Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



35 FA 2233 - MiTO Günlüğü

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dentist

#25
Allah kolaylık versin sana...
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

ersinguller

#26
@ Bulent abi ; Potenza konusunda RE050 ise onları da biliyorum Bülent abi, şehir içi asla zorlayamazdım 159'u. Sadece İzmir'e falan giderken :) Ama güzel lastikti allama, sonradan da RE050 devam edicektim ama üretimden kalkmış, adrenalin kakalamaya çalıştılar, PZero Rosso'ya döndük.

@Cemal abi ; Abim takibe devam :D Sercan'la hakikatten enteresan bir enerji yakaladık, bakalım bişeyler düşünüyoruz ama henüz beyin fırtınası aşamasındayız :P İzolasyon, ses sistemi, yaylar, gergiler, filmler bilmemneler geçiyor da aklımızdan, ben sadece karar verdiklerimizi söylüyorum :D

@Murat abi ; Çok teşekkür ederim Murat abi

ersinguller

#27
15.07.2009 - Çarşamba

Sevgili Günlük ; Bugun okula gidemedim, geçen gün yağmur sırasında acaip ıslanıp 2 kere üstümde kuruyunca kıyafetlerim, acayip derecede hasta olmuştum. İlaç milaç ne varsa dayandık, yarın nasipse ayağa kalkıp gitmeyi düşünüyorum okula.

Mito'da dolayısı ile bugun yerinden oynamadı. Dinlensin biraz gariban :) Şehir içi bile dinamik kullanır oldum, yoruluyor ondan sonra bi de naz yapmasın, çekemem hasta hasta, aramız bozulur valla.

Sonracığıma, ben anlatmış mıydım lan günlük sana et yemeye geçen gün boluya gittiğimizi Arkadaş bi türlü bitiremiyorum şu uzun yol sevdasını ya. Geçen gün arkadaşlarla falan konuştuk, napalım nedelim diye. Dedim hadi boluya gidelim, ismail'in yerinde yeriz bi güzel etimizi döneriz. Abi yapma etme falan filanları bi kenara bırakıp, hadi dedim gidiyoruz :)

Bindik mitoya bizim, opet'ten neresi oluyo orası tam bilemedim de, otobanda var ya hani mehmetçik vakfının, fulledik depoyu...

120 civarında bir hızla gidişi tamamladık. Çeyrek depo benzin yaktı. Ben bi sevindim :D Anlatamam ama. Ulan bizim araba da yakmıyo efendi gibi gidince falan filan.

Neyse, 2 kilo et söyledik 3 kişi, oturduk mis gibi yedik onu. Üstüne bi de kaymaklı ekmek kadayıfı söyledik. Ama kadayıfı beğenmedik. Hadi dedim Afyona. Kaymaklı ekmek kadayıfı yemeye.

Arkadaşlar şöyle bi baktılar bana, deli misin divane misin diye, vazgeçtik sonra.

Orada hendek çıkışı varmış, otobanın karşı tarafına geçmek için. Yok arkadaş :D çıkmadım ordan. Ankara istikametinde devam. Sonra Düzce çıkışından çıktım, döndüm karşı tarafa geçtim İstanbula doğru başladık yol almaya.

Bi 30-40 km gittikten sonra bastım gaza. İstanbula geldiğimizde çeyrek depo kalmıştı. Yani şöyle anlatayım :D Çeyrek depoda gittiğimiz yolu yarım depoda döndük. Enteresan bi olay ama ayarı yok bizimkinin. Ya normal yakıyor ya hayvan gibi. Ufacık motorun da neresi o kadar yakıyosa.

Gerçi yaksın uleen, helal olsun kızıma benim afiyet bal şeker olsun

ersinguller

#28
24.07.2009 - Cuma

Sevgili günlük ;

Bizim ufaklıkla ilgili pek bişeyler olmayınca 10 gündür, bende boşuna yazmak için bişeyler yazmayayım dedim. Ondan yani suskunluğum, başka bişeyden değil.

İkinci vizeler yaklaştı, pazartesi ve salı günü ikinci vizelerime giriyorum, 6-7 ağustosta da finallerime. Sonra İzmir'deyim.

Ata'dan yardım isteyeceğim tanıdık bi filmci konusunda İzmir'de. Artık ciddi manada arabayı filmletme ihtiyacı duyuyorum. Kırmızı olunca nasıl bir ışık yakıyosak dışardakilere, abaza gibi bakıyorlar arabanın içine, beni gören gözlerini kaçırıyor. Bari bi film çektirelim de en azından rahat edelim.

Şaka bir yana, klima performansını ne kadar etkilediğini de birebir gördükten sonra Sercan'dan, film şart.

Yay da şart aslında. Bakalım.

Onun dışında, lastiklerin galiba huyunu suyunu öğrenmeye başlıyorum yavaş yavaş. 20-25 km yeterli oluyor ısıtmak için benim pzero neroları. Biraz zigzag yaparak gidiyorum, bakıyorlar salak mıdır sarhoş mudur diye ama, napalım, ısınmadığı zamanda kafadan kaydırıyo kıçtan kaydırıyo napacağını şaşırıyo...

Tabi şimdi ben böyle diyorum da, yanlış anlamayın aman diyeyim. Normal hızlarda kesinlikle ne kafadan kayma var, ne kıçtan... Ama otoban bağlantılarını bilirsiniz, 180'lik virajlar, 110 ile girip hız kesmeyince normalde ısınmış lastikle kaydırmıyor. Ama ısınmamış lastik kafadan atmaya başlıyor, ASP devreye giriyor, patinaja sarıyo yani araba, ondan kaydırıyo kafadan.

Yoksa 70-80 ile girdiğim virajlarda zaten soğuk lastik sıcak lastik pek bişey fark etmiyor. Ama nasıl bişeyse, devri bir kere yükselttiğim zaman adrenalin bir pompalanmaya başlıyor ki düşürebilene aşk olsun.

Turbotimer falan lazım mıdır bizim ufaklığa günlük? Sanmam avuç kadar bi turbosu var ama?. Bilenlere sormak lazım onu da. Unutturma da sorayım.

Ön tampondaki plakalık da, nasıl yapsak bilemedim şimdi, plaka takmıyorum çok sırıtıyor. Onu aslında tamponla yekpare yapmaları iyi mi olmuş kötü mü bilemedim. Sen ne dersin?..

Öptüm günlük, benzinin litresi 3.24..

master

#29
Al al, turbo timer iyidir :) Kafan rahat olur, uğraşmazsın turbonun durmasını beklicem diye. Kilitler kapıyı gidersin. Ama kalabalık yere parkettiğinde illa ki etraftan sen giderken "abi araba çalışıyo hala?" diye tepkiler alırsın :)
Mülayim biriyim.

2001 156 2.0 TS Executive
1997 GTV V6 Turbo
2007 159 1.9 JTDm Distinctive Plus
2008 GT 1.9 JTDm Q2
2007 Spider 2.2 JTS

cuneyt

#30
Bende ciddi ciddi arastiriyorum bu turbotimer isini.

Jakomo

#31
Biraz of topik olacak ama yazacaklarıma Ersin kardeşim de kızmaz: Sizn Alfaların en hassas parçalarıdır Turbolarınız. Turbolarının sürekli yağlı olması gerekiyor ve bu yağlanma sadece ve sadece Alfalarınız çalışıyor halde ise gerçekleşmekte. Özellikle ilk çalıştırdığınız da ve ve yol sonrası aracı park ettiğinizde mutlaka bekleme yapınız ki bu ilk çalıştırdığınızda takribi 25,30 saniye olsun ve motor soğukken lütfen ama lütfen basmayın. Motorunuz önce belli bir ısıya gelsin ondan sonra gazlayın. Çalışma prensibi olarak kuru bir ortamda çalışan Turboların yüksek devirlerde yüksek ısılara rağmen sorunsuz dönebilmesi için gerekli olan yağlanma sağlanmalıdır. Park ettikten sonra da mutlaka ve mutlaka en az 1 dakika kadar beklenmeli. Böylece motor rolantide turbonun hem yağlamasına devam eder, hem de yüksek ısılardan soğutularak düşük ısılara düşmesini ve böylelikle ömrünün daha uzun olmasını sağlar. Turbo Timer ise sizler marş anahtarınızı çektiğiniz ve Alfanızı kitlediğiniz zaman bile motorun Turbonun istenilen ısıya gelene kadar çalışmasını ve sonra da kendi kendine stop etmesini sağlar. Yani sonuç olarak eğer vaktiniz bol değilse kesinlikle alınması gereken bir alet !!!
Sabır, boyun eğmek değil, mücadele etmektir !!!!

1996 145 1,7 16V
2001 156 SWSS Mk1,5
1994 164 V6 TB
1999 156 2,5 V6 
2003 156 SS MK 1,5
2004 156 SWSS Mk2
2007 GT
1996 BMW E36 320i Coupe M-technik
1999 166 V6 TB
1997 145 QV
2004 156 SWSS
2010 MiTo 1,4 TB

ersinguller

#32
Estafurullah Cemal abi ne kızması.. Bilakis bu değerli bilgileri verdiğin için teşekkür ederim.

Araştırdım da ben biraz, HKS'nin Turbotimerları universal, 350 TL civarı fiyat biçilmiş Type 1 olanlarına. Aynı zamanda 0-100 , 0-400 tarzı ölçümler de yapıyormuş galiba.

Birde type 0 olanlar var 270 TL civarı.

Ama bir de böyle mini boy olanlarını gördüm. HKS yine. Alınacaksa o mini boy olanlarından almak lazım galiba ya. Çok ufak, her yere konur görüntüyü de bozmaz.

ersinguller

#33
30.07.2009

Sevgili Günlük ;

Dün akşama kadar bir aksiyon olmadı. Aynı durumlar, yaz okulunun son demleri. Okula gidip geliyoruz vs vs pek bir hareket yok hayatımızda.

Evden çıktıktan sonra bi 5km normal modda gidiyorum, sonra dinamik moda alıyorum.. Okula 5km kala da dinamik moddan normal moda geçiyorum. Normal modda nispeten turbo daha pasif kalıyor araç ağırlaşıyor, belki faydası oluyordur soğumasına diye. Çünkü sonuçta henüz ne turbotimer alabildim, ne de zamanından önce bir yere yetişmeyi huy edinebildim.

Bunun dışında, dün akşam sercanlaydık. Fenerbahçede portakallı nargile içtik, çay içtik. Sercan'ın bazı arkadaşları geldi, sohbet muhabbet derken saatler geçti.

Arkadaş adam arabasına bir cila yapmış.. Yok böyle bişey. Yani arkasında gidiyorum, kendi farım gözümü aldı bagajından yansıyıp.

Lan olum tophaneden sonra ilk defa böyle nargile içtim adam gibi, yine iççem. Kola limon iççem ama bu sefer :D

Onu da anlatayım. Gittik oturduk. Nargile içelim dedim, tamam dedi sercan, benim pek içesim yok 1 tane söyleyelim çevirelim dedi. tamam dedim bende. neyli söyleyelim falan muhabbeti geldi tabii ki akabinde. Ben diyorum fark etmez, Sercan diyor fark etmez. Baktım bu iş uzayacak, nargile içemeyeceğiz işin sonunda, portakallı olsun dedim ben çıktım işin içinden. Nargile geldi, içmeye başladık. Sercan demez mi "abi buranın efsane nargilesi var, kola limon". "e niye söylemedin kanka ondan söylerdik içerdik". "ne bileyim, sen istediğini iç istedim".

İşte böyle de mazoşist bi ilişkimiz var. Bir türlü tam anlaşamıyoruz :D

Neyse, saat 12'yi geçti, ben kalkayım dedim artık. Sonuçta yarın okul var, daha eve gelcem falan filan..  

Aa dur lan şeyi anlatmayı unuttum

Günlük bi pejo vardı. Öyle böyle değil :D Apaçilerin ruhani başkanı.
Bembeyaz, zaten kartopu gibi geçti göremedim detayını. Fener'in o daracık yolunda, sağda solda insan dolu araba dolu, yapıştırdı gidiyo..

1. vitesi bitirdi 2.'ye geçti... 2'yi bitirdi 3'e attı, bitiremeden frene asıldı :D
Ama nasıl görceksin.. IYYYYKKK... IYY... IYYKKK... duramadı lan :D

MAHMUUUT DUUUUUR diye bağırdık, duymadı..
Neler var ya. Bunların kafa neyle çalışıyo acaba? Tuz ruhu mu döküyolar da içine beyinde bi komplikasyon oluyo, anlamak mümkün değil.

Ha işte sonra, ben kalkıcaktım onu anlatıyodum, peco geldi aklıma. Neyse, kalktım ben. Saat 12.10 falan. Kalkarken de nargileyi devirdim. :D Allahtan kırılmadı.

Çıktım çevreyoluna (çıkmasam da olurdu aslında.)
Bi tane 206. Arkama yapıştı. Lastikler ısınmamıştır diye basamıyorum da. Korna, sellektör ne varsa abanıyo.

Ama stock araba yani, yapılı değil. Ses var görüntü yok. Sonracığıma, aynadan bi kestim, içerde 3 apaçi.
Sağa geçtim, yol verir gibi. Buyur geç dedim elimle de, camı kapattım sonra.
Bu geçti yanıma, 5'ten 3'e çektim, bi kökledim. Yok, 4 bitmemişti daha, kaybolmuş arkalarda...

Ulan gece gece 2 sapak daha ileri götürttü beni. Ne işim varsa pecocularla. Kızdım sonra kendime. Peco gazına gelmicem bundan sonra. Karar verdim.

ersinguller

#34
01.08.2009

Sevgili Günlük ;

İki gün önce Meguiar's daydım. Kızıltoprakta.

Yeni ürünler gelmiş, showroomda yerlerini almış. Başarılı da olmuş bu yeni strateji, müşterinin satın alabileceği hemen herşey standda durmakta.

Bir kaç ürün aldım bende, İzmir'e gidiyoruz, orada kime emanet edeceğimiz belli değil arabayı, bari kendim yıkarım diye.

NXT Şampuan
Ultimate Quick Wax Spray (Quick Detailer değil.)
İki tane mikrofiber.

Bunlar benim şimdilik işimi görür.

Sonra, mitoyu bir güzel yıkattım orada. Benim konsolda, gösterde plastiğinde bir kaç çizik vardı. 66 geçtik, sildik iyice, sadece 1 tane kılcal kaldı, onunla da çok uğraşmak istemedim, dursun öyle, zararı yok. Her araçta oluyor tozdan sebep gösterge panelinde çizikler, derin olmasın yeter.

Kapıyı açmak için tuttuğumuz yerlerin altı da tırnak çiziği olmuş. Tırnaklarım uzun değildir benim ama, değiyor demekki bir şekilde, çizik çizik olmuş hep. Ona da bi ürün uyguladık, yine yarıya yakını gitti, ama geri kalanları kaldı, pek yapılacak bişey de yok ona. Dikkat falan da çare değil, her türlü ama her türlü o çizikler orada oluyor anladığım kadarıyla.

Bunun dışında, şöyle bişey var ki... Bu yeni ürün, ultimate quick wax spray, quick detailer kadar kolay uygulanıyor, ama daha çok parlaklık sağlıyor.
Yeni ürünler gerçekten başarılı.
Tavsiye ederim böyle bir niyeti olanlara.

Saygılar.

ersinguller

#35
10.08.2009

Sevgili Günlük ;

Sonunda yaz okulu bitti. Calculus BC, Discrete BB olmak üzere matematikler için güzel sayılabilecek notlar ile geçtikten sonra soluğu tabii ki İzmir'de aldım.

Mito ile gelirken körfezden dolandım, gece yolculuğu yaptığım için radar tarzı problemlerim olmadı rahat rahat geldim.

Akhisara kadar gelebildim Kurtköy Opet'ten aldığım 39 litre bezinle. Genel ortalamada 8,9lt/100 yaktı, duble yollarda 140, otoban kısımlarda 160'ı geçmemeye dikkat ettim. Aşırı sert hızlanmalardan falan da kaçındım, yavaş yavaş fazla yorulmadan geldik.

Şu anda da bu yazıyı enriko aliberti'den yazıyorum zaten. Bu sefer temkinli gelip dizüstü bilgisayarımı yanıma almıştım. 159'un bakımları yapılmıştı dışarda, bilgisayarının resetlenmesi gerekiyor servis yapıldı diye. Bir de tabii ki şu bizim cam silme suyu haznesi ile ilgili problemlerimiz vardı. Onu da yeni yaptırmak nasip oluyor.

Bakalım yapabilecekler mi yoksa sanayi sanayi gezecek miyiz... Ata'da buralarda değil ki, bana bir yol göstersin :P

ersinguller

#36
14 Ağustos 2009

Sevgili Günlük ;

Bugun Çeşme'deki son günüm. Yaklaşık 2 saat sonra Foça'ya doğru tekrar yola çıkıyorum ve kalan 2 haftalık tatilimi orada değerlendireceğim.

Çeşme baya hareketli geçti benim için. Geçen akşam Tuval'de yemek yedik. Çok güzel bir bonfile yanında Terra California içtik. Sonrasında Paparazziye geçtik, bistroda bir kaç tane Smirnoff north aldıktan sonra da durağımız Otto'ydu. Orada da sabahın ilk ışıklarını karşıladıktan sonra eve geçtik.

Dün evdeydik. Mangal + çok şık bir sofra hazırladık. Tekirdağ Trakya serisi içtikten sonra Efes ile cilamızı attık, uykuya geçtik.

Dün Can kaza yaptı. 75 yaşında bir kadın virajı alamamış, Can'ın şeridine geçip arkadan vurmuş. Airbagleri patlamış, Arabayı servise yolladık, bir araç verecekler bugun.

Zor işler bunlar. Sen hep dikkat etsen de karşı taraf üstüne çıkabilir...

ersinguller

#37
17 Ağustos 2009

Sevgili Günlük ;

Foça'ya dönüş yaptığım 14 Ağustos günü Foça Rock Tatili başlamıştı.

Galiba asfaltlama için başka tarih bulamayan fen işleri de Foça'nın daracık ve 30 km daha gitmek istemeyenlerin tek alternatifi olan eski foça yolunu gündüz vakti sıcağın ve araç trafiğinin ortasında asfaltlamışlar.

Ben daha önceden istihbaratı aldığım için Yeni foça üzerinden 30 km falan daha çok yol yaparak kazasız belasız istasyona ulaştım. Ulaştım ulaşmasına ama sahada benim arabaya yer kalmamış. El mahkum koydum dışarda bir yere, girdim istasyona. Yıkama bölümü dolmuş taşmış. Tüm araçlar tepesine kadar zift ve bir tarafta bizim yıkamacı benzin + gaz bi kaç bişey daha karışımını araçlara sürüyor, karışımlanan araba yan tarafa geçip köpürtülüp durulanıyor, kurulamaya vakit bile yok, gönderiliyor!

Bunun yanısıra saha da dolmuş, şehir dışından gelenler yakıt alıyor, tuvalete giriyor, markete giriyor... Tam bir curcuna hakim! Haydi bende tuttum bişeylerin ucundan. Dün konserin son günü, insanlar 3 gündür Foçadalar ve yıkanacak bir yer bile bulamıyorlar. Belediyenin önlem almadığı açık, 20.000 kişinin konser izlediği alanın 10 tane tuvaleti var, duşu yok!

Bizim istasyona geldiler gençler utana sıkıla, burada duş alabilir miyiz diye. İzin verdik tabii. Hortumların altına attılar kendilerini. Araba yıkama görevlilerimiz su tutuyor, onlar şampuanlanıyor.. İnsanlık ölmedi ya!

Dün bitti, bugun sakindi Foça. Seneye daha iyi hazırlanmış bir belediye ile daha iyi festivallere!

master

#38
Heheheh Foça yolu faciasını biz de yaşadık 2 hafta önce. Giderken sorun olmamıştı, ama dönüşte yolu kapatmışlar, evet, ana yolu kapatmışlar. Üstelik nereden anayola çıkılacağına dair tabela falan da yoktu. Cehennem çukuru gibi çukurları olan köy yollarından gidip Seyrek'ten çıkmak zorunda kalmıştık. Yol yapımının sorumlusuna çok içten sevgi dileklerimizi iletmiştik akabinde.
Mülayim biriyim.

2001 156 2.0 TS Executive
1997 GTV V6 Turbo
2007 159 1.9 JTDm Distinctive Plus
2008 GT 1.9 JTDm Q2
2007 Spider 2.2 JTS

Jakomo

#39
Yahu şu foçaya bi gidemedik ya !!! Ama  günlüğü takip etmeye devam !!!
Sabır, boyun eğmek değil, mücadele etmektir !!!!

1996 145 1,7 16V
2001 156 SWSS Mk1,5
1994 164 V6 TB
1999 156 2,5 V6 
2003 156 SS MK 1,5
2004 156 SWSS Mk2
2007 GT
1996 BMW E36 320i Coupe M-technik
1999 166 V6 TB
1997 145 QV
2004 156 SWSS
2010 MiTo 1,4 TB

ersinguller

#40
19 Ağustos 2009

Sevgili Günlük;

Bugun de yine her zamanki gibi işyerindeyim. 6 çalışanımızdan 3'ü büyük bir "özveri" (!) gösterip Foça'da yaz ayında izin kullandıkları için, ben markete bakıyorum.

Arasıra kalabalık bastırsa da, genel olarak başa çıkabiliyorum. Ancak bazı ürünlerin fiyatlarını kasaya okutmadan bilmediğim için kalabalık olduğunda sıkıntı yaşayabiliyorum.

Ama olsun canım, biraz da anlayış bekliyorum kasada acemi kasiyer var.

Mitoyu sorarsanız, mito iyi, yerinden kıpırdamıyor. Ev ile benzinlik arasında 1 km falan yol var, hiç gaza basmadan 2. viteste 20km hızla o yolu gidip geliyor. Göbek yaptı namıssız.

cuneyt

#41
Ersin kardesim o 1 km lik yolu Mito yatsada sen yurusen. Sende gobek yapican bu gidisle

ersinguller

#42
abii bu sıcakta :D hayatta yürümem.. kış gelsin anca öle :D

cuneyt

#43
sende haklisin kardesim. Bu tatil fakiri abin unutmus Ege sicaklarini kac senedir

Cem

#44
Çin senin phuket benim dolaşan kendisi, tatil fakiriyim diyor birde

ersinguller

#45
21 Ağustos 2009

Sevgili Günlük ;

Nereden başlasam bilemiyorum aslında. Bir tarz itirafname gibi olacak günlüğümün bu yazısı.

Özellikle bugünlerde, çok ciddi bin öfke kontrolü problemi yaşıyorum. Bu artık bana zarar vermeye başladı ve biraz daha böyle gitmeye devam ederse etrafımdakilere de ciddi zararlar vermeye başlayabileceğimden korkuyorum..

Yaşadıklarımı siz değerli abilerim ve kardeşlerimle paylaşmak isterim izninizle ;

Bundan 1 hafta kadar önce, hatta o kadar olmadı Foça yolunun yapıldığından bahsetmiştim. Her ne kadar aracımı çıkarmamaya dikkat etsem de, bazen zorunda kalabiliyoruz ve çıkabiliyoruz. Ben çıktığım zamanda Menemen'e geçmek üzere, asfaltlama çalışması bitmiş, yolun başka bir bölgesinde astarlama çalışması başlamıştı. Yani yolda oturmamış mıcır bulunmakta olup, lastikler taşları fırlatıyor eğer 30 km hızı geçerseniz taşlar arabanın altını ve marşpiyelleri dövmeye başlıyor ayrıca önde gidene de yaklaştığınız için ondan fırlayan taşlar cabası.
30 km ile giderken, arkamda eski model bir sedan focus, (aynadan görüyorum), bir genç ve yanında kız arkadaşı yaklaştılar. Sonra genç beni geçmeye çalıştı 2-3 kere ve ne hikmetse geçemedi. Korktu bazen, bazen karşıdan araba geldi falan filan. Ama görüyorum arkada bu iyice sabırsızlanıyor. En sonunda bu delirdi kornaya asıldı ve el kol hareketi yapmaya başladı. Benim bardak da orada taştı ve çektim kenara durdum kapıyı açtım arkasından bağırmaya başladım. Tabi bu sırada hızla gaçti gitti yanımdan bu zat. Allahtan durmadı yoksa bugün çok pişman olacağım bişeyler yapmış olabilirdim.
Her zaman bu kadar şanslı olur muyum bilemiyorum. Konuyu anneme açtım -kendisi eczacıdır.- Şimdilik sadece bitkisel bir şurup kullanmaya başladık. Dünden beri vukuat yok.


admin

#46
Sabah-akşam paxil, arada atarax ve remedrom, kimi zamanda sinire bağlı kas sertleşmelerinin önüne geçmek için kas geşetici.
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

ersinguller

#47
22 Ağustos 2009

Sevgili Günlük ;

Her ne kadar olayın bir ayağı dün yaşanmış olsa da, bugun tamama kavuştuğu için, bugun yazmayı doğru buldum.
Bugun de Smileadsl ile artık çalışmıyor olmamın sebebini ve callcenter'da maruz kaldığım muameleyi anlatacağım sizlere.

Ben Istanbul'da tek başıma oturuyorum ve dolayısı ile evdeki en büyük eğlencelerimden biri internetim. O nedenle sınırsız 2mbit bağlantı kullanıyordum ve bunu smileadsl ile 2007'de iki yıllık sözleşme yaparak başlatmıştım.

Sözleşmem bitene kadar her ne kadar istemiş olsam da 8mbit hıza çıkmayı, buna izin verilmedi ve bu tarihi beklemem gerektiği söylendi. Bu bir yere kadar anlayabileceğim birşeydi. Sonuçta bir taahhütte bulunmuştum, bunun karşılığında da bazı indirimler almıştım. Bu süre bitmeden daha hızlı ve pahalı bir bağlantı çeşidine geçirmemek istemeleri normaldi.

Bugun, (yani dün) kontratım bitti ve ben Smile Adsl müşteri hizmetlerini aradım. Müşteri hizmetlerindeki bayana durumumu anlattım ve 2 senelik kontratım bittiğini, şimdi de kampanyalar kısmında gördüğüm, 1 yıllık taahhütte bulun, 7 ay boyunca 20 tl indirimli öde tarzı bir kampanya ile tekrar üyeliğimi yenilemek istediğimi söyledim.
Kendisinin verdiği cevap enteresandı. "O kampanyalar sadece yeni müşteriler için, sizi kapsamıyor" dedi. Aldığım cevap karşısında şaşırdım tabii ki. Ben 2 yıl boyunca size para verdim, sizin müşteriniz oldum, şimdi bana ne gibi bir indirim kampanya uyguluyorsunuz o zaman dedim. Kendisi yine enteresan bir cevap verdi. "Eski müşterilerimize dair hiçbir kampanyamız yok. Müşterimiz kalmak istiyorsanız kampanyasız fiyatlardan hizmet alabilirsiniz" dedi.
Sanki ben bu kadar firma arasından onları seçerek lütufta bulunmuş değildim de, onlar bana hizmet vererek lutufta bulunuyor gibi konuşmaya tabii ki bir parça sinirlendim ve şaşırdım.
Üyeliğimi iptal eder misiniz o zaman dediğimde ise, "Yarın arayın, bugun mümkün değil." diyip kapattı.

Gece saat 12 olmasını bekledim. 12.03'te tekrar müşteri hizmetlerini aradım, çıkan bayana "Bugun ayın kaçı?" dedim. "22'si" dedi.
Tamam o zaman dedim, üyeliğimi iptal eder misiniz? dedim. Nedenini sordu, anlattım.
Ne dese beğenirsiniz? "Size şimdi o kampanyalardan faydalanma fırsatı sunabiliyoruz." dedi. Hayır dedim, istemiyorum. Üyeliğimi iptal eder misiniz, sizinle çalışmak istemiyorum artık dedim. Otomatik ödeme talimatımı ve üyeliğimi herşeyimi iptal ettirip, kapattım telefonu...

Bu tarz rekabetin bulunduğu bir piyasada, bence bir firmanın, hemde pastadan büyük bir pay isteyen bir firmanın böyle hatalar yapma lüksü yoktur. Ben o sinir harbini yaşadıktan sonra, önemli değil ki o kampanyadan faydalanmam ya da faydalanmamam. Lütfedip bana hizmet vermemiş olurlar, nolucak!

n/a

#48
Hadi bakalım Ersin, arızalık konusunda benimle yarışacak gibisin..

Dün  kredi kartı olup da hiç kullanmadığım bir bankadan arıyorlar; iyi günler diyip arkasından görüşmemiz kayıt altına alınıyor diyor ve yine hemen arkasından ana adı baba adı soru bombardımanına tutuyor güvenlik için..

Tabi ben patlıyorum, "beni siz aradınız, ahiret sorularınıza cevap vermek zorunda değilim " diye.. Kampanya bildirmek için değerli vaktimin çalınmasına isyan ediyorum..

Ayrıca artık görüşmemiz kayıt altında diyen her temsilciye " ben de sizi kaydediyorum" diyorum ..

ersinguller

#49
Abi evet, bu huyumla da gurur duyuyor değilim ama böyleyim. Pire için yorgan yakan derler ya, ben o tayfadanım abi :D

Bir kere beni o işten soğutan ne bileyim, ters bişeye denk gelirsem, toptan iptal ederim, defolu mal denk gelirse de toptan imha ederim.

Zararını gördüm mü? Çok gördüm, değişmeye çalışıyorum. Bu gidişle kız arkadaş bulamayacağım valla yalnız kalacağım şu kısacık hayatta.