Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Piyasa durumu ve Alfa fiyatları

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Alsift140

Yetkili servis ne diyor sordunuz mu? Komple şanzıman için ne kadar fiyat verdiler.

HTC 10 evo cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


Sercan Keklik

You are not allowed to view links. Register or Login
You are not allowed to view links. Register or Login  Ah be Sercan'ım, geldik mi dediğime , ben 5 yıl süre vermiştim ama bak 2.sene dolmadan sen patladın. Bu iş baştan kokar, Alfa Romeo pazara göre arz yapmaz, distribitör kulak arkası yapar, yetkili servisler de meftaya son kazmayı vurunca bak ne halde Alfa piyasası işte. İkinci el fiyatları bir zincirin halkası sadece. Özel servisin de bu piyasada bozulmaması mümkün değil, çünkü etrafındaki aura'dan etkilenmeden bağımsız iş yapamaz kimse.

Bu güzel forum da bitti mi , bitmedi ama eski havası yok , ama sosyal medya ama piyasa, forumun bi admini F30 bi admini Porsche tercih ediyor , etmek zorunda kalıyor, daha ötesi var mı?

12 yıllık 156'mı satmıyorum ve 10 yıldır şaşmadan aynı teknik servise götürüyorum. Piyasaya da bakmamaya çalışıyorum, benim için hala önemli olan o direksiyona oturduğumda, yaptığım yolculuklarda o heyecanı alıyor muyum, evet. Üzerine 150.000 TL verip aynı hissi alacağım şüpheli. 150K verip bir araba alsam da satmayabilirim, dursun.

Ama olaydı şimdi 1.6 TB Giulia, geçtim satılıp satılmamasını, şu forumun bile rengi A'dan Z'ye değişirdi. Dediğim gibi balık baştan .






üstadı kızdırmayalım dedim :)

145 1.4 TwinSpark
145 1.6 TwinSpark
147 1.6 TwinSpark
147 2.0 SeleSpeed Blackline
156 1.6 TwinSpark
156 2.0 TwinSpark
156 2.0 SeleSpeed
156 1.6 TwinSpark
156 1.6 TwinSpark
156 1.6 TwinSpark
159 1.9 JTS
MiTo 1.6 JTDm
Giulietta 1.4 MultiAir
Giulietta 1.6 JTDm
Giulietta 1.6 JTDm
Spider 2.0 TwinSpark (916)
Spider 2.2 JTS SeleSpeed (939)
159 JTD Ti

Sportivo

You are not allowed to view links. Register or Login

üstadı kızdırmayalım dedim :)



Estağfirullah, hayırlı olsun kazasız belasız, foruma biraz daha hareket gelir artık :)
Alfa Romeo 156
35 AU 4494

master

Oldukça geç yazmış olacağım ama konuyu yeni gördüm :)

Alfa Romeo'lar olması gereken fiyata gidiyor aslen, ancak burada temel bazı kurallar mevcut.

Eğer aracınızı satarken aceleniz yoksa ve bakımlarını Alfisti hassasiyeti ile yaptıysanız, rakiplerinin üstünde fiyata bile satabiliyorsunuz. Ben bugüne kadar sattığım bütün Alfa Romeo'larımı "piyasa" olarak belirlenebilecek fiyatların üstüne, ancak hesap kitap yaptığınızda yaptığım masraflardan sonra "zararına" sattım. Bunun sebebi de hem düzgün kullanmam, hem de bakımlarını her daim orjinal parça ile ve gerek bile yokken yapmam oldu. Çünkü alan kişi 3.000 TL ucuz olan muadilini alsa biliyor ki üstüne 20.000 TL daha masraf yapacak. Forumda bu şekilde, olması gereken fiyata Alfa'sını satan birçok kişi var, biliyoruz. Zaten "Alfisti" forumunda çoğumuz bu şekildeyiz :)

Dolayısıyla, aracınızı kullanmak için alıyorsanız, bakım masraflarını da ekledikten sonra bir miktar zarar (zarar dediğim de euro-dolar kuruna oranla) ile rahatça satarsınız. Satılmaz diye bir kaide yok. Ancak "zarar etmeden satayım" diyorsanız, o zaman net konuşayım, pahalı bakım yaptırmayacaksınız. Alt takımı, şanzımanı falan turşu olduktan sonra, piyasadaki en ucuz fiyat neyse onu koyun, yine satarsınız.

Bizim şikayetlerimizin sebebinden birisi de "sürücü" olmamız. Aracını A-B arası gitmek için değil de keyif için alan adamın hayattaki önceliklerinden birisi o oluyor. Yani Kia sürücüsü "kendime home cinema sistemi alayım"'ı 1. sıraya koyuyorsa Alfisti "alt takımdan ses geliyor, sıfırlayayım"'ı 1. sıraya koyuyor. Biri alt takımdan gelen sesi önemsemeyip home cinema alırken, diğeri 10.000 TL'yi şak diye alt takıma gömüyor. Ve Kia sürücüsü servisten servise götürdü diye arabasını "iyi durumda" sanıp ona göre fiyat koyarken, Alfa sahibi iyi durumda olduğunu bilip ona göre fiyat koyuyor. İşte "istenen fiyata gitmiyor" şikayetleri de burada başlıyor. Aşağıda yazdıklarım bunun açıklayıcı kısmı. Çünkü özet olarak söyleyeyim, inanın ki arkadaşlar piyasadaki "iyi" denen araçlara göre çoğumuzun araçları aslında sıradışı derecede iyi kondisyonda. Milletin "çok iyi" dediği arabaları görüp ağlayası geliyor insanın.

Uzun denebilecek bir süredir araç alım satım işi ile de uğraşıyorum, ve piyasanın derinliklerine girdikçe piyasanın saçmalığını daha net farkediyorsunuz. Bakın şöyle anlatayım, iki aracın boya-değişen-kaza durumu aynı olsun, ancak birisinin lastikleri kabak, debriyajı bitik, bakım zamanı gelmiş, üstünde eziği-çiziği olan, 2-3 parçası boya isteyen, iç mekanı leş gibi kirli, koltukları delikli olsun. Ve bu kötü kondisyonda olan, diğerinden 3.000 TL ucuz olsun. Alınca "fena değil" denecek hale gelmesi için bile en az 10.000 TL masraf istesin. Hangisi satılıyor biliyor musunuz? Kötü kondisyonda olan. Üstüne üstlük millet onu "fırsat" diye düşünerek alıyor. Çünkü alıcının %90'ının çok basit çalışan satın alma mekanizmaları var. Bu basit mekanizma da şöyle işliyor:

Şu marka model kaç para? Bu kadar, diğer muadili kaç para: 3000 TL daha fazla. O zaman ucuz olanı al. Önemli olan sadece o saniyede cebimden çıkan para. Gerisi önemli değil.

Çok daha iyi kondisyonda olan, ve aslında çok daha ucuza gelecek olan, sadece satış fiyatı az daha yüksek olan, ama hiç bakım istemeyen diğerini arayanlar "ama ilanda şu paraya da var?" örneği verirler, her zaman. Karpuz satıyorsunuz çünkü, mekaniği, alt takımı, motor kondisyonu hiç önemli değil :) Marka-model aynı mı? Aynı. O zaman fiyat kıyaslaması sadece ona göre yapılır.

İnsanların %90'ı genel olarak fiyat belirlerken tek bir şeye bakıyor: Boya-değişen var mı? Bunun dışında bir fiyat belirleme kriterleri yok. Boyalı-değişenli olan bir aracın şase-podye sağlam ise hiçbir masrafı olmayacağını, ama mekanik olarak bitik bir aracın düşük rakamlardan başlayıp marka-modeline göre 200.000 TL'ye kadar çıkacak masraflar açabileceğini anlatmanız mümkün değil.

Boya var mı? Değişen var mı? Kriter bu. Genel piyasa da bu.

Dolayısıyla, dediğim gibi, aceleniz yok ise, Bu kriterler dışında kalan, araba alırken neye dikkat etmesi gerektiğini bilen %10'luk bir kesim var. O kesimin sizin aracınızla ilgilenmesini bekleyeceksiniz. Ben Alfa'larımdan 3 tanesinden 2 tanesini ilana koymadan, 1 tanesini ilana koyduktan 2 saat sonra sattım. 1'i pert oldu, diğeri de 12 sene önceydi, tam hatırlamıyorum ama yine 1 haftayı geçmeden sattığımı hatırlıyorum. Hepsi de bahsettiğim %10'luk kesimdeki insanlara gitti. Hiçbirinde de 3'e 5'e bakmadım. Alıcı konuşmayı bilen, iyi niyetli birisiyse mezarcılık olmayacak indirimler isteyip "şu paraya olur mu?" dediğinde olur dedim verdim.

Ama eğer "ben zarar etmek istemiyorum" diyorsanız dediğim gibi, bakımı önemli değil, sadece ve sadece fiyat bazlı düşünün. Satana kadar araç yağ yakmasın, debriyajı kaçıracak kadar kötü olmasın, alt takımdan ses gelse bile lakır lukur çok fazla gelmesin, gerisi zerre mühim değil. Dışını güzel bir yıkayın, içini parlatın, araba "temiz" görünsün, ama mekaniği bitik olsun. Yeter ki ucuz fiyat koyun. Gerisini alan kişi düşünsün.

Piyasa bunu istiyor. Benim aldığım araçlardan da piyasadan ucuz rakama aldıklarım oldu. Aynen bu dediğim gibiydi. Lastik bitik, debriyaj bitik, alt takım bitik... Ama bu da bir tercih meselesi. Çünkü ben gerçekten tanıdık bildik birisinden almıyorsam aracı ucuza alıp kendim bakımını yaptırıp içim rahat nereye ne yapıldığını bilerek binmeyi seviyorum. Bakımsız arabayı bakımlı hale getirmek de bir tercihtir.

Sadece bahsettiğim üzere, millet "bakımlı-bakımsız" arabadaki fiyat farkının olması gerekenden çok daha düşük olduğunu sanıyor, o yüzden bakımlı arabaya ekstra para vermek istemiyor. Bitik araba, sıfır kondisyonu olandan 3.000 TL düşükse, yukarıda da dediğim gibi onu alıyor, sonra da gidip üstüne 25.000 TL harcayıp "Alfa Romeo sorunlu araba" diyor. Herkesin aklı cin olmadan adam çarpma peşinde. 3 kuruş ucuza alınca fırsatçılık yaptığını sanıyor. Sonra elinde patlayınca sinirleniyor. Ama tek akıllı sen değilsin ki güzel kardeşim.

Ben bunu yapıyor muyum? Yapmıyorum. 3 kuruş para için arkamızdan adımızı kötü konuşmasınlar diye her zaman satacağım arabayı düzgün kondisyona getirip o bahsettiğim %10'luk kesimdeki arabadan anlayan insanın almasını bekliyorum. Satılırsa satılır, satılmazsa canım sağolsun mantığı.

Gerçekten iyi durumda olan arabayı piyasadan ucuza almak sanıldığı kadar sık rastlanılan bir durum değil. Ya satıcısı çok paraya sıkışmış olacak, ya piyasayı bilmeyecek, ya da umurunda olmayacak. Bu tarz araçları da genelde zaten ilana düşmeden galeriler alıyor.

Alfa'ların olması gerekenden ucuz olma sebebi biraz da şu yukarıda yazdıklarım. Diğer arkadaşlar da çok güzel açıklamışlar, Sercan'ın da dediği gibi, adam masrafını yapmıyor, ondan alan da yapmıyor, ondan alan da yapmıyor. Bi bakmışsın araba turşu olmuş, satamıyorsun. Öyle öyle fiyat düşe düşe düşe, işte bu rakamlara geliyor.

Özetle, Alfa'nız gerçekten bakımlı ve iyi kondisyonda ise koyun gönlünüzdeki fiyatı. Satılır. Alfisti olmasa bile Alfa meraklısı da son yıllarda arttı, sandığımızdan daha fazla. Ama kendiniz de objektif değerlendirin, gerçekten bakımı orjinal parçalarla ve düzgün yapıldı mı? Sorunun cevabı hayır ya da "eh işte" ise de o zaman piyasadaki ortalama fiyatlar zaten satılacağı fiyatlar. Alfa piyasasına bakıyorum, hiç de kötü değil, gayet çatır çatır satılıyor araçlar.

Bir not daha düşmek isterim ki You are not allowed to view links. Register or Login fiyatları küçük-kompakt sınıf araçlar dışında pek gerçeği yansıtmıyor. Kullanıcı girip bakıyor, kendi aracının muadili 80.000 TL, diyor ki "la bu 80'se benimki 85 eder", hadi pazarlık payı da koyayım diyor yazıyor 90. Sonra bir başkası giriyor, bakıyor orada bir 80 var, bir 90 var "la bu 80 olan zaten patatestir, 90 olan da iyi olsa, benimki daha iyi, 95  eder", ekliyor pazarlık payını da yazıyor 100.

Halbuki orada 80.000 TL olan araba gayet güzel, ama işte bizim insanımızdaki "benimki en iyisi" düşüncesi kolektif hale gelince sahibinden'de oluyor 80'lik araba sana 100. 100 yazan adam normalde 85'e verecek, ama oraya 90 yazanın altına vermeyi kendine yediremiyor, dolayısıyla diretiyor. Böyle böyle piyasa şişiyor. Dolayısıyla You are not allowed to view links. Register or Login fiyatlarını da referans almamak lazım, rakip markalardaki çoğu araba orada yazan fiyatlara pek gitmiyor zaten. Gerçek piyasa fiyatları için 1-2 ay takip edin araçları. Olması gereken fiyata You are not allowed to view links. Register or Login'a konan aracın maksimum durma süresi marka-modelden bağımsız 25 gün. Hele az bilindik marka modelse genelde 2-3 güne gider. Bu fiyatlara gitmiyorsa fiyatı "gerçek piyasa"ya göre şişiktir, ya da ilanda yazmayan bir pisliği vardır. Yani bir araba orada 3-4 aydır duruyorsa, fiyatı yüksek demektir.

İçinizi rahat tutun o yüzden, piyasa iyi :) Sadece "özel" ve eski modeller tamamen ama tamamen meraklısı ve satıcı arasındaki anlaşmaya bağlı fiyatlara gider. Birisi gelip de düzgün kondisyonda bir GTV'ye 100.000 verebilir, çok da normaldir. Bugün memlekette satılık bir RZ veya SZ olsa mesela, gidip de birisi 400.000 TL verse, niye verdin diyebilir miyiz? Ben demem. Dolayısıyla "klasik" kategorisine giren, veya ileride girecek olan araçların "piyasa"sı zaten yok, tamamen iki kişi arasında. Ama diğerleri için benim fikirlerim yukarıda :)
Mülayim biriyim.

2001 156 2.0 TS Executive
1997 GTV V6 Turbo
2007 159 1.9 JTDm Distinctive Plus
2008 GT 1.9 JTDm Q2
2007 Spider 2.2 JTS

umitkilic

You are not allowed to view links. Register or Login
Oldukça geç yazmış olacağım ama konuyu yeni gördüm :)

Alfa Romeo'lar olması gereken fiyata gidiyor aslen, ancak burada temel bazı kurallar mevcut.

Eğer aracınızı satarken aceleniz yoksa ve bakımlarını Alfisti hassasiyeti ile yaptıysanız, rakiplerinin üstünde fiyata bile satabiliyorsunuz. Ben bugüne kadar sattığım bütün Alfa Romeo'larımı "piyasa" olarak belirlenebilecek fiyatların üstüne, ancak hesap kitap yaptığınızda yaptığım masraflardan sonra "zararına" sattım. Bunun sebebi de hem düzgün kullanmam, hem de bakımlarını her daim orjinal parça ile ve gerek bile yokken yapmam oldu. Çünkü alan kişi 3.000 TL ucuz olan muadilini alsa biliyor ki üstüne 20.000 TL daha masraf yapacak. Forumda bu şekilde, olması gereken fiyata Alfa'sını satan birçok kişi var, biliyoruz. Zaten "Alfisti" forumunda çoğumuz bu şekildeyiz :)

Dolayısıyla, aracınızı kullanmak için alıyorsanız, bakım masraflarını da ekledikten sonra bir miktar zarar (zarar dediğim de euro-dolar kuruna oranla) ile rahatça satarsınız. Satılmaz diye bir kaide yok. Ancak "zarar etmeden satayım" diyorsanız, o zaman net konuşayım, pahalı bakım yaptırmayacaksınız. Alt takımı, şanzımanı falan turşu olduktan sonra, piyasadaki en ucuz fiyat neyse onu koyun, yine satarsınız.

Bizim şikayetlerimizin sebebinden birisi de "sürücü" olmamız. Aracını A-B arası gitmek için değil de keyif için alan adamın hayattaki önceliklerinden birisi o oluyor. Yani Kia sürücüsü "kendime home cinema sistemi alayım"'ı 1. sıraya koyuyorsa Alfisti "alt takımdan ses geliyor, sıfırlayayım"'ı 1. sıraya koyuyor. Biri alt takımdan gelen sesi önemsemeyip home cinema alırken, diğeri 10.000 TL'yi şak diye alt takıma gömüyor. Ve Kia sürücüsü servisten servise götürdü diye arabasını "iyi durumda" sanıp ona göre fiyat koyarken, Alfa sahibi iyi durumda olduğunu bilip ona göre fiyat koyuyor. İşte "istenen fiyata gitmiyor" şikayetleri de burada başlıyor. Aşağıda yazdıklarım bunun açıklayıcı kısmı. Çünkü özet olarak söyleyeyim, inanın ki arkadaşlar piyasadaki "iyi" denen araçlara göre çoğumuzun araçları aslında sıradışı derecede iyi kondisyonda. Milletin "çok iyi" dediği arabaları görüp ağlayası geliyor insanın.

Uzun denebilecek bir süredir araç alım satım işi ile de uğraşıyorum, ve piyasanın derinliklerine girdikçe piyasanın saçmalığını daha net farkediyorsunuz. Bakın şöyle anlatayım, iki aracın boya-değişen-kaza durumu aynı olsun, ancak birisinin lastikleri kabak, debriyajı bitik, bakım zamanı gelmiş, üstünde eziği-çiziği olan, 2-3 parçası boya isteyen, iç mekanı leş gibi kirli, koltukları delikli olsun. Ve bu kötü kondisyonda olan, diğerinden 3.000 TL ucuz olsun. Alınca "fena değil" denecek hale gelmesi için bile en az 10.000 TL masraf istesin. Hangisi satılıyor biliyor musunuz? Kötü kondisyonda olan. Üstüne üstlük millet onu "fırsat" diye düşünerek alıyor. Çünkü alıcının %90'ının çok basit çalışan satın alma mekanizmaları var. Bu basit mekanizma da şöyle işliyor:

Şu marka model kaç para? Bu kadar, diğer muadili kaç para: 3000 TL daha fazla. O zaman ucuz olanı al. Önemli olan sadece o saniyede cebimden çıkan para. Gerisi önemli değil.

Çok daha iyi kondisyonda olan, ve aslında çok daha ucuza gelecek olan, sadece satış fiyatı az daha yüksek olan, ama hiç bakım istemeyen diğerini arayanlar "ama ilanda şu paraya da var?" örneği verirler, her zaman. Karpuz satıyorsunuz çünkü, mekaniği, alt takımı, motor kondisyonu hiç önemli değil :) Marka-model aynı mı? Aynı. O zaman fiyat kıyaslaması sadece ona göre yapılır.

İnsanların %90'ı genel olarak fiyat belirlerken tek bir şeye bakıyor: Boya-değişen var mı? Bunun dışında bir fiyat belirleme kriterleri yok. Boyalı-değişenli olan bir aracın şase-podye sağlam ise hiçbir masrafı olmayacağını, ama mekanik olarak bitik bir aracın düşük rakamlardan başlayıp marka-modeline göre 200.000 TL'ye kadar çıkacak masraflar açabileceğini anlatmanız mümkün değil.

Boya var mı? Değişen var mı? Kriter bu. Genel piyasa da bu.

Dolayısıyla, dediğim gibi, aceleniz yok ise, Bu kriterler dışında kalan, araba alırken neye dikkat etmesi gerektiğini bilen %10'luk bir kesim var. O kesimin sizin aracınızla ilgilenmesini bekleyeceksiniz. Ben Alfa'larımdan 3 tanesinden 2 tanesini ilana koymadan, 1 tanesini ilana koyduktan 2 saat sonra sattım. 1'i pert oldu, diğeri de 12 sene önceydi, tam hatırlamıyorum ama yine 1 haftayı geçmeden sattığımı hatırlıyorum. Hepsi de bahsettiğim %10'luk kesimdeki insanlara gitti. Hiçbirinde de 3'e 5'e bakmadım. Alıcı konuşmayı bilen, iyi niyetli birisiyse mezarcılık olmayacak indirimler isteyip "şu paraya olur mu?" dediğinde olur dedim verdim.

Ama eğer "ben zarar etmek istemiyorum" diyorsanız dediğim gibi, bakımı önemli değil, sadece ve sadece fiyat bazlı düşünün. Satana kadar araç yağ yakmasın, debriyajı kaçıracak kadar kötü olmasın, alt takımdan ses gelse bile lakır lukur çok fazla gelmesin, gerisi zerre mühim değil. Dışını güzel bir yıkayın, içini parlatın, araba "temiz" görünsün, ama mekaniği bitik olsun. Yeter ki ucuz fiyat koyun. Gerisini alan kişi düşünsün.

Piyasa bunu istiyor. Benim aldığım araçlardan da piyasadan ucuz rakama aldıklarım oldu. Aynen bu dediğim gibiydi. Lastik bitik, debriyaj bitik, alt takım bitik... Ama bu da bir tercih meselesi. Çünkü ben gerçekten tanıdık bildik birisinden almıyorsam aracı ucuza alıp kendim bakımını yaptırıp içim rahat nereye ne yapıldığını bilerek binmeyi seviyorum. Bakımsız arabayı bakımlı hale getirmek de bir tercihtir.

Sadece bahsettiğim üzere, millet "bakımlı-bakımsız" arabadaki fiyat farkının olması gerekenden çok daha düşük olduğunu sanıyor, o yüzden bakımlı arabaya ekstra para vermek istemiyor. Bitik araba, sıfır kondisyonu olandan 3.000 TL düşükse, yukarıda da dediğim gibi onu alıyor, sonra da gidip üstüne 25.000 TL harcayıp "Alfa Romeo sorunlu araba" diyor. Herkesin aklı cin olmadan adam çarpma peşinde. 3 kuruş ucuza alınca fırsatçılık yaptığını sanıyor. Sonra elinde patlayınca sinirleniyor. Ama tek akıllı sen değilsin ki güzel kardeşim.

Ben bunu yapıyor muyum? Yapmıyorum. 3 kuruş para için arkamızdan adımızı kötü konuşmasınlar diye her zaman satacağım arabayı düzgün kondisyona getirip o bahsettiğim %10'luk kesimdeki arabadan anlayan insanın almasını bekliyorum. Satılırsa satılır, satılmazsa canım sağolsun mantığı.

Gerçekten iyi durumda olan arabayı piyasadan ucuza almak sanıldığı kadar sık rastlanılan bir durum değil. Ya satıcısı çok paraya sıkışmış olacak, ya piyasayı bilmeyecek, ya da umurunda olmayacak. Bu tarz araçları da genelde zaten ilana düşmeden galeriler alıyor.

Alfa'ların olması gerekenden ucuz olma sebebi biraz da şu yukarıda yazdıklarım. Diğer arkadaşlar da çok güzel açıklamışlar, Sercan'ın da dediği gibi, adam masrafını yapmıyor, ondan alan da yapmıyor, ondan alan da yapmıyor. Bi bakmışsın araba turşu olmuş, satamıyorsun. Öyle öyle fiyat düşe düşe düşe, işte bu rakamlara geliyor.

Özetle, Alfa'nız gerçekten bakımlı ve iyi kondisyonda ise koyun gönlünüzdeki fiyatı. Satılır. Alfisti olmasa bile Alfa meraklısı da son yıllarda arttı, sandığımızdan daha fazla. Ama kendiniz de objektif değerlendirin, gerçekten bakımı orjinal parçalarla ve düzgün yapıldı mı? Sorunun cevabı hayır ya da "eh işte" ise de o zaman piyasadaki ortalama fiyatlar zaten satılacağı fiyatlar. Alfa piyasasına bakıyorum, hiç de kötü değil, gayet çatır çatır satılıyor araçlar.

Bir not daha düşmek isterim ki You are not allowed to view links. Register or Login fiyatları küçük-kompakt sınıf araçlar dışında pek gerçeği yansıtmıyor. Kullanıcı girip bakıyor, kendi aracının muadili 80.000 TL, diyor ki "la bu 80'se benimki 85 eder", hadi pazarlık payı da koyayım diyor yazıyor 90. Sonra bir başkası giriyor, bakıyor orada bir 80 var, bir 90 var "la bu 80 olan zaten patatestir, 90 olan da iyi olsa, benimki daha iyi, 95  eder", ekliyor pazarlık payını da yazıyor 100.

Halbuki orada 80.000 TL olan araba gayet güzel, ama işte bizim insanımızdaki "benimki en iyisi" düşüncesi kolektif hale gelince sahibinden'de oluyor 80'lik araba sana 100. 100 yazan adam normalde 85'e verecek, ama oraya 90 yazanın altına vermeyi kendine yediremiyor, dolayısıyla diretiyor. Böyle böyle piyasa şişiyor. Dolayısıyla You are not allowed to view links. Register or Login fiyatlarını da referans almamak lazım, rakip markalardaki çoğu araba orada yazan fiyatlara pek gitmiyor zaten. Gerçek piyasa fiyatları için 1-2 ay takip edin araçları. Olması gereken fiyata You are not allowed to view links. Register or Login'a konan aracın maksimum durma süresi marka-modelden bağımsız 25 gün. Hele az bilindik marka modelse genelde 2-3 güne gider. Bu fiyatlara gitmiyorsa fiyatı "gerçek piyasa"ya göre şişiktir, ya da ilanda yazmayan bir pisliği vardır. Yani bir araba orada 3-4 aydır duruyorsa, fiyatı yüksek demektir.

İçinizi rahat tutun o yüzden, piyasa iyi :) Sadece "özel" ve eski modeller tamamen ama tamamen meraklısı ve satıcı arasındaki anlaşmaya bağlı fiyatlara gider. Birisi gelip de düzgün kondisyonda bir GTV'ye 100.000 verebilir, çok da normaldir. Bugün memlekette satılık bir RZ veya SZ olsa mesela, gidip de birisi 400.000 TL verse, niye verdin diyebilir miyiz? Ben demem. Dolayısıyla "klasik" kategorisine giren, veya ileride girecek olan araçların "piyasa"sı zaten yok, tamamen iki kişi arasında. Ama diğerleri için benim fikirlerim yukarıda :)
Baştan sona doğru tespitler.

Redmi Note 4 cihazımdan Tapatalk kullanılarak gönderildi


murat

You are not allowed to view links. Register or Login ım Önder'im ekonomi, sosyoloji ne varsa konuşturmuş, üşenmeyip yazmış sağolsun  :arkadasim:
Cuore Sportivo...

147 1.6 TS (2005)
145 1.4 TS (1998)
156 1.6 TS (2004)
156 2.0 SS SW (2004)
159 1.9 JTD SW (2009)
Giuilietta 1.6 JTD (2014)
166 2.4 JTD (2003)
Giuilietta 1.6 JTD (2012)
Giuilietta 1.6 JTD (2015)

erdem1904

You are not allowed to view links. Register or Login her satırını keyifle okudum.  :)
1996 146 1.7 boxer
1996 146 1.6 boxer
1998 156 2.0 ts exe.
2004 156 selespeed
2006 159 1.9 jtd dist.
2006 156 1.6 dist.
2005 147 1.6 dist.MK2

ozroztrk

You are not allowed to view links. Register or Login
Oldukça geç yazmış olacağım ama konuyu yeni gördüm :)

Alfa Romeo'lar olması gereken fiyata gidiyor aslen, ancak burada temel bazı kurallar mevcut.

Eğer aracınızı satarken aceleniz yoksa ve bakımlarını Alfisti hassasiyeti ile yaptıysanız, rakiplerinin üstünde fiyata bile satabiliyorsunuz. Ben bugüne kadar sattığım bütün Alfa Romeo'larımı "piyasa" olarak belirlenebilecek fiyatların üstüne, ancak hesap kitap yaptığınızda yaptığım masraflardan sonra "zararına" sattım. Bunun sebebi de hem düzgün kullanmam, hem de bakımlarını her daim orjinal parça ile ve gerek bile yokken yapmam oldu. Çünkü alan kişi 3.000 TL ucuz olan muadilini alsa biliyor ki üstüne 20.000 TL daha masraf yapacak. Forumda bu şekilde, olması gereken fiyata Alfa'sını satan birçok kişi var, biliyoruz. Zaten "Alfisti" forumunda çoğumuz bu şekildeyiz :)

Dolayısıyla, aracınızı kullanmak için alıyorsanız, bakım masraflarını da ekledikten sonra bir miktar zarar (zarar dediğim de euro-dolar kuruna oranla) ile rahatça satarsınız. Satılmaz diye bir kaide yok. Ancak "zarar etmeden satayım" diyorsanız, o zaman net konuşayım, pahalı bakım yaptırmayacaksınız. Alt takımı, şanzımanı falan turşu olduktan sonra, piyasadaki en ucuz fiyat neyse onu koyun, yine satarsınız.

Bizim şikayetlerimizin sebebinden birisi de "sürücü" olmamız. Aracını A-B arası gitmek için değil de keyif için alan adamın hayattaki önceliklerinden birisi o oluyor. Yani Kia sürücüsü "kendime home cinema sistemi alayım"'ı 1. sıraya koyuyorsa Alfisti "alt takımdan ses geliyor, sıfırlayayım"'ı 1. sıraya koyuyor. Biri alt takımdan gelen sesi önemsemeyip home cinema alırken, diğeri 10.000 TL'yi şak diye alt takıma gömüyor. Ve Kia sürücüsü servisten servise götürdü diye arabasını "iyi durumda" sanıp ona göre fiyat koyarken, Alfa sahibi iyi durumda olduğunu bilip ona göre fiyat koyuyor. İşte "istenen fiyata gitmiyor" şikayetleri de burada başlıyor. Aşağıda yazdıklarım bunun açıklayıcı kısmı. Çünkü özet olarak söyleyeyim, inanın ki arkadaşlar piyasadaki "iyi" denen araçlara göre çoğumuzun araçları aslında sıradışı derecede iyi kondisyonda. Milletin "çok iyi" dediği arabaları görüp ağlayası geliyor insanın.

Uzun denebilecek bir süredir araç alım satım işi ile de uğraşıyorum, ve piyasanın derinliklerine girdikçe piyasanın saçmalığını daha net farkediyorsunuz. Bakın şöyle anlatayım, iki aracın boya-değişen-kaza durumu aynı olsun, ancak birisinin lastikleri kabak, debriyajı bitik, bakım zamanı gelmiş, üstünde eziği-çiziği olan, 2-3 parçası boya isteyen, iç mekanı leş gibi kirli, koltukları delikli olsun. Ve bu kötü kondisyonda olan, diğerinden 3.000 TL ucuz olsun. Alınca "fena değil" denecek hale gelmesi için bile en az 10.000 TL masraf istesin. Hangisi satılıyor biliyor musunuz? Kötü kondisyonda olan. Üstüne üstlük millet onu "fırsat" diye düşünerek alıyor. Çünkü alıcının %90'ının çok basit çalışan satın alma mekanizmaları var. Bu basit mekanizma da şöyle işliyor:

Şu marka model kaç para? Bu kadar, diğer muadili kaç para: 3000 TL daha fazla. O zaman ucuz olanı al. Önemli olan sadece o saniyede cebimden çıkan para. Gerisi önemli değil.

Çok daha iyi kondisyonda olan, ve aslında çok daha ucuza gelecek olan, sadece satış fiyatı az daha yüksek olan, ama hiç bakım istemeyen diğerini arayanlar "ama ilanda şu paraya da var?" örneği verirler, her zaman. Karpuz satıyorsunuz çünkü, mekaniği, alt takımı, motor kondisyonu hiç önemli değil :) Marka-model aynı mı? Aynı. O zaman fiyat kıyaslaması sadece ona göre yapılır.

İnsanların %90'ı genel olarak fiyat belirlerken tek bir şeye bakıyor: Boya-değişen var mı? Bunun dışında bir fiyat belirleme kriterleri yok. Boyalı-değişenli olan bir aracın şase-podye sağlam ise hiçbir masrafı olmayacağını, ama mekanik olarak bitik bir aracın düşük rakamlardan başlayıp marka-modeline göre 200.000 TL'ye kadar çıkacak masraflar açabileceğini anlatmanız mümkün değil.

Boya var mı? Değişen var mı? Kriter bu. Genel piyasa da bu.

Dolayısıyla, dediğim gibi, aceleniz yok ise, Bu kriterler dışında kalan, araba alırken neye dikkat etmesi gerektiğini bilen %10'luk bir kesim var. O kesimin sizin aracınızla ilgilenmesini bekleyeceksiniz. Ben Alfa'larımdan 3 tanesinden 2 tanesini ilana koymadan, 1 tanesini ilana koyduktan 2 saat sonra sattım. 1'i pert oldu, diğeri de 12 sene önceydi, tam hatırlamıyorum ama yine 1 haftayı geçmeden sattığımı hatırlıyorum. Hepsi de bahsettiğim %10'luk kesimdeki insanlara gitti. Hiçbirinde de 3'e 5'e bakmadım. Alıcı konuşmayı bilen, iyi niyetli birisiyse mezarcılık olmayacak indirimler isteyip "şu paraya olur mu?" dediğinde olur dedim verdim.

Ama eğer "ben zarar etmek istemiyorum" diyorsanız dediğim gibi, bakımı önemli değil, sadece ve sadece fiyat bazlı düşünün. Satana kadar araç yağ yakmasın, debriyajı kaçıracak kadar kötü olmasın, alt takımdan ses gelse bile lakır lukur çok fazla gelmesin, gerisi zerre mühim değil. Dışını güzel bir yıkayın, içini parlatın, araba "temiz" görünsün, ama mekaniği bitik olsun. Yeter ki ucuz fiyat koyun. Gerisini alan kişi düşünsün.

Piyasa bunu istiyor. Benim aldığım araçlardan da piyasadan ucuz rakama aldıklarım oldu. Aynen bu dediğim gibiydi. Lastik bitik, debriyaj bitik, alt takım bitik... Ama bu da bir tercih meselesi. Çünkü ben gerçekten tanıdık bildik birisinden almıyorsam aracı ucuza alıp kendim bakımını yaptırıp içim rahat nereye ne yapıldığını bilerek binmeyi seviyorum. Bakımsız arabayı bakımlı hale getirmek de bir tercihtir.

Sadece bahsettiğim üzere, millet "bakımlı-bakımsız" arabadaki fiyat farkının olması gerekenden çok daha düşük olduğunu sanıyor, o yüzden bakımlı arabaya ekstra para vermek istemiyor. Bitik araba, sıfır kondisyonu olandan 3.000 TL düşükse, yukarıda da dediğim gibi onu alıyor, sonra da gidip üstüne 25.000 TL harcayıp "Alfa Romeo sorunlu araba" diyor. Herkesin aklı cin olmadan adam çarpma peşinde. 3 kuruş ucuza alınca fırsatçılık yaptığını sanıyor. Sonra elinde patlayınca sinirleniyor. Ama tek akıllı sen değilsin ki güzel kardeşim.

Ben bunu yapıyor muyum? Yapmıyorum. 3 kuruş para için arkamızdan adımızı kötü konuşmasınlar diye her zaman satacağım arabayı düzgün kondisyona getirip o bahsettiğim %10'luk kesimdeki arabadan anlayan insanın almasını bekliyorum. Satılırsa satılır, satılmazsa canım sağolsun mantığı.

Gerçekten iyi durumda olan arabayı piyasadan ucuza almak sanıldığı kadar sık rastlanılan bir durum değil. Ya satıcısı çok paraya sıkışmış olacak, ya piyasayı bilmeyecek, ya da umurunda olmayacak. Bu tarz araçları da genelde zaten ilana düşmeden galeriler alıyor.

Alfa'ların olması gerekenden ucuz olma sebebi biraz da şu yukarıda yazdıklarım. Diğer arkadaşlar da çok güzel açıklamışlar, Sercan'ın da dediği gibi, adam masrafını yapmıyor, ondan alan da yapmıyor, ondan alan da yapmıyor. Bi bakmışsın araba turşu olmuş, satamıyorsun. Öyle öyle fiyat düşe düşe düşe, işte bu rakamlara geliyor.

Özetle, Alfa'nız gerçekten bakımlı ve iyi kondisyonda ise koyun gönlünüzdeki fiyatı. Satılır. Alfisti olmasa bile Alfa meraklısı da son yıllarda arttı, sandığımızdan daha fazla. Ama kendiniz de objektif değerlendirin, gerçekten bakımı orjinal parçalarla ve düzgün yapıldı mı? Sorunun cevabı hayır ya da "eh işte" ise de o zaman piyasadaki ortalama fiyatlar zaten satılacağı fiyatlar. Alfa piyasasına bakıyorum, hiç de kötü değil, gayet çatır çatır satılıyor araçlar.

Bir not daha düşmek isterim ki You are not allowed to view links. Register or Login fiyatları küçük-kompakt sınıf araçlar dışında pek gerçeği yansıtmıyor. Kullanıcı girip bakıyor, kendi aracının muadili 80.000 TL, diyor ki "la bu 80'se benimki 85 eder", hadi pazarlık payı da koyayım diyor yazıyor 90. Sonra bir başkası giriyor, bakıyor orada bir 80 var, bir 90 var "la bu 80 olan zaten patatestir, 90 olan da iyi olsa, benimki daha iyi, 95  eder", ekliyor pazarlık payını da yazıyor 100.

Halbuki orada 80.000 TL olan araba gayet güzel, ama işte bizim insanımızdaki "benimki en iyisi" düşüncesi kolektif hale gelince sahibinden'de oluyor 80'lik araba sana 100. 100 yazan adam normalde 85'e verecek, ama oraya 90 yazanın altına vermeyi kendine yediremiyor, dolayısıyla diretiyor. Böyle böyle piyasa şişiyor. Dolayısıyla You are not allowed to view links. Register or Login fiyatlarını da referans almamak lazım, rakip markalardaki çoğu araba orada yazan fiyatlara pek gitmiyor zaten. Gerçek piyasa fiyatları için 1-2 ay takip edin araçları. Olması gereken fiyata You are not allowed to view links. Register or Login'a konan aracın maksimum durma süresi marka-modelden bağımsız 25 gün. Hele az bilindik marka modelse genelde 2-3 güne gider. Bu fiyatlara gitmiyorsa fiyatı "gerçek piyasa"ya göre şişiktir, ya da ilanda yazmayan bir pisliği vardır. Yani bir araba orada 3-4 aydır duruyorsa, fiyatı yüksek demektir.

İçinizi rahat tutun o yüzden, piyasa iyi :) Sadece "özel" ve eski modeller tamamen ama tamamen meraklısı ve satıcı arasındaki anlaşmaya bağlı fiyatlara gider. Birisi gelip de düzgün kondisyonda bir GTV'ye 100.000 verebilir, çok da normaldir. Bugün memlekette satılık bir RZ veya SZ olsa mesela, gidip de birisi 400.000 TL verse, niye verdin diyebilir miyiz? Ben demem. Dolayısıyla "klasik" kategorisine giren, veya ileride girecek olan araçların "piyasa"sı zaten yok, tamamen iki kişi arasında. Ama diğerleri için benim fikirlerim yukarıda :)
Çok yerinde tespitler.. Her satırına kesinlikle katılıyorum. Ağzınıza sağlık.