Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



SEVMEK VE YAŞAMAK ADINA

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Levent Kobaza

#250
Günün sözü
Oturarak basariya ulasan tek varlik tavuktur... :)

bunca vergiye ve saçmalığa susan  milletime ücretsiz armağanımdır ((:

Vezirler padişahın huzuruna çıkmışlar ve ?Padişahım, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var? demişler. Padişah, kavuğunun altından kafasını kaşıyarak, ?Eeee! Ne vergisi koyalım?? diye sormuş. ?Köprülere adam koyalım, geçenden bir akçe alsınlar!? demiş vezirler. Padişah onaylamış.

Aradan bir süre geçtikten sonra sormuş vezirlerine: ?Tepki var mı??. ?Hiçbir tepki yok!? diye cevaplamış vezirler. Bunun üzerine, ?İyi o zaman köprünün diğer tarafına adam koyun, çıkandan da bir akçe alsın!? diye emretmiş padişah. Aradan bir süre geçmiş, padişah yine sormuş: ?Var mı şikayet??. ?Yok!? cevabını alınca halkının tepkisizligine kızan padişah, gürlemiş: ?Köprülerin ortasına da adam koyun, gelip geçeni becersin!?. Aradan birkaç gün geçmiş, halktan yine bir tepkinin olmamasına içerleyen padişah, çağırmış vezirlerini, ?Halkı dinleyelim hele bir? demiş. Gitmişler köye, padişah sormuş: ?Var mı şikayet??, ses yok. Padişah tekrar: ?Var mı şikayet? Şikayeti olan söylesin!? diye gürleyince arkalardan cılız bir ses duyulmuş: ?Padişahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!?. ?Eeee!? demiş padişah bir umutla. ?Akşamları çok kalabalık oluyor, sıra uzuyor, eve geç kalıyoruz, bir adam daha koysanız...?

n/a

#251

Fırtınada Uyumak?
 
Yıllar önce bir çiftçi, fırtınası bol olan bir tepede bir çiftlik satın almıştı. Yerleştikten sonra ilk işi bir yardımcı aramak oldu. Ama ne yakındaki köylerden ne de uzaktakilerden kimse onun çiftliğinde çalışmak istemiyordu. Müracaatçıların hepsi çiftliğin yerini görünce çalışmaktan vaz geçiyor, burası fırtınalıdır, siz de vazgeçseniz iyi  olur diyorlardı.


 
Nihayet çelimsiz, orta yaşı geçkince bir adam işi kabul etti. Adamın haline bakıp 'çiftlik işlerinden anlar mısın?' diye sormadan edemedi çiflik sahibi. 'Sayılır' dedi
adam, 'fırtına çıktığında uyuyabilirim'. Bu ilgisiz sözü biraz düşündü, sonra boşverip çaresiz adamı işe aldı. Haftalar geçtikçe adamın çiftlik işlerini düzenli olarak yürüttüğünü de görünce içi rahatladı. Ta ki o fırtınaya kadar:
 
Gece yarısı, fırtınanın o müthiş uğultusuyla uyandı. Öyle ki, bina çatırdıyordu. Yatağından fırladı, adamın odasına koştu: 'Kalk, kalk! Fırtına çıktı. Herşeyi uçurmadan yapabileceklerimizi yapalım.' Adam  yatağından bile doğrulmadan mırıldandı: 'Boşverin efendim, gidin yatın. İşe girerken ben size fırtına çıktığında uyuyabilirim demiştim ya.' Çiftçi adamın rahatlığına çıldırmıştı. Ertesi
sabah ilk işi onu kovmak olacaktı, ama şimdi fırtınaya bir çare bulmak gerekiyordu.
 
Dışarı çıktı, saman balyalarına koştu: A-aa! Saman balyaları birleştirilmiş, üzeri muşamba ile örtülmüş, sıkıca bağlanmıştı. Ahıra koştu. İneklerin tamamı bahçeden ahıra sokulmuş, ahırın kapısı desteklenmişti. Tekrar evine yöneldi; evin kepenklerinin tamamı kapatılmıştı. Çiftçi rahatlamış bir halde odasına döndü, yatağına yattı. Fırtına uğuldamaya devam ediyordu. Gülümsedi ve gözlerini kapatırken mırıldandı:  'Fırtına çıktığında uyuyabilirim'
 
Sıkıntılara zihnen (bilgi, plan), mânen (dua), maddeten (tedbir) hazırsanız, fırtına çıktığında uyuyabilirsiniz. Hayatınız boyunca.
 
 
Sevgiyle kalın?
 
(KIZGINLIKLA KARAR ALMAYIN, MUTLULUKTAN UÇTUĞUNUZDA SÖZ VERMEYİN.
İKİSİ DE SARHOŞLUK ÂNIDIR, AKIL BAŞTA DEĞİLDİR

Levent Kobaza

#252
Günün sözü
Evlilik orduya yazılmak gibidir. Kışlada herkes şikâyet eder ama 'Tezkere' bırakıp, kalanların sayısı o kadar çoktur ki..
James Garner



Karı-koca evde problemler yaşamaktaymış ve birbirlerine konuşmama cezası uygulamaktalarmış. Aniden adam ertesi gün karısının kendisini sabah 5?te iş için bir uçuşu olduğundan uyandırması gerektiğini hatırlamış. Sessizliği ilk bozan ve kaybeden kendisi olmamak için, bir kağıdın üzerine, ?Lütfen beni sabah 5?te uyandır? yazmış ve notu karısının bulabileceği bir yere bırakmış. Ertesi sabah, adam uyanmış ancak saatin 9 olduğunu ve uçuşu kaçırdığını fark etmiş. Çok kızmış. Tam karısının onu neden uyandırmadığını soracakken yatağın yanında bir parça kağıt bulmuş: ?Saat 5, uyan!?

Levent Kobaza

#253
Günün sözü:
Bir kadın âşık olmadığı adamla mutlu olamaz. Daha kötüsü âşık olduğu adamla hiç olamaz, oluyorsa zaten âşık değildir..
Oscar Wilde



Sen bu şehrin salgını
Sen amansız hastalık
Sen söyle kim vefalı
Kim sahte kim vefalı
Ben dengesiz yaşıyorum
Bazen kendimden kaçıyorum
Aşk öldürür biliyorum
Hep son defa seviyorum

Tek yürek yaşanmıyor
Dalgasız deniz gibi
Hep çok yavaş geçiyor
Sanki hastalık gibi

Tek yürek yaşanmıyor
Dalgasız deniz gibi
Hep çok yavaş geçiyor
Sanki hastalık gibi

Aşk en güzel yalandı
Bak gözlerim kapandı
Dert ruhuma dayandı
Her şey ne zor yaşandı
Hep kör kütük seviyorum
Hep tövbeler ediyorum
Sırtımda yük taşıyorum
Bilmem neden yaşıyorum

Tek yürek yaşanmıyor
Dalgasız deniz gibi
Hep çok yavaş geçiyor
Sanki hastalık gibi

Tek yürek yaşanmıyor
Dalgasız deniz gibi
Hep çok yavaş geçiyor
Sanki hastalık gibi
Sen (söyle kim vefalı, kim sahte, kim vefalı)
Sen..
Sen..
Sen..
Sen..

Levent Kobaza

#254
Günün sözü
Bir gün mutlu olmak istiyorsan içki iç... Bir hafta mutlu olmak istiyorsan yolculuğa çık... Birkaç ay mutlu olmak istiyorsan evlen... Bir ömür mutlu olmak istiyorsan toprakla uğraş... Ama mutsuz olmaksa istediğin, çok kolay: İnsanlara yakın ol, onlarla ilgilen!?
çin atasözü

******
İştahsız Burhan

Sabah saat 9?da Perihan Hanım kocası Burhan?a sormuş: ?Kocacığım kahvaltı ister misin? Biraz kızarmış ekmek, beyaz peynir, reçel, çay, yumurta filan?? Burhan, ?Yok be canım? demiş ?Bu viagra iştahımı kesti?

Öğlen saat 1?de Perihan Hanım yine sormuş: ?Burhancığım, sana yemek vereyim mi? Köfte, pilav, fasulye, yoğurt filan??

Burhan yine, ?Yok be karıcığım? demiş, ?Bu viagra iyice iştahımı kesti?

Saat 5?te Perihan Hanım yine sormuş: ?Biraz çay ister misin? Yanında da çikolatalı bir pasta, biraz tuzlu çörek??

Burhan yine, ?Bu viagra iyice iştahımı kesti? diyerek reddetmiş.

Saat 8?de Perihan Hanım sormuş: ?Sana güzel bir salata, ızgara balık, biraz meze ve bir kadeh rakı vereyim mi??

Burhan, ?Yok be canım bu viagra...? diye başlarken Perihan Hanım, ?O zaman? demiş, ?Lütfen üzerimden kalk artık, gidip bir şeyler atıştırayım açlıktan gebereceğim!?

Levent Kobaza

#255
Günün sözü
'Başarma isteği çok önemlidir. Ama daha önemli olan, hazırlanma isteğidir.'
Bobby Knight (Ünlü Basketbol Koçu)


Bulut müzikler vardır. Mozart?ın sonatları küçük beyaz yuvarlak bulutlardır. Ravel?in ve Satie?nin uzun tiftiklenmiş bulutları, Beethoven?in ağır ve kara katman bulutları sonra... Brahms?ınkiler karanlık göğü delen kırmızı yangın ışıkları gibidir. Bilemezsiniz o ışığın nerden geldiğini; cennetten mi, cehennemden mi, güneşten mi, umuttan mı...
HÉLÈNE GRIMAUD (Özel Dersler)

Levent Kobaza

#256
Günün sözü
Modaya uygun giyinmek çok kolay. Kadınlar için çok, erkekler için az giyineceksiniz o kadar..
Angie Dickinson



Erkek olmanın faydaları..
- Soyadınız hep ayni kalır..
- Hiçbir zaman hamile kalmazsınız..
- Oto tamircileri size hep doğruyu söyler..
- Dünyada her yere işeyebilirsiniz..
- Sizinle konuşurlarken kimse göğüslerinize bakmaz..
- "Tuvaleti pis" diye hiçbir zaman başka bir benzinlik aramazsınız..
- Kendi kavanozlarınızı kendiniz açabilirsiniz..
- Telefon görüşmeleriniz 30 saniyede biter..
- Bir haftalık seyahate küçük bir bavulla çıkabilirsiniz..
- Tanklar, uçaklar hakkında bilgiye sahipsinizdir..
- Yüzünüzdeki buruşukluklar, şakaklardaki aklar size karizma sağlar..
- Yeni aldığınız ayakkabı vurmaz, sıkmaz, acıtmaz..
- Birisi sizi davet etmeyi unutsa da onunla hâlâ arkadaş kalabilirsiniz..
- Yüzünüzdeki her nokta orijinal rengindedir..
- 3 adet donu 10 liraya alıp giyebilirsiniz..

Dentist

#257
Kadın olmanın faydaları yok mu ?
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#258
Günün sözü
Genç kız, ideal erkeği bulma çabasından vazgeçip, bir koca aramaya başladı mı, kadın olmuş demektir.
Raguel Welch



kadınlar & erkekler
Niye 'Adam gibi adam' ya da 'Kadın gibi kadın' bulamıyoruz?. .. Hesap çok basit...
'Adam gibi adam'ın kabaca tarifi; yakışıklı, zeki, üniversite mezunu, kültürlü, iş güç sahibi, dürüst, kibar, duyarlı ve elbette bekar olarak yapılabilir.. . Bütün ihtimallerin bir kişide bulunma ihtimali de ihtimallerin birbiriyle çarpışmasıyla bulunur... Buyrun hesaplayalım;
...
-Türkiye nüfusunun yarısı erkek... Yani 35 milyon kişi...
-Bunların en fazla yüzde 10'u yakışıklı... Elimizde 3,5 milyon kişi kaldı...
-Yüzde 10'u üniversite mezunu... Artık 350 bin kişimiz var...
-Her üniversite mezunu kültürlü olmaz... Yüzde 20'sini kültürlü sayalım... 70 bin kişiye indi...
-Haydi yarısını da bekar sayalım, 35 bin kişi kaldı...
-Nüfusumuzun sadece yüzde 10'unun zeki olduğu biliniyor... Sayı 3500'e indi...
-Bunların yüzde 20'sini kibar ve duyarlı kabul edersek 700 kişi kaldı...
-Yarısını iş güç sahibi saysak elde kalan 350 kişi...
-Ya dürüstlük?... Bence en fazla yüzde 10'u dürüsttür... Finalde 35 kişiye kaldık yani...
-Aynı hesabı kadınlar için yapsak yine aynı sonuca ulaşırız...
-Demek ki şu, 'adam gibi adam' ya da 'kadın gibi kadın' kriterlerini yeniden değerlendirmek gerekiyor...
-Aksi takdirde hayatımızı 'ideal yalnızlık' içerisinde geçirmek zorunda kalacağız...
...
Bu basit hesabı 'Türk Hukuk' sitesinde yapmışlar ve bana göre iyimser bir sonuca ulaşmışlar...

Levent Kobaza

#259
Günün sözü
"Daha yaratıcı olmak istiyorsanız, bırakın bir yanınız çocuk kalsın. Çocukların, büyükler toplumu tarafından bozulmadan önceki yaratıcılık ve buluş yeteneklerini bu sayede biraz daha devam ettirin."
Jean Piaget (1896-1980 / Çocuk psikolojisinde devrim yaratan İsviçreli bilim adamı, teorisyen


Karı koca

Bir çift hiç konuşmadan arabayla yolda gitmekteymiş. Daha önceki bir tartışma münakaşaya dönüşmüş ve hiçbiri teslim olmak istemiyormuş. Keçi, katır ve domuzlarla dolu bir çiftliğin yanından geçerken adam alaycı bir biçimde sormuş: ?Akrabaların mı?? Karısı, ?Evet? diye cevap vermiş ve eklemiş, ?Senin taraftan akrabalarım.?

Dentist

#260
Adam da uygun bir cevap verememiş mi ?
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#261
Günün sözü
Akşam yemeğine geç ya da erken gelmemle içten ilgilenen bir kadın uğruna, tüm dehamı ve eserlerimi feda etmeye hazırım..
Ivan Sergeyeviç Turgenyev


Küçük Johnny evine gelip "Öğretmenim ile başım derde girecek.." demiş.. "Bak Johnny.." diye söze başlamış babası, "Kendini sınıfta kontrol eder, derslerini dikkatli dinler, notlarını alır, ödevlerini yaparsan göreceksin her şey düzelecektir.."
"Onlar pek işe yaramaz baba.." diye cevap vermiş Johnny, "Bugün teneffüste yanıma gelip aylık olağan hastalığının 3 hafta geciktiğini söyledi..!"

Levent Kobaza

#262
Günün sözü
Sevgilim doğruyu söylediğine yemin ederse, ona inanırım. Yalan söylediğini bildiğim halde...
William Shakespeare


* Gündüzler gevezedir. Anlattıklarını ancak gece anlarız. Bütün sabahlar o yüzden güzel ve ürkünçtür! Çünkü güne ya anlamış ya da anlaşılmayı bekleyen ne varsa hepsini bir kez daha unutmuş başlarız.

* Uykusuz geçen geceler, diye bir laf var. Oysa başka türlüsü olabilir mi? ?Gece demek, uykusuz geçen gece demektir.? (E. M. Cioran)

kaptan_swng61

#263
Sabah poğaçaları çıkmış Leven bey..

Levent Kobaza

#264
oh oh harika recep abi
ee nerde?

Levent Kobaza

#265
Günün sözü
İnsan vardır, söylediği sözlerle büyür. Söz vardır, söyleyen insan yüzünden büyük görünür
İsmail Habip Sevük



Mutluluk!
Mutluluk, bir kır çiceğinin yapraklarında saklı
Yeşil yapraklarının arasında ki beyaz güzellikler
Ve beyaz güzelliklerin ortasındaki sarı sarı mutluluk tohumları

Huzur!
Huzur, adalara doğru baktığında
Kıyıya vuran dalgaların
Kulağınıza gelen o ninni gibi hışırtısında saklı

Sevinç!
Sevinç, minik bir serçenin
Kaldırım kenarına  ufalanmış ekmek kırıntılarını
Bulduğunda ki o gün için karıncığını doyurmanın keyfinde saklı

Aşk!
Aşk , bir taracanın etrafına yuvalanmış
Kumruların birbirine yaptıkları kurlarda saklı

Hayat!
Hayat, yol boyu yürürken
Etrafından geçip giden kaldırımların, gece lambalarının,parke parke yolllarının
Sen farkında olmadan içinden akıp giden zamanın da saklı

Ve ey sen güzel sevgili
Sen, benim yüreğimin derinliklerinde saklısın!


Levent Kobaza

#266
Günün sözü
Pirenin ısırışından meydana gelen yanış, seni yılan soktu mu yok olur gider.
Mevlana



Rapsodi

Al tüm param bu dedim, boşver dedi sende kalsın
Bir parça yeter, ufak. Kopar ver yiyeceğinden
Etrafına bak, onlardan olma sakın
Yola koyul küçük küçük, git buralardan

Sokaklarda sapsarı yapraklar
Mazgallarda yağmurlar
Hangi kentte bu denli acı var
Başka nerde İstanbul kadar

Git, yapraklar yatağın olsun
Kırlangıçlar arkadaşların
Yildizlar yorganın olsun
Hem zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar

Benden geçti ama sen yap, git buralardan
Bitene kadar bitmez hayat, bitti mi de biter ama
İç tüm şaraplarını, bu dünyanın
Kay ıslak güvertelerinde, bütün güzel kadınların

Büyük aşklar hep senin olsun
Hem zaten boşu boşuna başkalarında duruyorlar

Levent Kobaza

#267
Günün sözü
Mal cimrilerde, silah korkaklarda, karar da zayıflarda olursa işler bozulur.
Hz. Ebubekir


TANRI bir peygambere sandık verir ve der ki;
" Bu sandığı sana emanet ediyorum ama sakın ola ki kapağını açmayasın.."
"Tamam" der peygamber..
Aradan zaman geçer ve peygamberi bir merak sarar acaba sandıkta ne vardır? İçi içini kemirmektedir. Sonunda dayanamaz ve kapağı azıcık aralayıp içine göz atmak ister ama anında aralıktan bir sarı, bir de mavi güvercin uçuverir. Peygamber hızla kapağı kapatırken içerde kalan beyaz güvercini görür. Peygamber işlediği günahın farkındadır, Tanrı'nın huzuruna çıkar. Mahcuptur. Tanrı şöyle seslenir..
"Kaçırdığın o sarı güvercin sonsuza dek yaşam yani "Ölümsüzlük"tü. O mavi güvercin sonsuza dek mutluluk yani "Barış"tı."
"Peki" der Peygamber "İçinde kalan beyaz güvercin?"
"O da sonsuza dek 'Umut'tur" der Tanrı..
Umutlarınızın uçup gitmemesi dileğiyle...

Levent Kobaza

#268
Günün sözü
Sevmek bir başkasının hayatını yaşamaktır.
Honore de Balzac

Çıldırtan Hasta
D: Neyiniz var
H: Kimsem yok. çok yalnızım doktor. öle yalnızım ki gölgem bile çıkmıyor.
D: Ben size nasıl yardım edeyim?
H: Grup terapisi verseniz? şöle kalabalık olanından .

D: Bana şikayetlerinizi tarif edin.
H: Hep yalnızım . çok sıkılıyorum. canım hiç bişey yapmak istemiyor.

D: Depresyonda mısınız?
H: Yok, girmeye üşendim .

D: Size bir doktor arkadaşımı tavsiye edicem.
H: O da mı yalnız?
D: Hayır psikolojik yardım amacıyla..
H: Anladım. beni çift kişilikli yapabilir mi? böylece yalnız kalmam .

D: Hayır ama isterseniz sizi öldürünce toplu mezara gömebilir.
H: Sahi mi?
D: Hayır.
D: Anneniz hayatta mı?
H: Bu hayatta değil.
D: Peki annenizi hatırlıyor musunuz?
H: Hayır. tek hatırladığım bana "seni leylekler getirdi" derdi.

D: Bu normal. her çocuğa böyle derler.
H: Ama beni leylekler geri getirmiş.

D: Ailenizden görüştüğünüz birileri var mı? babanız, kardeşleriniz, teyzeleriniz?
H: Hepsi ben küçükken bir trafik kazasında ölmüş.

D: Bütün sülaleniz bir trafik kazasında mı ölmüş?
H: Evet. bizde murat 124 vardı. onların arkası nasıl geniştir bilirsiniz. herkes binmiş. sonra
arabayı kullanan babam karşıdan hızla gelen elektrik direğini görmeyince kaza olmuş.

D: Anneniz de bu kazada mı ölmüş?
H: Hayır arabada yer olmadığı için o arkadan koşuyormuş. kazayı görünce kalpten ölmüş.
D: Anladım .

D: Çocukluğunuzdan bahsedelim biraz. hiç arkadaşınız var mıydı?
H: Vardı. sık sık telefonla konuşurduk. beni yeniden dinlemek için 9 a bas derdi. bütün gün
konuşurduk. sonra evdekiler çok telefon parası geliyor diye onu aramamı yasakladı.

D: Evdekiler? onlar kimdi?
H: Bilmiyorum. karşı komşu işte.
D: Şimdi hiç arkadaşınız var mı?
H: Bana göre mi onlara göre mi?

D: Tamam bu soruyu geçelim.. hiç sevgiliniz oldu mu?
H: Önceki hayatımdakiler sayılır mı?

D: Tamam bunu da geçelim.
D: Büyük bir travma atlatmışsınız. böle travmaların en iyi ilacı zamandır.
H: Bende o ilacın yan etkileri oluyor.

D: O zaman yeni arkadaşlar edinmeyi deneseniz? mesela bir sosyal çevreye girmeyi deneyin.
H: AB beni kabul etmedi.

D: Daha kolay girilebilecek sosyal çevreleri deneseniz?
H: Birleşmiş milletler gibi mi mesela

D: Mahalledeki gençlerin grubuna katılın mesela..
H: Ben kalabalık içinde kendimi daha yalnız hissediyorum ama.

D: Hmm.. ..
D: O zaman geriye tek bir çare kalıyor.
H: Neymiş doktor?
D: Ben size en kısa zamanda bir trafik kazası ayarlamaya çalışacağım.

Levent Kobaza

#269
Günün sözü
Başarılı bir kuruluşun göstergesi problemlerin olup olmadığı değil, problemlerin geçen senekilerin aynısı olup olmadığıdır.
Dulles

Kitaptır beni okuyan

Sana bakan televizyondur

Bizi filme alan objektiftir

Bize neden olan sonuçtur

Dildir bizimle konuşan

Hem de her zaman konuşan

Bizi kaybeden zamandır

Bizi kazanan paradır

Bizi gözetleyen ölümdür.

JEAN BAUDRILLARD

(Cool Anılar, 1990-2000)


Levent Kobaza

#270
Günün sözü
Herkes kendisini cehennemde yalnız sanır, onu cehennem kılan da budur zaten. RENÉ GIRARD

BU YILIN FIKRASI SECILMIS!!!
>
> Bu hikaye trakyada geçmis gerçek bir olay; Yasli
bir amca, eseginin üzerinde karayolunda
seyretmektedir.
>
> Bunu gören trafik polisleri, amcaya takilmak
isterler ve durdururlar.

>
> Polis: Be amca, necin dakman golani?
> (Golan: Emniyet kemeri.)
>
> Amca: Dakmam be iste!
>
> Polis: E bak gördün mu, simdi ceza keseceyik.
>
> Amca: Kes bakalim ne keseceysan da gidecem, acele

isim var.
> Polis: Peki amca, cezayi sana mi yazalim yogsam
esege mi?
>
> Amca: ???
>
> Polis: Yani cezayi sana yazarsak bes milyon
ödeycen, esege üç milyon ödeycen.
>
> Amca: Bana kes o zaman.

>
> Polis: Neden sana keseyon amca?
>
> Amca: Onun sicili temiz ossun, polis yapcez onu !!!!

Levent Kobaza

#271
Günün sözü
Önümüzdeki engeller, sizin büyük ya da küçük olmanıza göre büyür ya da küçülür.
Laura Rooney


Hepimizin iki yaşamı var.

Bir... Sahici olanı, yani çocukluğumuzda hayalini kurduğumuz yaşam.

İki... Sahte olanı, yani yetişkinliğimizde başkalarıyla paylaştığımız yaşam.

FERNANDO PESSOA

Levent Kobaza

#272
Günün sözü
Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat yetişip onu geçer.
Kenya Atasözü

Bugün cuma, hem biraz gülelim (: hemde günün sözüne uygun bir hikaye olsun...

Erdoğan 'laikliğin güvencesi benim'  demiş...:))


Kümese müdür aranıyormus.
Tilki de müracaat etmis...
Tilki'yi çok beğenmisler, 'ne ücret istersin?' diye sormuslar..
Tilki 'Ben gülmekten söyleyemeyecegim, artik siz ne verirseniz' demis.

Levent Kobaza

#273
Günün sözü
Her şeyin en iyisi olmaya çabalayanlar en azından birçok şeyin en iyisi olabilirler.
Philip Dormer Stanhope


Sağlık yaşam, sadece sağlık beslenmek yada spor yapabilmekten ibaret değil!
Eğer öyle olsaydı , bunları yapan bütün insanların mutlu olmaları gerekmez miydi?
Oysa ne yazık ki mutlu değiller!
Peki neden?
Yanlış olan mı yoksa eski olan mı birşey var?

Yanlış olan değil ama eksik olan bir şey var!
Peki ne?
Bütün bu ortaya konan ve yapılan aktiviteleri toplayıp belli bir düzen ve sisteme oturtacak,iskelet yapıyı oluşturacak ,amac!
Yada diğer deyişle vizyon!
Yani hayata bakış acınız!
Hayata bakış acısı yada vizyonumuz demek öyle şirket kriterleri ortaya koymaya benzemez!
Çünkü bahsi geçen varlık cansız değil , canlı bir varlıktır.
Ve bu doğrudan psikoloji bilmine girmek demektir.
Unutmamak gereken mühim bir nokta vardır ki oda bizim sadece fiziki değil aynı zaman da ruhsal bir bedenden  de tezahür edişimizdir.
Bunu yadsıma o zaman birşeyleri eksik yapmayı ve sonuca ulaşamamayı ortaya koyacaktır.

Peki işe ilkin fiziki vucuttan mı yoksa ruhsal vücuttan mı başlanmalı?
Demin de ifade ettiğimiz gibi amaç yoksa,iskelet yapı yoksa konan şeylerinde bir hükmü olamayacaktır.
Buyüzden ilk once amacı belirlemek ve iskelet yapıyı kurmak gerekecektir.
Buda kendi ruhsal yapınızı tıpkı fiziki bedeninizi tanımanız gerektiği gibi tanımaya çalışmanızla başlar.
Esas konu nedir?
Bunu hiç düşündünümüz mü?
Yani onca emek onca caba ne için?
Çok basit bir neden için!
MUTLULUK!!
Evet , bütün bu çabamız hayatta mutlu olmak için değil midir?
Peki mutlu olmak çok şey gerektirir mi?
Cevabı  gayet tabiki hayır olacaktır!
Çünkü mutluluk çok basit şeyler de saklıdır!
Esasta saklandığı yerde insanoğlunun hep birgün dönmek zorunda kalacağı tabiattır.
Tabiat yada doğayla başbaşa hiç kaldınız mı?
Ruhsal açıdan doğanın ruhunuza ve bedeninize verdiği olumlu güzel enerjileri hiç hissettiğiniz oldu mu?
Denemenizde fayda var!Tavsiye ederim.
Ama bu sefer bunun farkında olarak doğaya çıkmanız şartı ile..

Tabiatın insan bedenine verdiği mutluluk zaten sizin yola çıkış noktanız olacaktır.
Ruhsal bir denge tabiatın içinde ufak yürüyüşler başlar.
Tıpkı bir bebeğin yürümeye başlamadan emeklemesi gibi..
Tabiatın içinde yapacağınız ufak yürüyüşler bir sure sonrasında size farkında olmadan zaten spor yaptırmaya başlayacaktır.

Unutmayın ki doğa , insana yol gösteren en büyük ve en eski kaynaktır!
Bu yürüyüşlerle beraber yavaş yavaş beslenme alışkanlığınızı sorgulamaya başlarsınız!
Çünkü ilerleyen zamanla birlikte kendini yenilemeye başlayan vücut eski aldığınız yağlı ve zararlı gıdaları artık reddetmeye You are not allowed to view links. Register or Login bedeniniz size ihtiyacı olanı zaten söyleyecek ve sizde bedeninize gore beslenmeye başlayacaksınızdır.

Beden dili derler herkes bilir bu deyimi!
Evet, gerçekten de bedeninin bir dili vardır ve siz bedeninize bu şansı veririrseniz bedeniniz zaten size ihtiyaclarını yavaş yavaş söylemeye başlar.

Beslenme şekliyle başlayan istekleri bir sure sonra uyku saatlerine yansır.Çünkü vucut yorulduğu kadar dinlenmekte isteyecek ve erken yatmaya ve erken kalkmaya yavaş yavaş alışacaksınız.
Atalarımız derler di bilirsiniz ; ??Allah, erken , şafakla beraber nimetleri ,rıskları ve kısmetleri dağıtmaya başlarmış.??

Gerçekten de şafakla birlikte yataktan kalkan bedeninin güne daha zinde başladığını göreceksiniz.

Sonuçlar olarak biz insanoğlu tabiatla birlikte olmaya başladğımız andan itibaren bize doğru yolu gösterecektir.

Levent Kobaza

#274
Günün sözü
Yazısı ile okuyucularını yükseltmeyen yazar, ancak bir katiptir.
Cenap Şehabettin


Kimi zaman hayatın bizle mücadele ettiğini düşünürüz
Ve ??ben bu hayata yenilmem?? diyerek azimle onunla savaşa tutuşuruz
Adına yaşam savaşı deriz.
Oysa hiç düşündünüz mü?
Hayat bizim düşmanımız ki şakaklarımıza karlar yağdırsın
Rakibimiz midir ki bizle kapışsın?
Yoksa yoksa yoksa nedir hayat bizim için?
Bizim savaşımız hayatla değil!
Kendimizle!
Hayatı bize düşman gibi gösterende yine kendimiz
Tıpkı hastalıklara yaklanmamızı sağlayanın da kendimiz olduğu gibi
Nedemişti  üstad,
Sen istersen o sun, ister bir güneş ister bir karınca