www.alfa145.com/upload/alfaromeo156crashtest.mpg
Edited by - sportivo on 03/10/2006 01:36:47
biraz daha hizli gidiyor olsaydim böyle bir kaza geçirmiş olacaktim =(((
sen kaçla gidiyordun ki Volkan? bu kaza 54 km hızla olan bir görüntü
Volkan bu kaza dümdüz duvara vuran bi araçla ilgili kim dümdüz duvara vurabilirki trafikte? Bu test aracın alıcagı en büyük darbedeki halinin videosu
Düz duvar olarak algılamayın. Duvardaki esnek malzeme (bir çok alüminyum borudan oluşur genelde) bir araç ile çarpışmayı simule ediyor.
quote:
sen kaçla gidiyordun ki Volkan? bu kaza 54 km hızla olan bir görüntü
ben 80 le arabanin ön tamponu yüksekliğinde bi kaldirima girdim..yani 80 le gidiyodyum..ani fren yaptim..60 düştü desek (ki hiç düştüğünü hissetmedim araba kaydi gitti) ....ama bu crashtestdeki daha fena patlamiş
Serkan şuda var türkiyede çok agır hasarlı 3 adet 156 dan 1 adet 156 yapılan araçlar var ama içindede Bir tane ölen duymadım. Türkiyede gerçekten çok agır hasarlı 156 lar var, Hepsi galeride satılıyorlar şu an o ayrı :)
Sercan dikkat edersen dummy kafasını sol direğe çarpıp kapı tarafına düşüyor.Bu sınıf bir arabada bu olmamalı.Yolcu kabininin sağlam bir yapısının olmadığını gösteren bir film...Daha küçük sınıflarda bile bu olmuyor maalesef.Özellikle de Almanlarda...Bu konuda 159 Alfa tarihinde bir devrim bana göre.
Bir şeyi unutmamak gerekiyor. 156 1997 yılında piyasaya çıktı. Yani 9 yıl kadar önce. O zamanlar kaç arabanın yan, perde, diz hava yastıkları vardı. Ya da o zamanlar kaç araç bırakın 5 yldızı 4 yıldız almıştı. 156'nın 3 yıldızı var ve bu değer o günkü otomobil piyasasında normal olarak kabul gören bir değer. Bunlarıda göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Günümüze baktığımızda, 156 da tek havayastığından 8 hava yastığına ulaşılmış ve karoserde güncellemeler yapılmıştır.
156 sağlamdır, sağlam değildir polemiğine girmeyeceğim ama şunuda söylemek isterim. Bildiğiniz, tanıdığınız Can'ın babası yakın zamanda bir kaza geçirdi. Altında da 156 vardı. Ve kazaya sebep olan araç, bir aracın en zayıf olan noktasından yani yandan iyi bir süratle vurdu, 156 pert oldu. Sonuç Allah şifalar versin baba sağlam, sağlığı sıhhati yerinde, wtcc'ye bile geldi. Belki bu kıyaslanacak bir şey değil ama sonuçta o çok zayıf güvensiz denen aracın sağlamlığı ancak böyle durumlarda görülüyor.
Sercanında dediği gibi sağlam kazalar yapmış o kadar çok 156 gördümki, hepsinde de yaşam kabini iyi durumda ve kazalar ölümlü değildi.
quote:
Alfa 156 da 6 havayastığı vardır.Yazıları sayarak yanılgıya düşmeyelim. Bir de Alfa 156 nın testi resmi değil; 3 yıldızı da yok.Alfa 147 3 yıldızlı...2006 yılında hala 97 model bir şaseye sahip olmamız da bu olayın bir diğer boyutu.Günümüzde test kriterleri ağırlaştırılarak testlere devam ediliyor.159 un güvenilirliğini ne kadar koruyacağını, kendini ne kadar geliştiriceğini zaman gösterecek.
Edited by - sportivo on 03/10/2006 13:26:05
Ben bu test olayından anlamam ama desene 156'mla 54 km hızla bir yere girsek araba pert olacak :((((
Bir kaza sonucu aracınızın ve sizin alacağınız hasar bir çok dış etkene de bağlıdır.
Aracınızın hızı, aracınızın köşeli ya da yuvarlak bir tarafından yine köşeli ya da yumuşak tarafından bir yere çarpması. Bu çarpma işlemi esnasında hızın 0'a düşüp düşmemesi, Çarpıştığınız cismin -çarpışma öncesi hareketli ise- yönü, size yaklaşma ya da uzaklaşma açısı gibi daha sayamayacağım bir çok etken vardır.
Otomobil firmaları bu ihtimallerden optimum önlemler çıkarmaya çalışırlar. Otomobiller ile sıkça ifade edilenn aktif ve pasif güvenlik önlemleri dışında yukarıdaki saydığım etkenler de vardır.
Yazdıklarım size biraz kaderci bir yaklaşım gibi gelebilir ancak bir kaza sonrası ne halde olacağınız sadece aracınızın ne kadar sağlam olduğuna bağlı değildir.
Herkes aracının hertürlü güvenlik önlemi almış sağlam bir araba olmasını ister ancak çarpıştığınız cisim ya da aracın "hasara uğratabilme enerjisi" çok yüksek ise yapacak pek birşey de kalmıyor.
Euro NCAP testleri önemli değildir ya da gereksiz demiyorum ancak araç içindeki ve dışındaki yolcular için tek kriter olamaz. Yani demem o ki sadece yıldız sayısına göre araba almayın. Alfa alın keyfine bakın :)
Bülent abi ye katılıyorum..ornegin Renault un ilk euro NCAP 5 yıldızını çarpışma testinden degil,emniyet kemeri takilmadigindaki sesli uyarı sistemi gibi ince detaylardan almış oldugunu duymuştum.sanırım standartlar uzerinde bir donanım sunmak ile alabilmislerdi..yıldız tek kriter olmamalı bencede..ama şöyle bir durumda varki saglamlık konusunda gelisime katkısı tartısılmaz bu kurumun..
Edited by - bugra on 03/10/2006 17:23:09
Umut Bey makyajsız kasa 156'larda 2 ila 4 havayastığı var.
2006 yılında 97 model şaseye sahip olmak da bence bir başarıdır. Öyle bir model üretiyorsunuz ki rakiplerinin 3 kasa değiştirerek (E36 , E46 , E90) ayakta kalabildiği piyasada sadece bir makyaj operasyonuyla dimdik ayakta kalmaya devam edebiliyor. Yanılmıyorsam 156 1.6 hâlâ satılıyor ve rakamları da rakiplerine oranla gayet iyi.
Alıntı Yap
Bir şeyi unutmamak gerekiyor. 156 1997 yılında piyasaya çıktı. Yani 9 yıl kadar önce. O zamanlar kaç arabanın yan, perde, diz hava yastıkları vardı. Ya da o zamanlar kaç araç bırakın 5 yldızı 4 yıldız almıştı. 156'nın 3 yıldızı var ve bu değer o günkü otomobil piyasasında normal olarak kabul gören bir değer. Bunlarıda göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Emin değilim, Alfa 156 çıktığında Euro NCAP Çarpışma Testi yoktu galiba. Emin değilim ama. ADAC'nin Çarpışma Test'leri geçerli idi.
Edited by - agucba on 03/10/2006 18:17:37
NCAP 1997 de kuruldu. Geçmişte 156 olarak burada sonuçları vardı, fakat her nedense 147 sonrasında bunlar kalktı.
quote:
NCAP 1997 de kuruldu. Geçmişte 156 olarak burada sonuçları vardı, fakat her nedense 147 sonrasında bunlar kalktı.
OK'dir.
euro ncap testlerine aşina olanların farkedeceği birşey var, o da testteki 156'nın ciddi manada deforme olduğu.
euro ncap'i önemsiz görmemek lazım bence, sonuç olarak dummy'lerin ıncığına cıncığına kadar incelendiği komplike bir test, ve sanırım 156'larımız öyle pek de korunaklı araçlar değil.
Ya benim fikrime göre, genel olarak trafikte kaza geçiren araçlardaki ölüm oranı tabii ki önemli, bu sonuçta bir istatistik olarak değerlendirilirse, önümüzde bizlere yorum yaptıracak önemli bir veri kaynağı olmuş olur.
Ama bildiğimiz Alfa kazalarının sayısı o kadar kısıtlı ki, ne kadar sağlıklı bir tablo sunabileceği muamma.
Daha Audi q7 geleli 2 ay oldu, daha geçen gün bir tanesini, içinden bariyer geçmiş halde görüntülediler. İçindekiler ölmüş olabilirler. E, q7 güvensiz demek değil ki bu. Her otomobilin içinden bariyer geçebilir, ve içindekiler de biçilirler.
Ama bin tane q7 kazasındaki "zaiyat" sayısı ile, bin tane Şahin kazasındaki "zaiyat" ı kıyaslarsanız, o zaman biraz daha net bir tablo olabilir işte.
Bu açıdan Bülent Abi'nin kaderciliğinde haklılık payı var, her otomobil ile herşey olabilir. Mesela, bir sene önceki WRC'de, Markko Martin'in co-pilotu Michael Park, yarış esnasındaki bir kaza esnasında vefat etmişti. Güvenlik kafesi, kask, çok noktalı kemerler, kırılmaz koltuk, boyun desteği.. Belki de dünyanın en güvenli araçlarından birinde, enayi bir kazada öldü adam. Onlarınkinden çok daha ağır kazalar geçiren nice pilotlar, çok hafif yaralar ile kurtulmuşlardır, oysa. Keza, pilot Markko Martin de, burnu bile kanamadan arabadan çıkmıştı.
Ama aslında kadere bağlı da değil, tam olarak. Belki Ford mühendisleri, bir 100bin dolar daha harcayıp, aracın içindekileri daha yakından koruyacak bir araştırma yapsalar, M.Park kurtulabilirdi.
İşin kaderle ilgili kısmı daha çok şu: Belki o araştırma yapılsa bile, M.Park kurtulamazdı. Yolu böyle çizilmiş demek ki, ve olacağı varmış, olmuş. Böyle düşünmek lazım, belki de, biraz.
156'nın EuroNCAP testi olmadığı için, ortada bir sonuç yok. Bu açıdan, aslında ben çıkıp da "156 güvenli değildir" dersem, isteyen de çıkar bana "hani nerede ispatı?" der. İspatı yok. Bu video da tam olarak ispat değil, çünkü euroncap tarafından analiz edilmemiş, aracın içindeki mankenlerin ne kadar ciddi akselerasyonlara maruz kaldıkları, uzuvlarını ne şiddetle, aracın hangi kısımlarına çarptıkları, airbag'lerin ne kadar zamanda açıldığı, emniyet kemerlerinin göğüs kafeslerine ne kadar baskı uyguladıkları, ve daha bin tane bilmediğim parametre, muamma.
Ama, bir kısmımız, bu videodaki aracın güvenliğinden şüphe edecektir. Ben de şüphe edenlerdenim. :) Ben bir kaza uzmanı değilim, sonuçta. Doktor da değilim. Kinematikten anlamam. Ama aracın deformasyonunu, şimdiye kadar izlediğim başka araçların crash test videoları ile karşılaştırıyorum. ...Gözümle gördüklerim itibari ile, kötü şeyler hissediyorum. Kapı çöküyor, A sütunu tamamen kıvrılıyor, vs vs. Bana göre, bunlar aracın karoserinin, pek dayanıklı olmadığının işaretleri olabilir.
(Tabii, aracın çarpıştırıldığı koşulların, diğer kaza testlerindeki koşullarla aynı olduğunu kabul edersek. Eğer biri "bu aracın duvara 80'le girmediği ne malum?" derse, gösterecek bir bilgi kaynağım yok. Ama ben aracın, 80'le girmediği kanaatindeyim.) :)
quote:
Bir şeyi unutmamak gerekiyor. 156 1997 yılında piyasaya çıktı. Yani 9 yıl kadar önce. O zamanlar kaç arabanın yan, perde, diz hava yastıkları vardı. Ya da o zamanlar kaç araç bırakın 5 yldızı 4 yıldız almıştı. 156'nın 3 yıldızı var ve bu değer o günkü otomobil piyasasında normal olarak kabul gören bir değer. Bunlarıda göz önünde bulundurmak gerekiyor.
Bektaş Abi, 3 yıldız alan 147 idi. :)) 1997 yılından önce piyasaya çıkmış olup, 4 yıldız alabilen tek otomobil var: (hepberaber saygı duruşuna geçin gençler :P) Volvo s40.
Aslında o zamanlar, 5 yıldız alınması mümkün değildi. Çünkü o zaman, daha "direk testi" uygulamaya geçmemişti, ve araçların güvenliği 4 yıldız üzerinden değerlendiriliyordu :) Volvo s40, 4 üzerinden 4 almıştı. Ama o zamanki s40'ın da 5 yıldız alması da mümkün değildi; çünkü makyajsız kasa s40'ta (2001 model öncesi) perde airbag'ler yoktu :) 5.yıldızı, perde airbag'lerini standart sunmayan otomobiller alamiyor çünkü. :)
Kısacası, '97 yılında piyasada olan otomobillere baktığımız zaman (ki bu araçlar, ilk euroncap'a giren otomobiller yani), genelde çoğunun vasat ya da vasatın altı, bir kısmının çok kötü, çok azının ise iyi sonuçlar aldığını görüyoruz gibi. Mesela BMW 3 serisi ve C serisi, sanırım '92 de piyasaya çıkmışlardı. İkisi de fena halde çuvallamışlardı testte. Keza, Citroen Xantia ('93), Saab 900 ('93), çok kötü sonuçlar almışlar. Model yılı yenilendikçe, gelişmeler oluyor; son piyasaya çıkan Avensis, Passat gibi modeller, bugünkü modellere göre bariz geride kalsalar da, o dönem için nispeten "kabul edilebilir" neticeler almışlar. "Kabul edilebilirlik" de, biraz subjektif bir terim; ben en iyisi "ortalamaların hayli üzerinde" diyeyim onun yerine.
Ama 1997 yılında yeni tasarlanan pekçok otomobil, testten iyi neticeler alabilmiş. Golf, Astra, Focus, Merso A serisi.... Hatırlarsanız, 156'nın çıktığı sene kompakt'lar bir bir kasa değiştiriyorlardı. 156 ile aynı dönemde çıkan pekçok kompakt, fena olmayan sonuçlar almıştı.
quote:
NCAP 1997 de kuruldu. Geçmişte 156 olarak burada sonuçları vardı, fakat her nedense 147 sonrasında bunlar kalktı.
Abi, kesin eminim, 156'nın euroncap testi yok. :) Çok aramıştım, çooooook :)
Bu arada, yurtdışında 156'ların tek airbag'li modelleri var, ancak bunlar Türkiye'ye getirilmedi (kataloglarda yok). 98 modeller 2 airbag'li idi, sanırım 99 yılında yan airbag'ler opsiyon oldu, ve sonraki sene standart donanıma katıldı. Makyajdan sonra, perdeler de donanıma eklendi. Tarihlerde hata olabilir, ama kendi 156'mla ilgili epey araştırma yapmıştım zamanında, oradan hatırladığım kadarı ile yaziyorum şimdi :) Bir de, makyajlıların karoserinde çarpışma güvenliği ile ilgili gelişme yapılıp yapılmadığı ile ilgili, hiçbir metne rastlamadım. Belki önemli gelişmeler yapılmış olabilir. Ya da olmayabilir :)
quote:
Bülent abi ye katılıyorum..ornegin Renault un ilk euro NCAP 5 yıldızını çarpışma testinden degil,emniyet kemeri takilmadigindaki sesli uyarı sistemi gibi ince detaylardan almış oldugunu duymuştum.sanırım standartlar uzerinde bir donanım sunmak ile alabilmislerdi..yıldız tek kriter olmamalı bencede..ama şöyle bir durumda varki saglamlık konusunda gelisime katkısı tartısılmaz bu kurumun..
Bu doğru. Yıldız almak için kullanılan "toplam puan" kısmına, emniyet kemeri uyari sisteminden aldığınız puan da ekleniyor. Ancak emniyet kemeri ikazı, aracın çarpışma skorunu etkilemiyor tabii.
Kısacası, yıldızlar sanırım, şöyle hesaplaniyor: ön darbe skoru + yan darbe skoru + kemer skoru - euroncap eğer ekstrem bir tehlike görürse (direksiyonun yerinden çıkması gibi? pedalların koltuğa kadar girmesi gibi?) kendi insiyatifi ile aracın yıldızlarından birini silebiliyor.
quote:
2006 yılında 97 model şaseye sahip olmak da bence bir başarıdır. Öyle bir model üretiyorsunuz ki rakiplerinin 3 kasa değiştirerek (E36 , E46 , E90) ayakta kalabildiği piyasada sadece bir makyaj operasyonuyla dimdik ayakta kalmaya devam edebiliyor. Yanılmıyorsam 156 1.6 hâlâ satılıyor ve rakamları da rakiplerine oranla gayet iyi.
Doğru, katılıyorum, 156'nin bir bütün olarak, bu kadar uzun bir süre piyasada kalabilmesi, Alfa açısından büyük bir başarı, orası kesin. Üstelik, bu kasa, güncelliğini, ufak sayılabilecek bir makyaj operasyonunun da desteği ile korumayı başardı. Bu işin gurur duyulacak kısmı, hakikaten de. İç mekan tasarımını felan saymiyorum bile...
Ama madalyonun diğer yüzü ise şu, ancak eğer 156'nın şasisi, seneler sonra bugün, hala e46, ve e90 ile kıyaslanabilecek kadar iyi olsa idi, bu gerçekten büyük bir başarı sayılırdı. Lakin, 156'nın şasisi, zaten çok başarılı değildi, ben hep rijit olmamasından şikayetçi idim mesela. e46 üretilirken 156 hala üretiliyor ama, bunun sebebi, e46'ya karşılık verecek kadar iyi bir şasiye sahip olmamız değil ki, abi..
Eğer artık rakiplerine karşılık veremediği halde (sadece şasi için konuşuyorum, tasarım ve diğer özellikler açısından değil) hala inatla bu şasi üretiliyorsa, bu başarı değildir bence. Ticari olarak başarılı olduğu kesin, orası ayrı :). Ama teknik bir başarı değildir bence, 156'nınki :)
*******
Her an bir kaza geçirebiliriz. Ve otomobilimiz ne olursa olsun her an ölebiliriz, bu lanet olası bir acı gerçek. Önüne de geçilemiyor, aksi gibi. Hani "Mercedes E Serisi aldım, içim rahat" diye birşey yok. Bir kamyon ya da otobüsün karşısında, en ufak bir şansımız bile yok. Şahin ya da Volvo, sonuç aynı.
İşte bu koşullar altında, eğer siz, bir kamyonun altına girdiğinizde işe yaramayacağını bildiğiniz halde kemer takiyorsanız, o zaman güvenlik adına bir endişeniz vardır. Takmiyorsanız, zaten kısmet nasip işleri bu işler :P
Aslında ben Ncap sokorunu, emniyet kemeri kullanımı ile çok özdeşleştiriyorum :)
-> Kemer takmadığınız halde, ciddi bir kazadan kurtulabilirsiniz.
-> Kemer taksanız bile, herhangi bir kazada ölebilirsiniz.
-> Hatta kemer takmanız yüzünden, kemer takmadığınız halde kurtulabileceğiniz bir kazada, aracın içinde sıkışarak ölebilirsiniz.
....Ama ben yine de, arka koltukta -ve hatta otobüste bile- kemer takiyorum :P
Edited by - dantelk on 03/10/2006 23:48:44
evet doğru şeyler söylemişsin dantelk..
Eski kasaları bilmiyorum, ama makyajlılarda 6 havayastığı var.Bazı ilanlarda görüyorum "10" hatta "12" havayastığı yazanlar oluyor. Şu an Mercedes'de bile bu kadar havayastığı mevcut değil. Çarpışma testleri bana göre önemli bir kriter ama Alfamı alırken kesinlikle ve kesinlikle bu konuyu sorgulamadım. Alfa işi biraz gönül işi, ve inanıyorum ki Alfa yı tercih edenler daha çok kalbiyle tercih ediyor. Fakat sloganda olduğu gibi "Sadece güzellik yetmez"...İşte bu sözü asıl 159 reklamlarında kullanmaları lazım. Bana göre 2006 yılında 97 şasesi ve motoruna sahip olmamız başarı değil, başarısızlıktır. Bu Alfanın yerinde saydığını; E36, E46 kasaları çıkaran markanın kendini sürekli geliştirdiğini gösterir..Fakat buna rağmen Avrupa'da satmasını arabanın yakışıklılığına bağlıyorum. Ancak 159 la bu fikirlerim değişmeye başladı. Bundan sonra bana göre Alfanın yapacağı şey zamanına uygun teknoloji ve güvenlik standardlarını takip ederek, klasik çizgilerinden vazgeçmemek olmalıdır..Bunu 159 la takip edeceğiz.Bakalım 9 sene sonra neler değişecek, ömür yeterse göreceğiz...
sen de doğru şeyler söylemişsin sportivo:)
quote:
Bana göre 2006 yılında 97 şasesi ve motoruna sahip olmamız başarı değil, başarısızlıktır. Bu Alfanın yerinde saydığını; E36, E46 kasaları çıkaran markanın kendini sürekli geliştirdiğini gösterir..Fakat buna rağmen Avrupa'da satmasını arabanın yakışıklılığına bağlıyorum.
Pardon e46lar kaç yıl aynı şaseyi kullandı haberiniz varmı? Sanırım Yok
1998 Yılında Satışa Sunulup 2oo5 Yılında üretimi durdurulmuştur.
Bu Konuyla ilgili gerekli bi kaç site buyrun;
Link (http://www.idealo.de/preisvergleich/ProductCategory/5516.html;jsessionid=cHy9p8CEjQe5)
Link (http://www.bimmerfest.com/forums/forumdisplay.php?f=5)
geçen seneye kadar bmw alıp binlerce Euro ödeyen arkadaşlar başarılı bir otomotiv almadılar galiba? Motorlarda aynı şaselerde.
"Bu Alfanın yerinde saydığını; E36, E46 kasaları çıkaran markanın kendini sürekli geliştirdiğini gösterir.."
145 -> 147
155 -> 156 desem yetermi bilmiyorum.
Bu arada e-46 kasasında bir çok makyajlı model var yok ön farı degişik olan tamponu degişik olan bi ton detay.. Siz araç aldınız 1 sene sonra şase içi aynı olarak kaldı fakant ön farlarını degiştirdiler bumu sizin hoşunuza giden merak ettim? Sizin aklınız bence alfa 156 alırken bwmde kaldı.
Sercan Bey, sanırım yanlış anlaşilma oldu. Yukarıda "master" nickli arkadaş BMW yi örnek verdiği için yazdım. Bir de aklım BMW de filan kalmadı. Tam aksine şu an bile dolu bir BMWye verilen paranın mantıksız olduğunu düşünüyorum. Boş bir BMW fiyatına orta sınıfda dolu, kaliteli bir otomobil alınıyor. 520 dışındaki kasaları aksine beğenmiyorum...Bir bu sitedeki linklere göz atarsan markalardaki iyileştirme, güvenlik standartlarına uyma çabalarını görebilirsin...145-146 kasası zaten Tipo , Tempra bazlı bir kasaydı.Örneğini şöyle verseydin kabul edebilirdim.
147---149
156---159
Ama önemli olan "159 u yaptık artık tamam 10 sene götürür" derlerse bunların yine anlamı kalmaz..
http://www.euroncap.com/content/safety_ratings/ratings.php?id1=3
Kerem yine ufak bir düzeltme , Avensis'in son kasası 5 yıldız aldı :) Bir de 156 kompakt sınıftakilere yakın bir şaseye sahip olmasına rağmen orta sınıfta pazara sunuldu. Aynen Volvo S40 gibi. Dolayısıyla Golf , Astra ile kıyaslamayalım.
156 E90 ile en azından teknik anlamda kıyaslandığında muhtemelen geride kalır. Zaten 159'un çıkmasının sebebi bu. 156'nın şasesinin iyi olmaması iddiasına en iyi cevabı sanırım Autodelta vermiştir :) Önden çeker bir aracı 400 hp yapıp üstüne günlük kullanıma uygun halde bırakabiliyorlarsa bu o şase için aslında 150-200 hp gibi güçlerin fındık fıstık kaldığını gösterir.
E46 , 98'de piyasaya çıktı , yani 156'dan 1 sene sonra. Dolayısıyla "E46'ya karşılık verememe" iddiası bence pek kabul edilebilir değil. Aynı seneler dahilinde BMW'nin ürettiği bir makine Alfa Romeo'ya fark atabilecek nitelikte olmadı. Önüme E46 ve 156'yı koysanız bugün yine 156'yı seçerim teknik olarak. E46'yı seçen de olacaktır tabii , bu da zaten iki firmanın rekabetini gösterir.
Umut Bey , 9 sene aynı kasayı kullanmayı başarısızlık olarak gösteriyorsunuz , ancak basit pazarlama bilgisiyle bunun başarı olduğunu görmek mümkün. Alfa'nın bu sürede yerinde saydığını söylemeniz ise garip , çünkü bu sürenin sonunda 159 ortaya çıktı. Brera ve 8C'nin üretiminden yıllar önce konseptleri piyasaya çıktı , yeni 147 için çalışmalar devam ediyor vsvs. Dediğim gibi 156 hâlâ satarken neden yeni modeli piyasaya çıkarsınlar ? Diyelim ki 97 yılında yılda 100.000 tane satıldı , 98'de bu rakam 90.000 oldu ve 2003'e kadar bu civarda devam etti. 2004'te bu rakam 85.000 ise neden yeni kasayı çıkarsınlar ? 2005'te ise bakarsınız ki satış 50.000'e düşmüş , işte o zaman yeni kasa çıkartılır. Zaten o satışın düşeceği de önceden bellidir. Siz arabanızda yol bilgisayarını ancak sunarken rakibiniz navigasyon sunuyorsa , sizin arabanız 130 hp iken rakibiniz 150 hp araba yapıyorsa , sizin arabanız 50 km/s hızla çarptığında içindekiler öldürürken rakibiniz 60 km/s hızda onları sağlam çıkarıyorsa zamanı gelmiş demektir. Alfa Romeo yetkilileri de 2005'te bunu görüp 159'u çıkardılar. Donanım ve konfor açısından bakarsak son kasa Renault Megane , 156 1.6'yı yakalamış durumda. Bir alt sınıftaki araç kendisini yakaladığına göre yeni aracın da vakti gelmişti.
Eğer kısa sürede kasa değiştirmek başarıysa Subaru'nun 2001'de çıkardığı Impreza'nın 2003'te değişmiş olmasını başarı olarak nitelememiz gerekir. Alakası yok. 2001 kasanın çok kötü ön tasarımı yüzünden Subaru erken makyaj yapmak zorunda kaldı. Esas bu başarısızlıktır. Bu kadar kısa sürede kasa değiştirilmez.
Bir de aynı platformu kullanan otomobillerin aynı otomobilmiş gibi algılanması da beni rahatsız ediyor.
Alfa 159 , Opel Vectra ile aynı platformda. Volvo S40 , Ford Focus ile aynı platformda. VW Touareg , Porsche Cayenne ile aynı platformda. Ama bu üç örneğin de aralarında dağlar kadar fark var. Aynı platform demek aynı araba demek değildir. Ortak bir temelden yola çıkıp kendi marka felsefenize göre bambaşka araçlar üretirsiniz. Nasıl ki Alfa 159 JTDm ile Saab 9-3 TiD aynı motoru kullanmalarına rağmen kimse çıkıp da "aa aynı araba bunlar" demiyorlarsa 145 ve Tipo için de aynısı söylenemez. Zaten ne demek istediğim önce Tipo'ya ardından 145'e binildiği zaman daha iyi anlaşılır. İki aracın benzer yönleri çok sınırlı. En basit örnek Alfacem nickli üyemizin 145 Turbo'su. Aynı yüklemeyi bir Tipo'ya yapın ve sonucu görün.
159'un 10 yıl piyasada kalmaması için bir sebep yok. Eğer satışlar iyi devam ederse teorik olarak 150 sene kalmasında da bir sorun yok. Ama satışlar aynı düzeyde devam etmeyeceği için benim tahminim 10 seneden kısa bir sürede kasa değişeceği yönünde , çünkü artık o kadar fazla yeni teknoloji üretiliyor ki otomotiv piyasasında , aynı modelle uzun süre rekabette kalabilmek son senelerde iyice zorlaştı.
Yanlız benim işaret ettiğim nokta arabanın pasif güvenlik elemanları, yolcu kabini, ezilme boşlukları, temel yapısı gibi konular. Ana çizgilerin , kasanın , kısacası arabanın genleriyle oynanmasına kesinlikle karşıyım.Ben dış görünüşden değil , göremediğimiz noktalardan bahsediyorum..Tabi ki iyi satarken kasa niye değişsin??Ama kasayı değiştirmeden de güvenlik çalışmaları yapılabilir. Cevap 159 la geldi, ama geç geldi. Fiyat da uçtu gitti...159 da beğenmediğim noktalar da var mesela... Niye iddialı markalar arabayı hafifletmeye çabalarken, tonlarca para ödeyip alınan motorlarla hak edilen performans yakalanamıyor ve daha fazla tüketiliyor?? Testleri okuyun, TV programlarına bakın herkes ağırlıkdan şikayetçi...Ben de 1265 kg arabamın 146 nm torka sahip olmasından ve kompresör açıkken yokuşda arabayı kaldıramamakdan şikayetçiyim.Bundan sonra madem bu kadar bilinçli tüketici olduk bunları konuşarak, tartışarak Alfanın her konuda hak ettiği yere gelmesini sağlamalıyız...
Bir de "master" Bey, isminizi bilmiyorum kusura bakmayın..Aynı platforma sahip olmak ayıp birşey değil...Touareg, Cayenne ile aynı platform ise ,Touareg'i tercih ederim.VW alt modellerde Audi ile aynı platform ve motora sahipse, kasayı da beğenmişsem niye 4-5 sene bineceğim arabaya fazladan para verim..VW yi tercih ederim.Aradaki farkı sokağa atılan para olarak görüyorum...Tabi bu benim düşüncem...Ama Tipo' ya da severek bindim ben bu arada, Tipo SLX benim ilk arabamdı.Ama burda gerçekleri tartışıyorsak eksik, zayıf yanlara da değinip, doğruları görmemiz lazım. 145 ve 146 son derece beğendiğim arabalar ama güvenlik konusunda tartışmam bile. Testleri bile yok, ayrıca sonuçlarını tahmin edebiliyorum. 147- 149 ve 156-159 kıyaslamasına varım.
Edited by - sportivo on 04/10/2006 15:10:20
80 ile ani frene basip kayarak ortalama 60 ile ön tamponun farlarin birleştiği yere tekabül eden yükseklikte , arkasinda bir kaç kat beton olan kaldirimda patladim ve 156 için şunu diyebilirim...
2006 model makyajli 156 çok çok sağlam değil ancak görevini başariyla yapiyor...ön cam sütunlari biraz kasildi çünkü sunroof kendiliğinden yukari doğru açilmiş, ön cam patlamadi sadece 2 katli ön cam 2 camin arasinda bir yerden çatladi..ne dişardan elleyince ne de içerden elleyince elinize değmiyor....yolcu kabininde ise fazla bir şey yok...sadece vites çerçevesi yerinden çikmiş....yanliz kafama takilan konu kiz arkadaşimin ellerinin kirilmasina sebep olan airbag kapaği...öyle bir yere yapilmiş ki ani fren aninda emniyet kemeri takmayan kişinin direk elini koyacaği noktada yer aliyor...tabi ki airbag emniyet kemeri ile kullanilan bir durum ancak istisna bir durum için de önlem alinmaliydi..mesela bir opel vectra ya da audi a3 te kapak şeklinde değil...ya da bir toyota corolla da konsolun üstünden çikiyor airbag...bunlar dişinda 156 görevini gayet güzel yapiyor...airbagler emniyet kemersiz kullanimda bile yüzüme en ufak bir darbe yapmadi ve mükemmel çalişti...çarpma aninda gözümü kapatirken airbag açiliyordu...gözümü açtiğimda sönmüştü bile..ve ne boynumda bir zedelenme ne de yüzümde bir çizik vardi...
ha garip olan şu ki 34 AD 9078 artik yok topic inde resimlerde de koyduğum gibi arabanin şasesi çok kasildi ve arka tarafta burulma meydana geldi...sercanla düşündük ve bunu araci otoparka çeken çekicinin yaptiğini sandik..dişardan bir darbe / çizik söz konusu değil...ve şase o kadar kasilmiş ki şu güne kadar yerinden hiç çikarilmamiş olan stepne ortadaki vidasiyla beraber ileri kaymiş...şase biraz kuvvetsiz olsa da sürücü kabini güvenli kanimca...dolayisiyla 2006 model az kilometreli jarama siyahi bir 156 bulabilirsem kaçirmayacağim...
quote:
80 ile ani frene basip kayarak ortalama 60 ile ön tamponun farlarin birleştiği yere tekabül eden yükseklikte , arkasinda bir kaç kat beton olan kaldirimda patladim ve 156 için şunu diyebilirim...
ha garip olan şu ki 34 AD 9078 artik yok topic inde resimlerde de koyduğum gibi arabanin şasesi çok kasildi ve arka tarafta burulma meydana geldi...sercanla düşündük ve bunu araci otoparka çeken çekicinin yaptiğini sandik..dişardan bir darbe / çizik söz konusu değil...ve şase o kadar kasilmiş ki şu güne kadar yerinden hiç çikarilmamiş olan stepne ortadaki vidasiyla beraber ileri kaymiş...şase biraz kuvvetsiz olsa da sürücü kabini güvenli kanimca...dolayisiyla 2006 model az kilometreli jarama siyahi bir 156 bulabilirsem kaçirmayacağim...
Wolkancım bak şurada anşalım senin aracının direklerinde herhangi bir yer degiştirme mevcut degil. Kapılarını Gayet güzel açtık kapattık bunu senle beraberkende defalarca yaptık. Senin aracında sende biliyorsun Kasılma var sonuçta 8o Km ile 15-17cm yüksekltiginde bir kaldırıma çıkıyorsun ve ivmelemen çok fazla. Bu olabilecek bişey. Herşeye Laf ettiririrm Ama biri çıkıpta Taki.. 156 nın direklerini veya tavanını suçlayana kadar.140 km gibi ciddi bi hızla Air Baglerim iptal ve KEMERim Takılı degilken 3 takla atıp içinden çıkan benim. Sizin Bahsettiginiz Test videosu veya volkanın kazası benim kazanın yanında Çok ufak :) 14o ı geçin Evinizde 3 kere üst üste takla atın halının üstünde anlarsınız ne demek istedigimi.

direk diyosunuz buyrun..Tawan buyrun.. Sunroofun Sol tarafına bakın rool barları umarım görüyosunuzdur. Bu Arada Cam Patlamadı biz Patlattık. Size Daha bir çok açıdan direk resimleri gösteririm kendi aracıma ait. Fakat bu araç 14o km ile havada 3 takla atıp bu hale geliyorsa Airbag ve kemer yokken beni koruyosa, Bırakın Belimi Elimi Ayagımı, Burnum Kanamıyorsa herkes şunu anlamalı;
Kazada Kaza hızı şiddeti vs.. Bir ton detay haricinde aracın içindeki durumunuzda önemli.
Örnek: Volkanın sevgilisi irem. Kemer Takmamış Hatalı. Ayagını Torpido Altında Polen Filtrelerinin degiştiyi yere kadar sokuyorsa hatalı. Öyle bir oturma şekli yok. Air Bag açılırken elini Oraya Koymayıp Başka yere koyabilirdi belki ama o tecrübesi olmayan insan için çok zor ilk Suzuki Aracımla Kaza yaptıgım zamandan biliyorum Direksiyonu falan bırakmıştım Kaza Anında. Volkan burda Airbag kapagı konusunda tamam haklıda olabilir ama diger unsurlar nolucak? Kaza Anında her araçta yolcu kabininde Hassas Noktaları vardır. Mesela Volkan Senin Direklerinde bir Problem olmadıgının Kanıtı Yan Camlarına Bak Patlıyan varmı? Kapı Direkleri Araç Şase Direklerinden Daha üstte ilk hasar alan ve kolay egilen yer orası orası hasar aldıgında CAM patlıyor. Sende Varmı? Yok. Benim Araçta 3 Kapı Camı Patladı. 14o km ile Tavan üstü düşen biri olarak burda size şunları yazıyorum; Aracımı servise çektik Kazayı gören 4 Araba 9 Kişi (Hepsi Arkadaşlarım) Allahtan Başka araba degildi dediler. Gece Fazla kurcalamadan evimize döndük sabah gittik aracın yanına. Araç sag arka lastikten darbe aldıgı için amortisör kulesinde açıklık vardı. bak volkan sen 8o ben 14o hemen hemen %50 daha fazla sürattayım birde havada dönüp tavan üstüne düşüyorum. Senin aracının hasarına gelince;
Motor ve Torpido arasında kalan şase kısmında göçüklük var Yarık Kırık yok Özellikle keçeleri açıp baktım. O neden oldu dersen Motor kaldırımla araç arasında sıkışınca şaseyi zedeledi, şanz. olayıda kaldırıma çıktıgın yer tam Şanz. ile torpido altında kalan kısıma denk geliyor ordada şasede bir göçük var fakat Coiloverli araçlara bak altlarına bir yerde görürsen hepsinin aynı yerlerde benzer eziklikleri vardır şasenin en hassas noktalarından biridir o kısım. Sen 8o km ile çarpmana ragmen ordada bi kırıklık açıklık çatlaklık yoktu.
Umut Bey:
Güvenlik konusunda 156 yı savunmam tartışmam diyorsunuz ama hala 156 sahibisiniz. Canınız Hala o araca emanet. Bu Kadar Kötü bi arabaya bindiginizi düşünüyorsanız hala niye binmektesiniz? Insan güvenmedigi araca binmez. Volkan 8o km ile bi kaza yaptı kaza şoku ile ilk günler başka bi araba oldugunda daha az hasar alıcagını düşündü fakat piskolojisi düzelip sakinleştiginde gene alfaya baktı çünkü çogu sebep kendi hatasıydı.
Edited by - SerCy on 04/10/2006 15:54:46
Sercan Bey dikkatli okursanız 145 ve 146 hakkında tartışmam dedim.Tartışıcaksak 156-159 farklarını tartışalım.Ayrıca arabamı hala seviyorum bu filmi izledikden sonra bile.Ama ortada gerçekler var, iyi, güzel yanlarını tartışıyorsak ve iyi markalarla kıyaslıyorsak her yönden ele almalıyız. Güvenlik konularında zayıflık var demek kötü araba demek değildir.Aksine ben şu an alıcı bulsam nasıl satıcam da unutucam diye düşünüyorum arabama o kadar bağlıyım.Lütfen dikkatli okuyun...
Umut bey, hiç kullanmadığınız belki de binmediğiniz araçlar hakkında (145-146) tabiri caizse atıp tutmuşsunuz.
1994 tasarımı bu araçlar ile ilgili neler biliyorsunuz ki tartışmam bile diyorsunuz. 145'in gayet sağlam ve rijit bir kasaya sahip olduğunu ben çok rahatlıkla söyleyebilirim, çünkü bizzat yaşadım bunu, ya siz?
Bülent Bey ben güvenlik konusunda başka bir arkadaşa cevap vermiştim..Yoksa 2 arabayı da son derece beğeniyorum.147 nin testini gördükden sonra herhangi bir kazada ne olacağını tahmin etmek için bizzat yaşamak ya da bilge olmak gerekmez.
145 ile 147'nin birbiriyle ne alakası var ?
147'nin teste ne şekilde tepki verdiği 145'i ne bağlar ki?
Madem teknik konularla ilgili yorum yapılıyor, öyleyse teknik konuşalım. Elde teknik veri yoksa mümkünse tecrübelerden örnekler verelim, ama varsayımlarla bu iş olmuyor.
quote:
Bülent Bey ben güvenlik konusunda başka bir arkadaşa cevap vermiştim..Yoksa 2 arabayı da son derece beğeniyorum.147 nin testini gördükden sonra herhangi bir kazada ne olacağını tahmin etmek için bizzat yaşamak ya da bilge olmak gerekmez. Bir de tabi ben kriter olarak sizin yaşadıklarınıza değil, uluslararası otoritelerin yaptığı çalışmalara bakarım.
Ayrıca vaktiyle sahibi olduğum 97 model 145'te iki airbag ve ABS vardı. O yıllarda o sınıfta kaç arabada vardı hatırlıyor musunuz acaba?
Ben de onu diyorum.145 i hiç bağlamaz..Eminim ki 147 nin sonuçları daha başarılıdır.
quote:
quote:
Bülent Bey ben güvenlik konusunda başka bir arkadaşa cevap vermiştim..Yoksa 2 arabayı da son derece beğeniyorum.147 nin testini gördükden sonra herhangi bir kazada ne olacağını tahmin etmek için bizzat yaşamak ya da bilge olmak gerekmez. Bir de tabi ben kriter olarak sizin yaşadıklarınıza değil, uluslararası otoritelerin yaptığı çalışmalara bakarım.
Ne demek sizin yaşadıklarınıza bakmam!! NEye bakıyorsanız açıkça yazın öyleyse. Ben size dedim ki, ne sahibi olduğunuz ne de belki hiç kullanmadığınız arabalar hakkında teknik yada müsbet olmayan yorumlar yapmayın. Siz çıkmış sizin yaşadıklaırnıza bakmam diyorsunuz. Uluslararası otoritelerin yaptığı çalışmalara bakmadan atıp tutmayı biliyorsunuz ama !!!
Mesaj editleme seçeneğini farklı amaçlarla kullanmayalım. Önce atılan mesajlar, adı üstünde önceden atılmıştır. Ardından başka mesajlar gelmiş ise bununla ilgili bir düzenleme yapılacaksa, bu durum açıklanarak yeni mesaj atılmalı.
70 li senelerde geliştirildi ABS sistemi.Ayrıca bizim 97 ya da 98 model Tempramızda da çift Airbag ve ABS sistemi mevcuttu. Hangi arabalarda olduğu konusunu çok merak ettiyseniz araştırma yaparız beraber.
quote:
Bir de "master" Bey, isminizi bilmiyorum kusura bakmayın..Aynı platforma sahip olmak ayıp birşey değil...Touareg, Cayenne ile aynı platform ise ,Touareg'i tercih ederim.VW alt modellerde Audi ile aynı platform ve motora sahipse, kasayı da beğenmişsem niye 4-5 sene bineceğim arabaya fazladan para verim..VW yi tercih ederim.Aradaki farkı sokağa atılan para olarak görüyorum...Tabi bu benim düşüncem...Ama Tipo' ya da severek bindim ben bu arada, Tipo SLX benim ilk arabamdı.Ama burda gerçekleri tartışıyorsak eksik, zayıf yanlara da değinip, doğruları görmemiz lazım. 145 ve 146 son derece beğendiğim arabalar ama güvenlik konusunda tartışmam bile. Testleri bile yok, ayrıca sonuçlarını tahmin edebiliyorum. 147- 149 ve 156-159 kıyaslamasına varım.
Edited by - sportivo on 04/10/2006 15:10:20
Peki bu ne demek? Benim bahsettiğim gibi yargısız infaz mı yapmışsınız, yoksa o çok tuttuğunuz uluslararası otoroitelerin yaptığı çalışmalara göre mi yazdınız bunları? Eğer öyleyse 145 ile ilgili çalışmaları dökün ortaya ben de herkesin önünde sizden özür dileyeyim, ama eğer çıkaramazsanız artık atıp tutmayı bıraksanız iyi olacak.
Anlamadığım şey şu,
Sonuç olarak kullandığınız arabayı güvenli bulmuyorsanız satar güvenli olduğuna inandığınız bir araba alırsınız. bunu yapan ve şu anda bu siteye üye olan arkadaşlarımız da mevcut. Buradaki kimse alfanın piyasadaki en güvenli araçları ürettiğini iddia etmiyor. Ama bizzat yaşanan deneyimleri de yok saymak komik oluyor.
Ne demiş atalarımız, lafla peynir gemisi yürümez.
Bülent Bey ben müspet konuşmayı seven olaylara bilimsel yaklaşan araştırmacı bir mühendisim...Atıp tutuyor deminiz bana garip geldi.Çünkü bunları söylemekle atıp tutan kişi siz oluyorsunuz.Ben yukarıda okursanız gerekli linki yazdım söylediklerim bana ait olmayan otoritelerin dedikleri şeyler...Sizin olaylara tek yönlü baktığınızı ,gerçekleri görmezlikden geldiğinizi ya da hakikaten bilmediğinizi düşünmeye başladım.Eksik ,zayıf yönler konuşulmazsa nasıl düzeltilir bilemiyorum...
Bu atıp tutmak değil kişisel bir düşüncemdir ve siz buna ne karışabilirsiniz ne de yargılayabilirsiniz. Bir mühendis olarak da nasıl böyle konuşabiliyorsunuz nalayamıyorum.Ben de en az sizin kadar Alfistiyim ama ilk olarak mühendisim.
quote:
Bülent Bey ben müspet konuşmayı seven olaylara bilimsel yaklaşan araştırmacı bir mühendisim...Atıp tutuyor deminiz bana garip geldi.Çünkü bunları söylemekle atıp tutan kişi siz oluyorsunuz.Ben yukarıda okursanız gerekli linki yazdım söylediklerim bana ait olmayan otoritelerin dedikleri şeyler...Sizin olaylara tek yönlü baktığınızı ,gerçekleri görmezlikden geldiğinizi ya da hakikaten bilmediğinizi düşünmeye başladım.Eksik ,zayıf yönler konuşulmazsa nasıl düzeltilir bilemiyorum...
Verdiğiniz linkte Alfa 145 yok mu yoksa ben müspet konuşmayan araştırmacı biri değil miyim yeterince?
Bu otorite dediğiniz kişiler 145 hakkında ne demiş Umut Bey?
Benim olaylara tek yönlü baktığımı, gerçekleri görmezden geldiğimi ya da hakkatenm bilmediğimi nereden çıkarıyorsunuz?
Alfa Romeo 145'ten bahsediyorum ben baştan beri ve sizden kanıt istiyorum, bakın kaç mesaj olmuş ama hala laf oyunu yapıyorsunuz.
Bu arada eksik yönleri konuşarak düzeltmenin konumuzla ne alakası var ?
Umut bey biraz önce uluslararası otoritelerin çalışmalarını baz alarak konuşurum diyordunuz, şimdi ise kendi fikrim diyorsunuz. Bir markanın bir modelini yargılamadan önce ki bu modelin bir Alfa Romeo olması da şart değil, ya baştan beri kendi fikrim deyin ya da müspet gerçekler deyin. Ama bir karar verin.
Atıp tutmak konusunda ise dikkatli okursanız "tabiri caizse" demişim. Ne anlama geliyor bilmiyorsunuz belli ki.
Bülent Bey Alfisti olarak modeli savunmanız doğal...Ama biz mühendis olarak olaylara çeşitli yönlerden bakmak durumundayız.145 in testleri yok dedim zaten bu kişisel düşüncem olduğunu gösteriyor..Hele hele tipo saseli bir araba olduğunu öğrendikden sonra ve 147 nin de halini gördükden sonra ki düşüncem..Burada herkes herkesin düşüncesine saygı göstermek zorunda ben de sizin düşüncenize saygı gösteriyorum ama ben şöyle kaza yaptım bana birşey olmadı demek komik geliyor bana...Sonuçda o kazada da bilimsel araştırma yapılmadı .Araba tam olarak ne hız ve açıyla çarptı biliniyor mu teknik bir ölçümmü yapıldı???İşte bunu bizim yerimize yapan araştıranlar var...Siz daha yeni üretim 147 nin halini gördükden sonra tipoların alt yapısıyla üretilen bir aracın EURO NCAP testlerinde alacağı sonucu tahmin edemiyormusunuz??Tam neticeyi bilemeyiz ama bana göre kesinlikle daha yeni üretim 147 den daha kötü olacaktır...Buna da niye takıldınız anlamadım.Bu laf arasında söylenmiş arkadaşa verilen cevabın içindeki bir düşünceydi...Asıl konu 156 nın güvenliği..ve 159 un bu standardı ne kadar koruyacağı, kendini ne kadar geliştireceği..
quote:
Bülent Bey Alfisti olarak modeli savunmanız doğal...Ama biz mühendis olarak olaylara çeşitli yönlerden bakmak durumundayız.145 in testleri yok dedim zaten bu kişisel düşüncem olduğunu gösteriyor..Hele hele tipo saseli bir araba olduğunu öğrendikden sonra ve 147 nin de halini gördükden sonra ki düşüncem..Burada herkes herkesin düşüncesine saygı göstermek zorunda ben de sizin düşüncenize saygı gösteriyorum ama ben şöyle kaza yaptım bana birşey olmadı demek komik geliyor bana...Sonuçda o kazada da bilimsel araştırma yapılmadı .Araba tam olarak ne hız ve açıyla çarptı biliniyor mu teknik bir ölçümmü yapıldı???İşte bunu bizim yerimize yapan araştıranlar var...Siz daha yeni üretim 147 nin halini gördükden sonra tipoların alt yapısıyla üretilen bir aracın EURO NCAP testlerinde alacağı sonucu tahmin edemiyormusunuz??Tam neticeyi bilemeyiz ama bana göre kesinlikle daha yeni üretim 147 den daha kötü olacaktır...Buna da niye takıldınız anlamadım.Bu laf arasında söylenmiş arkadaşa verilen cevabın içindeki bir düşünceydi...Asıl konu 156 nın güvenliği..ve 159 un bu standardı ne kadar koruyacağı, kendini ne kadar geliştireceği..
quote:
Bir de "master" Bey, isminizi bilmiyorum kusura bakmayın..Aynı platforma sahip olmak ayıp birşey değil...Touareg, Cayenne ile aynı platform ise ,Touareg'i tercih ederim.VW alt modellerde Audi ile aynı platform ve motora sahipse, kasayı da beğenmişsem niye 4-5 sene bineceğim arabaya fazladan para verim..VW yi tercih ederim.Aradaki farkı sokağa atılan para olarak görüyorum...Tabi bu benim düşüncem...Ama Tipo' ya da severek bindim ben bu arada, Tipo SLX benim ilk arabamdı.Ama burda gerçekleri tartışıyorsak eksik, zayıf yanlara da değinip, doğruları görmemiz lazım. 145 ve 146 son derece beğendiğim arabalar ama güvenlik konusunda tartışmam bile. Testleri bile yok, ayrıca sonuçlarını tahmin edebiliyorum. 147- 149 ve 156-159 kıyaslamasına varım.
Edited by - sportivo on 04/10/2006 15:10:20
Karar verin 147 i kıyaslıyacakmısınız? yoksa kıyaslamaya bile gerek yok tarzındaki konuşmalara devammı edeceksiniz? 147i düşüncem diyosunuz Pardon ama sizin düşüncelerinizde beni ilgilendirmiyor. Bilimsel bir araştırma yapma yönüne sahip degilsiniz.Sizin yerinize 147 yi araştıran var hiç yorulmayın siz. 
Sercan Bey bunu anladıysanız ne mutlu bana...Bunu bizim yerimize yapanlar zaten var.
O Zaman araştıranlar yorum yapsın umut bey 145 hakkında bilginiz olmadıgı halde araştırmadıgınız halde atıp tutmadıgınız kalmadı. 147 için bi kıyaslarım diyorsunuz birde Kıyaslamaya bile gerek yok kaza yapan ölür tarzında konuşuyorsunuz. Elinizde Kanıt olmadan Lütfen Post Atmayın. Polemik Yaratıp Gerginlige Sebep olamayın.
http://www.channel4.com/4car/road-tests/A/alfaromeo/14514694-01/14514694-01-safesec.html?noforward=true
Polemik yaratmaya çalışanlar belli.Benim tarzıma uymadığı için de burada noktayı koyuyorum.
Edited by - sportivo on 04/10/2006 20:34:42
konu nerden nereye gelmiş...arada ne konular karişmiş gereksiz gerginlikler olmuş...bence konuya dönülsün 156 tartişilsin...145 ya da 147 ya da 159 tartişmak isteyenler de ayri topic açsin ve orada tartişilsin...tufan abi nin de dediği gibi zaten kimse 156 nin en sağlam araba olduğunu idda etmiyor....ancak rakiplerinin yaninda yine üst siralarda yer aliyor...sercancim dediğin gibi hiç bir cam da patlama yok...ön direkler belki bir kaç mm kasilmiş olabilir çnkü sunroof hafif aralanmiş...belki de çarpmanin şiddetiyle olmuştur..bilemiyorum...ama şunu biliyorum ki 156 bizi gayet güzel korudu...yanliz sercanim bir hata var çartpğm kaldirim keşke 17-18 cm yüksekliğinde olsaydi...rahatlikla 30-35 hatta belki de 40 cm yüksekliğinde olduğnu ve bugün de bir arkadaşimla konuşmam sonucunda öğrendiğim içinde demir bariyerler bulunan bir kaldirim olduğu...sadede gelecek olursak 156sindan korkan satsin..ama ben 156imi o kadar çok özlüyorum ki ve 2006 model düşük km ve donanimli bir araç bulursam gözüm kapali 156 alirim...hem siradişi bir araç..hem rakiplerinden güvenli...hem de ruhu var...şaka değil...gerçekten ruhu var(di)...ben onu öldürdüm ama o beni korudu...
volkan abartma :) cuma günü gidip cekcem kaldırımın resmini :)
Geçici bir şoktan sonra Volkan'ın içindeki alfisti tekrar geri döndü. Yaşasın...
quote:
http://www.channel4.com/4car/road-tests/A/alfaromeo/14514694-01/14514694-01-safesec.html?noforward=true
Polemik yaratmaya çalışanlar belli.Benim tarzıma uymadığı için de burada noktayı koyuyorum.
Edited by - sportivo on 04/10/2006 20:34:42
umut bey bunu sürekli yapıp eski mesajlarınızı editleyip biri bişey yazdıgında mahçup durumda bırakıyorsunuz bu konu sizin için hırs oldugunu düşünüyorum Konu kitlenmiştir.
Daha önce yapılan tartışmaların kişisel boyuta gelmesi, konudan bariz şekilde sapılması ve üzerine mesaj yazılan postların sonradan editlenmesi nedeniyle sağlıklı bir tartışma ortamı oluşmamıştır. Bu nedenle konu kilitlenmiştir.
Ancak, üyelerimizin sağduyularına güvenerek konu koşullu olarak yeniden tartışmaya açılmıştır.
Şunu vurgulamak isterim ki konunun kilitlenmesine neden olan davranışlardan herhangi birinin tekrarlanması halinde konu süresiz olarak tekrar kilitlenecek ve bu eylemlerden sorumlu olan üyeler hakkında disiplin mekanizması işletilecektir.
Ayrıca lütfen yaşanan tartışmalarda kimin haklı olduğu veya diğer sorunlu konularla ilgili yorum da yapmayınız. Yaşanan yaşanmıştır, bugüne etkisi bir anı olarak kalması dışında yoktur...
Unutmayalım ki tartışmak demek kendi görüşünü kabul ettirmeye çalışmak değildir. Tartışmanın amacı uzlaşmaktır. Eğer böyle bir niyetiniz yoksa tartışmaya girmeniz yersizdir. Lütfen bu ve diğer konularda yazacağınız mesajlarda bu noktayı hiç unutmayın.
Bu testlerden sonra alfamı modifiye yaptırmaya karar verdim.
İşte ortaya çıkan tablo
Bütün testlerden başarıyla çıktı

guzel söze ne denir
TextUnutmayalım ki tartışmak demek kendi görüşünü kabul ettirmeye çalışmak değildir. Tartışmanın amacı uzlaşmaktır.
Bu mesajı Önder'in 1.sayfadaki son 2 mesajına ithafen atiyorum :)
quote:
Kerem yine ufak bir düzeltme , Avensis'in son kasası 5 yıldız aldı :) Bir de 156 kompakt sınıftakilere yakın bir şaseye sahip olmasına rağmen orta sınıfta pazara sunuldu. Aynen Volvo S40 gibi. Dolayısıyla Golf , Astra ile kıyaslamayalım.
Yok ben eski Avensis'i diyorum, eski Avensis de 96 ya da 97'de piyasaya çıkmıştı galiba. Ama çarpışma testi skoru o dönem için kabul edilebilir değerlerde idi.
156'yı kompakt sınıf otomobillerle kıyaslamamın sebebi, 156'nın kompakt olması değil. O dönem çıkan otomobillerin hemen hepsi kompakt olduğu için, kıyaslayacak başka araba kalmamıştı. :) Benim dikkat çekmeye çalıştığım şey, tıpkı 156 gibi 1997 yılında piyasaya çıkıp da, güvenlik standartları bugün için bile kabul edilebilir sayılabilecek otomobiller var. Hatta, o dönem çıkan çoğu otomobil, artık 4 yıldızı alabiliyordu.
156, elbette satış rakamları yüksek seyrettiği sürece sattı, satacak. Her otomobil için geçerlidir aynı şey. Bir otomobilin yenisi ne zaman çıkar? Yenisini çıkartmanın maliyeti, eskisinin düşen satışlarından edilen zarardan az olduğu anda! :)
Bir otomobilin 9 sene boyunca aynı şasi ile piyasada kalması, o otomobilin "başarılı" olduğu anlamına gelir mi?. Evet. Otomobil hem az arge maliyeti ile, fabrikaya maliyet getirmemiştir. Tüketiciler de, enayi değiller ya, bu kadar insan bu arabayı senelerce tercih ettiğine göre, tüketici açısından da başarılı bi arabadır.
Mesela Şahin, hem tüketiciler hem de fabrika açısından başarılı bir otomobildir. Ben bunu alay etmek için değil, gerçekten samimiyetle söylüyorum. Bu kadar sene, kaymağı yenen, istenerek, aranarak satın alınan başka bir otomobil yoktur bu ülkede..
Şahin bir başarı mıdır? TOFAŞ yöneticileri, hiçbir zaman bunu bizlerin yüzümüze söylemezler ama, acayip büyük bir başarıdır.
Şahin örneğini vererek, uzun seneler piyasada kalan araba eskimiştir, kahrolmuştur, güvensizdir, şasisi adam değildir demiyorum. Böyle birşey sözkonusu değil kesinlikle. Ama bir otomobilin 9 sene piyasada kalmış olması, güvenli olduğu anlamına gelmez. Güvensiz olduğu anlamına da gelmez. :)
Şu konuda bence %100 haklısın ki, 156 başarılı olmuştur, amaçlara ulaşılmıştır. Buna şüphe yok bence.
Başarısız otomobil ariyorsanız, alın Fiat Stilo. Alın Renault Avantime. Başarısız marka ariyorsanız, alın Rover.. :)
Edited by - dantelk on 05/10/2006 19:59:15
156'nın 9 sene satışta kalması elbette başarıdır.bunda en büyük etken tasarımıdır,görüntüsüdür,estetiğidir.ama değişimin vakti gelmişti ve 159 çıktı.e serisi (200)mercedeslere bakarsanızda 1998 yılında piyasaya çıktı.şu güne kadar küçük ufak tefek makyajlarla devam ediyo.halada piyasada.euro ncap testleri güvenliği tam anlamıyla belirleyen testlerde değildir.belki fikir verebilir.testlerden düşük yıldız alan araçlar çürük,yüksek yıldız alan araçlar güvenli diye bir sınıflama ve ayrım yapmak biraz yanlış olur.
quote:
156'nın 9 sene satışta kalması elbette başarıdır.bunda en büyük etken tasarımıdır,görüntüsüdür,estetiğidir.ama değişimin vakti gelmişti ve 159 çıktı.e serisi (200)mercedeslere bakarsanızda 1998 yılında piyasaya çıktı.şu güne kadar küçük ufak tefek makyajlarla devam ediyo.halada piyasada.euro ncap testleri güvenliği tam anlamıyla belirleyen testlerde değildir.belki fikir verebilir.
Abi, w210 '95 te, w211 2002'de çıkmış, euroncap'in sitesine göre. :)
w210 crash test:
http://www.euroncap.com/content/safety_ratings/details.php?id1=4&id2=50
w211 crash test:
http://www.euroncap.com/content/safety_ratings/details.php?id1=4&id2=130
quote:
testlerden düşük yıldız alan araçlar çürük,yüksek yıldız alan araçlar güvenli diye bir sınıflama ve ayrım yapmak biraz yanlış olur.
Doğrudur, tabii ki, bu testler her türlü kaza biçimini kapsamiyor. Bu açıdan ncap'tan tam puan alsa da, bir otomobil tam manası ile güvenlidir denemez. Arkadan çarpma testi diye birşey yok mesela. Ama şu var ki, yapılan bir araştırmaya göre, önden çarpma şeklindeki kazalarda, yüksek puan alan araçlardaki yaralanma oranları, gerçek hayattaki kazalarda da daha düşük. Bir tutarlılık var yani..
Ben bir örnek koymak istiyorum müsaadeniz ile.
Aşağıda Vauxhall Sintra ile, Renault Espace'nin çarpışma testi resimleri var :) Her ikisi de aynı sınıftalar: MPV.
Şimdi, bunlardan biri iyi, biri ise kötü sonuç almış ncap'a göre.
Teoriye göre, Ncap sadece bir fikir verici testler yapiyor, ama gerçekte bir otomobili "güvenli" ya da "güvensiz" diye niteleyebilecek kadar kesin sonuçlara ulaşamaz.
Kısacası, diyoruz ki, gerçekten de, bir Opel Sintra sürücüsü, bizim yanımıza gelip "aslında bizim arabalar güvensiz değil, hatta rakiplerinden aşağı kalır yanı yok. Hatta ben bizzat kaza yaptım, ölmedim. Başka otomobilde olsam, başıma ne gelirdi kimbilir..." diyebilir, ve doğru söylüyor olur. Çünkü bu test kesin bir yargıda bulunmamızı sağlamaz. Arkadan çarpışma olsa, belki de Sintra daha iyi bir koruma sunacak.? Bu açıdan, bu görüntüler, ancak ve sadece ncap'in laboratuar kazasında geçerlidir, ve dış dünyadaki herhangi bir kazada bu iki otomobil, bambaşka sonuçlar verebilirdi.




Şimdi sizin söylediğiniz şeye itiraz edecek durumum yok, çünkü aksinin hiçbir ispatı yok. Eğer elimde, örneğin "bin Sintra kazasindaki ölüm oranı ile bin Espace kazasındaki ölüm oranı" gibi bir data olsa idi, belki bir itiraz edebilirdim. Ama öyle bir data da yok.
O yüzden de bunlar, tamamen benim kişisel hükümlerimdir. Akıl ve mantığımın yörüngesi, şudur:
Ben hiçbir zaman, Sintra ile yolculuk ederken, yanimda giden Espace'ye bakıp "aaa bizim araba da, pekala yandaki bu düdük espace kadar güvenli olabilir" diye düşünemem. Anliyorsunuz değil mi? :) Böyle birşeyi geçiremem bile aklımdan.
Ama siz benim gibi düşünmüyor iseniz, diyeceğim odur ki, belki haklısınızdır, Sintra aslında fazlaca günahı alınan bir otomobildir, ne diyebilirim ki.. :) Bu da sizin inancınız elbette, ve size göre mantıklı bir temele dayandığını da biliyorum, görüyorum, kabul ediyorum.... :)
bazı arkadaşlar 54 km hızla gerçekleştirildigini söylemiş ama benim bildiğim 64 km di.Euroncap ın kamera kalitesi o kadar kötümü?Bazı forumda da saçma saçma konuşuyolardı onları inandıramadım artık ben pişman oldum

Edited by - CrazyRomeo156 on 21/02/2009 16:08:05
Konunun tamamını okuyamadım ama su kafamı kurcalıyor;
Bizim alfaların ön tamponun ortasında en sevdigim yeri, logo ve ızgarası var. O kısım zayıf gibi geliyor bana. Logo ve ızgaranın arkası eger bos ise, olası kafa kafaya carpısmada tamponun tek butun parca olmamasının buyuk olumsuz etkisi olabilir.
Kesin dogru mudur bilmiyorum, teknik detayını bilen arkadaslar paylasırsa sevinirim.?
Hani icabında yandan carpmaya calısırız belki tanrı korusun..
Edited by - zaferisgoren on 21/02/2009 23:45:46
Öncelikle bütün arabaların tamponlarının orta kısımları boştur çünkü malum arkasında radyatör var ve bunun hava alması gerekli.
Önden kafa kafaya çarpışma için tamponun hiçbir önemi yoktur zaten tamponun böyle bir durum için koruyucu görevide yoktur. Param parça olur büyük ihtimalle. Çünkü sadece plastiktir kendisi.
Şekildeki örnek 159 şasisidir. Bütün arabalarınki bu şelkildedir zaten. Kaza anında ön taraftan sizi ve aracınızı koruyacak yerleri şekilde belirttim.

Hatta bir dönem Volvo mahkemelik olmuştu. Bu bölgeyi çok sağlam bir malzemeden yaptığı için. Malzeme burulmayıp kazaya karışan diğer arabaların içine giriyor diye.
Kaza anında çarpışma için ön taraf yanlardan her zaman daha güvenlidir. Güvenlik özellikle bunun için ön trafta dahada yoğunlaştırılmıştır.
Hatta kısaca şöyle söyleyeyim yandan darbe almaktan özellikle kaçının. Çünkü arabanın en zayıf noktasıdır.
Tesekkurler, teknik detayını ogrenmis olduk.
Bu arada uzulerek soyuyorum forumdan Hakan bey tam da bu konuya yakın bir kaza atlattı.
Burada.. (http://www.alfistiturkey.com/index/topic.asp?whichpage=1&TOPIC_ID=6603&FORUM_ID=4&CAT_ID=3&Forum_Title=Genel&Topic_Title=KAZA+YAPTIM)
Aynı kazayı ben eski polomla ve Vectramla da yapıstım. Ilk darbeyi alan ızgaranın bu kadar kolay katlanmaması, tek parca tampon olması biraz daha mukavemetli olmasını saglamıstı gibi dusunmustum.
Geçen gün 3. sanayi ege alfada tıra arkadan 50-60 km hızla çarpmış bir 156 vardı. Mustafaya özellikle sordum kaçla çarptığını çünkü bu testi 1-2 sene önce izlemiştim ve kullanan kişi yara almadan kurtulmuş arabanın ön dağılmış ama yaşam hücresi tabir edilen sürücü va yolcu kısmında testte olduğu gibi deformasyon yoktu. Bende bu yaz 206ya yandan vurmuştum aracın şasisi 206nın gitmekte olduğu yöne 2 cm falan kaymıştı 150 liraya düzelttirdim başka hiçbir hasar yoktu boya bile istemedi. aracın hızı gibi test verileri elinde olan varmı? NCAP önden 67 yandan 55km ile test yapıyor ama bu NCAP testi değil...
bu arada kazayı 30 km gibi bi hızla yapmıştım 206hızlydı ve hasarı baya fazlaydı 1500 lira kadar. Yeni bilgilerle üretilmiş araçlar yaşam hücresine kadar çok sert malzemeyle üretilmiyorlar çünkü çarpmayla oluşan şok ve kuvvetin direkt araçtakilerin üstüne binmesi tehlikeli. Kazaya dayanabilecek ama şoku içeriye yansıtmayacak sertlikte olmaları gerekiyor yani.
Edited by - simendifer on 01/03/2009 22:37:21
quote:
Tesekkurler, teknik detayını ogrenmis olduk.
Bu arada uzulerek soyuyorum forumdan Hakan bey tam da bu konuya yakın bir kaza atlattı.
Burada.. (http://www.alfistiturkey.com/index/topic.asp?whichpage=1&TOPIC_ID=6603&FORUM_ID=4&CAT_ID=3&Forum_Title=Genel&Topic_Title=KAZA+YAPTIM)
Aynı kazayı ben eski polomla ve Vectramla da yapıstım. Ilk darbeyi alan ızgaranın bu kadar kolay katlanmaması, tek parca tampon olması biraz daha mukavemetli olmasını saglamıstı gibi dusunmustum.
Zafer Bey, Alfa Romeo araçlarımızın ön kısmından gelen darbeler için ben şanslı olduğumuzu düşünüyorum çünkü ortada birleşen üçgen geometrili kaput aslında darbenin absorbe edilmesinde bir miktar yardımcıdır.Ayrıca Hakan Beyin başına gelen kaza benzeri önden gelen darbelerde, malzemenin yüksek mukavemetli olup kıvrılmaması, darbeyi tamemen yolculara yansıtır.Nitekim önden gelen darbelerin absorbe edilip, yolculara en yumuşak şekilde iletilmesi için; ön çamurluklar,kaput gibi dış malzemeninde esneme kabiliyetine sahip olması gerekir..En traji komik durumlar; bir kazada kaportası sağlam kalan aracın camından çıkan yolculardır..
hafta sonu üşenmeden evdeki araba dergileri arşivimden 156 nın crash testlerini buldum.
15 araba vardı karşılaştırmalı testte. test yılı 1998 bu arada. araçlar ford mondeo, opel vectra, cıtroen xsara vs vs. 156 bu 15 araç içerisinde aynı testlerden en az hasar ve masrafla çıkan araç olmuş. hatta yarın o sayfayı taratıp siteye eklemeye çalışacağım.
Mutlaka bekliyoruz hatta birer kopyasını bizler verirseiz bazılarının ağznı cok fena kapatıcam'da:))
şöyle söyleyeyim toyota corolla nın aynı testlerdeki hasar gören parça fiyatları 156 nın 2 katıydı.
yaklaşık 15 tane dergi çıktı alfa testler ve karşılaştırmalarla ilgili. hepsini okudum neticede çok sevdiğim 2.0 156 ımdan soğudum. nedeniyse 2,5 v6
156 lar

hatta bir testte sesi ferrariyi anımsatıyor yazıyorki o beni çok cezbetti.
bu konunun tamamında nefis bilgiler ve tecrübeler var. paylaşan herkese tesekkür ederim.
ben henüz 156mla kaza yapmadığım için bişeyden bahsedemiyorum.
ideal hız olan 90 kmyi geçmemeye çalışın derim.