Benim hikayem şöyle; çoğunuzun yazılarında gördüğüm alfa romeo fanlığı bende doğumsal bir durum değil, hatta lise zamanlarında ilk olarak gördüğüm 33 den önce bu markayla nerdeyse alakam bile yoktu..Bu 33 den sonra algı alanıma giren, babamın bir arkadaşna ait 80 modelmidir 81 midir bilmem bir giulietta vardı güzel bir kırmızı ama çok şekilsiz ve kişiliksiz gelmişti bana (halada öyle gelir) o model bi giulietta terine tempra kullansam daha iyi sanki.
Daha sonra üniversite yıllarında 33 kullanan bir kız vardı oradaki çekim faktörü bile kızın kendisi olmuştur heralde arabadan ziyade. Yani 80 ler doksanların ilk yarısı bana alfa romeo hiçbirşey ifade etmiyor hatta sıkıcı bile geliyordu.
Ama doksanların sonunda bişeyler oldu tasarımcılarının kafasına bişey mi düştü, yeni tasarım ekibi mi geldi devrim yapıp stüdyoyu ele geçirdi ya da yönetim anlayışı mı değişti ne olduysa 147 ve 156 diye iki araba çıktı ortaya. Önceki yıllardaki silik, kendine has bi çizgisi olmayan öylesine tasarlanıvermiş gibi görünen arabaların yerine "stil ikonu" olmaya aday arabalar gelivermişti. sanırım ikonlaştılarda geçen yıllar içerisinde.
Eminim bütün markaların yönetiminden tasarım ekibine, üretim hattında çalışanından satış elemanına kadar hepsinin imrendiği hatta kıskandığı ve çaktırmadan benzemeye çalışacağı, bazılarının da saklamadan taklit edeceği (2004 sonrası muhtelif seat modelleri, sanırım de'Silva sonrası dönem) arabalar çıkıvermişti.
Son yıllarda almanından korelisine bi ton üreticini "kupe görünümlü sedan" diye sanki yeni icat etmişler gibi 156 profilini taklit yarışına girmiş gibiler nerdeyse, Seatın leon modelindeki arka kapı kolunun hiç sözünü bile etmeye gerek duymuyorum...
İşte 97 mi 98 mi ne zamansa ben o yıllarda bu markaya gerçek anlamda ilgi duyar hale geldim. Ama araba satın alma noktasında hep "düz" kararlar verdim ford modr pejo filan gibi arabalar kullandım. Bir ara motosiklete binmeye başladım ve bunu fırsat bilen eşim arabama el koydu motorsuz bi yere gideceğimde artık eşlimden araba ister hale geldim ve eve ikinci bir araba alma zamanının geldiğini böylece idrak etmiş oldum.
Alacağım araba ne olacaktı? 25000 lira civarında olması zorunluydu bi kere. Prensip olarak dandik bir sıfır araba yerine "şekil" bir ikinci el almayı tercih etmek gerekiyordu. Prestijli kendine has karakter sahibi ama memleketimiz galerici mantığıyla para etmeyen bi arab olmalıydı ki ben az paraya çok araba alabilmeliydim. Bu mantıkla karşımdaki seçenekler Alfa Romeo 147- 156, BMW 3 serisi Ci ve 3 kapı A3 ler birde volvo s40 lar vardı. Bunlar arasında doğal tercih alfa romeo oldu. Daha önce hiç kullanmamış yolcu koltuğunda bile oturmamıştım. 2 ay dır kullanıyorum yaklaşık olarak. Beklentilerimi karşıladı fazlasıyla. Motor sesi ve direksiyondaki netlik hissiyle özellikle beğenimi kazandı. Ortalama bir ikinci el araç kadar ancak sorunla karşılaştım servis (adana birmot) çok heyecan verici bi yer değil devlet dairesi mantığıyla çalışıyor, müşterilerinin %80'i hafif ticari araç ve filo aracı olduğu için hizmet kalitesi ve müşteri beklentilerini karşılamak, problem çözme becerilerini geliştirmek gibi kaygıları yok ama çok ilgili ve girişken davranınca da size karşı kayıtsız kalamıyorlar. Yani servis problemi yok diyebiliriz. İlk satın almaya kaltığımda çevremdeki "arabadan anlayan" tayfanın parçası pahalı servisi yok, bunla hemen dökülür tarzı kendilerince iyi niyetli uyarılarını dinlememiştim zaten şimdide bunların açıkça kurt masalı olduğunun görüyorum en azından parça fiyatları ve servis konusunda, doküleme zamanı gelemden de değiştiririz artık yenibi alfa romeo ile. Diğer arabam dizel c-max orjinal parça fiyatları başabaş, tek fark şu yansanayi konusunda güçlü bi alternatif yok. Ford için orjinali olmasın şu olsun deme imkanın var ve mantıklı fiyat farkı da var. İyi günler diliyorum arabamın fotoğraflarını da bir ara eklemeye çalışırım
Edited by - agpocan on 25/08/2010 16:54:55
Hoşgeldiniz.Hayırlı olsun Alfanız.Ayrıca Adanayı ve yemeklerinide çok severim.Ah asmaaltı ahh..
Aramıza hoşgeldiniz
Hikaye ilginç... Hoşgeldiniz mekana.
Aramıza hoşgeldiniz.
Aslında 156'ların yan sanayi parçaları baya var piyasada ama Adana'da nerde vardır yada varmıdır hiç bilmiyorum.
Hoşgeldiniz aramıza, evet 156 yan sanayisi var ancak adanada değilde çanakkalede bu işle ilgilenen var diye biliyorum
33 55 75 ve bi nebze 155 in stil konusundaki basitliğine kesinlikle katılıyorum..90 ların sonunda tam bir devrim yaptı..diğer markaların çaldığı bir sürü durum var..en son pejo 308'i gördüm göstergeler falan bukadar mı aynısı yapılır insan biraz utanır ya:)
off topic olacak ama özellikle 155'in tasarımı fazla iyi bana göre =)
Hoşgeldiniz 155in katlanan aynaları yeter
valla hocam polemikçi adam olmak istemem 155'e de öyle alıcı gözüyle filanda bakmış değilim doğrusu ama hani ilk izlenim olarak "amanin süper araba, ne yapıp edip bitane almalı" demedim ayna ayrıntısından da hiç haberim bile yoktu şimdiye kadar.. Genelinde bi merak uyandırmadığı için neresi nasılmış ayrıntısına da hiç girmedim yani..
Ama şunuda berlirtmek lazım o yıllar tasarımcıların kış uykusuna yattığı dönem sanki neredeyse hiç bi endüstriyel ürün, kılık kıyafet filan klasikleşmeye aday olamadı gibime geliyor. Jaguarından volvosuna hepsinde bi siliklik var. O yılların sineması bile çekim faktöründen uzak... Ben depresifimdir belkide o dönem.
hoşgeldiniz
Her aracın insanda uyandırdığı hisler farklıdır..Bana göre Arna dışında Alfa Romeo'nun berbat diyeceğim bir aracı yok..Hepsi güzel hepsi şahane , ama 156 yı tabii ki bir kenara koyuyorum yine...
Hoşgeldiniz ,Alfa ile ilgili anılarınız bir ömür sürer umarım
hoşgeldiniz
Kazasız belasız kullanmanız dileği ile: Willkommen an Bord
guzel yazı.alfa sevginiz gec başlamış

ama kimseyi takmadan caymadan almanızı tebrik ederim.sorunsuz guzel anlar icin
Hoşgeldiniz kazasız belasız keyifli sürüşler.
hoşgeldiniz