Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Stelvio Quadrifoglio: 2018'in En İyi Power-SUV'u

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

admin

2018 yılının SUV'u - Hesaplaşma!

İlk kez düzenlenen "Yılın SUV'si 2018"'deki sonuçlar belli oldu. Ateşli tartışmalar sonrasında duygular mantığa galip geldi ve test sonucnda karşımıza sürpriz bir kazanan çıkardı.




ALFA ROMEO STELVIO QV
İtalyanların güçlü temsilcisi "SUV of the Year" testi başlarken aslında favoriler listesinde yer almıyordur ancak test sonucunda bileğinin hakkı ile kazanmasını bildi. Peki Neden? Çünkü bize, bizi bizden alan ve otomobil kullanmanın ne kadar keyifli olduğunu gösterdiği için. Çünkü gerçek bir sese sahip olduğu için ve bir kahve molası verdikten sonra, basitçe, tekrar sürüşe geçmek için sabırsızlandırdığı için. Ancak bunlar gerçek rakipleri geride bırakmak için yeterli özellikler değil. Ancak safkan İtalyan, diğer değerlendirmelerde de rakiplerini çok rahat bir şekilde geçmesini biliyor. Onun kadar rahat ve kolay bir şekilde başka hiç bir SUV virajları dönemiyor. Şu bir gerçek ki bir Lamborghini Urus ile virajları ne kadar yüksek süratle dönebileceğinize inanamıyorsunuz. Buna karşın Stelvio virajda sizi kendisi beraberinde taşıyor. Stelvio Quadrifoglio gibi başka hiç bir araç sürücü ile birebir ve tüm yeteneklerini kullanarak onunla iletişime geçmiyor. Stelvio tüm araçlar içerisinde daima en doğruyu çizgiyi bulan, sürücüsünü gereksiz yere dizginlemeyen ancak yine de en yüksek güveni veren gerçek spor otomobil. Ayrıca adaptiv (ayarlı) amortisörlerinin harika ayarı sayesinde de kabul edilebilir bir konfor sunmasını biliyor. Rakiplerinin düzlüklerde spontane gerçekleşen ataklarında geride kalabilse de çok kısa bir süre sonra, daha ilk kombine virajlarda rakiplerinin aşırı iyimserlerliğini (virajlarda aşırı süratle girmeleri sonrasında yol tutuşu kaybetmeleri) sakince bir şekilde bertaraf ederek öne geçmesini biliyor. Test sonunda (testteki) sürücülere Alfa Romeo ile kim evine gitmek istiyor diye sorulduğunda buna herkes "Ben" diye cevap verdi. Bu aslında "SUV of the Year 2018" yarışmasının galibini de göstermiş oluyor.



AUDI SQ 7 TDI
Testte herşeyi puanlara göre değerlendiren bir test sürücüsü için aslında yılın SUV'udur. Ancak otomobil tutkunu buna seslice "Hayır" demekte, çünkü o hissetmek, duymak ve hatta koklamak istiyor. Çünkü SQ7 bir şekilde aşırı mükemmel. Bagajı nerede ise bir bölüğün tüm eşyasını alabiliyor, iç mekanı değişken, ergonomi en üst düzeyde, her tarafta ekranlar, dokunmatik işlevler, her bir düğmenin yeri belli ve hiç biri fazla değil. İç mekanda kesin çizgiler hakim, ön konsolu bolca alüminyum var ve işçilik en üst düzeyde ve ayrıca damalı bayrak desenli süslemeler pastanın üstündeki krema. Ancak tüm bunlar biraz fazla soğuk hissettiriyor, teknokratik. Duyuları harekete geçiren bir şey var mı? Var; Yumuşacık çalışan, alt devirlerden itibaren çok güçlü ve çok hızlı bir şekilde öne atlayan ve bunu devamlı denemeye zorlayan bir V8. Tork çok etkileyici, bunun yanında SQ7 virajları iyi alıp süspansiyonu da aynı derecede iyi. Yollarda virajlar başladığında bunlarla başetmesini biliyor, kolay kolay yoldan çıkmıyor ve aslında olduğundan daha hafif hissettiyor, ama Cayenne, Stelvio veya Urus gibi sürüş makinelerine karşı şansı yok. Ve bir dizel sadece bir dizeldir ve bir dizel sadece bir dizel olarak kalacak. Bir mantık makinesi ve tüm güç kullanımında diğer rakiplerinin yarışı kadar yakıt tüketiyor. Ancak SQ7 en sonunda fazla mükemmel. Evet, o testleri kazanan bir otomobil ancak kalbe ve ruha hitap etmiyor.

MERCEDES-AMG G 63
Bir Lamborghini istediği kadar agresif bakışlara sahip olsa da veya bir Bentley o garip yeşil rengi ile bakışları üzerinde çekse de en nihayetinde en teatral ve kitleden ayrılan bir tek otomobil var, o da G-Sınıfı'dır. Bir önceki nesil ile hiç bir parçası aynı olmasa da aynı şekil ve karaktere sahip olması onu sansayonel yapıyor. Öncekiden daha büyük, daha konforlu ve daha dinamik özellikleri ile çok yetenekli bir SUV'u en çok yansıtan ve yaşatan model G-Sınıfı'dır. Veya tüm seçenekler arasında hangisi ile bir de dağlara çıkılıp maceraya atlanır? AMG giysisi ile her zevke hitap etmese de yanlardan çıkan büyük ve haylı sesli egzozlar ile ister istemez kendine baktırıyor. Aslında sürüş diamikleri dikkat çekmesini biliyor. 850 Nm'lik torka sahip olan BiTurbo-V8 ile gaz verildiğinde köşe otomobil tüm ağırlığı için süspansiyon yaylarına çullanıyor ve büyük bir zevk veriyor. Hızlı girilen virajlar şaşırtıcı şekilde aracın arkasında yönlendirmeye yardım ediyor. Diğer SUV'ler buna karşın alçak spor otomobil veya ultra hızlı staion wagon hissi uyandırıyor, çünkü G-Sınıfı, bir Cayenne, Bentayga, Q7 veya Urus gibi aynı dinamik platforma sahip otomobil olmak yerine sadece kendine has ve farklı bir amaca göre tasarlanmış bir otomobil. G-Sınıfı'nın eşsiz olduğu her zerresinden anlaşılıyor. Zaten nerede ise 150.000 Euro etikete sahip bir otomobilden başkası da beklenemez.

PORSCHE CAYENNE TURBO
Aslında Cayenne Turbo her disiplinde mükemmel bir otomobil. Başka hiç bir Power-SUV Güney Almanya'dan gelen bu süper SUV gibi sürüş konforu ile sürüş (performans) özellikleri bir araya getiremiyor. Turbo üniteleri silindirler arasında merkezi olarak konumlandırılan 550 beygir gücündeki V8-BiTurbo, aracı 4,1 saniyede 100 km/s'e hızlandırıyor ve aracın 286 km/'slik azami sürate erişmesine izin veriyor. Aslında en etkileyici kısım, başkalarının teslim bayrağını çoktan salladığı zamanlarda sınırlarının yüksekliğini görüyor olmak. Otoyol kullanımında da azami sürate raylar üzerinde imişcesine hızlanıyor. Ses yalıtımı "à la bonheur" seviyeside ve normal virajlar ile dağ yollarındaki keskin virajlarda da her zaman kontrollü ve virajlarda hızlı. Güç aktarımı yeni sekiz ileri Tiptronic S-Automatik ile gerçekleşiyor ve gerekmesi durumunda vitesler çok hızlı ve kesintiz değişiyor. Harikulade frenleri de güven içinde durulmasını sağlamakta.  Bunun haricinde aktif havalı süspansiyonu, iç mekan genişliği ve işçilik özellikleri de beğeni topluyor.

LAMBORGHINI URUS
Test için eski Nürburgring'de kendisini en çok bekleten araç oldu. Lamborghini Urus teste gelebilmek ve rakipleri ile karşılaşabilmek için kuzeye doğru Alp Dağları'nı aşarak gece boyunca yol alması gerekti. Urus, Bentley Bentayga, Porsche Cayenne veya Audi SQ7 gibi aynı platformu paylaşmasına karşın İtalyanlar SUV konusuna farklı bir İtalyan bakış açısı ile yaklaşmışlar. Urus'un içerisinde Porsche veya VW'nin diğer SUV imparatorluğu araçlarına göre daha alçakta oturuyorsunuz. Ve ayrıca dört litrelik V8-BiTurbo VW'nini diğer araçlarındaki motor ile aynı olsa da Urus'ta farklı bir etki bırakıyor. Urus, sürücüsü ile farklı bir iletişim kuruyor. Daha ilk metrelerden itibaren sürücü direksiyonun arkasında şaşkınlıktan gözlerini ovuşturuyor. V8'in verdiği ivmelenme hissi midenin en derinlerinde hissediliyor. Süratlenme sonrası ilk virajdan önceki yavaşlama da çok etkileyici. Dar dönme açılarına sahip direksiyon ile virajlara zahmetsizce giriliyor, ve hızlı tren ile 90 dereceelik bir viraja 200 ile nasıl girilebileceğini kestirmek mümkün oluyor. Trafiğe açık yollarda Urus'un sınırlarına ulaşma mümkün değil. Çünkü aynı zamanda çok geniş ve fazla geniş ön tarafı ile trafikte seyrederken otomobilin nerede bittiğini hissetmek çok zor. Aslında bunlar Porsche Cayenne için de geçerli ama Porsche daha iyi koltuk ve daha iyi  bir konfor sunmakta.

BENTLEY BENTAYGA V8
Bentayga için Q7'nin İngilizcesi demek mümkün. İlk bakışta çok iyi bir araya getirilmiş ve en iyi malzeme kullanılmış gibi duruyor. Ayrıca Audi'deki dijital göstergelerin aksine direksiyonun arkasında klasik yuvarlak göstergeler bulunuyor. Gerçi Q7 Bentayga'ya göre daha iyi bir işçiliğe sahip ancak Bentayga çok daha lüks işlenmiş. Büyük piyano cilalı zeminler, geniş, renkli ve dikkat çekici döşeme kumaşları, havalandırma tesisatı için klasik düğme takımı. Tüm bunları genel olarak güzel bulmak gerekiyor. İlgi çekici yeşil karoserisinin altında Cayenne'de de yer alan aynı V8-Biturbo var ve bu motorun karakteri Bentayga'ya çok iyi uyum sağlamış durumda. Ancak yine de Cayenne gibi ateşli değil ve alt devirlerde bir SQ7'nin yüksek tork gücüne sahip olmasa da yukarılarda gücünü hissettiriyor. Süspansiyon yumuşak çalışıyor ancak Audi'deki kadar değil, direksiyon daha rahat ve virajlarda aşırı dönmeye neden olacak aşırı keskinlik mevcut değil. Bentayga aslında böyle bir araş işte; Gösterişli, lüks ve her açıdan kendine güveni olan bir otomobil.

BMW X6 M
BMW X6 M çok uzun bir zaman dilimi için Power-SUV'lar içerisindeki sürüş dinamikleri anlamında üst sınırı temsil ediyordu. Her ne kadar artık yaşını belli etse de sürüş keyfi ve sürüş güvenirliği konusunda BMW hala daha ne başarılılardan biri. 4,2 saniyelik 100 km/s hızlanması ve 280 km/s'lik azami sürat ile de genel anlamda otomobil dünyasının en hızlılarından biri. Virajlara çok keskin girebiliyor ve sürüş keyfi çok yüksek. Üst sınırlarda da bavyeralı kolay kontrol edilebiliyor. Artık yıllanmış olan kullanım özellikleri tatmin etse de fonksiyon kontrolleri için hala daha çevirme-basma düğmesinin olması güzel bir özellik. Düz gidişlerde BMW, yoldaki enlemesine tümsek/çukurlada sert yanını gösterse de aşırı konforsuz değil. Direksiyon sistemi rakiplerine göre biraz fazla sentetik bir his uyandırsa da virajlarda hızlı hareket edilebilmesine yardım ediyor. 4,4 litrelik V8'in gaz tepkileri ise harika ve yine sesi de bir şiir gibi.

JEEP GRAND CHEROKEE TRACKHAWK
Kendinden emin ve tecrübeli test sürücüleri bile 710 BG ve 868 Nn torka sahip bu otomobile temkinli yaklaşıyorlar. Ancak tüm zamanların en hızlı Jeep'i onlara herşeyi kolaylaştırıyor. Jeep'in yüzünü artık sekiz senede herkes tanımmış oldu. Ve Dodge Challenger SRT Hellcat'in V8-Kompressor motorunu kaputunun altında saklıyor olmasına karşın görünşünü normal bir 3.0-V6-Multijet'ten aslında çok farklı değil. İç mekanda da Trackhawk konforlu bir Amerikalı olmaya devam ediyor. Aslında aşırı gücüne rağmen daha sivil kardeşleri ile olan benzerliği aslında bir şaşırtııyor. Akustik anlamda ise herşey çok farklı. Yüksek frekanslı kompresör sesi ile 2,5 tonluk araç, daha park ederken bile gücünü belli ediyor. Ve dip gazda Jeep bir arazi aracından beklenmedik şekilde ileri atlamakta. Ancak bu gücüne rağmen diğerlerinden kopup gidemiyor.  Virajlı yollarda mesela bir BMW'deki istek, bir Alfa Romeo'daki yola bağlılık veya bir G-Sınıfı'nın sürüş hissi bulunmuyor. Genel anlanda Jeep daha çok Range Rover Sport SVR ile benzerlik gösteriyor. Her ikisinde de iyi harmanlanmış bir sürüş hissi beklemek aslında çok iyimser olacaktır. Trackhawk bu hali ile de testte diğerlerinin arkasında kalıyor.

MASERATI LEVANTE S Q4
430 capcanlı beygir gücü, 264 km/s azami sürat ve diz çöktürecek kadar güzel bir tasarım. Başka hiç bir spor SUV, 2016 yılından beri piyasada olan Maserati Levante kadar karakterini zarif bir şekilde sporcu kimliği ile birleştiremiyor. Ferrari'den tedarik edilen V6-BiTurbo motoru, 2,2 tonluk bir ağırlığa sahip olan Maserti Levanti'yi kolayca hareket ettirmesini biliyor. Sahip olduğu 580 Nm tork ile nerede ise her devir aralığında yeterli güç emrinizde oluyor. Güçlü bir çekişe sahip olan dört teker çekiş sistemi ile hızlı vites geçişlerine sahip olan sekiz ileri vitesli otomatik vites kutusunun uyumu sayesinde Lavente, bir spor otomobil kadar hızlı bir şekilde, yaklaşık 5 saniyede hızlanabiliyor. Bunlar gerçekleşirken iç mekandaki yolcular geniş ve lüks mekanın keyfini çıkartabiliyorlar. Tek başına derinin kokusu, çok zarif yuvarlık göstergeler veya büyük alüminyum vites değiştirme kulakçıkları ise keyif veriyor. Bunun haricinde modern Infotainment ve pratik eşya saklama gözleri de memnun edici. Ancak tüm bunların yanında Maserati sportif beklentisi olan sürücüleri de tatmin ediyor. 4,90 metrelik otomobil virajlı yollarda bile iyi bir izlenim bırakıyor ve sanki bir sınıf daha küçük bir otomobilin çevikliğine sahip. Gerçekçi olalım; Maserati'den daha başkasını da beklemezdik.

RANGE ROVER SPORT SVR
2,07 metrelik bir genişliğe sahip olan Range Rover Sport SVR sadece devasa boyutları nedeni ile kendisine baktırmıyor. Rölanti devrinde bile 575 BG Kompressor-V8, özel bir motor olduğunu hissettiriyor. Bu his sürüş esnasında daha da fazla hissediliyor. Beş litrelik motor saf bir gcün yanında, araçta bulunan diğer yolcuları da doğanın gücü gibi etkilemesini biliyor. Dip gaz esnasında Range, sanki fizik kurallarını deliyor gibi bir his uyandırıyor. Sayılar ile ifade edilecek olursa; Geniş yüzlü İngiliz 100 km/s'te 4,5 saniyede çıkıyor. Ayrıca 2,3 tonluk aracın virajlar arasındaki rahat tavırları da çok şaşırtıyor. Asil İngiliz virajları çok nötr bir şekilde dönebiliyor. Yine de aşırı sportif özelliklerine rağmen SVR, bir Range Rover'dan beklendiği gibi sahip olduğu müsrif genişlik, mutlak İngiliz aristokratlığını sergileyen havası, harikulade kokan derisi ve rahat koltukları ile mükemmel ses izolasyonu ile yolcularını şımartmasını biliyor. Ayrıca; Markadan beklendiği üzere arazi kabiliyetleri konusuda  da Range Rover'in özelliklerine ulaşmak kolay değil. Genel olarak SVR iyi bir karışım ortaya koymuş.

TESLA MODEL X P100D
Onu ya seversiniz, ya da sevmez. Yine de hangi tarafta duruyor olsanız, Tesla başka hiç bir SUV'de olmadığı kadar merak uyandırıyor. Tesla, günümüzün "Bilim Kurgusu" aslında. Gelecekte elektromobilitinin bize sunacaklarını şimdiden gözler önüne seriyor. Ve tüm bunlara bir Model X P100D giyisi altında ulaşmak mümkün. 773 beygir gücü ve 1000 Nm'lik tork, normal fosil yakıtı ile çalışan bir araç için muhteşem değerler olsa da elektrikli bir otomobil ile ortaya çıkan hissiyat, bizi bambaşka bir dünyaya götürüyor. Bu his, uzay gemisi Atılgan'ın Scotty'sinin tüm mürebbatı bir anda galakside ışınlaması gibi bir şey. Virajlı yollar ise üzüntü verici olurdu. Ve ayrıca normal şartlarda 300-400 km kadar bir menzile sahip olan araçtan sportif sürüş talep edilmesi durumunda, 2,5 tonluk aracın menzili hissedilir şekilde düşüyor. Ayrıca sistem aşırı ısınmaya da başladğından Tesla, tüm katılımcılar arasında arkadan bakakalıyor. Yine de bu Amerikalı, asgariye indirgenmiş tasarım özellikleri ile, yüksek konforu ve oldukça geniş iç mekanı ile gelecekten bize bir kesit sunmasını biliyor.



(*) Admin'in Notu: Stelvio haricindekilerin en az E-Segmeti araçlar olduğunu unutmamak gerek. ;)
:alfisti:

Lütfen forumda arama yapmadan yeni konu başlatmayın.

agucba

Sayın admin, fotoğraf ve teknik değerler eksik...

Tapatalk Bericht


///////////////