Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Alfa motorları verimlilik hesaplarım

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

bussone

Uzun zamandır vakitsizlikten yapamadığım Alfa motorlarının verimlilik hesaplarını tamamladım ve sizlerle de paylaşmak istedim. Turbo motorları bir türlü sevemediğimden listeye sadece atmosferik motorları dahil ettim. Umarım ilginizi çeker, sağlam emek verdim bilginize.

Sonuçları neleri içeriyor ve nasıl yorumlayacaksınız:

BSFC (Brake Specific Fuel Consumption): Motorun birim yakıt miktarının ne kadarını güce çevirebildiğini gösteren bir indikatör. Aslında mühendislik anlamında termal verimlilik göstergesi.

0.50 den büyük değerler-Düşük verimli
0.45-0.50 Verimli
0.42-0.45 Çok verimli
0.42 den küçük değerler-Aşırı verimli, hiç bir yol otomobilinde görmedim, yarış motorlarında olabilir.

BMEP (Brake Mean Effective Pressure): Ortalama piston basıncı üzerinden yapılan bir performans değerlendirme indikatörü. Hacimsel verimlilik kısmını da içeriyor.  

8.5 bar'dan küçük değerler-Düşük verimli
8.5-10.5 bar Verimli
10.5-13.6 bar Çok verimli
13.6 bar'dan büyük değerler-Aşırı verimli, bunu da hiç bir yol otomobilinde görmedim, yarış motorlarında sağlanıyor.

EPC (Engine Performance Coefficient) : Hava akışı ile üretilen gücü ilişkilendiren, yani hacimsel verimliliğin iyi bir göstergesi. EPC değerleri 0.50'ye ne kadar yakın olursa o kadar verimli bir motor görüyoruz. 0.50'yi aşan değerleri sadece F1 motorlarında gördüm (ya da benzeri sanat eseri yarış motorlarında da olabilir)

Kendi yorumlarımı kısa tutacağım,

Alfa motorlarının termal verimliliğinin düşük olduğunu düşünürüm. Gerek TS gerek Bussone V6 serisi olsun bu motorlardan daha iyi sıkıştırma oranları ile daha iyi performanslar elde edilebileceğini düşünmüşümdür. Çift buji termal verimliliği artırmak açısından çok zekice bir çözümdü ama herşey de değildi. Motor teknolojisi gelişimi açısından Alfa uzun yıllar Twin Spark ve V6 üzerinde sadece sübap sayısını ve silindir hacmini değiştirerek devam etmiş, önemli bir zıplama yapamamış görünüyor. JTS ile bir değişim oluştu ama o sırada diğer motor üreticileri de o performans değerlerini aşmıştı. Hem TS hem de 2.5 V6 motorlarının keyfini biliyorum ama Sezar'ın hakkını Sezar'a vermek gerek, özellikle F20C motoru için Honda mühendislerine şapka çıkarıyorum.

Register or Login" border=0>

Edited by - bussone on 30/12/2010  12:27:30

Birkaç kelime hatamı düzelttim

Edited by - bussone on 30/12/2010  13:09:51
Dr.Ingegnere Bussone

Alfadanadam

#1
Güzel bir çalışma olmuş ellerinize sağlık. Ancak gözüme takılan 2004 1.6 T.Spark motorun gücünü neden 103 hp aldınız?

Not: Konuyu sabit yapıyorum.

Tuncay Nergis

#2
Ben de yaktığımız kadar gitmediğimiz sonucunu çıkardım BSFC değerlerinden

bussone

#3
103 hp olan 147lerin bazılarında gördüğümüz ve bildiğim kadarı ile variatorsüz olan low spec TwinSpark. Yani o yılda hem 118hp hem 103hp var ama zaten 118hp motorda bir değişiklik olmadığından tekrar etmedim. İlginize teşekkür ederim.
Dr.Ingegnere Bussone

ATA

#4
Çok iyi olmuş, hiç duymadığım terimleri okuyup görmüş, hatta kendi kullandığım araç motoru hakkında bilgim oldu. Süper bir çalışma.
1997 145 1.4 Ts (1999-2001)
2001 156 1.6 Ts (2006-2015)
1996 Gtv 2.0 V6 Tb
2009 MiTo 1.6 Jtdm
1991 75 2.0 Ts
2006 156 1.6 Ts

antihero

#5
elinize sağlık
145 QV
156 2.0 SW SS
145 1.6 TS Sportivo

Orhan Isvan

#6
Patlarlı motorların verimliliğini hep merak ederdim. Bu nedenle yazınızdan çok yararlandım. Teşekkürler. Sadece termal verimliliği bilirdim, o da kavram olarak. Diğerlerini de öğrenmiş oldum. Özellikle de mukayeseli tablo çok aydınlatıcı. Elinize sağlık.

Turbo motorlara prensip olarak ben de hiç sıcak bakmam. ?Tüfek icad oldu, mertlik bozuldu? gibi bir duygu uyandırırlar bende. Ama 159 için seçeneklerim ya diesel/otomatik ya da benzinli/manuel olarak sınırlandırılınca, turbo da olsa manuel benzinliyi duraksamadan seçtim. Pek çok dostum, turbo otomobil kullanmakla tükürdüğümü yaladığımı söylüyor.

Bu arada, benzin motorlarının geleceği de dieseller gibi büyük ölçüde turboya dayanma yönünde gelişiyormuş gibi gözüküyor. Bunun en önemli sebebinin de daha yüksek verim olduğu öne sürülüyor. Bunu teyid edip etmeyeceğinizi öğrenebilmek çok makbule geçerdi. Hele de 159?umdaki 1750 TBi motorun (200 HP) verdiğiniz tabloda nereye oturacağını da görebilsem, tadından yenmezdi.

bussone

#7
Orhan Bey

Turbu şarjlı motorlara benim ısınamamamın sebebi turbin çalışma devrine ulaşmadan gaz tepkilerinin zayıf olması, "turbo lag" denilen bu yan etki şimdilerde çok daha çözülmüş durumda olmasına ve devir bandında geçişlerin çok yumuşamış olmasına rağmen ben yine de ısınamıyorum, zevk ve tercih konusu elbette. Turbonun tam devreye girmesi ile oluşan tepkiden çok keyif alanlar da var. Ben 6500-7300 dd/dk aralığına çıkmayı (ya da motorun çevirebildiği kadar) daha çok seviyorum.

Turbo konusunda yorumunuz doğru, özellikle C02 emisyonları nedeni ile düşük hacimli motora turbo uygulama fırtınası aldı başını gidiyor. FIA bile bu çevreci rüzgardan etkilenip 2013'ten itibaren Formula 1 otomobillerinde kullanılmak üzere 1.6L sıralı 4 silindir turbo motor kararı aldı (yaklaşık 750hp-12000d/dk performans verecek), takımlar birleşip karşı çıkıyorlar ama sonuç değişmeyecek sanırım.

Sorunuza gelince turbo şarjlı motorları yukarıdaki tablo ile karşılaştırmamız uygun değil, çünkü atmosferik basıncın üzerinde çalışan zorlamalı indüksiyon (forced induction) bir sistem var. Bu nedenle turbolu motorları kendi içinde değerlendirmek gerek. BMEP için 12-18 bar verimli aralık diye düşünürsek 5000d/dk'da 197 hp üreten 1750Tbi motor 0.29 BSFC, 20 bar BMEP ve 0.74  EPC değerleri veriyor. Buradan verimli bir motor olduğu sonucuna varabiliriz. Turbolar için atmosferik motorlar için verdiğim sınırlardan BSFC değerlerini 1.5 sayısına bölerek, BMEP ve EPC değerlerini 1.5 ile çarparak yaklaşık bir denklik kurulabilir. Umarım yardımcı olabilmişimdir.
Dr.Ingegnere Bussone

Orhan Isvan

#8
Elbette yardımcı oldunuz. Hem turbo furyasının daha yüksek verime yönelik olduğunu teyid ettiniz, hem de denklik hesabının formülünü vermek suretiyle kullandığım TBi motorun ne kadar  verimli olduğunu görmeme olanak sağladınız. Teşekkürler.  


asklepios

#9
gönül ister ki binelim V8-V10 atmosferiklere, canımız istediği gibi gazlayalım ama bu maalesef ABD,arabistan gibi ülkelerde mümkün.

ama artık "egsoz emisyonu" ve "fosil yakıt bitiyor endişesi" var.
ayrıca;caaanım devletimin acımasız bir vergi sistemi var.

bu etkenlerden dolayı sineğin yağını sıkmamız gerekiyor.

yani; "artık turbo şart"...hatta turbo dizel...maalesef...

ee1122

#10
Zamanında odtü de son sınıfta iken içten yanmalı motorlar dersi alıyordum. motorlara aşık olan sayın hocamız "Demir Bayka" , Alfa nın TS motorlarını verimlilik açısından yerden yere vurduğunu çok iyi hatırlarım. Hoş, onun sözlerine aldırmadığım ortada, ama pek de haksız değilmiş malumunuz

Orhan Isvan

#11
quote:

gönül ister ki binelim V8-V10 atmosferiklere, canımız istediği gibi gazlayalım ama bu maalesef ABD,arabistan gibi ülkelerde mümkün.

ama artık "egsoz emisyonu" ve "fosil yakıt bitiyor endişesi" var.
ayrıca;caaanım devletimin acımasız bir vergi sistemi var.

bu etkenlerden dolayı sineğin yağını sıkmamız gerekiyor.

yani; "artık turbo şart"...hatta turbo dizel...maalesef...




Maalesef haklısınız. Yalnız, ham petrolden sadece mazot veya sadece benzin elde edilemediğini, bunların rafinerilerleden belirli oranlarda çıkmak zorunda olduklarını düşünürsek, mazotun daima benzinden daha ucuz olacağı gibi bir sonuca varamayız.

Diesel binek otolar az kilometre yapanlar açısından rasyonel olmayacak kadar teşvik edildiler. Sahiplerinin yaptıkları toplam kilometre açısından ekonomik olmayabilecek ölçüde rağbet gördüler. Bunun sonucunda mazota olan talep, ham petrolden elde edilebilen mazot yüzdesini -benzine oranla- aştı. Gerçekten serbest olan piyasalarda mazot benzinden pahalı olmaya başladı ve benzinli otolara rağbet yeniden arttı. Serbest piyasaların ?görünmez eli? tüketicilerin otomobil tercihlerini ham petrolün mazot/benzin oranına göre dengeliyor.

Bizde ise, hangi akla hizmetse; aşırı mazot talebini karşılayacak kadar çok ham petrol ithal edilip rafinerilerimizde işlendikten sonra artan benzin litresi 90+ kuruştan ihrac ediliyor! Ama pompalarda hala benzin mazottan pahalı satılıyor. Bir başka deyişle aslında ucuzlamış olan benzin, artık pahalı hale gelmiş olan mazotu subvanse ediyor. Bunun böyle sürmesi halinde dediğiniz gibi turbo diesel şart olabilir ama bu böyle sürmeyebilir.  

Geçenlerde bir TV programında diesel/benzinli arasındaki makasın bizde de yavaş yavaş kapanmakta olduğu rakkamlarla açıklandı. Devletin benzinli oto sahibinin cüzdanından para alıp bunu diesel oto sahibinin cüzdanına koyma kararı değişirse, turbo yine şart olabilir ama hiç değilse diesel şart olmaktan çıkabilir. Ağır vasıtaların ve ticari (çok kilometre yapan) otoların genellikle diesel, özel otoların ise genellikle benzinli oldukları günlere dönülebilir.

Umarım bunlar olur da V8 ? V10 atmosferik zor olsa bile hiç değilse turbo diesel şart olmaktan çıkar.

bussone

#12
quote:
Zamanında odtü de son sınıfta iken içten yanmalı motorlar dersi alıyordum. motorlara aşık olan sayın hocamız "Demir Bayka" , Alfa nın TS motorlarını verimlilik açısından yerden yere vurduğunu çok iyi hatırlarım. Hoş, onun sözlerine aldırmadığım ortada, ama pek de haksız değilmiş malumunuz


Aslında TS motorlar bence üzerinde ciddi geliştirme çabaları olsa idi, çok daha özel bir motor olmaya namzetti. DOHC, Twinspark, küresel silindir sıkışma hacmi hatta değişken sübap zamanlaması vs. gibi konularda öncülerden olmuş bir üreticinin motor AR-GE konusunda duraklama devrine girmiş olması biraz üzücü. Tabi yıllar geçtikçe diğer üreticiler durmuyor, iyi giden bir konsepti geliştiriyorlar ya daha iyi yapıyorlar ya da buradan yola çıkıp daha iyi bir yeni ürün oluşturuyorlar. Alfa ise TS motoru gereğinden uzun süre olduğu şekli ile sunmaya devam etti, bu sırada Renault, Honda, Toyota hakikaten çok yol aldılar ve aslında yola çıktıklarında Alfa onlara göre roket motoru yapıyordu. Genel gözlemim olarak özellikle motorları Formula 1'de yarışan üreticiler yol motorlarında da hızlı ilerleme kaydediyorlar ve motor verimlerini artırıyorlar. Alfa için ise durum Fiat grubu altına girdikten sonra ancak Ferrari'den Fiat uygun görürse gelebilen teknoloji geri beslemesi ile mümkün olabiliyor, Selespeed geldi, yanlış hatırlamıyorsam Drive-by-wire geldi ama anlı şanlı varyatörümüz daha iyi bir teknolojiye bile kavuşmadı:)  

Bazı arkadaşlarım karşı çıkacak tabi ama o kendine özgü Alfa motoru ruhunu Fiat bitirdi bence. Uzun yazdığımın farkına vardım, devam etmeyeyim....:)


Dr.Ingegnere Bussone

Alfadanadam

#13
Bence gayet güzel yazıyorsunuz Utku bey, hiç hız kesmeden devam hatta :)

bussone

#14
Yaklaşık 10 yıldır büyük üreticiler atmosferik motorların daha yüksek devirler çevirebilmesine uğraşıyorlar. Belirli bir hacimden atmosferik yollarla elde edilebilecek tork sınırlı görünüyor ama bu tork yüksek devirlere taşınıp ya da o devir bölgesinde tork kaybı minimize edilebilirse motor gücü çok artıyor. Bunun en zekice yolu değişken zamanlama (VVT), biraz yüksek sıkıştırma oranı, valve floating yaratmayacak bir sübap sistemi (valve train) ve yeterince hafif piston ve biyel paketi. Alfa motorları oldum olası yüksek devir çevirmekten hoşlanan motorlar, ilkel de olsa VVT ise zaten vardı sadece geliştirilmeyi bekliyordu. Sıkıştırma oranı değiştirmek ve valve train vs. ise çok ciddi teknolojiler gerektirmiyor. İyi bir potansiyeli mevcuttu diye düşünmemin başlıca sebepleri bunlardır. Çok güzel ve elegant bir mühendislikle, Honda B16B ya da K20A denginde bir motor yapılabilirdi. 1.6L  8000-8500 d/dk da 170-180 hp veren ya da 2.0L 190-200hp bir 147 ya da 156 Quadrifoglio kullanmak keyifli olurdu galiba. Bu düşüncelerim Bussone V6 serisi motorlar için de geçerli. Bu iki motor Alfa'nın Alfa motorları idi ve malesef potansiyellerini ortaya çıkartamadan tarihe gömüldüler.

Artık başka da yazmayayım....:)
Dr.Ingegnere Bussone

Orhan Isvan

#15
Lütfen yazın. Neden artık başka yazmayacakmışsınız? Gerçeğin üzücü olması, sizin bildiklerinizi bizlere aktarmanızı engellememeli. Gerçek üzücüyse, ki öyle, bizler de üzülelim. Gerçeği bilmediğimiz için kendimizi mutlu sayarsak, bilgisizliği mutluluk kaynağı yapmış oluruz. Siz gerçeği yazın, işin Pollyanna?cılık kısmını bana bırakın:

Eğer Alfa Romeo en karlı otomobil firmalarından biri olsaydı; çok satan, kalitesine göre olabildiğince ucuz, ekonomik, verimli, kimsenin rüyalarını süslemeyen ama çoğunluğun tercihi olan otomobiller üretiyor olurdu. Bugünün otomobil piyasasında karlı olmak için ?çok özel? olmamak lazım. Hatta özel bile olmamak lazım. Herkesin gittiği yoldan gidenler karda. Kar o yolda iyi gitmeye bağlı ama yol, belli.

Alfa Romeo zararda çünkü hala tam anlamıyla o yolda değil. Hala ?çok özel? otomobiller üretiyor. Zararını Fiat finanse ediyor. O zaman ne mutlu bizlere değil mi? Biz bu çok özel otomobilleri Fiat alanlar sayesinde kullanabiliyoruz. Keşke Fiat daha da sıradan otomobiller yapabilse, daha da çok satabilse. O zaman Alfa Romeo?nun, Maserati?nin ve Ferrari?nin zararını kapatmak için Fiat alan tüketici başına daha da az ödeme isabet ederdi. Halihazırda bizim lehimize olan dengeyle ilgili iki örnek:

1.   TS motoru. Sesi bir senfoni gibi. İnsanın kanını kaynatıyor. Kullanım keyfinin kendi sınıfında eşi benzeri yok. Verimi düşük. Yani performansına göre çok yakıyor. Yani satması zor. Satılmayınca, zararı Fiat alanlar finanse ediyor. TS motorlu Alfa kullananlar ise keyfini sürüyor.

2.   TBi motoru. Sessiz, sakin. Performansı hacmine göre çok yüksek ama kullanım keyfi TS motorunu mumla aratıyor. Alt devirlerde Cadillac hissi veriyor. Neyse ki üst devirlerde (TS standardına göre orta devirler aslında) Alfa genleri biraz olsun ortaya çıkıyor. Verimi yüksek. Yani performansına göre az yakıyor. Yani satması daha kolay. Zaten Fiat teknolojisiyle geliştirilmiş. Amaç, Fiat alanların zararı finanse etmesini önlemek veya olabildiğince azaltmak.

Hangisi Alfisti?lerin daha lehine?

Utku Bey?in söylediğini hiç mi hiç yadsımıyorum. ?1.6L 8000-8500 d/dk da 170-180 hp veren ya da 2.0L 190-200hp bir 147 ya da 156 Quadrifoglio kullanmak keyifli olurdu? elbette ama eğer Fiat alanlar bunu da finanse etmeye razı olsalardı, Alfa Romeo bunu zaten yapardı. Onlar finanse etmeden, zaten karlı olacak biçimde yapmak ise, Honda kadar çok satmayı gerektirirdi. Honda kadar çok satılan bir otomobil ise, Alfa Romeo olamazdı. Çünkü ?çok özel? olamazdı. Sadece motoru çok verimli olurdu. Bunu arayanlar için piyasada Honda var zaten.  

Özetle, zararını başkalarının finanse ettiği çok özel otomobiller kullanıyoruz. Bu sonsuza kadar sürmez. Bence şükredelim ve tadını çıkaralım. Benzine ödediğimiz ilave bedel, Fiat kullananların bizim Alfa kullanabilmemiz için ödediklerinin yanında devede kulak bile olmasa gerek.

Pollyanna?nın kulakları çınlasın.

mehmetcevik82

#16
teşekkürler

bussone

#17
Bir açıklama yapsam iyi olacak sanırım. "Başka da yazmayayım" ifadesini konuyu yeterince özetlediğimi düşündüğüm için kullanmıştım. Yoksa "Alfa motorları işe yaramaz, daha yazsam daha vahim tablolar çıkar"'anlamında değildi. Bir de savunma yazdırdınız bana:)

İlk uygun vaktimde listedeki motorların bir de MPS (Mean Piston Speed) ve SO (Specific Output) değerlerine bakalım. Bu motorların hepsinin redline devrini bilmediğimden max. gücün elde edildiği devre 500-700 d/dk ekleyerek bir redline kabulü yapabiliriz sanırım. Bir de o açıdan Alfa motorlarına bakarız.
Dr.Ingegnere Bussone

Orhan Isvan

#18
quote:

Bir açıklama yapsam iyi olacak sanırım. "Başka da yazmayayım" ifadesini konuyu yeterince özetlediğimi düşündüğüm için kullanmıştım. Yoksa "Alfa motorları işe yaramaz, daha yazsam daha vahim tablolar çıkar"'anlamında değildi. Bir de savunma yazdırdınız bana:)

İlk uygun vaktimde listedeki motorların bir de MPS (Mean Piston Speed) ve SO (Specific Output) değerlerine bakalım. Bu motorların hepsinin redline devrini bilmediğimden max. gücün elde edildiği devre 500-700 d/dk ekleyerek bir redline kabulü yapabiliriz sanırım. Bir de o açıdan Alfa motorlarına bakarız.



Aynen dediğiniz gibi, "daha yazsam daha da vahim tablolar çıkar" şeklinde algılamıştım. Demek ki boşuna Pollyanna'cılık yapmışım. Ama olsun. Her işte bir hayır var. Bu sayede verimden sonra şimdi de piston hızı ve yanılmıyorsam özgül güç (birim hacim başına güç) gibi merak ettiğim ama bir türlü mühendislik tadında bilgi alamadığım, kulaktan dolma bilgi kırıntılarıyla yetinmek zorunda kaldığım konularda hep beraber bilimsel bir ziyafete misafir olacakmışız gibi gözüküyor.

Özellikle piston hızının 25 metre/saniye gibi bir limiti olup olmadığı veya teknolojinin bu limiti geliştirip geliştirmediği konusunda sizden bilgi aldığımız zaman; 45.000 RPM çeviren model otomobil motorları, 19.000 RPM F1 motorları, 15.000+ RPM motosiklet motorları ve sanırım bunların silindir yükseklikleri (stroke) arasındaki ilişkiyi zihnimde bilimsel bir perspektife oturtabileceğim. Daha ne isteyebilirim?    

Siz yazın. Ben yanlış anlamaya devam ederim.

bussone

#19
Tatilin verdiği avantajla listedeki motorların SO (specific output) ve MPS (mean piston speed) değerlerini hesapladım.

Bunları nasıl yorumlayabilirsiniz, kısaca açıklıyorum:

SO (Specific Output): Motorun litre başına ürettiği güç. Yol otomobili motorllarında birim hacimden üretilen güç verimliliği için yaklaşık sınırlar şöyle tanımlanabilir.

65 hp/L-75hp/L Ortalama ya da sıradan (Aile otomobilleri için genel bir motor verimi bölgesi)
75 hp/L-85 hp/L Ortalama üzeri (Aile oto.)
85 hp/L-95 hp/L Verimli (Sportif)
95 hp/L-110 hp/L Çok verimli-Spor otomobiller için çok uygun
110 hp/L-120 hp/L Aşırı verimli, performans motoru
120 hp/L  üzeri Bana göre sanat eseri

MPS (Mean piston speed): Ortalama piston hızını veren indikatif bir değer. Strok büyüdükçe piston ve biyeller üzerindeki ivmeler artıyor. Newton fiziği gereğince pistonun ya da biyelin kütlesi ile ivmenin çarpımı bu elemanlar üzerindeki kuvveti veriyor. Doğal olarak yol otomobili motorları uzun ömür ve güvenilirlik dikkate alınarak yapılıyor. MPS değerlerini bu ömrün sağlanması için motorun bulunduğu klasmana göre malzeme-kesit-teknoloji açısından piston-biyel-krank ile ilgili herhangi bir unsurun kısıtlayıcı bir faktör olup olmadığını görmek için kullanıyorum. MPS için kullandığım aralıklar şöyle

16-18 m/s - Normal amaçlı otomobil motorları
18-20 m/s - Sportif karakterde motorları
20-25 m/s - Spor motorlardan performans motorlarına doğru büyüyen değerler

MPS konusunda Alfa motorlarından bir örnek verelim. V6 serisi motorlara baktığınızda (ki bunları spor motor sınıfında saymak mantıklı) MPS değerleri ve çok düşük. Bunun için aklıma gelebilen sebepler strok'un çok büyük olasılıkla iç kuvvetleri sınırlamak amacı ile düşük tutulmuş olması ya da motor balansı konusunda kısıtlayıcı bir takım faktörler var. Bu verimin artırılmasının yolu strokun büyütülüp max. devrin düşürülmesi (ki bunu çok ilkel bir çözüm) ya da hala aynı max. deviri çevirerek gelişen teknolojiden yararlanıp daha hafif ve/veya yüksek dayanımlı elamanlar kullanmak. Bu motorda yıllar içinde ve farklı hacim konfigürasyonlarına göre MPS değerinde önemli bir değişiklik olmamasından (3.2 V6 hariç) önemli bir mühendislik güncellemesi görmeden üretilmeye devam ettiğini düşünebiliriz. Benzer konfigürasyonda Renault V6 motoruna bakarsak çok daha başarılı MPS değerlerinin sağlandığını görebiliriz.

Register or Login" border=0>
Dr.Ingegnere Bussone

Tuncay Nergis

#20
Bence daha fazla yazmayın, arabamın motorundan soğudum sizin yüzünüzden

Gouki

#21
Ellerinize sağlık Utku bey.

bussone

#22
Yok artık yazmayacağım zaten yoksa siteden afaroz edileceğim :). Ama soğumayın bence Alfa motorları şahane motorlar. Günlük şehiriçi kullanımında bu faktörlerin birçoğunun farkında olmamız zor. ancak benim gibi birkaç sivri tip 7000-7300 devir çevirmek için can atar sanırım. Bu şekilde durumu kurtarmaya çalışarak foruma da şirin gözükeyim:)
Dr.Ingegnere Bussone

Orhan Isvan

#23
Benim naçizane fikrime göre ne siz, Tuncay Bey, motorunuzdan soğuyun ne de siz, Utku Bey, yazmaktan vazgeçin.

Bence çok değerli bilgiler alıyoruz ama bu bilgiler birbirinin doğrudan rakibi olan otomobillerin motorlarına ait değil. Olması da gerekmiyor zaten. Sedanlardan F1 lere kadar geniş bir yelpaze içinde değerlerin nereden nereye kadar değişebildiğini görüyoruz.

Utku Bey, eğer yanlış söylüyorsam lütfen düzeltin ama şayet amacınız örneğin 1.6 litre Twin Spark motoru kendi doğrudan rakipleriyle kıyaslamak olsaydı, 1997 model BMW 3.16, Audi A4 1.6, Mercedes C 160 veya 180 (o zamanlar Mercedes?in hangi 1.6 L sedanı vardı hatırlayamadım) falan gibi otomobillerin motorlarıyla kıyaslamaz mıydınız? O takdirde; gerek litre başına güç, gerekse verim olarak Alfa motoru lehine sonuçlar çıkmaz mıydı? Yani işin içine RS4, M3, AMG 55 falan gibi Alfa Romeo?nun maalesef ve ne yazık ki halen dahil ol(a)madığı ?ama zaten kıyaslanamayacak kadar da daha pahalı olan- segmenti katmadan, binek sedan segmentinde kalırsanız?  

Şimdiki modern Alfa motorlarını da kendi doğrudan rakipleriyle kıyaslarsanız yine verim ve litre başına güç olarak Alfa motorları daha iyi çıkmazlar mı? Örneğin 1750 TBi motorun 200 HP olanını (159) Audi A4, BMW 3 Serisi, Mercedes C Serisi, v.s. gibi doğrudan rakiplerinin aynı yıla ait 1.8L Turbo hatta 2.5 litre atmosferik sedan otomobil motorlarıyla kıyaslarsanız? Hele de Giulietta?daki 235 HP olanını? Böylesi bir kıyaslama Alfa Romeo sedanların performans bakımından aynı segmentteki çağdaşlarından geride değil ileride olduğuklarını ortaya koymaz mı?  

Sizin yazdıklarınızdan çıkan sonuç bence o ki, şayet dediğiniz gibi 7.000 ? 7.300 devir çevirecek motorlar arıyorsak bunları Alfa?da bulamıyoruz. Bu tamam. Ama Alfa motorlarını kendi çağlarının doğrudan rakipleriyle kıyaslarsak daha sportif motorlar olduklarını görmez miyiz?

agucba

#24
Utku Bey, burası Alfa Romeo seven üyelerle dolu ve Alfa Romeo'yu olumsuz gösterecek bilgileri tabi ki tasvip etmiyoruz.
Ancak körü körüne aşk olmaz. Sizin verdiğiniz bilgiler bence çok güzel ve yararlı ve devamını da bekliyorum. Tabi ki sizin için zahmet ve külfet olmaz ise. Sizin gibi, bu tip yararlı bilgileri paylaşan üyeler, bizler için bir şanstır.

///////////////