Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Alfa Romeo Giulia Veloce 2.2 Diesel

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

admin

Alfa Romeo Giulia Veloce 2.2D

Telafi etme zamanı

Şu Marchionne İtalyan otomobil geleneklerinden hiç anlamadığını bize bir çok kez ispat etmesini bildi. Aslında geriye dönüp FIAT'ın onun kontrolü altında geçen zamanı incelendiğinde, bir İtalyan otomobilseverin geçmişte "gurur" duyarak bahsettiği herşey, sanki onunla birlikte utanılacak bir durummuş gibi algılanmaya başlandı. Lancia markası için korkak ve sadistçe düzenlenen suikast, E-Sınıfı rakibi olması için İnfiniti'ye benzeyen bir modele küstahça GT ikonu olan Maserati Ghibli'nin adının verilmesi, küçük bir SUV'u Fiat 500 olarak tanımlamak... Bunlar FCA'nın İtalyan otomobil kültürü konusunda işlediği cinayetlere ait sadece bir kaç örnek.



Bir ikonun adı
Aman Allah'ım, şimdi sırada Giulia var, Alfa'nın belki de istisnasız son gerçek sportif sedanı olan harika modeli. Kübik şekilli karakteristik ön yüzü ile 60'lı, 70'lı yıllarda, Bud Spencer filmlerinde ve Alp dağlarındaki üzüm bağlarında sıkça karşımıza çıkan, 1860 Münih takımı örneğinde olduğu gibi yıllar içerisinde hatalı davranışlara rağmen bir Alfista olarak tarihine duyulan saygı ve sadakat ile markaya bağlı kalınmasını sağlayan harika model. Eski Giulia'da yarış otomobili teknoloji genleri taşıyan üstten çift eksantrikli ve üstünde çift boğazlı çift karbüratöre sahip motor, tam senkromeçli beş ileri vites ve dört tekerde de disk frenler bulunuyordu. Aslında Giulia o zamanlarda da hiç bir karşılaştırma testini kazanamıyordu. Bunun için fazla aşırı idi. Giulia için önemli olan tek şey, diğerlerini motor özellikleri ve yol hakimiyeti ile tuzla buz etmekti. Giulia, kesinlikle mantık çerçevesinde olan bir seçenek olarak anılmak ve satılmak istenmiyordu. Giulia, kendisine, vücudun tüm zerresi ile bağımlı olunmasını, iç mekan genişliği, yakıt tüketimi ve yüksek fiyatı konusunda tavizler verilmesini istiyordu.

Yeni ciddiyet anlayışı
Ama belki Alfa Romeo, karakter açısından güçlü olan yeni sportif sedanı ile gerçekten durumu ciddiye aldı. Neticede yeni Giulia, arkadan itişe sahip son model olan Alfa 75'ten sonra kendine ait bir platforma sahip olan ilk arkadan itişli model. Ancak Alfa 75'te yer alan ve Alfetta alt yapısı olan Transaxle arka aks yapısından günümüzde feragat edilmesi gerekiyor. Ve ayrıca Giulia'nın tanıtımı devamlı olarak ertelenmişti, çünkü ayrıntılarda yeteri kadar tatmin olunmamıştı. Bu ciddiyet bile bir güven duygusuna neden olmakta.

Yeni modele atılan ilk bakış, büyük bir keyif veriyor. Otoparkta tüm bakışları üstüne çeken test otomobili 2.2D Veloce'de 210 beygir gücünde dört silindirli bir dizel motor ve Q4 isimli dört teker çekiş sistemi bulunmakta. Fotoğraflardakinin aksine gerçeğine yapılan ilk bakış sonrası oluşan tüm şüpheler bir anda siliniveriyor. Acaba yeni Giulia'nın ön tasarımı çok mu karaktersiz? Acaba önündeki Scudetto'yu çıkardığımızda karşımızda bir BMW, bir Audi veya Jaguar mı duruyor olurdu? En azından görsel anlamda keskinleştirilmiş ve zarif şekilde daha da sertleştirilmiş olan Veloce giysisi altında, harikulade derin rengi Montecarlo-Blu, klasik Alfa delikli tasarımına sahip 19" siyah jantları ile bu Giulia, ikilemde kalan tüm şüphecileri bile etkiliyor. Ancak bilindiği üzere zevkler ve renkler her zaman tartışılır.

Başarılı ön konsol
Sürücü koltuğuna oturulduğunda olumlu izlenimler devam ediyor. Koltuğa oturur oturmaz ideal doğru sürüş pozisyonu bulunuyor. Evet, eski Giulia'lardan aşına olunan kurbağa şekilli oturum (dar açılı bükük bacaklar ve dimdik uzatılmış kollar), yani İtalyanların henüz ergonomiyi keşfetmedikleri zamanlar artık Alfa Romeo'da da tarih olmuş durumda. Elektrik ayarlı yan destekleri olan Veloce spor koltukları, ele tam oturan bir eldiven gibi vücudu sarmakta. Oturduğumuz koltuktan Alfavari bir zarafete sahip olan ön konsolda göz gezdiriyoruz. Derin bir külah gibi duran iki adet gösterge, güzel görünmenin yanında harika bir şekilde okunabiliyorlar.

Özenli bir tasarım ile orta konsola entegre edilmiş olan 8,8" büyüklüğündeki navigasyon sistemine orta konsolda bulunan düğme yardımı ile kumanda edilmekte. Gerçi Alman rakipleri bu konuda daha fazla özellik ve oyun imkanı sunmakta. TomTom tarafından geliştirilmiş olan bu sistem, sınıf ortalamalarına göre bir miktar daha yavaş çalışmakta ve sunduğu özelliklere göre 2.550 Euro'luk fiyatı ile görece olarak biraz pahalı kalmakta. Alfa, bir Touchscreen (dokunmatik ekrana)'e özellikle yer vermedi. Bu aslında sürüş güvenliği açısından olumlu bir durum. Ayrıca ekran üzerinde istenmeyen parmak izlerine de bu şekilde imkan verilmiyor. Sistem kapalı olduğunda, ekran, parlak ve şık bir trim parçası gibi görünmekte.

İyi bir işçiliğe sahip
Alfa Romeo, Giulia ile yepyeni ve yüksek bir işçilik kalitesine de geçiş yapmış oluyor. Gerçi en iyi Almanın kalitesine henüz ulaşamamış ancak kalite konusunda bugüne kadar hiç bu kadar yakın olmamıştı. 156, 166 ve hatta 164 bile, Alfetta, Sud ve Transaxle-Giulietta'nın yerlerde süründüğü kalite anlayışı konusunda adımlar atmış idi. Yeni Giulia'daki anlayış ile birlikte bir Alfa Romeo'yu almaya karar vermek için kalite konusu bile tek başına önemli bir rol oynayabilir artık. Bu durum aslında 1860 Minüh'in Şampiyonlar Ligini kazanması gibi bir etki yaratabiliyor insanda.

Yine de Giulia kesinlikle arka koltuk sırasındaki alan ve bagaj hacmi konusunda rekabet edemiyor (Admin'in notu: Halbuki Giulia'nın bagaj hacmi Mercedes, BMW, Audi ile benzer veya yakın). 1,80 metrenin biraz üstündeki bir boy ile arka koltuk sırasında başınızın tavana değmesi olası. Gerçi test aracında ek donanımda sunulan panoramik cam tavan vardı ve bu tavanın bir kaç santimetre daha aşağıda yer almasına sebep veriyor. Arka koltuk diz mesafesi, önde oturanın 1,80 metreden uzun olması durumunda 1,80 metrelik bir kişi için kısmen yeterli (Admin'in notu: Otomobillerde arka koltuklarda genelde çocuklar ve/veya kadınlar daha çok oturmaktalar ve Türk insanının ortalama boyu Avrupa'dakilere göre daha az olduğundan, iç mekan olarak bir sıkıntı yaşanmayacaktır). Bagaj hacmi 480 litre ile sınıf ortalamasında. Ayrıca 40:20:40 oranında katlanabilen arka koltuk sırtlıkları da fonksiyonelliği arttırmıyor (40:20:40 özelliği Veloce'de seri donanımda, diğer türlü 350 Euro farkla alınabiliyor). En üst model olan Quadrifoglio'da arka koltuk sırtlığı hiç bir şekilde bölünmüyor.

Direksiyondaki çalıştırma düğmesi
Bu arada karoseri ve iç mekan incelemesini yaparken ağızda biriken salyalardan sonra direksiyondaki Start&Stop düğmesine basıyoruz. Tabi onu bulabilirseniz, çünkü Ferrari'deki gibi direksiyon üzerinde biraz uygunsuz bir pozisyonda duruyor. Ancak bu kesinlikle bir spor otomobilden alıntı. Düğmeye basılması ile beraber 2,1 litrelik dört silindirli ve 210 beygir gücündeki dizel motor sert bir ses ile çalışmaya başlıyor. Motor BMW, Mercedes ve Audi'ye göre ilk çalışma süresi esnasında daha sesli çalışmakta. Ancak bu ses Giulia'nın karakterine uyum sağlamakta ve zaten motor da rakiplerine göre çok daha fazla güç üretmekte. Çok kısa süren bir alt devir güçsüzlüğünden sonra motor rakiplerine göre çok daha hızlı devir çevirmekte ve araç istediğinizden de daha hızlı bir hale bürünmekte. 6,8 saniyede 100 km/s'e çıkarken bildirilen azami sürat ise 235 km/s.

Giulia'nın sahip olduğu güç potansiyeli normal sürücüler için belki biraz aşırı gelebilecek iken dinamik sürüşü benimseyen sürücülerin yüzünde, anında bir mutluluk gülümsemesi beliriveriyor. ZF'den alınan sekiz ileri otomatik vites BMW 3 serisinde olduğu gibi işini çok iyi yapmakta. Hızlı ve sarsıntısız vites geçişleri ile sportif sürüşü desteklemekte. Direksiyonda yer alan vites kulakçıkları aslında sadece bir görsellik katmakta, otomatik vites kendi işini her türlü yerine getirmekte. Her zaman olması gereken en doğru vitesi seçilmekte. Ağırlıklı olarak arkadan itişli bir karaktere sahip olan dört tekerden çekiş sistemi, sadece ihtiyaç duyulduğunda gücün bir kısmını elektronik olarak önlere ileterek tutuş konusunda gereken herşeyi yapmakta.

,,Tekrar!"
Giulia ile dolambaçlı, üzüm tarlaları arasında yapılan sürüşün keyfi tarif edilemez boyutta. Harika bir dengeye sahip keskin direksiyon ile virajlarda yön değişmek inanılmaz zevkli. Aşırı keskinliğe rağmen direksiyonun karşı kuvveti bir BMW'den çok yüksek değil. Bu arada Giulia sportif sertliğe sahip olmasına rağmen konfor sunabilecek kadar da iyi. Belki dengesiz yerleştirilmiş rögar kapaklarını üzerinden geçirilirken bu içeride fazlaca hissedilse de genel anlamda Giulia, yola zamk ile yapıştırılmış şekilde ilerlemekte. Sürat yükseldikçe süspansiyon daha konforlu olmaya meyilli oluyor. Nasıl ki bir çocuk yaşadığı mutluluğu elleri ile alkış tutarak ve "Bi daha" diyerek tarif ediyorsa, Giulia ile her viraj sonrasında aynı duyguları yaşıyorsunuz. Bu sportif sedanın yaşattığı zevki tüm duyularınız ile hissedebiliyorsunuz.

DNA ayar butonu (Dynamic, Normal, Allweather) ile çeşitli sürüş modları desteklenebiliyor olsa da aslında çok ihtiyaç duyulmuyor. Giulia'nın 3 serisinden daha yüksek bir sürüş keyfi verdiğini rahatlıkla söylemek mümkün (Admin'in notu: Almanca'da Freude am Fahren, "Sürüşteki Keyif" gibi anlamı olan bir sloganı vardı BMW'nin ve bunun Giulia için kullanılmış olması manidar). Ancak 3 serisi Giulia'ya göre düz sürüşte sanki daha sakin gibi. Dışarıdan tamamen izole şekilde bir sürüş sevenelerin doğrudan Mercedes C serisini seçmeleri gerekiyor. Giulia'da filtresiz bir şekilde sürüş zevkinin doruklarına varıyorsunuz. Giulia kullanırken kendinizi ansızın yolu uzatmış bir şekilde bulabiliyorsunuz.

Çok fazla atık zehirli gaz
Hatta açık olmak gerekirse, alınan sürüş keyfi karşısındaki yakıt tüketimi bile makul geliyor. Giulia'nın karakteri nedeni ile testteki aşırı sportif kullanım sonrası 6,3 litrelik tüketimi göze batmayacaktır. 5,5 litrelik ortalama bir tüketime ulaşmak da mümkün ancak bu durumda Giulia'nın size sunduklarına tam anlamı ile erişemeyebilirsiniz. Alfa Romeo'nun 4,7 litre ile bildirdiği katalog tüketim değeri ise biraz ilüzyon gibi geliyor. 52 litrelik nispeten küçük yakıt deposuna rağmen 800 kmlik sürüşler mümkün. Ne yazık ki AdBlue kaktkısı ile çalışan bir SRC-Katalizörünün olmaması, göza fazlaca batıyor. ADAC'nin Haziran'da 180 BG modeli ile yaptığı testte ortaya çıkan zehirli gaz atılımı çok yüksek değerlerde. Bu durumu futboldaki sert bir faul ile eşdeğer görmek mümkün. Bu konuda hızlıca bir önlem alınması gerekir.

Beklenmedik şekilde pahalı
Ayrıca fiyatlar da Alfa şartlarına göre biraz yüksek kalıyor. En uygun fiyatlı Giulia, 180 BG 2,2 dizel motoru, arkadan itiş ve 6 ileri vites kutusu ile 37.600 Euro'ya alınabiliyor. Testte kullanılan Veloce'nin giriş fiyatı 46.800 Euro. Ancak bu fiyata deri döşeme, hafızalı elektrikli spor koltuklar, Bi-Xenon farlar gibi donanımlar dahil. Alfa'da Xenon fazla mesela bazı seçeneklerde hala daha ek donanımda ve Full LED farlar henüz bulunmuyor.

Şerit kontrol sistemi, ekstra ücret ile alınan dış dikiz aynası ölü nokta uyarı sistemi ve aktif hız sabitleyici gibi donanımlar, sınıfın en üsttekilerinin sundukları karşısında yetersiz kalmakta. Otonom sürüşe, hatta kendi kendine park etmeye Alfa sürücüsü hiçbir zaman zaten izin vermeyecektir. Bir Head-up-Display'e de aslında pek ihtiyaç duyulmamakta. Testte kullanılan Veloce'nin liste fiyatı 59.000 Euro ve bu rakam bir Alfa için fazla. Ancak bizim gözümüzde Giulia bu rakamı hak ediyor. Giulia, Alfa Romeo'nun 70'li yıllardan bu yana ürettiği en iyi otomobil ve atasından miras olarak aldığı ismi sonuna kadar hak ediyor. Belki Marchionne hiç de zannedildiği kadar kötü değildir...

Sonuç
Giulia adını hak ediyor. Giulia inanılmaz derecede kullanımı keyifli sportif bir sedan ve şaşırtıcı derecede iyi bir işçiliğe sahip. Buna karşın iç mekan konusunda ve mobil bağlantılarda daha iyi olabilirdi. Yüksek donanım seviyesine rağmen 50.000 Euro civarındaki fiyatı ile marka beklentisinin biraz üstünde yer alsa da sunmuş olduğu sürüş keyfi ve dinamik özellikleri ile fiyatının karşılığını fazlası ile veriyor. Gerçek anlamda büyük bir eksiyi hak ettiği konu ise egzozdan çıkan zehirli gazların işlenmesi durumudur. Bu konuda mutlaka iyileştirme yoluna gidilmeli.


210 beygir gücündeki dizel motoru ve Q4 isimli dört tekerden çekiş sistemi ile Giulia Veloce 6,8 saniyede 100 km/s'e çıkarken azami sürati 235 km/s olarak verilmiş.


Süspansiyon sistemi oldukça başarılı ve Giulia Veloce gerçekten büyük keyif veriyor. Monte Carlo Mavisi isimli boya rengi için 930 Euro, koyu renkli 19" jantlar için 900 Euro ayrıca ücret ödemek gerekiyor.


Arka tasarımı belki de Giulia en az orijinal olan kısmı denebilir. Tampondaki difüzör tasarımı kol kalınlığında iki yanda yer alan egzoz çıkışları Veloce'nin spotifliğini vurgu yapıyor.


4,6 metrelik bir alanda mükemmel iç hacim kullanımı beklentisi olanlar için Giulia belki yanlış adres olabilir.


Ön konsolun ergonomi ve işçilik kalitesi kesinlikle tatmin ediyor. Klasik ama elegan tasarımı ise göze hitap ediyor.


Klasik tasarımlı göstergeler derinde yer almaktalar. Tasarım olarak çok iyi olmalarının yanı sıra her türlü hava koşulunda da çok okunaklılar. Kişisel olarak sadece yağ hararet ve yakıt göstergelerinin elektronik tarzı biraz rahatsız etti. Onun yerine klasik saat göstergesi istiyoruz ama bu durum tabi ki kişisel bir beklenti.


Milanolular otomatik vitesin kolunu ve ortada yer alan kumandasını tasarlarken galiba Münih'ten esinlendiler.


Dynamik, Neutral ve Allweather sürüş modları Giulia'ya farklı karakterler kazandırmakta. Ancak en çok keyfi dinamik modda virajlı üzüm bağlarındaki sürüş vermekte.


Direksiyon kolonunda yer alan metal vites kullanım kulakçıkları yarış otomobili havası katmakta ve aslında Giulia gibi sportif sedanda eksik olmamalılar. Ancak onları kullanmanıza gerek yok, çünkü ZF'nin sekiz ileri otomatik vitesi doğru vitesi doğru zamanda bulmasını çok iyi biliyor.


Geri görüş kamerası dikiz aynaları uyarı sistemi, uzun farlar destek sistemi, kararan iç ve dış dikiz aynlarının da dahil olduğu asistan sisteminin bir parçası. Veloce versiyonunda bu donanımın artı fiyatı 1.000 Euro.


Tablo güzelliğinde. Havalandırma ızgaralarının sanatsal tasarımına Alfa Romeo'larda her zaman ayrı bir önem verilirdi.


Infotainment ve mobil bağlantı özellikleri Giulia'nın güçlü olduğu yanların başında gelmiyor. Alman premium markaları bu konuda daha iyiler. Navigasyon biraz daha yavaş çalışmakta ve online bağlantı imkanları bulunmamakta (Admin'in notu: FCA ve Google bir süredir otonom sürüş konusunda ortak çalışmalar yapmaktalar ve bu işbirliği çerçevesinde Maserati'nin Quattroporte, Ghibli ve kısa bir süre önce Levante modellerindeki bilgi sistemlerinde iyileştirme ve güncellemeler yapıldı. Önümüzdeki yıl içerisinde Giulia'da da bu iyileştirmeler yapılabilir ve bu kadar eleştiriden sonra yapılmalıdır da). Buna karşın vites konsolunda yer alan kullanım düğmesinin kullanımı zahmetsiz. Ekran dokunmatik değil.


Infotainment sistemini ana ve alt menüleri başarlı. Çok uzun zamandır bir Alfa Romeo'yu kullanmak bu kadar rahat değildi.


900W gücündeki Harman/Kardon Ses Sistemi 1.250 Euro fiyata sahip.


Deri kaplı, elektrik ayarlı, ayarlı yan destekleri olan ve sürücü tarafında hafıza işlevi de bulunan spor koltuklar, Veloce donanımında seri halde bulunmaktalar.


Giulia Super modelini de Veloce iç döşeme ile almak mümkün. Bu durumda 4.150 Euro ayrıca ödemeniz gerekiyor.


1,85 metrenin üzerindeki yolcular için arka oturma sırası biraz rahatsız olabiliyor. Gerçi Giulia'da önemli kişiler genelde önde oturur.


Ulaşılan 480 litrelik bagaj hacmi ile sınıf ortalamaları yakalansa da aşırı büyük eşyalar için bagaj açıklığı bir dar, yükleme eşiği de bir miktar yüksek gibi. Giulia'ya her eşya yüklemenizde onun bu pratiklik konusunda yeteneklerinin kısıtlı olduğunu düşünebiliyorsunuz.


1.650 Euro değerinde panoramik cam tavanının açılma aralığı oldukça geniş. Ancak 100 km/s'ten sonra ses seviyesi yükselmeye başlıyor.


Ancak iç mekanı rahatlatıcı şekilde aydınlatmakta.


2,1 litrelik Turbodizel keyifli ve güçlü bir tip ve onunla çok eğlenebilirsiniz.


Turbo'nun değişken geometrili bir çalışma prensibi var. Motor koruma kapağı çıkartıldığında ortaya çıkan görüntü eski Giulia'nın çift egzantrikli motorunun boynuz biçimli estetik tasarımını üzüntü ile anılmasına sebep oluyor.


Çift salıncaklı karmaşık ön süspansiyon sistemi.


Bi-Xenon farlar Veloce'de seri donanımda. Dinamik viraj ve dönüş sistemli aydınlatma 700 Euro değerinde. Tamamı ile LED farlar Giulia'da sunulmamakta.


Dört tekerden çekiş sistemi ağırıklı olarak arkadan itişli çalışmakta, yani normal sürüş esnasında arkalara daha fazla güç aktarılmakta.

Tüm fiyatlar Almanya için geçerli olup Türkiye için bağlayıcı değildir.
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

Ormanci

Adamlar başka şey bulamasa gidip eksoz gazı salınımına bulaşıyor, bi gidin ya :D Bi de sonuç bölümüne yazmışlar, mutlaka bilmemne yapılması gerekir diye. Alaman testi di mi bu :) Gidip önce VW grubuna baksınlar laf etmeden önce.

admin

You are not allowed to view links. Register or Login
Adamlar başka şey bulamasa gidip eksoz gazı salınımına bulaşıyor, bi gidin ya :D Bi de sonuç bölümüne yazmışlar, mutlaka bilmemne yapılması gerekir diye. Alaman testi di mi bu :) Gidip önce VW grubuna baksınlar laf etmeden önce.

Aslında genel olarak çok memnun bu testi yapan, hatta Giulia'ya aşık oldu denebilir. Ama egzoz emisyon konusu şu anda çok revaçta olan "suni" bir konu olduğundan ve "Alaman" rakipler bunun için görece olarak önlem almışken, Alfa veya XX neden yapmıyor deniyor. Çevreyi çok sevdiklerinden değil muhtemelen, "suni" gündemden dolayı (belki gerçekten çevreye duyulan saygıdan da olabilir).  ;)
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

fluhayat

Güzel bir test yazısı olmuş. çeviri için çok sağol. Gulia buz adam raikoneni dahi gülümsetmiş bir araba. Yazıda, insanların araba alırken diğer markalarla gulia arasındaki git gellerine çözüm getirmiş gibi duruyor. Bu aracı alırsanız haz ve tutku sizi bekliyor, işçilik ve konforda bu araçta var diyor. Emisyon konusu da adminin dediği gibi gündem üzerinden çaktırmadan kulak arkasına atılan bir şaplak gibi olmuş.
alfa romeo 2004 156 distinctive