Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



Otomobil

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Borracho

"otomobil dünyasi" diye bir basligimiz olsa, alfa romeo harici otomobiller ile ilgili görüsleri burada paylassak?


CrazyRomeo156

#1
O zaman ilk konuyu ben açayım
Minibüs tipi bi araç alsaydınız hangisini alırdınız?
Mercedes Vito
Mercedes Viano
Volkswagen Caravelle
mi alırdınız?

Borracho

#2
sevgili alfisti,
otomobl konulu bir bölümümz olduguna göre bu yaziyi burda yayimlamak daha dogru olur diye düsündüm.
asagida son hillsider dergisinde yayinlanan yazimi bulabilirsniz. bu seferki otomobiller üzerine...baslik 'otomobil nereye gidiyor?"


Otomobil nereye gidiyor?

?Otomobillerin geçtiğimiz bir yıl içerisinde herhangi bir radikal ilerleme göstermedikleri için gelişim süreçlerini tamamladıkları sonucuna varabiliriz.?

- Scientific American - 1909 ?

2009 yılının sıradan bir günü... Evimden çıkıp otoparktaki otomobilime doğru yürüyorum. Kapısını açtığımda kadranda markanın kıpkırmızı dijital amblemi beni karşılıyor. Anahtarımı yerine oturtup, üzerinde start yazılı butona basıyorum ve motor çalışıyor. Kapı içindeki bir başka butona basarak içeri katlanmış dış aynaları tekrar açıyorum. Tam sekiz hava yastığı olan kabinde, yukarı aşağı, ileri geri ayarları yapılabilen koltuğuma güvenle oturuyorum. Otomatik olarak kararan dikiz aynasını elimle düzeltiyorum. Direksiyondan kumanda ettiğim müzik sisteminde istediğim şarkıcının belirlediğim albümünü mp3 kütüphanesinden seçiyorum ve kabinin içi bir anda latin ezgileriye doluveriyor. Tam bu sırada telefonum çalıyor. Panik yok, araçtaki bluetooth sistemi devreye giriyor, cep telefonumu doğrudan müzik sistemine bağlıyor ve yine direksiyonumdaki telefon piktogramlı butona basarak telefonumu çantamdan çıkarmadan konuşmaya başlıyorum. Bir yandan da bölgesel klima özelliğini kullanarak sadece kendi tarafımı soğutuyorum. Mini kahve termosumu hemen yanımdaki kendisine özel ayrılmış bölüme yerleştiriyorum. Araçta ABS, EBD, ASR, HBA, MSR,VDC, FPS gibi başharflerini bildiğim, önemli işler yaptıklarınden emin olduğum bir yığın teknolojik özellik var ve hepsi ilk start tuşuna basmamla birlikte devreye giriyor. Avrupa Birliği güvenlik standartlarına uyarak bol miktarda çelik ile güçlendirildiği için 1,5 ton ağırlığa ulaşan otomobilim ile bir ev-iş arası yolculuk böylece başlayıveriyor.

2009 yılının bu sıradan gününde, dünyanın dörtbir yanındaki benim gibi birçok sürücü, gerek güvenlik amaçlı yeni kurallar, gerek değişen hayat alışkanlıklarının otomobilin içerisine yoğun olarak taşınması ile bundan belki geride bıraktığımız yüzyılın sonlarında şaka gibi gelecek birçok standart özellikle donatılmış otomobillerine binip trafikteki yerlerini alıyorlar. Bundan yüz yıl önce ?otomobillerin gelişimi buraya kadar? yorumunu yapan bilimsel yayın ile dalga geçercesine...

Nereden nereye...

Ama tabi bu günlere bir anda gelinmedi, eskiden küçük atölyelerde şanslı bir azınlık için üretilmeye başlayan otomobil, önce seri üretime geçti ve halka ulaştı.
Ardından şehirler bu dört tekerlekli yeni ulaşım aracının kullanılabilmesi için yollarla donatıldı. İnsanlar için mesafeler kısalınca, seyahat etme bilinci var oldu.
İşin içine motor gücü, hız gibi kavramlar girince, erkekler otomobillerin çok keyifli bir yarış aracı olabileceğini keşfettiler. Dünyanın dört bir yanında takımlar kurulmaya, gelenekselleşen yarışlar yapılmaya başlandı. Küçük atölyeler birleşerek büyük şirketler haline geldiler. Sektör büyüdü, alıcı sayısı arttı. İnsanlar otomobillerinde daha fazla zaman geçirmeye ve kazalar başgöstermeye başladıkça, hem konfor hem güvenlik konularında iyileştirilmelere gidilmesi kaçınılmaz oldu. Dünyanın dört bir yanında farklı tarzda otomobiller üreten şirketler otomotiv dünyasına yeni yeni buluşlar hediye etmeye başladılar ve benimsenen bir yenilik hemen başka üreticiler tarafından da kullanılmaya başlandı.

Birkaç örnek vermek gerekirse 1958 yılında Volvo ilk emniyet kemerini, ürettiği otomobillere yerleştirdi. İlk ABS sistemi 1966 yılında (evet 1966, inanılmaz değil mi?!!) Jensen FF marka lüks spor otomobilde kullanıldı. 1968?te yine Volvo bize ilk kez ön koltuk kafalıklarını sundu. Mercedes-Benz S sınıfında sürücüler ardıardına iki yenilikle karşılaştılar: 1978?de elektronik ABS sistemi ve 1981 yılında sürücüler için hava yastığı. 1981?de Honda da ilk otomobil navigasyon sistemini geliştirdi. 80?li yıllarda dünyada trafik kazalarının savaşlardan daha fazla can aldığı ve kazaların çoğunlukla düşük hızlarda ve şehir içinde meydana geldiği gerçeği ile yüzyüze kaldık. Volvo 1986?da otomobillerinin arkasına daha görünür, üçüncü bir stop lambası ekledi. 90?larda araçların yapısal olarak ne kadar güvenli üretildikleri sorusu ciddi bir şekilde sorgulanmaya başlandı. 1996 yılında farklı çarpışma testleri uygulayan ve araçlara yıldız veren Euro NCAP sistemi devreye girdi. İlk yapılan testlerde Rover 100 modeli sadece bir yıldız alabildi. Bu durum otomobil üreticilerini farklı konularda üretim iyileştirmeleri yapmak zorunda bıraktı ve otomobillerin ağırlaşma, şişmanlama dönemi böylece başlamış oldu 2001 yılında Euro NCAP ilk kez bir modele 5 yıldız birden verdi. Bu onura sahip olan model Renault Laguna II idi.

2000?li yılların başından itibaren birçok marka güvenlikle ilgili obsiyonel olarak gösterdiği birçok teknolojik özelliği standart olarak modellerine yerleştirmeye başladı. Bu da eskiden hafif olan araçların ağırlaşmasına, bu araçları taşımakta zorlanmaya başlayan motorların güçlerinin artırılmasına yol açtı. Daha çok güç harcanması, daha çok yakıt tüketimini birlikte getirdi. Büyük otomobil şirketleri daha düşük devirli motorlardan daha fazla güç elde etmenin yollarını aramaya ve yeni motor türleri geliştirmeye başladılar. Dizel motorların yaygınlaşması da tam bu döneme denk geldi. Bir yandan araştırma geliştirmeye ciddi yatırımlar yapan, bir yandan tüketici ihtiyaçlarına göre yeni modeller ve yeni segmentler yaratan şirketler yine 2000?li yıllarla birlikte finansal anlamda tek başlarına ayakta duramamaya başladılar. Çok uluslu evlilikler yaşanmaya başladı.
Amerikalılar Almanlarla, Japonlar Fransızlarla, Almanlar İtalyanlarla, İngilizler herkesle birleşti. Bazı köklü markalar tamamen başka şirketlere satıldı.

Otomobil dünyasının karışık işleri

2000?lerin ilk on yılını tamamlamak üzereyken karşımızda şöyle bir tablo var:

İngiliz Jaguar ve Land Rover artık Hintli, MG Çinli, performans ustası
Lotus Malezyalı , ultra pahalı Bentley Volkswagen Grubunun çatısı altında, her zaman prestijin sembolü Rolls Royce ve bir döneme damgasını vurmuş Mini BMW?nin kanatları altında Almanlaştılar. İsveçli Volvo ve Saab Amerikalılara emanet.. İtalyan halk otomobilleri üreticisi Fiat bugün Ferrari, Maserati ve Alfa Romeo gibi heyecan uyandıran markaların sahibi. Almanlara halk otomobili üretmek üzere kurulan Volkswagen ise efsane sporcu markalar Lamborghini ve Bugatti ?nin yanısıra, son 20 senede marka değerini adım adım yükseltip BMW ve Mercedes?e rakip yaptığı Audi, bugün sportif bir marka olarak yeniden pozisyonlandırmaya çalıştığı İspanyol Seat ve kalite düzeyini artırdığı Çek Skoda markalarına hükmediyor. Volkswagen?in tepesinde ise şirketin en büyük hissedarı olan Porsche bulunuyor.


Dünya?da 2009

Amerika?da ise işler bildiğiniz gibi karışık. 3 büyükler sallandı ve bunlardan Chrysler bu sene iflasını ilan etti. Pontiac, nam-ı diğer Kara Şimşek ve Saturn otomobil dünyasına bu sene veda edip, Eagle, Plymouth, Oldsmobile gibi Amerikan otomobil mezarlığındaki yerlerini aldılar. Hummer ve Buick?in de
peşi sıra ?öksüz bırakılacak markalar olacağı konuşuluyor.

Küresel kriz motor sporlarına da damgasını vurdu. Ralli?nin efsane markası Subaru bu sene Dünya Şampiyonası?na katılmayacağını açıkladı. Honda Formula 1?den çekildi. Formula 1, ani bir kararla yarışa heyecan katmak amacıyla kural değişikliklerine gitti. Ferrari, Renault ve Toyota bu kurallar bir sonraki sezonda da geçerliliğini korudukları takdirde Formula 1?den çekileceklerini açıkladılar.

Bir yandan da hayat devam ediyor ve üretim konusunda tam bir çılgınlık yaşanıyor. Bir yandan hibrid ve elektrikli otomobiller son dönemdeki tüm büyük otomobil fuarlarında sahne alırken, diğer yanda Amerika?da yıllardır uyumakta olan ?Muscle Car?lar? şaşalı bir geri dönüşü kutluyorlar. Mustang, Challenger, Camaro gibi modeller benzin içen gürültülü ve güçlü motorları ile petrol fiyatlarını, dünya krizini ?takmadıklarını? adeta haykırıyorlar.

Hintli Tata, Nano modeli ile 2500 Euro?ya bir otomobil yapılabileceğini kanıtlayıp, yıllık 60.000 adetlik üretiminin 4 katı kadar sipariş alırken, Bugatti Veyron (1.7 milyon Dolar) ve Aston Martin One-77 (2.3 milyon Dolar) gibi modeller de daha üretilmeden uzun alıcı listelerine sahip olabiliyorlar.

Retro tasarımlar muhteşem dönüşlerini kutlar ve sadece birkaç üretici çok özel ve adrenalin oranı yükselten modellere imza atarken, dünyanın her köşesinde yine göze hitap etmeyen, heyecan yaratmayan, çekiciliği bulunmayan binlerce ?kutu gibi? model üretilmeye devam ediyor. 2009 yılında otomobilseverler, bundan
40-50 sene öncesinin tutkulu üretimlerini mumla arıyor.

Avrupa?da ve Amerika?da yılın arabası bu sene sedanlar arasından çıktı. Avrupa Opel Insignia?ya, Amerika ise Koreli Hyundai Genesis?e bu ödülü verdi. Amerika?da sedanların bu konuda sürekliliği bulunurken, Avrupa?nın biraz kafasının karışık olduğunu söyleyebilirim. Zira aynı ödül bir sene önce minik Fiat 500?e, ondan önceki sene de devasa Ford S-Max?e gitmişti. En azından eski kıtanın farklı ve değişken bir otomobil zevkine sahip olduğunu varsayabiliriz. Aslında Avrupa?nın kafasının karışık olması çok ta normal. Bundan 12 sene önce Renault kalıpları bozdu Scenic modeliyle yepyeni bir sınıf yarattı, ismine de MPV (Multi Purpose Vehicle ?çok amaçlı araç) dedi. BMW son dönemlerde hayli popüler olan SUV?lara ( Sport Utility Vehicle- spor kullanıma uygun araç) Coupe formu ekleyip ?bir segment te benden? dedi; ismini de Sportif Aktivite Coupe?si koyuverdi. Özellikle Avrupa Pazarı için üretilen Nissan Qashqai?ye sub- compact SUV diyen de var, Compact Crossover diyen de.

Geçtiğimiz on yılda tüm otomobil modellerinin boyları büyümeye başladı.
Bugün yeni model bir Volkswagen Polo, on sene önceki bir Volkswagen Golf?ten daha büyük mesela. Ya da 2009 model bir BMW 3 Serisi, on sene önceki 5 Serisi büyüklüğünde.


Türkiye?de 2009

Geçen sene Devrim Arabaları filmi ile Türkiye?de ilk kez otomotiv üzerine ciddi bir film yapıldı ve bu sene tekrar vizyona geri döndü. İki senede bir yapılan İstanbul AutoShow?un geçtiğimiz senelere nazaran sönük geçtiği ve doğulu markaların istilası yazıldı çizildi. Yine de otomobil tutkunları 2009 yılı modelleri, konsept tasarımları yakından görme fırsatı buldular.

Yıl 2009 ve dünyada Türk markası bir binek otomobil hala üretilmiyor.
Anadol markasının aynı fabrikada Ford Taunus üretilmesine karar verilmesi üzerine hayatımızdan çıkmasının üzerinden tam 25 sene geçti.

İnsanımız en çok ticari araç satın alıyor ve sedan otomobilleri seviyor. Sinyal ve yol vermeyi sevmiyor. Trafik lambası yeşil?e döndüğünde önündeki aracı korna çalarak ikaz etme fırsatını hala kaçırmıyor. Emniyet kemer girişlerine ikaz sesini kesmek için aparatlar takılıyor. Trafik kazaları hız kesmeden devam ediyor. Şehirlerde park yeri bulunamıyor; lüks restoranlardan sonra artık kuaförler, çay bahçeleri, cafeler de valet servisi veriyorlar.

Bir dönem beyaz, sonra gri metalik olan renk tercihi çabuk pislenmesine rağmen siyah?a kaymış durumda. Yollar son yılların en ciddi ve renksiz görünüşlü dönemini yaşıyor. Oto yıkamacılar bayram ediyor. Otomobil yıkanırken fırça kullanılmıyor.

Peki ya başlığın cevabı?


Otomobil nereye gidiyor? yazılı başlığın altında bu sorunun cevabını bulacağınızı zannettiyseniz çok yanıldınız. Bundan yıllar sonra bu yazınında tıpkı girişte okuduğunuz 1909?daki öngörü gibi aleyhimde kullanılmasını istemem doğrusu.
Otomotiv dünyasında onyıllardır değme bahisçileri ters döndürecek gelişmeler yaşanıyor. Amerika?nın devleri batarken, otomobil kültürüne hiç sahip olmamış ülkeler rekabette üst sıralara tırmanıyorlar. 3 sene önce battığı iddia edilen bir şirket bugün dünya otomotiv sektörünün kurtarıcısı olarak görülebiliyor. Porsche dizel motorlu bir araç üretebiliyor; Lamborghini bir sedan otomobilin planlarını yapıyor, Top Gear, Kore yapımı bir otomobil için ? Satın almak isteyebileceğiniz bir otomobil? diyor.


İyisimi siz benden başlığımın cevabını hiç sormayın, bunu ben size sormuş olayım. Sahiden, otomobil nereye gidiyor?


Burak "Alfista"

omuslu

#3
Register or Login" border=0>

Borracho

#4
hyundai'ye de benziyor..linkler asagida

You are not allowed to view links. Register or Login

You are not allowed to view links. Register or Login

Edited by - Borracho on 21/07/2009  15:44:00

Borracho

#5
benim yaziyi okuyanlar sorayim, tipki yazinin sonundaki gibi..sizce otomobil nereye gidiyor?

adnan.geyik

#6
Asya kültürüne dogru gidiyor. Mito ve Milano buna örnek. Alfa Keskin hatlarını oval hatlarla degistiriyor. Bazı arkadaslar tepki veriyor ama bu gercek ortada...
Adnan Geyik
34 GIA 336
Tonale TI

Borracho

#7
quote:

Asya kültürüne dogru gidiyor. Mito ve Milano buna örnek. Alfa Keskin hatlarını oval hatlarla degistiriyor. Bazı arkadaslar tepki veriyor ama bu gercek ortada...



ama yillardir da asya'da gittikce avrupalilasan modeller üretiliyor. en onemli modelleri icin avrupa'ya uygun ibaresi konuluyor. mazda, honda, toyota, hyundai eski modellerine kiyasla avrupa genel cizgisine uygun otomobillen üretiyorlar....o yüzden ben tasarim anlaminda buna katilamiyorum.

omuslu

#8
Aslında temel olarak baktığımız zaman otomobil hiç bir yere gitmiyor, aksine yüzbilmemkaçyıldır aynı yerde sayıyor. Hala aynı mantık ve düzen içinde çalışıyor ve bu şekilde giderse de çalışmaya devam edecek.

Değişen gelişen teknoloji ile insanların beklentisinin artması ve bu artışın aynı doğrultuda araçlarda da kullanılarak kendilerine dönüş sağlanması.

Borracho

#9
yuvarlaklasan hatlar slinda asyalilasmadan cok, ENCAP'in artik yaya güvenligi konusunu da cok ciddiye alip yildiz vermesinden kaynaklaniyor. otomobil firmalari bugune kadar en düsük yildizlari hep bu kategoriden aldilar. ve isin cozümü yeni modelleri yayalara daha az zarar verecek yuvarlak hatli yapmakta...

Borracho

#10
dünya'da yılın otomobili - world car of the year- yarismasinda finale kalan adaylar aciklandi-alfa romeo listede yer almiyor.

Audi Q5
   
BMW 5 Series Gran Turismo
   
BMW X1
   
BMW Z4
   
Buick LaCrosse / Allure
   
Cadillac SRX
   
Chevrolet Camaro
   
Chevrolet Cruze
   
Citroën C3 Picasso
   
Honda Insight
   
Hyundai Genesis Coupe
   
Hyundai i20
   
Infiniti QX
   
Jaguar XJ
   
Kia Cerato Koup / Forte
   
Kia Sorento
   
Kia Soul
   
Lexus HS250h
   
Lexus RX
   
Mazda3
   
Mercedes-Benz E-Class
   
Mitsubishi Outlander
   
Nissan 370Z / 370Z Roadster
   
Nissan Cube
   
Nissan Patrol
   
Peugeot 3008
   
Porsche Boxster / Cayman
   
Porsche Panamera
   
Renault Scénic
   
Subaur Legacy / Outback
   
Toyota Prius

agucba

#11
Alfa'nın yer almasını gerektirecek yeni bir modeli yok ki. Belki seneye olası adı Milano listeye girebilir.

///////////////

Borracho

#12
hadi hep beraber tahminde bulunalim..sadece bir isim yazalim... bakalim kim bilecek...

Borracho

#13
ben sürpriz düsünüyorum. lüks otomobiller genelde hic kazanamaz bunlari ama bu sene farkli olabilir. cünkü farklilik ve ilerleme adina bu sene lükslerde daha cok gelisme var...

porsche panamera-jaguar xj- bmw z4 arasinda gecer.

porsche panamera alir...

asklepios

#14
quote:

benim yaziyi okuyanlar sorayim, tipki yazinin sonundaki gibi..sizce otomobil nereye gidiyor?



otomobil nereye gidiyor???uzun vadede kestirmek zor ama kısa vadede;

-downsizing vazgeçilmez olur(misal,c segmentinin motoru 1.6 atmosferik iken 1.4 turbo olur)

-dizel teknolojisi ve popularitesi alır başını gider

-lpg,cng v.s. ekonomik ve çevreci yakıtların popularitesi artar(fabrika çıkış lpg-cng mesela,vw yaptı sanırım)

-euroncap önemi artar,daha fazla yıldız=daha iyi reklam=daha iyi satış

-maliyet düşürme uğruna safkan-rafine araba kalmaz(örnek:lambo'da audi kliması)

şu ana aklıma gelenler bunlar,geldikçe yazalım arkadaşlar

master

#15
Z4, Genesis, E serisi, 370Z, Panamera arasında döner diyorum ben. Favorim de Z4. Eski tasarımı beğenmezdim ama yenisi süper olmuş.
Ama E serisi tamamen yeni bi araba olduğu için o da alabilir.
Genesis, Hyundai'den beklenmeyecek bir araba olduğu için, 370Z de 370Z olduğu için alabilir :)
Panamera bence geç kalmış bir model. CLS yılın ödülünü alamadıysa Panamera da almamalı. Ama yine de belli olmaz.

Ayrıca X1'in listede olması bile kalbimi kırdı. X5'in sağına soluna beyzbol sopasıyla vurup X3'ü çıkardılar. X3'ü de aynı metodla değiştirip X1'i çıkardılar. Çirkin yahu bu arabalar, çirkin. X5 tamam büyük sükse yaptı da, X3 ve X1 "üstünde BMW amblemi olan her araç deli gibi satar" mantığından başka bir mantıkla üretilmiş olamaz. X1, adı bile komik.

Edited by - master on 23/07/2009  13:57:16
Mülayim biriyim.

2001 156 2.0 TS Executive
1997 GTV V6 Turbo
2007 159 1.9 JTDm Distinctive Plus
2008 GT 1.9 JTDm Q2
2007 Spider 2.2 JTS

Borracho

#16
bu arada bugun bir yeni e serisi gördüm etiler'de.. burada haksizlik yapmisim arabaya. canli olarak benim soyledigimden daha da sıkıcı ve kisiliksiz bir tasarimi var... berlin'deki taksiciler alır kullanır o baska...once kore mali sandim sonra bi baktim sahiden e serisi...cık cık cık...olmamiiiiiiis mercedes olmamis!

Volkan

#17
O kadar nefret ediyosan almazsın olur biter.

Kendinizi bu kadar üzmeye gerek yok.

tolga_ozhan

#18
Ben yılın otomobilinde oy hakkım olsa kesinlikle tereddütsüz Merseces Benz E Class'dan yana kullanırdım. Diğer rakiplerinden dağlşar kadar farkla hak ediyor benimim için.
Geçen sene Mito Asıl son finala kaldı, ama beceremedi birinciliği. Bu senede malum hiçbir yeni modeli yok.

Sercan Keklik

#19
quote:

O kadar nefret ediyosan almazsın olur biter.

Kendinizi bu kadar üzmeye gerek yok.



en sevdıgım smleyler :)
145 1.4 TwinSpark
145 1.6 TwinSpark
147 1.6 TwinSpark
147 2.0 SeleSpeed Blackline
156 1.6 TwinSpark
156 2.0 TwinSpark
156 2.0 SeleSpeed
156 1.6 TwinSpark
156 1.6 TwinSpark
156 1.6 TwinSpark
159 1.9 JTS
MiTo 1.6 JTDm
Giulietta 1.4 MultiAir
Giulietta 1.6 JTDm
Giulietta 1.6 JTDm
Spider 2.0 TwinSpark (916)
Spider 2.2 JTS SeleSpeed (939)
159 JTD Ti

cuneyt

#20
Saniye dusunmem.

Register or Login" border=0>

Borracho

#21
valla türklere özgü mercedes hayranligi gözleri kör etmis diyorum, hele bu siniftaki rakiplerini düsününce...

Borracho

#22
quote:

O kadar nefret ediyosan almazsın olur biter.

Kendinizi bu kadar üzmeye gerek yok.



profilinizde alfa romeonuz sorusu karsiliginda, mercedes benz c serisi yaziyor...siz neden bu kadar üzüldünüz mercedes e serisini elestirmeme?

Edited by - Borracho on 24/07/2009  01:12:00

Sercan Keklik

#23
bu sınıfta rakıp derken?
145 1.4 TwinSpark
145 1.6 TwinSpark
147 1.6 TwinSpark
147 2.0 SeleSpeed Blackline
156 1.6 TwinSpark
156 2.0 TwinSpark
156 2.0 SeleSpeed
156 1.6 TwinSpark
156 1.6 TwinSpark
156 1.6 TwinSpark
159 1.9 JTS
MiTo 1.6 JTDm
Giulietta 1.4 MultiAir
Giulietta 1.6 JTDm
Giulietta 1.6 JTDm
Spider 2.0 TwinSpark (916)
Spider 2.2 JTS SeleSpeed (939)
159 JTD Ti

Volkan

#24
Olay Türklere özgüdür diye bir şey yok.Mercedes sadece Türkiye'de mi popüler?Araba denen varlığı 1890'larda ilk defa icat eden marka sadece Türkiye popüler olabilir mi?

Kaldı ki ben Mercedes'in avukatlığını yapacak bir durumda değilim,ama yazdığınız mesajlarda sürekli olarak E Serisi'ne atıfta bulunuyorsunuz.Tamam sevmiyor olabilirsiniz ama gitsin taksiciler kullansın ya da sırf arka farları yüzünden Hyundai zannettim vallahi gibisinden eleştiriler çok yapıcı durmuyor.Benim pek hoşuma gitmedi kardeşim der geçersin.Bizim size Mercedes aldırmak ya da seveceksin kardeşim diye bi baskı uyguladığımız yok zaten.

En son yazınızda bir yerden alıntı yapıp E serisinin 4 kapılı sedan(saloon) arabaların sonu olduğu tarzında ne olduğunu  pek anlayamadığım bir yorum vardı.4 kapılı yerine 6 kapılı falan mı olucak artık arabalar ya da tavandan falan mı giriş yapılacak?Benim gözlemlediğim 4 kapılı sedan arabalarda yapılan en büyük değişiklik Passat CC ya da CLS gibi arabalarda arka koltukta 5.kişinin oturma yerine plastik göz koyup arabaları 4 kişi yapmaktan ibaretti.

Kaldı ki tasarım etkenlerden biri,durabilitesinin ya da sağlamlığın stil kadar önemi yok mu?Ya da illa ruhu yok gibi bir takım maneviyata kaçan terimler mi kullanmak lazım?

Rakiplerine gelince bence koyu bir Jaguar hayranısınız.Benim de kendi görüşüm sadece stilde bile E serisi XF'ten daha güzel duruyor.Ama korkmayın Jaguar'ı sevmeniz benim için bir problem değil her ne kadar Mercedes'i güzel bulmam sizin için bir problem olsa da..

Bir kaç ay önce bu sitede bir kullanıcı 159 ya da Avantgarde C almak arasında kuşkuda kalmıştı ve siteye danışmıştı.Alfa sitesi olmasına rağmen OBJEKTİF DÜŞÜNEBİLMESİNİ BİLEN mantıklı yazarların ağırlıkta olduğu bir forum olduğu için Mercedes almasını tavsiye eden bir çok kişi oldu.

Sonunda bu şahıs 159 aldı ve şu an gayet memnun,Mercedes'i 1.6 olduğu için almak istemediğini belirtmiş ve kararına saygı duyuyorum.Benim de hayalimde en azından bir kere de olsa bi 159 kullanmak vardı ama denk gelmedi maalesef..

Benim adıma sevinmişsiniz C serisi kullandığım için ama herhangi biri benle yeni E serisini takaslamak istediğini söylese cevabımın ne olduğunu söylemeye gerek duymuyorum bile zaten.

Sadece tasarım olarak araba seçen birisine tavsiyem die-cast arabalar var onlardan baksın