Sitede bu konuyla ilgili bir başlığa rastlamadım ve günümüz "çağdaş" :) dünyasında hep göz ardı edilen bu konuya bir kısım değinmek istedim. (Evet çağdaş vurgusu dalga geçmek amaçlı)
Öncelikle neredeyse her gün en az bir tane ezilmiş yada refrujda yatar şekilde gördüğümüz sokak hayvanlarından bahsetmek gerekiyor sanırım.
Şimdi "Sokak hayvanı" terimi yine biz insanların ağzına dolanmış tıpkı "hayvan" kelimesinin bir aşağılama ifadesi olması gibi yanlış bir terimdir.
Doğada sokak diye bir şey yoktur, sokaklar doğal ortam değildir, sokak hayvanı diye bir terim olamaz. Sokaklar insanların kendi yaşam tarzlarını doğaya dayatması sonucu ortaya çıkan bir olgudur. Bu durum sokak hayvanı diye adlandırılan grup için de geçerlidir. Kendi çıkarları ve durdurulamaz "daha çok" büyüme, ilerle, doğayı zapt etme hırsı içindeki insanın doğaya ihaneti sonucunda ortaya çıkmıştır. Tıpkı üretim çiftliklerinde 10 yıllık ömrünü tek bir adım atmadan sürekli sütü emilerek tamamlayan diğer hayvanlar gibi. Yani biz insanlar hayvanlara ve doğaya tarifsiz bir zulüm çektiriyoruz yaşadığımız her saniye. (kürk sanayisine girmiyorum bile.. keza yeryüzünde bundan daha acı ve vahim bir konu daha yoktur, dünya savaşları dahil)
Şimdi buradan sonra dünyanın ve evrenin insanlar için yaratıldığı konusu hemen baş gösterecektir. Bu da inanç meseledir, buna inanmak yada inanmıyor olmak yukarıda yazılan hiç bir şeyin yanlış olduğunu ispatlayamaz. Sadece hayvanlara insanlar kadar değer vermemek gerektiği gibi bir mantık ortaya çıkabilir, bu da yine tamamen yanlış ve kişinin kendi farkındalık seviyesiyle ilgili bir durumdur.
Bilindiğinin aksine sokak hayvanları hayatlarını büyük bir zulüm içerisinde tamamlıyorlar. Bir sokak hayvanının ortalama ömrü 4 yıldır, oysa iyi bakıldıkları halde 20 yıla kadar yaşayabilirler. Bu zaten durumun vahimliğini ortaya koyuyor, başka da istatistiğe veya ispata gerek kalmıyor.
Buraya kadar geldikten sonra konu tabi ki biz İNSANlara dönüyor. Sanayi devriminden sonra dünyanın içinden çıkılamaz bir hal alması ve kapitalist düzenin dayattığı hayat tarzı yüzünden çok az sayıda insan kafasını kaldırıp yanlışları görme fırsatı bulabiliyor maalesef. Tıpkı Matrix filminde olduğu gibi bize gösterilen gerçeklerin aslında bir illüzyon olduğu, gerçek gerçeği öğrenmek için ise özveride bulunmak ve mücadele vermenin gerekliliği gibi. Durmadan araştırıp okumak, üstelik her konuda okumak ama okuduğuna da körü körüne inanmamak gerekli. Doğru kaynaklardan beslenmek en önemlisi.
Tabi sistemin içinde bunu başarmak yine çok zor. Ay sonunu getirme mücadelesi yaşarken zaten bizlerin bunları öğrenme fırsatı olmuyor.. ki bu yine sistemin istediği bir şey. Sistemden çıkan sistem tarafından sevilmez doğal olarak. :) Fakat sistem yanlış. Çıkmak imkansız gibi görünse de içinde yaşarken fark yaratmak, gerçekleri görmek mümkün. Tıpkı doğaya ve hayvanlara yaptığımızın farkına varmak ve bunu sürdürmemek gibi.
Gerçekler demişken yine sürekli itilip kakılan, zulüm gören hayvanlar konusundan uzaklaşmadan ve fazla uzatmadan konuyu bitirmeli.
Esasen yolda ezdiğimiz bir hayvanın bir insandan farkı yok. Her ikisi de dünyaya yaşamak için geliyor. Hayvanların ne otobanlardan haberi var, ne de kapitalist sistemden. Haberleri de olmak zorunda değil, bu bizlerin onlara dayatması. Mesela sokak köpeklerinin kaldırımlarda gördüğümüz dışkıları aslında toprakta kısa sürede çözülen, hatta başka canlıların ve bitkilerin beslendiği bir şeydir. Kaldırım denen şeyi o köpeklerin altına koyan bizleriz, bu yüzden o dışkılar bizleri rahatsız ediyor, çünkü bu doğadan kopuk steril hayatlarımızda bu bir sorun haline dönüşüyor, burada köpeklerin yine suçu yok ama buna rağmen o dışkılar yüzünden o hayvanlar şikayetler sonucu sokaklardan toplanıp barınak denilen "sistemin" toplama kamplarında ya öldürülüyor yada ormanlara bırakılıp açlıktan ölmeleri bekleniyor. Bu da empati kurabildiğimizde ne kadar büyük bir işkence oldu ortaya çıkan başka bir durum.
Bütün su kaynaklarını ve yiyecek kaynaklarını zapt etmemiz sonucu çöplerden beslenirken yaralanıp, zehirlenip ölen hayvanlar, iç güdüsel olarak göç etmek isterken arabalar tarafından ezilen hayvanlar, bir arabanın onları ezmeden önce onun ne olduğu hakkında bir fikri olmayan kediler, köpekler, kuşlar bunların hiç biri biz insanların yarattığı bu sistemden sorumlu tutulamazlar. Bunlar biz insanların suçudur, suçlu bizizdir, otobanda giderken ezdiğiniz hiç bir canlı suçlu değildir, suç %100 insanındır.
Yani tüm bunlar anlaşıldığında, özümsendiğinde aslında araba sitelerinde sıkça rastladığımız hayvan kazalarında asıl önemli olan hayvanın hayatıdır, arabanın tamponu yada kaportası değildir, bunu unutmadan yollarımıza devam edersek hem gün geçtikçe tükenen insanlık adına, hem dünya ve doğa adına, hem vicdanlarımız adına doğru bir bakış açısı yakalamış oluruz. Bunlar hepimizin hissetmesi gereken ama yukarıda da bahsettiğim nedenlerden ötürü hep unuttuğumuz, yok saydığımız durumlar ve zaman zaman birbirimize hatırlatmamız şart olan olgulardır.
Sokak aralarında gazlamamak, yollarda daha dikkatli olmak, hatta mümkünse elimizden geldiğince beslemeler yapmak yine bu bağlamda boynumuzun borcudur.
Bu dünyada her canlının eşit yaşam hakkı vardır ve bizler birlikte yaşamayı öğrenmek zorundayızdır!
Kendi uydurduğumuz kavramlar ve kurallar yüzünden başka hiçbir canlının yaşam hakkı elinden alınamaz!
Bir de önerim olacak: Eğer siteden bir arkadaşımız yanlışlıkla da olsa bir hayvana çarptığında onu en yakın veterinere götürdüğünde bu başlık altında bir havuz oluşturup masrafları imkanı olan ve yapmak isteyen arkadaşlar olarak aramızda paylaşalım. Hem bir can kurtaralım hem güzel duygularla hayatlarımıza devam edelim.
http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/128256-hayvan-kazalarinda-tedavi-masraflari-trafik-sigortasi-tarafindan-karsilanacak (http://bianet.org/bianet/hayvan-haklari/128256-hayvan-kazalarinda-tedavi-masraflari-trafik-sigortasi-tarafindan-karsilanacak)
Petarkadaş sitesinden alıntı:
ARAÇ ÇARPMASI SONUCU YARALANAN HAYVANIN TEDAVİ ETTİRİLMESİ VE MASRAFLARININ ÇARPAN ARACIN TRAFİK SİGORTASI ŞİRKETİNDEN TAHSİLİ (BİZİM TECRÜBE EDİNDİĞİMİZ VE UYGULADIĞIMIZ PROSEDÜRDÜR VE BU ŞEKİLDE TAHSİLİ YAPILMIŞTIR): LÜTFEN DİKKATLİCE OKUYUNUZ VE PAYLAŞINIZ:
ÖRNEK OLAY 1 : Herhangi bir sokak köpeğine çarptınız ya da başka bir araç sahibi çarptı ve çarpan şahıs iyi niyetli ve hayvanı tedavi ettirmek istiyor: Öncelikli olarak olay yerinden aracın plakasının görüneceği şekilde fotoğraflar alınır yaralı hayvanın fotoğrafları alınır ve hayvan derhal kliniğe götürülür. Bu arada araçlarımızda bulunması zorunlu olan Kaza Tespit Tutanağı çarpan şahıs ve varsa görgü şahidi tarafından doldurulup imzalanır. Hayvan klinikte tedavisi sürerken, hayvanın getirilmesini takiben iki gün içerisinde veteriner raporu, masraf faturası, hayvana ait rontgen filmlerini içeren CD'si ile birlikte, kaza tespit tutanağı, olay yeri fotoğraflarını içeren CD ve aşağıda örneğini sunduğumuz dilekçe ile birlikte ilgili sigorta şirketinin şehrinizde bulunan bölge müdürlüğünün hasar tespit bölümüne gönderilir, bir gün sonra kargonun ulaşıp ulaşmadığı takip edilir sigorta şirketiyle irtibata geçilip, Hasar Dosya Numarası alınır. Sigorta şirketi ya bir ay içerisinde ödeme yapmayı kabul eder ve bunu klinik borcunu ödeyen (çarpan kişiye) kişiye öder, ya da ödeme yapmayı yazılı olarak reddeder. Ödeme yapılmasının reddi durumunda bu yazıyla birlikte hasar dosyanızın da numarasıyla beraber Sigorta Tahkim Kurulu'na itiraz edebilirsiniz, ki genellikle Sigorta Tahkim Kurulu ödenmesi yönünde karar vermektedir. Fakat unutmayınız ki sigorta şirketinin ödemeyi kliniğe yapması kesinlikle söz konusu değildir.
ÖRNEK OLAY 2: Herhangi bir sokak kedisine bir araç çarptı ve kaçtı, siz ise görgü şahidisiniz. Bu durumda aracın plaka numarasını, olay yerinin adresiyle birlikte varsa başka görgü şahitlerini de ekleyerek bir tutanak tutup, aracın kediye çarpıp kaçtığını yazıp, görgü şahitlerine ad-soyad ve telefon numarası ve mümkünse TC kimlik Numaralarını da ekleyerek imzalatabilirsiniz. Bu arada kediyi siz kendiniz görgü şahidi olarak bu kediyi tedavi ettirmek istiyorsanız, kediyi alırsınız bir kliniğe götürürsünüz ve ardından olay yerine ait fotoğraflar, yaralı hayvanın rontgen CD'leri ve klinikte çekilmiş fotoğrafları, Veteriner Raporu ve sizin adınıza kesilmiş faturası ile birlikte bir de kendi adınıza hayvanı sahiplendiğine dair sağlık karnesi de çıkartıp bunu da ekleterek, tanıdığınız bir sigorta acentesine başvurarak çarpan şahsın plakasından aracın sigortalı olduğu Trafik Sigortası şirketini öğrenebilirsiniz. Bunun ardından aşağıda örneği verilen dilekçeyi aracın sigortalı olduğu şirketin ikamet ettiğiniz ile ait bölge müdürlüğünün Hasar Tespit bölümüne kargo ile yollayıp, takibine de yapıp kargo ulaşır ulaşmaz bir Hasar Dosyası Numarası da alabilirsiniz. Sigorta Şirketi yaklaşık olarak 1 ay içerisinde ya ödemeyi size yapar ya da ödeme yapmayı yazılı olarak reddeder. Ödeme yapılmasının reddi durumunda bu yazıyla birlikte hasar dosyanızın da numarasıyla beraber Sigorta Tahkim Kurulu'na itiraz edebilirsiniz, ki genellikle Sigorta Tahkim Kurulu ödenmesi yönünde karar vermektedir. Fakat unutmayınız ki sigorta şirketinin ödemeyi kliniğe yapması kesinlikle söz konusu değildir. Bu nedenle ya tanıdığınız devamlı çalıştığınız bir klinikle çalışabilirsiniz, ya da yaralı hayvanı olay yerine en yakın kliniğe götürdüyseniz de kendiniz ödemeyi yapıp, ödeme makbuzunuzu da hasar dosyanıza ekleyebilirsiniz. Kolay Gelsin. Bu konuyla ilgili başka sorularınız için bana özelden yazabilirsiniz.
Ayrıca hayvana çarpıp kaçan araç sürücüsü hakkında en yakın polis karakoluna ya da Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Kabahatler Bürosu'na çarpan şahıs hakkında şikayetçi olabilir ve oturduğunuz ilin bağlı bulunduğu Orman Su İşleri Bölge Müdürlüğü'ne de şikayette bulunabilir, 5199 sayılı Hayvan Koruma Kanunu'nun 21.maddesi gereğince ve aynı kanunun 28.maddesine göre İdari Para Cezası kesilmesi için talepte bulunabilirsiniz. Çünkü 5199 Sayılı Hayvan Koruma Kanunu'nun 21.maddesine göre "MADDE 21. - Bir hayvana çarpan ve ona zarar veren sürücü, onu en yakın veteriner
hekim ya da tedavi ünitesine götürmek veya götürülmesini sağlamak zorundadır"
Saygılarımla
Av.Meral TURGUT (DURLU)
SEDODER Başkan Yardımcısı
SİGORTA ŞİRKETİNE GÖNDERİLECEK DİLEKÇE ÖRNEĞİ:
SAYIN : ÖRNEK SİGORTA A.Ş.
İÇ ANADOLU BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ
HASAR TESPİT BÖLÜMÜNE
Örnek Sok.Örnek Cad.No:1-1 Çankaya Ankara
KONU: 11.11.2011 tarihinde kaza sonucu çarpmış olduğu ya da çarpıp kaçan 06ÖÖ06 Plakalı aracın çarpmış olduğu ekte bilgileri bulunan sokak köpeğinin tedavi masraflarının sigorta şirketinizden tahsili talebidir.
Sayın Hasar Tespit Bölümü Yetkilisi;
11.11.2011 tarihinde trafikte seyir halinde iken ekte bilgi ve belgeleri sunulan sokak köpeğine 06ÖÖ06 Plakalı aracım ile çarptım. (Çarpan Şahıs kaçmışsa: 11.11.2011 tarihinde 06ÖÖ06 Plakalı şahıs bir sokak köpeğine çarpıp kaçmıştır, yaptığımız araştırma sonucu bu aracın şirketiniz tarafından sigortalı olduğu öğrenilmiştir.) Kazaya uğrayan hayvan Örnek Veteriner Kliniği'nde tedavi ettirilmiştir/tedavisi devam etmektedir. Yaralı hayvanın tedavi masrafları 800TL olup tarafımca ödenmiştir. Buna ilişkin klinik faturası da ektedir. Lütfen bu tutarı en kısa sürede Örnek Bank nezdinde bulunan TR 000000000İBAN Numaralı banka hesabıma ödeyiniz. Ödeme yapılmasının reddi durumunda Sigorta Tahkim Kurulu'na itirazda bulunacağımı tarafınıza bildiririm.
Saygılarımla
FATOŞ ÖRNEK
İMZA
T.C.Kimlik No:
Tel:
Cep Tel:
Adres:
Banka Bilgileri:
Dilekçe eki: Kaza Tespit Tutanağı, Klinik Raporu ve Faturası, Yaralı Hayvanın rontgen CD'si, Hayvanın klinikte ve olay yerinde çekilmiş fotoğraflar, ödeme yapıldıysa ödeme makbuzu, olay yeri fotoğraflarıdır.
Çok önemli ve hayati bir paylaşım. Hayvan dediklerimiz de birer canlı ve bize emanet.
Sent from my iPhone using Tapatalk
Önemli bir paylaşım VE değerli bilgiler. Bu günlerde forumda da benzer durum paylaşıldı; belki de dostumuz hayvanın kurtulmasına vesile olacaktı bu bilgileri hepimiz bilseydik. Şahsen şimdi öğrendim.
Çok şükür şimdiye kadar böcek vb. dışında bir hayvana çarpmadım, yoldan geçen kelebek sürüsü görsem bari mümkün olduğu kadar azını öldüreyim diye frene basıyorum. Hayati tehlike oluşturmuyorsa hayvanı kurtarmak için elimden geleni yaparım. Scudetto'nun asaleti bir can almaktansa feda olmasından geçmeli.
Çok teşekkürler.
Bir veteriner hekim olarak yazdıklarınıza tamamen katılıyorum ve şahsım adına ilginiz için çok teşekkür ediyorum.
Hasta ve yaralı hayvanlar için mavi masa "153" ü de arayabilirsiniz. Kaza geçiren hayvanlar için ücretsiz nakil aracı da gönderiyorlar.
Ayrıca tek problemimiz kazalar da değil. Sokakta savunmasız bir şekilde yaşayan dostlarımızı açlıktan , paraziter veya viral enfeksiyondan çoğu zaman özellikle yavruyken kaybediyoruz.
Çoğu zaman yiyecek bulmakta ciddi sıkıntılar çekiyorlar , bu sebepten bagajımda genelde mamayla dolaşıyorum. Çok büyük bir külfet olmamakla beraber , bir dönem migroslarda(halen devam ediyor mu emin değilim) sokaktaki dostlarımız için uygun fiyattan mamalar satılmaktaydı.
Tabii ki mama konusu da ayrı bi konu , bu mamalar diğer pahalı mamalar kadar kaliteli olmasa da açlıktan ölmelerinden iyidir veya tarihi yaklaşmış iyi kalitede mamaları da uygun bir şekilde ellerinden çıkartan dükkanlar var.
Konu açıkcası çok derin , uzun ve ülkemizde içler acısı durumda. Türk medeni kanunun eşya hukuku kısmında hayvanların yer alması bile büyük bir utanç ve vicdansızlıktır. Yani bir canlının yaşamına son vermenin cezası para cezası ülkemizde. Kanada da okuduğumda gördüm , değil bir hayvanı öldürmek , kötü muamele de bile hemen nezarete alınıyorsun. İlk etapta para cezası aynı suçu tekrarlarsan hapis cezası( bu arada suç dediğim , kendi hayvanına iyi bakmazsan ve bir komşun seni şikayet ederse buda suç kapsamında) alıyorsun.
Bizim ülkemizde ise hayvan refahı , bireysel duyarlılıktan öteye geçemiyor , hayvan refahı konusunda sıfırız.
Yazılacak çok şey var da , kalabalık ettiğim için kusura bakmayın.
İyi akşamlar dilerim
Yazanlara teşekkürler. Aslında yönetici arkadaşlardan bu konuyu veya konuyla ilgili bilgi sahibi arkadaşların hazırlayacağı bir rehberi asılı hale getirmelerini rica etsek? Bizden başlayarak ufak ufak bilinç yaratılabilir, biz çevremizdekilere anlatırız, vb.
Hayvanların eşya sınıfına alınması utancından da öte, kaza/nefsi müdafaa dışında hayvanlara zarar veren, eziyet eden ve özellikle öldüren bireylerin akıl hastanelerinde tedavi görmeleri, makul bir tedaviden sonra suçu tekrarlarsa hapis uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Bu sağlıklı bir ruh hali değil ve iyileşmiyorsa da toplumun selameti açısından izole edilmeleri gerekiyor. Bakın ceza filan demiyorum. Bu ruh halindeki bireylerin hem başka hayvanlara, hem de insanlara zarar vermesinden endişe ediyorum. Ne zaman bir yerlerde hayvanlara işkence eden, onları öldüren kişilerin haberlerini görsem çocuğumu, eşimi, yakınlarımı bunlardan korumak için ne yapabileceğimi düşünmeye başlıyorum.
Oldukça duyarlı ve faydalı bir paylaşım. Tebrikler.
Destek ve yanıtlar için teşekkürler arkadaşlar. Duyarlı insanların farkına varmak yaşama sevincini arttırıyor ne yalan söyleyeyim.
bu konuda uzun uzun yazabilecek tek tük insandan biriyimdir herhalde şu forumda.
daha önce hayvan barınakları için yardım kampanyası da başlatıp, sitedeki bir çok güzel insanın da katkısıyla kilolarca mama toplayıp göndermiştik.
daha dün, sokağımızda hep nezle şekilde dolaşan anne kedi, gözümün önünde bir pejo 3008'in altında kaldı, tam da ben evime giderken. hemen çektim sağa hayvan şoktaydı, çıkıp evden taşıma kutusu alıp aşağı indiğimde makatından kan gelmeye başlamıştı. çok şükür veterinere yetiştirdim, diyafram ya da akciğerde yırtılma yok ancak karın kasları ve vulvasında ezilme ve buna bağlı yırtıklar var, bugün süreç belli olacak, muhtemelen 1-2 ameliyat geçirecek ve yine her yaz girişinde olduğu gibi bu yaz da benim veteriner masrafım olacak :) , olsun yeter ki kurtulsun.
kediye ben çarpmadım ancak ben çarpışım gibi evrak vs. düzenleyip masrafını trafik sigortasından ödetebilir miyim? bu durumda gelecek sene trafik sigortam yüksek çıkar mı? bu konuda bana yol gösterebilirseniz çok sevinirim.
çekilmiş röntgeni ve herşeyin faturası mevcut şu anda elimde.
Geçmiş olsun. Çok üzücü durumlar. Neyse ki siz varmışsınız olay yerinde.
Sizin sigortanız karşılar mı bilmiyorum ama sanmıyorum. Belki çaktırmadan ben çarptım diye gösterebilirsiniz, bu şekilde işlem yapılabilir. 2 gün içerisinde ulaşması gerekiyormuş evrakların.
Geçmiş olsun tekrar, desteğe ihtiyaç olursa haber edin.
bilgilendirmeler için teşekkür ederi. bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp değil demişler. bilmeyenler içinde güzel bir başlık olmuş :yukari-ok:
Bu da konuyu özetleyen fotomuz olsun. Gerçeği görmek için her zamankinden 5 saniye daha uzun bakmak yeterli oluyor.
[IMG]http://i64.tinypic.com/jv3n00.jpg[/img]
Bu forumda böyle bir konuya değinilmiş olması ve bu durumu düşünen insanların hala var olduğunu bilmek beni çok mutlu etti. Yazıyı baştan sona okudum ve gerçekten her canlı için yaratılmış olan bu güzel dünyayı hayvanlara nasıl da dar ettiğimizi bir kez daha anladım...
Hayvanları düşünmeyecek şekilde, insanoğlunun dünyayı kendine göre şekillendirmesine engel olamayız belki ama dışarıda olup yaşadığımız muhitlerde bulunan canlılara karşı sorumluluk bilincinde olursak en azından onların da bir nebze rahat etmesini sağlayabiliriz. Arabanızda bulunduracağınız 1 paket kedi veya köpek maması, evinizin önüne ziyaret eden dostlarımıza bırakacağınız bir kap su onların en azından yaşamasına katkıda bulunur.
You are not allowed to view links.
Register or Login
Bu forumda böyle bir konuya değinilmiş olması ve bu durumu düşünen insanların hala var olduğunu bilmek beni çok mutlu etti. Yazıyı baştan sona okudum ve gerçekten her canlı için yaratılmış olan bu güzel dünyayı hayvanlara nasıl da dar ettiğimizi bir kez daha anladım...
Hayvanları düşünmeyecek şekilde, insanoğlunun dünyayı kendine göre şekillendirmesine engel olamayız belki ama dışarıda olup yaşadığımız muhitlerde bulunan canlılara karşı sorumluluk bilincinde olursak en azından onların da bir nebze rahat etmesini sağlayabiliriz. Arabanızda bulunduracağınız 1 paket kedi veya köpek maması, evinizin önüne ziyaret eden dostlarımıza bırakacağınız bir kap su onların en azından yaşamasına katkıda bulunur.
çok güzel söylemişsiniz.
bagajımda her zaman 1 kg kedi maması bulunuyor.. petshoplarda 5 tl ye 1 kg mama satılıyor.. 1 kg benim sokağımda beslediğim 8 kediye 1 hafta yetiyor..
sabahları evden çıkarken veriyorum..arabanın içine atıp servise binip işe gidiyorum.
dönerken de eve girmeden önce ilk iş, arabadan mamayı alıp kedilere veriyorum ve mamayla birlikte yukarı çıkıyorum.
bu şekilde, her eve giriş çıkışımda besleme yapabiliyorum.
herkese tavsiye ederim.
You are not allowed to view links.
Register or Login
çok güzel söylemişsiniz.
bagajımda her zaman 1 kg kedi maması bulunuyor.. petshoplarda 5 tl ye 1 kg mama satılıyor.. 1 kg benim sokağımda beslediğim 8 kediye 1 hafta yetiyor..
sabahları evden çıkarken veriyorum..arabanın içine atıp servise binip işe gidiyorum.
dönerken de eve girmeden önce ilk iş, arabadan mamayı alıp kedilere veriyorum ve mamayla birlikte yukarı çıkıyorum.
bu şekilde, her eve giriş çıkışımda besleme yapabiliyorum.
herkese tavsiye ederim.
Valla Volkan hocam Allah senin gibi insanlardan razı olsun. Yukarıdaki kaza olayını da okudum içim cız etti resmen, neyse ki senin gibi birisi oradaydı da hemen müdahale edilmiş. Umarım kedinin durumu gittikçe iyiye gidiyordur. Çok çok geçmiş olsun
Benim de bagajımda marketlere uğradığımda bittikçe aldığım bir kedi veya köpek maması bulunmakta. Oturduğum semtte kedi, köpek göremiyorum hiç ama yolda giderken gördüğüm ilk kedi veya köpekte hemen dörtlüyü yakıp, sağa çekip, mamayla peşinden gidiyorum beslensin diye :D
You are not allowed to view links.
Register or Login
Valla Volkan hocam Allah senin gibi insanlardan razı olsun. Yukarıdaki kaza olayını da okudum içim cız etti resmen, neyse ki senin gibi birisi oradaydı da hemen müdahale edilmiş. Umarım kedinin durumu gittikçe iyiye gidiyordur. Çok çok geçmiş olsun
Benim de bagajımda marketlere uğradığımda bittikçe aldığım bir kedi veya köpek maması bulunmakta. Oturduğum semtte kedi, köpek göremiyorum hiç ama yolda giderken gördüğüm ilk kedi veya köpekte hemen dörtlüyü yakıp, sağa çekip, mamayla peşinden gidiyorum beslensin diye :D
ne güzel ya, hayat telaşının içinde , dörtlüsünü yakıp 30 saniyesini kediye köpeğe ayırabilen insanların hala olduğunu bilmek bazen içimi rahatlatsa da bu ülkedeki cehalet oranı bölünerek çoğalma hızıyla ilerlediği için her gün hayvanlarla ilgili dehşet haberleri duymaktan çok yoruldum.
You are not allowed to view links.
Register or Login
ne güzel ya, hayat telaşının içinde , dörtlüsünü yakıp 30 saniyesini kediye köpeğe ayırabilen insanların hala olduğunu bilmek bazen içimi rahatlatsa da bu ülkedeki cehalet oranı bölünerek çoğalma hızıyla ilerlediği için her gün hayvanlarla ilgili dehşet haberleri duymaktan çok yoruldum.
Sorma hocam, o haberleri gördüğümde elim ayağım titriyor sinirden. Her geçen gün daha da bilinçli olmayı beklerken, beklentimizin tam tersini yaşadığımız da mutlak bir gerçek. Sadece hayvanlara değil insanlara da aynı şekilde bir durum söz konusu...
İyilik de bulaşıcıdır değil mi? Tıpkı cesaret gibi. Belki çok uzun sürecek insanların her şeyi anlaması, 1000 yıl sürecek belki ama dünyada geçirdiğimiz şu zamanda buna katkımızın olduğunu bilerek yaşlanmak elden gelen tek çare. :serefe:
Dün başıma öyle birşey geldi ki internette videolarda görünce şaşırmıyoruz ama yaşayınca çok farklı hissediyor insan. Marketin girişinde en fazla 1 yaşında çok güzel ama sokak şartları gereği bakımsız kalmış bir kedi gördüm. İçeri girmeden önce birkaç dakika sevdim öyle girdim içeri. Kasada ödeme yapacakken bir baktım yanıma gelmiş yerde duran sakızların üstüne basıp iki ayağının üstüne kalkmış bir ayağını bana elini uzatır gibi uzatmış birşeyler mırıldanıyor. Ama inanın çıkan sesler kedi değil insan sesi gibi. Ne dedi anlayamasam da benimle konuşmaya çalıştığına inanıyorum. :) Ben de sosis alıp besledim öyle gittim eve. Daha önce süt,et ve su ile yapabildiğim kadar kedi ve köpekleri besliyordum ama aklıma arabaya mama almak gelmemişti hiç. Bu hafta 1 kg kuru mama bende alacağım. Bu kadar duyarlı olduğumuzu bilmek gerçekten çok güzel.
Ayrıca annem hergün balkona bulgur, buğday ve bayatlayan ekmekleri ıslatıp kuşlara koyuyor 1 yoğurt kovası su ile birlikte. Serçesi, güvercini hepsi karnını doyuruyor. Açık balkonu olanlar için uygulanabilecek birşey bence. Kuşlar bu havalarda özellikle suya çok ihtiyaç duyuyorlar. Karınlarını doyurup sularını içtikten sonra da kova içine girip kanatlarını ıslatoyorlar sırayla. Tarif edilemez bir güzellik.
You are not allowed to view links.
Register or Login
Dün başıma öyle birşey geldi ki internette videolarda görünce şaşırmıyoruz ama yaşayınca çok farklı hissediyor insan. Marketin girişinde en fazla 1 yaşında çok güzel ama sokak şartları gereği bakımsız kalmış bir kedi gördüm. İçeri girmeden önce birkaç dakika sevdim öyle girdim içeri. Kasada ödeme yapacakken bir baktım yanıma gelmiş yerde duran sakızların üstüne basıp iki ayağının üstüne kalkmış bir ayağını bana elini uzatır gibi uzatmış birşeyler mırıldanıyor. Ama inanın çıkan sesler kedi değil insan sesi gibi. Ne dedi anlayamasam da benimle konuşmaya çalıştığına inanıyorum. :) Ben de sosis alıp besledim öyle gittim eve. Daha önce süt,et ve su ile yapabildiğim kadar kedi ve köpekleri besliyordum ama aklıma arabaya mama almak gelmemişti hiç. Bu hafta 1 kg kuru mama bende alacağım. Bu kadar duyarlı olduğumuzu bilmek gerçekten çok güzel.
Ayrıca annem hergün balkona bulgur, buğday ve bayatlayan ekmekleri ıslatıp kuşlara koyuyor 1 yoğurt kovası su ile birlikte. Serçesi, güvercini hepsi karnını doyuruyor. Açık balkonu olanlar için uygulanabilecek birşey bence. Kuşlar bu havalarda özellikle suya çok ihtiyaç duyuyorlar. Karınlarını doyurup sularını içtikten sonra da kova içine girip kanatlarını ıslatoyorlar sırayla. Tarif edilemez bir güzellik.
güzel bir şeye vesile olduysak ne güzel.
sokaktaki kedilerin bazen tek derdi sevilmek bile olabiliyor. mama veriyorum koklamıyor bile , sadece kafası okşansın istiyor. sevgi her canlının hissetmek istediği bir duygu, düşünün ki doğduğunuzdan beri bir şeylerden kaçarak yaşıyorsunuz, size yaklaşan her canlıdan kaçma gereği duyuyorsunuz..nasıl zor bir yaşam olur. o yüzden sokak hayvanlarına bunu yaşatmanız da çok güzel olmuş , teşekkürler.
bu arada yavru kedilerin olduğu yere mama koyduğunuzda etrafta karga varsa, kargaya göstere göstere daha uzağına doğruda mama serpin, yoksa gelip yavru kedileri yerken tartaklayabiliyorlar çoğu zaman da gözlerini oyuyorlar..aman dikkat :serefe:
Çok güzel bir başlık ve güzel insanlar topluluğu. sayenizde hem çocuklar sevindi hemde diğer canlılar. Zaten Bu platformu diğer otomobil forumlarından farklı kılan şeyde bu. Bu kadar duyarlı insanlarla bir arada olmak büyük mutluluk. Çok teşekkürler :alfisti:
Çok şükür ki bu konulara aşırı duyarlı olan Ataşehir Belediyesi sınırları içerisindeyim ve onların değişik yerlere serpiştirdiği suluk ve mama kabı istasyonları vasıtası ile sürekli onları besleme ve sevme fırsatı buluyoruz. Burada da bir organizasyon ve kampanya olursa seve seve katılırım. :serefe:
Hayvan haklarına son derece duyarlı insanların yaşadığı Moda'da insanların özenle baktı sokak hayvanlarını gelip arabalarıyla öldüren vahşilere engel olamıyoruz olamıyoruz olamıyoruz!
http://www.posta.com.tr/yasam/PostaYazarHaberDetay/Tarcin-i-olduren-adam--Bunu-okuyor-musun-.htm?ArticleID=341201 (http://www.posta.com.tr/yasam/PostaYazarHaberDetay/Tarcin-i-olduren-adam--Bunu-okuyor-musun-.htm?ArticleID=341201)
Umarım yakalanır ve emsal teşkil eden oldukça ağır bir ceza alır bu katil arkadaşımız.
Yine bir insan vahşeti. Hayvanat bahçeleri zaten başlı başına birer vahşetken bir de hiç bir suçu yokken öldürülen hayvanları görmek gerçekten çok üzücü.
İnsan yavruları canlı olarak hayvanları görebilsin diye doğadan koparılıp kafeslere hapsedilen ve çok kötü şartlarda bakılan hayvanların hayatlarını işkenceyle yaşattığımız yetmiyormuş gibi bir de hiç bir suçu yokken onları göz bile kırpmadan öldürebiliyoruz yine bir insan çocuğunun hayati tehlikesi ihtimali üzerine.
Goril aslında çocuğu kurtarmaya çalışıyor, çünkü insan değil, yani durup dururken öldürmez.
Haber link'i: http://www.hurriyet.com.tr/goril-harambe-meger-kucuk-cocugu-korumak-istemis-40111269 (http://www.hurriyet.com.tr/goril-harambe-meger-kucuk-cocugu-korumak-istemis-40111269)
Farkındalık köşesi:
1-) https://www.facebook.com/pictureofhappiness/videos/863090870464238/ (https://www.facebook.com/pictureofhappiness/videos/863090870464238/)
2-) https://www.facebook.com/Justice4Harambe/videos/1700652076865803/ (https://www.facebook.com/Justice4Harambe/videos/1700652076865803/)
Bu da hayvanlar ve duyguları hakkında bildiğimiz pek çok yanlışın videosu olsun.
Yıllar yıllar sonra birileri çıkıp "aslında hayvanların her şeyin farkında olduğunu ve hissettiğini biliyorduk fakat et endüstrisi zarar görmesin diye bunu dünyadan sakladık, tıpkı şekerin zararlarının yıllardır gizlendiği gibi" diyecek ve hiç bir sorumluluk hissetmeden yaşamaya devam edecek insanlık.
https://www.papiroom.com/515448545455_kesimhaneye-goturuldugunu-sanarak-korkudan-aglayan-inek-emma (https://www.papiroom.com/515448545455_kesimhaneye-goturuldugunu-sanarak-korkudan-aglayan-inek-emma)
You are not allowed to view links.
Register or Login
Bu da hayvanlar ve duyguları hakkında bildiğimiz pek çok yanlışın videosu olsun.
Yıllar yıllar sonra birileri çıkıp "aslında hayvanların her şeyin farkında olduğunu ve hissettiğini biliyorduk fakat et endüstrisi zarar görmesin diye bunu dünyadan sakladık, tıpkı şekerin zararlarının yıllardır gizlendiği gibi" diyecek ve hiç bir sorumluluk hissetmeden yaşamaya devam edecek insanlık.
https://www.papiroom.com/515448545455_kesimhaneye-goturuldugunu-sanarak-korkudan-aglayan-inek-emma (https://www.papiroom.com/515448545455_kesimhaneye-goturuldugunu-sanarak-korkudan-aglayan-inek-emma)
ben özellikle son 2 senedir "yemek" yerken çok mutsuz hissediyorum, yediğim şeyi bir plastik olarak düşünüp geçmeye çalışıyorum, et yemek istemiyorum ancak küçüklükten beri etin tadına alışmış olduğumuz için bir yerde kokusunu bile duyunca çekici geliyor, günde 2 öğün et tüketiyorum ve resmen pişman oluyorum.
ben et yemesem ne değişecek, mezbahalar, kesimhaneler, kaçak et kesim yerleri yine devam edecek biliyorum, ama kediye köpeğe dokunurken gözlerinin içine baktığımda pişmanlık hissediyorum artık.
bazen de durup düşünüyorum, güçsüz olan her şey bir şekilde yok oluyor. güçsüz olan, fakir olan insan da buna dahil, eziliyor ve yok oluyor. şu saniye bile dünyada ne kadar çok av-avcı durumu yaşanıyor bir düşünsenize, bir aslan bir zebra yavrusunu yiyor, büyük ve vahşi balıklar küçük balıkları tek lokmada götürüyor, et yiyen bitkiler bile var, yani doğada herşeyin bir döngüsü var evet, mezbahadaki hayvanlar da insanlığın nesli devam edebilsin diye "üretilen" hatta çoğu zaman laboratuvarlarda hormonlarla yapısı değiştirilen hayvanlar, ancak onların da duygu ve hisleri var, bu sebeple, tavanın üzerinde yakıp mideme indiriyor olduğumda pişmanlık yaşıyorum.
son zamanlarda bu sebeple spordan da biraz soğudum diyebilirim, sporda gelişim göstermenin tek koşulu yemek, ancak ne zaman instagramda vb. iri yarı bir sporcu görsem, bu herif bugünlere gelebilmek için kaç hayvanı yedi? düşüncesi sarıyor.
geçenlerde facebookta bir video denk geldi, denk gelirseniz lütfen izlemeyin, çinde br sokak köpeğini yakalayıp, kaynak makinesi ile canlı canlı yakıyorlar, yemek için, hayatımda bu kadar rahatsız eden bir görüntü hiç izlemedim ( bomba ile patlayan insan, kafası kesilen insan vb. inanın bu kadar acı bir görüntü oluşturmuyor)
insanlığımdan utandım resmen, ve son zamanlarda hep , bu dünyanın çok fazla acı içerdiğini, bu kadar acıyı nasıl kaldırdığını düşünüyorum, mutlaka bir sonu olmalı, insanlığın da bir sonu olmalı diye düşünüyorum.. kafayı kırdı heralde bu herif diye düşünecek arkadaşlar için de ; bu düşünceler de çok sağlıklı düşünceler değil bu arada biliyorum :) ama böyle düşünmekten kendimi alamıyorum
You are not allowed to view links.
Register or Login
ben özellikle son 2 senedir "yemek" yerken çok mutsuz hissediyorum, yediğim şeyi bir plastik olarak düşünüp geçmeye çalışıyorum, et yemek istemiyorum ancak küçüklükten beri etin tadına alışmış olduğumuz için bir yerde kokusunu bile duyunca çekici geliyor, günde 2 öğün et tüketiyorum ve resmen pişman oluyorum.
ben et yemesem ne değişecek, mezbahalar, kesimhaneler, kaçak et kesim yerleri yine devam edecek biliyorum, ama kediye köpeğe dokunurken gözlerinin içine baktığımda pişmanlık hissediyorum artık.
bazen de durup düşünüyorum, güçsüz olan her şey bir şekilde yok oluyor. güçsüz olan, fakir olan insan da buna dahil, eziliyor ve yok oluyor. şu saniye bile dünyada ne kadar çok av-avcı durumu yaşanıyor bir düşünsenize, bir aslan bir zebra yavrusunu yiyor, büyük ve vahşi balıklar küçük balıkları tek lokmada götürüyor, et yiyen bitkiler bile var, yani doğada herşeyin bir döngüsü var evet, mezbahadaki hayvanlar da insanlığın nesli devam edebilsin diye "üretilen" hatta çoğu zaman laboratuvarlarda hormonlarla yapısı değiştirilen hayvanlar, ancak onların da duygu ve hisleri var, bu sebeple, tavanın üzerinde yakıp mideme indiriyor olduğumda pişmanlık yaşıyorum.
son zamanlarda bu sebeple spordan da biraz soğudum diyebilirim, sporda gelişim göstermenin tek koşulu yemek, ancak ne zaman instagramda vb. iri yarı bir sporcu görsem, bu herif bugünlere gelebilmek için kaç hayvanı yedi? düşüncesi sarıyor.
geçenlerde facebookta bir video denk geldi, denk gelirseniz lütfen izlemeyin, çinde br sokak köpeğini yakalayıp, kaynak makinesi ile canlı canlı yakıyorlar, yemek için, hayatımda bu kadar rahatsız eden bir görüntü hiç izlemedim ( bomba ile patlayan insan, kafası kesilen insan vb. inanın bu kadar acı bir görüntü oluşturmuyor)
insanlığımdan utandım resmen, ve son zamanlarda hep , bu dünyanın çok fazla acı içerdiğini, bu kadar acıyı nasıl kaldırdığını düşünüyorum, mutlaka bir sonu olmalı, insanlığın da bir sonu olmalı diye düşünüyorum.. kafayı kırdı heralde bu herif diye düşünecek arkadaşlar için de ; bu düşünceler de çok sağlıklı düşünceler değil bu arada biliyorum :) ama böyle düşünmekten kendimi alamıyorum
Tam olarak en sağlıklı düşünce yapısıyla düşünüyorsunuz. :) Çoğunluğun ne düşündüğünün önemi yoktur, yani bir şeyi milyonlarca insan destekliyor olması onun doğru olduğunu göstermez hatta genellikle yanlış olduğu kesindir. Bu yüzden alışılagelmiş mantık ve bakış açısından çıktığınızda ancak gerçek hisleri ve gerçekleri görebilirsiniz. Düşünceleriniz tamamen doğru fakat tek bir nokta var değinebileceğim:
Doğadaki güçlü zayıf ilişkisi, doğadaki güçlü zayıf ilişkisidir. Biz insanlar olarak düşünce yeteneği kazandıktan sonra bu artık başka bir yere gitmiştir. Yani artık hayatta kalmak için yemek yerine keyif için hatta hava atmak için yemek yer hale geldik.
İhtiyacımız olandan çok çok fazlasını yer hale geldik ve bu talebi karşılamak için sadece yiyecek olarak kullanılmak üzere üretilen duyguları olan bu hayvanları sömürmeye başladık.
Zenginin hayatta kalması fakirin ölmesi de zenginin doyamamasından dolayıdır. Burada güçlü olan ve zayıf olan diye bir denge söz konusu değildir ama benzer olduğu için ayıt edebilmesi derinlemesi analizler sayesinde gerçekleşebilir.
Dünya nüfusunun %90'lık geliri dünya nüfusunun %3'lük kısmının elinde. Bunun nedeni açları doyuramamak değil tokları doyuramamaktır, hal böyleyken de güçlü güçsüz dengesi aslında iyi ve kötü olarak evriliyor günümüzde. Çok parası olan evet güçlü ama o parayı nasıl elde etti? (zenginlerin büyük bir çoğunluğu tahmin edilemeyecek kadar büyük kötülükler yapmıştır) Aileden zengin olarak doğmak tamamen bir şans meselesi. Afrika'da da doğmuş olabilirdik. Yeterince kötüysek emek sömürerek ve insan kazıklayarak çok paralar kazanabilirdik, güçlü olabilirdik, ama bu, burada doğadan ayrılıyor, ihtiyacın için gücünü kullanmak yerine insani iç güdün olan hırs ve egon için bunu yapıyorsun. Aklını kullanıp diğer insanları ezerek yükselmeyi seçmek tamamen bir ahlak meselesidir, doğadaki savaşı kazanma meselesi değildir. Bu; bu insanları arslan, diğerlerini de ceylan yapmaz, bu ahlaklıyla ahlaksızlık arasında bir seçimdir.
Aklını, dehanı dünyanın iyi bir yer olması için kullanmak yerine kendi yükselmen için kullanmayı seçerek güçlü olunmaz, ahlaksız olunur. :)
Bertrand Russell'ın bir lafı vardır: "Tüm canlıların refahı sağlanamadıkça dünyada refah sağlanmış sayılamaz" der. Konu budur.
Empati yüksek zekaya işaret eden geliştirilebilir yani öğrenilebilir bir şeydir. Duyduğunuz kaygılar bunun içindir, yani analitik düşünebildiğiniz noktada ulaşacağınız yer bu derin üzüntü hissidir.
İnsan maalesef etçil bir tür. Et yemeden de hayatını sürdürebilmesi mümkün fakat bazı durumlarda sağlık sorunlarına yol açabiliyor ama bu da günde 3 öğün et yemek zorunda demek de değil. Dünyanın aldığı bu son derece sefil ve aşağılık hale bakarak zaten bunu yapabilmek imkansız. Ben haftada en fazla 1-2 gün tek öğünde içinde et olan bir yemek yiyorum artık. Yani haftada 1 hamburger, yada içinde kıyma olan bir yemek gibi. Bunun dışında azıma et girmiyor ve yakın gelecekte de tamamen kesmeyi planlıyorum. Bunu sizin de yaşadığınız empati, bilgi, farkındalık ve vicdan sağlıyor. Dereceleri var. Keşke vegan olacak kadar derinlemesine bir yapıya sahip olabilsem diyorum ama bu yönde de ilerliyorum.
Farklı bir Levent Kobaza örneği!
Agucba by Tapatalk
You are not allowed to view links.
Register or Login
Farklı bir Levent Kobaza örneği!
Agucba by Tapatalk
Çok doğru. :)
Bir doz güzellik.
https://www.youtube.com/watch?v=fBflZXdEZsI
"Dünyayı güzellik kurtaracak"
LG-D802 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
You are not allowed to view links.
Register or Login
Bir doz güzellik.
https://www.youtube.com/watch?v=fBflZXdEZsI
Adamın dibi
Tapatalk kullanarak iPad aracılığıyla gönderildi
Evimizde 5 yıl önce sokaktan aldığımız kedimizle beraber ev dışında da en az 10 farklı kediye bakıyoruz. Aldığımız mamalar da kilosu en az 20-30 liralık mamalar... Hayvancağızların daha biz arabadan inmeden sokağın başından koşa koşa sevinçle gelmelerinizi görmeniz lazım. O gözlerindeki minnet ve sevgi anlaşılmayacak gibi değil. Garibanların derdi sadece yaşamak... Daha geçen gün kardeşim sırf bi kediyi tekmeledi diye elemanın birini hastanelik etmiş... Olm diyorum manyak mısın niye yaptın öyle bişey diye, abi kendimi kaybetmişim diyo... Allahtan ciddi bişey olmadı da konu uzamadı... İnşallah akıllanmıştır dayak yiyen de bir daha savunmasız hayvancıklara öyle davranmaz ne diyim...
You are not allowed to view links.
Register or
Login Kardeşinizin ellerine sağlık! :)
Şu videoyu 50 kere izlemişimdir:
https://www.youtube.com/watch?v=KqOUgXCAZC4
Kendisi Fırat Sert. Facebook'ta takip edebilirsiniz, harika bir insan. Mahallemde aç kalan canlı olamaz diye her gün dolaşıyor.
Profesyonel boksör olduğu için de böyle durumları minik müdahaleler ile çözebiliyor. :)
Ne demişler: "Dünya yaşamak için tehlikeli bir yer; kötülük yapanlar yüzünden değil, durup seyreden ve onlara ses çıkarmayanlar yüzünden."
Adam resmen elemanı köpeklere yem yaptı :)
Dopdolu bir başlık.
Katkı sağlayan herkesin ellerine sağlık.
hayvansever arkadaşlarımdan bir sahiplendirme ricam olacak;
bizim farlarla ünlü ilker kemal'in kardeşi , bir kediyi ameliyatlar vs. ettirdi, ardından sahiplendiremediği için bizim bahçeye koymasını söyledim, koyduk birlikte, 2 gün kedi iyiydi ancak 2 gün soğuk yiyince tekrar veterinere kaldırdık.
gelelim detaylarına;
dışarıda bulunduğu halde yapılan ilk veteriner ziyaretinde, sol gözü dışarıda, çene dağılmış şekilde bulunmuş. ameliyatlar geçirmiş, sol göz alınmış ve çeneye pim takılmış. enfeksiyon oluşmaması için antibiyotik kullanılmış.
benim götürdüğüm veteriner ziyaretinde ise;
böbrekler antibiyotik kullanımına bağlı olarak zarar görmüş, kandaki üre ve kreatin değerleri okunamayacak kadar yükselmişti. ölecek / uyutalım gözüyle bakıyorduk. ancak bize süpriz yaptı ve son tahlilden önceki gün hareketlenmeye başladı, tahlilde de değerleri iyiye gitti, hayata tutundu ve 10 günde taburcu oldu.
şimdi kız arkadaşımın evinde geçici olarak mutlu mesut yaşıyor. ona kalıcı bir ev arıyoruz ( evde pug olduğu için biraz zorlanıyor bakım konusunda)
*6-7 yaşında
*dişi
*yemek ve tuvalet eğitimi var. sadece böbreği için özel mama yemesi gerekiyor. yeme içmede herhangi bir problemi yok.
*çeneye aldığı darbe sebebiyle duymasını da kaybetmiş, yani sağır.
* hiç görmediğiniz kadar sevdiren bir kedi. yani 10 saniye bile yanınızdan ayrılmak istemiyor, tuvalete gittiğinizde bile karşınıza oturup sev beni diye gözünüzün içine bakıyor :)
hayvansever çevrelerde özellikle bu tür hayvan sahiplenmek isteyen olabilir diye buraya da yazmak istedim.
kızımızın fotoğrafları;
[IMG]http://uploads.tapatalk-cdn.com/20161130/9bea9d62cc7516931d9bc3b7d8d8b7da.jpg[/img]
[IMG]http://uploads.tapatalk-cdn.com/20161130/f800b7be818c0a0b02a206ab93a58efc.jpg[/img]
[IMG]http://uploads.tapatalk-cdn.com/20161130/107d57c5d150b6c7b5e359fc02833a36.jpg[/img]
Merhabalar tekrar. Bu sefer benim de başıma bir kaza olayı geldi. Hayatımda ilk kez bir köpeğe çarptım. Hafif yokuşlu bir virajın ve yolun tam ortasında oturmuş ormana atılan canlardan biriydi ve oturduğu yerden kalkıp intihar eder gibi arabanın önüne koştu, çaresiz tam ortadan çarpmak zorunda kaldım. Abs devreye girince fren mesafesi uzadı ve çok da yavaş sayılmayacak şekilde çarptım. Köpek 5 metre kadar yerde sürüklendi ve topallayarak ormana kaçtı. Peşinden gidip yaklaşık 3 saat ormanda bakabildiğim her yeri aradım ama maalesef bulamadım. Ertesi gün sabahtan gittim ve 1 saatin sonunda çarptığım yerin yakınlarında çalıların arasında yatarken buldum ama çok korkak olduğu için yaklaşmak mümkün olmadı ve yakalayamadım. Çeşitli araştırmalar derken bölgenin belediyesini arayıp veterinere götürmek için yardım istedim. O gün de kaçtığı için yakalayamadım ama 3. gün yol kenarına indiğini görünce belediye ekipleriyle oldukça zor koşullarda 2 km civarı koşarak sonunda uyutucu iğneyle bayıltıp önceden ayarladığım yakındaki veterinere götürebildim.
Çok özet geçerek anlatıyorum, belediye ekipleriyle yaşananları tahmin edersiniz.. :)
Neyse ki köpeğe çarpmasam zaten kışı geçirmesi imkansızmış ve bacağındaki sakatlık da önemli değilmiş, hatta kendi kendine geçti diyebilirim. Uyuz, mantar, anemi ne ararsanız var doğal olarak. Kemikleri sayılıyor diğer binlercesi gibi.
Şu anda insanlardan o kadar çok korkuyor ki 3 haftadır bir odanın içinde sadece duruyor aşağıdaki fotolardaki gibi. Neyse ki bir tanesi de olsa hayata tutundu ve iyileşip olması gerektiği gibi bir köpek olacak.
Sahiplendirme için tam sağlığına kavuşmasını bekliyoruz. Benim bakabilmem imkansız ama güzel insanların olduğu bir fabrikanın bekçi köpeği bile olsa hayatını çok daha iyi koşullarda sürdürebilir.
Not: Böyle durumlarda belediyeden köpeği almasını istediğinizde başına ne geldiğini takip edemiyorsunuz genel olarak, kendileri nazi toplama kampı benzeri çalışan yerler olduğu için böyle bir durumda tedaviyi veterinerde yaptırmanız ve gerekirse yardım toplayıp meblayı taksitlendirip ödemenizi tavsiye ederim. Diğer türlü boş bir vicdan rahatlatmasından öteye geçememe ihtimali oldukça yüksek çünkü barınağa giren sakat bir köpeğin iyileşip çıkması esasen bu ülkede nadir görülen bir durum en minnoş cümlelerle anlatmak gerekirse..
3 haftalık gelişimi de burada.
3. günün sonunda yakaladığımız hali.
(https://i.hizliresim.com/26kajE.jpg)
(https://i.hizliresim.com/QLl28A.jpg)
(https://i.hizliresim.com/8abzWr.jpg)
1 hafta sonrası
(https://i.hizliresim.com/XMo6No.jpg)
3. hafta
(https://i.hizliresim.com/6akNbN.jpg)
Merhamet ne güzel bir şey.Bu ülkede köpeğe çarpıp, arabasında oluşan ufak tefek çizikler için bir de köpeğe söven hatta işkence eden insanlarda var.Sizi örnek davranışınız için takdir ettim. :alkis:
You are not allowed to view links.
Register or Login
Merhabalar tekrar. Bu sefer benim de başıma bir kaza olayı geldi. Hayatımda ilk kez bir köpeğe çarptım. Hafif yokuşlu bir virajın ve yolun tam ortasında oturmuş ormana atılan canlardan biriydi ve oturduğu yerden kalkıp intihar eder gibi arabanın önüne koştu, çaresiz tam ortadan çarpmak zorunda kaldım. Abs devreye girince fren mesafesi uzadı ve çok da yavaş sayılmayacak şekilde çarptım. Köpek 5 metre kadar yerde sürüklendi ve topallayarak ormana kaçtı. Peşinden gidip yaklaşık 3 saat ormanda bakabildiğim her yeri aradım ama maalesef bulamadım. Ertesi gün sabahtan gittim ve 1 saatin sonunda çarptığım yerin yakınlarında çalıların arasında yatarken buldum ama çok korkak olduğu için yaklaşmak mümkün olmadı ve yakalayamadım. Çeşitli araştırmalar derken bölgenin belediyesini arayıp veterinere götürmek için yardım istedim. O gün de kaçtığı için yakalayamadım ama 3. gün yol kenarına indiğini görünce belediye ekipleriyle oldukça zor koşullarda 2 km civarı koşarak sonunda uyutucu iğneyle bayıltıp önceden ayarladığım yakındaki veterinere götürebildim.
Çok özet geçerek anlatıyorum, belediye ekipleriyle yaşananları tahmin edersiniz.. :)
Neyse ki köpeğe çarpmasam zaten kışı geçirmesi imkansızmış ve bacağındaki sakatlık da önemli değilmiş, hatta kendi kendine geçti diyebilirim. Uyuz, mantar, anemi ne ararsanız var doğal olarak. Kemikleri sayılıyor diğer binlercesi gibi.
Şu anda insanlardan o kadar çok korkuyor ki 3 haftadır bir odanın içinde sadece duruyor aşağıdaki fotolardaki gibi. Neyse ki bir tanesi de olsa hayata tutundu ve iyileşip olması gerektiği gibi bir köpek olacak.
Sahiplendirme için tam sağlığına kavuşmasını bekliyoruz. Benim bakabilmem imkansız ama güzel insanların olduğu bir fabrikanın bekçi köpeği bile olsa hayatını çok daha iyi koşullarda sürdürebilir.
Not: Böyle durumlarda belediyeden köpeği almasını istediğinizde başına ne geldiğini takip edemiyorsunuz genel olarak, kendileri nazi toplama kampı benzeri çalışan yerler olduğu için böyle bir durumda tedaviyi veterinerde yaptırmanız ve gerekirse yardım toplayıp meblayı taksitlendirip ödemenizi tavsiye ederim. Diğer türlü boş bir vicdan rahatlatmasından öteye geçememe ihtimali oldukça yüksek çünkü barınağa giren sakat bir köpeğin iyileşip çıkması esasen bu ülkede nadir görülen bir durum en minnoş cümlelerle anlatmak gerekirse..
3 haftalık gelişimi de burada.
3. günün sonunda yakaladığımız hali.
(https://i.hizliresim.com/26kajE.jpg)
(https://i.hizliresim.com/QLl28A.jpg)
(https://i.hizliresim.com/8abzWr.jpg)
1 hafta sonrası
(https://i.hizliresim.com/XMo6No.jpg)
3. hafta
(https://i.hizliresim.com/6akNbN.jpg)
Öncelikle geçmiş olsun hocam hassas davaraşınız içinde tebrik ederim keşke herkes sizin gibi olumlu düşüncelere sahip olsa hayvanlara karşı,umarım en kısa sürede yeni sahibine evine kavuşur .
LG-H815 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
yüreğinize sağlık.
You are not allowed to view links.
Register or Login
Merhabalar tekrar. Bu sefer benim de başıma bir kaza olayı geldi. Hayatımda ilk kez bir köpeğe çarptım. Hafif yokuşlu bir virajın ve yolun tam ortasında oturmuş ormana atılan canlardan biriydi ve oturduğu yerden kalkıp intihar eder gibi arabanın önüne koştu, çaresiz tam ortadan çarpmak zorunda kaldım. Abs devreye girince fren mesafesi uzadı ve çok da yavaş sayılmayacak şekilde çarptım. Köpek 5 metre kadar yerde sürüklendi ve topallayarak ormana kaçtı. Peşinden gidip yaklaşık 3 saat ormanda bakabildiğim her yeri aradım ama maalesef bulamadım. Ertesi gün sabahtan gittim ve 1 saatin sonunda çarptığım yerin yakınlarında çalıların arasında yatarken buldum ama çok korkak olduğu için yaklaşmak mümkün olmadı ve yakalayamadım. Çeşitli araştırmalar derken bölgenin belediyesini arayıp veterinere götürmek için yardım istedim. O gün de kaçtığı için yakalayamadım ama 3. gün yol kenarına indiğini görünce belediye ekipleriyle oldukça zor koşullarda 2 km civarı koşarak sonunda uyutucu iğneyle bayıltıp önceden ayarladığım yakındaki veterinere götürebildim.
Çok özet geçerek anlatıyorum, belediye ekipleriyle yaşananları tahmin edersiniz.. :)
Neyse ki köpeğe çarpmasam zaten kışı geçirmesi imkansızmış ve bacağındaki sakatlık da önemli değilmiş, hatta kendi kendine geçti diyebilirim. Uyuz, mantar, anemi ne ararsanız var doğal olarak. Kemikleri sayılıyor diğer binlercesi gibi.
Şu anda insanlardan o kadar çok korkuyor ki 3 haftadır bir odanın içinde sadece duruyor aşağıdaki fotolardaki gibi. Neyse ki bir tanesi de olsa hayata tutundu ve iyileşip olması gerektiği gibi bir köpek olacak.
Sahiplendirme için tam sağlığına kavuşmasını bekliyoruz. Benim bakabilmem imkansız ama güzel insanların olduğu bir fabrikanın bekçi köpeği bile olsa hayatını çok daha iyi koşullarda sürdürebilir.
Not: Böyle durumlarda belediyeden köpeği almasını istediğinizde başına ne geldiğini takip edemiyorsunuz genel olarak, kendileri nazi toplama kampı benzeri çalışan yerler olduğu için böyle bir durumda tedaviyi veterinerde yaptırmanız ve gerekirse yardım toplayıp meblayı taksitlendirip ödemenizi tavsiye ederim. Diğer türlü boş bir vicdan rahatlatmasından öteye geçememe ihtimali oldukça yüksek çünkü barınağa giren sakat bir köpeğin iyileşip çıkması esasen bu ülkede nadir görülen bir durum en minnoş cümlelerle anlatmak gerekirse..
3 haftalık gelişimi de burada.
3. günün sonunda yakaladığımız hali.
(https://i.hizliresim.com/26kajE.jpg)
(https://i.hizliresim.com/QLl28A.jpg)
(https://i.hizliresim.com/8abzWr.jpg)
1 hafta sonrası
(https://i.hizliresim.com/XMo6No.jpg)
3. hafta
(https://i.hizliresim.com/6akNbN.jpg)
Öncelikle gecmis olsun. Acikli bir hikaye ama mutlu sonla bitmesi sevindirdi. 3 haftada baya toparlamis gorunuyor. Manevi anlamda icinizdeki ferahlik hissini tahmin edebiliyorum. Bravo size.
Teşekkür ederim arkadaşlar. Umarım kimsenin başına gelmez. Veterinere teslim edene kadar geçen süreyi nasıl tamamladığımı anlatmam pek mümkün değil.
Dün kazanın olduğu yere gittim, artık elimden geldiğince o bölgede besleme yapacağım. Orayı sahiplenmiş 4 köpek vardı ve gittiğimde onları bulamadım ama 8-10 tane şaşkın yeni bırakılmış köpekle karşılaştım, neyse ki bagajda mama vardı. Kışı nasıl geçirecekler bilmiyorum, belki küçük kulübeler yapıp oraya bırakabilirim.
Büyük geçmiş olsun You are not allowed to view links.
Register or
Login . Köpek için de.
Aramızda 3-boyut çizim yapan arkadaşlar var aslında; üretimde de çalışmış arkadaşlar. Belki kolay ve ucuz yapılabilecek/yaptırılabilecek, küçük sağlam kulübecikler çizilebilir. Kendi köpeklerim hariç hiç böyle bir fırsatım olmadı ama sokak kedileri için karton kutu-çöp torbası-strafor plaka ile bir şeyler yapmıştım. Belki yapılabilecek bir şeydir. Öylesine aklıma geldi işte...
Teşekkür ederim çok. Meslek icabı çizim üretim konusunda sorun yaşamam, hatta marangozumuzun borcu vardı bana, :) onunla maliyetine bir kaç basit kulübe yaptırmaya karar verdim. Gidip yerine bile koyabiliriz.
En azından bir kaç tanesi daha kışı atlatabilir de elinden alınan yaşam hakkını berbat şekilde de olsa yaşayabilir.
Şimşek'in son hali ve bölgeye bıraktığımız kulübeler.
(https://i.hizliresim.com/V9YnpB.jpg)
(https://i.hizliresim.com/7avnmL.jpg)
(https://i.hizliresim.com/P1MW3d.jpg)
(https://i.hizliresim.com/nQr6PN.jpg)
(https://i.hizliresim.com/v642zA.jpg)
(https://i.hizliresim.com/16dWPB.jpg)
Meslek sayesinde tanıştığımız samimi marangoz arkadaşlar sağolsun maliyetine 4 tane kulübe yaptılar, bugün bölgeye dağıttık, yakında belki bir kaç tane daha yaptırıp götüreceğiz.
Şimşek'in de rehabilitasyona ihtiyacı var, diğer sağlık problemleri neredeyse tamamen bitti. Bu üzücü hikayeyi, var olma savaşında saf sevgiyle yaşamaya çalışan canlara destek olarak iyi bir yere taşıyabildiğimiz için çok mutluyum.
Hocam, ceketim olsa bilgisayarın başında ayağa kalkıp ceketimin önünü ilikleyecektim.
Sizin gibi insanlar umudu yaşatıyor :alkis: :alfisti:
Estafirullah! Bu yapmam gerekendi zaten arkadaşlar, eksik olmayın.
https://twitter.com/ikakirman/status/1227982979202473986?s=09
Maalesef böyle tatsız bir olay yaşadık fakat yediğimiz linç ise işin daha da trajikomik boyutu...
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
You are not allowed to view links.
Register or Login
https://twitter.com/ikakirman/status/1227982979202473986?s=09
Maalesef böyle tatsız bir olay yaşadık fakat yediğimiz linç ise işin daha da trajikomik boyutu...
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Cok gecmis olsun dostum.
You are not allowed to view links.
Register or Login
https://twitter.com/ikakirman/status/1227982979202473986?s=09
Maalesef böyle tatsız bir olay yaşadık fakat yediğimiz linç ise işin daha da trajikomik boyutu...
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Geçmiş olsun.
Merak edip yorumları okudum biraz. Tek bir şey söyleyeceğim; Belli bir iq'nun altındakilerin hayvansever olmasını yasaklamak lazım :duvar:
1 hafta iş göremez raporu aldık. Belki daha büyük bir kazadan korunduk ne bileyim. Lakin orada altımda 220 kilo karşımda yayalar araçlar sağ bacağımda çeneyi bacağıma kilitlenmiş bir dengesiz köpek. Varın psikolojiyi ve o anki yaptığım hesapları ve kararı siz düşünün.
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
You are not allowed to view links.
Register or Login
1 hafta iş göremez raporu aldık. Belki daha büyük bir kazadan korunduk ne bileyim. Lakin orada altımda 220 kilo karşımda yayalar araçlar sağ bacağımda çeneyi bacağıma kilitlenmiş bir dengesiz köpek. Varın psikolojiyi ve o anki yaptığım hesapları ve kararı siz düşünün.
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Yorumlara bak :o şaka gibi... Çok geçmiş olsun.
Çok geçmiş olsun.
You are not allowed to view links.
Register or Login
https://twitter.com/ikakirman/status/1227982979202473986?s=09
Maalesef böyle tatsız bir olay yaşadık fakat yediğimiz linç ise işin daha da trajikomik boyutu...
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
hocam geçmiş olsunn
Eyvallah agalar. Bu arada köpek savar olayı vs araştırıyorum. Dahası bu savarları kullanan 10 kişiden 6 sı işe yaramadığından dem vurmuş. Duyan deneyen vs var mı aramızda?
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Geçmiş olsun.benim bisiklet sürerken kullandığım alet elektroşok cihazı.kopekler sesini duyduğu an kaçıyor.eger köpek sağır değilse kaçar.en azından bu aleti arastirmanizi tavsiye ederim.
Redmi Note 7 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi
Geçmiş olsun hocam.
Eyvallah ağa...[IMG]https://uploads.tapatalk-cdn.com/20200217/cc61ee6168b60105bdc180b0c487fa36.jpg[/img]
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
https://www.hepsiburada.com/dazer-ii-utrasonik-kopek-kovucu-p-HBV00000I1ZA3?magaza=Tekzen
En iyisi bu bildiğim kadarı ile. Ucuz muadilleri de var, ama orjinali alınıp tecrübe edilebilir. Forumlarda da çok konuşulmuş işe yarayıp yaramadığı. Örnek;
https://forum.donanimhaber.com/dazer-ii-2-kullanan-var-mi--41837929
Geçmiş olsun.
twitter yorumları bir daha hatırlattı ki,
https://www.youtube.com/watch?v=VJcYV7p1Qes
Hoca çok geçmiş olsun çok üzüldüm...Umarım bir an önce normal hayatına dönersin be dostum.. Kovucu olayını ben zamanında çok baktım Cumhuriyet kötü taraflarına sürmeyi sevdiğimden ama her zaman aynı sonucu vermedikleri kanısına kapılıp vazgeçtim ve motorculuğun bu konudaki kuralında ısırar ettim. Köpek sana geliyorsa kaçamayacaksan dur...Ve hatta in. ama bazen de tabi nerden geldiğiniz anlamıyosun ki sana öyle olmuş anlaşılan, tecrübesi bol adama eriştiğine göre.
Sağol Murat hocam. Evet dediğin gibi orada karşımda yaya faktörü, solumda İETT otobüsü, tam ilerim de taksi var ama ölü nokta (buraya da yaya ekleyelim) tabii hepsi 5-6 saniyede hesaplanan yol okuma algoritması. Köpeği de gördüm fakat başıboş geziyor (hayvan savunucularını çıldırtan kelime). Işık yeşile döner dönmez otobüsün solumdan akmasını bekledim önüme alıp illerdeki bekleyen taksiyi teğet geçeceğim derken bir baktım sağ bacağımı kapmış hayvan bırakmıyor o an herşey oldu bitti temkinli idim savurdum tekme ile mecbur. Koruma pantalon vs hak getire.
Normalde çok yaşadığım olaylardan bir tanesidir. Bu gibi durumlarda dururum (eğer gazı anlık açıp kaçma lokasyonu yok ise). Bir keresinde ağva çıkışlarında ormanlık bir yola saptım yol nereye çıkarırsa hak getire. Orada sayısını hatırlamıyorum önümü birden toplulukları bastı. Yol patika ve içgüdü ile durmak zorunda kaldım. Daha da çoğaldılar. Hemen usulca indim. Gözüme kestirdiğim bir ikisinin başını okşadım. Motoru boşa alıp yavaş yavaş alanlarından çıktım. Lakin orada saldırsalar kim bizi bulacak ormanın içlerinde. Buna da karşıyım. Neymiş efendin sokaklar onların yuvası imiş. Bizmişiz başıboş gezen. Iyi de ben orada diyorum ki önlem alınsın önlem alın bu kadar basit mi insan hayatı...
Netice itibari ile köpek kovucu olayı. Evet almasak ya da alsak da motorda devamlı el altında tutacaksın ve bazılarına etki etmiyor.
Hele yorumlarda en komiği şu
O saatte orda ne işim varmış....



Sent from my SM-N960F using Tapatalk
İlhan Hocam çok geçmiş olsun.
Foruma bir kaç gündür giremiyordum, yeni gördüm.
Twitter'daki yorumları da okudum, ve aslında senin hatalı olduğuna kanaat getirdim. Senin ne işin var gün içerisinde binlerce insan ve aracın geçtiği bir "yolda". Hayvan haklarını savunan dernek ve kuruluşlara giderek hepsinden özür dilemen gerek!
Şaka bir yana, sokak hayvanları ile ilgili durumlar aslında çok karışık. Bu işle ilgili olanların mutlaka çözümleri vardır ancak ilk adımı atacak olan sanırım devlet ve o ilk "somut" adım bir türlü atılamıyor.
Tapatalk Bericht
İlhan' ım kocaman bir geçmiş olsun da benden gelsin.... Serkan' ın da dediği gibi senin o an orada ne işin vardı ?? Kovucuların işe yarayıp yaramadığını bilmem ama bulundurmakta fayda var gibi görünüyor... Ha insanların tepkileri ise ayrıca düşündürücü ve manidar, empati denilen o ''sihirli'' kelimeden artık eder kalmadığı aşikar... tekrar geçmiş olsun
Sağolun değerli arkadaşlar. Ülkede rayına oturtulması gereken o kadar çok şey var ki... Ne yapmak lazım sorusunu soranlara gülüp geçiyorlar ha gülsünler ona da razıyız lakin - küfür- aklın almayacağı şizofreni terminolojisinin de eksik kaldığı saldırı boyutuna geçmişler.
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Kakırman üstad çok geçmiş olsun .
ilhan hocam köpege bişi olmadı dimi
Okan hocam sağolasın. Sercanım belediye arıyor köpeği. Akıbeti ne oldu bilmiyorum. Köpeğe bişey yapmadık yahu...
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Büyük geçmiş olsun.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Bazı yorumlar ilginç hakikaten. İster istemez sinirleniyor insan.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
You are not allowed to view links.
Register or Login
Büyük geçmiş olsun.
Tapatalk kullanarak iPhone aracılığıyla gönderildi
Eyvallah Tolga hocam.
Güncelleme diyelim. Enfekte başladı velhasıl uzun süren antibiyotik ve iğne tedavisi geçen cuma bitti. Aklıma şu covid 19 vakası dolayısı ile bu da bir hayır mı vardı acep olayı gelmiyor değil. Lakin eve kapandım işleri evden yapıyorum şimdilik. Allah her türlü beladan hastalıktan korusun insanları (Amin).
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Çok geçmiş olsun hocam, yeni motor aldım en korktuğum şeylerden birisi bu konu. Şimdi daha iyisinizdir inşallah
You are not allowed to view links.
Register or Login
Eyvallah Tolga hocam.
Güncelleme diyelim. Enfekte başladı velhasıl uzun süren antibiyotik ve iğne tedavisi geçen cuma bitti. Aklıma şu covid 19 vakası dolayısı ile bu da bir hayır mı vardı acep olayı gelmiyor değil. Lakin eve kapandım işleri evden yapıyorum şimdilik. Allah her türlü beladan hastalıktan korusun insanları (Amin).
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
You are not allowed to view links.
Register or Login
Çok geçmiş olsun hocam, yeni motor aldım en korktuğum şeylerden birisi bu konu. Şimdi daha iyisinizdir inşallah
Şükür iyiyim. Tattolarım çoğalıyor işte.
Bu arada Allah kaza bela vermesin. Kalabalık bir ortamda yolu okuyun sadece. Yol açıksa zaten bir şekilde bertaraf ediliyor (panik olmamalı tabii ki)
Sent from my SM-N960F using Tapatalk
Geçmiş olsun.
Konu karışık ve biraz detaylı. Şimdi uzun uzun makale yazılabilir ama değişen bir şey olmuyor pek, o yüzden boşverelim.
Twitter'daki linç mesajlarının çoğunu okudum, saçmalayanların yanında çoğu doğru noktalara da temas ediyor.
Buradaki arkadaşların da sokak köpekleri hakkında pek bilgi sahibi olduklarını sanmıyorum, görüyorum daha doğrusu. Empatiden bahsedilmiş falan :)
Geçmiş olsun tekrar, umarın kimseye bir şey olmamıştır. Köpek de neden saldırdı bilmiyorum ama umarım yerinden olmamıştır.
Sevgili @Aşmış dostumuzun köpek klubesinin tasarımı var mıdır, yapmak için bulur muyum derken yeni okudum mesajları. Geçmiş olsun @KAKIRMAN , çok şükür daha kötüsü olmamış.
Köpeklerin sokakta işi yok o doğru. Köpek, insan tarafından ehlilleştirilmiş bir tür. Biz insanlar gelip onların alanını işgal etmiş de değiliz aslında -mekanın esas sahibi kurt. :) Köpekler bizimle geldi.
Dolayısıyla köpekler bizim sorumluluğumuz. Sokaktalarsa da bizim suçumuz. Şu aralar medyanın da reyting/hit uğruna köpek düşmanlığı pompalaması da, kuş kadar bilgisiyle hayvan düşmanlarının da, romantik hayvanseverlerin de tartışmaları çözümü geciktiriyor ve korkarım sorun o kadar büyüyecek ki sonunda toplu katliama gidecek.
Neyse... Kolay yapabileceğim/yaptırabileceğim orta boy köpek klübesi çizimi arıyorum. Parça ebatları kestirebileceğim şekilde olsa birleştirebilirim de. Netten bakmaya da devam ediyorum bakalım.
RMX2001 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi