Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Alfa Romeo Giulia Veloce - VW Arteon 2.0 TSI Karşılaştırması

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

admin

VW Arteon 2.0 TSI ve Alfa Romeo Giulia Veloce Karşılaştırma Testi

Sportif Orta Sınıf Sedanlar


Çok farklı ama yine de çok benzerler. Alfa'nın Giulia'sı Veloce seçeneği olarak VW'nin yeni MQB-Platformu üzerinde geliştiştirilen Arteon'u karşısında. İkisi de 280 beygir gücünde, ikisi de dört tekerden çekişli ve küçük dört silindirli motorlar ile hareket ettirilmekte. Keyif veriyorlar mı? HaVet diyebiliriz.

Bu testi okuyan veya okuyacak kişiler bunu Alfa Romeo ve VW arasında bir karşılaştırma yapmak için okumayacaklardır. Alfa alacak olacak bir kişi, bunu zaten yapacaktır. Ve bu kişi, testin sonucu ne olursa olsun, ki VW aslında daha iyi bir seçim olacaktır, birden bire Arteon için fikrini değiştirmeyecektir.

Giulia ve Arteon karşılaştırmada karşı karşıya

Evet ya, Giulia. "Giulia" kelimesinin normal şartlarda nasıl bir his uyandırdığını bilemeyiz. Ancak bir otomobile verilmesi durumunda bundan daha uygun bir ismin olamayacağı aşikar. Bunu da sadece İtalyanlar becerebilirler. Veya şöyle düşünebilir misiniz; Volkswagen yakında Passat adını değiştirip ona Franziska veya Leonie dese nasıl olurdu?

Arteon kelimesi incelendiğinde aslında mitolojiden gelen Phaeton'un sanatsal bir şekilde değiştirilmeye çalışılmasından öte bir şey değil. "Art" kelimesi anlamda açısından daha da açılabilir ama hayır, Giulia'nın yanında her türlü model tanımlaması fazla sönük ve teknik kalacaktır. Teknik kelimesi, hem (Passat) CC hem de Phaeton'un yerine geçerek Volkwagen binek otomobillerinin en üst sedanı olarak görev yapacak Arteon için tam karşılık gelmekte. Volkswagen ürün yelpazesi içerisinde Arteon'dan daha pahalı olan sadece Touareg bulunurken kesin olan bir şey var: Arteon, bir zamanlar Phaeton'un olduğu gibi ürün yelpazesinin en üst modeli değil ve aynı zamanda olamıyor da (sahip olduğu MBQ-Platormu nedeni ile). Bunun başka bir sebebi de Phaeton'un ekonomik anlamda tam bir felaket olması beraberinde, bir zamanlar VW'nin başında bulunan ancak şimdi hiç bir yetkisi olmayan Bay Piëch'in VW markasından lüks üst sınıf modeli yaratmaya çalışmasındaki başarısızlıktan kaynaklı. Bugün içerisinde böyle bir girişim yine başarısız kalacaktır.

Zayıf Yönleri? Yok. Karakter? Eh İşte.
Güncel olarak en güçlü Arteon (söylentilere göre bir V6 gelecek) 280 BG'nde ve 350 Nm tork üretiyor. Ortalama standartlarda değerler. Bu güç, nerede ise tüm ürün gamındaki modellerde kullanılan tek turbolu, direkt enjeksiyonlu ve iki litrelik EA-888-Motorundan gelmekte. Tüm bunlar yedi ileri DSG vites kutusu ile aktarılmakta. Bunlar kulağa "business as usual" olarak ve geliyor gerçekte de öyle aslında. Bu olumlu özellikler iç mekandaki kalite hissinde de devam ediyor ancak yine farklılık yaratan o "ince" ayrıntıların eksikliği hissediliyor. Phaeton benzeri ve ortasında analog bir saat bulunan ortada yer alan havalandırma ızgaraları bir parça asillik katmaya çalışmakta. Aslında görüntü itibarı ile güzel görünse de bu özellik kendisinden yaklaşık 35.000 Euro daha ucuz olan giriş modeli Golf'ten ayıran tek özellik olarak kalıyor. Dijital gösterge panelini artık Polo'da da almak mümkün. Aslında hepsini beğenebilirsiniz, çünkü hepsinin kullanımı çok basit, bir tek istisna ile, o da bir çalışan bir çalışmayan mimik okuma sistemi.

Arteon çok rahat bir otomobil, nerede ise her anlamda. Dışarıdan görenler için beğeni ile izlenen ve alışık olunmayan bir otomobil, içeridekiler için ise gevşemenizi sağlayan rutin ama süprizleri olmayan bir rahatlık. Aslında bir tane var, o da Performance alt menüsü altında saklanmış olan ve bir şaka gibi gelen "Lap-Timer" işlevi. Hoşa gitmeyen bir başka durum ise ACC-Tempomat devreye sokulduğunda yanan uyarı ışığının bir Arteon yerine Golf olmasıdır. Ancak sistem hız uyarılarını dikkate aldığı gibi istenmesi durumunda hıza ona göre ayarlayabiliyor. Ayrıca, sistem, virajardan önce gaz kesip viraj bitiminde tekrar hızlanmakta, sizin sadece direksiyonu çevirmeniz yeterli. Aslında bir bir nevi otonom sürüşün başlangıcı sayılabilir.

Tamamı İle Kusursuz İkisi De Değil
Arteon ile günlük koşuşturmaca içerisind e hareket ettiğinizde her şey yolunda gibi bir izlenim bırakıyor. Yürüyen aksam konforlu bir şekilde görev çalışmakta, tork gerektiği gibi tekerlere hükmetmekte, Infotainment problemsiz bir şekilde çalışmakta ve tüm ekranlar yüksek çözünürlük ile işlevini yerine getirmekte. Yani herşey yolunda gibi?

Aslında vites kutusu olmasaydı prensipte her şey yolunda olurdu, ki DSG normal şartlarda iyi bir şanzıman, eğer Arteon'da olmasaydı. Bir şekilde Arteon'un sunmuş olduğu rahat ve konforlu özelliklere uyum sağlayamamakta, ilk hareket esnasında sanki gıcık olmuş gibi bir atlama yapmakta, Spor Modu dışında sadece "Kick-down" esnasında vites düşürmekte ve böylece Arteon'un kusursuz olmasını engellemekte. Ortak parça kullanımının çok fazla modelde olmasının olumsuz bir yönü bu. Hatta daha ileri gidilirse, Phaeton'da kullanılan eski teknoloji otomatik vitesin görevini yaptığı söylenebilir, ancak bu eski vites kutusu yeni platforma uyum sağlayamıyor ne yazık ki.

Yine de: Rahat vites geçişleri için daha fazla puan almak mümkün değil. Ancak Arteon standart hızlanma testinde tüm Phaeton modellerini (W12 dahil) geride bırakıp Haldex-Traksiyonu ile, belirtilenin 0,1 saniye gerisinde 5,7 saniye ile tamamlamakta.

Giulia topallayarak standart hızlanmayı 5,8 saniyede tamamlarken 5,2 saniye olarak verilen fabrika verisinin oldukça gerisinde kalmakta. Ve bu, Veloce'nin iki litrelik motorun Arteon'un motoruna göre daha iyi tepki vermesine, daha iyi ve daha kısa vites oranlarına sahip ZF otomatik vites kutusuna sahip olmasına ve çok daha hızlı vites değiştirmesine rağmen. Ancak, bu daha otomobile oturduğunuz anda dikkat çekiyor, devir göstergesinin kırmızı bölgesi nerede ise 5'in hemen arkasında başlıyor. Bu yoksa bir dizel mi? Aslında öyle değil ama nerede ise öyle hissettiriyor.

Alfa, Motor Sesi ve Hayranları
Veloce, alt devirlerde Launch Control (Çekiş Kontrol) olmadan hızlı hareket edip ve yüksek momentumu (400 Nm) ile orta devir seviyelerini hızlıca geçtikten hemen sonra nefesi tükeniyor. Bu durum, daha önce eski ve gerçek "Alfa-V6-Motorlarını" kullanmış olan, mesela GTV'deki üçnoktaiki Busso'yu, kimseler için çok sinir bozucu. Bussolar alt devirlerden zahmetle çıkmalarına karşın devrini aldıktan sonra o denli bir güçle hareket ediyorladı ki, caddeden doğruca Binek Otomobiller Şampinası'na katılmanızı sağlayabileceklerdi.

Bugün ara hızlanma değerleri için 280 BG kulağa o kadar olağan geliyor ki, bir Alfasever olarak bu durumu kötü bile bulmak mümkün. Sorulması gereken soru şu ki, bir teknoloji harikası olan Arteon karşısında sadece sürüş dinamiği konusunda rekabet edebilen bir otomobile karşı Quadrifoglio modelinin V6 motoru 300 BG'ne ehlileştirilmiş bir şekilde neden kullanılmaz? Giulia, sürüş dinamiği konusu haricinde tüm kriterlerde geride kalmakta. Sonuç olarak Infotainment sistemi aslında iyi, anck VW'nin sistemi ile karşılaştırıldığında biraz geçmişte kalııyor.

Aslında Alfa'nın sisteminde sinir bozan tek şey, navigasyonun bazen çok basit yollar için ilginç denemeler yapması. Sonuç: Bu esnada mobil telefonun navigasyon sistemini parelel çalıştırmak iyi bir yol olacaktır. Buna karşın harika görünen ve çok iyi bir işçiliğe sahip olan deri koltuklar, çok büyük bir takdiri hakkediyorlar (başka bir karşılaştırmada [Alfa-Opel-VW] koltukların az kilometreye karşın çok çabuk aşındıkları yazıyordu. Kendi içlerinde çelişiyorlar). Direksiyonun arkasında ye alan büyük vites değiştirme kollarını ile "kişisel beğeniler" olarak değerlendirmek mümkün.

Sürüş Zevki Sadece Birisi Veriyor
Ve, oy oy oy... Elektromekanik destekli direksiyon ne kadar keskin çalışıyor. Bu keskinliğe alışabilmek için biraz geçmesi gerekiyor. Yol hissiyatını anlamak biraz zor olsa da iyi olan şey, şasinin bu direksiyon sistemi ile çok kolay başedebiliyor olması. Virajlarda az da olsa önden kayabilen Giulia'yı direksiyon hareketleri (viraj aksi istikameti hareketi ile) ile düz yolda tutmak çok basit.

Sonra virajdan çıkarken yüksek gücün etkisi ile hafifçe drift yapmak mümkün. Gerçekten çok güzel. Problem: Eğer ESP tamamı ile kapatılabiliyor olsaydı, çok daha fazla zevk verebilirdi. Kapanmıyor ama. Yuları biraz olsun gevşetmek için bir düğme bile yok. Sadece Spor Modu var.

Arteon'da bu var. Ama yine de Arteon'un daha antremanlı ve 65 kg daha hafif olan Giulia'ya karşı slalomda hiç bir şansı yokken, Alfa, Giulia'nın karoserisini sanki öylece şasinin üzerine stabilizatörler olmadan yerleştirmiş gibi bir his uyandırmasına sebep oluyor.

Arteon'da virajlarda fazla yatıyor ama bunu farklı şekilde yapıyor. Ondaki sanlınımlar biraz daha ağır etki ve daha yavaş etki ediyor ama yine de fazlaca yana yatıyor. Arteon ile de virajları hızlıca geçmek mümkün ama Alfa'daki gibi oyunlara müsade etmiyor. Onunla her virajı ayrı ayrı ele almak gerekiyor ve bunu yaparken Arteon virajları sevdiğinden değil, zorunlu olduğundan.

Bunu yaparken ne sürücü ne de araba keyif alıyor. Fren padalı çok çabuk yumuşuyor, vites kutusu komutlara zaman zaman cevap vermiyor ve eğer Arteon konuşabilseydi, "Lütfen, bunu yapma" derdi sürücüsüne. Aslında bu daha iyi, çünkü hem Arteon hem de sürücüsü sınır değerlerin uzağında kendilerini daha iyi hissediyorlar. Sportif sürüşler için Giulia Veloce seçilir ve kendisi aynı zamanda konforlu olmayı becerebiliyor. Veya bir BMW 340i. ALtı silindir ve ona uygun motor sesi ile. Arada çok fazla fiyat farkı yok. Ama: O da bir Alfa değil işte.

Sonuç:
Giulia'dan gerçekten hoşlanmak istiyorduk ve kendisini seviyoruz. Birçok şeyi doğru yapıyor. Infotainment biraz eskimiş bir izlenim verse de iç mekan tasarımı çok başarılı. Oturma pozisyonu ve kullanım olabilecek en iyisi ve aynı zamanda sürüş dinamiği çok iyi. Veloce olarak ise bizi çok tatmin edemiyor ve bunun yegane sebebi, gerekli ateşi veremeyen motoru. Alfa, özür dileriz ancak güzel bir Giulia'nin tatmin edici bir sese ve tamamı ile kapatılabilen bir ESP'ye ihtiyacı var. Arteon'da güzel bir sesin ve düşük bir sürüş dinamiğinin olması rahatsız etmiyor. Her iki durum Arteon'da "Nice-to-have, but not Must" olarak tarif edilebilir. VW'deki tek sıkıntılı nokta (ki bu genelde öyle) sahip olduğu DSG. Arteon'daki DSG sadece aşırı yüklenme durumunda hızlı vites geçişleri gerçekleştiriyor, bunun haricinde çok kararsız ve sportif olmayan davranışlar sergilemekte. Ayrıca Arteon'a uzatılmış bir Golf bile denebilir, bunun için iç mekan tasarımına bakmanız yeterli. Ancak sonuç olarak Arteon çok iyi bir araba ama sadece spor bir otomobil değil.




















:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

Ormanci

Arteon'u amma gömmüşler :) Ama ne yapalım da yine öne çıkaralım diye kasmışlar.

Beklentilere göre bu araçların alıcı kitlesi değişir. Zamanının BMW-Mercedes'i gibi...
O daha iyi demeye gerek yok. Ben yavaş yavaş konforlu takılayım diyen Passat içli Arteon'a binecek, istediğim zaman oynayayım, beni eğlendirsin, zevkli bir otomobil kullandığımı bileyim diyen de Giulia'yı alacak.

E90 3 serisi "çok fazla sürücü otomobili" diye eleştiriliyordu. Direksiyon ağır, fazla hissiyatlı, sürüş sert, yanlamaya hemen geliyor vs, bunlara aşina olmayan standart bir sürücüye bu otomobil çok yabani gelebiliyor diyorlardı. F30 ile 3 serisi Mercedes oldu. Kullanan arkadaşım baya şaşırmıştı, 3 serisini öldürmüşler dedi :)

Daha sonra AMG paket bir C serisi verildi şirket aracı olarak, aletin gaz tepkileri, 18-19 jantlar ve süspansiyonun sertliği, aracın dinamikliği çok enteresandı. Aynı arkadaşım "bu da 3 serisi olmuş, resmen yer değiştirmişler kullanımda" dedi.