Haberler:

2005 yılından bu zamana Alfa Romeo ruhuyla yaşayanların arasına hoş geldiniz.
Soru, görüş ve önerileriniz için elektronik posta adresimiz: You are not allowed to view links. Register or Login



SEVMEK VE YAŞAMAK ADINA

« önceki - sonraki »

0 Üyeler ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Dentist

#325
Çok ilginç.
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#326
Günün sözü
Uşağım bile olsa, yanlışlarımı düzelten efendim olur.
Goethe


Yalnızlık bazen acı verse de , yaşadıkların karşısında seni kucaklayan dingin bir deniz gibidir.
Bir akdeniz kasabasında bir kır kahvesinde
Denizin kenarında, rengarenklerle boyanmış minik kayıkçıkların yanıbaşında
Günün doğuşu da batışıda birmiş!
Şimdi anlıyorum!
Hüzün, uzak denizlerden bize gelen bir misafir
Acı bir kahvenin tadı damağımdayken
Karşıladım kendisini iskelede
Hoşgeldin dedim, uzak denizlerin yalnız kadını
Yüzünde manalı bir tebessüm
Etekleri baharı anımsatan renk renk çicekler
Uçuşuyor saçları gibi
Buyur ettim tahta bir sandalyeye
İki demli çay kap geldim bizim miçoya
Bakışların hala derin ve manalı
Tıpkı deniz gibi engin maviliklerinde kayboldum
Burnumda papatyaların kokuları , karşı tepeden buram buram eserken
Ve sen karşımdasın engine mavilliklerin kadını
Vakur ve mağrur!

Levent Kobaza

#327
Günün sözü
İnsan her gün bir parça müzik dinlemeli, iyi bir şiir okumalı, güzel bir tablo görmeli ve mümkünse birkaç mantıklı cümle söylemelidir.
Goethe

Bazı maddelerine katılmasamda buyrun size altın öğütler

Hayata dair altın öğütler

- Sadece aşk için evlen.

- Sevinçlerini sakın erteleme.

- Her gün 30 dakika yürüyüş yap.

- Her yemekten önce şükret.

- Bir arkadaşına sırrını açıklamadan önce iki kere düşün.

- Kaybedecek şeyleri olmayan insanlardan kork.

- Gözünün önünde hep güzel şeyler bulundur.

- Kendini ve başkalarını affetmesini bil.

- İlk yardımı öğren.

- Biri seni kucakladığında ilk bırakan sen olma.

- Her gün 6 bardak suyunu içmeyi unutma.

- Kendine yapılmasını istemediğin hiçbir şeyi başkalarına yapma.

- İyi ve başarılı bir evliliğin iki şeye bağlı olduğunu unutma:

a) Doğru insanı bulmak

b) Doğru insan olmak.

- Ebeveynlerini, eşini ve çocuklarını eleştirmek istediğin zaman dilini ısır.

- Sevimsiz olmayacak şekilde ayrı fikirde olmayı öğren.

- Çok mükemmel bulduğun bir fikri başkasının engellemesine izin verme.

- Keyifsizliklerini açığa vurma.

- Evliliğini güzelleştirmek için her gün bir şeyler yap.

- Güç, sahip olduğun mallarla ilgili değildir. Unutma!

- Kalem ve not defterini daima yanında taşı.

- Zaman ve kelimeleri boş yere harcama, ikiside çok değerli.

- İnsanların yaptıkları olumsuz şeyleri değil, ileride yapacaklarını düşün.

- Senden az ya da çok parası olanlarla, paran hakkında konuşma.

- Bir şeyi elde etmek çok çaba sarf ettiysen, tadını çıkarmak için zaman ayır.

- Birisinin kahramanı ol.(bu nedemek canım ?)

- Neyi ve kimi desteklediğini insanlara söyle(mesela bu çok saçma)

frantic

#328
quote:


- Neyi ve kimi desteklediğini insanlara söyle(mesela bu çok saçma)




bizim memleket için yapılması pek hoş olan birşey değil
Utku Çakmak

*MIT0 5
*147 Collezione
*156 2.0TS
*33 1.5
*156 1.6TS Dist.
*75 2.0TS

Dentist

#329
Yaşamın gerçekleriyle pek bağdaşmıyor bence
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#330
Günün sözü
Kulaklarımızı da gözlerimiz gibi istediğimiz zaman açıp kapayabilseydik, bu ne büyük bir lütuf olacaktı!
G.C. Lichtenberg


Tatil ilanlarında sloganların dili

Sizlerle daha önce defalarca Yıldırım Tuna fıkralarını paylaştım. Çok beğenildiğine dair mesajlar da aldım. Mevsime ayak uyduran Tuna bu defa gazetelerdeki tatil ilanlarında geçen slogansı cümlelerin şifresini tecrübelerine dayanarak çözümlemiş. Birlikte gülelim:

- Nostalji yaşayacaksınız: Klima ve banyo yok

- Tropikal bir ortamda: Yağmurlu

- Benzersiz bir konumda: Şehre uzak

- Bol seçenekli: Fiyata hiçbir şey dahil değil

- Tam kaçamak yapılacak bir konumda: Oteli bulmanız imkânsız

- Her şeyi siz keşfedeceksiniz: Ödemeyi siz yapacaksınız

- Tecrübeli rehberimiz eşliğinde: Daha önce uçağa binmiş bir elemanımızla

- Parmaklarınızı yiyeceksiniz: Bu fiyata bir de yemek mi verelim

Dentist

#331
Seyahat acentelerinin çoğu gerçekten de böyle.Kimse üstüne alınmasın ama emlakçılar gibi;"allah bir dese ininmayacaksın".Her türlü üçkağıt,göz boyama bunlarda.Tatil puan diye bir site var,insanlar gittikleri otellerl ilgili beğenilerini ya da memnuniyetsizliklerini anlatıyorlar ki evlere şenlik.Neler var,neler,aklınız durur.Tatile gideceğim yeri belirleyebilmek için acentaların sitelerini adeta hatmettim.Benim gibi fazla detaycı olunca da iş daha zorlaşıyor tabii ki,neyse sonunda Ets turdan bir yer buldum,bir aksilik olmazsa,25inde gideceğiz.
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#332
eveet yine yolculuk göründü
ben yokken herkes kendine iyi baksın!  

Günün sözü
'Her ne kadar kendi fikirlerim pek hoşuma gidiyorsa da, sanırım, başkalarının da kendi hoşlarına giden fikirleri vardır.'
Descartes

Hafta sonu gülme vakti

Sizi biraz eskilere götürmek istiyorum
Bakalım beğenecek misiniz?

ŞEYTANLA KONUŞMA

Brejnev, Nixon'ı ziyaret eder. Nixon masasındaki kırmızı telefonla
şeytanı arar ve 15 dakika konuşur, yardımcısı, bu konuşma 1500 dolar
tuttu der.
Brejnev, Moskova'ya döner ve yardımcısına 'Bana şeytanı ara,
Amerikalılar konuşabiliyorsa, ben de konuşurum' der. Şeytanla 15 dakika
konuşup kapattıktan sonra yardımcısına sorar: 'Bu konuşma ne kadara
patladı bize?'
Yardımcı cevap verir: '5 cent efendim!' Brejnev şaşırır:
'Niye bizimki o kadar ucuz?' Yardımcı: 'Çünkü
Amerikalılarınki milletlerarası tarife, bizimki şehir içi.'



Dentist

#333

:) KADINLAR İÇİN NE DEDİLER
    Bir kadin kisik sesle konusuyorsa birsey istiyor demektir.Sesini yükseltiyorsa bilin ki istedigini elde edememistir...
    -Anonim-
   
    Karisi güzel olan adam mutlu olur. Güzel olmayan ise filozof...
    -Sokrates-
   
    Bir erkek ölürken kipirdayan son yeri, kalbidir. Bir kadin ölürken,dili...
    -George Chapman-
   
    Erkek hissettigi, kadin göründügü yastadir.
    -Moltimer Collins-
   
    Kadin pesinde kosmanin zarari yoktur. Zarari veren onlari yakalamaktir.
    -Jack Davies-
   
    Bir sürü erkek basarisini ilk karisina borçludur. Ikinci karisini da basarisina.
    -Jim Backus-
   
    Kadina inanan, kendini aldatir. Inanmayan da kadini aldatir.
    -Çin Atasözü-
   
    Erken kalkmayan avrat, söz dinlemeyen evlat, mahmuzla gitmeyen at; kapinda varsa kaldir at.
    -Türk Atasözü-
   
    Zengin dullar bir gözleriyle aglarlar, öbürünü kirparlar.
    -Miguel De Cervantes-
   
    Kadin psikolojisini otuz yildir incelememe ragmen büyük soruya cevap bulamadim. Gerçekte kadinlar ne istiyor?...
    -Sigmund Freud-
   
    Bir kadin ayni zamanda hem sevdali, hem anne olamaz...
    -Andre Maurois-
   
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Dentist

#334
:) TURKLERE OZGUN HASTALIKLAR
    01-Kardan adama tekme atma veya bozmaya calisma hastaligi,
    02-Yeni atilmis bir betona basma ve isim yazma hastaligi,
    03-Gazete ve dergilerdeki resimlere sakal, biyik ve gözlük yapma hastaligi,
    04-En iyi arabayi ben kullaniyorum zannetme hastaligi,
    05-Kar topunun içine buz koyma hastaligi,
    06-Cep telefonu kullaniminin yasak oldugu ortamlarda illede görüsme yapma hastaligi,
    07-Belediyenin duraklara koydugu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastaligi,
    08-Kumsalda Deve güresi yapma hastaligi,
    09-Sahin marka arabayi, Dogan görünümlü yapma hastaligi,
    10-Agaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim bas harfi kazima hastaligi,
    11-Derslerini çalisip sinifini geçenleri inek sanma hastaligi,
    12-Meslegimizdeki ünvanimizi Ingilizce olarak söyleme hastaligi,
    13-Tiki olan insanlarin tikleri ile ugrasma hastaligi,
    14-Iskambil kagitlarindan kule yapan birinin kulesini bozmaya çalisma hastaligi,
    15-Cep telefonu ile bagira bagira konusma hastaligi,
    16-Reklam için duvarlara veya panolara yapistirilan afisleri yirtma hastaligi,
    17-Tuvalet duvarlarini defter sanma hastaligi,
    18-Otobüs duraklarina "Atesli sevisirim beni ara" yazma hastaligi,
    19-Trafikte bizi geçen bir araçi mutlaka yakalayip onu geçmeyi ilke sayma hastaligi,
    20-Sinyal verir vermez serit degistirip, kazaya sebebiyet verdigimizde sinyal verdik görmüyonmu deme hastaligi,
    21-Ara yollardan ana yola çikacak araca yol vermeme hastaligi,
    22-Ünlü birini gördügümüzde ona el sallama hastaligi,
    23-Ünlü birini gördügümüzde onunla fotoraf çektirip çok samimiyiz havasi verme hastaligi,
    24-Yasamadigimiz bir seyi yasamis gibi anlatip ona kendimizi inandirma hastaligi,
    25-Otobüs duraga yanastiginda illede ön kapidan inmeye çalisma hastaligi,
    26-Otobüs koltuklarini yirtma ve üzerlerine acayip acayip yazilar yazma hastaligi,
    27-Minibüs soföriyseniz begenmeseniz bile mutlaka kral fm dinleme hastaligi,
    28-Trafikte kirmizi isikta dururken, yesil isik yanar yanmaz tornaya basma hastaligi,
    29-Trafikte kirmizi isikta dururken burun karistirma hastaligi,
    30-Kimsenin herhangi bir konu hakkinda bilgisi olmadigini anladigimiz anda o konu hakkinda atip tutma hastaligi,
    31-Elektrik,su,dogalgaz,vergi,trafik cezasi vb.. faturalari son gününde ödeme hastaligi,
    32-Kar yagdiginda eve bolca ekmek alma hastaligi,
    33-Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine kosup onlari kaçirmaya çalisma hastaligi,
    34-Evli olanlarin bekarlara sakin ha evlenme demesi hastaligi,
    35-Ayni filme giden insanlarin filmden çiktiktan sonra filmi birbirlerine anlatmalari hastaligi,
    36-18 yasina geldigi gün bara gitme hastaligi,
    37-Eline silah geçen birinin hemen o silahla saka yapma ihtiyaci duymasi hastaligi,
    38-Arabayla yolda giderken tanidik birini görünce arabayi sakadan onun üzerine dogru sürme hastaligi,
    39-Takim elbise giyince elini cebe sokma hastaligi,
    40-Tuttugu takim galip gelince havaya silah sikma hastaligi,
    41-Meslek arkadaslarina mesleki sakalar yapma hastaligi
   

Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Dentist

#335
:) BİR ÖYKÜ
    Kaba saba, soluk, yıpranmış giysiler içindeki yaşlı çift, Boston treninden inip utangaç bir tavırla rektörün bürosundan içeri girer girmez, sekreter masasından firlayarak önlerini kesti..
    Öyle ya, bunlar gibi ne idüğü belirsiz taşralıların Harvard gibi üniversitede ne işleri olabilirdi?
    Adam, yavaşça rektörü görmek istediklerini söyledi. İşte bu imkansızdı..
    Rektörün o gün onlara ayıracak saniyesi yoktu..
    Yaşlı kadın, çekingen bir tavırla; "Bekleriz" diye mırıldandı..
    Nasıl olsa bir sure sonra gideceklerdi.. Sekreter sesini çıkarmadan masasına döndü.. Saatler geçti, yaşlı çift pes etmedi. Sonunda sekreter, dayanamayarak yerinden kalktı. "Sadece birkaç dakika görüşseniz, yoksa gidecekleri yok" diyerek rektörü iknaya çalıştı.
    Anlaşılan çare yoktu..
    Genç rektör, isteksiz bir biçimde kapıyı açtı. Sekreterin anlattığı tablo içini bulandırmıstı. Zaten taşralılardan, kaba saba köylülerden nefret ederdi. Onun gibi bir adamın ofisine gelmeye cesaret etmek, olacak şey miydi bu? Suratı asılmış, sinirleri gerilmişti.
    Yaşlı kadın hemen söze başladı. Harvard´da okuyan ogullarını bir yıl önce bir kazada kaybetmişlerdi. Oğulları, burada öyle mutlu olmuştu ki onun anısına okul sınırları içinde bir yere bir anıt dikmek istiyorlardı.
    Rektör, bu dokunaklı öyküden duygulanmak yerine öfkelendi.
    "Madam" dedi sert bir sesle, "Biz Harvard´da okuyan ve sonra ölen herkes için bir anıt dikecek olsak, burası mezarlığa döner..."
    "Hayır, hayır" diyerek haykırdı, yaşlı kadın.. "Anıt değil.. Belki, Harvard´a bir bina yaptırabiliriz". Rektör yıpranmış giysilere nefret dolu bir nazar fırlatarak "Bina mı?" diyerek tekrarladı. "Siz bir binanın kaça mâl olduğunu biliyor musunuz? Sadece son yaptıgımız bölüm yedi buçuk milyon dolardan fazlasına çıktı.."
    Tartışmayı noktaladıgını düşünüyordu. Artık bu ihtiyar bunaklardan kurtulabilirdi...
    Yaşlı kadın, sessizce kocasına döndü :
    "Üniversite inşaatına başlamak için gereken para buymuş? Peki, biz niçin kendi üniversitemizi kurmuyoruz, o halde?"
    Rektor´un yüzü karmakarısıktı.. Yaslı adam başıyla onayladı. Bay ve bayan Leland Stanford, dışarı çıktılar. Doğru Californiaya´ya, Palo Alto´ya geldiler. Ve Harvard´ın artık umursamadıgı oğulları için onun adını ebediyyen yaşatacak üniversiteyi kurdular.
    Amerika´nın en önemli üniversitelerinden birini STANFORD´u.
   
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Dentist

#336

:) ERKEKLER NASILDIR?
    Erkekler bilgisayar gibidir... Sık sık kilitlenir ve hafizasi asla yetmez.
    Erkekler kahve gibidir... iyisi seni bütün gece uyutmaz.
    Erkekler yildiz fali gibidir... Sana ne yapman gerektigini söyler, lakin her seferinde yanilir.
    Erkekler park yeri gibidir... İyilerin hepsi kapilmistir.
    Erkekler kar firtinasi gibidir... Ne zaman gelecegini, ne kadar sürecegini ve kar kalinligini önceden tahmin etmene imkan yoktur.
    Erkekler tatil gibidir... Hep kisa gelir.
    Gelecegini planlayan erkegi nasil anlarsin? İki sise raki alir.
    Erkekler neden evlenmeyecekleri kadinlarin pesinden kosar? Köpekler de kullanmayacaklari otomobillerin pesinden kostugu için.
    Yeni bir koca ile evdeki köpek arasinda ne fark vardir? Köpek bir yil sonra da sen eve geldiginde kuyrugunu sallar.
    Tuvalet kagidini degistirmek için kaç erkek gerekir. Dünya tarihinde böyle bir sey yasanmadigi için bilinmiyor.
    Yarim beyinli bir adama ne denir? Kabiliyet.
    Erkek kredi kartinin çalindigini neden polise haber vermez? Hirsiz karisindan daha az harcar.
    Erkek neden karisinin elini tutar? Biraktigi anda alisverise gidecegini bildigi için.
    Evli çiftler su yatagina ne der? Ölü Deniz.
   
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Dentist

#337
:) TÜRK YALANLARI
    ?  Kalsaydiniz biseyler yerdik...
?  Vallaha sarida geçtim memur bey...
?  Kazanmak önemli diil mühim olan yarismaya katilmakti...
?  Dünya ahiret bacimsin...
?  Suan 65 milyon bizi izliyor...
?  Bu son sigaram...
?  Bütün kadinlar güzeldir...
?  Iki saat kapida bekledim, açan olmadi...
?  Seni düsünmekten bütün gece gözüme uyku girmedi...
?  Sen bi de beni gençligimde görecektin...
?  Aglamiyorum... Gözüme bisey kaçti...
?  Yemezsen arkandan aglar...
?  Seni leylekler getirdi yavrum...
?  Aksama erken gelicem...
?  Bu aldigim en güzel hediye...
?  Bi oturusta iki büyük deviririm...
?  Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için...
?  Agzima sigara sürmedim...
?  Ben almiyim rejimdeyim...
?  Eee ne zaman gidiyoruz içmeye?...
?  Kadinlar en çok kel erkeklerden hoslanir...
?  Isim bitsin ben seni ararim...
?  Bir kez olsun yüzüm gülmedi...
?  Hayatimda hiç ilaç almadim...
?  Ihraç fazlasi bunlar...
?  O elinizdeki tek kaldi, baska yok...
?  Bi'tanem...
?  Seni Seviyorum...
?  Beni seçerseniz size...
?  Ben de tam seni arayacaktim...
?  Bi sey olmaz...
?  Ben eski yüzücülerdenim...
?  Bizi davet ettiler ama gitmedik...
?  Valla bu size çok yakisti...
?  Senin annen bir melekti yavrum...
?  Bana yan bakan daha anasinin karnindan dogmadi...
?  Merak etme hayatim sekreterimi görsen çok çirkin....
?  Büyük ikramiyeyi kazanmak istemiyorum önemli olan alin teri...
?  Merhaba karicim, mesai yeni bitti de...
?  Üzülme sevgilim evlenince anneni yanimiza aliriz...
?  Evi bosaltin! Almanya'dan oglum geliyor...
?  Iki gözüm önüme aksin ki...
?  Kilolarimla barisigim ben böyle mutluyum!
?  Formu doldurun biz sizi arariz
?  Bu sene üniversite sorulari çok basitti, keske sinava girseydim...
?  Ben her bahar asik olurum...
?  Gerçek aski sende buldum...
?  2 saat bekledim...Gelmedin!
?  Üsüyosan ceketimi alabilirsiniz...
?  Seni anliyorum.
?  Hatirasi var, bunu sana veremem...
?  Arkasindan degil, burda olsa yüzüne de söylerim
?  Her bedene uyar bu...
?  Gol atmayi sevmiyorum.Asist yapmak daha çok hosuma gidiyor.
?  Senin eline kimse su dökemez..
?  Ögretmenin vurdugu yerde gül biter
?  Söyle bir arabam olsun milyarlarca borcum olsun...
?  Benim için önemli olan ruh güzelligi
?  Hediye olmasa inan verirdim.
?  Bi arkadasa bakip çikicam, istersen kimlik birakayim...
?  Mektup gelmedi mi? Ama ben kendi elimle postaya attim...
?  Belki biraz sikti ama hiç merak etmeyin kullandikça açilir...
?  Kitaplarima bir daha bakayim ama kitabi sana verdigimden eminim...
?  Onun için biseyler yapmayi çok isterdim... Ama malesef...
?  Elimden bisey gelmez...
?  Sensizlik canima tak etti...
?  Ben hiç yalan söylemem
?  Aksam elektrikler kesildi, dersimi yapamadim...
?  Bunun garantisi biziz abi...
?  Telefon sehirlerarasina kapali
?  Ben zaten böyle olaccgini biliyordum...
?  Bi kereden bisey olmaz.
?  Biz sadece arkadasiz.
?  Kuran çarpsin bu son sigaram
?  Son biletler bunlar
?  Hiç acitmayacak.
?  Daha önce hiç kimseyi böylesine sevmemistim.
?  Sizin mutlulugunuz bizim mutlulugumuz...
?  Sayisaldan para çiksa, önce kimsesiz çocuklara sonra da yaslilara bagislarim...
?  Haaa bi de okul yaptiriyim...
?  Abi kizi görücen bi içim su...
?  Adem Bey su an toplantida... Kim ariyodu?
?  Sizden iyi olmasin bi arkadasim vardi...
?  Kuru ekmek bana yeter... Yeter ki huzurum yerinde olsun...
?  Dis transferleri 15 gün içinde bitiricez....
?  Aradim... Çaldi çaldi açan olmadi...
?  Dünyanin en mutlu çifti olucaz...
?  Devletimiz güçlüdür..........
?  Failleri en kisa zamanda yakalanacak......
?  Enflasyon düsecek.......
?  Bu kis komünizm gelecek.......
?  Memuru enflasyona ezdirmeyecegiz......
?  Bu konuda elimizden geleni yapiyoruz......
?  Benim isçim, benim köylüm, benim memurum...
   
Bir zamanlar bunlar vardı;artık yoklar...

146 1.4 TS
147 1.6 TS Distinctive
159 1.9 JTD Distinctive Plus Qtronic
159 1750 Tbi-Ti
159 1.9 SW JTD Distinctive Qtronic

Levent Kobaza

#338
Eveet yine yeniden aranızda olmaktan çok mutluyum...

Günün sözü
Bazı kişiler henüz benliğini bulamadığını söyler.. Ama benlik insanın bulduğu değil yarattığı bir şeydir.
Thomas Szasz



BEŞ DAKİKA GEÇ BEŞ DAKİKA ERKEN

Sibirya'daki bir hapishanede üç tutuklu sohbete dalar. Birincisi:
'Beni hapse attılar çünkü fabrikaya hep 5 dakika geç geliyordum.
Sabotaj yapacağımdan şüphelendiler.' İkincisi: 'Ben hapisteyim
çünkü fabrikaya hep 5 dakika erken geliyordum. Ajan olduğumdan
şüphelendiler.' Üçüncüsü: 'Ben fabrikaya hep zamanında
geliyordum. Batı icadı bir saatim olduğu için hapse atıldım.'

Levent Kobaza

#339
Günün sözü
Türk, Kuran'ın arkasında koşuyor; fakat onun ne dediğini anlamıyor, içinde neler var bilmiyor ve bilmeden tapınıyor.
Benim maksadım; arkasında koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın. Türkler, dinlerinin ne olduğunu bilmiyorlar. Bunun için Kuran, Türkçe olmalıdır."

"Bizi yanlış yola sevk edenler bilirsiniz ki, çok kere din perdesine bürünmüşler, ve temiz halkımızı hep din kuralları sözleriyle aldata gelmişlerdir. Tarihimizi okuyunuz, dinleyiniz... Görürsünüz ki milleti mahveden, esir eden, harab eden fenalıklar hep din örtüsü altındaki küfür ve kötülükten gelmiştir. "

Mustafa Kemal Atatürk


Hikayeye göre bir kral, sabah gezintisi sırasında bir dilenciye rastlar. "Dile benden ne dilersen" diye soran krala dilenci gülerek, "sanki benim her dileğimi gerçekleştirebilecekmiş gibi soruyorsunuz" der. Kral bu cevaba şaşırır ve sohbet ilerler. "Pek tabii her dediğini yerine getirebilirim. Sen söyle bakalım, ne istiyorsun?" "Söz vermeden önce iki kez düşünün kralım" der. Dilenci sıradan bir dilenci değildir.

Kral ısrar eder. "Ne istersen iste sana verebilirim. Ben güçlü bir kralım. Yerine getiremeyeceğim hiçbir dileğin olamaz" der. Bunun üzerine dilenci, elindeki kâseyi krala uzatır ve "bu kâseyi herhangi bir şeyle doldurabilir misiniz?" diye sorar. Kral bir kahkaha atar ve vezirine kâseyi altınla doldurmasını emreder. Kâse dolup taşmakta ama sonrasında hemen boşalmaktadır. Altınlar, buhar olup uçmaktadır sanki. Kralın onuru kırılır.

Bir dilencinin kâsesini dolduramadığı ülkede kulaktan kulağa yayılır. Giderek pırlantalar, elmaslar, yakutlar akıtılır kâseye. Ne var ki kâsenin dibi yoktur sanki. Dolup taşmasına rağmen kâse sürekli olarak boş kalmaktadır. Kral yenik düşmüştür. Dilenciye yakarır: "Tamam, tamam sen kazandın". "Dileğini yerine getiremedim ama lütfen bana kâsenin neden yapılmış olduğunu söyle" der. "Çok basit" diye yanıtlar dilenci. "İnsan dimağından yapılmıştır.

Yani insanın arzu ve isteklerinden. Doymak bilmez oluşu bundandır. Bu gerçeği bir kez kavrarsan yaşantın değişir. İstek dediğin nedir ki! İstek ulaşılana kadar, belli bir süre heyecan veren bir duygudur. Örneğin bir iş istersin... Bir araba... Ev... Eş... Bir başka şey!.. Tek tek her birini elde ettiğinde, her şey anlamını yitirir. Neden? Çünkü beynin, aklın onları dışlar. İş senin, araba da garajdadır ve artık istek uyandırmamaktadır. Heyecan, onu elde ettiğinde sönüp gitmiştir.

Gene boşluğa düşer, yeni bir istek yaratmak zorunda kalırsın. İstek doyumsuzluk uyandırır ve giderek bir ?dilenci? olursun. Bir istekten bir diğerine çırpınıp durursun. Amacına ulaşır ulaşmaz bir yenisini yaratırsın. İsteğin bu yönünü kavradığında yaşamının dönüm noktasındasın demektir. Bu durum ancak seni mutlu edecek şeyleri dışarıda değil, kendi içinde aradığın zaman gerçekleşir. Ve gerçek tatmine ve mutluluğa ancak o zaman erişirsin" der. Gelelim hikayenin verdiği derslere: Kral bile olsanız bir dilenciden bile öğrenebileceğiniz çok önemli yaşam dersleri olabilir.

Gerçek mutluluk insanın içinde ve kendisinin elindedir. Mutluluğu ve başarıyı yakalayamayanlar, hatayı başka yerde değil kendi içlerinde aramalıdırlar. Bir şeyi elde etme hırsı değil, elde ettikten sonra da onu istemeğe devam edebilme becerisi yaşamı anlamlı kılar. Bir kralın dilenciye, bir dilencinin de krala dönüşmesi an meselesidir. Yaşam, dilenmek için çok kısa, dilenci olmak içinse çok uzundur...

Levent Kobaza

#340
Günün sözü
Neden ?aman kendini yitirme? diye öğüt verilir insanlara? O durumda gerçekten içtenlik kazanır da ondan... CESARE PAVESE

Karı - koca birlikte tatile çıkarlar. Gittikleri yerde kamp kurarlar.

Tatillerinin ikinci gününün akşamı güzel bir yemek yiyip uykuya dalarlar.

Birkaç saat sonra kadın uyanır ve kocasını da uyandırır.Adam uyku sersemidir;

güzel bir rüyadan uyandırıldığı için de biraz kızgındır:

'Ne oldu?Ne istiyorsun?' diye sorar.

Yukarıya bak ve bana ne gördüğünü söyle.' Adam gökyüzüne bakar ve cevap verir:

-'Bunun için mi uyandırdın beni?.Baktım işte. Bir sürü yıldız görüyorum,ışıl ışıl parlayan milyonlarca yıldız.

Karısı tekrar sorar.Peki, bu sana neyi gösteriyor?

Artık iyice uykusu kaçan adam biraz düşünür ve cevap verir:

'Teolojik olarak Allahin kudretini ve kendi acizliğimizi görüyorum.

Felsefi olarak, evrenin sonsuzluğunu ve onun karşısındaki önemsizliğimizi görüyorum.

Astronomik olarak galaksilerin,yıldızların, gezegenlerin varlığını görüyorum.

Yıldızların konumuna bakarak saatin 3 olduğunu görüyorum.

Meteorolojik olarak da bugün havanın çok güzel olacağını görüyorum.

Niye sordun bunu bana?

Sana neyi gösteriyor?

'Necati, çadırımızı çalmışlar!

Levent Kobaza

#341
Günün sözü
Dostluk, toprak bir maşrapa gibidir, önemsiz bir nedenden birdenbire kırılır ve bir daha kullanılamaz.
Cicero


Bugün cumaaaa

AFRİKALI ÇIPLAKLAR

Stalin bir gün limuzininde şoförüyle sohbete dalar. 'Söyle bakalım,
devrimden sonra daha mı mutlu oldun, daha mı mutsuz oldun?' Şoför cevap
verir: 'Daha mutsuz oldum çünkü devrimden önce iki tane takım elbisem
vardı, şimdi bir tane var.' Stalin karşılık verir: 'Ohoo, sen
haline şükret.
Afrika'da halk çırılçıplak koşturuyor!' Şoför sorar: 'Öyle
mi? Onların devrimi ne zaman olmuştu?'


Levent Kobaza

#342
Günün sözü
İsteğin olmadığı yerde sevgi bulunmaz.
Gandhi



Tıbbi bir deney için doğup büyüdüğü laboratuvardan ilk kez kaçan tavşan, tel örgüleri aşınca ayağının altındaki çimlere bayılmış, ilk defa gördüğü güneşin batışını hayranlıkla izlerken biraz ileride oynayan kendisi gibi yüzlerce tavşana rastlamış..
"Heyy..!" demiş, "Ben laboratuvardan kaçan bir tavşanım.. Sizler doğadaki gerçek tavşanlarsınız değil mi?.." "Evet.." demiş diğer tavşanlar hep bir ağızdan, "Haydi bize katıl.." Bizimki aralarına hoplamış, birlikte çimleri yemeğe başlamışlar, "Tadı nefis" demiş, "Başka ne yaparsınız?" "Şu ilerideki tarlayı görüyor musun? Orada "Havuç" var.. Biz onları kazar, çıkartır ve yeriz.. "Hemen teklifi kabul etmiş, havucun ballı tadı damağına yayılmış, "Başka ne yaparsınız?" "Şurada marul tarlası var, onları da yeriz.." Marulun nefis tadı unutulmazları arasında yerini almış, bizimki son derece mutlu göbeğini sıvazlarken "Artık bizimle yaşayacaksın değil mi?.." diye sormuş diğerleri..
"Üzgünüm.." demiş tavşan, "Çok güzel saatler yaşadım ama kalmam imkansız.." Şaşkın şaşkın bakmış diğer tavşanlar ve sormuşlar "Neden?.." diye hayretle, "Laboratuvara geri dönmeliyim.." demiş bizim tavşan, "Sigarasızlıktan ölmek üzereyim..!"

Levent Kobaza

#343
Günün sözü
Hiçbir kadın aynı erkekle 50 yıl evli kalamaz. 25 yıl sonra, o artık aynı erkek değildir..
Bob Hope'un eşi Dolores Hope


Birçok erkeğin gizlice karısından korkmasının nedeni şudur: Kadın onu herkesten iyi tanır, onunla yatar ve özünü bilir. Onun erkekliğini onaylama gücü kadar çürütme gücüne de sahiptir. Bu, ölümcül bir tuzaktır. (...) Düş kırıklıklarıyla geçen yıllardan sonra öğrendim ki, sorununuzu Havva?ya götürürseniz, kalbiniz kırılır. (John Eldridge?in ÖZGÜR YÜREK: Erkek Ruhunun Sırrını Keşfetmek adlı kitabından)

Levent Kobaza

#344
Günün sözü
Aşkı sıradan kadınlar yaşar. Güzel olanlar, kendilerini sergilemek için çalışmaktan, aşka zaman bulamazlar..
Katherine Hepburn

* 80'li yılların sonların bir beşiktaş-boluspor maçı sırasında hakem beşiktaşın net 2 golünü vermez, boluspora havadan bir penaltı verir. maç çığrından çıkmıştır. beşiktaşlılar neredeyse sahayı terketmeyi düşünürler. boluspor 2. golü de atar.
metin tekin santrayı yapmaz bekler. hakem düdüğü bir daha çalar, ama metin hala topa dokunmaz.
hakem, "metin neden başlamıyosun, bak kart çıkartırım" der.
metin cevap verir: "hocam sahanıza geçin de başlayalım"

Levent Kobaza

#345
Günün sözü
Aşk, bir kişi ile geriye kalan herkes arasındaki farkın, çok fazla abartılmasıdır..
Bernard Shaw


Serçenin biri bir bahar günü dalgın dalgın uçuyormuş...
> Bir anda farketmiş ki, bir yolun bir metre üstünde uçuyor ve karşıdan da motorsikletli
>
> bir adam geliyor.
> Her ikisi de çarpışmayı engellemek için ellerinden geleni yapmışlar... ama nafile...
> Serçe 'çotaaank' diye kaska çarpıp düşmüş.
> Şimdi, motorcu sıkı bi hayvansever ya, doğal olarak hemen atlamış motordan;
> Koşmuş serçenin yanına.
>
> Serçe baygın yatıyor.. Kıyamamış, bırakamamış yolda; almış getirmiş eve.
> Eskiden kalma bir de kafesi var evde...
>
> Baygın serçeyi kafesin içine güzelce yerleştirmiş..
> Yanına da az biraz su, az biraz ekmek koymuş, vurmuş kafayı yatmış...
> Bizim serçe bir müddet sonra ayılmaya başlamıs..
> Daha tam seçemiyor ortalığı.. hafif bulanıklık var yani...
> Bir bakmıs ki parmaklık, ekmek, su falan var bulunduğu yerde...
> Birden dank etmiş vaziyet:
> hs s....tir.....laann motorcuyu öldürmüşüz ..
*****ayıptır

Levent Kobaza

#346
evett bugün cuma karamsar olmamak lazım

Günün sözü
Bir zamanlar erkeğin üstün olduğuna inanıyordum. Sonra evlendim. Karım bu inancımı tamamen yıktı..
Jack Lemmon



İnsan ve Eşek!..

İnsan = Yemek + Uyumak + Üremek + Para kazanmak için çalışmak + Eğlenmek
Eşek = Yemek + Uyumak + Üremek
İlk denklemde ( Yemek + Uyumak + Üremek ) yerine Eşek koyabiliriz...
O zaman..
İnsan = Eşek + Para kazanmak için çalışmak + Eğlenmek
Bu yeni denklemde her iki taraftan Eğlenmek çıkartılırsa..
İnsan Eğlenmek = Eşek + Para kazanmak için çalışmak
Yani.. Eğlenmesini bilmeyen insan, sadece para kazanmak için çalışan eşekten başka bir şey değildir...


Levent Kobaza

#347
Günün sözü
Kötüler, kendilerine tahammül edildikçe daha çok azarlar.
Tolstoy


ERKEK OLMAK
Ne zaman konu ?erkek olma?nın temel niteliğinden açılsa...

Bazı okumuş erkekler (ki bunlara kimi köşe yazarları da dahil) hemen şu söze başvuruyorlar: ?Erkek avcıdır!?

Bunu söylerken de kendilerine öyle entelektüel bir hava veriyorlar ki, hepsini antropolog sanırsınız.

Sözlerinin devamı da var tabii!

?Erkek ava gider, kadın bekler!?

Tabii oradan da erkek işi özgürlük ve poligami (çok eşlilik) arayışlarının nasıl kaçınılmaz biçimde derin kökleri olduğu meselesine varılıyor.
***


Ne zaman böyle sözler işitsem veya okusam önce ?e, ne olmuş?? diye soruyor sonra da içimden gülüyorum.

Çünkü bu iddiayı ikide bir ortaya atan erkekler genellikle mazbut ve ?mahkûm? bir hayatın kendi halinde tipleri!

Günümüzün sıradan erkekleri...

Yani güvenliğini tehdit edebilecek her konuda atılımdan vazgeçecek kadar ürkek, ömrünü masa başında tüketen ve alışkanlıklarına teslim olmuş erkekler...

Yani özel hayatının kılıbıklıkla anlamsız kıskançlıklar arasında salınıp durmasından rahatsız olmayacak kadar sisteme bağlı erkekler...

Ama iş ?erkekliği? anlatmaya kalkınca ışık hızıyla mağara devrine gidip ?errrkekkk av-cı-dır? deyiveren erkekler...

?Av? denilen de nihayetinde barda yabancı bir kadınla laflamak sığlığına takılıp kalıyor.

Güler misin, ağlar mısın durumu aslında!
***


Mesele insanlığın tarih-öncesinde erkeğin avcı olması falan değil!

O ?avcı? öleli çok oldu!

Kendimizi kandırmayalım.

Mesele başka yerde!

Mesele erkeklerin çocukluklarında, hatta ergenlik çağlarında bile içlerinde bütün ateşiyle varlığını sürdüren serüven tutkusunun sönüp gitmesinde!..

Modern hayat o ateşi eninde sonunda söndürüyor!

Onun yerine ne koyuyor peki!

Cinsel organını kaba bir silah gibi kullanmayı erkeklik sanma zavallılığını mı? Evet!

Ya da tuzu kuru olanlara adrenalin sporları yaptığında veya kapısının önüne cip çektiğinde kendisini serüvenci sanacak kadar tatlı bir şapşallaşma fırsatı tanıyor modern hayat.

Buna hali vakti yetmeyenler için de gün içinde sık sık bir dağ adamı veya kovboy gibi öfkelenip dayılanma imkânı veriyor. Yalan mı?
***


Tesadüfen elime geçmiş bir kitap okuyorum şu sıralarda:

Adı Özgür Yürek (Wild at Heart). Yazarı John Eldredge.

Okul yıllarında başı uyuşturucuyla belaya girmiş, sonra tiyatro dalında yüksek öğrenim görmüş, yıllar boyu aktörlüğün ardından Hıristiyan ilahiyatına merak salmış biri.

Kitabında tam da sözünü ettiğim şeyi irdeliyor Eldredge: Erkeklerin içinde gizli-bastırılmış halde kalan o özgür-serüvenci ruhu!..

İçerdiği aşırı dozda Hıristiyanca yorumlama çabasına rağmen bu meseleye ilginç biçimde yaklaşıyor.

Ve bir yerde diyor ki ?birçok erkek bu dünyaya zaman öldürmek için geldiğini düşünür ve bu, onu öldürür!?
***


Peki bu nasıl bir serüven?

Bizi ta çocukluğumuzdan beri çeken, ateşiyle yakıp tutuşturan serüven nasıl bir şey?

Sit-com?da aktör olmak mı?

Bir oto yarışı sahnesinde figüranlık mı?

Yamaç paraşütüyle turist kızların tepesine inmek mi?

Hayır!

Bu serüven duygusu öyle basit bir temele dayanmıyor.

Daha küçücükken...

Adalet için savaşmak istiyoruz.

Oyunlarımızı bile onun üzerine kuruyoruz.

İyi olmak, dünyayı daha iyi kılmak istiyoruz.

?Kızları? kurtarmak istiyoruz.

Ama sonra...

Sonra ne oluyorsa...

Ortaya suya sabuna bulaşmayan, iş hayatına ve spora heyecan olarak bakan bir ?erkeklik? çıkıveriyor!

Neden? Neden?

Hadi düşünelim!

Levent Kobaza

#348
Günün sözü
İnsan kendisi karar verir. Bu yüzden eğitimin amacı karar verme yeteneğini geliştirmek olmalıdır.
Victor Frank


Genç karısı "Bana güvenmiyor musun?.." diye ağlamaya başlayınca, "Güvenmek istiyorum ama bir türlü olmuyor" demiş adam sinir içinde, "Bak hayatım, şüphelerim yüzünden İzmir'den İstanbul'a taşındık, aa birde ne göreyim?.. Burda da aynı postacı, aynı sütçü.. Olacak iş mi?.. Bana da hak ver yahu!"

Levent Kobaza

#349
Günün sözü
Okunu hedeften öteye atan okçu, okunu hedefe ulaştıramayan okçudan daha başarılı sayılamaz.
Montaigne


Stalin fabrika işçilerine bir konuşma yapar: 'Sovyetler Birliği'nde
bizim için en değerli şey insan hayatıdır.' Bu sırada salondan birinin
öksürük sesi gelir. 'Kim öksürdü' diye sorar Stalin. Ses yok.
'Pekala o zaman NKVD'yi çağırın.' Stalin'in polis
teşkilatı NKVD ellerinde yarı otomatik silahlarla girer ve fabrikadaki
işçileri taramaya başlar. En sonunda fabrikada 7 kişi kalır. 'Kim
öksürdü?' diye bir kez daha sorar Stalin. Bir adam elini kaldırır.
'Feci şekilde grip olmuşsunuz. Hemen arabamı alın ve bir hastaneye
gidin' der, Stalin.