Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



NM, CCM ve BAR – Bunlar ne anlama geliyor? Dört zamanlı motor...

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

admin

NM, CCM ve BAR – Bunlar ne anlama geliyor?
Otomobillerde ölçü birimlerinin anlamı.

Profesyoneller için bu terimler günlük kullanımda sık sık tekrarlanır. Mesela PS, kWh veya Nm. Aslında otomobille amatörce ilgilenenler de bunları bilir. Ancak bunlar tam olarak ne anlama gelir, bunu sadece çok azları bilir.
PS (BG) beygir gücü anlamına gelir. Ancak 100 PS (BG) gerçekten de 100 tane atın gücüne mi eşit? Ve Newtonmetre olarak ölçülen dönme momentumu ne anlama geliyor?

Pferdestärke (PS) / Beygir Gücü (BG)
585 PS 430 kW'den daha kulağa daha yüksek gelir, halbuki ikisi aynıdır. Bu sebepledir ki mesela Mercedes AMG GT-R gibi otomobillerde bugün bile daha PS sayısı yazılır.

TÜV-Rheinland'ta görevli olan Hans-Ulrich Sander, günümüz normlarında beygir gücünün artık bir anlamı olmadığını belirtiyor. Bunun yerine motorlarda resmi olarak 1978 yılından beri başka bir birim kullanılmakta: Kilowatt (kW). Bir kW 1,36 PS'ye denk gelmekte. Bundan dolayı her otomobilin PS sayısı kW sayısından yüksektir ve bu da kulağa daha iyi geliyor. Muhtemelen bu sebepten dolayı da üreticiler bile hala PS kullanmaya devam etmekteler.

VDA (Verband der Automobilindustrie – Otomobil Endüstrisi Kurumu)'nun açıklamasına göre "Tarihsel açıdan bakıldğında bir PS, bir atın daimi çalışma gücünü" gösterir. Bu kavram James Watt isimli kişiye kadar gider. Watt, madenlerde çalışan atlar ile buharlı makinelerin gücünü karşılaştırmak için bu birimi bulmuştu.

Newtonmeter (Nm)
Bu kavrak, dönme momentumunu simgeler. Mekanik olarak bunun anlamı, kendi ekseninde dönen mekanizmaki bir güç koluna yatay olarak uygulanan gücü ifade etmekte.

Otomobilde bu mekanizma krank milidir. Azami dönme momentumu, bir motorun krank miline ve dolayısı ile bir şanzıman aracılığı ile aksa iletmiş olduğu en yüksek gücü, yani çekiş gücünü ifade eder.

Bu güce, motorlara göre değişken olabilen motor devri dolayısı ile ulaşılır. Bunun yanında bir motordaki kW/PS değeri, motor devri ile alakalı olarak ulaşılabilen en yüksek değerdir. Güç ve devir sayısı doğrudan birbiri ile ilişkilidir.

Devir Dakika (U/min)
Motor devri, daha doğrusu krank milinin hareketi bu kavram ile tanımlanmakta. Otomobillerdeki Otto motorları (günümüz modern benzinli motorların mucitleriden biri olan Nicolaus August Otto'ya ithafen 1936 yılında ilk kez kullanılan terim) genel olarak azami 6.000 veya 7.000 d/d çevirirler. Otomobillerdeki dizel motorları (Diesel kavramı da mazotla çalışan motorların mucidi olan Rudolf Christian Karl Diesel'den gelmekte) genel olarak azami 4.500 devir çevirirler. Dizel motorun daha az devir çevirmesinin nedeni, yakıtın kendi kendine alev almasını sağlamak için 20:1 birime kadar yükseltilen sıkıştırma oranından gelmekte. Daha yüksek sıkıştırma oranı demek, silindir içerisinde daha yüksek basınç ve güç, dolayısı ile daha yüksek dönme momentumu anlamına gelmekte. Bu da dizellerde tipik olarak düşük devirlerde yüksek dönme momentumu (tork) anlamına geliyor.

Kubiksantimetre (ccm)
Bu kavram pistonların hareket ettiği yanma odasının büyüklüğünü ifade ediyor. ccm ile sıkıştırılan alanın hacme verilir.

Litreye çevrilmesi kolaydır: 1.000 ccm 1 litreye denk geliyor. Otomobillerin tescill belgelerinde ccm değeri yazar ki burada tüm silindirlerin toplam hacmi yazılır. Hacim ne kadar yüksek olursa devir ile alakalı olarak dönme momentumu da (tork) o derecede yüksek olabilir. Yüksek hacimli motorlar ilk çalışma itibarı ile daha güçlüdürler. Aynı hacme sahip dizel ve benzinli motorlardan dizel olanının (yukarıdaki açıklamaya istinaden) dönme momentumu daha yüksektir.

Litre (l)
Yakıt tüketimi 100 kilometre litre cinsinden belirtilir. Üreticiler tarafından verilen değerler çok düşük olarak verilmekte. Belirtilen katalog yakıt değerleri, normları belli olan bir sürüş stili sonrasında açığa çıkan değerlerini vermekte. TÜV uzman çalışanı Sander'e göre katalaog değerleri gerçeğin çok uzağında kalmakta. Otomobil sürücülerinin sürüş stili, aynı otomobilde sürücüden sürücüye göre %25'e kadar fark etmekte.

Kilometre başı gram (Gramm pro Kilometer / g/km)
Bu kavram egzozdan çıkan zararlı gazların (CO2 ve NOx) ile dizellerdeki partikül sayısını belirmekte. Otomobil üreticileri 2004 yılından beri CO2 değerini bildirmek zorundalar ve bu değer yakıt tüketimi ile doğru orantılıdır.

Kilowattsaat (Kilowattstunde / kWh)
Taşıt araçlarında bu kavram mesela elektrikli araçların akülerinin kapasitesini belirmekte kullanılır. Birçok otomobilde bu değer 30 kWh'in altında yer almakta, sadece çok pahalı modellerde bu değer daha yüksek olmakta. Otomobillerin menzilleri çok farklı olarak verilmekte. Günlük kullanımda hava sıcaklığı ve sürüş şekline göre 100 km kadar olabilmekte menzil.

Kilogram (Kilogramm / kg)
Kandırılmanıza izin vermeyin. Modern otomobillerin istiap haddi düşünüldüğünden çok daha düşüktür. İstiap haddine, izin verilen toplam ağırlıktan boş ağırlığın çıkartılması sonrasında ulaşılır.

Kilogram ile otomobilin boş ağırlığı kast edilir. Bu değere sürücünün 75 kg'i dahildir, ancak dolu tank dahil değildir. Otomobil alacak olan kişilerin azami yükleme ağırlığına da dikkat etmesi gerekir. Çünkü otomobilde 4 veya 5 kişi olduktan sonra yük ağırlığı için geriye çok az şey kalmaktadır.

Bar (bar)
Lastiklerdeki hava basıncı için genel olarak Bar birimi kullanılır. Otomobil lastiğinde bir barlık bir basınç, lastik iç yüzeyinde bir milimetrekareye uygulanan bir kilogramlık değeri ifade eder. Bir otomobil lastiği genel olarak bir ayda 0,1 bar kaybeder. Bu az görünen basınç kaybı, %85 oranında patlayan lastiklere sebebiyet vermekte. Bu sebeple eğer dijital bir basınç kontrolüne sahip değilseniz her yakıt alımında lastik basınçlarınızı kontrol etmeyi unutmayın. 2014 yılı itibarı ile bu kontrol mekanizması tüm otomobiller için bir zorunluluk.

* * * * * * * * * *

Dört zamanlı motorun çalışma prensibini gösterir görsel



1. Zaman: Emme:
Sol üstte emme supapı açılır, piston aşağı hareketi esnasında yakıt-hava karışımını (direkt enjeksiyonlu motorlarda sadece havayı) silindir içine emer.

2. Zaman: Sıkıştırma:
Emme ve egzoz supapları kapalıdır, piston gaz karışımını yaklaşık 20 bara kadar sıkıştırır. Direkt enjeksiyonlu motorlarda buna yakıt da ilave olur. En üstteki ölü noktadan çok kısa bir süre önce bir buji, sıkıştırılmış olan karışımı ateşler.

3. Zaman: Çalışma:
Yakıt karışımı en üst ölü noktada yaklaşık 80 barlık bir basınç altında yanmaya başlar. Oluşan yanma 5 ile 60m/s arasındaki bir hızda yayılır. Bu değer patlayan bir bombanın detonasyon hızından veya havanın ses hızından yavaştır. Sıcak gaz 10 barın biraz üstünde bir orta basınç elde edilmesini sağlar. Pistonun çalışmasını sağlar.

4. Zaman: Egzoz:
Sağ üstte egzoz supapı açılmakta ve psiton, hala daha yaklaşık 1.000 °C civarında olan yanmış karışımı silindirden atar.
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.