Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Araba nasıl yıkanmalıdır - Boya nasıl korunur

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

onr

#25
quote:

quote:

Arkadaşlar bilgiler için çok çok teşekkürler. Ancak bir düzeltme veya öneri de bulunayım; aracıma pasta cila koruma ve boya mükemmelleştirme yaptırdım 2 gün önce. Teknisyenlerden aldığım bilgiye göre, KESINLIKLE araç yıkanırken sampuan, sabun, arac ıvırı-zıvırı kullanmamam söylendi. Sadece ve sadece basınçlı su ve iyi durulama yeterlidir. "Boya koruması yapılmış olan bir araç zaten kir tutmayacak, basınçlı su kirleri akıtacaktır." denildi. Aksini düşenen varsa bilgilendirilmek isterim.


Edit: Ben konuşmaktan vaz geçtim. Dİğer arkadaşların yorumlarını bekliycem.

Edited by - Abarth on 19/10/2007  15:22:12


Neden alındın anlamadım? Ben sadece öğrendiğimi paylaşmak istedim. Bilgilendirmek isterim diye de belirttim..

omeroguz

#26
quote:

Arkadaşlar bilgiler için çok çok teşekkürler. Ancak bir düzeltme veya öneri de bulunayım; aracıma pasta cila koruma ve boya mükemmelleştirme yaptırdım 2 gün önce. Teknisyenlerden aldığım bilgiye göre, KESINLIKLE araç yıkanırken sampuan, sabun, arac ıvırı-zıvırı kullanmamam söylendi. Sadece ve sadece basınçlı su ve iyi durulama yeterlidir. "Boya koruması yapılmış olan bir araç zaten kir tutmayacak, basınçlı su kirleri akıtacaktır." denildi. Aksini düşenen varsa bilgilendirilmek isterim.



Boya koruma yaptırmadım ama kirlenme konusundaki tecrübelerime dayanarak bazı pisliklerin sabunsuz çıkmayacağına inanıyorum. Bektaşın söylediği gibi martı pisliğini biraz kuruduktan sonra sabunla bile zor çıkarıyoruz, sabunsuz çıkacağı düşüncesi bana pek gerçekçi gelmiyor.

onr

#27
Martı pislikleri konusunda birşey söylemedim. Ben sabun, şampuan ve tarzı ürünleri kullanmamam konusunda bilgilendirildim sadece. Can'ın söylediği kolonya kullanımı ile bulundurulması gereknler mantıklı geldi, bir liste yaptım bile.

n/a

#28
quote:

quote:

quote:

Arkadaşlar bilgiler için çok çok teşekkürler. Ancak bir düzeltme veya öneri de bulunayım; aracıma pasta cila koruma ve boya mükemmelleştirme yaptırdım 2 gün önce. Teknisyenlerden aldığım bilgiye göre, KESINLIKLE araç yıkanırken sampuan, sabun, arac ıvırı-zıvırı kullanmamam söylendi. Sadece ve sadece basınçlı su ve iyi durulama yeterlidir. "Boya koruması yapılmış olan bir araç zaten kir tutmayacak, basınçlı su kirleri akıtacaktır." denildi. Aksini düşenen varsa bilgilendirilmek isterim.


Edit: Ben konuşmaktan vaz geçtim. Dİğer arkadaşların yorumlarını bekliycem.

Edited by - Abarth on 19/10/2007  15:22:12


Neden alındın anlamadım? Ben sadece öğrendiğimi paylaşmak istedim. Bilgilendirmek isterim diye de belirttim..

yok yav alınmadım, yanlış anlaşılır diye zıplamıyım dedim

onr

#29
ok ozaman sorun olmadıgına sevindim Farkında olmadan kırdım mı dedim yaw..

agucba

#30
Onur Bey,

1. Sabunsuz çıkmaz abi.
2. Cilalı araba da bayağı bir kir tutuyor.
3. Hereke'deki benzincide su basınç makinası var ve arabayı kendim yıkarım. Ne kadar basınçlı olsa da çamur her zaman çıkmıyor. Ancak basınçlı su ile yıkadıktan sonra bez ile kurulamak gerekiyor ki arabanın yeteri kadar temizlenmediğini bezin kirlendiğinden anlayabiliyoruz.

Yani en azından bende öyle oluyor.


///////////////

admin

#31
Zaten bu sebeplerle, fırçasız, köpüklü yıkama diye birşey icat edilmiş. Sıkılan kimyasal köpük toz-kir olayını çözer, üstünede uygun basınçla suyu verdik mi tamamdır.

Sadece su ile yapılan temizlik, temizlik olmaz, sadece aracın ıslanmasını sağlar. Bunun üstünede bezle silmeye kalkışılırsa, çıkmamış kir-toz ikilisi, silinmeye çalışılan bezin altında toplanarak, boyanın canına okur. Ve hatta fırcanın yapacağı tahribattan fazlasını bile yapabilir.
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

agucba

#32
Fırçasız süngersiz köpükler de boyaya zarar veriyormuş.

Bir aralar babamın arabayı arap sabunu ile yıkıyordum. Bayağı güzel oluyordu ama direk boyanın üstüne değil, yine kovada çözülmüş ve köpürtülmüş bir şekilde. Hatta imkan varsa ılık veya sıcak su ile.

///////////////

n/a

#33
Heh şimdi yazabilirim. Su sadece arabayı ıslatır, kiri yumuşatır. Kiri çıkartmak ve çözmek sabunun işidir, arabayı parlatmak cilanın işidir. Cİlalı şampuanlarda bu sebeple vardır. Pasta cila yapılan veya boya koruma yapılan araba sadece belli bir süre için  üzerinde su tutmaz ancak toz, kir, çamur vs herşeyi tutar. ÜZerinde su tutmamasının nedenide pasta uygulamasının boya yüzeyini pürüzsüz hale getirmesidir vel hasıl bir süre sonra dış oluşumlar yüzeyi yine pürüzlü hale getirir ki bu 1-2 ay içerisinde gerçekleşir ve kayganlık git gide azalmaya başlar.
O köpüklü yıkamaların hepsine güvenmemek lazımmış. Bende bilmiyorum tam olarak ancak durum basitçe şöyle imiş. O köpüğün içinde normalde 2 yada 3 kimyasal oluyormuş. 1inin görevi kişri çözmekse diğerlerininki boyayı parlatmak ve ph dengesini korumak oluyormuş, ancak uyanık geçinenler karlılığı arttırmak için cila içeren parlatıcı maddeyi kullanımıyorlarmış. Tabiki yıkama esnasında bunu kimse anlayamıyor, araç bütün kirlerinden yine arınıyor ancak belli bir süre sonra boya tek başına kullanılan güçlü çözücü kimyasal yüzünden matlaşmaya başlıyormuş.

Bu nedenle aracınızı her gördüğünüz köpüklü yıkamacıya sokmayın diyorum. Bildiğiniz yer her zaman en iyisi.

onr

#34
Hepsi tamam. pekiii ozaman Auto King'teki boya uzmanı neden bana köpük kullanmamamı söyledi?

n/a

#35
quote:

Hepsi tamam. pekiii ozaman Auto King'teki boya uzmanı neden bana köpük kullanmamamı söyledi?


Bu suali ona yöneltmen daha iyi olmaz mı? Köpük kullanmamanı bu nedenlerden dolayı söylemiş olabilir. Ama sadece su kullan, başka bişey kullanma tamamen yanlış bir ifade dir. Sadece su kullanıp, daha kir üzerindeyken güzelce kurulamaya çalışmak son derece abes bir hareket olacak ve boyayı epeyce bir çizecektir bilginize.

Orhan Isvan

#36
Araba yıkama konusuna zaten epey meraklıydım, Alfa alınca büsbütün hastalık haline geldi. Okumadığım öneri, dinlemediğim uzman kalmadı desem yeridir. Abarth?ın önerilerine katılıyorum. İlk yazısında herşeyi ayrıntısıyla açıklamış.

Alfa?mı alır almaz, hiç yol yapmadan, derhal Ziebart?ta altın zırh dedikleri koruma paketini uygulattım. Bu paketteki boya koruma malzemesine Diamond Gloss diyorlar. Boyanın üzerinde koruyucu bir tabaka oluşturuyor. Gösterilen tüm özene rağmen yine de çizilecek olursa (ki pek olmuyor), boya değil bu tabaka çiziliyor. Diamond Gloss her sene yenilendiği için, daima çiziksiz, derin bir parlaklık sağlıyor.  

İlk uygulamanın (ve yıllık yenilemelerin) üzerinden en az 3 gün geçmek şartıyla, ilk yıkamayı da bedava yapıyor Ziebart. Ancak, Diamond Gloss?u bundan sora da korumak gerekiyor elbette. Ziebart bunun için gayet net kurallar geliştirmiş. Ayrıca, biri lastikler diğeri boya için kullanılmak üzere iki de sünger hediye ediyor. Her sene, Diamond Gloss yenilenirken yeni bir sünger daha veriyor.

İlk kural, basınçlı su. Ben 120 bar basınçlı amatörlere hitab eden Bosch marka bir oto yıkama makinasindan gayet iyi sonuç alıyorum. Amaç, kirin neredeyse tamamının boyanın (aslında Diamond Gloss?un) üzerinden akmasını sağlamak.

İkinci kural, süngerden başka hiçbirşey, özellikle de fırça kullanmamak. Lokanta, otel, motel gibi yerlerde sahibine sormadan araba yıkayanlara, arabamı yıkamadığı takdirde bahşiş veriyorum! Bazen, yıkamaması karşılığında baştan veriyorum.

Üçüncü kural; fırçasız, süngersiz yıkayan o köpükler yasak. İçindeki çözücüler, zamanla Diamond Gloss?u da çözüyormuş.

Dördüncü kural cilalı şampuan. Üstelik de, piyasada bulunan şampuanlardan 6 tanesini içeren bir liste veriyor, ?bunlardan başkasını kullanmayın? diyor Ziebart.

Beşinci kural, kurulama. Emici ve yumuşak bir bezle silerek kurulamayı öneriyor.

Altıcı kural, hiçbir zift sökücü kullanmamak. Zifti Ziebart kendi solventiyle temizliyor ve bu iş için para almıyor. Pasta ve her türlü aşındırıcı uygulamanın da zinhar yasak olduğunu söylememe bile gerek yoktur, herhalde.

Ziebart?ın hediye ettiklerinin, bedava verdiklerinin, parasız yaptıklarının falan parasını benden zaten baştan almış olduğunu biliyorum elbette ama ben, parasının karşılığını aldığına inananlardanım. Ucuz bir hizmet olduğunu söyleyemem ama bilgi birikimi ve profesyonellik açısından Ziebart?ı herkese tavsiye edebilirim.

Okuyup dinlediğim öneriler arasından, uygulamaya değer bulduklarımı da ekleyeyim:

Şayet kireçten arındırılmış, yumuşak su bulabilirseniz (ben şimdilik bulamıyorum) araba yıkamak için ideal. Nötr ve katkısız sudan iyisi yok.

Çoğu oto şampuanı, ılık su tavsiye ediyor ki, hem kiri daha da yumuşatma açısından, hem de şampuanın etkisini arttırmak açısından yabana atılmaması gereken bir öneri, bence. Amatör yıkama makinem giriş suyunu 60°C a kadar kabul ediyor. Kovaya hazırladığım şampuanlı suyu da elimin dayanacağı sıcaklıkta kullanıyorum.

Kovanın dibine yaklaşık 10 cm yüksekliğinde ayakları olan, üzeri plastik kafes teli kaplı tabure gibi birşey yerleştirirseniz, süngeri ona sürterek temizleyince kir dibe çöküyor. Süngerin kovanın dibindeki kire temasını önlüyor.

Köpürtme, zaten kaygan olan şampuanlı suyu daha da kayganlaştırıyor. Amatör oto yıkama makinemde bile köpürtme haznesi var. O hazneye konulan şampuanı püskürtünce yoğun köpük oluşuyor. Sol elle tabancayı, sağ elle süngeri kullanmaya alışınca, süngerin sürtündüğü yer hem çok kaygan hem de çok kir çözücü bir hal alıyor ki, çizilmeyi azaltmak için daha iyisi can sağlığı.

Arabamı mutlaka gölgede yıkıyorum ve tamamını şampuanlamadan, sadece şampuanladığım bölümü derhal çalkalıyorum. Örneğin tavanı yıkayıp, çalkalıyorum. Kaputu, bagajı, kapıları, v.s., de ayrı ayrı yıkayıp çalkalamak, şampuanın boyanın üzerinde kalma süresini en aza indiriyor.  

İyi korumak, sertleşmesine fırsat vermemek şartıyla natürel güderiden daha iyi bir kurulama bezi hala daha yok, bence. Ne micro-fiber kumaşlar, ne sentetik güderi natürel güderinin eline su dökemiyor bence ama natürel güderi hem pahalı hem de yumuşak kalması için özen gerekiyor.

Arabayı ıslak bekletmeden, derhal kuruluyorum. Eğer su yumuşak olsa, biraz beklese de su lekesi olmayacak ama sert su ile beklerse derhal kireç, hatta tuz lekesi olabiliyor. Tabii, sert suyu derhal kurulayınca kireç veya tuz bir yere gitmiyor. Birazı yine arabanın üzerinde kalıyor da, leke yapmıyor sadece. Diamond Gloss tabakası tam da buna çare. Kireç, tuz, asit, v.s, boyaya temas etmemiş oluyor hiç değilse.

Natürel güderi kullanırken asla bastırmamak ve aynı yeri ikinci bir defa kurulamamak çok önemli. Güderiyi boyanın üzerinde nazikçe kaydıran su filmi, güderi geçince hemen buharlaşıyor. Kuru zemine bir daha güderi sürmek, çizmek demek aslında. Bu tür çizikler gözle görülmüyor ama defalarca tekrarlanınca, derin bir parlaklıkla soluk bir matlık arasındaki farkı bu görünmesi zor çiziklerin birikimi oluşturuyor aslında.

Kurulayınca, su kalabilecek yerlere basınçlı hava tutuyorum. Hem paslanmaya karşı tedbir olsun, hem de araba yola çıkınca bu kadar zahmetle elde ettiğim parlak yüzeylerde kanal kanal su yürümesin diye. İşte basınçlı havanın sıçrattığı bu suları kurularken, güderiyle boyayı çizme riski çok artıyor. Ya çok dikkatli olmakta, ya da bu son suları micro-fibre bezle almakta yarar var.  

Yıkadıktan sonraki detay işlerine girmiyorum ama birini paylaşmadan geçemeyeceğim. Camları asla marketlerde satılan, ev penceresi için yapılmış Camsil türü solventlerle silmeyin. Adi ve renksiz cam için üretilen bu ürünlerde amonyak var. Amonyak, oto camlarındaki rengi zamanla açacak kadar güçlü bir solvent. Otomobil için geliştirilen, amonyak içermediği üzerinde yazan, tanınmış oto bakım ürünü markalarından birinin oto camı temizleyicisinden başka herşey, camlar için zararlı.  

Bu konuya meraklı olduğum için çorbada benim de tuzum olsun istedim. Kendi arabamda gözle görünür fark yapan bu yöntemlerin, başka Alfisti?lerin de işine yaramasını dilerim.

agucba

#37
Kurulama bezi için pazarlarda veya 1 milyoncularda satılan beyaz bezleri tavsiye edebilirim. İlk kullanımdan önce iyicene bir ıslatıp, suyu emdirmek lazım. Bayağı iyi kuruluyor ve camlarda da iz bırakmıyor kesinlikle.

///////////////

n/a

#38
Orhan bey olayı özetlemiş diyemeyeceğim, olayı roman haline getirmiş : ) Bende bu konuya gayet meraklı bir kişi olarak ortalama benzer yöntemleri uyguluyorum.. Bu iş biraz takıntılı insan olmak ile doğru orantılı : )

Ben denediğim birçok markayı önce eşimin, babamın arabasında deneyip olumlu sonuçta, kendi alfamda uyguladım : ) Sonuçta, döşeme, boya, cila, dış plastik ve motor konusunda optimum fayda sağlayan ürünleri bulabildim.. Zamanla paylaşıyoruz bu tecrübleri : )

agucba

#39
Peki motoru en güzel şekilde nasıl temizleyebiliriz? Olası su kaçaklarından biraz endişeleniyorm da.

Edited by - agucba on 19/10/2007  23:54:13

///////////////

Orhan Isvan

#40
quote:

Peki motoru en güzel şekilde nasıl temizleyebiliriz? Olası su kaçaklarından biraz endişeleniyorm da.

Edited by - agucba on 19/10/2007  23:54:13



Oto dergisi editörleri genellikle motora su tutmaktan fazla korkulduğunu söylüyorlar. Yağmurda kullanılan, su birikintilerinden hızla geçen otomobillerin suya zannedildiğinden daha dayanıklı olmak zorunda olduklarını hatırlatıyorlar. Motor temizlemek için su kullanılabileceğini ama bu işi özenle yapmak, yangın söndürür gibi de yapmamak gerektiğini yazıyorlar.

Benim tecrübeme göre bu iş ne kadar sık yapılırsa o kadar az su gerekiyor. Arabayı yıkadıktan sonra motor bölmesinin boyalı yerlerinde suyun zaten gevşettiği kirleri silmek, motora sık sık hava tutmak ve motoru da silmek, "yıkama" ihtiyacını azaltıyor.

Çok kritik gözüken birkaç elektronik üniteyi sarıp sarmalayıp, iyi bir oto bakım ürünü markasının motor temizleme spreyini cömertçe her tarafa püskürtüyorum. En az üzerinde yazan süre kadar bekliyorum. Yumuşak bir fırça kullanarak işlemediği yerlere de ulaşmasını sağlıyorum. Hortumu ÇOK kısıp, elimle de ucunu tıkayarak azar azar kirleri akıtıyorum. Elektrik konektörleri ve elektronik donanıma hiç su tutmuyorum. Eski bir bezle siliyorum. Silerken hem kurulamış, hem de su tutmadığım yerlerdeki gevşemiş kiri de çıkartmış oluyorum. Basınçlı havayla öncelikle derin yerlerdeki suyu sıçratıyor sonra da konektörler ve elektronik donanım başta olmak üzere her yeri kurutuyorum.

Ziebart bu konuda da çok başarılı. Yıllık yenileme sırasında ölçü "arabayı Ziebart'a ilk götürdüğüm günkü hale getirmek". İlk götürdüğümde yeni olduğu için, fabrikadan çıktığı hale getirmeleri gerekiyor ve bunu gerçekten de başarıyorlar. Sadece boya, koltuklar, halılar, v.s. değil, motor da dahil. Ne püskürtüyorlarsa, motor tamamen yeni gibi oluyor. Seyrettim, suyu onlar da tedbirli kullanıyor ama benim kadar da korkmuyorlar su kullanmaktan.

Yine de, her tarafından sensörler ve kablolar fışkıran çağdaş motorlara su tutmak herkesin kendi risk algılamasına bağlı. Yukarıdakiler sadece benim yaptıklarım. Tavsiye ettiğimi veya etmediğimi söyleyemem.    


AlfistiKerem

#41
quote:

Peki motoru en güzel şekilde nasıl temizleyebiliriz? Olası su kaçaklarından biraz endişeleniyorm da.

Edited by - agucba on 19/10/2007  23:54:13


Valla Serkancım ben sprey kullanıyorum.Markası WÜRT.Önce temiz bir bezle tozunu alıyosun.Sonra spreyi sıkıyosun,bolca.10 dakka bekledikten sonra güzelce siliyosun.Biraz meşakat isteyen bir iş ama çok güzel oluyor.

n/a

#42
Bende Restore'nin motor temizleme spreyini kullanıyorum.. Aynen motora bolca sıkıp bir süre bekliyorsunuz ve sonra sünger yada bezle kiri alıyorsunuz.. Ziebart'tan çıkmış gibi bir sonuç vermesede sonuç gayet tatminkar.. Ayrıca plastik yüzeyler üzerinde etkisi gayet iyi.. O yüzden dış plastik aksam ve kapı lastiklerinde de kullanıyorum ve tavsiye ederim..

Aslında eklemek gerekirse ben önce Sonax ürünlerini tercih ediyorum.. Ancak Sonax'ın Motor temizleme spreyinin uygulama klavuzunda , önce motora sıkın ardından tazyikli suyla yıkayın dediği için alternatif aradım..

Döşeme temizlemede ise Henkel gibi bu işte tecrübeli olan firmanın ürünü Armor All 'ı tercih ettim.. Onun dışında cila, şampuan, dashboard, Lastik, jant vs. temizliklerinde sonaxın ürünlerini kullanıyorum ve gayet iyiler..

agucba

#43
Bende Arexons'un motor temizleyicisi var ama sonuç pek istediğim gibi olmamıştı.

///////////////

AlfistiKerem

#44
Sen bence Würt al kardeşim.Çok iyi sonuç veriyor.

Orhan Isvan

#45
Ben de şu sıralar Arexons kullanıyorum. Sonax'tan daha güçlü ama Würth hiç denemedim. İlk fırsatta deneyeceğim.