından 2 ay sonra teknik personele eğitim programlayamazsın. Yani lafı fazla uzatmayalım, özetle genel geçer kural ticarette malın iyi olmasında satıcının etkisi vardır. Giuletta ile iyi bir rüzgar yakaladılar ama ceplerine sadece para koymuyorlar şu an . Paranın yanında potansiyel bombalarda ceplerine giriyor. Bantta problem olmuş yok 39 özellik alabiliyormuşsun. Gerçek bile olsa bunu en başta söyleyebilecek adamı oturtursun satış masasına..Toyota gibi adamlara satılmaz Alfa Romeo. Her türlü detayı vereceksin müşterine..hele bu ilk defa Alfa Romeo ile tanışıyorsa. Zaten daha önce Alfa Romeo kullanıcısı biliyordur markaya gönülden bağlıdır, TR de yetkili servislerde çekmediği eziyet kalmamıştır ama gelip oturmuştur karşına yine yeni bir Alfa Romeo için. Servise geldiğinde müşterine ya biz arabayı getirdik de sizin debriyaj takımı daha sisteme tanımlanmadı dersen müşterin sana kalpten de bağlı olsa anahtarı masana koyar. Herşeye rağmen umarım Alfa Romeo markası Türkiye'de hakettiği yeri bulur. Şu an sistemde birkaç işi bilen üstünde gidiyor ama Giuletta yı da rezil ederlerse gelecek için durum vahim. Belki bilinen şeyleri tekrarlamışımdır, kafa ütülediysek affola

ku2

#30
quote:

Valla ne zamandır yazmıyım diyordum ama kendimi tutamıyorum artık :) Arkadaşlar eski bir Birmot yöneticisi olarak söyleyeceklerim yanlış anlaşılmasın çünkü Birmot'tan önce BMW de satış sonrası yöneticiliği yapmıştım. Birmot'taki 3 senemden sonra da bu ülkede misyonumu tamamladığıma inanarak başka bir sektörde faaliyet gösteriyorum artık. Açıkcası BMW satış sonrası yönetimi dünyada öncü standartlar getirmiş ve ilklerin uygulayıcısıdır. Sistem heryerde vardır ancak sistemin başarısı uygulayanların sağlıklı denetlenmesidir. işte bu da malesef birçok markanın halen daha beceremediği büyük bir eksikliktir. Birçok sebep vardır. Ama en önemlisi çalışan sirkülasyonu ve eğitimdir. Borusan da çalışan turnover ı ile diğer markalar arasında ciddi oran farkı vardır. BMW den sonra Birmot'a geldiğimde, aldığım altyapı eğitimi sayesinde burada birçok yanlışın düzeltmek üzere kolları sıvamıştım. Hatta Türkiye'nin ilk ayrı Alfa Romeo servis alanını da oluşturmuş, Tofaş'tan bununla ilgili bana sadece fayans ve servis lifti rengi verilmesine rağmen İtalya'daki servislerden bu standartları almıştım. Daha sonra Tofaş genel bir marka anketinde Alfacıların ( bu onların tabiri, ben olsam müşterime Alfacı demem, alfisti, alfa romeo kullanıcısı veya müşterisi daha yerinde olurdu) ayrı bir yerde hizmet almak isteme oranı %11 miş. Yani ben boşuna uğraşmışım. :) Daha sonrasındaki toplantılarda Tofaş'taki sorumlu yöneticilere dedim ki siz birgün kaçınılmaz olarak bunu yapacaksınız. Zira blok muafiyet uygulaması gelecek. şimdiden bunun altyapısına katkı verin, en azından benim yaptığıma tü kaka demeyin. Doğuş bunun hazırlığını yapıyor. Aldığım cevabı burada söylemeyeceğim. Herşey ortada zaten. Tofaş cephesinde durum bu iken Birmot cephesinde ise farklı bir durum yoktu. Bir kere bütün otomobil distribütörlerinde markanın merkezinde satış sonrası hizmetler müdürü olur ve servis noktalarındaki müdürlerde bu kişiye bağlıdır. Ben Birmot'a başladığımda bu pozisyonda birisi vardı ve 2 ay sonra ayrıldı o tarihten bu tarihe hala daha birisi yok. Ne kadar ironik değil mi? Bu şekilde servislerinizde bir standart oturtabilir, denetim mekanizması yaratabilir misiniz? Herkes her telden çalıyor hala.  Ve servisine gelsin diye % lik indirimlerin peşindeler. Devir müşteri memnuniyet devri değil müşteri sadakat devri. Bir müşterinin seninle ilişkisi aldığı kaliteli satış hizmeti ile başlar aynı kalitede ve fazlasında satış sonrasında devam ederse sadakat yaratırsın. 159 un tanıtımında insanlara showroomda şarap ikram edip dışarıda test sürüşü aracımız sizi bekliyor diyemezsin. Alfa Romeo hakkında tek söyleyebileceğin şey onun elegan olması değildir. Otomobilin satışından 2 ay sonra teknik personele eğitim programlayamazsın. Yani lafı fazla uzatmayalım, özetle genel geçer kural ticarette malın iyi olmasında satıcının etkisi vardır. Giuletta ile iyi bir rüzgar yakaladılar ama ceplerine sadece para koymuyorlar şu an . Paranın yanında potansiyel bombalarda ceplerine giriyor. Bantta problem olmuş yok 39 özellik alabiliyormuşsun. Gerçek bile olsa bunu en başta söyleyebilecek adamı oturtursun satış masasına..Toyota gibi adamlara satılmaz Alfa Romeo. Her türlü detayı vereceksin müşterine..hele bu ilk defa Alfa Romeo ile tanışıyorsa. Zaten daha önce Alfa Romeo kullanıcısı biliyordur markaya gönülden bağlıdır, TR de yetkili servislerde çekmediği eziyet kalmamıştır ama gelip oturmuştur karşına yine yeni bir Alfa Romeo için. Servise geldiğinde müşterine ya biz arabayı getirdik de sizin debriyaj takımı daha sisteme tanımlanmadı dersen müşterin sana kalpten de bağlı olsa anahtarı masana koyar. Herşeye rağmen umarım Alfa Romeo markası Türkiye'de hakettiği yeri bulur. Şu an sistemde birkaç işi bilen üstünde gidiyor ama Giuletta yı da rezil ederlerse gelecek için durum vahim. Belki bilinen şeyleri tekrarlamışımdır, kafa ütülediysek affola



Ali Bey,
Hiçte kafa ütülemediniz. Ağzınıza sağlık. Çok güzel anlatmışşsınız durumu. Alfa servisleri hakkında duyduklarımız maalesef sadece ülkemiz ile sınırlı değil.. Top Gear programını takip ederim. Bilen bilir. Programı sunan 3 kişi de Alfa'ya aşıktır... Yol tutuşu fena değil, önden biraz kayıyor, hızlanması daha iyi olabilirdi...gibi yorumlar yapsalar da.. Günün sonunda eve bu araba ile giderim diyen insanlar..ve hepsinin ortak fikri ise Alfa'nın İngiltere'de en kötü servis ağına sahip marka olduğu...Ama bu bile onların markaya olan bağlılığını koparmıyor. Fakat yeni Alfa sahibi olacak birisi servislerin, satış noktalarının saçma sapan tutumları yüzünden Alfa'dan kaçıp diğer markalarda huzur buluyorlar.

Bayramda Antalya'daydık eşimle.. Deepo diye bir alışveriş merkezi var. Araba ile geçerken yan tarafında TOFAŞ bayi gördüm ve eşime gel Giulietta varsa bakarız dedim. Park ettik. İçeri girdik. Bravo, Punto, Doblo, Fiorina...renk renk ışıl ışıl içersi... Bu salonu geçince Alfa Romeo odası var.. Bir adet mat siyah Lancia, bir 1.4 tb Mito, bir tane de dizel Giulietta.. Işıkları yanmıyordu. Karanlık izbe bir yer. Yan taraf ışıl ışıl FIAT'ın diğer arabaları showroomda parlıyorlar..Alfa showroom'u karanlık.. ve dahası görevli yok. Bizden başka bir aile daha vardı..Giuliettaya bakıyorlardı. Yan tarafta Bravo'nun yanında oturan görevliye sordum..Buranın ışıklarını neden açmıyorsunuz diye.. Çalışan arkadaş bugün izinli, pazar günleri gelmiyor dedi.. Bende iyi de bu kadar insan burada arabalara bakmaya çalışıyoruz... Işıkları açarsanız daha iyi görebiliriz dedim. Neticede ışıklar yandı. Diğer aile ile göz göze geldik. Teşekkür eder gibiydiler. Sonra adam yanımıza geldi ve yardımcı olmak istedi. Diğer aile adama araba hakkında sorular sormaya başladılar..Fakat Alfa hakkında bir bilgisi olmadığı için sadece broşür ve katalog vermek zorunda kaldı.. Baktım durum kötü.. diğer aile ile ben konuşmaya başladım. Giuliettayı anlattım. Motor seçenekleri konusunda bilgi verdim. Özellikleri..Marka..vs..Kendimde 156 kullanıyorum. Memnunum dedim.. Tabii konu döndü dolaştı,, yedek parça ve servise geldi..
Bir markayı marka yapan servis ağıdır..Güven duygusudur. Sadakattir. Öpüle öpüle gene Alfa'ya geliyoruz..ama birgün öptürmicez kendimizi bunu bilmesi lazım artık FIAT'ın.

Sevgilerle.

--
2004 Subaru Impreza WRX STI / 34 VK 0778
2015 Subaru Levorg 1.6 GT-S SPORT / 06 BM 4785

drcalibra

#31
Çok güzel tespitler Teşekkürler