Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



SEVMEK VE YAŞAMAK ADINA

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Levent Kobaza

#225
Günün sözü
Bir adam en çok sevgilisini, en iyi ailesini, en uzun da annesini sever.
İrlanda Atasözü


Bazen ben de düşünmüyor değilim. Bazı kadınların 'saçma sapan soruları!' olmasaydı, erkekler 'palavracı!' olur muydu? Öyle kadınlar tanıyorum ki, sırf iki çift güzel söz için palabıyıklı adamları palavracı yaptılar. Bu kadınların saçma sapan sorularına karşılık palavracı erkekler ise, şöyle cevap verir oldular:

* BİR: Kadın erkeğe soruyor: "Şu anda ne düşünüyorsun?" Erkek cevap veriyor: "Vallahi seni!"

* İKİ: Kadın erkeğe soruyor: "Beni güzel buluyor musun?" Erkek cevap veriyor: "Ekmek çarpsın ki güzelsin!"

* ÜÇ: Kadın erkeğe soruyor: "Beni seviyor musun?" Erkek cevap veriyor: "O ne biçim bir söz? Sen benim biricik aşkımsın!"

* DÖRT: Kadın erkeğe soruyor: "Benden önce başka birine aşık oldun mu?" Erkek cevap veriyor: "Bir tek seni sevdim!"

* BEŞ: Kadın erkeğe soruyor: "Beni şişman buluyor musun?" Erkek cevap veriyor: "Vallahi Angelina Jolie gibisin!"

* ALTI: Kadın erkeğe soruyor: "Senin için aşk mı, yoksa seks mi önemli?" Erkek cevap veriyor: "Benim için seks aşktan sonra gelir!"

* YEDİ: Kadın erkeğe soruyor: "Beni eski sevgililerinden daha mı fazla seviyorsun?" Erkek cevap veriyor: "Onlar senin tırnağın bile olamaz!"

* SEKİZ: Kadın erkeğe soruyor: "Benden başka bir kadına bakıyor musun?" Erkek cevap veriyor: "Şayet bakıyorsam iki gözüm kör olsun!"

* DOKUZ: Kadın erkeğe soruyor: "Bende sevdiğin 3 özellik nedir?" Bu sefer ezberi bozulan erkek cevap veriyor: "Hııı!"

Levent Kobaza

#226
Günün sözü

Kadınlar, peruk, takma kirpik kullanırlar, özel sütyenlerle göğüslerini büyük gösterirler. Sonra da "Artık gerçek erkek kalmadı" diye şikayet ederler..
Robert Redford


Yaradılış

Bir gün bir adam karısına sormuş: ?Aynı zamanda nasıl hem bu kadar salak, hem de bu kadar güzel olabildiğini anlamıyorum.? Karısı yanıtlamış: ?Allah beni sen çekici bul diye çok güzel yarattı ve yine Allah ben seni çekici bulayım diye çok salak yarattı!?

Dentist

#227
Bayıldım bu espriye ya...
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#228
Günün sözü:
Bir erkek her kadınla mutlu olabilir. Yeter ki ona aşık olmasın..
Oscar Wilde


Yaşlı teyze oldukça dini bütün bir insan.. Her sabah kapısının önüne çıkar bakkal çırağının bıraktığı ekmeği alırken yüksek sesle dua edermiş: "Tanrım bize verdiğin nimetler için sana şükürler olsun." Her seferinde de anında komşusu bağırırmış.. "Tanrı yok kadın!. Tanrı yok!.." Yaşlı teyze kızarmış kızmasına ama, yine her sabah duasını edermiş..
Komşu da inadından hemen ayni çığlığı atarmış..
Bir gün komşu, yaşlı teyzeye bir oyun etmeye karar vermiş..
Bakkala gidip bir sürü meyve, sebze, yiyecek, içecek alıp poşetlere doldurmuş, gece yarısı da sessizce yaşlı teyzenin kapısının önüne bırakmış.. Ertesi sabah teyze kapıyı açıp da yığınla poşeti görünce sevinçle bağırmış: "Şükürler sana Tanrım, gönderdiğin her şey için sana şükürler olsun!!!" Ağacın arkasından onu seyreden komşusu seslenmiş: "Tanrı yok kadın Tanrı yok!.. O yiyecekleri ben aldım sana!." Yaşlı teyze hiç istifini bozmamış:
"Yüce Tanrım sana ne kadar şükretsem az!. Hem bu yiyecekleri göndermişsin bana, hem de parasını şeytana ödetmişsin!"

Levent Kobaza

#229
Günün sözü
Hayat yalnızca geriye doğru anlaşılabilir. Fakat ileriye doğru yaşanmalıdır.
Soren Kierkekaard

Çok iddialı olacak, hatta biraz sert kaçacak ama söyleyeceğim: İnsan ya çocukça ya da çocukken âşık olur. Öteki sevgiler aşka benzer ya da açık açık aşkı taklit eder. İtiraf ediyorum; bu gerçeği yeni yeni kavramaya başladım

Levent Kobaza

#230
Günün sözü
Bir dostun üzüntüsüne herkes katılır, bir dostun başarılarına ise ancak yüksek ruhlular sevinir.
Oscar Wilde

Ağlayacak gibi oldu ama tuttu kendini.

?Çocukken herkes bana bir şeyler anlatırdı? dedi. ?Büyüleyici hikâyeler, güzel ve garip olaylar anlatırlardı. Sonra büyüdüm ve bitti bunlar. Kimse bir şey anlatmıyor. Kimse... Ne kocam, ne çocuklarım, ne arkadaşlarım! Sanki anlatacak, üzerine konuşulacak hikâyeler kalmadı dünyada! Bazen bedenimin artık görünmez olduğunu hissediyorum. Baksan arkamı görürsün belki!? (SPUTNIK SWEETHEART, Haruki Murakami, Vintage)

Levent Kobaza

#231
Günün sözü
Zamanı, onu seninle birlikte geçirmeye hazır olmayan biriyle geçirme.
Gabriel Garcia Marquez

İnsanı yüceltirsen

Bu savaşlar ne

İnsanı alçaltırsan

Bu sanat eserleri ne
AHMET ÇUHACI

Levent Kobaza

#232
Günün sözü
Hayatınızı kazanmak için, çalışmanız şarttır; ama zengin olmak istiyorsanız, onun başka yolları vardır.
Anonim

***

Uçağın havalanmasını beklerken adamın yanında oturan diğer yolcu, adama dönmüş ve
- Biliyor musunuz, bir yerde okumuştum eğer yolculuk esnasında yanınızdaki ile sohbet ederseniz, seyahat süresi daha kısa geliyormuş insana. Kucağındaki kitabı okumak üzere yeni açmış adam, kitabı yavaşça kapatmış ve adama dönmüş..
- Hangi konuda sohbet etmek istersiniz? Bilmem ki, nükleer enerji konusunda konuşmak ister misiniz?
- Olabilir, ancak nükleer enerji konusuna girmeden önce size başka bir soru sorayım. At, inek ve keçi.. Üçü de ot yiyerek beslenmelerine rağmen, keçi misket, inek sıvı, at ise kurutulmuş ot şeklinde dışkılar. Sizce neden? Sohbet etmek isteyen adam, hayretle bakmış..
- Hiçbir şey aklıma gelmiyor, bilmiyorum. Okumak isteyen adam kitabını tekrar açmış..
- Hiçbir *** hakkında bilgin yoksa ne demeye nükleer enerji hakkında sohbet etmek istiyorsun?..


n/a

#233
IKINIZI DE HARCARIM


Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yasli bir teyzeyi çagirirlar.

Kadin yerine oturur ve davalının avukatı kadına yaklasir...

- Bayan Jones... Beni tanıyor musunuz? Yaslı teyze cevap verir :

- Ah evet Bay Williams sizi çocuklugunuzdan beri tanıyorum. Siz

taa o zamanlar bile aileniz için tam bir bas belasıydınız. Sürekli

yalan söylüyorsunuz, karınızı komsunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım
dediginiz insanların arkasından konusuyorsunuz, 2 dolar fazla

kazanmak için herkesi satarsınız...

Davalının avukatı basta olmak üzere bütün salon sok olur. Adam

ne yapacagını bilemez bir halde kadına tekrar sorar :

- Peki Bayan Williams, ya karsı tarafın avukatını tanıyor

musunuz? Kadın yine cevaplar :

- Elbette tanıyorum. Çocuklugumda ona dadılık yapmıstım.. Tembel,
ödlek ve alkolik adamın tekidir.. Etraf ında bir tek dostu yoktur ve

herkes onun hala geceleri altına kaçırdıgını söylüyor..Yine herkes

sokta.. Bütün salonu bir ugultu kaplar..

Hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve her iki

tarafin avukatını da kürsüye çagırır ve ikisine de egilmelerini

söyleyerek kulaklarına sunu fısıldar...

- Eger bu kadına beni tanıyıp tanımadıgını sorarsanız ikinizi de harcarım..



Levent Kobaza

#234
Bugün 1 mayıssssss
Bahar bayramı
Herkese minik minik kocaman mutluluklar ve sevgiler dilerimmmm
Yuppiii


Günün sözü
Hiçbir zaman gülümsemekten vazgeçme, üzgün olduğunda bile!.. Gülümsemene kimin, ne zaman âşık olacağını bilemezsin.
Gabriel Garcia Marquez


Karı koca

Bir çift hiç konuşmadan arabayla yolda gitmekteymiş. Daha önceki bir tartışma münakaşaya dönüşmüş ve hiçbiri teslim olmak istemiyormuş. Keçi, katır ve domuzlarla dolu bir çiftliğin yanından geçerken adam alaycı bir biçimde sormuş: ?Akrabaların mı?? Karısı, ?Evet? diye cevap vermiş ve eklemiş, ?Senin taraftan akrabalarım.?


n/a

#235
- Hayat yaşamayı,
 Mutluluk gülümsemeyi,
 Sevgi haketmeyi,
 Vefa hatırlanmayı,
 Dostluk paylaşmayı,
 Aşk sadık kalmayı
 Bilenler için vardır....


Levent Kobaza

#236
Günün sözü
Dünyada sevgiye ve tutkuya açık bir kalp kadar değerli bir şey yoktur.
Goethe


Yok başka yerin lütfü ne yazdan ne de kıştan
Yok başka yerin lütfü ne yazdan ne de kıştan

Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamıştan
Ah Kalamıştan

Yok zerre teselli ne gülüşten ne bakıştan
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamıştan
Ah Kalamıştan

Istanbulu sevmezse gönül aşkı ne anlar
Aşkı ne anlar
Düşsün suya yer yer erisin eski zemanlar
Eski zemanlar
Sarsın bizi akşamda şarap rengi dumanlar
Şarap rengi dumanlar
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamış'tan
Ah kalamıştan

Of off... fethettiniz ay parlayarak sen gülerekten
Gündüz koya sen gel gece kalsın a yanımda of of
Ses çıkmıyor artık ne kürekten ne yürekten
Emret güzelim istediğin şarkıyı emret of of
Bir tatlı huzur almaya geldik Kalamıştan
Ah Kalamıştan

n/a

#237


ANNE....

Hayatta geri alınamayacak iki önemli şeyden biri zaman diğeri de söylenen sözdür .. Aşağıdaki anekdot bu iki değeri bir arada ifade ediyor ..
Evin telefonu sabaha karşı üç buçukta çaldı.
Uyku sersemi adam telefonu açtı.
Telefondaki ses annesine aitti.
Telaşlandı, korktu başlarına bir şey mi gelmişti?
Annesi 'nasılsın oğlum iyi misin' diye sordu.
Oğlu şaşkın bir ifadeyle 'iyiyim anne hayırdır bir şey mi oldu siz iyi misiniz?' dedi.
Annesi 'biz iyiyiz bir şeyimiz yok sadece sesini duymak istedim' dedi.
Oğlu da 'anne bunun için mi aradın saat sabahın üç buçuğu yarın da konuşabilirdik' deyince annesi de 'rahatsız mı ettim oğlum?' dedi.
Oğlu 'evet anne rahatsız ettin' deyince annesi
'30 sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin, doğum günün kutlu olsun...

ANNELERİMİZİN KIYMETİNİ BİLELİM

Levent Kobaza

#238
Günün sözü
'Dertli insanın gönül evi duvar içindedir. Derdini dinlersen o eve bir pencere açmış olursun'
Mevlana

Genelde hayatı en kutsal sevgimizden bile daha çok severiz. Dayanma gücümüzü sağlayan bilgi budur. Ama Aston beni, hayatı sevdiğinden daha çok sevdi. Bu onu mahvetti!
(DAMAGE, Josephine Hart)

Levent Kobaza

#239
Günün sözü

'Tüm dünya için sadece bir kişi olabilirsin, fakat bazıları için sen bir dünyasın.'
Gabriel Garcia Marquez


mutluluk nedir ?
neye göredir ?
kimdir?
bilinmez ama
verdiği haz onun ne anımsattığını hatırlatır insana
mutluluk yakındadır aslında
Ama görmesini bilene
Mutluluk basittir
Bir bardak demli çayla simit misali gibidir
yada gemileri kovalıyan martılar misali
yada parkta çimlerinde üstünde alt alta üst üste yuvarlanan bobiler misalidir
yada herkesin gözü önünde ama kimseni göremediği
çünkü gönül gözü açık olanların göreceği
kaldırımın kenarından fışkıran bir papatya gibidir..
mutluluk aslında ..
burnuna gelen denizin tuz kokusu, soluduğun çimin kokusu
kulağına gelen dalga sesleri, vızıldayıp geçen rüzgarın sesi
mutluluk basittir aslında gönül gözü açık olana


kaptan_swng61

#240
Sen MUTLULUĞUN resmini yapabilirmisin...
Nazım der;Abidin Dinoya :)

Levent Kobaza

#241
recep abi..
hoşgeldin..
şükür kavuşturana
burda tekbaşına olmuyor
gerçi sağolsun mehmet abi de destekliyor
ama senden de bekliyorum

kaptan_swng61

#242
Teşekkür ederim Levent bey,,bende yazılarınızı okumayı özlemişim.

Levent Kobaza

#243
Günün sözü
Maden, üzerinde uğraşmazsanız, değer kazanmaz. İnsan da öyledir. Mükemmel olmak, çok uğraş vermek, çok denemekle mümkündür."
Çin Deyişi




Basından bir haber !!!
**Erkeklerin salak olduğu ispatlandı**

-Eyvallah !!
-Peki suzan bugüne kadar bu salakla nasıl yaşadın??


Basından bir haber !!!
**Bütün erkekler yalan söyler**

-Yok daha neler!!!
-Erkek yalan söylebilecek kapasitedeyse o zaman nasıl oluyorda aynı zaman da salak oluyor?
-Erkek yalan söylemeye en fazla teşebbüs edebilir zaten o da hemen ortaya çıkar,çünkü söylemeyi başarabilecek o ince zekaya sahip değildir!!

-Peki kimler yalan söyler genellikle?
-Eee gayet basit kadınlar..

Yalan söyleyebilmek bir maheret bir ince zeka onun da ötesinde inandırıcı olup yutturabilmeyi ve devam ettirmeyi icra edebilmektir.

-Peki kadınlar erkeklerden daha mı zekidir?
-Evet


Peki kadınlar niçin yalan söyleme gereği duyarlar?

-Düşünün !!
Çocukluk yıllarına gidin!
Bir erkek çocuksanız *aslan evladım,koçum evladım,göster pipini amcalara,dayına pezevenk de , bravo sana, o halıya mı işedin, işe evladım** diye gider

Ama kız cocuk olmak öylemi ya?
Eğer kızsan oturman,kalkman,nereye gittiğin ne yaptığın herşey  kontol altında tutulmaya çalışılır...
Ozaman yalan söylemeyi gerektirecek ve ince zekayı oluşturucak nedenler ortaya çıkmıştır!!
Oysa erkekte öyle mi?
Nerdeee??
Zaten herşeyi ortada olan erkeğin yetiştirilme tarzı zaten herşeyi alenen yaptığı için birşeyleri saklama gereği duyurmayacaktır..
Yaş oldu 28 !!
Bizim er oğlan yalan söylemeye çalışıyor!!
Başarılı olabilir mi?
Eee tabiki hayır

((:

n/a

#244
Günün Sözü....

Ağaç  yaşken eğilmemişse,


Hiç boşuna uğraşmayın...


Onu eğemezsiniz...

Ama kesersiniz...o size kalmış.


...

Dentist

#245
Bazen gençken eğilmemiş ağaçları (KÜTÜK desem sanırım daha doğru olacak )kesmek için balta olmak gerekiyor...
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#246
Günün sözü
Başımızı derde sokanlar bilmediğimiz şeyler değildir.
Aslında yanlış bildiğimiz şeylerin kesin doğru olduğunu sanmamızdır.
Mark Twain



Dedesi torununa hem yaptığı işin iyi olmadığını anlatmak, hem de zekâsını ölçmek içim "O solucanı tekrar deliğine sokabilir misin"der.
Torun "Evet dede.." der anında.. Dede gülümser.. "Sen onu tekrar deliğe sok, benden sana 10 lira!.." Çocuk eve koşar, annesinin saç spreyini kaptığı gibi solucana sıkmaya başlar, solucan kalem gibi düzleşir, sertleşir. Torun aynen deliğine iter, hayvanı. Dede şaşkın.. 10 lirayı çıkarır verir.. Ertesi gün çocuk gene bahçede oynarken bu defa ninesi yanına gelir, eline 50 lira sıkıştırır ve sırtını okşar.. "Sen dedene neler öğretmişsin öyle?.."

n/a

#247
ya vedud sultan istanbulumuzun fethinin manevi yollarla olması gerektiğini düşünerek savaşa karşı çıkmış bir büyük gönül eridir..

imdi..

ya vedud uzun uzun anlatılabilir ama..

değerli yazar güzin osmancık ablamız müthiş bir şekilde anlatmış..ondan dinlemek evladır..buyrun:


seven ve sevilen (ya-vedûd)

sev ki sevilesin, sevdiğin kadar sevilirsin. sevgi sunmadan sevilmeyi beklemek ağaç dikmeden yağmur beklemekle bir değil midir? seven daim sevilendir. sevilen ise sevmeyi bilendir.

ya vedud dendiğinde aklıma hep sevgi ve sevginin gücü gelir. işte âdemi mahlûkata duyduğu sevgi ve bu sevgi sebebiyle yaptığı bir dua ile istanbul'un fethini 50 gün geciktiren mübarek.

ayvansaray surlarının bitiminde, haliç sahiline paralel tokmak tepe denilen mevkide yatar vedûd hazretleri. aslında yatar mı, ayakta mıdır, etrafta görevde midir bilinmez. ama onlar için rabbimiz (ali-i imran 169 )"allah yolunda ölenleri siz öldü sanmayın. onlar diridirler. allah'ın katından rızıklandırılırlar " buyurur.

eyüp sahilinden ayvansaray'a doğru yürürken aklıma yine o gelmişti. kimdi "ya-vedûd", istanbul'un fethi neden onun duası yüzünden gecikmişti, nasıl bir yakarıştı ki bu allah onun duasını bütün duaların önüne geçirmişti.

buhara'lı bir şeyh olan abdül vedûd hazretleri veysi tarikatı mensubudur. dilinden hiç düşmeyen allahın sıfatlarından biri olan "ya vedûd zikri sebebi ile bu ismi almıştı. bizans devri istanbul'unda yaşayan bir allah dostudur o. ayasofya içinde rahiplik yapsa da onun asıl amacı orada bulunanları müslüman yapmaktı. yani o, kendince kaleyi içeriden fethediyordu. orada bulunanları müslüman yapabilirse hiç kan dökülmeden irşâd ile bu fetih gerçekleşecek diye düşünüyordu.

sahil boyunca yürürken hep bunları düşündüm. bir de baktım ki hazretin makamına gelmiştim. demir kapıdan içeri girerken güllerle bezenmiş bahçenin güzelliği gönlümdeki gülleri de yeşertti. henüz açmamış güllerin kokusu vardı etrafta. derviş babamın diktiği güller ve içinde huzur içinde yatan şehitlerle nasılda huzur veriyordu insana. önümde yemyeşil çimenlerin arasından süzülen haliç ve sağ tarafında ayvansaray surları. güneş yukarıdan ışık gönderirken havada tecelli eden ilahi güzelliğin büyüsü sinmişti her yere. bu onun güzelliği, onun yansınması diye düşündüm. surları seyrederken o günler canlanıverdi gözümde.

fatih'in orduları surlara dayanmış, fetih an meselesi ama bir türlü gerçekleşmiyor. akşemsettin hazretleri, 70 evliya ve gayb erenleri toplanmış bu işi nasıl gerçekleştireceklerini düşünmekteler. ve istanbul'un top, kılıç ve iman ile alınacağına hep birlikte karar verirler. zaten allah'ın katında fethi akşemsettin hazretleri ve sultan mehmet'in birlikte gerçekleştirecekleri daha çocukluk yaşlarında müjdelenmiştir. ayrıca allahın katında vakti saati her şeyi bellidir ama dualar ile allah'ın yardımını almaları gerekmektedir. ama her nedense dualar bir türlü allah'ın katına ulaşamaz ve atılan toplarda hedeflerini bulamaz.

bu durum akşemseddin hazretlerini, molla gürani'yi ve diğer velileri son derece üzer. padişaha ulaşıp durumu arz ederler. istanbul'un teslim alınamama sebebi ayasofya'nın içindeki bir rahipten dolayı gerçekleşmediğini bildirirler. orada rahiplik yapan abdül vedûd isminde biri, allah'a "bir tek mümin kanı dökülmeden istanbul alınsın" diye gece gündüz gözyaşı dökerek yalvarmaktadır. bu duayı o kadar gönüldün ve sevgi ile yapar ki duası bütün duaların önüne geçer ve diğer duaların göğe çıkmasına mani olur.

kendisine hemen yaptığı bu duayı kesmesi için ricacı elçiler gönderilir. ama gelen elçilere bu meselenin çözümünün kendisinde değil. cibali baba denilen bir zata ait olduğunu bildirir.
cibali baba'da etrafında bulunan ve senelerce birlikte yaşadığı halka kıyamadığı için osmanlı ordusu tarafından atılan topları yine allah'ın kerameti ile havada yakalayıp denize atan kişidir. "gâvurcuklarım ölmesin" diye yalvarır rabbine. ister ki hiç kimsecikler ölmesin. duyulan sevgi, yaradan allah'ın bütün mahlûkatınadır. onlar bütün kâinata sevgiyi vermek, herkesi korumak üzere eğitilmiş allah dostlarıdır.
bu dururum karşısında akşemsettin hazretleri çok üzülür ve seccadesine kapanıp bir gece boyunca rabbinden bu işi neticelendirmesi için yalvarıp yakarmaya başlar. " rabbim ya benim canımı al, ya onun canını al. çünkü bu evliyanın ruhu kabzedilmeden istanbul alınamayacaktır "diye çaresizliğini dile getirir. bu yakarış allah'ın katına ulaşır ve o gece cibali baba son nefesini verir. ve o gün istanbul fethedilir.
abdül vedûd hazretleri de zaten o gün vefat edeceğini çevresindekilere müjdelemiştir. birde vasiyeti vardır. "sakın benim bedenime kimse dokunmasın. melekler gelip bana gusül aldıracak ve beni kefenleyecekler. sonra sandukam nereye giderse beni oraya götürün" diye olacakları yakınlarına bildirir.

cihan padişahı fatih sultan mehmet han, manevi fatihi akşemsettin hazretleri ile fethettiği istanbul'a girdiğinde şehrin bir harabe olduğunu görür. şehirde büyük kilise dedikleri ayasofya'dan başka elle tutulur hiç bir şey yoktur. ilk namazlarını kılmak için oraya ulaşırlar. ibadethaneye yaklaştıklarında ayasofya'nın heybetinden ürperen fatih sultan mehmet beyaz atından inerek kapıdan içeri girer ve hemen secdeye kapanır. adet üzere ilk namazlarını burada ifa ederler. bundan böyle cuma namazlarını da burada kılacaklardır. işte ilk cuma namazında terleyen direkte gördüğü nur ile kendine gelir. yerde kıbleye dönmüş beyaz bir beden yatmaktadır. yaklaştığında göğsünde kendi kanı ile yazılmış ya-vedûd ismini görür. o anda terleyen direkten bir nida işitilir " merhum yıkanmıştır, defnedebilirsiniz". bunun üzerine yanına gelen akşemsettin hazretleri ve 70 evliya "işte sultanım, istanbul'un alınmasını 50 gün geciktiren bu zattır size durumu arz etmiştik" buyururlar. bunun üzerine gelen sandukaya merhum yerleştirilir ve omuzlara alınarak dışarı çıkartılır. sandukayı taşıyanlar hayretler içinde omuzda taşınan merhumun kendilerini yönlendirdiği yere doğru yönelirler. bir bakarlar ki eminönü sahiline gelmişler. sahilde kendilerini bekleyen bir sandal duruyor. sandukayı yerleştirdikleri sandal kendiliğinden hareket ederek halic'in yolunu tutar. merak ve hayretler içinde onları sahilden izleyen ahali sandalı takip etmeye başlarlar.
uzunca bir yol alan sandal haliç kıyısından eyüp yakınlarına gelince sahile doğru yaklaşır. işte tam orada kazılış bir mezar içinden ya-vedûd sesleri ile sahibini kucaklamaya hazır beklemekte. hemen sandalı sahile çekerler ve tekbir sesleriyle kazılmış kabre yerleştirirler. daha sonra mezarın üstü sultan abdül aziz tarafından türbe ile ihya edilir.

işte bunları düşünürken akşamın hüznü güne çökmüş, eve dönüş vaktim çoktan gelmişti. derviş babam gülleri çapalama işini bitirmiş soluklanmak için bir yere oturmuş kendi kendine söylenip duruyordu. "gül bahçesine giren ya gül olur, ya da gül kokar" dediğini duyabildim sadece.

bütün istanbul'un gül kokması ne harika olurdu diye düşündüm. içinde binlerce masal saklı istanbul; sanki bu senin kendi güzelliğin midir? sen sadece seven için güzelsin. üzerindeki nurdan ve rahmetten urban ve güzelliğinde ki caziben sanki senden mi geliyor zannedersin.
sinanların, sahabelerin, dede efendin, eyüp sulatanın olmasa sen neye yarardın, sana bu güzelliği veren velilerin gayb erenlerin ve daha nicelerinle sen güzelleştin.
ya vedudun olmasaydı seni seven ve sen sevilen olur muydun hiç?

Jakomo

#248
Mehmet abi naaptın yaaa !?!?!?!?
Sabır, boyun eğmek değil, mücadele etmektir !!!!

1996 145 1,7 16V
2001 156 SWSS Mk1,5
1994 164 V6 TB
1999 156 2,5 V6 
2003 156 SS MK 1,5
2004 156 SWSS Mk2
2007 GT
1996 BMW E36 320i Coupe M-technik
1999 166 V6 TB
1997 145 QV
2004 156 SWSS
2010 MiTo 1,4 TB

Levent Kobaza

#249
Günün sözü
Ömrün ilk yarısı ikinci yarısını beklemekle, ikinci yarısı ilkinin hasretiyle geçer.
F.Sherman


Dün, seni övüyor

Bugün seni yeriyorsam

İkimizden birinde kabahat

Birimizden birimiz yanlıştır

nihayet.

AHMET ÇUHACI