Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio Sürüş İzlenimi

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

admin

Alfa Romeo Stelvio Quadrifoglio Sürüş İzlenimi

İşte İtalya'dan gelen 510 BG SUV'un yetenekleri


Alfa Romeo, daha önce Giulia Quadrifoglio'da kullanmış olduğu V6-BiTurbo motorunu Stelvio'da da kullanarak onu bir Spor-SUV'a dönüştürdü. 510 BG ve 600 Nm'lik tork ile Stelvio, gerçekten çok hılzı bir araç oluyor. Ancak 1,8 tonluk bir araç virajları nasıl alıyor? Dubai'de ilk denemeler yapıldı.



Alfa'nın SUV'u aynı Giulia gibi Giorgio platformu üzerine inşa edildi. Giulia Quadrifoglio'dan gelen 510 BG gücündeki V6-BiTurbo motor, gücünü devamlı olarak dört tekerden yere aktarmakta. Ancak Stelvio'da genel olarak güç yine de arka aksa daha fazla iletilmekte. Normal şartlarda sistem eğer arka tekerlerin yere tutunması esnasında bir kayıp hissederse gücü ön tekerleklere yüzde elli oranına kadar dağıtabiliyor. Bu güç aktarımı esnasında sürücü veya sürücü kabini içerisinde hiç bir şey hissedilmemekte. Sensörler arka planda ön ve yanlamasına olan momentumu, direksiyon açısı ve genel olarak o esnada aracın hareketini hesapladığından, daha arka tekerler bir kayıp yaşamadan duruma müdahale ediyor. Dubai'deki tozlu ve kumlu zeminde bile en güçlü Stelvio, çok iyi bir ivmelenme yeteneği göstermekte.

Alfa'nın taze SUV'unun daha sivil olan seçeneklerinin bazı eleştirileri sineye çekmesi gerekiyordu. Örnek olarak Audi Q5 ile yapılan karşılaştırmalarda Stelvio'nun 280 BG'ndeki iki litrelik benzinli turbo motor seçeneği özellikle enlemesine olan yol bozukluklarında konforlu olmayan süspansiyon sistemi (Admin'in Notu: Audi'de 19" jant ve geniş kesit yanaklı lastikler var iken Stelvio'da 20" jantlar ve dar kesit yanaklı lastikler vardı), çok iyi olmayan dört çeker sitemi, aşırı yüklenme durumunda yetersiz kalan sekiz ileri otomatik vitesi (Admin'in Notu: Aynı ZF vites kutusu BMW'de de varken hiç bu şekilde bir olumsuzluktan bahsedilmiyor), ve nispeten eski Infotainment Sistemi ile eksi puan almıştı.

Hızlı yokuş tırmanışlarında navigasyon ihtiyacı hissedilmiyor.
Evet, navigasyon sistemi en güçlü Stelvio'da da sınıfının en iyilerinden değil (Admin'in Notu: Yakın zaman Apple ve Android destekli sistem geliyor). Buna karşın Alfa, en güçlü Stelvio'da elektronik amortisörlü ve farklı yaylara sahip bir süspansiyon sistemi kullanmış. Ve bunun nasıl olduğu şimdi denenecek.  Başlangıç noktası Dubai'de bulunan Jebel Jais Dağı'nın etekleri. Alperdeki bir geçitten ismini alan SUV'un, burada da en kısa sürede 1.900 metre yükseğe çıkabileği belirtiliyor. Ve aynı Stelvio Geçidi'nde olduğu gibi burası da uzun düzlüklerden ziyade bolca dönemeç, yavaş geçitler, uzun tutulmuş virajlar ile doğru çizgi tutturulduğunda hızlıca dip gaz geçilecek düzlüklerden ibaret. Kerbler yerine yaklaşık bir metrelik, kahve-gri renkli beton bloklar bir tarafta ve diğer tarafta da refüjler yol sınırını belirlemekte, veya bir kaç tane neler olduğu hakkında bilgisi olmayan bir kaç keçi.

Araçta bulunan sürüş dinamizm butonunun Advanced Efficiency sürüş modu sadece yakıt tasarrufu için var, belli başlı fonksiyonları devre dışı bırakarak "süzülme moduna" geçmekte ve aynı zamanda motorun 3 silindirinin ateşleme yapmasını engellemekte. Ancak Stelvio, 3 silindirli hali ile bile 100 km/s'nin üzerine çıkabilmekte ve güce ihtiyaç duyulması durumunda çalışmayan diğer 3 yanma odası devreye girmekte. Şunu belirtmeliyiz ki bu hali ile V6-BiTurbo motor gaz tepkilerine gecikmeli cevap vermekte ve sekiz ileri otomatik vites de istediğimiz gibi değil. Bize göre değil yani.

Bir sonraki sürüş modu "Natural", bir sabah öpücüğü gibi bu güçlü SUV'u uykusundan uyandırıyor. Gerçi direksiyon hala daha 12:1 oranındaki bir aktarma ile çalışıyor olsa da bu modda daha fazla karşı kuvvet uygulamakta ve Stelvio Quadrifoglio'yu istekli bir şekilde dönemeçlere yönlendirmekte. Kalın (255/45 R20 ön, 285/40 R20 arka) Pirelli P Zero lastikler bu durumda viraj sonuna doğru ötmeye başlıyorlar. Gaza daha basıyor olsanız da elektronik sistemler V6'nın gücünü kesintiye uğratmakta ve Stelvio'nun böylece aşırı tozlu ve kumlu zeminde arkasının kaymasını önlemekte. Ancak bu esnada ESP, aracın gücünü kontrollü bir şekilde geri vererek bir sonraki düzlük için yeterli hızı sağlamak yerine, Alfa'nın hızından da çalıyor.

Dynamik modunda aracın arkası artık oynamaya başlıyor.
Ve dinamik butonunun konumu Dynamik'e getiriliyor. Elektronik ayarlı amortisörler gerginleşmeye başlıyor, direksiyon biraz daha sertleşiyor, gaz pedali ve motoru şimd sanki daha kısa bir kordon ile birbirine bağlı. Yine de her iki turbonun tam anlamı ile göreve geçmiş olması için 1 (yazı ile bir) saniye kadar gerekiyor. Bu bekleme süresinden(!) sonra Stelvio tüm gücü ile ileri atılıyor. V6 motor 2.500 d/d ile 5.000 d/d arasında sürekli olarak 600 Nm tork sağlıyor, ZF'nin sekiz ileri otomatik vitesi vites geçişlerini su gibi sağlıyor, V6 motor tüm ihtişamı ile egzoz sisteminden haykırıyor. Çıkan bu ses tabiki tamamı ile mekanik bir ses, yani herhangi suni bir oyun yok işin içinde. Böylesi daha iyi zaten.

Direksiyon hareketini gerekenden biraz daha keskin yapıp gaza da gereğinden biraz daha fazla basar iseniz, Stelvio Quadrifoglio'nun arkası ile oynamanızı sağlamakta. Eğer ki drift açısı "eğlence" konumundan "tehlikeli" durumuna geçmeye başlarsa, elektronik stabilite programı devreye giriyor, ancak daha önceki modların aksine, daha geri planda kalarak.

Race modu Stelvio'yu tam bir Quadrifoglio'ya dönüştürüyor.
Sürüş dinamizim butonunu bir adım daha ileri aldığınız anda Stelvio, tam anlamı ile oynak bir arkaya sahip olabiliyor. Arka aksta yer alan iki adet aktarıcı tekerler arasında torku o şekilde dağıtıyor ki, bu şekilde viraj yarıçapı daraltılmış oluyor. Torque Vectoring başka markalarda olduğu gibi frenleme ile değil, viraj dışında kalan tekerin daha hızlı dönmesi ile meydana geliyor. Örnek teşkil edecek şekilde iyi: Sürücü, direksiyonda bile arka tekerlerin tutunmasının ne zaman azalmaya başlayıp ne zaman kaymaya (drift yapmaya) başladığını hissedebiliyor. Ayrıca karbon koltuklar, sürücüyü kesinlikle sıkmadan gerektiği gibi kontrol altında tutabiliyor. Bu şekilde 4,7 mt uzunluğa ve 2,16 mt genişliğe sahip SUV, virajdan viraja koşabiliyor. Genel anlamda düşük ağırlığı (fabrika verisi 1.830 kg) da bu duruma yardımcı oluyor. Bu hali ile Stelvio, örnek olarak bir Porsche Macan'dan yaklaşık 100 kg daha hafif.

Viraj sonuna doğru direksiyonun arkasında yer alan sağ kulakçığı çekmeniz ile beraber şanzıman, bir sonraki vitese anında geçiş sağlıyor. Alfa Romeo, 150 milisaniyelik bir vites geçiş süresinden bahsediyor. Sürücü tam otomatik konumundan farklı olarak manuel müdahale esnasında vites geçişlerini hissedebiliyor. Vites düşürürken de herhangi bir değişiklik yok. Quadrifoglio'nun durur vaziyetten 100 km/s'ye 3,8 saniyede çıktığı belirtiliyor. Azami sürat olarak bu sert İtalyan için 283 km/s verilmiş. Bu Dubai'nin dağ yolları için oldukça yüksek bir rakam.

Altı silindirli motor Race modunda işe biraz daha sert giriyor, ve tepkilere daha hızlı cevap veriyor. Dağda yokuş yukarı çıkarken tüm gücü kullanırsanız yanma odalarında 100 km'de yaklaşık 20 litreye kadar bir yanma gerçekleşebiliyor. Alfa'nın verilerine göre ortalamada 9 litrenin yeterli olacağı bildiriliyor. Buna inanmak güç, ancak yokuş yukarı yapılan sprintler kesinlikle bir ölçü olamaz.

Alfa'nın güçlü SUV'unun fiyatı yaklaşık 90.000 Euro
Alfa, tamamen hidrolik bir fren sistemi kullanmak yerine fren etkisi, frenleme gücünü, ABS ve ESC'yi bir modül içerisinde birleştiren elektrohidrolik bir sistem kullanmakta. Frenleme esnasında pedaldaki his iyi ve frenleme de başarılı. Ancak sistemin bir dezavantajı var. Drift esnasında aracın arkasını kontrol etmek istediğinizde normal olarak yapılan ani fren pedalına basışınızda, Stelvio Quadrifoglio hemen acil fren ikazı olan dörtlü flaşörleri yakabiliyor. Frene daha kuvvetli basmaya devam ederseniz, acil fren sistemi tamamı ile devreye girebiliyor. Yarış pisti üstünde bu istenmeyen bir durum olsa da Dubai'deki sürüşler esnasında bir sıkıntı hissedilmedi. Altı kaliperli alüminyum frenler önde çelik disklere müdahale ediyorlar. Alfa, istemeniz durumunda ücreti karşılığında çelik diskler yerine karbon-seramik frenler sunabiliyor.

Alfa, iç mekanda da herhangi bir risk almıyor ve bolca deri ile alkantara kumaşı kullanırken kapı, ön konsol ve orta tünelin karbon parçalar ile değerlenmesini sağlıyor. Peki tüm bu eğlencenin fiyatı ne oluyor? En az 89.000 Euro.

Sonuç
Alfa, Stelvio Quadrifoglio ile oldukça sportif bir SUV üretmiş oluyor. Süspansiyonu yeterli sertliği sağlarken kesinlikle yontulmamış bir izlenim bırakmıyor, direksiyonu çok direkt çalışıyor ancak aşırı hassas veya tehlike yaratacak keskinlik yok kesinlikle. Dört tekerden çekiş sistemi Race modunda arkanın savrulmasına izin verirken yine de gücünü yere aktarmasını biliyor. V6 BiTurbo, tepki verene kadar biraz zaman istiyor olsa da daha sonra muhteşem bir ivmelenme ve harika bir ses ile sürücüyü tatmin ediyor.


Sivil versiyonlar bazı eleştirilere maruz kaldılar.


Şimdi sırada 510 BG'lik Stelvio Quadrifoglio var.


Stelvio Quadrifoglio'da elektronik kontrollü amortisörler ve farklı yaylar görev yapıyor.


Stelvio, genel olarak arkadan itiş karakterli bir SUV. Ancak arka tekerlekler tutunma kaybı yaşarlarsa ön aksa yüzde elliye kadar güç aktarılabiliyor.


Direksiyonu ve gaz pedalını provoke etmeniz durumunda Stelvio Quadrifoglio'ya hemen arkasının savurtabiliyorsunuz.


Advanced Efficiency sürüş modu tamamı ile yakıt tasarrufu için var ve gerektiğinde altı silindirin yarısını devre dışı bırakıyor veya süzülme moduna geçiyor.


Stelvio, bu hali ile bile 100 km/s'nin üzerine çıkabiliyorken ihtiyaç anında geri kalan üç silindir devreye giriyor.


Ancak bu modda gaza geç tepki verito ve sekiz ileri otomatik vites isteksizce davranıyor. Bu pek bize göre değil.


Bir sonraki adım olan Natural'de SUV, bir sabah öpücüğü ile uyandırılıyor gibi. Direksiyon yine de 12:1 oranı ile çalışmaya devam ediyor ama şimdi daha sert bir geri bildirim var. Stelvio Quadrifoglio daha istekli virajlara giriyor.


Dynamik modunda amortisörler sertleşiyor, direksiyon ve gaz pedalı hissi artıyor, motor ve gaz pedalı şimdi sanki birbirine daha kısa bir kablo ile bağlı.


Kalın Pirelli P Zero (255/45 R20 - 285/40 R20) viraj sonuna doğru ütmeye başlıyor. Bu esnada hız göstergesi 70 km/s civarında.


Bu esnada elektronik devreye girerek V6'nın gücünde çalıyor.


Alplerdeki bir geçitten adını alan Alfa'nın SUV'u, Dubai'nin Jebel Jais Dağı eteklerinden kısa sürede 1.900 metreye gidebilecek.


Stelvio Geçidi'nde olduğu gibi burada da bolca dönemeç, kıvrımlı yavaş yollar, doğru çizgi tutturulması durumuda nerede ise düz gidebileceğiniz uzun tutulmuş virajlar ve takip eden dip gaz gidilebilecek kısa düzlükler mevcut.


V6 motor 2.500 d/d ile 5.000 d/d arasında sürekli olarak 600 Nm tork sağlıyor, ZF'nin sekiz ileri otomatik vitesi vites geçişlerini su gibi sağlıyor, V6 motor tüm ihtişamı ile egzoz sisteminden haykırıyor. Çıkan bu ses tabiki tamamı ile mekanik bir ses, yani herhangi suni bir oyun yok işin içinde. Böylesi daha iyi zaten.


Arka aksta yer alan iki adet aktarıcı tekerler arasında torku o şekilde dağıtıyor ki, bu şekilde viraj yarıçapı daraltılmış oluyor.


Torque Vectoring başka markalarda olduğu gibi frenleme ile değil, viraj dışında kalan tekerin daha hızlı dönmesi ile meydana geliyor.


Örnek teşkil edecek şekilde iyi: Sürücü, direksiyonda bile arka tekerlerin tutunmasının ne zaman azalmaya başlayıp ne zaman kaymaya (drift yapmaya) başladığını hissedebiliyor.


Azami sürat olarak hızlı İtalyan 283 km/s'ye çıkabiliyor. Dubai'nin dağları için fazla.


Viraj sonuna doğru direksiyonun arkasında yer alan sağ kulakçığı çekmeniz ile beraber şanzıman, bir sonraki vitese anında geçiş sağlıyor.


Vites düşürürken de herhangi bir değişiklik yok.


Alfa Romeo, 150 milisaniyelik bir vites geçiş süresinden bahsediyor. Sürücü tam otomatik konumundan farklı olarak manuel müdahale esnasında vites geçişlerini hissedebiliyor.


Alfa, tamamen hidrolik bir fren sistemi kullanmak yerine fren etkisi, frenleme gücünü, ABS ve ESC'yi bir modül içerisinde birleştiren elektrohidrolik bir sistem kullanmakta.


Frenleme esnasında pedaldaki his iyi ve frenleme de başarılı.


En güçlü Stelvio'nın rakiplerine neler yapacağını ilerideki testlerde göreceğiz.


İç mekan asil görünüyor ve markanın geleneklerini yansıtıyor. Güzel.


Hızlı SUV'nin en az 89.000 EUR'luk bir etiketi olacak.
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

Spiritchaser